Misak-ı Millî’nin Kabulü

Atatürkün hayatı ve eserleri 300x150

Mebuslar Meclisi’nin Yaptığı En Önemli İş:

Misak-ı Millî’nin Kabulü

Hükümete güvenoyu veren milletvekillerinin büyük çoğunluğu Felah-ı Vatan Grubu üyeleridir. Grubun en önemli icraatı Misak-ı Millî’yi Meclis’ten geçirmesidir. Misak-ı Millî , Millî And nedir? Neleri kapsamaktadır? Önemi nedendir?

Misak-ı Millî, Millî Mücadele’nin siyasî amacını gösteren bir belgedir. Özü Erzurum ve Sivas Kongre kararlarına dayanmaktadır. Seçimlerden sonra, Ankara’da milletvekilleriyle yapılan görüşmelerde, Meclis’te tutulacak yol görüşülürken, millî hedefleri gösterir bir siyasî program hazırlamak gereği duyulmuştu. Ankara’da hazırlanan taslak Temsil Heyeti üyelerinden Trabzon Milletvekili seçilen Hüsrev (GEREDE) Bey tarafından İstanbul’a götürülmüş ve 22 Ocak 1920 tarihli gizli oturumda okunmuştur. Toplantılara katılan milletvekillerinin hatıralarından anlaşıldığına göre, Ankara’dan gönderilen metinler, Meclis Genel Kurulu’nun kabul edebileceği toplu bir şekle sokulmuştur.

Metin bir girişten sonra altı maddeden oluşmaktadır:

  1. Osmanlı Devleti‟nin özellikle Arap çoğunlukla meskûn olup 30 Ekim 1918 tarihli mütarekenin imzalanması sırasında hasım orduların işgali altında kalan kısımların geleceği, halkın serbestçe beyan edecekleri oylara göre tayin edilmek gerektiğinden adı geçen mütareke hattının içinde ve dışında din, ırk bakımından birleşik olan, birbirlerine karşılıklı saygı ve fedakârlık hisleriyle dolu, etnik ve sosyal haklarıyla çevre şartlarına tam uyum gösteren Osmanlı-İslâm ekseriyetinin oturduğu kısımların tamamı hakikaten veya hüküm yoluyla, hiçbir sebeple birbirlerinden ayrılamaz bir bütündür.
  2. Ahalisi ilk serbest kaldıkları zamanda halkoylaması ile Anavatana katılmış olan üç il için (Elviye-i Selase) gerektiğinde tekrar serbestçe halk oylamasına başvurulmasını kabul ederiz.
  3. Türkiye barışına bırakılan Batı Trakya’nın hukuki durumun saptanması da orada oturanların tam bir serbestlik içinde beyan edecekleri oylarıyla belirlenmelidir.
  4. İslâm Halifeliğinin ve Osmanlı saltanatının başkenti ve Osmanlı Hükümetinin merkezi olan İstanbul şehri ile Marmara Denizi’nin emniyeti her türlü tehlikeden uzak kalmalıdır. Bu esas saklı kalmak şartıyla, Akdeniz ve Karadeniz Boğazlarının dünya ticaret ve ulaşımına açık olması hakkında bizimle diğer ilgili bütün devletlerin birlikte verecekleri karar geçerli olacaktır.
  5. İtilâf Devletleri ile hasımları ve bazı ortakları arasında kararlaştırılan anlaşma esasları çerçevesinde, azınlıkların hakları, komşu ülkelerdeki Müslüman halkın aynı haklardan yararlanmaları şartıyla bizce de kabul edilecektir.
  6. Millî ve İktisadî gelişmemizin imkân dahilinde gelişmesi ve daha çağdaş bir düzenli yönetimle işleri yürütmeyi başarabilmek için her devlet gibi bizim de tam bir bağımsızlığa ve serbestliğe ihtiyacımız vardır. Bu hayatımızın ve geleceğimizin ana şartıdır. Bu sebeple siyasî, adli ve malî vesair gelişmemize engel olacak kayıtlara karşıyız. Gerçekleşecek borçlarımızın ödenmesi şartları da bunlara aykırı olmayacaktır. 28 Ocak 1920.

Misak-ı Millî Meclis’in gizli oturumlarında ele alınmış, gizli tutulmaya çalışılmış, ancak 17 Şubatta Edirne Milletvekili Şeref Bey’in önerisi üzerine bütün dünya parlâmentolarına ve basına açıklanmıştır.

Misak-ı Millî özet olarak Erzurum ve Sivas Kongre kararlarını kapsamaktadır. Tam bağımsız bir devleti öngörmekte ve bunun gerekli asgarî şartlarını ortaya koymaktadır. Belge Millî Mücadele boyunca devletin siyasî pusulası vazifesi görmüştür. Mebusan Meclisi’nin dağılmasından sonra, Ankara’da toplanan Türkiye Büyük Millet Meclis’i de aynı programı benimsemiş ve 18 Temmuz 1920 günkü oturumunda Millî Misak’ı gerçekleştirmeye and içmiştir.

Sayfayı yazdırın Sayfayı yazdırın

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

49 − 47 =