29 Ekim Cumhuriyet bayramı konuşma metni

29 Ekim Cumhuriyet bayramı konuşma metni

29 Ekim Cumhuriyet bayramı konuşma metni

Sayın ….

29 Ekim 1923 sadece Cumhuriyet’in doğum günü değildir.

29 Ekim, asırlardır süren gerici zihniyetin, milli ve birlik olamamanın, Türk olma şerefini haykıramamanın son bulduğu gündür.

29 Ekim, 15 Mayıs 1919’da başlayan zulüm ve dehşetin, savaşlarda yıllarca süren yokluk, acı ve gözyaşının, kan ağlamanın, elemli bekleyişin sona erdiği gündür.

29 Ekim, umudun, umutlanmanın, var olmanın adıdır.

Türk milletinin tabiat ve âdetlerine en uygun idare olan Cumhuriyet, erdemdir. İnsanca yaşamak ve milli egemenlik demek olan Cumhuriyet, düşünce serbestliği ve imkân demektir. Cumhuriyet, her alanda ilerlemenin de en belirgin teminatıdır. Cumhuriyet, ahlâkî fazilete dayanan bir idaredir. Cumhuriyet fazilettir. Cumhuriyet idaresi, faziletli ve namuslu insanlar yetiştirir.

Gazi Mustafa Kemal Atatürk’ün 1927’de dediği gibi;

“Cumhuriyet, Türk milletinin refah ve yükselmesi yolunda asırların görmediği muvaffakiyetlere erişti. Milletin eğilimlerini ve ihtiyaçlarını bularak ve öğrenerek onun refah ve inkişafı gereklerini gerçekleştirmekte Cumhuriyetin az zamanda elde ettiği neticeler, Cumhuriyet idaresinin milletimize hazırladığı istikbalin daha ne kadar parlak olduğunu tahmin ettirmeye kâfidir. Asla şüphe yoktur ki, Cumhuriyetin müstakbel evlâtları, bizden daha çok müreffeh ve bahtiyar olacaklardır.”

Türkiye Cumhuriyeti’nin mesut, muvaffak ve muzaffer olacağına inancı tam olan Mustafa Kemal Atatürk’ün, Cumhuriyetin sonsuza dek yaşayacağına dair de inancı tamdır.

“Benim naçiz vücudum, bir gün elbet toprak olacaktır; fakat Türkiye Cumhuriyeti ilelebet yaşayacaktır. Ve Türk milleti emniyet ve saadetinin kefili olan prensiplerle, medeniyet yolunda, tereddütsüz yürümeye devam edecektir.” diyen Gazi Türk milletinin hissiyatına tercüman olmakla, çok ağır bedellerle sahip olunan bu kıymetin özellikle gençler eliyle ve istiklal ile birlikte müdafa ve muhafaza edileceğine olan inancını her fırsatta dile getirmiştir.

Gençliğe hitabesinde, istiklal ve Cumhuriyet’i gelecek nesillere emanet eden Atatürk’ün bu muazzam eserine sahip çıkmak tüm gençlerin görevidir. Çünkü Cumhuriyet, aydınlanmanın, karanlıklardan çıkmanın adıdır.

Türkiye Cumhuriyeti, her mânası ile, büyük Türk milletinin öz ve aziz malıdır. Kıymetli evlâtlarının demir ellerinde daima yükselecek, sağlamlaşacak, ebediyen yaşayacaktır.

Çünkü Cumhuriyet bedelsiz kazanılmış değildir, zayıf da değildir. Bedeli kanla, canla ödenmiş bu Cumhuriyeti, ilelebet muhafaza ve müdafa için, yine ve daima kanıomızı, canımızı feda etmekten çekinmemek boynumuzun borcudur.

Türkiye Cumhuriyeti halkı, Cumhuriyet iledir ki tamamen çağdaş ve bütün anlam ve biçimiyle uygar bir toplum haline gelecektir. Bunun için lazım olan sadece “Kayıtsız şartsız” tabiriyle belirtilen egemenliği, milletin üzerinde tutmak, bu egemenliğin bir zerresini, sıfatı, ismi ne olursa olsun, hiçbir makama vermemek, verdirmemektir.

Bu Cumhuriyeti korumak ve kollamak görevi gençlerde, Yeni nesli yetiştirmek, cumhuriyetin fedakâr öğretmen ve eğitimcilerindedir. Yeni nesil, tarihini öğrenmiş, düşmanlarını tanımış, inkılapların ruhunu hazmetmiş olanlarındır. Bu muazzam ve emsalsiz eserin kıymeti, ulusun mahareti ve fedakârlığı derecesiyle orantılı olacaktır.

Bu yüzden Cumhuriyet; fikren, ilmen, fennen, bedenen kuvvetli ve yüksek karakterli koruyucular ister! Yeni nesli, bu özellik ve kabiliyette yetiştirmek başta aileler ve öğretmenler olmak üzere tüm vatandaşların görevidir. Milli egemenlikten taviz vermeden barışı savunmak, kültür ve terbiyeden vazgeçmeden çağdaşlaşmak, ilim ve bilimi nerede olursa olsun arayıp bulmak mesuliyeti tüm vatandaşlaradır.

Demokrat, hür, medeni ve devletine sadık Türk milleti tarihte nasıl esir olmadıysa, devletsiz kalmadıysa bundan sonra da esir olmayacak, devletsiz kalmayacaktır. lakin bunun için tek bir şeye ihtiyaç vardır; çalışkan olmak.
Muhtaç olunan güç ise damarlardaki şehit kanıyla şereflendirilmiş asil kanlarda mevcuttur.

Bugünlerimizi bizlere armağan eden başta Ulu Önder Mustafa Kemal Atatürk ve silah arkadaşları olmak üzere, tüm şehit ve gazilerimizi rahmet ve minnetle anıyor, halen Cumhuriyeti müdfa uğrunda sınırlarda, yurt içi ve dışında mukaddes görevlerini sürdüren Mehmetçiklere sevgilerimi sunuyor, Medeni Türk Cumhuriyeti’nin her alanda ilerlemesi için ter döken tüm yurttaşlarımızı saygı ile selamlıyorum.

Arz ederim.

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir