Atatürk’ün ideal Cumhuriyet Köyü projesi

Atatürk’ün ideal Cumhuriyet Köyü projesi

Yüce Atatürk’ün dehasının mükemmel bir eseri olan “Karadeniz gemisi projesi” ile 86 gün sürede liman liman dolaşan geminin ülke tanıtımına yaptığı muazzam katkıyı hatırlayan okurlarımız elbette Cumhuriyet köyü projesinden de haberdardır.

Köylü Milletin efendisidir diyen Atatürk’ün hiçbir sözü boş ve gayesiz olmadığı için bu alanda da muazzam çalışmalar yapılmış, özellikle Trakya’da örnek köy büroları, köyler kurulmuş, kurultaylar düzenlenmiş ve beş yıllık planlar yapılmıştır ki bu planlamalarda köylere kurulacak kireç kuyuları, hayvan mezarlıkları dahi vardır. (Bu çalışmalar hakkında Dr. Murat BURGAÇ’ın “Trakya Umumi Müfettişliği” isimli çalışmasında yer verdiği, ilgili müfettişliğin “Köycülük Alanındaki Çalışmaları” ve “İdeal Cumhuriyet Köyü” bölümlerine buradan bakılabilir.)

Atatürk köylünün bir milleti oluşturan ana unsur olduğunun bilincinde kalkınmanın köylerden başlayarak gerçekleşmesi gerektiğine inanıyordu. Köyler kalkınmadan ülke kalkınamazdı. O yıllardaki şartları bir düşünelim;

Nüfusumuzun % 80 i geçimini tarıma dayalı olarak sağlamakta ve köylerde yaşamaktaydı. Köylerde yol, su, elektrik yoktu, okul yoktu, sağlık ocağı yoktu. Okuma yazma oranı yok denecek kadar azdı. Mesleki bilgiden yoksun, atalarından öğrendiği şekliyle kara düzen tarım ve hayvancılık yaparak geçiniyordu.

Mustafa Kemal Atatürk Cumhuriyetin kurulmasından hemen sonra her biri devrim niteliğinde pek çok adım atmıştır. Bunların içinde en çok önem verdiği eğitim ve kalkınma hamleleridir.

Köylerin kalkınması için 18.03.1924 tarihinde Köy Kanunu çıkarılmış, okul, yol su yatırımları başlatılmış, sıtma ile savaş, Halk Evlerinin açılması (1932), Tarım Kooperatiflerinin kurulması(1924), 1930’lu yıllarda tartışılmaya başlanan Toprak Reformu çalışmaları, Köy Enstitüleri(1936) gibi çeşitli uygulamaları başlatmıştır.

Atatürk devlet işlerinden fırsat buldukça Anadolu’yu gezerdi. Yıllarca süren savaşlardan çıkılmış, düşman yenilmiş, Cumhuriyet ilan edilmişti. Ancak yokluk ülkenin her tarafını acı bir rüzgâr gibi kavuruyordu. Özellikle köylerde halk yokluk ve çaresizlik içinde ayakta kalmaya çalışıyordu. Atatürk bu yurt gezilerinde köylülerin dertlerini dinler, yanındakilere notlar aldırırdı. Her yurt gezisinden döndüğünde içini bir acı hüzün kaplardı. Köylerin içinde bulunduğu bu durumdan kurtulması için hep yeni çareler düşünür ve bunları uygulanması talimatını verirdi. Köy Büroları bunlardan biriydi.

KÖY BÜROLARI

Köy Büroları 25 Aralık 1935 tarihinde, 2883 sayılı, “İkinci Umum Müfettişlik ve Müşavirlerinin Teşkilat Kadroları Hakkındaki Kanun’un kabul edilmesiyle kurulmuştur.

Köy Bürolarının amacı, köylerdeki tarımsal ve hayvansal üretim, satış ve tüketim tarzlarını düzenlemek ve sağlık, kültür, tarım ve bayındırlık işlerini planlayarak yürütmek şeklinde özetlenebilir. Bir nevi günümüzdeki İl Özel İdaresi ve İlçe Tarım Müdürlüklerinin görevine benzer bir niteliğe sahipti.

İkinci Umum Müfettişliğinin ve köy bürolarının kurulmasından sonra Beş Yıllık Köy Kalkınma Programı hazırlanmıştır. İstiklal Savaşı komutanlarından Kazım Paşa (Dirik) İzmir Valiliği yaptığı dönemde (1926-1935) Köy Büroları ile ilgili çalışmalarla yakından ilgilenmiş ve köylerin imarı ve kalkınmasına önem vermiştir. Kazım Paşa (Dirik) 6 yıllık Trakya Umum Müfettişliği döneminde( 1935-1941) bu konuda tüm ülkeye örnek olacak çalışmalara imza atmıştır.

Trakya Umum Müfettişi Kazım Dirik bu çalışmalardan edindiği tecrübeler ile Cumhuriyet yönetimine yaraşır, modern köyler oluşturulması amacıyla 1937 yılında hazırlanmış bir planı Atatürk’e sunar. Planı kimin çizdiği hakkında kesin bir bilgi yoktur. Ancak planın fikrini ortaya atanın, detaya ilişkin öngörüleri plana ilave edenin, şekil ve mahiyete ilişkin yönlendiren fikir babasının Atatürk olduğuna şüphe yoktur. Çünkü her alanda olduğu gibi bu alanda da engin bir öngörü ve vizyona sahip olan isim Atatürk’tür. Kazım Dirik’in büyük katkılarının da olduğu bu proje nihayetinde bir ekip çalışmasıdır ve Atatürk’ün her zaman savunduğu gibi “Ben değil Biz” kuramı burada da geçerlidir.

İdeal Cumhuriyet Köyü

Planın adı: İDEAL CUMHURİYET KÖYÜ dür.

1930’lu yılların şartlarında kalkınmayı ve aydınlanmayı köyden başlatacak bu taslak projeyi Atatürk beğenir. Atatürk bu proje konusunda Hasan Rıza Soyak’a da şunları söylemiştir:

“Eğer Hükümet, Dirik’in girişim ve düşüncelerini benimser, daha derli toplu, daha hesaplı bir biçime koyarsa ele mükemmel bir köyleri kalkındırma programı geçebilir.”

Atatürk’ün de katkılarını sunduğu ve uygulanmasını istediği bu proje 1938 de Atatürk’ün sağlığının bozulması, sonrasında 1939 da İkinci Dünya Savaşının patlaması ile dönemin şartlarında uygulanamamıştır. Kazım Dirik projenin bir nüshasını da o dönemde Afet İnan’a verir.

Cumhuriyet köyü projesi kalkınma ve çağdaşlaşma alanında yapılan çalışmaların aslında küçük bir parçasıdır. Tüm bu kalkınma projelerinin değişik kurumlarla yapılıyor olmasına rağmen hemen her alanda dehasını kullanan Yüce Önder, öncelikle kurultaylarla ilgililere seslenmiş, ana fikrini ve maksadını izah etmiş, yol göstermiş ve tecrübe ve fikirleri ile yıllara sari planlamaları bizzat yapmıştır.

Cumhuriyet köyü projesinin fikir babası ve en büyük destekçisi de kendisidir.

İdeal Cumhuriyet Köyü Projesini Köy Enstitüleri ve Köy Büroları ile birlikte düşündüğümüzde aslında Cumhuriyeti kuranların köy ve köylümüzün çağdaşlaşma ve aydınlanma yoluyla refaha ulaşma projesi olarak görebiliriz.

O bu sayede tarımı-çiftçiyi teşvik etmeyi, köylüye hak ettiği saygınlığı iade edebilmeyi, ülkenin tarımsal üretimine destekle tüm yurdu kendine yeter hale getirmeyi, demode tarım sistemlerinden sağlıklı ve modern usullere geçiş yapmayı hedefliyordu. Bu çalışmalar inkılaplar ile temin edilen başarıların sahaya yansımasıydı ve bu sayede önce pilot bölgelerde örneklemeler yapılacak ve daha sonra uygulamadan doğan hatalarda giderilerek ideal şablonlar tüm yurda yayılacaktı.

Maddi imkansızlıklara rağmen akıllı bir planlama ile bu gayelere doğru hızla yol alınmış ancak maalesef Ulu Önder’in vefatından sonra bu projelerin değeri anlaşılamamış daha doğrusu unutulması karanlık ellerce sağlanmıştır.

Cumhuriyetin ilk yıllarında bizzat Atatürk tarafından çizilip geliştirilen bu proje, Ulu Önderin vefatından sonra arşivlerin yolunu tutarken modern dünya gelecek yüzyıllar için Atatürk’ün ismini kullanmadan bu projeyi Venüs Projesi diye kendi çizimi gibi tasarlamıştır.

İdeal Cumhuriyet Köyü Projesi, 1937 yılında Türkiye’nin tabandan kalkınması amacı ile hazırlanmıştı. Ulu Önder, bu projesinde köylüye ve köylünün potansiyeline ne denli önem verdiğini göstermektedir. Atatürk’ün üzerinde çalışarak uygulanmasını istediği bu proje, Cumhuriyetin ilk tarih profesörlerinden Afet İnan’ın “Devletçilik İlkesi” ve “Cumhuriyetin Ellinci Yılı İçin Köylerimiz” adlı kitaplarında yer almıştır. Afet İnan, aslını Türk Tarih Kurumuna bağışladığı, Atatürk’ün “İdeal Cumhuriyet Köyü Projesi”nin belgesini, Trakya Umumi Müfettişi General Kazım Dirik’ten aldığını ve Atatürk’ün bu projeyi onaylayıp geliştirerek uygulanmasını istediğini belirtmiştir.

Proje kapsamındaki köylerin yerleşim planı, Prof. Dr. Afet İnan’ın Türk Tarih Kurumu’nca yayımlanan, “Devletçilik İlkesi ve Türkiye Cumhuriyeti’nin Birinci Sanayi Planı 1933” adlı kitabında yer alıyor. Afet İnan kitabın önsözünde bu projeden şöyle söz etmiştir:

“Cumhuriyet Köyü planını, doğrudan doğruya bu kitabın konusu ile ilgili olmamakla beraber buraya ekledim. 1937 yılında Trakya Umumi Müfettişi General Kâzım Dirik tarafından bana verilmiş olan bu planı yapan mimarın adı konmamıştır. Ancak üzerinde ‘her hakkı mahfuzdur’ diye kayıt vardır. Planda yandaki listede okunacağı gibi 43 kamu kuruluşu yer alıyor. Bir köye gerekli olan her şey düşünülmüştür. O zaman bu planın herhangi bir yerde uygulanmaması büyük bir kayıptır. Cumhuriyet Köyü planının bugün yeni kurulmakta olan köylerimize uygulanmasını candan dilerim.” (Önsözün yazıldığı tarih 31 Ağustos 1971.)

Atatürk’ün vefatında sonra Afet İnan, Cumhuriyet’in 50. yılında tekrar gündeme gelen projenin hayata geçirilmesi için çeşitli devlet kurumlarına (Bayındırlık Bakanlığı ve valilere) mektuplar göndermiş, hatta 70’li yıllarda proje için özel çalışma atölyeleri bile kurmuş ve finansman sorununun çözülmesi için meclise yasa tasarısı sunulmasına da önayak olmuştur. Ancak proje bir türlü hayata geçirilememiştir.

Atatürk’ün İdeal Cumhuriyet Köyü Projesi’nin amacı “çağdaş” ve “çevreci” bir köy yaratmaktır. O’nun, Anadolu’da yıllardır süregelen aşiret, ağalık, tarikat eksenli “feodal yapıyı” yok ederek, kalkınmayı ve aydınlanmayı tabandan, köyden başlatacak; merkezinde insan, hayvan ve doğa olan bu akıllı projesi Cumhuriyet ve milli egemenlik ilkesi ile kol kola, akıl ve bilimsellik tamamlayıcı ilkesi ile yakın gidebilmeyi temin edecek bir çalışmaydı. Bir yandan bekaya ve diğer yandan kalkınmaya büyük destek sağlayacak olan bu proje ile Anadolu’nun ihmal edilmişliği de giderilecekti.

Günümüz projeleri ile kıyaslandığında hem çevre bilinci, hem de yaşayan halkın faydalanabileceği onlarca şeyi barındırması ile Atatürk’ün projesinin ne kadar muazzam olduğu su götürmez bir gerçektir. Dahası insanlık tarihinin ve bilimin henüz hayal dahi edemediği hayvan hakları, hijyen, sosyal ihtiyaç kurumlarının o projede yer alması Atatürk’ün dehasının ve vizyonunun da en büyük örnekleridir.

Dipnot: (Kopya) Venüs Projesi

Atatürk’ün İdeal Cumhuriyet Köyü Projesi, sadece bir Türkiye projesi değil, bir dünya projesidir; hatta geleceğin projesidir. Şöyle ki, Atatürk’ün İdeal Cumhuriyet Köyü Projesi, dünya çapında bir hareket olan ve “tüm insanlığın iyiliği için bilimsel yöntemlerle büyük bir sosyal kalkınmayı” savunan Zeitgeist Hareketi tarafından geleceğin “Venüs Projesi” olarak dünyaya sunulmuştur.

venus projesi

Dünyayı kasıp kavuran Zeitgeist filmlerinde anlatılan “Venüs Projesi” dikkatle incelendiğinde Atatürk’ün İdeal Cumhuriyet Köyü Projesi’nden (ç)alıntı olduğu görülecektir. 1916 yılında doğan Jacque Fresco, şu sıralarda Venüs Projesi’nin yaratıcısı olarak anılmaktadır.

Zeitgeist Hareketi, 3. filminde Venüs Projesi’ni anlatmıştır. Proje, gelecekteki medeniyetin nasıl planlanması gerektiğine dair tespitlerde ve öngörülerde bulunmaktadır. Filmde, Venüs Projesi’yle ilgili çizimler yer almakta ve teknoloji ile çevrenin ideal kullanımından bahsedilmektedir. Ve bu Projenin çizimlerine baktığımızda Atatürk’ün projesi ile ne denli benzerlik gösterdiği anlaşılmaktadır.

Cumhuriyet köyü projesinde neler vardı?

Atatürk tarafından çağdaş, çevreci bir köy yaratma amacı ile yapılmış bu proje, daire şeklinde bir yerleşim planına sahipti. Merkezinde küçük daire ve etrafında gittikçe genişleyen dört daire şeklinde olan proje, dört parçalı köy planı ve dışa doğru giden altı yol barındırmaktaydı. Okul, cami, köy konağı, sağlık ocağı, otel–han, çocuk bahçesi ve fabrika dahil toplam 43 yapı bulunan planda, köyün orta yerine yapılacak ‘anıt’ın etrafında da sosyal tesisler, terzi, bakkal, berber gibi mekanlar yer alıyordu.

İdeal Cumhuriyet Köyü Projesi, daire yerleşim planına sahiptir. Daire planın tam merkezindeki küçük dairenin etrafına, gittikçe genişleyen dört daire eklenmiştir. Plan, bu yönüyle ilk bakışta bir “dart tahtasını” andırmaktadır. Merkezden çevreye doğru helezonik bir biçimde gittikçe genişleyen dört parçalı köy planı, merkezden dışa doğru 6 yolla bölünmüştür.

Aslı Türk Tarih Kurumu’nda muhafaza edilen “İdeal Cumhuriyet Köyü Projesi”nde okul, cami, köy konağı, sağlık ocağı, otel–han, çocuk bahçesi ve fabrika dahil toplam 43 yapı bulunmaktadır. Plana göre köyün orta yerine yapılacak ‘anıt’ın etrafında sosyal tesisler, terzi, bakkal, berber gibi mekanlar yer alacaktır.

Planın tam merkezinde bir “anıt” vardır. Merkezin hemen sağına “Köy Meydanı” yerleştirilmiştir. Köy Meydanı’nda ise “Köy Parkı” ve “Çocuk Bahçesi” vardır. Köy Parkının ve Çocuk Bahçesinin çevresinde ise oyun yeri, telefon, itfaiye, çeşme, havuz ve tuvalet göze çarpmaktadır. Planın sağında, en dış çemberden dışa doğru açılan alanda çok geniş bir koruluk vardır. Koruluğun sonundaki çayın kenarında kuzeyde değirmenler, güneyde ise “yaş ve kuru yonca ile hayvan pancar tarlası” görülmektedir. Planın sağ üst köşesinde “Hayvan Mezarlığı” , sol üst köşesinde ise “Asri mezarlık” vardır. Planın yine sol üst köşesinde “Kireç ve taş ocakları”na yer verilmiştir.

Atatürk’ün İdeal Cumhuriyet Köyü Projesi, zannedildiği gibi sadece kağıt üzerinde kalan bir proje olmamıştır. Atatürk, bu projenin bir an önce hayata geçirilmesini istemiştir. Bu doğrultuda Trakya’nın bazı bölgelerinde çalışmalar yapılmış, Polenezköy civarında bir Cumhuriyet Köyü kurulmuş, Ankara’da Temelli köyünde bu plana göre bazı çalışmalar yapılmıştır.

Ankara Temelli köyünde, bölgenin yapısı nedeniyle tam anlamıyla bir dairesel plan uygulanamamıştır. Ancak Polenezköy’deki Cumhuriyet Köyü’nde daire şeklinde bir yapı oluşturulmuştur. Ortada bir meydan ve meydana açılan geniş yollar, planın uygulandığını göstermektedir. Ancak planı oluşturan diğer üniteler hayata geçirilememiştir.

Atatürk’ün İdeal Cumhuriyet Köyü’nde yer alan kurumlar, yapılar ve alanlar şunlardır:

Okul ve Tatbikat Bahçesi
Öğretmen Evi
Halk Odası
Köy Konağı
Konuk Odası
Okuma Odası
Konferans Salonu
Otel Han
Çocuk Bahçesi
Köy Parkı
Telefon Santralı ve Köy Söndürgesi
Radyolu Köy Gazinosu
Ebe ve Sağlık Kurucusu
Tarımbaşı
Hayvan Sağlık Kurucusu
Sosyal Kurumlar
Ziraat ve Et İşleri Müzesi
Gençler Kulübü
Hamam
Etüv Makinesi
Köy Yunak Yeri
Cami
Revir
Kooperatifler
Köy Dükkanları
Spor Alanı
Damızlık Tavuk, Tavşan ve Arı İstasyonları
Damızlık Ahır
Kanara
Mandıra
Değirmenler
Fabrika
Asri Mezarlık
Hayvan Mezarlığı
Kireç, Taş, Tuğla ve Kiremit Ocakları
Yonca ve Hayvan Pancar Tarlası
Koruluk
Köy Gübreliği
Fenni Ağıl
Pazar Yeri ve Köy Zahire Locası
Aşım Durağı
Panayır Yeri
Selektör Binası

Bunların kategorileştirilmiş olarak tasnifi de şu şekildeydi;

Kültürel mekânlar; Konferans salonu, ziraat ve el işleri müzesi
Sosyal mekânlar; Sosyal kurumlar, halk odası, gençler kulübü, köy gazinosu
Ticarethaneler; Kooperatifler, köy dükkânları, pazar yeri ve köy zahire loncası, berber, terzi, nalbant, marangoz, kalaycı, demirci, fırıncı, arabacı
Konaklama; Konuk odası, han, köy konağı, otel
Dini mekânlar; Cami, asri mezarlık
Üretim; Mandıra, fabrika, değirmenler, kanara, kireç, taş, tuğla ve kiremit ocakları
Su ile ilişkili elemanlar; Çeşmeler, hamam, artezyen, yunak yeri, umumi tuvalet, su deposu
Teknik yapılar; Telefon santrali, köy söndürgesi
Sağlık ve hijyen; Ebe, Sağlık korucusu, revir, etüv makinesi, veteriner
Rekreasyon; Çocuk bahçesi, köy parkı, panayır yeri, spor sahası
Eğitim alanları; Okul ve uygulama bahçesi, okuma odası, öğretmen evi
Hayvancılık; Hayvan sağlığı korucusu, Fenni ağıl, aşım durağı, tavuk, tavşan, arı istasyonları, damızlık ahır, hayvan mezarlığı
Tarım; Yonca ve hayvan pancar tarlası, koruluk, gübrelik, tarımbaşı, fidanlık, selektör binası

Projenin teknik özellikleri;

Projenin, Atatürk gibi çok yönlü, ileri görüşlü, donanımlı, prensipli ve tüm ihtimalleri değerlendiren bir önderin özellikle üzerinde durup, geliştirilmesine katkı sağlamış olması son derece önemlidir. Proje zamanına göre ileride, geleceğe dönük, ihtiyaç ve beklentileri karşılayacak donanımda hazırlanmıştır. Tasarımı itibariyle, doğada da en çok rastlanan ve doğa ile en uyumlu şekil olan daire ve ışınsal planı temel alması uygulanabilirliğini artırmaktadır. İçeriye doğru merkezi, yakın ilişkili; dışarıya doğru geniş görüş açılı ve manzara hâkim yerleşim şekli modeli cazip kılan etkenlerdendir.

Mekân ve tasarım açısından incelen proje üç farklı kurama göre değerlendirilmiştir. Kuram ilkeleri açısından uygunluğuna bakılan proje, parçalarına ayrılarak çizimlerle betimlenmiştir. Projenin, üç kurama ait ilkeleri çeşitli şekillerde yansıttığı ve karşıladığı görülmüştür. Bu durum, yerleşimin geleneksel köy yerleşimine uygunluğu tartışılabilecekken, mekânsal anlamda uygun bir yerleşim tarzı oluşturduğunu ortaya koymaktadır.

Genel kabulle paralel olarak; yoğun kullanıma sahip ticari, sosyal, kurumsal ve kamusal mekânlar merkezde meydan ve çevresinde yer almaktadır. Daha sakin olması gereken konut alanı yerleşimin daha dış tabakasında konumlandırılmıştır. Köydeki üretim ve işleme faaliyetleri ile ilgili fonksiyonel alanlar ise köy yerleşiminin en dış tabakasında veya yerleşimin belirli mesafelerde uzağında planlanmıştır. Her tabaka bir birinden yeşil kuşaklar ile ayrılmış olup, yerleşimde hem yerleşimde yeşil doku artırılmış hem de tabakalar arasındaki olumsuz etkileşim en aza indirgenmiştir.

Köy projesi ile ilgili en kritik nokta yerleşim düzeni ve tarzının geleneksel yerleşim dokusuna ne derecede uygun olduğudur. Yapıların mimari dokusu, kullanılan materyal ve tasarım özellikleri açısından özelde geleneksel dokuyu sağlamak mümkündür. Ancak projede bu detaylar yer almadığından proje odaklı olarak değerlendirme yapmak mümkün değildir. Fakat projede yer alan taş, tuğla ve kiremit ocakları gibi yerel yapı malzemelerinin çıkartılması ve üretimine ilişkin tesisler yerleşimin mimari ve tasarımsal dokusunun geleneksel tarzda ve yerel yapı materyalleri ile yapılmasının planlandığı izlenimini doğurmaktadır.

Bir köyde sahip olunması gereken fonksiyonları barındırıyor olması, köyün kendi içinde üretim, işleme ve pazarlamasını gerçekleştirebilmesi, eğitim ve kültürel açıdan güçlü olmasını, sosyal açıdan yaşanabilir bir yerleşim olmasını sağlamaktadır. Farklı yörelerdeki farklı zirai faaliyetlere sahip köyler için uyarlama gerektirmektedir. Ancak proje kurgusu gereği bu uyarlamalara imkân tanıyan bir yapıya sahiptir. Bununla birlikte coğrafik, topoğrafik ve iklimsel şartlara göre de uyarlanmayı gerektirmektedir. Kabul edilebilirliği için proje mimari ve tasarımsal özellikler bakımından da kurulduğu bölgenin yerel özellikleri, kültürel yapısı ve geleneklerine göre uyarlanma zorunluluğundadır.

Özellikle çevresinde barındırdığı rezerv alanlar ile proje aynı zamanda geliştirilmeye de açık bir niteliğe sahiptir. Proje, hayata geçirilebilmek için önemli bir ekonomik kaynak gerektirmekle birlikte, köydeki üretim, işleme ve pazarlama avantajlarıyla kendini uzun dönemde amorti edebilecek alt yapıya sahiptir. Bununla birlikte, barındırdığı özelliklerle ekoturizmi de desteklemekte ve imkânlar doğurmaktadır.

Uyarlama gereklilikleri, kabul edilme, kurulum giderleri gibi bazı sorunlarına karşılık, tüm olumlu özellikleri dikkate alındığında köyden kente göçün önüne geçecek ve köyden göç etmiş olanlarında geriye dönmesini sağlayabilecek nitelikte önemli bir girişim ve alt yapı projesidir. Projenin temel bir model olarak ele alınıp, günümüz şartları, teknolojisi, imkânları ve ihtiyaçlarına göre uyarlanması ve geliştirilmesi olumlu yaklaşımları artıracak; yaşanabilirlik, milli üretime destek, kaynakların doğru kullanımı, kırsal niteliğin korunması, ziraatla geçimi sağlayan kesimin ekonomik yapılarının geliştirilmesini sağlayarak ülkesel kalkınmaya da önemli katkılar sağlayacaktır.

Özet ve Sonuç;

Mustafa Kemal Atatürk, başarılı bir siyasetçi ve asker olmasının yanı sıra ateşli bir idealistti de. Bu vasıflara eklenebilecek en önemli özelliklerinden biri cesur bir toplum mühendisi oluşudur. Güttüğü doğru politikalarla harap olmuş bir ülkeyi, tüm dünyanın saygı duyduğu çağdaş bir ülkeye dönüştürebilmiştir. Üstelik bunu oldukça kısa bir sürede başarmıştır. Bir ülkenin değişim ve dönüşümü için, işe o ülkede yaşayan insanlardan başlanması gerektiğinin farkındaydı. Cehalete savaş açıp eğitime büyük önem verdi. Onlarca yıla yayılan kapsamlı ekonomik kalkınma projelerine girişti. Sanattan alfabeye, kılık kıyafetten dinsel kurumlara, kadın-erkek eşitliğinden dilin arındırılmasına kadar akla gelebilecek her alanda devrimsel yeniliklere imza attı…

Tüm bu çaba, ayağı bilime ve teknolojiye basan, yüzü geleceğe dönük aydınlık bir ülke var edebilmek içindi. Asırlardır ümmet olmuş bir halktan millet yaratabilmek içindi… Padişahların, şeyhlerin, şıhların, mollaların, ağaların zincirlerinden arınmış özgür ve modern bir devlet ortaya çıkarabilmek içindi…

Bu büyük mücadele ve düşünce insanı, ömrünün son zamanlarında, icraat ve yürütmeyi TBMM’ne bırakarak, daha ziyade dil ve tarih çalışmalarına yoğunlaşmıştır. İşte İdeal Cumhuriyet Köyü Projesi, bu dönemde ortaya çıkan bir çalışmadır.

Geliştirilebilir, her yöre ve coğrafyaya uygulanabilir, dışa genişleyen, ihtiyaca istinaden eklemeler yapılabilen bu plan mimari ve estetik açıdan ise tam bir şahaserdi.

“Köylü milletin efendisidir” şiarını benimseyen ve kendine ilke edinen Atatürk, Türkiye’nin tabandan kalkınması gerektiğini düşünüyor ve çağdaş/çevreci bir köy yaratmayı arzuluyordu. Öyle inanıyordu ki böyle bir proje hayata geçirildiği takdirde aşiret, tarikat eksenli feodal yapıyı yok ederek, kalkınmayı ve aydınlanmayı tabandan, yani köyden başlatacaktı. Merkezinde insan, hayvan ve doğa olan İdeal Cumhuriyet Köyü Projesi, adeta bir gelecek projesiydi. Ancak Ankara’daki Temelli Köyü gibi bazı pilot köylerde uygulanmaya çalışılmışsa da, ekonomik yetersizlikler başta olmak üzere pek çok nedenden dolayı hayata geçirilememiş ve tarihin tozlu raflarında yerini almıştır.

Nahalel İsrailDaha sonraları üretilen Köy-Kent projelerinin tamamının da babası Atatürk’ün bu ideal Cumhuriyet köyü projesidir.
Bugün dünyanın en idealist tasarımcılarının, sosyologlarının planladığı geleceğin yaşam ortamları (Venüs Projesi) projeleri de işte bu Cumhuriyet Köyü planlamasının kopyalarıdır.

Bundan da ayrı olarak İsrail’in Nahalel yerleşimi yapı itibarıyla bu Köy Projesinin kopyası durumundadır. İlginçtir, Anadolu’da tek bir örnek bulunmaz iken dünya bu projeyi yaşatmak gayretindedir.

Ulu Önder tüm bu fikir, mücadele ve gayretleri göz önüne alındığında, askeri kişiliği, devlet adamlığı, öğretmenliği, cesareti, bilimselliği ve isabetli öngörüleri, organize kabiliyeti ile yüzyılların en büyük dâhisi ve lider şahsiyetidir.

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir