Şehit Asteğmen Kubilay ve menemen olayı

Şehit Asteğmen Kubilay ve menemen olayı

Şehit Asteğmen Kubilay ve menemen olayı

ŞEHİT ASTEĞMEN MUSTAFA FEHMİ KUBİLAY

Cumhuriyetin yedinci yaşında, İzmir Menemen’de yaşanan bir katliam ve ayaklanma, bazı inkılapların hala kalplere yerleşmediğini ve “şeriat isterüz” diye ortaya çıkan yobazların dini maske ederek hem de devletin askerine karşı nasıl cinayetler işleyebileceğini, nasıl vahşileşebileceğini gösterdi. Cumhuriyetin aldığı en büyük darbelerden biri olan bu Menemen olayı halen kalplerde hatırladıkça sızı bırakan derin bir teessür konusudur ve Cumhuriyet’in yılmaz bekçilerine hala canlı olan tehlikeleri hatırlatır.

***

Türk Tarihi’ne “Menemen Olayı” veya “Kubilay Olayı” olarak geçen, Menemen’de ayaklanma sırasında şehit edilen Mustafa Fehmi Kubilay, 1906 yılında Adana Kozan’da dünyaya geldi.

Kubilay’ın asıl adı Mustafa Fehmi’dir. Kubilay soyadını ise İzmir Erkek Öğretmen Okulunda öğrenci iken aldı.

Ailesi 1902 yılında Girit’ten İzmir’e göç etmiştir. Daha sonraları geçim zorlukları ve savaş yılları nedeniyle önce Adana-Kozan, daha sonraları Antalya’ya göç ettiler. En son olarak da tekrar İzmir’e gelip yerleşmişlerdir.

Mustafa Fehmi Kubilay, İlköğrenimini 1913-1919 yılları arasında Aydın’da tamamladı. 1926 yılında Bursa Öğretmen Okulunu bitirdi ve aynı yıl Aydın’da öğretmen olarak göreve başladı. Daha sonra Menemen’e gelerek, o zamanki adıyla Zafer İlkokulu olan şimdiki Kubilay İlköğretim Okulu’nda da görev yaptı.

Menemen 43.Piyade Alayı’nda Yedek subay olarak askerliğini yaptığı sırada Menemen’de çıkan ayaklanmayı bastırmakla görevlendirildi (1930). İsyancılar tarafından Menemen’de şehit edildi.

Derviş Mehmet isminde bir yobaz ve altı silahlı yandaşı 23 Aralık 1930 günü Menemen’e gelmişler ve camiye girerek üzerinde dini ibareler yazılı bir bayrakla, camide bulunanları ve merakla cami önüne toplananları, kendileriyle birlik olmaya davet etmişlerdir.

Derviş Mehmet halka hitap ederek;

“Ey Müslümanlar, ne duruyorsunuz; Halife Abdülmecit hududa geldi, Sancak-ı Şerif çıktı, gelin altında toplanalım, şeriat isteyelim” diye bağırmıştır.

Gösteriler ve tekbirlerle dini ibareler bulunan bayrağı Hükümet Konağı önündeki meydana dikmişlerdir.

Toplanan halkı dağıtıp isyancıları yakalamaya asıl mesleği öğretmen olan Yedek Asteğmen Kubilay Bey’in askeri müfrezesi görevlendirilmiştir.

Kubilay Bey, şakilere nasihatta bulunarak; yaptıklarının hatalı, sakıncalı ve kötü bir şey olduğunu belirterek vazgeçmelerini ve dağılmalarını söylemiştir. Şakiler buna mavzer kurşunu ile cevap vermişlerdir. Kubilay Bey kendisini korumak için tabancasını çekmiş ise de, bir kurşunla yaralanarak yere düşmüş ve gözleri dönmüş canilerden biri, yaralı Kubilay Bey’in üstüne atılarak şehit etmiştir. Bu arada Hasan adlı bir mahalle bekçisini de şehit etmişlerdir.

Olay yerine yetişen askeri birlik ve jandarmalar şakilerin teslim olmalarını istemiştir. Bu isteği reddeden isyancılar ateşle karşılık vermişlerdir. Çatışma sonucu Derviş Mehmet ve iki arkadaşı vurularak, ikisi de yaralı ele geçirilmiştir. Diğer ikisi de iki gün sonra yakalanmıştır.

Araştırma sonucu; olayın bölgesel bir nitelik taşımadığı, organize bir şebekenin düzenlediği, Cumhuriyet’i yıkmak amacını güden irticai ve siyasi bir hareket olduğu ortaya çıkmıştır. Bunun üzerine Hükümet, Menemen ilçesi ile Manisa ve Balıkesir illerinde bir ay süre ile sıkıyönetim ilan etmiştir. Yakalananlar muhakemeleri sonunda ağır cezalara çarptırılmışlardır.

Kurulan askeri mahkemede 2.200 sanık yargılanmış, bunlardan 29 kişi olayın çıktığı yerde idam edilmiştir.

Menemen Olayı ile ilgili olarak Cumhurbaşkanı Mustafa Kemal Atatürk’ün, orduya mesajı şöyledir:

“28 Aralık 1930

Gazinin Orduya Taziyetnamesi

Menemen’de ahiren vukua gelen irtica teşebbüsü esnasında Zabit Vekili Kubilay Beyin vazife ifa ederken duçar olduğu akıbetten Cumhuriyet ordusunu taziyet ederim. Kubilay Beyin şehadetinde mürtecilerin gösterdiği vahşet karşısında Menemen’deki ahaliden bazılarının alkışla tavripkâr bulunmaları, bütün cumhuriyetçi ve vatanperverler için utanılacak bir hâdisedir.

Vatanı müdafaa için yetiştirilen; dahilî her politika ve ihtilâfın haricinde ve fevkinde muhterem bir vaziyette bulunan Türk zabitinin mürteciler karşısındaki yüksek vazifesi vatandaşlar tarafından yalnız hürmetle karşılandığına şüphe yoktur.

Menemen’de ahaliden bazılarının hataları bütün milleti müteellim etmiştir. İstilânın acılığını tatmış bir muhitte genç ve kahraman Zabit Vekilinin uğradığı tecavüzü milletin bizzat cumhuriyete karşı bir suikast telâkki ettiği ve mütecasirlerle, müşevvikleri, ona göre takip edeceği muhakkaktır. Hepimizin dikkatimiz bu mes’eledeki vazifelerimizin icabatını hassasiyetle ve hakkile yerine getirmeğe matuftur.

Büyük ordunun kahraman genç zabiti ve Cumhuriyetin mefkûreci muallim heyetinin kıymetli uzvu Kublay Bey, temiz kanı ile cumhuriyet hayatiyetini tazelemiş ve kuvvetlendirmiş olacaktır.

Reisicumhur Gazi Mustafa Kemal “

Kubilay’ı şehit edenlerin idam edilmesi hakkındaki, 3 Şubat 1931 tarihli Anadolu Ajansı’nın haberi aşağıdaki gibidir;

“3 Şubat 1931

İDAM HÜKÜMLERİ BU SABAH İNFAZ EDİLDİ

Mehmet Emin, Şehit Kubilây’ın Başının Kesildiği Yerde Kurulan Sehpada İdam Edildi

Menemen 3 (AA.) (Sabaha karşı) – İdama mahkûm olanların haklarındaki hüküm bugün sabaha karşı saat iki buçukta merasimi kanuniye badelifa infaz edilmiştir.

Bu 28 mahkûmdan Mehdi’nin arkadaşı Mehmet Emin, Menemen’li Jozef, Manisa’lı Hacıpaşa zade Ragıp, Manisa’lı Şeyh Hafız Ahmet, Alâşehir’li Şeyh Ahmet Muhtar, Manisa’lı tatlıcı Hüseyin, Şeyh Esad’ın oğlu Mehmet Ali hükûmet meydanında, Menemen’li Ramiz, Menemen’li Yahya oğlu Hüseyin, Menemen’li manifaturacı Osman, Manisa’lı İbrahim oğlu İsmail, Lâz İbrahim hoca da istasyonda, Bozalan’lı İbrahim oğlu Koca Mustafa, Bozalan’lı Hacı İsmail oğlu Hüseyin, ŞimbiIli Mehmet, Menemen’li Kerim oğlu İbrahim, Tabur İmamı Hoca İlyas. Manisa’lı topçu Hüseyin, Manisa’lı Süleyman çavuş, Bozalan’dan Hasan oğlu Hacı İsmail, Menemen’li Çıtaklı Molla Süleyman, Menemen’den Boşnak Abbas, Manisa’dan Süleyman, Manisa’dan Hafız Cemal, Manisa’dan kahveci Mustafa, Manisa’dan eskici Hüseyin, oğlu Hüseyin Ali’den ibaret yedişer kişilik iki grup ta Tuz pazarında ve bedesten ve sinema önünde asılmışlardır.

Bu 4 gruptan üçünün saat 9.30 da, İstasyon grubunun da saat 12 de cesetleri kaldırılacaktır.

Mehmet Emin’in sehpası şehit Kubilây’ın başının kesildiği yerde konulmuştur…”

Mustafa Fehmi Kubilay’ın şehadeti Türkiye’de dış destekli ve din suiistimali ile ortaya çıkan “Devlet Düşmanlığı’nın” sadece bir örneğidir. Bu yüzdendir ki, Şehit Kubilay Türk Milleti için bir sembol isimdir…

Ruhu şad, mekanı cennet olsun…

Yararlanılan Kaynaklar:

– Kan Demir, Şehit Kubilay, İleri Yayınları, 2005

– Hikmet Çetinkaya, Kubilay Olayı ve Tarikat Kampları, 2012

– Vedat Sağlam, Ne Menem Menemen Kubilay Olayı, 2007

– Oktay Özengin, Kubilay Olayı Tarihi – 40 Gün, 2013

alıntı: Muratcalik.com

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir