Başöğretmen Atatürk, Prof. Dr. Kemal Arı

Başöğretmen Atatürk, Prof. Dr. Kemal Arı

Başöğretmen Atatürk, Prof. Dr. Kemal Arı

Atatürk yalnız ulusunu emperyalizmin elinden kurtaran bir tarihi kahraman değil; aynı zamanda ona öğretmenlik de yapan bir başöğretmendir.

Bu bir abartı değil. O, pek çok alanda ulusuna başöğretmenlik de yaptı.

O’nun başöğretmenliği denildiğinde, hemen akıllara bir kara tahta başına geçip, halka yeni abc’yi ve sesleri tanıtmaya çalışırken çekilmiş olan fotoğrafı akıllara gelir. Hayır, bu yetmez… Atatürk pek çok konuda başöğretmendir.

O yalnız ulusuna yeni harfleri öğretmeye çalışan; yeni abc’yi getiren; onunla ve başta ilkokullar olmak üzere millet mektepleri ve halk evleriyle birlikte hızla okuma yazma öğrenilmesini sağlayan kişi olarak düşünülemez. İki önemli özelliğini belirtmek isterim. Kuşkusuz, eklenecek pek çok başka şeyler olduğunu da düşünerek.

Örneğin Atatürk, Türk Ulus’una demokrasi konusunda da başöğretmenlik yapmıştır. Bilindiği gibi, onun yaşadığı dönemde temel ülküsü çok partili demokratik bir sisteme geçilmesiydi. Büyük devrimler yapılmış, toplum çağdaş bir toplum olma yönünde hızla adımlar atıyordu. Ancak eğitimsiz ve demokrasi kültürü yeterince gelişmemiş ulusun, bu sistemi ayakta tutması da güçtü. Çünkü yüzyıllardır süren saltanat ve halifelik rejimi; birey, yurttaş ve ulus gibi kavramlar gelişmemişti.

Bu nedenle Atatürk’ün sağlığında, Cumhuriyet Halk Fırkasının karşısında yer almak üzere iki adet muhalefet partisi kuruldu. Terakkiperver Cumhuriyet Fırkası ve Serbest Cumhuriyet Fırkası… Ancak bu partiler uzun ömürlü olmadı.
Çünkü okuma yazma oranlarının geriliği; yüz yıllardır alışılan gelenekler; devrimleri ters yüz edecek siyasal iklim; bu yolda adımlar atılmasına engel oldu.

Bu kez Atatürk oturdu; 1931 yılında demokrasinin, bireyin, yurttaşın, ulusun; seçimlerin, kamuoyunun vb. konuların ne olduğunu anlatan bir demokrasi kitabı yazdı: Medeni Bilgiler… Ve bu kitabı ortaokullarda zorunlu ders kitabı olarak okuttu.

Yani Atatürk, kendi ulusuna demokrasinin ne olduğunu öğreten bir kitap yazan, bunu okullarda okutturarak bireylerin bilinçlenmesini sağlayan bir demokrasi başöğretmenidir aynı zamanda.

Bir önemli örnek de, Onun Geometri kitabıdır. O zamana dek, geometri ve diğer pozitif bilimler, Arapça kavramlarla okutuluyor ve öğretiliyordu. Bu dili de Türk çocuklarının anlaması olanaklı değildi. “Müselles-i Mütesaviy’ul Adla…”

Örneğin bu terkipten kimse bir şey anlamıyor; bunun “üçgenin iç açıları” demek olduğunu kavrayamıyordu. Bu kez Atatürk ne yaptı: 1936 yılında bir çalışma yaparak, geometrik kavramları Türkçeleştirdi. Yeni türettiği kavramların bazıları şunlardı: Eğri, doğru, yatay, dikey, enlem, boylam, açı, dar açı, geniş açı, dik açı; dikdörtgen vb…”

Sonra da bu ürettiği kavramlarla bir geometri kitabı yazarak, bunu orta dereceli okullarda yardımcı ders kitabı olarak okutturdu. Ancak ondan sonra yazılan kitaplar, bu kavramlarla yazılıyor, eğitimde artık üçgen, dörtgen, enlem, boylam ve açı gibi kavramlar kullanıyordu.

Bunlar yalnız ikisi… Ve daha niceleri… Atatürk, Türkler’in başöğretmenidir.

Yalnız öğretmenlerimizin değil; Başöğretmen Atatürkümüz’ün de öğretmenler günü kutlu olsun… Öğretmenlerimize çok şey borçluyuz… Hele, Atatürk’e…

Prof. Dr. Kemal Arı, Dokuz Eylül Üniversitesi

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir