10 Kasım şiirleri

10 Kasım şiirleri

10 Kasım şiirleri

ATATÜRK ŞİİRİ

Bayrak yarıya çekilmiş,
Atatürk’üm öldü diye,
En son yaprak da dökülmüş,
Atatürk’üm öldü diye

Sürü yas tutmuş ovada,
Kuşlar susmuşlar yuvada,
Rüzgar esmez olmuş dağda,
Atatürk’üm öldü diye.

Irmaklar yaslı çağlamış,
Ağaçlar sessiz ağlamış,
Vatan karalar bağlamış,
Atatürk’üm öldü diye

Mehmet Necati ÖNGAY

Atatürk Yaşıyor Baba

On kasımda üzgündü
bulut buluttu gözleri
“100’den çok fazla olacaktı
yaşı” dedi canım babam
“eğer yaşasaydı o büyük adam! ”

“Üzülme,” dedim ona
“Ben üzülüyor muyum bak! ”
Nedenini açıkladım sonra:

Diyor ki öğretmenimiz:
“Yaşayıp göçmüş insanların
İsimlerinin sonunda
İki sayı görürsünüz?
İlki doğduğu yılı gösterir
Öldüğü yılı gösterir sonraki.

İngilterenin Ana Kraliçesi
Elizabeth (1558-1603)
Gibi örneğin
eğer ölmemiş olsaydı, adının
sonuna yıl yazılmazdı kadının.

Atatürk’ünküne bakalım bir de
Baştaki yıl var sondaki yok
(1881 – ??..)
demek ki o ölmedi
hâlâ Kocatepe’de
dağları aşıyor baba
denizlere ulaşıyor
Atatürk yaşıyor baba!

Fevzi Günenç

Atatürk’e Ağıt

Edirne’den Ardahan’a kadar
Bir toprak uzanır
Boz kanatlı üveyikler üstünde uçar
Ardahan’dan Edirne’ye
Edirne’den Ardahan’a kadar

Kopdağı’nda akar bir çeşme var
Serçe parmak kalınlığında suyu
Haram etmiş gece gündüz uykuyu
Akar da akar

Samsun’un evleri denize bakar
Sokakları yosun içinde
Çaparlar, takalar, manavlar
Bilyalar gibi suyun yüzünde
Bir iner bir kalkar

İstanbul’da bir yâr sevdim
İnsanı günaha sokar

Savaştepe köprüsünden geçen trenler
Sel olur İzmir’e akar
İzmir’in denizi kız, kızı deniz
Sokakları hem kız hem deniz kokar

Güneyde mis kokulu bir ağaç
Yuvarlak yaprakları ince
Yaz gelip de güneş vurunca
Dallarından bal akar

Bu toprak bizim yurdumuzdur
Deli gönül yücesine çıkar
Bir üveyik olur uçar gider
Ardahan’da Edirne’ye
Edirne’den Ardahan’a kadar

Cahit Kulebi

GİDİYOR

Gidiyor, rastgelemez bir daha tarih eşine
Gidiyor, on yedi milyon kişi takmış peşine

Gidiyor, sonsuz olan kudreti sığmaz akla
Gidiyor, göğsünü çepeçevre saran bayrakla

Gidiyor, izleri üstün birikmiş yaşlar
Gidiyor, yerde kılıçlarla eğilmiş başlar

Gidiyor, harbin o en korkulu aslan yelesi
Gidiyor, sulhun ufuklarda yanan meş’alesi

Yine bir devr açacakmış gibi en başta O var
Hıçkıran seste O var, sessiz akan yaşta O var

Siliyor ruhunun ulviliği fani etini
Çiziyor ufka batan bir güneşin heybetini

Büyüyor, gökten inip toprağa yaklaştıkça
Büyüyor gitgide gözlerden uzaklaştıkça

Orhan Seyfi Orhon

Atam Ankara sırtlarında yatar

Yıl otuzsekiz on kasım perşembe
Hatırdan çıkmayacak bir sonbahar
Sarsılıyor İstanbul yedi tepe
Yaman esmiş Dolmabahçe’den rüzgar

Gerçek olamaz olsa olsa bir düş
Dokuzu beş geçe Atatürk ölmüş
Böyle toptan bir yas nerde görülmüş
Beraber ağlıyoruz kurtlar kuşlar

Bu memlekete en çok hizmet eden
Bu aşk ile dağlara gücü yeten
On sekiz milyonun omzunda giden
Atam Ankara sırtlarında yatar

Cahit SITKI TARANCI

O’nsuz

Gitti Ata’m ebediyete bir kasım sabahı
Fikirlerini, ilkelerini emanet edip,
Hürriyet ve İstiklali teslim edip gençlere
Gitti ardında yaslı millet bırakıp

Gitti Ata’m hüzünlü bir İstanbul sabahı
Cumhuriyeti, çağdaşlığı hedef gösterip,
İnsanca yaşamayı, eşitliği yerleştirip kalplere
Gitti ardında nice Kemal’ler bırakıp

Gitti Ata’m yetim bırakıp mahzun halkı
Ülkeyi, bayrağı gençliğe emanet edip
Ya İstiklal ya ölüm kazıyarak gönüllere
Gitti ardında Atatürkçü gençlik bırakıp

Admin

ATATÜRK GÜLÜMSEDİ

Atatürk gülümsedi öğretmenim
Siz sınıfa girince
Dağıldı kara bulutlar
Açıldı gonca.

Baktı ki okul yenidir
Siz yenisiniz düşünceler yeni
Atatürk gülümsedi öğretmenim
Saklayamadı sevincini.

Baktı ki gençsiniz bilgili
Eğitiyorsunuz yolunca yöntemince
Atatürk gülümsedi öğretmenim
Sevindi onca.

Baktı ki karışmış aramıza
Çiziyorsunuz yolu
Atatürk gülümsedi öğretmenim
Gözleri dolu dolu.
Anlaşılan bütün yaz
Atatürk gözünü kırpmamış
Çünkü boşmuş sıralar
Çünkü harf okunmamış.

Ama baktı ki gün doğmuş
Bir koşu varmışız okula
Özlemle açılmış kitaplar
Bir iştah kızda oğlanda.

Baktı ki zil çalmış sınıfa girmişsiniz
Bütün bakışlar sizde
Günaydın demiş derse başlıyorsunuz
Sımsıcak bir sevgi gözlerinizde

Baktı ki Türkiye’si Türkiye’miz
Aydınlık ufuklara yürüyor hızla
Atatürk gülümsedi öğretmenim
Kürsüde kendini görünce.

Talât TEKİN

Öteki Yarısı

Mustafa Kemal
İşte On Kasım Ankara bir sarı yaprak.

Düşmüşüz karanlığa senden önceki günlerin
Doğru, güzel, iyi, daha uzak.

Öteki yarısını özler Anıtkabri’nde
Yarıya inen bayrak.

Hayır, bir eyleme girdi girecek biliyoruz,
Milyonlarca el, milyonlarca ayak.

Mustafa Kemal, işte,
Senin yaşamanla seni yaşamak.

Fazı Hüsnü DAĞLARCA

ATATÜRK

Bir gün sordum babama,
Atatürk neden büyük?
Çocuğum dedi bana,
Onu seviyor her Türk.

Onu biz değil yalnız,
Üstün tanır her millet.
En büyük eseridir
Kurduğu cumhuriyet.

Çok kötü bir zamandı,
Uçurumdaydı vatan.
O büyük kahramandı,
Yurdumuzu kurtaran.

Kalbimiz sevgi dolu,
Yol gösteren o,Türk’e
Yolumuz onun yolu,
Saygı duy Atatürk’e!

Şair:İSMAİL HAKKI TALAS

BENİ SEVMEK DEMEK

Yaşatıyor musun devrimlerimi,
Götürebiliyor musun yeni çağlara?
Yazıyı, kılığı, hür düşünceyi
Örnek ediyor musun uluslara?
Atabiliyor musun zihinlerden
Softalık, gerilik, tüm karanlığı?
Adın var mı en yeni buluşlarda?
Köye sokabildin mi aydınlığı?
Sevebiliyor musun düşmanını?
Bolluk mu bir uçtan bir uca vatan?
Derim ki yolumda yürüyorsunuz,
Büyüğünden küçüğüne o zaman..

Halim YAĞCIOĞLU

10 KASIM TÜRKÜSÜ

Atatürk! Anıtkabir devrimlerini söyler
Bozkır ovalarına, Erciyes’e, Ağrı’ya
Ulusun egemen olduğunu
Özgür olduğunu
Haykıracağım, haykıracağım işte
Senin sustuğunca!

Yolunda yürüyeceğim Atatürk;
Ana, baba, oğul, kız
Dere, tepe, bucak, köy
Yeryüzü yaşamalarımla değil
Oralarda, senin gittiğince!

Atatürk! Taşıyacağım
Çanakkale’de, Sakarya’da, Çankaya’da, al al
Senin taşıdığını;
Yurdun gök ülküsü
Dalgalanırken,
Senin bayrağını yücelteceğim.
Senin çıktığınca…

Fazıl Hüsnü DAĞLARCA

MUSTAFA KEMAL’LER TÜKENMEZ

Tükenir elbet gökte yıldız, denizde kum tükenir
Bu vatan bu topraklar cömert
Kutsal bir ateşim ki ben sönmez
İnanın Mustafa Kemal’ler tükenmez

Ben de etten kemiktendim elbet
Ben de bir gün geçecektim elbet
İki Mustafa Kemal var iyi bilin
Ben işte o ikincisi sonsuzlukta
Ruh gibi bir şey görünmez
İnanın Mustafa Kemal’ler tükenmez

Hep kardeşliğe bolluğa giden yolda
Bilimin yapıcılığın aydınlığında
Güzel düşünceler soyut fikirlerde ben
Evrensel yepyeni buluşlarda
Geriliği kovmuşum ben dönmez
İnanın Mustafa Kemal’ler tükenmez

Başın mı dertte beni hatırla
Duy beni en sıkıldığın an
Baştan sona herşeyiyle bu vatan
Sakın ağlamasın Kasım’larda Fatih’ler Kanunî’ler ölmez
İnanın Mustafa Kemal’ler tükenmez

Halim YAGCIOGLU

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir