Atatürk’ün geleceğe ışık tutan sözleri

Atatürk’ün geleceğe ışık tutan sözleri

Atatürk’ün geleceğe ışık tutan sözleri

“Uçurum kenarında yıkık bir ülke, türlü düşmanlarla kanlı boğuşmalar, yıllarca süren savaş, ondan sonra, içeride ve dışarıda saygı ile tanınan yeni vatan, yeni sosyete, yeni devlet ve bunları başarmak için arasız, devrimler. İşte Türk genel Devrimi’nin bir kısa ifadesi.”

“Yaptığımız ve yapmakta olduğumuz inkılapların amacı, Türkiye Cumhuriyeti halkını tamamen çağımıza uygun ve bütün mana ve biçimiyle uygar bir toplum haline değiştirmektir.”

“Alçak girişimin, benim şahsımdan ziyade mukaddes Cumhuriyetimize ve onun dayandığı yüksek ilkelerimize yönelmiş bulunduğuna şüphe yoktur. Benim naçiz vücudum bir gün elbet toprak olacaktır, fakat Türkiye Cumhuriyeti sonsuza dek yaşayacaktır. Ve Türk milleti, güven ve mutluluğuna kefil bu ilkelerle uygarlık yolunda, tereddütsüz yürümeye devam edecektir. ”

“Hürriyet ve bağımsızlık benim karakterimdir. Ben milletimin ve büyük ecdadımın en kıymetli mirasından olan bağımsızlık aşkı ile yaratılmış bir adamım. Bence bir Millette şerefin, haysiyetin, namusun ve insanlığın oluşması ve yaşayabilmesi mutlaka o milletin hürriyet ve bağımsızlığına sahip olmasıyla mümkündür. Ben şahsen Bu saydığım vasıflara çok ehemmiyet veririm ve bu evsafını kendimde mevcudiyetini iddia edebilmek için milletimin de aynı nitelikleri taşımasını şart ve esas bilirim.”

“Biz bu müesseseyi (Cumhuriyeti) hacılara, hocalara terk etmek için meydana getirmedik. Cumhuriyet müessesesinin bir müstebit (zorba) eline geçeceğini mezarımda bile duysam, Millete karşı haykırmak isterim. Cumhuriyetin milletin kalbinde kök saldığını görmek, yegane emelimdir.”

“Türk milletinin tabiat ve adetlerine en uygun olan idare, Cumhuriyet idaresidir.”

“Türk İnkılabı kurucudur. Türk İhtilali yüksek bir insanı ülke ile birleşmiş vatanperverlik eseridir. Çocuklarına bütün güzellikleri ve bütün büyüklükleri görmek aynı zamanda bütün sefaletlere acımak sanatını öğretmektedir.”

“Az zamanda çok ve büyük işler yaptık. Bu işlerin en büyüğü, temeli Türk kahramanlığı ve yüksek Türk kültürü olan Türkiye Cumhuriyeti’dir. Asla şüphem yoktur ki, Türklüğün unutulmuş büyük uygar vasfı ve büyük uygar kabiliyeti bundan sonraki gelişimi ile geleceğin yüksek uygarlık ufkundan yeni bir güneş gibi doğacaktır. Ne mutlu Türk’üm diyene!”

“Türkiye’de doğan inkılap güneşi yükselerek sıcaklığını yaydıkça, Türk milletinin kalbi, bütün dünyanın büyük ve takdire değer eserlerine karşı sıcak bir sevgi ile dolmuş, bütün ilerleme ilkelerinin tamamı ile benimsemiştir.”

“Yaşamda müziğe gerek var mıdır? Yaşamda müziğe gerek yoktur. Çünkü yaşamın kendisi müziktir. Müzikle ilişkisi olmayan yaratıklar insan değildir. Eğer söz konusu edilen yaşam, insanın yaşaması ise müzik elbette vardır. Müziksiz yaşam zaten olmaz. Müzik yaşamın neşesi, ruhu, gülüşü ve her şeyidir.”

“Cumhuriyet fikir serbestliği taraftarıdır. Samimi ve meşru olmak şartıyla her fikre saygı duyarız.”

“Gençler cesaretimizi takviye ve idame eden sizlersiniz. Siz, almakta olduğunuz terbiye ve irfan ile insanlık ve medeniyetin, vatan sevgisinin, fikir hürriyetinin en kıymetli timsali olacaksınız. Yükselen yeni nesil, istikbal sizsiniz. Cumhuriyeti biz kurduk, onu yükseltecek ve yaşatacak sizsiniz.”

“Bütün dünya bilsin ki, benim için bir yandaşlık vardır: Cumhuriyet yandaşlığı, düşünsel ve toplumsal devrim yandaşlığı. Bu noktada yeni Türkiye topluluğunda, bir bireyi bunun dışında düşünmek istemiyorum.”

“Biz Türkler tarih boyunca özgürlük ve bağımsızlığa örnek olmuş bir ulusuz.”

“Ülkesini, yüksek bağımsızlığını korumasını bilen korumasını bilen Türk milleti, dilini de yabancı diller boyunduruğundan kurtarmalıdır.”

“Milliyetin çok belirgin niteliklerinden biri dildir. Türk milletindenim diyen insan her şeyden evvel ve mutlaka Türkçe konuşmalıdır. Türkçe konuşmayan bir insan, Türk kültürüne, topluluğuna bağlılığını iddia ederse buna inanmak doğru olmaz.”

“Ulusal varlığını devam ettirmek için, kişileri arasında düşündüğü ortak bağ, asırlardan beri gelen şekil ve mahiyetini değiştirmiş, yani ulus, dini ve mezhebi bağlar yerine, Türk milliyeti bağı ile kişilerini toplamıştır.”

“Ulusal egemenlik öyle bir nurdur ki, onun karşısında zincirler erir, taç ve tahtlar yanar, mahvolur.”

“Bağımsızlık, uğruna ölmesini bilen toplumların hakkıdır.”
Tam bağımsızlık denildiği zaman, doğal, siyasal, mali, adli, askeri, kültürel ve her alanda tam bağımsızlık anlaşılır.

“Tam bağımsızlık, ancak ekonomik bağımsızlıkla mümkündür.”

“Bağımsızlıktan yoksun bir ulus, uygar insanlık karşısında uşak olmaktan kurtulamaz.”

“Korku üzerine egemenlik kurulamaz. Toplara dayanan egemenlik sürekli olmaz. Böyle bir egemenlik ve hatta diktatörlük, ancak ihtilal ortamında geçici bir zaman için gerekir.”

“Arkadaşlar, efendiler ve ey millet, iyi biliniz ki, Türkiye Cumhuriyeti şeyhler, dervişler, müritler, meczuplar memleketi olamaz. En doğru, en hakiki tarikat, medeniyet tarikatıdır.”

“Hilafet, mazinin bir rüyası olup zamanımızda yeri yoktur.”

“İslam dinini, asırlardan beri alışa geldiği şekilde, bir siyaset vasıtası mevkiinden uzaklaştırmak ve yüceltmek gereğini görüyoruz. Mukaddes ve tanrısal inançlarımızı ve vicdani değerlerimizi, karanlık ve kararsız olan ve her türlü menfaat ve ihtiraslara görünüş sahnesi olan siyasetin bütün kısımlarından bir an evvel ve kesin şekilde kurtarmak milletin dünyevi ve uhrevi saadetinin emrettiği bir zorunluluktur. Ancak bu suretle İslam dininin yüksekliği belirir.”

“Bazı kimseler çağdaş olmayı kâfir olmak sayıyorlar. Asıl küfür onların bu zannıdır. Bu yanlış tefsiri yapanların maksadı İslâmların kâfirlere esir olmasını istemek değil de nedir? Her sarıklıyı hoca sanmayın, hoca olmak sarıkla değil, dimağ’ladır.”

“Bizim dinimiz, milletimize hakir, miskin ve zelil olmayı tavsiye etmez. Tam tersine Allah’ta, Peygamber de insanların ve milletin izzet ve şerefini korumalarını emreder.”

“Her fert istediğini düşünmek, istediğine inanmak, kendine mahsus siyasi bir fikre sahip olmak, seçtiği bir dinin icaplarını yapmak veya yapmamak hak ve hürriyetine sahiptir. Kimsenin fikrine ve vicdanına hakim olunamaz.”

“Bir dinin tabiî olması için akla, fenne, ilme ve mantığa uygun olması lazımdır.”

“Hiçbir şeye ihtiyacımız yok, yalnız bir şeye ihtiyacımız vardır; çalışkan olmak!”

“Dünyada herşey için, medeniyet için, hayat için, başarı için, en hakiki mürşit bilimdir, fendir.”

“Milletimizin siyasi,içtimai hayatında,milletimizin fikri terbiyesinde de rehberimiz ilim ve fen olacaktır.”

“Benim manevi mirasım, akıl ve bilimdir.”

“Lozan Barışı, Türk tarihinde Bir dönüm noktasıdır. Türk milleti için siyasi bir zafer oluşturan bu antlaşmanın Osmanlı tarihinde örneği yoktur.”

“İstikbal göklerdedir!”

“Türk Milletinin istidadı ve kesin kararı medeniyet yolunda, durmadan, yılmadan ilerlemektir.”

“Kadınlarımız için asıl mücadele alanı, asıl zafer kazanılması gereken alan, biçim ve kılıkta başarıdan çok, ışıkla, bilgi ve kültürle, gerçek faziletle süslenip donanmaktır. Ben muhterem hanımlarımızın Avrupa kadınlarının aşağısında kalmayacak, aksine pek çok yönden onların üstüne çıkacak şekilde ışıkla, bilgi ve kültürle donanacaklarından asla şüphe etmeyen ve buna kesinlikle emin olanlardanım.”

“Kadınlarımız eğer milletin gerçek anası olmak istiyorlarsa, erkeklerimizden çok daha aydın ve faziletli olmaya çalışmalıdırlar.”

“Kadın denilen varlık, kendiliğinden yüksek bir varlıktır. Onun yoksulluğu olamaz. Kadına yoksul demek, onun bağrından kopup gelen bütün beşeriyetin yoksulluğu demektir. Eğer insanlık bu halde ise, kadına yoksul demek layık görülebilir. Gerçek bu mudur? Eğer kadın dünyada çalışan, başarı kazanan, zengin olan, maddi ve manevi zengin eden insanları yetiştirmiş ise ona yoksul sıfatı verilebilir mi? Verenler varsa, onlara nankör denilirse doğru olmaz mı? Bizce Türkiye Cumhuriyeti anlamınca kadın, bütün Türk tarihinde olduğu gibi, bugün de en Muhterem mevkide, her şeyin üstünde yüksek ve şerefli bir varlıktır.”

“Bu karar (Kadınlarımıza seçme ve seçilme hakkı tanınması) Türk kadınına sosyal ve siyasi hayatta bütün milletlerin üstünde yer vermiştir. Çarşaf içinde, peçe altında ve kafes arasındaki Türk kadını artık tarihlerde aramak lazım gelecektir. Türk kadını evdeki uygar yerini salahiyeti ile almış iş hayatının her safhasında başarılar göstermiştir. Siyasi hayatta belediye seçimlerinde tecrübesini yapan Türk kadını, bu sefer de milletvekili seçme ve seçilme suretiyle haklarının en büyüğünü elde etmiş bulunuyor. Uygar memleketlerin birçoğunda kadından esirgenen bu hak, bugün Türk kadınının elindedir ve onun salahiyet ve liyakatla kullanacaktır. Bu notla en mühim inkılaplardan birini anmış oluyoruz.”

“Kadınlarımızın genel görev ve çalışmalarda paylarına düşen işlerden başka, en önemli, en hayırlı, en faziletli bir ödevleri de “iyi anne” olmalarıdır.”

“Anaların bugünkü evlatlarına vereceği terbiye, eski devirlerdeki gibi basit değildir. Gerekli özellikleri taşıyan evlat yetiştirmek, pek çok özelliği şahıslarında taşımalarına bağlıdır. Bu sebeple kadınlarımız, hatta erkeklerden daha çok aydın, daha çok feyizli, daha fazla bilgin olmaya mecburdurlar!”

“Ey kahraman Türk kadını, sen yerde sürünmeye değil, omuzlar üzerinde göklere yükselmeye layıksın.”

“Medeniyetin emir ve talep ettiğini yapmak insan olmak için yeterlidir.”

“Cihan bir imtihan meydanıdır. İmtihanda başarılı olmadan lütufkârane muameller beklemek boşunadır.”

“Böyle bir ulus, tutsak yaşamaktansa yok olsun daha iyidir. Öyleyse, ya bağımsızlık, ya ölüm!”

“Asıl önemli olan ve memleketi temelinden yıkan, halkını esir eden içerdeki cephenin suskunluğudur.”

“Biz cahil dediğimiz zaman, mektepte okumamış olanları kastetmiyoruz. Kastettiğimiz ilim, hakikati bilmektir. Yoksa okumuş olanlardan en büyük cahiller çıktığı gibi, hiç okumak bilmeyenlerden de hakikati gören gerçek alimler çıkabilir.”

“Evvelâ millete tarihini, asîl bir millete mensup bulunduğunu, bütün medeniyetlerin anası olan ileri bir milletin çocukları olduğunu öğretmeliyiz.”

“Bilinen gerçeklerdendir ki tarih; bir milletin kanını, hakkını, varlığını hiçbir zaman inkâr edemez.”

“Tarih yazmak, tarih yapmak kadar mühimdir. Yazan yapana sadık kalmazsa değişmeyen hakikat, insanlığı şaşırtacak bir hâl alır.”

“Bu milletin evlatlarının fedakârlıkları, kahramanlıkları için ölçü bulunamaz.”

“Sonsuz bir özgürlük düşüncesi olmaz; hakların en büyüğü olan hayat hakkı bile mutlak değildir.”

“Öğretmenden, eğiticiden yoksun bir millet henüz millet adını almak kabiliyetini kazanmamıştır. Ona basit bir kitle denir, millet denemez. Bir kitle millet olabilmek için mutlaka eğiticilere, öğretmenlere muhtaçtır.”

“Öğretmenler! Cumhuriyet sizden düşünceleri hür, vicdanı hür, irfanı hür nesiller ister.”

“Milletleri kurtaranlar yalnız ve ancak öğretmenlerdir.”

“Öğretmenler her fırsattan yararlanarak halka koşmalı, halk ile beraber olmalı ve halk, öğretmenin çocuğa yalnız alfabe okutan bir varlıktan ibaret olmayacağını anlamalıdır.”

“Tehdide dayanan ahlak, bir erdemlilik olmadığından başka, güvenilmeye de layık değildir.”

“Medeniyetin esası, ilerlemesi ve kuvvetin temeli, aile hayatındadır. Bu hayattaki fenalık mutlaka toplumsal, ekonomik ve politik beceriksizliği doğurur.”

“Cumhuriyet ahlak üstünlüğüne dayanan bir ülküdür; Cumhuriyet erdemdir.”

“Büyüklük odur ki, hiç kimseye yaranmayacaksın, hiç kimseyi aldatmayacaksın. Yurt için gerçek Ülkü ne ise onu görecek, o hedefe yürüyeceksin. Herkes sana karşı olacaktır. Herkes seni yolundan çevirmeye çalışacaktır. İşte sen buna da direneceksin. Önüne sayısız engeller yığacaklardır. Kendini büyük değil küçük, zayıf, araçsız, bir hiç sayarak, kimseden yardım gelmeyeceğine inanarak bu engelleri aşacaksın. Ondan sonra sana büyük derlerse, bunu diyenlere güleceksin.”

“Sanatkar, toplumda uzun çaba ve çalışmalardan sonra alnında ışığı ilk duyan insandır.”

“Sanatsız kalan bir milletin hayat damarlarından biri kopmuş demektir.”

“İnsanlar olgunlaşmak için bazı şeylere muhtaçtır. Bir millet ki resim yapmaz, bir millet ki heykel yapmaz, bir millet ki fennin gerektirdiği şeyleri yapmaz; itiraf etmeli ki o milletin ilerleme yolunda yeri yoktur.”

“Hayatta müzik lazım değildir çünkü hayat müziktir. Müzik ile ilgisi olmayan varlıklar insan değildirler. Eğer söz konusu olan hayat, insan hayatı ise müzik mutlaka vardır. Müziksiz hayat zaten mevcut olamaz. Müzik hayatın neşesi, ruhu, sevinci ve her şeyidir.”

“Yüksek bir insan topluluğu olan Türk Milleti’nin tarihi bir özelliği de, güzel sanatları sevmek ve onda yükselmektir.”

“İnsanlarda bir takım ince, yüksek ve asil duygular vardır ki insan onlarla yaşar. İşte o ince, yüksek, derin ve asil duyguları en çok duyabilen ve diğer insanlara duyurabilen şairdir.”

“Aydın ve dindar olan milletimiz, ilerlemenin sebeplerinden biri olan heykeltıraşlığı en üst derecede ilerletecek ve memleketimizin her köşesinde atalarımızın ve bunlardan sonra yetişecek evlatlarımızın hatıralarını güzel heykellerle dünyaya ilan edecektir.”

“İki Mustafa Kemal vardır: Biri ben, et ve kemik, geçici Mustafa Kemal… İkinci Mustafa Kemal, onu “ben” kelimesiyle ifade edemem; o, ben değil, bizdir! O, memleketin her köşesinde yeni fikir, yeni hayat ve büyük ülkü için uğraşan aydın ve savaşçı bir topluluktur. Ben, onların rüyasını temsil ediyorum. Benim teşebbüslerim, onların özlemini çektikleri şeyleri tatmin içindir. O Mustafa Kemal sizsiniz, hepinizsiniz. Geçici olmayan, yaşaması ve başarılı olması gereken Mustafa Kemal odur!”

“Müspet bilimlerin temellerine dayanan, güzel sanatları seven, fikir terbiyesinde olduğu kadar beden terbiyesinde de kabiliyeti artmış ve yükselmiş olan erdemli, kudretli bir nesil yetiştirmek ana siyasetimizin açık dileğidir.”

“Savaş zaruri ve hayati olmalıdır. Milletin hayatı tehlikeye maruz kalmadıkça savaş bir cinayettir.”

“Bilim ve fen nerede ise oradan alacağız ve her ulus kişisinin kafasına koyacağız. Bilim ve fen için kayıt ve şart yoktur.”

“Yeni kuşak, en büyük cumhuriyetçilik dersini bugünkü öğretmenler topluluğundan ve onların yetiştirecekleri öğretmenlerden alacaktır.”

“Büyük şeyleri büyük milletler yapar.”

“Büyük başarılar, değerli anaların yetiştirdikleri seçkin çocukların yardımıyla meydana gelir.”

“Bir ulusun asker ordusu ne kadar güçlü olursa olsun, kazandığı zafer ne kadar yüce olursa olsun, bir ulus ilim ordusuna sahip değilse, savaş meydanlarında kazanılmış zaferlerin sonu olacaktır. Bu nedenle bir an önce büyük, mükemmel bir ilim ordusuna sahip olma zorunluluğu vardır.”

“Temeli büyük Türk ulusunun de onun yiğit çocuklarından oluşan büyük ordumuzun vicdanında, akıl ve bilincinde doğurmuş olan Cumhuriyetimizin ve ulusun ruhundan esinlenen ilkelerimizin bir kimsenin ortadan kaldırılmasıyla sarsılabileceği kanısında bulunanlar çok zayıf kafalı bahtı karalardır. Bu gibi bahtı karaların Cumhuriyetin adalet ve güç pençesinde gerekli olan uygulama ile karşılaşmaktan başka alacakları olamaz.”

“Gençler, benim gelecekteki emellerimi gerçekleştirmeyi üstlenen gençler. Bir gün bu memleketi sizin gibi beni anlamış bir gençliğe bırakacağımdan dolayı çok memnun ve mesudum. Buna cidden sevinmekteyim. Fakat, beraber yaşadığımız müddetçe benim hedefime yürümemizi hepinizden istemek, yasal bir hakkım olarak tanınmalıdır.”

“Ben toprak büyütme dileklisi değilim, barış bozma alışkanlığım yoktur. Ancak Hatay için, antlaşmaya dayanan hakkımızın isteyicisiyim. Ulusum benim dediğime inanır. Sözümü yerine getirmezsem onun karşısına çıkamam, yerimde kalamam. Ben şimdiye dek yenilmedim, yenilirsem bir dakika yaşayamam.”

“Bir millet eğitim ordusuna sahip olmadıkça, savaş meydanlarında ne kadar parlak zaferler elde ederse etsin, o zaferlerin kalıcı sonuçlar vermesi ancak eğitim ordusuyla mümkündür.”

“Ekonomik kalkınma, Türkiye’nin hür, müstakil, daima daha kuvvetli, daima daha refahlı Türkiye idealinin belkemiğidir.”

“Adalet gücü bağımsız olmayan bir milletin, devlet halinde varlığı kabul olunamaz.”

“Ben, manevi miras olarak hiçbir nass-ı katı, hiçbir dogma, hiçbir donmuş ve kalıplaşmış kural bırakmıyorum. Benim manevi mirasım, bilim ve akıldır. Benden sonra beni benimsemek isteyenler, bu temel mihver üzerinde akıl ve ilmin rehberliğini kabul ederlerse manevî mirasçılarım olurlar.”

“Eğer bir gün benim sözlerim bilimle ters düşerse bilimi seçin.”

“ Çocuklarımızın ve gençlerimizin yetiştirilirken onlara bilhassa varlığı ile, hakkı ile, birliği ile çelişen bütün yabancı unsurlarla mücadele lüzumunu ve milli düşünceleri tam bir imanla her karşı fikre, karşı şiddetle ve fedakarane savunma gereği telkin edilmelidir.”

“Millet; namusunu, bağımsızlığını kurtarmak için acaba karşı koyabilir miyiz, koyamaz mıyız muhakemesini düşünmedi. Millet, yalnız bir şey düşündü: Namuslu olarak yaşarım. Bu sebeple bu yasal hakkımızı kabul edenlerle dost olurum, bana bu hakkı vermeyecek olanlarla ölünceye kadar dövüşerek ölürüm.”

“Fikirler zorla ve şiddetle, topla ve tüfekle asla öldürülemez.”

“Küçük hanımlar, küçük beyler! Hepiniz geleceğin bir gülü, yıldızı, bir talih ışığısınız. Memleketi asıl aydınlığa boğacak sizsiniz. Kendinizin ne kadar önemli, kıymetli olduğunu düşünerek ona göre çalışınız. Sizden çok şeyler bekliyoruz.”

“Türkiye halkının kayıtsız şartsız egemenliğine sahip olduğunu bir defa daha ve kesinlikle tekrar ediyorum. Egemenlik, hiçbir mâna, hiçbir şekilde, hiçbir renkte ve belirtide iştirak kabul etmez. Unvanı halife olsun, ne olursa olsun, hiç kimse bu milletin mukadderatını ortak olamaz.”

“Bilinmelidir ki, izlediğimiz siyaset, barışçı siyasettir. Memleketimizi hiçbir hak ve adalete dayanmayarak çiğnemek ve çiğnetmek girişimi Muzaffer ordumuzun fedakarane gayretiyle layık olduğu başarısızlığa uğratılmış ve milletimiz, tarihinin Nadir kaydettiği bir zafer kazanarak sevgili yurdumuzu kurtarmıştır.”

“Bütün cihan bilmelidir ki, artık bu Devletin ve bu milletin başında hiçbir kuvvet, hiçbir makam yoktur. Yalnız bir kuvvet vardır; O da milli egemenliktir. Yalnız bir makam vardır; O da milletin kalbi, vicdanı ve varlığıdır.”

“Biz Hepimiz Milletvekili olabiliriz, bakan olabiliriz, hatta Cumhurbaşkanı olabiliriz, ama hiçbirimiz sanatkar olamayız. Böyle olunca sanatkar el öpmez, sanatkarın eli öpülür.”

“Bir millet ki resim yapmaz, bir millet ki heykel yapmaz, bir millet ki tekniğin gerektirdiği şeyleri yapmaz, itiraf etmeli ki o milletin ilerleme yolunda yeri yoktur.”

“Gençliği yetiştiriniz. Onlara ilim ve irfanın müspet fikirlerini veriniz. Geleceğin aydınlığına onlarla kavuşacaksınız.”

“Tüketici yaşamak iyi değildir. Üretici olalım.”

“Basın milletin müşterek sesidir. Başlı başına bir kuvvet, bir okul, bir öncüdür.”

“Gençler cesaretimizi takviye ve idame eden sizlersiniz. Siz, almakta olduğunuz terbiye ve irfan ile insanlık ve medeniyetin, vatan sevgisinin, fikir hürriyetinin en kıymetli timsali olacaksınız. Yükselen yeni nesil, istikbal sizsiniz. Cumhuriyeti biz kurduk, onu yükseltecek ve yaşatacak sizsiniz.”

“Hürriyet olmayan bir memlekette ölüm ve çöküş vardır. Her ilerleyişin ve kurtuluşun anası hürriyettir.”

“Biz ne Bolşevikiz, ne de Komünist: Ne biri, ne diğeri olamayız. Türkler milliyetperver ve dinlerine hürmetkâr bir millettir. Bizim hükümet şeklimiz tam bir demokrat hükümetidir.”

“Hükümetini ayakta tutmak için dini kullanmaya gerek duyanlar zayıf yöneticilerdir. Âdetâ halkı bir kapana kıstırırlar. Benim halkım demokrasi ilkelerini, gerçeğin emirlerini ve bilimin öğretilerini öğrenecektir.”

“Memleket mutlaka modern, medeni ve yeni olacaktır. Bizim için bu hayat davasıdır.”

“Bütün vatan bir demir kitle haline gelecektir. Demir yolları memleketin tüfekten, toptan daha önemli bir güvenlik silahıdır. Demir-yolları, Türk milletinin refah ve uygarlık yollarıdır.”

“Ben sporcunun zeki, çevik ve ahlaklısını severim.”

“En büyük savaş, cahilliğe karşı yapılan savaştır.”

“Millî hedef belli olmuştur. Ona ulaşacak yolları bulmak zor değildir. Önemli olan, çetin olan o yollar üzerinde çalışmaktır. Denebilir ki hiçbir şeye muhtaç değiliz. Yalnız tek bir şeye çok ihtiyacımız vardır: Çalışkan olmak. Toplumsal hastalıklarımızı incelersek temel olarak bundan başka, bundan önemli bir hastalık keşfedemeyiz; hastalık budur. O halde ilk işimiz bu hastalığı esaslı bir şekilde tedavi etmektir. Milleti çalışkan yapmaktır. Servet ve onun doğal sonucu olan refah ve mutluluk, yalnız ve ancak çalışkanların hakkıdır”

“Çalışmak demek, boşuna yorulmak, terlemek değildir. Zamanın gereklerine göre bilim ve teknik ve her türlü uygar buluşlardan azami derecede istifade etmek zorunludur.”

“Uygarlık yolunda başarı yenileşmeye bağlıdır. Sosyal hayatta, iktisadi hayatta, ilim ve fen sahasında başarılı olmak için yegane gelişme ve ilerleme yolu budur”

“Bütün ilerlemeler, insan fikrinin eseridir. Fikri harekete getirmek, birinci işimiz olmalıdır. Bir kere millet benliğine hakim olsun ve düşünebilsin, yeter! Başlangıçta hatalı düşünse de, az zaman sonra bu hatayı düzeltebilir. Fikir bir kere faaliyete başladı mı, her şey yavaş yavaş düzene girer ve düzelir. Fikrin serbest hareketi ise, ancak bireyin düşündüğünü serbest olarak söylemek, yazmak ve verdiği karara göre her türlü girişimde bulunmak serbestisine sahip olmakla mümkündür.”

“Bir ulus, sımsıkı birbirine bağlı olmayı bildikçe yeryüzünde onu dağıtabilecek bir güç düşünülemez.”

“Bugün ulaştığımız netice, asırlardan beri çekilen Milli felaketlerin doğurduğu uyanıklığın ve bu aziz vatanın her köşesini sulayan kanların karşılığıdır. Bu neticeyi Türk gençliğine emanet ediyorum. Ey Türk Gençliği Birinci vazifen, Türk bağımsızlığını, Türk Cumhuriyeti’ni sonsuza dek savunmaktır. Muhtaç olduğun kudret damarlarındaki Asil kanda mevcuttur.”

“Milleti bilgisizlikten kurtarmak için kendi dilinde uymayan Arap harflerini terk edip Latin esasından Türk harflerinin kabul etmekten başka çare yoktur.”

“Yeni Türk harfleri çabuk öğretilmelidir. Her vatandaşa öğretiniz. Bunu yurtseverlik, ulusseverlik biliniz. Düşününüz ki; bir ulusun yüzde 10’u, 20’si okuma yazma bilir, yüzde sekseni doksanı bilmez. Bu bir ayıptır, bundan insan olanların utanması gerekir.”

“Türk milletinin toplumsal düzenini bozmaya yönelik didinmeler, boğulmaya mahkumdur. Türk milleti, kendinin ve memleketinin yüksek menfaatleri aleyhine çalışmak isteyen karıştırıcı, sefil, vatansız ve milliyetsiz beyinsizlerin saçmalamalarındaki gizli ve kirli emelleri anlamayacak ve onlara hoşgörü ile davranacak bir topluluk değildir. O, şimdiye kadar olduğu gibi doğru yolu görür. Onu yolundan saptırmak isteyenler ezilmeye, kahredilmeye mahkumdur. Bunda köylü, işçi ve bilhassa kahraman ordumuz candan beraberdir. Bundan kimsenin şüphesi olmasın.”

“Türk çocuğu, her işte olduğu gibi havacılıkta da, en yüksek düzeyde, gökte, seni bekleyen yerini, az zamanda dolduracaksın.”

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir