Atatürk’ün insanlık dersi

Atatürk'ün insanlık dersi

Atatürk’ün insanlık dersi

Atatürk, 31 Ağustos gecesi, Dumlupınar’da eski, küçük, iki katlı, kerpiç bir köy evinde kaldı. 2 Eylül’de Uşak’a geldi. Yunan Başkomutanı Hacıanesti için hazırlanmış, mavi-beyaza boyanmış bir Türk evinin geniş salonunda bulunuyordu. Aynı gün bazı Yunan generalleri esir alınmıştı.

3 Eylül’de Uşak’ta, esir Yunan generallerinden Trikupis ve Digenis, Atatürk’ün huzuruna çıkarıldı. Yunan generalleri, Türk Başkomutanı’nın karşısında ayakta duruyordu. İsmet Paşa ile Fevzi Paşa, Yunan generaller içeri girdiklerinde ellerini sıkmadılar. Atatürk, Yunan generalleri, hafif tebessümle karşıladı. Trikupis’in elini sıktı. “Oturun general, yorulmuş olacaksınız!” dedikten sonra sigara ikram etti, kahve ısmarladı.

Sonra hep birlikte bir masanın etrafına geçtiler. Atatürk, Trikupis’e savaş hakkında bazı sorular sordu. Trikupis de Atatürk’e 30 Ağustos’ta savaşı nereden yönettiğini… Atatürk’ü Afyon açıklarında sanıyordu. Atatürk, “İşte tam o süngülerin parladığını söylediğiniz yerde, askerlerin yanında idim” deyince Trikupis çok şaşırdı. Ne de olsa Yunan Başkomutan Hacıanesti savaşı İzmir’de bir yattan yönetiyordu.

Görüşme bitince ayağa kalkan Atatürk, “Sizin için bir şey yapabilir miyim?” diye sordu. General Trikupis, sağ olduğunun ailesine bildirilmesini istedi. Bunun üzerine Atatürk, Trikupis’in elini tuttu:

“Savaş bir talih oyunudur general. Bazen en yeteneklisi de yenilir. Napolyon da yenildi. Siz görevinizi yaptınız, Sorumluluk talihten geliyor. Müteessir olmayınız” dedi.

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir