Ali Rıza Paşa’nın İstifâsı ve Salih Paşa Hükümeti

Atatürkün hayatı ve eserleri 300x150

Ali Rıza Paşa’nın İstifâsı ve Salih Paşa Hükümeti

İşgalcilerin arzusu, emirlerine kayıtsız şartsız boyun eğecek bir hükümetin oluşmasıydı. Saray İngilizlere sempatik gelecek bir hükümetten yanaydı. Gönlündeki aday enişte Damat Ferit Paşa‟ydı. Mustafa Kemal ise, Kuva-yı Millîye‟ye ters düşmeyecek bir hükümet istemekteydi. Meclis de güvenine sahip bir hükümet kurulması görüşündeydi.

Hükümetin istifası Melis’te ve Anadolu’da telaşa yol açtı. Buna sebep Damat Ferit Paşa’nın tekrar işbaşına getirilmesi ve Meclisin dağıtılması ihtimaliydi. Meclis’deki Kuva-yı Millîyeciler bu ihtimalin önlenmesi için, M. Kemal’in girişimlerde bulunmasını istemekteydiler! M. Kemal önce milletvekillerine görevlerini hatırlattı. “Ali Rıza Paşa Hükümeti İtilâf Devletlerinin durmadan işlerimize karışmasından dolayı istifa etmiştir. Batıda Kuva-yı Millîye, mukaddes vatanı ele geçirmeye çalışan düşmanla çarpışmakta, her karış toprağı fedakâr evlatlarının kanıyla sulamaktadır. Hiçbir güç milletimizi tarihin emrettiği bu görevden alıkoyamayacaktır… Vatan ve milletimizin her fedakarlığa hazır olan milletimizin kutsal heyecanını ancak milletin tam olarak güvenini kazanmış bir hükümet yatıştırabilir. Bu millet bu tarihi günlerde, millî iradenin mutlak vekâletini haiz olan milletvekillerinin kat‟i kararlarını sabırsızlıkla beklemektedir. “

Ayrıca Padişah‟ı da şahsen telgrafla uyardı. Millî vicdanı tatmin etmeyecek bir kabine reisine tahammül edilemeyeceğini, aksi durumun Osmanlı tarihinde görülmemiş üzücü olaylara yol açacağını hatırlattı. Asıl önemlisi keza o gün (4 Mart 1920) bütün komutanlara, valilere, mutasarrıf ve Müdafaa-i Hukuk Merkez Heyetlerine Ali Rıza Paşa’nın istifâsı duyuruldu. Ferit Paşa veya ona benzer birinin iş başına gelmesi halinde, buna milletin katlanmayacağının çok sert bir ifade ile Saray’a, Millî Meclise ve basına, bir dakika kaybedilmeden duyurulmasını istedi. Bunu takiben Saray telgraf yağmuruna tutuldu.

Diğer taraftan İstanbul’da Meclis Başkanı ve başkan vekilleri Saray’a giderek hükümet bunalımına yol açılmaması için Meclisin ve çoğunluğun görüşünün alınmasını Ferit Paşa veya adamlarının hatta Tevfik Paşa’nın seçilmesinin bunalıma yol açacağını, Başkatip aracılığı ile Padişah‟a duyurdular. Padişah, “durumun icabına göre birini seçeceğim. Onun arkadaşlarını seçmesine karışamam. Ancak ona grup ile anlaşmasını tavsiye edeceğim” cevabını verdi.

Vahidettin eniştesi Damat Ferit‟i işbaşına tekrar getirmeyi istemekle beraber, Anadolu’nun ağır baskısı altında bunu gerçekleştiremedi. Meclis‟ten bakan almaması kaydıyla, hem Anadolu’ya ve hem de Meclis‟e ters gelmeyecek birini, Salih Paşa‟yı sadrazam olarak atadı. Paşa bu görevi istemeye istemeye kabul etti 8 Mart 1920.

Sadrazam, Padişah’ın isteği doğrultusunda kabineye Meclis‟ten kimseyi almadı. Kabinede Harbiye, Dahiliye ve Hariciye Bakanları ile Şeyhülislam yerlerini korudukları gibi, eski kabineden üç üyenin görev alanları değişmişti. Özetle Salih Paşa Hükümeti, Ali Rıza Paşa Hükümeti’nin bir devamı görünümündeydi. Hükümete Felah-ı Vatan Grubu’ndan kimse alınmamış, dışarıdan alınacak üyelerin tespiti için de Grubun düşüncesi sorulmamıştı. Rauf Bey‟e göre, bu hükümet Damat Ferit Paşa’ya zaman kazandırmak için Saray’ın bir tertibidir. Grubun eğilimi kabineye güvenoyu vermemek yolundaydı.

Anlaşıldığına göre, bu renksiz hükümetten Saray memnun olmadığı gibi Meclis de memnun değildi. Ama hükümete esas darbe işgal kuvvetlerinden geldi.

Sayfayı yazdırın Sayfayı yazdırın

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

4 + 2 =