1919 yılında Atatürk

Atatürk takvimi

1919 : MUSTAFA KEMAL SAMSUN’DA.


1 Ocak 1919 – İngilizlerin Antep’i işgali.

2 Ocak 1919 – Lord Curzon’un, “Doğu Trakya’daki Türkler ile Batı Anadolu’daki Rumlar mübadele edilmelidir” yolundaki muhtırası açıklandı.

3 Ocak 1919 – İngilizlerin Cerablus’u işgal etmeleri.

3 Ocak 1919 – Ardahan’da düşman işgaline mani olunmak üzere bir kongre toplanması.

4 Ocak 1919 – Hükümet tarafından alınan ve Meclis-i Mebusan seçimlerinin barış antlaşmasından sonraya ertelenmesini düzenleyen karar Vahdettin tarafından imzalandı.

4 Ocak 1919 – İzmir’de Hasan Tahsin tarafından çıkarılan ve sıkıyönetim tarafından kapatılan Hukuk-ı Beşer’in yerine Sulh ve Selamet gazetesi yayına başladı.

7 Ocak 1919 – Konya istasyonunun düşman tarafından işgal edilmesi.

7 Ocak 1919 –  İngilizler, Kars, Ardahan ve Batum’un boşaltılmasını istedi.

10 Ocak 1919 – Türk birlikleri, Medine’yi teslim etti. Medine’de direnen Fahrettin Paşa sonunda Vahdettin’in emiri üzerine şehri İngilizlere teslim etti.

10 Ocak 1919 – Padişah Vahdettin’in İngiliz Yüksek Komiseri Amiral Calthorpe’a bütün umudunu İngiltere’ye bağladığını bildirdiği mesajı.

10 Ocak 1919 – İngiliz taraftarı Hürriyet ve İtilaf Partisi Nuri Paşa, Rıza Tevfik, Refik Halid, Ali Kemal gibi isimlerin yönetiminde tekrar çalışmaya başladı.

12 Ocak 1919 – İngilizlerin Ermeni amaçlarına hizmet etmek üzere Kars’a yerleşmeleri.

12 Ocak 1919 – İngilizler, Kars’a girerek bazı mevkiilere yerleşti.

13 Ocak 1919 – Tevfik Paşa’nın, bazı değişikliklerle yeni bir kabine kuruşu (Tevfik Paşa 12 Ocak 1919 günü Sadaret’ten istifa etmiş; yeni kabineyi kurma görevi yine kendisine verilmiştir). İstanbul’da ikinci Tevfik (Okday) Paşa Hükümeti kuruldu. (3 Mart’ta istifa etti. İlk kabinesi : 11.11.1918’de kurulmuştu.)

14 Ocak 1919 – İstanbul’da Sulh ve Selamet-i Osmaniye Fırkası kuruldu.

14 Ocak 1919 – Bir Yunan birliğinin Hadımköyü’nden Lüleburgaz’a kadar demiryolunu işgali. Hadımköy – Kuleliburgaz demiryolu istasyonları, Yunanlılarca işgal edildi. (Daha sonra Şark Demiryolları Müdürlüğü Fransızlarca işgal edildi).

14 Ocak 1919 – Mondros Mütarekesinin umutsuz ortamı içinde çıkış yolunu güçlü bir devletin desteğiyle ülke bütünlüğünü korumak şartıyla, mümkün olduğu kadar az ödülle sağlamak isteyen kuruluşlar da ortaya çıkmıştır. Bunlardan biri Wilson Prensipleri Derneğidir. Dernek ateşkes uygulamalarının yarattığı ümitsiz ortamda Halide Edip’in öncülük ettiği bir kısım aydınlar tarafından kurulmuştur (14 Ocak 1919). Amaç Amerikan himayesi veya mandası yoluyla bir çözüme ulaşmaktır.

15 Ocak 1919 – İngilizlerin Haydarpaşa İstasyonu’nu, Fransızların Şark demiryollarını işgal etmeleri.

15 Ocak 1919 – Atatürk’ün, Şişli’deki evinde -davet ettiği- Albay İsmet (İnönü) Bey’le görüşmesi ve söyledikleri: “Hiçbir sıfat ve salâhiyet sahibi olmaksızın Anadolu’ya geçmek ve orada milleti uyandırarak kurtuluş çarelerini aramak için en uygun mıntıka ve beni o mıntıkaya götürecek en kolay yol hangisi olabilir?” (Kaynaklarda bu görüşmenin tarihi belirtilmemiştir. Biz, 15 Ocak 1919 tarihini olayların akışına uygun bulmaktayız). [Kocatürk]

15 Ocak 1919 – Gaziantep’in İşgali. Kenti ilk önce İngilizler işgal ettiler. 5.11.1919 ‘da işgali Fransızlara bıraktılar. 1.4.1920-7.2.1921 tarihleri arasında Fransızlara karşı halk tarafından büyük Ayıntab savunması yapılmıştır. Fransız işgali 2 yıl sürdükten sonra 20.10.1921 tarihli Ankara Anlaşması (İtilâfnamesi) kararlarına göre 25.12.1921 tarihinde son bulmuştur. 1919 – 1921 yılları arasında iki yıl süren İngiliz, sonra Fransız işgalinde kalmıştır. 23 Nisan 1920 tarihinde ilk meclise seçilen Gaziantep Milletvekilleri Kılıç Ali, Yasin Kutlu, Abdurrahman Lâmi, Ali Cenanı, Hafız Şahin, Ragıp Beylerdir. Fransızlara karşı kahramanca savaşan Ayıntab’a 6.2.1921 tarih ve 93 sayılı yasa ile “Gaziayıntab” adı verilmiştir. 1923 yılında il olmuştur, ilk valisi Hüsnü Çakır, ilk Belediye Başkanı M. Ali Kayaalp’tır. Ancak 1928 yılında adı “Gaziantep” şeklini almıştır.

17/18 Ocak 1919 – Kars’ta bir kongre toplanması (Büyük Kars Kongresi) ve “Cenubi garbi Kafkas Hükümeti Muvakkatesi Milliyesi” adıyla yönetim kurması. Cenubigarbi Kafkas Hükümeti 25 Mart 1919 tarihinden başlayarak, “Cenubigarbi Kafkas Hükümeti Cumhuriyesi” adını kullanmaya başlamıştır.

17 Ocak 1919 – Kars’ta 2. İslam Şurası toplandı.

18 Ocak 1919 – Paris Barış Konferansı toplandı. İtilaf Devletleri temsilcilerinin toplandığı Paris Barış Konferansı’nın açılışı (Versaille Sarayı’nda).

22 Ocak 1919 – Hürriyet ve İtilaf Fırkası, yeniden çalışmaya başladı.

22 Ocak 1919 – Hürriyetperveran Avam Partisi başkanı Fethi Bey (Okyar) diğer partileri ortak hareket etmek üzere bir toplantıya çağırdı.

22 Ocak 1919 – Trakya-Paşaeli Müdafaa-ı Hukuk-ı Osmaniye Cemiyeti Trakya’daki Yunan işgalinin kaldırılmasını istedi.

22 Ocak 1919 – Türk Kuvvetleri’nin Batum’u boşaltması.

22 Ocak 1919 – Konya İstasyonu’nun İngilizler tarafından işgal edilmesi. Bir İngiliz birliği, Konya’ya girdi.

26 Ocak 1919     Nurettin Paşa, İzmir Valisi olarak göreve başladı.

30 Ocak 1919     İttihat ve Terakki Fırkası’nın 27 üyesi, Divan-ı Harbe verildi.

30 Ocak 1919 – Paris Barış Konferansında Osmanlı İmparatorluğu’nun parçalanmasının kararlaştırılması.

31 Ocak 1919 – Atatürk’ün, gece Ayan Dairesi’nde Ayan Reisi Ahmet Rıza Bey’le görüşmesi (Ahmet Rıza Bey’in isteği üzerine gerçekleşen bu görüşmede, Ahmet Rıza Bey, Tevfik Paşa’nın yaşlı olması nedeniyle devlet işlerinin gerektiği şekilde görülemediğini, sadaretin kendisine teklif edileceğini muhtemel gördüğünü, Harbiye Nazırlığı için de Cevat (Çobanlı) Paşa’yı düşündüğünü ifade ederek, sadaret teklifi gerçekleştiği takdirde başarılı olup olamayacağı hakkında Atatürk’ün görüşlerini almak istemiştir). (Kaynaklarda bu görüşmelerin tarihi belirtilmemiştir). [Kocatürk]

1 Şubat 1919 – Kasaba (Turgutlu) Aydın Demiryolu’nun İngilizler ve Fransızlar tarafından işgali.

2 Şubat 1919 – Hükümet feshedilmiş olan İttihat ve Terakki’nin bütün mallarına elkoydu.

2 Şubat 1919      Venizelos, Paris Barış Konferansı’nda Ege Adalarının, Trakya’nın ve Batı Anadolu’nun Yunanistan’a bırakılmasını istedi.

3 Şubat 1919 – Fransızların Pozantı’nın güneyindeki Akköprü ve Çiftehan’ı işgal etmesi.

3 Şubat 1919 – Venizelos’un, Paris Barış Konferansı’nda Yunan görüşünü savunması : (Bütün adaları, Trakya’yı ve Batı Anadolu’yu Yunanistan için istemesi).

4 Şubat 1919 – Dönemin gazeteleri düşüncelerine değer verdikleri kişilerle söyleşiler yapmakta, görüşlerini alarak yayınlamaktadır. Bu çerçevede Alemdar gazetesinin yazarlarından Refii Cevat (ULUNAY) 4 Şubat 1919 tarihinde Mustafa Kemal Paşa ile Şişli’deki evinde bir görüşme yapar. Görüşmenin bir bölümünde Paşa, vatanın kurtuluşu için: “Bugün herhangi bir teşkilâtçı Anadolu’ya geçer de milleti silâhlı bir direnişe hazırlarsa bu yurt kurtarılabilir” saptamasında bulunur. Refii Cevat’ın “Paşam millî direniş, güzel ama neyle? Hangi askerle, hangi silâhla, hangi parayla? Maalesef Paşam, kupkuru bir çölden farksız oldu bu güzel vatanımız” demesi üzerine Mustafa Kemal Paşa: “Çölden bir hayat çıkarmak lâzımdır. Çöl sanılan bu âlemde saklı ve kuvvetli hayat vardır. O, Türk milletidir. Eksik olan şey teşkilâttır. Bu teşkilât organize edilebilirse vatan da, millet de kurtulur” cevabını verecektir. Refii Cevat, matbaaya dönerken bu düşünceleri “deli saçması” olarak nitelendirecektir. Gazeteci arkadaşlarının neler konuştuklarını sorması üzerine Paşanın söylediklerini iletecek ve “Bu deli değil zır deliymiş” diyecektir. Çok sonraları anılarını gazeteci Sadi BORAK’a anlatırken “O günlerde, o şartlar içinde istiklâl mücadelesine atılıp Türkiye’yi kurtarmaktan söz edenlere karşı herkes benim gibi düşünürdü. O günlerde böyle düşünen TEK ADAM oydu; TEK ADAM” değerlendirmesini yapacaktır. Mustafa Kemal Paşa, bu düşüncelerini uygulamaya geçirebilmek için Şişli’deki evinde bazı arkadaşlarıyla görüşmüş ve tasarılarını onlara aktarmıştır. Bu arkadaşları çok güvendiği kişilerdir ve hemen tamamı Şişli’deki evde detaylarını dinledikleri bu tasarıları yaşama geçirebilmek için daha sonra bu mücadelenin içinde fiilen yer almışlardır.

5 Şubat 1919 – Basına getirilen sansür ağırlaştırıldı. Her türlü gazete, dergi, kitap, broşür vb. yayınlar daha önce izin alınmak koşuluna bağlandı.  Meşrutiyetin ilanı üzerine, 24.7.1908’de kaldırılmış olan sansür, yeniden İstanbul’da yürülüğe kondu. (Kaldırılışı : 4 Ekim 1922)

7 Şubat 1919      İngiliz Mareşali Allenby, İstanbul’a geldi.

8 Şubat 1919 – Fransız işgal orduları başkomutanı General Franchet d’Esperay’in Sirkeci’den Beyoğlu’na kadar beyaz at üzerinde top atışları ve bando eşliğinde, ve Rum tezahüratı ile yürüyüşü. 23.11.1918’de, İstanbul’a vapurla gelmiş olan, Doğu Orduları Başkomutanı General Franchet D’Esperey, görkemli bir törenle İstanbul’a girdi.

9 Şubat 1919      Mareşal Allenby, İstanbul Hükümeti’ne muhtıra verdi.

9 Şubat 1919 – Süleyman Nazif’in kaleme aldığı ‘‘Kara Bir Gün’’ başlıklı makale… Hadisat Gazetesi’nde Süleyman Nazif’in Fransız generalinin davranışını yeren ünlü yazısı.  Süleyman Nazif’in ‘‘Kara Bir Gün’’ü yayınladığı sırada, İstanbul basını işgalcilerin sansürü altındaydı. ‘‘Hadisat’’ gazetesi ne yapıp etti ve yazıyı sansürün gözünde kaçırarak gizlice basmayı başardı. ‘‘Kara Bir Gün’’, sonradan hem basın hem de İstiklál Savaşı tarihimizin en meşhur makalelerinden biri olacaktı. İşte, ‘‘Hadisat’’ gazetesinde 9 Şubat 1919 günü yayınlanan makalenin günümüz Türkçesiyle tam metni:

‘‘Fransız generalinin dün şehrimize gelişi dolayısıyla bir kısım vatandaşlarımız tarafından yapılan gösteriler, Türk’ün ve İslam’ın kalbinde ve tarihinde sonsuza kadar kanayacak bir yara açtı. Aradan asırlar geçse ve bugünkü hüznümüz ve bahtsızlığımız sevince ve mutlu bir talihe dönse bile, yine bu acıyı hissedecek ve bu hüzünle üzüntüyü çocuklarımıza ve soyumuzdan gelecek olanlara nesilden nesile ağlanacak bir miras olarak terkedeceğiz. Almanya orduları 1871 senesinde Paris’e girdikleri sırada, Büyük Napolyon’un zaferlerini kutlamak için dikilmiş olan zafer tákının altından geçerlerken bile Fransızlar bizim kadar hakaret görmemişti. Ve bizim dün sabah saat dokuzdan on bire kadar hissettiğimiz üzüntüyü ve azábı duymamıştı. Çünki ‘‘Fransız’’ námını taşıyan her kişi, çünki yalnız Hristiyanlar değil, Yahudi Fransızlarla Cezayirli Müslümanlar, o millî matem karşısında aynı keder ve utanç ile ağlamış ve kızarmışlardı. Biz ise millî varlıklarının ve dillerinin devamını bizim álîcenaplığımıza borçlu olan bir kısım halkın hay-huy şamatasıyla bu aziz matemimize en acı hakaretlerin birer tokat şeklinde atıldığını gördük. ‘‘Buna müstehak değildik’’ diyemeyiz. Müstehak olmasaydık, bu felákete düşmezdik. Her milletin hayat sayfalarında birçok talihler ve bahtsızlıklar vardır. Fransa Kralı Birinci Fransuva’yı Şarlken’in zindanından kurtarmış ve koca Viyana şehrini defalarca kuşatmış bir ümmetin kader defterinde böyle bir kederli satır da gizli imiş. Araplar’ın güzel bir sözü var: ‘Isbır feinne’d-dehre lá yesbır’ (Sen sabret, çünki zaman sabretmez) derler’.

12 Şubat 1919 – Çerkez Ethem eski İzmir Valisi Rahmi Bey’in oğlunu fidye karşılığı kaçırdı.

12 Şubat 1919 – Trabzon’da “Trabzon Müdafaa-i Hukuku Milliye Cemiyeti”nin (Trabzon Muhafaza-i Hukuk-ı Milliye Cemiyeti ) kuruluşu.

14 Şubat 1919    Nurettin Paşa, 17. Kolordu Komutanlığına atandı.

15 Şubat 1919 – Albay Refet (Bele) Bey’in, Atatürk’ü, Şişli’deki evinde ziyareti, görüşmeleri ve Atatürk’ün bir sözü: “Eğer atına binip Anadolu içlerine girmek istiyorsan, ben bir gün senin bu arzunu tatmin ederim.” (Kaynaklarda bu görüşmenin tarihi belirtilmemiştir). [Kocatürk]

19 Şubat 1919    İstanbul’da “Teali-i İslam Cemiyeti” kuruldu.

19 Şubat 1919 – 1869 Tokat doğumlu din adamı Mustafa Sabri, Ocak 1919’da Hürriyet ve İtilaf Fırkası’ndan Tokat mebusu seçildi. Milli Mücadele’nin başlarında 19 Şubat 1919’da İskilipli Atıf, Tahirül Mevlevi, Bediüzzaman Said-i Kürdi gibi arkadaşlarıyla “Müderrisler Cemiyeti”ni kurdu. Müderrisler Cemiyeti, 24 Aralık 1919’da “Teali İslam Cemiyeti” adını aldı. Bu cemiyetin başkanı İskilipli Atıf, ikinci başkanı Mustafa Sabri’ydi. Cemiyet, Damat Ferit’in Hürriyet ve İtilaf Fırkası’nın paralelinde, ona bağlı bir yan kuruluş gibi çalışıyordu. İttihatçılara ve Müdafaa-i Hukukçulara düşmandı. İstanbul Hükümeti’nin ve Padişah Vahdettin’in “İngilizlerin merhametine sığınma” politikasına uygun hareket ediyordu.

19 Şubat 1919 – Karadeniz Bölgesindeki Rum faaliyetlerine karşı Samsun’da, “Karadeniz Türkleri Müdafaa-i Hukuk Cemiyeti”nin kuruluşu.

19 Şubat 1919 – Hükümet almış olduğu bir kararla kapatılan gazetelerin yerine yenilerinin çıkmasını yasakladı.

20 Şubat 1919 – 20. Kolordu Komutanlığı’na atanan Ali Fuat Paşa’nın, -Anadolu’ya hareketinden önce- Atatürk’ü Şişli’deki evinde ziyareti (Kaynaklarda bu ziyaretin tarihi belirtilmemiştir. 20 Şubat 1919 tarihi, olayların seyrine uygun düşmektedir). [Kocatürk]

22 Şubat 1919    Maraş, İngilizler tarafından işgal edildi.

23 Şubat 1919 – Samsun’da Rum tehlikesine karşı faaliyete geçen “Karadeniz Türkleri Müdafaa-i Hukuk Cemiyeti”nin Tokat şubesinin kuruluşu.

23 Şubat 1919 – XX. Kolordu Komutanlığına atanan Ali Fuat Paşa’nın İstanbul’dan Konya’ya hareketi.

24 Şubat 1919 – Harbiye Nazırı Ömer Yaver Paşa’nın, Atatürk’e, hazerî kadroda ordu komutanı olması sebebiyle yaverlerinin alındığını bildiren yazısı.

26 Şubat 1919 – Paris Barış Konferansı’nda, Aharonyan ile Nubar Paşa’nın Ermeni isteklerini açıklamaları.

27 Şubat 1919 – İngilizlerin Birecik’i işgal etmeleri.

27 Şubat 1919 – Rauf Beyin (Orbay) askerlikten istifası.

27 Şubat 1919 – Bir gazetede Mustafa Kemal Paşa’nın Genelkurmay Başkanlığı’na atandığına dair haber çıkar ama haber gerçekleşmez.

28 Şubat 1919 – İngiliz Haber alma Teşkilatı İstanbul’daki merkezine gönderdiği bir raporda, içinde Mustafa Kemal Paşa’nın da bulunduğu bazı kişilerin İstanbul’dan sürülmesini ister.

28 Şubat 1919 – Atatürk ve bazı kişilerin, İstanbul’dan uzaklaştırılması gerektiği hakkında İngiliz haber alma subayı Yüzbaşı Hoyland’ın, İstanbul İngiliz istihbarat Merkezi’ne raporu (Raporda geçen diğer isimler: Fevzi (Çakmak) Paşa, Kâzım Karabekir, Halil (Kut) Paşa, İsmet (İnönü) Bey vb. İ.B.A.İ., s.3-4; M.S., s.60-61). (Bu liste, gereği için Londra’ya gönderilmiştir. M.S., s.60-61). [Kocatürk]

1 Mart 1919 – Paris Konferansı’nda, İngiliz ve Fransız delegeleri, Anadolu’da Yunanlılara arazi verilmesini önerdi.

2 Mart 1919 – Nusaybin’den dönen Ali İhsan Paşa’nın (Sabis) Haydarpaşa istasyonunda İngilizler tarafından tutuklanması.

3 Mart 1919 – Sadrazam Tevfik Paşa hükümeti istifa etti.

3 Mart 1919 – “Vilayat-ı Şarkiye Müdafaa-i Hukuk Milliye Cemiyeti”nin Erzurum şubesinin kuruluşu.

3 Mart 1919 – Atatürk’ün, Harbiye Nazırı Ömer Yaver Paşa’nın 24 Şubat 1919 tarihli yazısına cevabı: “…Herhalde ordu komutanlığından istifa etmedim, adı geçen komutanlıktan uzaklaştırılmadım veya emekli edilmedim. Yaver Paşa Hazretleri’nin bana emsal göstermek istediği kişilerin hiçbiri emsalim değildir. Kanun ve kazanılmış hakkım göz önüne alınarak gereken işlemin yapılması.”

4 Mart 1919 – Bir gün önce istifa eden Tevfik (Okday) Paşa Hükümeti yerine, Damat Ferid Paşa’nın ilk Hükümeti geldi. (İstifa eden Tevfik Paşa’nın yerine Sadrazam olan Damat Ferit Paşa ilk kabinesini kurdu.)

6 Mart 1919 – İstanbul Rumları, bazı taşkınlıklar yaparak saldırılar gerçekleştirdi.

6 Mart 1919 – Mütareke döneminde birleştirici girişimlere yönelenlerden biri olan Ahmet Rıza Bey, partiler arası veya partiler üstü bir topluluk oluşturmuştur. Amaç barış davası ve dış politika meselelerinde millî bir program saptamak, “Siyasal hayat hakkımızı muhafaza için” önlemler almaktır. Bu girişime Vahdet-i Millîye (Millî Birlik) Heyeti adı verilmiştir (6 Mart 1919). Heyet o dönemin seçkin isimlerini toplamakla beraber Anadolu’da başlayan Müdafaa-i Hukuk hareketine ayak uyduramadığından etkinliğini kaybetmiştir.

7 Mart 1919 – Fransızlar, Kozan’ı işgal etti.

8 Mart 1919 – Zonguldak ve Ereğli, Fransızlar tarafından işgal edildi. (Kurtuluşu:20-21.6.1921)

9 Mart 1919 – Aralarında Sait Halim Paşa, Fethi Bey (Okyar), Halil Bey (Menteşe), şeyhülislâm Musa Kazım Efendi’nin bulunduğu bazı İttihatçılar tutuklandı.

9 Mart 1919 – İngilizler, 9 Mart 1919’da Samsun’a 200 kişilik küçük bir birlik çıkarmışlar, 50 kişilik bir müfrezeyi de Merzifon’a göndermişlerdi. (Rumlar bölgedeki nüfus dengesini etkilemek için Rusya’dan Kuzey Anadolu’ya Rum göçmenleri getirmekteydiler. Türk tarafı bunu önleme gayretlerine girişince, Rumlar bu durumdan şikâyetçi olmuşlardı. Onların şikayeti üzerine, İngilizler, Samsun ve Çevredeki asayişsizliğinin önlenmesini, aksi halde kendilerinin önlem almaya mecbur olacaklarını belirtmişlerdi. Nitekim 9 Mart 1919‟da Samsun 200 kişilik bir müfreze ile İngilizlerce kontrol altına alınmıştır. 30 Mart’ta Merzifon işgal edilmişti. İngiliz işgal kuvvetlerinden moral bulan Rum çeteleri saldırılarını daha da artırırlar. Öyle ki olaylardan etkilenen bir Türk teğmeni 17 Mart’ta dağa çıkarak direnişe geçer.)

10 Mart 1919 – İstanbul’da İngilizlerin isteği ile bazı tanınmış kişilerin tutuklanması.

11 Mart 1919 – Atatürk’ün, resmî elbisesiyle Sanasaryen Hanı’nın taraçasında -bir gün evvel tutuklanan- Fethi (Okyar) ve diğer bazı kişileri ziyareti.

11 Mart 1919 – Atatürk’ün, Bahriye Nazırı Avni Paşa’yı makamında ziyareti (Bu ziyarette Atatürk, Avni Paşa’dan kendisini hükümeti oluşturan kişilerle tanıştırmasını istemiş, Avni Paşa “Elbette, tabiî!” cevabını vermiştir). (Kaynaklarda bu ziyaretin tarihi belirtilmemiştir). [Kocatürk]

12 Mart 1919 – Bahriye Nazırı Avni Paşa’nın, Dahiliye Nazırı Mehmet Ali Bey’le beraber Atatürk’ü Şişli’deki evinde ziyareti (Görüşme esnasında Mehmet Ali Bey’in, “Paşa Hazretleri, bizimle işbirliği yapar mısınız?” sorusuna Atatürk’ün cevabı: “Niçin etmeyeyim; eğer siz memleketi bugün içine düşmüş olduğu badireden kurtarmaya azmetmiş insanlar iseniz…” Mehmet Ali Bey ayrılırken, ertesi gün için Atatürk’ü Cercle d’Orient’a öğle yemeğine davet etmiştir). (Kaynaklarda bu ziyaretin tarihi belirtilmemiştir. Ata ve i., s. 159’da bu tarih 23 Nisan 1919 olarak düşünülmüştür). [Kocatürk]

13 Mart 1919 – Dahiliye Nazırı Mehmet Ali Bey’in, Cercle d’Orient’da Atatürk’e öğle yemeği vermesi (Bu yemekte Bahriye Nazırı Avni Paşa da bulunmuştur). [Kocatürk]

14 Mart 1919 – Atatürk’ün, Hukuk-u Beşer gazetesinde ordu kumandanlarını suçlayan bir yazı yayımlanması sebebiyle Harbiye Nezareti’ne yazısı: “…Vatan ve millet için temiz ve masum duygularla ve her türlü mahrumiyet ve müşkilât içinde namus vazifesini hakkıyla yapan Osmanlı ordularını haydut ve aynı mahrumiyet ve müşkilâta maruz ve yegâne dayanağı namus ve haysiyetinden ibaret olan adı geçen ordular komutanlarını sefil ve haydutbaşılıkla nitelemek ve teşhir etmek ne büyük ahlâksızlık ve ne sefil vicdansızlıktır. Osmanlı ordularını, onun namuslu komutanlarını bu suretle teşhir edebilmek kabiliyeti, ancak vatan ve milletin çöküşünü ve yok olmasını arzu eden bir alçakta bulunabilir.”

14 Mart 1919 – Yunanlıların çıkarma planını, İngiltere Başkanı Lloyd George, Fransa Başkanı Clemenceau, İtalya Başkanı Orlando, Amerika Birleşik Devletleri Başkanı Wilson, Paris’te kabul ettiler.

14 Mart 1919 – Bir gazetede, Mustafa Kemal Paşa’nın tutuklandığına dair bir haber çıkar, ama sonra haberin doğru olmadığı anlaşılır. İstanbul’da kalmanın giderek tehlikeli durum yarattığını gören Mustafa Kemal Paşa, Genelkurmay’daki arkadaşlarının yardımıyla, kendisini 9. Ordu Birlikleri Müfettişi unvanı ve geniş yetkileriyle Anadolu’ya tayin ettirir. İlk durak Samsun’dur.

15 Mart 1919     İstanbul’da, Arnavut Teavün Cemiyeti kuruldu.

17 Mart 1919 – İzmir’de Müdafaa-ı Hukuk-ı Osmaniye Cemiyeti’nin kongresi başladı.

17/18 Mart 1919 – İngilizlerin Samsun’a asker çıkarmaları bölge halkının tepkisini çekmiş; 17-18 Mart 1919 gecesi Teğmen Hamdi Bey askerleriyle birlikte dağa çıkmıştı.

19 Mart 1919     İzmirli bir heyet, padişahla görüştü.

19 Mart 1919     İzmir Müdafa-i Hukuk kongresi toplandı.

19 Mart 1919     Mustafa Kemal Erzurum’a, örgütlenmeyi anlatan bir mektup gönderdi.

24 Mart 1919     İngilizler, Urfa’yı işgal etti.

28 Mart 1919 – İtalyanlar, Antalya’yı işgal etti.

30 Mart 1919 – İngilizler, Merzifon’u işgal etti.

30 Mart 1919 –  Boğazlayan kaymakamı Kemal Bey’in Ermeni tehciri dolayısıyla, Divanı Harp kararıyla, İstanbul’da idamı ve ertesi gün halkın olayı büyük gösterilerle protesto etmesi. (Bazı kaynaklarda idam tarihi 10 Nisan geçmektedir.)

30 Mart 1919 – Damat Ferid Paşa, İngiltere’nin himayesini sağlamak üzere, Amiral Calthorphe’a bir proje verdi.

30 Mart 1919 –  Damat Ferit,  İngiliz Yüksek komiserine, Padişah vahdettin ile birlikte hazırladığı bir anlaşma taslağı sundu. Bu taslağa göre Türkiye’nin yönetimi 15 yıllığına İngiltere’ye bırakılmak isteniyordu. İngiliz Amiral Webb bu öneriyi geri çevirdi. (Damat Ferit, İngilizleri bile şaşırtan bu önerisini 8 Eylül 1919’da yeniledi. Sonuçta İngilizlerle 12 Eylül 1919 tarihinde gizli bir anlaşma imzalandı.)  (Sinan Meydan, 1923, 3. Baskı, s.145.)

9 Nisan 1919 – Antalya’nın İşgali sona ermiştir. İtalyan birliklerinin iki yıl kadar süren işgal 9.7.1921 tarihinde sona ermiştir.

10 Nisan 1919 – Boğazlıyan Kaymakamı, İstanbul’da idam edildi.

10 Nisan 1919 – Boğazlıyan Kaymakamı Mehmet Kemal Bey (Milli şehit) Görevini yaparken Damat Ferit Paşa Hükümeti’nin kararı ile aynı konuda hiçbir gerekçe gösterilmeden yargılanmak üzere 7 Ocak 1919 da gözaltına alınmış ve 30 Ocak 1919’da İstanbul’a getirilmiştir. Mahkeme bu şekilde devam ederken, İngilizler ve Ermeniler Kemal Bey’in asılması için Mahkeme Başkanı Hayret Paşa’ya baskı yaptıklarından, Hayret Paşa istifa etmiş yerine “Nemrut” lakabıyla anılan Mustafa Paşa getirilmiştir. Mahkeme sonradan bu hakimin adı ile özdeşleşecek ve “Nemrut Mustafa Divanı” veya “Kürt Mustafa Divanı” şeklinde hafızalarda kalacaktır. Nemrut Mustafa önceden verilmiş bir emri yerine getiren bir memur tavrıyla mahkemeyi sonuçlandırarak 8 Nisan 1919’da Kemal Bey’i idama mahkum eder. 10 Nisan 1919 Perşembe günü akşam üzeri toprağa verilir.

10 Nisan 1919- Mustafa Sabri, şeyhülislamken, Atatürk’ün yanında vatan ve namus mücadelesi veren Kuvvacı müftüleri görevden aldı.10 Nisan 1919’da idam edilen, “milli şehit” Boğazlıyan Kaymakamı Kemal Bey’in idam fetvasını imzaladı.

11 Nisan 1919 – 15. Kolordu Komutanlığı’na atanan Kâzım Karabekir’in veda ziyareti, Atatürk’ü Şişli’deki evinde ziyareti  ve görüşmeleri.

11 Nisan 1919 – XV. Kolordu Komutanlığına atanan Kazım Karabekir’in İstanbul’da Mustafa Kemal Paşa’ya (Şişli’deki evinde) veda ziyareti ve görüşmeleri. Erzurum’da ordu komutanlığına atanan Kazım Karabekir, görev yerine gitmeden Mustafa Kemal’le görüşerek onun da Anadolu’ya geçmesini istedi.

12 Nisan 1919 – Albay Fahrettin Bey’in (Altay), III. Kolordu Komutanlığına atanması.

13 Nisan 1919 – İngilizlerin Kars’ı işgal edip Cenubigarbi Kafkas Hükümeti’nin dağıtması.

16 Nisan 1919    Fransızlar, Afyonkarahisar’ı işgal etti.

17 Nisan 1919 – Rauf Bey’in, Atatürk’ü Şişli’deki evinde ziyareti (Atatürk bugün, Rauf Bey’e “Kardeşim Rauf Bey’e” ithafiyle bir resmini armağan etmiştir). İstanbul’da Mustafa Kemal ile Rauf Bey (Orbay) bir görüşme yaptı.

17 Nisan 1919 – Kazım Karabekir Samsun’a vardı.

17 Nisan 1919 – İzmir’de bulunan Averof zırhlısına mensup bir Yunan birliği gemiden Kordon’a çıkarak, halkı tahrik etmek istedi.

20 Nisan 1919 – Gürcü ordusunun, milli şura kuvvetlerini bozarak Ardahan’ı işgali.

20 Nisan 1919 – Adana’da “Kilikyalılar Cemiyeti”nin kuruluşu.

21 Nisan 1919 – İngiliz Yüksek Komiseri Amiral Calthorpe, 21 Nisan 1919’da Osmanlı Harbiye Nazırlığı’na şu notayı vermişti: 1- Erzurum, Erzincan, Bayburt ve Sivas yörelerindeki ordunun terhis ve silahlarının toplanması işi çok yavaş gitmektedir. 2- Bu yörelerde, Kars’ta olduğu gibi baştan başa şuralar kurulmuştur. Bu şuralar ordunun denetimi altında asker toplamaktadır. 3- Bu olaylar, Ermenistan hakkında verilecek karara karşı koymak için İttihatçı Jöntürklerce örgütlenmektedir.Bu İngiliz notası sonunda Amiral Calthorpe, “Gereken her türlü önlemin derhal alınmasını, ilgililere emir ve talimat verilmesini, yoksa işin ciddiyet kazanacağını” bildirmişti.Amiral Calthorpe, Sadrazam Damat Ferit’e gönderdiği resmi yazıyla da yetinmemiş, Padişah Vahdettin’le de görüşerek özellikle “Karadeniz’deki karışıklıkların bastırılması” konusunda ona da kesin uyarılarda bulunmuştu. Calthorpe, Vahdettin’e, “Yüksek yetkilere sahip askeri bir kurulun, başlarında yetenekli bir generalle derhal görev yerine giderek o bölgedeki 9. Ordu’yu disiplin altına almasını” söylemişti. İngilizlerin isteği üzerine Damat Ferit Hükümeti, hiç zaman kaybetmeden Karadeniz’de ve Doğu Anadolu’da asayişi sağlamak için harekete geçti. Hükümet, bu işin üstesinden gelecek; Anadolu’ya gidip yer yer başlayan direnişe son verecek güçlü bir komutan aramaya başladı. Damat Ferit Hükümeti, bu zor görevi aynı zamanda padişahın yaveri olan Atatürk’e verdi. 29 Nisan 1919 Salı günü Atatürk’e, 9. Ordu Müfettişliği görevi verilmişti.

24 Nisan 1919    İtalyan askerleri, Konya’ya girdi.

28 Nisan 1919 – Divan-ı Harb-i Örfi’nin İstanbul’da duruşmalara başlaması.

29 Nisan 1919 – Antalya’nın İşgali. İtalyan birliklerinin Mondros barışı uyarınca Antalya’yı işgali. Bölgede güvenliğini sağlamak amacı ile aniden yapıldı. Halka baskı yapmaktan kaçındılar. Şehzade Abdülrahim başkanlığındaki bir kurul Antalya’ya gelerek Hürriyet ve İtilâf partisinin Antalya şubesini kurdular. İtalyanlar halkla çatışmadılar ve Millî Mücadele ile ters düşmediler. Hatta İtalyan istihbarat örgütü Batı cephesindeki gelişmeler hakkında bilgiler aktardı. İki yıl kadar süren işgal 9.7.1921 tarihinde sona ermiştir. Kaynak: Türkiye Cumhuriyeti Tarihi Sözlüğü 1918-2000

29 Nisan 1919 – Harbiye Nazırı Şakir Paşa’nın, Atatürk’ü Nezaret’e davet ederek “Türklerin Rumlarla yaptığı baskıyı yerinde incelemek ve önlemek üzere Karadeniz bölgesine müfettiş olarak gönderilmesi”nin kararlaştırıldığını bildirmesi.

29 Nisan 1919 – Atatürk’e 9. Ordu Müfettişliği görevi verildi. Damat Ferit Hükümeti, halkı örgütleyip düşmana karşı direnmesi için değil, yer yer başlamış olan direnişleri sonlandırması için Atatürk’ü Samsun’a gönderdi. Vahdettin de bu kararı onayladı. Amaç İngilizlere yaranmaktı. Çünkü direnerek değil, emperyalizmin merhametine sığınarak kurtulacaklarını düşünüyorlardı. (ATATÜRK’ÜN GÖREV VE YETKİLERİ. Hükümet, Anadolu’ya göndereceği Atatürk’e şu görevleri verdi: 1- Bölgede asayişin sağlanması, 2- Silah ve cephanenin toplanıp koruma altına alınması, 3- Şuralar varsa ve asker toplanıyorsa bunların derhal engellenmesi, 4- Şuraların kapatılması.

29 Nisan 1919 – Atatürk görevin detaylarını öğrenmek için Genelkurmay’a çağrıldığında Genelkurmay İkinci Başkanı Kazım İnanç Paşa’yla görüşerek yetkilerini biraz daha genişletmeyi başarmıştı. Yetki belgesini cebine koyup Kazım İnanç Paşa’nın yanından çıkarken hissettiklerini 1926’da Falih Rıfkı Atay’a şöyle anlatmıştı: “Tarih bana öyle müsait şartlar hazırlamış ki kendimi onların kucağında hissettiğim zaman ne kadar bahtiyarlık duydum tarif edemem. Bakanlıktan çıkarken heyecanımdan dudaklarımı ısırdığımı hatırlıyorum. Kafes açılmış, önümde geniş bir âlem, kanatlarını çırparak uçmaya hazırlanan bir kuş gibi idim.”

30 Nisan 1919 – Savaş Bakanlığı, Atatürk’ün Anadolu’ya atanması kararını 30 Nisan 1919’da Padişah Vahdettin’e arz etti. Padişah onayı aynı gün saraydan çıktı. (Mustafa Kemal’in 9. Ordu Müfettişliğine atama iradesi, 30 Nisan 1919’da Padişahça onaylanır. 5 Mayıs’ta Bakanlar Kurulunda tartışılan talimat, 6 Mayıs’ta görev yerine acele hareket etmesi için kendisine, 7 Mayıs’ta da kolordulara duyurulur.)

30 Nisan 1919 – Mustafa Kemal’in 9’uncu Ordu Kıtaatı Müfettişliğine atanması. (9. Ordu Müfettişi oldu.)

30 Nisan 1919 – Atatürk’ün,  9.   Ordu   Kıtaatı   Müfettişliği’ne  atanmasının Vahdettin tarafından onaylanması. “30 Nisan 1919 Tarihinde 9 ncu Ordu Kıtaatı Müfettişliği’ne tayin edilmiş ve seneyi mezkûre Temmuzu’nun beşinde İstanbul Hükümet-i sakıtasınca memuriyetine hitam verilmiştir.”

30 Nisan 19191 – Harbiye Nezareti’nin, Sadaret’e yazısı: “…Mustafa Kemal Paşa tarafından yapılacak tebligatı emri altında bulunacak olan vilâyet mülkî memurlarının yerine getirmelerinin genelge ile duyurulması.”

30 Nisan 1919 – İngilizlerin Kars’ın yönetimini Ermenilere devretmesi.

1 Mayıs 1919 – Sadrazam Damat Ferit Paşa, Mustafa Kemal için bir çay düzenledi.

1 Mayıs 1919 – Harbiye Nazırı Şakir Paşa’nın, Atatürk’ü -9.Ordu Müfettişliği’ne atanma işlemlerinin tamamlanmasını takiben- makamına daveti ve kendisini aynı gün Babıâli’de Sadrazam Damat Ferit Paşa ile tanıştırması: “…Efendimiz, yeni vazife ile Anadolu’ya giden Mustafa Kemal Bey’i zat-ı devletinize takdim ederim.” (Kaynaklarda bu olayın tarihi belirtilmemiştir).

1 Mayıs 1919 – Harbiye Nazırı Şakir Paşa’nın, Atatürk’ü Dahiliye Nazırı Mehmet Ali Bey’in makamına götürüşü ve Harbiye Nezareti’nce kendisine verilen vazifeyi, Mehmet Ali Bey’e bildirmesi. (Kaynaklarda tarih belirtilmemiş, bu olayın, Atatürk’ün Damat Ferit Paşa ile tanışma günü gerçekleştiği ifade edilmiştir). [Kocatürk]

1 Mayıs 1919 – Almanya’da eğitim görmekte olan gençler Kurtuluş adlı bir sosyalist bir dergi yayınlamaya başladı.

3 Mayıs 1919 – XV. Kolordu Komutanı Kazım Karabekir’in Erzurum’a gelişi.

4 Mayıs 1919 – Atatürk’ün Samsun’a gönderilmesiyle ilgili kararname 4 Mayıs 1919 Pazar günü Bakanlar Kurulu’nda da görüşülüp kabul edildi.

5/6 mayıs 1919 – Paris Konferansı görüşmelerinde, Lloyd George’un Yunanlıların İzmir’e çıkarılmasını önermesi. İngiltere Başkanı Lloyd George, Paris’te Barış Konferansı’nda Yunanlıların İzmir’e çıkarma yapmasını istedi. (Lloyd George Yunanlıları Anadolu’ya göndermeye kararlıydı. Kıbrıs ve İstanbul’u içine alan, Boğazlara egemen, Korfu Adasından Anadolu içlerine uzanan büyük bir Yunanistan’ı aklına koymuştu. Dolayısıyla buna karşı olan hiçbir fikri dinlemek istemiyordu. Paris’te Venizelos’un becerikliliği, Lloyd George ile Clemenceau‟nun Grek hayranlığı, Wilson‟un zaafı, İtalya’nın beceriksiz davranışı, Yunan tezine elverişli bir hava yarattı. İtalyanların 28 Mart 1919‟da Antalya’yı işgal etmiş olmaları, 29 Nisan’da bir İtalyan zırhlısının İzmir’e gelmesi Lloyd George‟nin aradığı fırsatı yarattı ve İzmir’e İtalyan çıkarmasına meydan vermemek ve bölgedeki Hristiyan ahalinin can güvenliğini sağlamak gerekçesiyle, Yunanistan’ın İzmir’i işgal etmesine izin verilmesini istedi.)

5 Mayıs 1919 – Harbiye Nezareti’nin, 9. Ordu Kıtaatı Müfettişliğine atanmasının Atatürk’e resmen bildirildiği hakkında Genelkurmay Başkanlığı’na yazısı.

5 Mayıs 1919 – Atatürk’ün 9. Ordu Kıtaatı Müfettişliği’ne atanma kararının, Takvim-i Vakayi’de yayımlanması. Mustafa Kemal’in Samsun’a atanma emri, Takvimi Vekayi’de yayınlandı.

6 Mayıs 1919 – Harbiye Nezareti tarafından Atatürk’e, müfettişlik vazifesiyle ilgili yetkilerini belirten talimatın verilmesi ve acele hareketinin istenmesi.

6 Mayıs 1919 – Atatürk’ün, Harbiye Nezareti’ne “İtilâf Devletleri’yle yapılan antlaşma ve alınan kararların Hariciye Nezareti’nden, görev sahasına giren vilâyetleri gösteren bir krokinin de Dahiliye Nezareti’nden alınarak kendisine verilmesi” hakkında yazısı. [Kocatürk]

5/6 Mayıs 1919 – İngiltere Başkanı Lloyd George, Paris’te Barış Konferansı’nda Yunanlıların İzmir’e çıkarma yapmasını istedi.

7 Mayıs 1919 – İtilaf Devletleri’ne mensup gemiler İzmir limanına gelmeye başladı.

7 Mayıs 1919 – Harbiye Nezareti tarafından Yıldırım Kıtaatı Müfettişliği’ne, 13., 3. ve 15. Kolordu Komutanlıklarına, Atatürk’ün 9. Ordu Müfettişliği’ne atandığının bildirilmesi ve yetkilerini gösteren talimatın birlikte gönderilmesi.

7 Mayıs 1919 – Atatürk’ün, Harbiye Nezareti’ne, 9. Ordu Müfettişliği karargâh mensuplarının 3 aylık ödeneklerinin şimdiden ve İstanbul’dan verilmesini isteyen yazısı. [Kocatürk]

8 Mayıs 1919 – Atatürk’ün, 9. Ordu Kıtaatı Müfettişliği’ne atandığının Harbiye  Nezareti  tarafından  bütün   kolordulara bildirilmesi.

9 Mayıs 1919 – Atatürk’ün, Süleymaniye’de İsmet (İnönü) Bey’i evinde ziyareti ve kendisine söyledikleri: “…Ben yerleşinceye kadar sen de bana yardım edeceksin ve iş başladığı vakit yanıma geleceksin!” (Kaynaklarda bu ziyaretin tarihi belirtilmemiştir. Biz, bu tarihin, Atatürk’ün Samsun’a hareketinden önceki günlere rastlaması gerektiğini düşünüyoruz). [Kocatürk]

10 Mayıs 1919 – İtilaf Devletleri temsilcileri, Paris’te, Yunanlıların İzmir’i işgali konusunda karar aldı.

10 Mayıs 1919 – Paris’te İtalya’nın katılmadığı görüşmelerde İzmir’in nasıl işgal edileceği tartışıldı. Venizelos Osmanlı hükümetine sadece 12 saat önceden haber verilmesini ve tabyaların Müttefiklerin eline geçmesinden sonra Yunan komutanlığına teslim edilmesini istedi.

11 Mayıs 1919   Ali Batı ayaklanması başladı. Mardin bölgesinde Ali paşa ayaklanması.

11 Mayıs 1919 – İtalyanlar Marmaris, Fethiye ve Bodrum’u işgal etti.

11 Mayıs 1919 – Bir kısım Amerikan savaş gemilerinin İzmir’e gelişi.

11 Mayıs 1919 – 9. Ordu Kıtaatı Müfettişliği’ne atanan Atatürk’ün, İstanbul’dan Sivas Vilâyeti’ne, Canik Müstakil Mutasarrıflığı’na ve Sivas’ta 3. Kolordu Komutanlığı’na, bölgede faaliyette bulunan eşkiyaların miktarı ve mahiyetleri hakkında bilgi isteyen telgrafı: “…Bu bilgi mülkî makamlarla askerî makamların yazışmaları ile tespit edilecek ve Kolordu Komutanı Albay Selâhattin Bey bu bilgiyi Samsun’da bana verecektir.” (Bu telgraf, Atatürk’ün müfettişlik vazifesine daha İstanbul’da iken başladığını göstermektedir). [Kocatürk]

12 Mayıs 1919 – Paris görüşmelerinde İzmir’in işgal kararının alındığı toplantıya katılmayan İtalyanlara işgal onaylatıldı. Buna karşılık İtalyanların Güney’de yaptığı işgaller de diğer devletler tarafından onaylandı.

12 Mayıs 1919 – Atatürk’ün, 9. Ordu Müfettişliği Karargâhı’nın “seferi karargâh”  sayılması   hakkında  Harbiye   Nezareti’ne  yazısı.

13 Mayıs 1919 – İzmir’in işgal edileceğine ilişkin Venizelos’un beyannamesi, Aya Fotini Kilisesi’nde Yunan Albayı Mavrudis tarafından yerli Rumlara okundu.

13 Mayıs 1919 – Atatürk’ün, Harbiye Nezareti’ne “9. Ordu Müfettişliği karargâh mensuplarının 3 aylık ödenekleri ile fevkalâde masraflar için bir miktar para verilmesi ve karargâhın seferî sayılması hakkında evvelce yaptığı müracaatların acele sonuçlandırılmasını isteyen ve bunları takiben 3 gün sonra İstanbul’dan hareket edileceğini” bildiren yazısı.

13 Mayıs 1919 – Paris görüşmelerinde Lloyd George, Osmanlı Devleti’nin İtilaf devletleri arasında bütünüyle bölüşülmesini istedi.

14 Mayıs 1919 – Amiral Calthorpe, İzmir’in işgali için nota verdi. (Harekâtı idare eden İngiliz Amirali Calthorpe, 14 Mayıs 1919’da Mütareke’nin 7. maddesi gereğince, İzmir istihkâmlarının müttefiklerce işgal edileceğini, saat 9’da Ali Nadir Paşa ve valiye bildirdi. İstanbul’da da Damat Ferit Paşa’ya aynı tebligat yapıldı. Kolordu Komutanı İstanbul’dan talimat istediğinde, Harbiye Nazırı, mütareke hükümlerine uygun isteğin yerine getirilmesi cevabını verdi. Komutan birliklere işgal hareketine karşı konulmamasını emretti.)

14 Mayıs 1919 – İzmir Limanı’nda bulunan İtilaf Devletleri donanması kumandanı Amiral Calthrope, Türk ordusuna İzmir’in Yunanlılar tarafından işgal edileceğini bildirdi. (Akşam verilen ikinci bir nota ile İzmir‟in 15 Mayıs 1919‟da Yunan kıtalarınca işgal edileceği, istenmeyen bir vakaya meydan verilmemesi için, askerlerin garnizonlarda toplu olarak bulundurulması, dışarı ile haberleşmeyi engellemek için telgraf merkezinin ingiliz kıtaları tarafından işgal edileceği, sükûn ve asayişin temininde limandaki müttefik donanmasının etken olacağı tebliğ ediliyordu.)

14 Mayıs 1919 – İzmirli yurtseverler, gece Yahudi Maşatlığı’nda toplanarak, ”Reddi İlhak” ilkesini kabul ettiler. (Kolordu Komutanı Harbiye Nezareti’nden talimat istedi. Şakir Paşa’dan “Vukuat mütareke ahkamı çerçevesinde cereyan ettiğine nazaran hareketinizi ona göre telif ve tatbik ediniz.” şeklinde bir cevap aldı. Vali ise bütün gayretine rağmen, Damat Ferit’den Meclis-i Vükela’dan bir karar almadıkça talimat veremeyeceği cevabını aldı. Vali kendi insiyatifiyle işgalin tercihen müttefik kuvvetlerince yapılmasını beyhude yere talep etti. 15 Mayıs erken saatlerde de Babıali’den şimdiye kadar hiçbir talimat almadığını belirterek işgali protesto etti ve bu durumu bir askeri tedbir olarak telâkki ettiğini bildirdi. İzmir’in ertesi günü işgal edileceğini anlayan halk, heyecan içindeydi.)

14 Mayıs 1919 – İzmir Redd-i İlhak Cemiyeti halkı işgale karşı direnmeye çağırdı. Camilerden selâ verilerek bütün İzmir halkı Yahudi maşatlığına (Yahudi mezarlığı) çağrıldı. Kırkbin kişi sabaha kadar ateşler yakarak işgali protesto etti. İzmir yurtseverleri, gece Yahudi Maşatlığı (şimdi park)’ında toplanarak “Redd-i İlhak” ilkesini kabul ettiler. Kurulan Redd-i İlhak Heyet-i Milliyesi” halka bir bildiri yayınladı. (Müdafaa-i Hukuk Cemiyeti’nin oluşturduğu Redd-i ilhak Heyet-i Millîyesi yayınladığı el ilânıyla, halkı maşatlıkta toplanmaya, İzmir’in Türk olduğunu göstermeye, çağırdı. Aynı zamanda çevre illere, “İzmir elden gidiyor. Bütün ümidimiz sizdedir. Vatan ordusuna katılmaya hazırlanınız.” telgrafı çekildi.)

14 Mayıs 1919 – Genelkurmay başkanlığına Cevat Paşa’nın (ÇOBANLI) ikinci kez atanması.

14 Mayıs 1919 – Mustafa Kemal Paşa’nın, Sadrazam Damat Ferit ile yeni görevi hakkında görüşmesi.

14 Mayıs 1919 – İtalyanların Kuşadası’na çıkarma yapması ve Selçuk İstasyonu’nun işgali.

14 Mayıs 1919 – İzmir civarındaki Foça, Karaburun, Urla ve Yenikale istihkamlarının İngiliz, Fransız ve Yunan birliklerince işgali.

14 Mayıs 1919 – Atatürk’ün, Sadrazam Damat Ferit Paşa’nın Nişantaşı’ndaki evine, akşam yemeğine davet edilmesi ve yemekten sonra, Cevat (Çobanlı) Paşa da olduğu halde, Sadrazam’la yeni vazifesi hakkında görüşmesi.

14 Mayıs 1919 – Paris Barış Konferansı: 14 Mayıs 1919 günü yapılan görüşmelerde Anadolu’nun İngiliz, Fransız, İtalyan ve Yunan devletlerince ne şekilde bölüneceğine dâir plan son şeklini almıştı.Paris görüşmelerinde Lloyd George, Osmanlı Devleti’nin İtilaf devletleri arasında bütünüyle bölüşülmesini istedi.

14 Mayıs 1919 – Amiral Calthorpe, 14 Mayıs’ta İzmir Valisi İzzet’e ve 17. Kolordu Komutanı Ali Nadir Paşa’ya 15 Mayıs’ta İzmir’in işgal edileceğini bildirdi.

14 Mayıs 1919 – Gece İzmir Reddi İlhak Cemiyeti Maşatlık’ta bir miting yaparak işgale direnilmesini istedi. Ancak Vali İzzet Bey, “Sükûnetinizi koruyunuz” diyerek direnişe izin vermedi.

15 Mayıs 1919 – 16 Yunan gemisinin taşıdığı, 4 İngiliz ve 2 Yunan muhribinin refakat ettiği işgal donanması İzmir’e çıktı. İşgal başladığı sırada İzmir limanında ayrıca İngiltere, ABD, Fransa, İtalya ve Yunanistan’a ait 30’dan fazla savaş gemisi vardı.

15 Mayıs 1919 – Yunanlıların İzmir’e çıkması. Elefterios Venizelos’un devamlı gayretleri ve diğer büyük devletlerin desteklemesi sonucunda İzmir’e Yunan askeri çıkarılması 15 Mayıs 1919 tarihinde uygulamaya konuldu.

15 Mayıs 1919 – İzmir, İtilaf Devletlerinin desteği ile Yunanlılar tarafından işgal edildi ve ilk silahlı direniş başladı.

15 Mayıs 1919 – İzmir’in işgalinden 4 saat 10 dakika sonra, Denizli Müftüsü Ahmed Hulusi Efendinin başkanlığında, “Denizli Heyeti Milliyesi” kuruldu.

15 Mayıs 1919 – Sabahtan itibaren yaklaşık onikibin kişiyi bulan Yunan kuvvetleri İzmir’e çıkmaya başladı. Kadifekale’ye Yunan topları yerleştirildi.

15 Mayıs 1919 – Hukuk-ı Beşer gazetesinde günlerdir direniş çağrıları yapan gazeteci Hasan Tahsin (Osman Nevres) şehir içinde zafer yürüyüşü yapan işgalcilerin bayraktarını tabancasıyla vurdu. Bunun üzerine işgalciler Hasan Tahsin’e kurşun yağdırarak, şehit etti. Yunan güçlerine ilk kurşunu atan Hukuku Beşer gazetesi Başyazarı Hasan Tahsin (Osman Nevres) ile Askerlik Şube Başkanı Albay Süleyman Fethi şehit edildiler. (15 Mayıs sabahı saat 8’den itibaren müttefik donanmasının şehre dönük toplarının himayesinde, Yunan birlikleri İzmir’i işgale başladılar. Karaya çıkan birlikler, yerli Rumların taşkın ve coşkun gösterileri ortasında, İzmir Metropoliti Hrisostomos tarafından takdis edildikten sonra, Konak istikametinde yürüyüşe geçtiler. Efzon alayı “Zito Venizelos” naraları arasında Kemeraltı köşesini dönerken atılan bir kurşunla Yunan bayraktarı yerlere yuvarlandı. Rumlar panik halinde kaçışmaya başladılar. İlk şaşkınlığı attıktan sonra, Efzonlar silâha sarılıp etrafı taramaya başladılar. Özellikle Sarıkışla yarım saat tarandı. Sonra Kolordu Komutanı Ali Nadir Paşa, elinde beyaz teslim bayrağı olduğu halde, subay ve askerleriyle dışarı çıkarıldı ve ağır hakaretlere maruz kaldı. Türk askerleri “Zito Venizelos” diye bağırmaya zorlandı. Bağırmayanlar süngülendiler.)

15 Mayıs 1919 – Yağma ve katliama başlayan Yunan askerleri şehirde terör estirdi.

15 Mayıs 1919 – Şehirdeki telgrafçılar işgali bütün Anadolu’ya bildirmeye başladı.

15 Mayıs 1919 – Muğla’da, İzmir’in işgalini protesto amacıyla miting. Denizli’de, Aydın’da, Muğla’da, Konya’da ve Burdur’da işgale karşı mitingler yapıldı.

15 Mayıs 1919 – Türk Kurtuluş Savaşı 15 Mayıs 1919’da Yunanlıların İzmir’i işgali sırasında düşmana ilk kurşunun atılmasıyla başladı.

15 Mayıs 1919 – Atatürk’ün, sabah Genelkurmay Başkanlığı’na giderek Cevat (Çobanlı) ve Fevzi (Çakmak) Paşalara veda etmesi.

15 Mayıs 1919 – Atatürk’ün, Babıâli’ye giderek Hükûmet üyelerine veda etmesi (Atatürk Babıâli’ye geldiği zaman Kabine toplantı halinde idi ve Yunanlıların İzmir’e çıkışını görüşüyordu. Atatürk Sadaret bekleme salonunda Dahiliye, Hariciye ve diğer bir kısım nazırlarla görüşerek onlara veda etti.

15 Mayıs 1919 – Mustafa Kemal, Yıldız Sarayı Küçük Mabeyn Köşkü’nde Padişah Vahdettin ile görüştü.

15 Mayıs 1919 – Atatürk’ün, Bandırma vapuru kaptanı İsmail Hakkı (Durusu) Bey’i Şişli’deki evine çağırarak hareket şekline dair bilgi alması.

15 Mayıs 1919 – İzmir’in işgali esnasında görevli olan Mümin, kendisini ordudan attırarak, işbirlikçi rolüne başladı. Oysa Mustafa Kemal’in istihbarat elamanıydı. Deşifre olup Yunan ordusunca tutuklanınca idama mahkum edildi. 1923’de Atatürk’ün özel takibiyle esir edilen Trikopis’e karşılık takas edildi ve orduya geri döndü. İstiklal Madalyası aldı, Aksoy soyadını aldı. Albay rütbesinden emekli oldu. 1948’de vefat etti. İzmir Balçova mezarlığında yatıyor.

15 Mayıs 1919 – Atatürk, Samsun’a hareket etmeden bir gün önce, 15 Mayıs 1919’da Padişah Vahdettin’le son bir görüşme yapmıştı. Atatürk’ün anlattığına göre Vahdettin o görüşmenin bir yerine, “Paşa, paşa! Devleti kurtarabilirsin!” demişti. Vahdettin’in ne demek istediğini Atatürk sonraları şöyle anlatacaktı: “Vahdettin demek istiyordu ki hiçbir kuvvetimiz yoktur. Tek dayanak noktamız İstanbul’a hâkim olanların siyasetine uymaktır. Benim memuriyetim onların şikâyet ettikleri meseleleri halletmektir. Eğer onları memnun edebilirsem, memleketi ve halkı bu siyasetin doğruluğuna inandırabilirsem ve bu siyasete karşı gelen Türkleri tutuklarsam Vahdettin’in arzularını yerine getirmiş olacaktım.”

15 Mayıs 1919 -Yunan ordusu çok kanlı bir şekilde İzmir’i işgal etti. O gün Gazeteci Hasan Tahsin, Yunan Efzon alayının iri yarı sancaktarını vurdu. İşte Hasan Tahsin’in tabancasından çıkan o ilk kurşunla başladı Kuvayı Milliye…

15 Mayıs 1919 –  İstanbul Galata Rıhtımı’nda olağanüstü bir kalabalık vardı. Seyyar satıcılardan, ayakkabı boyacılarından, polislerden, jandarmalardan ve hamallardan geçilmiyordu. Bunlar, gizli örgüt MM Grubu’nun tepeden tırnağa silahlı adamlarıydı. Görevleri, Mustafa Kemal Paşa ile 19 kişilik maiyetinin Bandırma Vapuru’na sağ salim binmesini sağlamaktı. Operasyonu rıhtımda yöneten Topkapılı Cambaz Mehmet, iyi yüzme bilen, iyi silah kullanan 50 İnebolulu fedai genci de Bandırma Vapuru’nun içine yerleştirmiş, bunlara gerekli talimatı vermiş ve Samsun’a kadar sürecek yolculuğun tüm güvenlik önlemlerini almıştı.

15 Mayıs 1919 – İzmir’in işgalinden sadece dört saat gibi kısa bir süre sonra düzenlediği mitingde “işgal edilen memleket halkının silaha sarılması dini bir görevdir.” diyen Müftü Ahmet Hulusi Efendi‘nin etrafında Denizlililer hemen birleşmişlerdir.

16 Mayıs 1919 – Öğleden sonra Rum çetelerle destekli Yunan birlikleri, Urla’daki askeri birliğe ve Türk mahallelerine saldırdı. Urla’da Yarbay Kazım Bey’in elinde 173. Alay’a mensup sadece 18 er vardı. 120 kadar gönüllü, bu 18 kişilik birliğin yardımına geldi. Urla’da asker-sivil birlikte bir gün boyunca düşmana direndi. 17 Mayıs’ta Urla Yunan işgaline girdi. Halk ve ordu tarafından yapılan ilk kurşun savaşı buydu.

15-16 Mayıs 1919 – Damat Ferid Paşa Hükümeti, yeniden kuruldu.

16 Mayıs 1919 – Telgraflar çekilmeye, mitingler yapılmaya, direniş için örgütlenilmeye başlandı.

16 Mayıs 1919 – İzmir’in işgali bütün Anadolu’da protesto edilmeye başladı.

16 Mayıs 1919 – Atatürk’ün, Yıldız’da Hamidiye Camii’ndeki cuma selâmlığından sonra mahfil-i hümayun’da Padişah Vahdettin tarafından kabulü ve veda etmesi. (Mustafa Kemal Paşa, müfettişlik karargahının seferi karargâh sayılmasını ve personelin 3 aylık maaşlarının önceden verilmesini ister. Hazırlıklar tamamlandıktan sonra sadrazam ve Padişaha veda eder. Veda esnasında Padişahın sözleri anlamlıdır: “Paşa, paşa şimdiye kadar devlete çok hizmet ettin. Bunların hepsi artık bu kitaba geçmiştir. Bunları unutun. Asıl şimdi yapacağın hizmet hepsinden önemlidir. Paşa, Paşa devleti kurtarabilirsin.” Güven ve ümit ifade eden bu sözlere, Paşa saygı ve teşekkür ifade eden cümlelerle karşılık verir.)

16 Mayıs 1919 – Atatürk’ün, cuma selâmlığını takiben Şişli’deki evine dönüşü, annesi ve kız kardeşine veda etmesi.

16 Mayıs 1919 – Denizli, Tavas, Kastamonu’da İzmir’in işgalini protesto mitingleri.

16 Mayıs 1919 – Seferihisar’ın Yunanlılar tarafından işgali.

16 Mayıs 1919 – Güllük’ün İtalyanlar tarafından işgali.

16 Mayıs 1919 – Sarayköy Müftüsü Ahmet Şükrü Efendi, 16 Mayıs 1919 tarihinde düzenlediği mitingde halka İzmir’in kafir Yunanlılar tarafından işgal edildiğini, bu kafirlerin bulunduğu yerde Cuma namazı kılınamayacağını ve kılınmasının da caiz olmadığını bildirerek, düşmana karşı konmasını istemiştir.

16 Mayıs 1919 – Mustafa Kemal, 9 uncu Ordu Müfettişi olarak Anadolu’ya geçmek ve milli mücadeleyi başlatmak üzere, Bandırma Vapuru ile İstanbul’dan Samsun’a yola çıktı.

16 Mayıs 1919 – Atatürk’ün, 9. Ordu Kıtaatı Müfettişliği karargâh mensuplarıyla beraber  akşamüzeri,   Bandırma vapuru  ile  İstanbul’dan ayrılışı. (Atatürk, Galata rıhtımından bir motorla Kızkulesi açığında demirli bulunan Bandırma vapuruna geçmiş, vapur buradan hareket etmiştir).

16 Mayıs 1919 – Atatürk’ün,   Bandırma vapurunun   Kız kulesi  açıklarında aranmasını takiben düşman zırhlıları arasından geçerek İstanbul’u terk ederken, güvertede arkadaşlarına söyledikleri: “Bunlar işte böyle yalnız demire, çeliğe, silâh kuvvetine dayanırlar. Bildikleri şey yalnız madde! Bunlar hürriyet uğruna ölmeye karar verenlerin kuvvetini anlayamazlar. Biz, Anadolu’ya ne silah, ne cephane götürüyoruz; biz ideali ve imanı götürüyoruz!”

16 Mayıs 1919 – Atatürk’ün,   gece   Bandırma vapuru  kaptanına direktifi: “Düşman devletlerinin herhangi bir vasıtasının gadrine uğramamak için sahile yakın bir rota tutunuz! Şayet kesin tehlike görürseniz gemiyi karaya, en yakın sahile oturtunuz!” [Kocatürk]

16 Mayıs 1919   Balıkesirliler, işgali protesto ve silahlı mücadele kararı aldı.

16 Mayıs 1919   Yunanlılar, Urla ve Seferihisar’ı işgal etti.

16 Mayıs 1919 – Samsun’a gitmek için İstanbul’dan yola çıktığında İngilizlerin, Kız Kulesi açıklarında Bandırma Vapuru’nu durdurup silah ve cephane aramaları üzerine Atatürk şöyle demişti: “Sersem herifler! Cephane ve silah değil, kafa götürüyoruz.” Milli Mücadele işte o kafayla, o kafanın yaptığı akıllı hesaplarla kazanılacaktı.

17 Mayıs 1919 – Denizli-Çal Müftüsü Ahmet İzzet (Çalgüner) Efendi de ilçesinde ve çevresinde halkın ulusal harekete katılmaları için çalışmalarda bulunan din adamlarının ilklerindendir. O, 17 Mayıs 1919 günü Çal halkını Çarşı Camii’nde toplayarak onlara düşman istilasına karşı seyirci kalınmamasını ve silahla karşı konulmasının gerekli olduğunu anlatmıştır. Daha sonraki günlerde de aynı camide yapılan toplantılarla halkı düşmana direnme konusunda bilinçlendirmeye ve örgütlemeye çalışmıştır. Bu amaçla, ilçenin nüfuzlu kişileri ile toplantı yapmıştır. Böyle bir toplantıda; “Allahımız bir, kitabımız bir, vatanımız bir olduğuna göre korumaya da mecburuz. Kutsal değerlerimizi savunmak için Allah’ın ve Peygamberin emirlerine uymak gereklidir.

17 Mayıs 1919 – İstanbul Darülfünunu’nun hocaları ve öğrencileri, üniversitede İzmir’in işgalini kınadılar.

17 Mayıs 1919   Refet Bey (Bele), Sivas’ta 3. Kolordu komutanlığına atandı.

17 Mayıs 1919 – Albay Refet Bey’in (BELE) III. Kolordu komutanlığına atanması.

17 Mayıs 1919 – İtalyanların Söke’yi işgali.

17 Mayıs 1919 – Yunanlıların Urla ve Çemşe’yi işgali.

17 Mayıs 1919 – Bandırma vapurunun, gece saat 23.00 sıralarında İnebolu’ya gelişi (Şiddetli fırtına sebebiyle Atatürk ve arkadaşları karaya çıkmaksızın yolculuğa devam etmişlerdir.

17 Mayıs 1919 – Atatürk’ün, Ömer Sezai (Madra) Bey’e mektubu: “Azizim Sezai Bey, vazifeli olarak Anadolu’ya hareket ediyorum. Sizde korunan emanete ait senedi, anneme bıraktım. Dönüşünüzde, emanetle senedin değiştirilmesi için Vasıf Bey biraderimize rica ettim. Gözlerinizden öperim.” [Kocatürk]

17 Mayıs 1919 – Atatürk’e verilen müfettişlikle ilgili talimatın, Vükelâ Meclisi’nde kabulü.

18 Mayıs 1919 – Balıkesirliler, Alacamescid toplantısını düzenledi. Kuvayı Milliye hareketi ve kongre toplanması kararı alındı.

18 Mayıs 1919 – İşgale karşı tüm Anadolu’da protesto mitingleri yapılıyor. Erzurum’da yapılan gösteride Dursunzade Cevat (Dursunoğlu), tek çarenin silahlanıp, düşmana karşı koymak olduğunu dile getirdi.

18 Mayıs 1919 – İstanbul’da Ömer Besim Paşa’nın yönetiminde toplanan binlerce Darülfünun öğrencisi işgali lanetledi. İstanbul Dar-ül fünunu, (Üniversite) işgali protesto için ilk toplantıyı düzenledi.

18 Mayıs 1919 – Bandırma vapuru ile yola çıkan Mustafa Kemal Sinop’a geldi.

18 Mayıs 1919 – Bandırma vapurunun, saat 12.00 sıralarında Sinop limanına girişi (Şiddetli fırtına sebebiyle Atatürk karaya çıkmamış, ancak, Üsteğmen Hikmet (Gerçekçi) Bey’i, vapuru yanaşan bir sandal aracılığıyla kıyıya göndererek, Samsun’daki Tümen Komutanlığı’na, -gelmekte olduklarını bildiren- bir telgraf çektirmiş, sonra yola devam edilmiştir.

18 Mayıs 1919 – Atatürk’ün, kendisini karaya davet eden Sinop Mutasarrıfı Mazhar Tevfik Bey’e Bandırma vapurundan gönderdiği kart: “Sinopluların hakkımda gösterdikleri duygulara teşekkür ederim. Rahatsızlığım dolayısıyla davetlerine uyamadığımdan üzgünüm. Kendilerine selâm ve sevgilerimin iletilmesini rica ederim.” [Kocatürk]

19 Mayıs 1919 – Atatürk’ün sabah Samsun’a çıkışı. Bandırma vapuru, sabah saat 6:00 sıralarında Samsun limanına girmiş, sandallar aracılığıyla arkadaşlarıyla beraber karaya çıkan Atatürk, askeri bando eşliğinde halk tarafından sevgi ile karşılanmıştır.

19 Mayıs 1919 – Atatürk’ün, Samsun’dan, emrindeki vilayetler mülki amirleri ile 15. ve 20. Kolordu Komutanlıklarına bölgelerindeki asayiş durumunu belirten bir rapor göndermeleri hakkında telgrafı.

19 Mayıs 1919 – Mustafa Kemal Paşa, karargahıyla beraber 07:00 sularında Samsun’a çıkarak Milli Mücadele’yi başlattı

19 Mayıs 1919   Damat Ferid Paşa, ikinci hükümetini kurdu. (Damat Ferit Paşa’nın ikinci defa kabine kuruşu (Damat Ferit, 15/16 Mayıs 1919’da Sadaret’ten istifa etmiş, aynı gün yeni kabineyi kurma görevi yine kendisine verilmiştir.)

19 Mayıs 1919 – Daha Mustafa Kemal’in Samsun’a vardığı 19 Mayıs günü, İngiliz Karadeniz Orduları Kumandanı General Milne, Türk Harbiye Nezareti’ne gönderdiği notada Mustafa Kemal ve yanındakilerin Samsun’a gönderilmesinin nedenini sorar. Yani, Mustafa Kemal Paşa’nın Samsun’a çıktığı gün İngilizler bu işten kuşkulanmaya başlamışlardır.

19 Mayıs 1919 – Fenerbahçe, Kurtuluş Savaşı’nın gizli örgütlerinden Mim Mim Grubu gibi örgütlerde koordineli bir şekilde çalışarak Kurtuluş Savaşı’nın en önemli ayaklarından birini oluşturmuştur. Nitekim Mustafa Kemal’in Samsun’a çıktığı 19 Mayıs 1919 tarihinde FB’nin Altıyol’daki kulüp binasında çok özel bir toplantı yapılmıştır. FB’nin önde gelen yöneticilerinden Ali Naci Karacan ve bazı arkadaşları bir yıl kadar önce Mustafa Kemal’in de oturduğu o masanın etrafında oturtarak, işgal boyunca FB’nin izleyeceği politikayı tartışmışlardır. O toplantının sonunda alınan kararlar, FB’nin işgal İstanbul’unda toprak sahalarda yapacağı maçların artık “ulusal çıkarlara” hizmet edeceğini göstermektedir. Ali Naci Karacan, o gün aldıkları kararları sonradan şöyle açıklamıştır: “1. FB’yi Mütareke döneminin İstanbul’a döktüğü işgal kuvvetlerine mensup takımlarla çarpıştırarak, mümkün olduğu kadar galibiyetlere sevk etmek. 2. İngilizler, Fransızlar, İtalyanlar ve bilhassa Rumlar, Ermeniler ve bunların muhtelifleriyle yapılacak maçları gazetelerde mümkün olduğu kadar anlatarak, FB’yi milli bir mücadele bayrağı haline koymak ve halka sevdirmek 3. Bir taraftan ve mütemadiyen maçlar ve diğer taraftan bu maçların gazetelerde propagandasını yaparak büyük kitlelerin futbola karşı alakasını hareketlendirmek….” FB, Kurtuluş Savaşı yıllarında, adeta üzerine ölü toprağı serilen, işgal altındaki İstanbul’un tek gurur ve neşe kaynağı haline gelmişti..Çünkü FB, işgal İstanbul’unda İngiliz-Fransız işgal takımlarıyla 50 maç yapmış, bunların 41’ini kazanıp 4’ünde berabere kalırken sadece 5’ini kaybetmiştir. Bu maçlarda düşman filelerine 193 gol atan FB sadece 37 gol yemiştir. FB, ayrıca Ermeni ve Rum takımlarıyla yaptığı 16 maçın da tamamını kazanmıştır. Toplam 66 maç yapan FB, bunların 57’sini kazanmış, sadece 5’ini kaybetmiştir.Bazı FB’lilerin gizlice Anadolu’ya gizlice silah kaçırdıkları, bazılarının elde silah cepheden cepheye koştukları dikkate alınacak olursa FB’nin yetersiz kadrosuyla işgal takımlarına karşı elde ettiği başarının boyutları çok daha iyi anlaşılacaktır.

19 Mayıs 1919 – Aydın ve İstanbul’da İzmir’in işgalini protesto mitingleri. (İşgal bütün yurtta protestolara, mitinglere yol açtı. Özellikle İstanbul’da 17,19 ve 23 Mayıs tarihlerinde düzenlenen mitinglerde Türkün hak ve adalet isteyen sesi heyecanla, coşku ile dile getirildi. Özellikle Halide Edip Hanım’ın şu unutulmaz sözleri toplu bir and içmeye dönüştü: “Türk’ün büyük ve şanlı tarihine ağlayan şu minareler altında beraber yemin ediniz ve benimle birlikte tekrar ediniz. Bayrağımıza, ecdadımızın namusuna, ataların emanetlerine, vatanın tek taşına ve bir karış toprağına hiyanet etmeyeceğiz.” Yüz bini aşkın kalabalık yemini coşku ve heyecan içinde tekrarladı.)

20 Mayıs 1919 – Milne Hattı. İtilâf devletleri tarafından Ege bölgesinde Yunanlıların işgal etmelerini öngördükleri bölge. İngiliz generalinin adı ile tanınır. Küçük Menderes nehri ağzından Aydın doğusu, Marmara gölü batısı, Soma doğusu, Ayvalık. kuzeyinde Edremit körfezine kadar çizilen hattın batışıdır. Yunanlılar bu hatta kadar Mondros barışına göre işgal edeceklerdi. Bu böyle olmadı. Yunanlılar 13 ay sonra bu hattı aştılar. Kaynak: Türkiye Cumhuriyeti Tarihi Sözlüğü 1918-2000, M. Orhan Bayrak

20 Mayıs 1919 – Yunan kuvvetlerinin Torbalı’yı işgali.

20 Mayıs 1919  – İstanbul’da, Üsküdar Doğancılar’da İzmir’in işgalini protesto mitingi.

20 Mayıs 1919 – İngiliz Muhipleri Cemiyeti İstanbul’da kuruldu. (Yabancı himayesiyle çözüm arayan derneklerin en önemlisi İngiliz Muhipleri Cemiyetidir. Cemiyetin başında İngiliz haber alma örgütünün etkin görevlilerinden Rahip Frew ile Adalet Bakanlığı müsteşarı Sait Molla vardır. Resmen 20 Mayıs 1919‟da kurulan cemiyete saray, Hürriyet ve itilâf Fırkası mensupları özel bir ilgi göstermişlerdir. Cemiyetin amacı İngiliz mandasını sağlamak, İngiltere lehine kamuoyu yaratmaktır.)

20 Mayıs 1919 – Albay Bekir Sami, 17. Kolordu komutanlığına atandı.

20 Mayıs 1919 – Seydiköy Yunanlılarca işgal edildi.

20 Mayıs 1919 – Atatürk’ün, Samsun’dan Sadrazam Damat Ferit Paşa’ya telgrafı: “İzmir’in Yunan askerleri tarafından işgali hadisesi, yakından temasta bulunduğum milleti ve orduyu tasavvur ve tasvir edilemeyecek derecede üzmüştür. Ne millet ve ne ordu, mevcudiyetine karşı yapılan bu haksız tecavüzü kabul etmeyecektir!”

20 Mayıs 1919 – Atatürk’ün, İngilizlerin Samsun’a bir kısım asker çıkarmaları sebebiyle, bu gibi tecavüzlerin men’i ile siyasî vaziyetten gerektikçe haberdar edilmesi hakkında, Harbiye Nezareti’ne telgrafı.

20 Mayıs 1919 – Samsun’da görevli İngiliz askerî temsilci Yüzbaşı Hurst’un, Atatürk ile bölgedeki umumî durum hakkında görüşmesi. (Bu görüşmenin 19 veya 21 Mayısla yapılmış olması ihtimali de vardır). [Kocatürk]

21 Mayıs 1919 – Atatürk’ün,   Samsun’dan   Genelkurmay   Başkanlığı’na, Samsun ve çevresindeki asayişsizliğin sebeplerini açıklayan telgrafı: “Mütareke’den sonra bütün Rumlar, Yunanlılık millî emelleriyle her tarafta şımardığı gibi, bu havalide de Pontus hükümetinin kurulması gibi bir safsata etrafında toplanmış ve bütün Rum çeteleri, düzenli bir program altında hemen tamamen siyasî bir şekle dönüşmüştür.” (Aynı telgraf 22.5.1919 tarihi ile Sadaret Makamı’na da çekilmiştir). [Kocatürk]

21 Mayıs 1919 – Atatürk’ün, Samsun’dan Erzurum’da 15. Kolordu Komutanı Kâzım Karabekir Paşa’ya şifreli bir telgraf göndererek görüşmek istediğini bildirdi: “Umumî durumumuzun almakta olduğu vahim şekilden pek elemli ve müteessirim. Millet ve memlekete borçlu olduğumuz en son vicdanî vazifeyi yakından müşterek çalışma ile en iyi yerine getirmek mümkün olacağı kanaatiyle bu son memuriyeti kabul ettim. Bir an evvel zat-ı âlinize kavuşmak arzusundayım…”

21 Mayıs 1919 – Samsun’da bulunan İngiliz askerî temsilci Yüzbaşı Hurst’un, İstanbul’da İngiliz Yüksek Komiseri Amiral Calthorpe’a raporu: “Kemal Paşa 19 Mayıs’ta buraya ulaştı. İlçedeki umumî durum hakkında kendisiyle görüştüm.”

21 Mayıs 1919 – Sadrazam Damat Ferit Paşa’nın, Samsun’a çıkışı sebebiyle Atatürk’e başarı dileyen telgrafı.

21 Mayıs 1919 – Menemen ve Seydiköy’ün işgali.

21 Mayıs 1919 – İstanbul’da Darülfünûn’da görevli hocalar bir protesto mitingi düzenledi. Mitingde Halide Edip (Adıvar), Nakiye Hanım (Elgün) konuştu.

21 Mayıs 1919 – Mustafa Kemal, Erzurum’da 15. Kolordu Komutanı Kazım Karabekir Paşa’ya şifre ile düşüncelerini bildirdi.

21 Mayıs 1919   16 Nisan’da, Fransızlar tarafından işgal edilen Afyonkarahisar, İtalyanların eline geçti.

22 Mayıs 1919 – İstanbul’da gösteriler devam ediyor. Tıbbiye öğrencilerinin çağrısına koşan binlerce kişi işgali lanetleyerek, tüm halkı direniş için örgütlenmeye çağırdı. Mitingde Halide Edip (Adıvar), Münevver Saime ve Hayriye Melek konuştu.

22 Mayıs 1919 – Diyarbakır’da, İzmir’in işgalini ve Doğu’da bir Ermeni devleti kurulması tasarısını protesto mitingi.

22 Mayıs 1919 – Genelkurmay Başkanı Cevat Paşa’nın (ÇOBANLI), Yunanlıların bazı yerlerde silah teslim almaları üzerine İzmir ve civarına genelgesi: “Devletin Yunanlılara kaptıracak ne bir silahı, ne de fişeği vardır. Silah teslimi gibi zilletlere meydan bırakılmamasını ehemmiyetle ilave ederim.”

22 Mayıs 1919 – Kadıköy Mitingi düzenlendi ve Halide Edip, konuşma yaptı.

22 Mayıs 1919 – Balıkesir’de “Doğru Söz” adlı işgallere karşı gazetelerin yayıma başlaması.

22 Mayıs 1919 – Yunanlıların Selçuk’u işgali.

22 Mayıs 1919 – Mustafa Kemal Paşa, Sadaret’e raporunda “Millet tek vücut olup hâkimiyet esasını ve Türklük duygusunu hedef kabul etmiştir.” dedi.

22 Mayıs 1919 – Atatürk’ün, İngilizlerin Hükümetin varlığına önem vermeksizin memleket içerisine kuvvetlerini sevk ettiklerine dair Genelkurmay Başkanlığı’na telgrafı: “…Bir gün, her tarafta oldubittiler karşısında kalınmasının pek ziyade muhtemel olduğunu arz eylerim.”

22 Mayıs 1919 – Atatürk’ün, yanındaki birkaç kurmay subayı, Samsun’da görevli bazı İngiliz subaylarıyla bölge asayişi hakkında görüştürmesi.

22 Mayıs 1919 – Sadrazam Damat Ferit Paşa’nın, Samsun bölgesindeki asayiş ile ilgili raporlar hakkında Atatürk’e teşekkür telgrafı. [Kocatürk]

22 Mayıs 1919 – Damat Ferit İngiliz, Fransız, İtalyan ve ABD komiserlerine verdiği notada şöyle diyordu; “Yunan gitsin, siz gelin!” (Sinan Meydan, 1923, 3. Baskı, s.142.)

23 Mayıs 1919 (23 Mayıs 1919 – 13 Ocak 1920) – Sultanahmet Mitingleri. İzmir’in işgal edildiğinin duyulmasıyla birlikte, başta İstanbul olmak üzere tüm yurtta derin infial uyandı. Bunun üzerine İstanbul Sultanahmet Meydanı’nda bir dizi protesto mitingi yapıldı. Mitingleri “Karakol Cemiyeti” ve “Türk Ocakları” organize ediyordu. Bu mitinglerde Şair Mehmet Emin Yurdakul, Hamdullah Suphi Tanrıöver, Halide Edip Adıvar, Şüküfe Nihal gibi hatipler konuşmuştur. Sultanahmet mitingleri Anadolu direnişinin moral ve kadro kaynağı olmuşlardır.

23 Mayıs 1919 – Atatürk’ün, Ankara’da bulunan 20. Kolordu Komutanı Ali Fuat Paşa’ya Samsun’a geldiğini, kendisiyle daha sıkı temasta bulunmak istediğini ve İzmir bölgesine dair alabileceği bilgiden haberdar edilmesini bildiren telgrafı.

23 Mayıs 1919 – Atatürk’ün, Kâzım Karabekir Paşa’ya mitingler yapılarak İzmir’in işgalinin protesto edilmesini isteyen telgrafı.

23 Mayıs 1919   Sivas’ta mitingler düzenlendi.

23 Mayıs 1919   Mustafa Kemal Paşa’nın bir telgraf çekerek, 20. Kolordu Komutanı Ali Fuat Paşa (Cebesoy) ile ilk kez temas kurdu.

23 Mayıs 1919   Sait Molla, “İngiliz Muhipleri Cemiyeti”nin kurulduğunu belediye başkanlarına bildirdi.

24 Mayıs 1919 – Rauf Bey’in (ORBAY) Anadolu’ya geçmek üzere İstanbul’dan ayrılışı.

24 Mayıs 1919 – Atatürk’ün,   Samsun’dan   Harbiye  Nezareti’ne  telgrafı: “…Bazı şikâyetleri yerinde tetkik ve önlem almak üzere karargâhımı yarın geçici olarak Havza’ya nakledeceğim.”

24 Mayıs 1919 – Atatürk’ün, Samsun’dan Genelkurmay Başkanlığı’na, orduda jandarma kuvvetlerinin takviyesi için itilâf temsilcileri katında teşebbüste bulunulmasını isteyen telgrafı.

24 Mayıs 1919 – Atatürk’ün, Samsun’dan Genelkurmay Başkanlığı’na, Ermeni tecavüzlerine karşı 15. Kolordu’nun mevcudunun gerekirse artırılması hakkında raporu.

24 Mayıs 1919 – Harbiye Nazırlığı’nın, İngiliz Generali Milne’nin 19 Mayıs 1919 tarihli yazısına cevabı. (Bu cevapta, Atatürk’ün atandığı 9. Ordu Müfettişliği’nin, Harbiye Nezareti adına verilen emirlerin ne derece uygulandığını araştırma ve vazife bölgesindeki silâhların toplanması ile asayişsizliği ortadan kaldırma amacıyla oluşturulduğu bildirilmiştir. [Kocatürk]

25 Mayıs 1919 – Atatürk’ün, öğleden sonra otomobille Samsun’dan Havza’ya gelişi. Mustafa Kemal ve arkadaşları Samsun’dan Havza’ya geçti. Yolda giderken söylemiş oldukları “Dağ Başını Duman Almış” marşı, daha sonra Türkiye Cumhuriyeti’nin en çok sevilen ve söylenen marşı oldu.

25 Mayıs 1919 – Damat Ferit Hükümeti, 25 Mayıs 1919’da bütün gösterileri yasaklar.

25 Mayıs 1919 – Bayındır ve Karabağ’ın Yunanlılar tarafından işgali.

25 Mayıs 1919 – Atatürk Havza’da. 25 Mayıs 1919 akşam üstü (Mustafa Kamal Paşa) Havza’ya geldi. Ertesi günü, başlarında ulemadan Hacı Mustafa Efendi’nin bulunduğu bir heyet kendisini ziyaret ederek memleket meseleleri hakkında görüşmelerde bulundular. Bu zâtlar diğer bir gece Belediye Reisi’nin evinde toplanarak Müdafaa-i Hukuk Cemiyeti’ni teşkil ettiler.

26 Mayıs 1919 – Yıldız Sarayında “Şura-yı Saltanat” toplantısı (Vahdettin’in açış konuşması, Sadrazam Damat Ferit Paşa’nın konuşmasından sonra üyelerin son siyasi durum hakkında görüşlerini bildirmesi.)

26 Mayıs 1919   İstanbul’da Şuray-ı Saltanat, İngiliz mandasını kabule karar verdi.

26 Mayıs 1919 – Edirne’de Selimiye Camii’nin avlusunda toplanan binlerce kişi İzmir’in işgalini protesto etti.

26 Mayıs 1919 – Yunanlıların Germencik İstasyonu’nu da ele geçirmeleri.

26 Mayıs 1919   Yunanlılar, Manisa’yı işgal etti.

26 Mayıs 1919 – Havza ileri gelenlerinin, Atatürk’ü ziyareti ve Atatürk’ün sözleri: “Hiçbir zaman ümitsiz olmayacağız, çalışacağız, memleketi kurtaracağız! Bizi öldürmek değil, canlı mezara atmak istiyorlar. Şimdi çukurun kenarındayız. Son bir cüret belki bizi kurtarabilir; zaten başka türlü de dönüş imkânı yoktur.”

26 Mayıs 1919 – Atatürk’ün, Sait Molla imzasıyla bütün belediye başkanlıklarına gönderilen ve “milletin İngiltere yardımını istediğini bildiren” yazı nedeniyle, vilâyetlere ve mutasarrıflıklara tamimi: “Millî ve siyasî bağımsızlığımızın kurtarılması ancak milletin yekvücut olarak müdafaası ile mümkün olacaktır.”

27 Mayıs 1919 – Atatürk’ün, Yıldırım Kıtaatı Müfettişliği’ne “İzmir Müdafaa-i Milliye ve Redd-i İlhak Cemiyeti Merkez Heyeti’nin halen nerede bulunduğu”nu soran telgrafı.

27 Mayıs 1919 – Yunan kuvvetleri bir gün önce işgal ettikleri Manisa’dan sonra bugün de Aydın’a girdi.

27 Mayıs 1919 – Atatürk’ün Havza kaymakamlığına gönderdiği gizli ve özel kayıtlı yazısıyla ‘Havza’daki İngiliz ve Amerikan görevlilerin kimlerle görüştüklerinin, amaçlarının belirlenmesini istemesi.” (Nitekim Atatürk 5 Haziran 1919’da Başbakanlığa gönderdiği telgrafında bu kişi ve eylemleri listeleyerek bildirmiştir.) (Sinan Meydan, 1923, 3. Baskı, s.221.)

28 Mayıs 1919 – Mustafa Kemal Havza’dan, sivil ve asker yüksek memur ve komutanlıklara, işgaller üzerine mitingler düzenlenmesini bildirdi.

28 Mayıs 1919 – Ödemiş dolaylarında Yunanlılarla çatışmalar başladı.

28 Mayıs 1919 – İngilizler, İstanbul’da tutukladıkları 67 Türk politika adamını Malta’ya sürdü. İngilizlerin İstanbul’da Bekirağa Bölüğü’nde tutulan 67 siyasi tutukluyu Malta’ya sürmesi.

28 Mayıs 1919 – Atatürk’ün, Havza’dan, 3., 15. ve 20. Kolordu Komutanlıklarına yazısı: “…Milletin esaretten kurtuluşu, hâkim ve müstakil olarak topraklarımızda yaşayabilmesi ancak azimkar ve namuslu ellerin milleti kısa ve doğru yoldan hukukunu ve bağımsızlığını savunmaya sevk ile mümkün olacaktır. Mülkiye memurlarının itimat edilir zevat ile el ele vererek bağımsızlığımızın savunulması yolunda gereken örgütü -şüphesiz mahrem- kurmalarını zorunlu sayıyorum. Bu husus, ihtisası dolayısıyla biz askerlerin vatanseverlik görevini gerektiriyor.”

28 Mayıs 1919 – Atatürk’ün İzmir, Manisa ve Aydın’ın işgali üzerine Havza’dan valilere, müstakil mutasarrıflıklara ve bazı kolordu komutanlıklarıyla Konya’da Ordu Müfettişliği’ne bildirisi: “Siyasî bütünlüğümüzün muhafazası için, millî gösterilerin daha canlı olarak belirtilmesi ve devamı gereklidir. …Büyük ve heyecanlı mitingler yapılmasıyla millî gösterilerde bulunulması ve bunun tüm memleketi kapsaması ve bütün Büyük Devletler mümessilleriyle Babıâli’ye etkili telgraflar verilmesi ve ecnebi olan yerlerde ecnebilere de tesir yapılmakla beraber millî gösterilerde âdap ve sükûnetin fevkalâde korunması ve Hristiyan halka karşı bir taarruz ve nümayiş ve düşmanlık gibi tavır alınmaması zorunludur.”

28 Mayıs 1919 – Ayvalık sahillerine çıkarma yapan Yunan kuvvetlerine 172. Piyade Alay Komutanı Yarbay Ali Beyin (Çetinkaya) silahla karşı koyması.

28 Mayıs 1919 – Yunanlıların Tire’yi işgal etmesi.

29 Mayıs 1919 – Ayvalık ve Turgutlu’nun Yunanlılar tarafından işgal edilmesi. Tire’den sonra, ilerleyen Yunan kuvvetleri Ayvalık’ı işgal etti.

29 Mayıs 1919 – Ankara’da Hükümet Konağı Meydanı’nda İzmir’in işgalini protesto amacıyla büyük bir miting yapıldı.

29 Mayıs 1919 – Havzalıların, 28/29 Mayıs gecesi kurdukları Müdafaa-i Hukuk Cemiyeti’ni Atatürk’e haber vermeleri ve Atatürk’ün, bu olayın, uzak yakın, her yere bildirilmesini istemesi.

29 Mayıs 1919 – Atatürk’ün, Havza’dan 15. Kolordu Komutanı Kâzım Karabekir’e telgrafı: “İtilâf Devletleri’nin milletimize haksız bir siyaset uygulaması ve millî bağımsızlığımızı ve devletimizi idama mahkûm etmekte oldukları gerçekleşmiştir. …Silâh ve cephanenin ve iaşe tarzının zamanında kararlaştırılması ve birliklerin mevcutlarının artırılması ve birlikler elinde bulunan silâhların mümkün ölçüde birleştirilmesi, levazım, iaşe işlerinin güvenliği ve cephanenin tamamlanma tarzı, mühim yol üstlerindeki büyük yapıların, gerektiğinde tahrip edilmek üzere, hazırlıklı bulunması gibi hususların şimdiden düşünülmesiyle son derece mahrem bir şekilde yerine getirilmesi lâzımdır.”

29 Mayıs 1919   Ayvalık’ta, Ali Bey (Çetinkaya) komutasında, Yunanlılara karşı direniş başladı.

29 Mayıs 1919 – Mustafa Kemal’in,  Samsun’a vardıktan on gün sonra, “iç asayişte sarf edilmek üzere bin Osmanlı lirasının alındığını gösterir makbuzdur, ordu müfettişi mirliva Mustafa Kemal” yazılı telgrafla saraya bildirmesi.

29 Mayıs 1919 – AYVALIK DİRENİŞİ. 26 Mayıs 1919’da bir İngiliz ve bir Yunan gemisi Ayvalık limanına geldi. 29 Mayıs’ta Ayvalık işgal edildi. Ancak Ayvalık’ta 172. Alay Komutanı Yarbay Ali (Çetinkaya) komutasındaki 24 subay ve 15 kadar er, Ayvalık sırtlarına yaslanarak düşmana karşı direndi. Bu direniş sırasında bir subay ve birkaç er şehit oldu. Ordunun ilk kurşun direnişi buydu. Mondros’a rağmen askeri birliğiyle düşmana karşı direnen ilk komutan da Yarbay Ali Çetinkaya’dı.

29 Mayıs 1919 – ÖDEMİŞ DİRENİŞİ. Yunan ordusu 29 Mayıs 1919’dan itibaren Ödemiş’i kuşatmaya başladı. 56. Tümen Komutanı ve 17. Kolordu Komutan Vekili Albay Bekir Sami (Günsav) ve Ödemiş Jandarma Komutanı Yüzbaşı Tahir Fethi (Özerk) direniş hazırlıkları yaptılar. Ödemiş’te 29 Mayıs 1919 gecesi bir direniş hükümeti kuruldu. Alınan kararlara göre “Yiğit Ordusu” adıyla milli bir örgüt ve Hacıilyas Tepesi’nde de milli bir cephe kurulmasına karar verildi. Yüzbaşı Tahir Bey, Ödemiş Kuvayı Milliye Komutanlığı’na getirildi. Ödemiş Kaymakamı Bekir Sami (Baran), İzmir ve İstanbul’daki işgalci temsilcilerine gönderdiği bildiride şöyle diyordu: “Yunan işgal kuvvetleri İzmir’den çekilmediği takdirde dökülecek kanın sorumluluğu sizin ve temsil ettiğiniz milletlerin olacaktır… Artık bilin ki kalem değil silah ötecektir.” O gece silah deposu açılarak halka 1200 silah ve yeterli miktarda cephane verildi. 30 Mayıs’ta Yunan ordusu Ödemiş’e saldırdı. Tepeleri tutan Ödemişli Kuvayı Milliyeciler ve 13 yedek subay Martin tüfeklerini ateşledir. Toplam 120 kişi civarındaki Kuvayı Milliyeciye karşı 2000 kişi civarındaki düşman, hafif ve ağır makineli tüfeklerle cevap verdi. Direniş yarım gün sürdü. Ödemişli Kuvayı Milliyeciler 2 şehit 10 yaralı verdiler. Düşmanın kaybı daha fazlaydı. Sonunda Ödemiş düştü. Yunan ordusu Ödemiş’e girmeden bazı köyleri yaktı. İşte Milli Mücadele’de halkın ilk kurşun direnişi buydu. (Alev Coşkun, Kuvayı Milliye’nin Kuruluşu, s. 231-28).

30 Mayıs 1919 – Sultanahmet mitinglerinin ikincisi yapıldı.

30 Mayıs 1919 – Damat Ferit Hükümeti, 25 Mayıs 1919’da bütün gösterileri yasaklar. Halk, dua etmek amacıyla 30 Mayıs 1919 Cuma günü, Sultanahmet Camii’nde toplanır. İzmir şehitleri için mevlüt okutulur. Halkın katıldığı tören, gösteriye dönüşür.

30 Mayıs 1919 – İstanbul’da miting ve gösterilerin yasaklanması üzerine Sultanahmet’te halk dua etmek amacıyla bir araya geldi. Toplantıda Hamdullah Suphi (Tanrıöver), İsmail Hakkı Bey ve Şükûfe Nihal konuştu.

30 Mayıs 1919 – Atatürk’ün, işgalleri protesto amacıyla mitingler yapılması ve Büyük Devletler mümessilleriyle Babıâli’ye etkili telgraflar çekilmesi emri üzerine, beliren millî faaliyetin mahiyeti ve genişliği hakkında bilgi edinmek isteyen Harbiye Nezareti’ne Havza’dan cevabı: “…İstanbul’a çekilen telgrafların tamamen milletin sinesinden fışkıran teessüratın birer aksi olduğunu arz eylerim. Bu heyecan memleketin en ıssız köşesine kadar şâmildir, umumîdir.”

30 Mayıs 1919 – Atatürk’ün, Havza’dan Kâzım Karabekir’e, “Ermenilerin Kars ve Sarıkamış’ta asker yığdıkları haberlerinin kaynağı ve doğruluğu” hakkında bilgi isteyen telgrafı: “İtilâf hükümetleri, atadan kalma meşru hakkımız olan toprakları çiğnemeyi Hristiyanlık adına bir hizmet addediyorlar. Bu cümleden olarak Ermenilere vilâyetlerimizi peşkeş çekmeleri de ihtimal dahilinde bulunuyor. Kanaatimce böyle bir hali biz, çarpışmaya başlangıç saymaya, meşru topraklarımızı ve millî bağımsızlığımızı kurtarmak için mecburuz!”

31 Mayıs 1919 – İngiliz Yüzbaşısı Hurst’un, Havza’da Atatürk’le görüşmesi ve kendisine vazifesi hakkında şüphesi olduğunu söylemesi.

31 Mayıs 1919 – 17. Kolordu Komutan Vekili Albay Bekir Sami Bey’in Alaşehir’den Atatürk’e, bölgesindeki durumu bildiren telgrafı.

1 Haziran 1919 – Türkiye-Havas-Reuter Ajansı’nın,   “İstanbul’da toplanan Saltanat Şûrası’nda, heyet-i umumiyenin fikri, Türkiye’nin Büyük Devletler’den birinin yardımını temin merkezindedir” şeklinde haberinin Anadolu’ya tamimi üzerine, Atatürk’ün Havza’dan Sadrazam’a yazısı: “Milletin, millî bağımsızlığı korumaya kararlı olduğu ve bütün meşum sonuçlara karşı en son fedakârlığı göze aldığı ve millî vicdanı temsil etmeyen haberlerin endişe verici akisler doğurduğu.”

1 Haziran 1919 – Damat Ferit hükümeti Paris Barış Konferansı’na davet edilmesi.

1 Haziran 1919 – Ödemiş’in Yunanlılar tarafından işgal edilmesi.

1 Haziran 1919 – İtalyanların Milas’ı işgali.

1 Haziran 1919 – Albay Kazım Bey’in (Özalp) Balıkesir’deki 61. Fırka Komutanlığı görevine başlaması.

2 Haziran 1919   Kazım Özalp, 61. Tümen’de göreve başladı.

2 Haziran 1919 – İstanbul’da gözaltına alınarak, Bekirağa Bölüğü’nde tutulan İttihat ve Terakki Fırkası’nın önde gelenleri ile çeşitli kabinelerde görev almış kişiler ile gazetece ve yazarlardan oluşan 67 kişi bir İngiliz gemisiyle Malta Adası’na getirildi.

2 Haziran 1919 – Atatürk’ün, İstanbul’da toplanan Saltanat Şûrası’nın çalışmaları hakkında Kâzım Karabekir’e telgrafı: “…Anılan Şûra’da kesin bir karar alınamamıştır. Halen hükümetin yine eski hükümet olduğu, fazla olarak zaafa uğradığı ve İstanbul’da yeniden bir inkılâp ruhu uyandığı anlaşılmaktadır.”

3 Haziran 1919 – Mustafa Kemal Paşa’nın mitinglerle ilgili Harbiye Nezareti’ne (Bakanlığa) cevabında: “Milletin heyecanını ve tezahürat-ı milliyeyi (milli gösterileri) men ve tevkif için (durdurmak için) hiç kimsede kudret ve takat göremem” ifadeleri yer aldı.

3 Haziran 1919 – Atatürk’ün, İngiliz Yüksek Komiserliği’nden aldığı nota suretini ileten Harbiye Nezareti’nin telgrafına cevabı: “Bağımsızlık ve millî mevcudiyeti imha ve hayatın devamını tehlikeye sokan işgal, suikast ve tecavüz gibi İzmir havalisinde görülmekte olan olayların benzerlerinin meydana gelmesine karşı ne milletin heyecan ve vicdanî teessürlerini ve ne de buna dayanan millî gösterileri önleme ve durdurma için nefsimde ve hiç kimsede kudret ve kuvvet göremeyeceğim gibi bu yüzden doğacak vakaların ve hadiselerin karşısında da mesuliyet kabul edebilecek ne komutan ne de idareci ve ne de hükümet tasavvur ederim.”

3 Haziran 1919 – Atatürk’ün, Paris’te toplanacak bir konferansta Osmanlı Devleti’nin hukukunun savunulmasının düşünüldüğünü bildiren resmî bildiri ve ajans yayını üzerine bazı kolordu, valilik ve mutasarrıflıklara yazısı: “Sadrazam Paşa Hazretleri’nin, konferans huzurunda Osmanlı Devleti’nin hukukunu savunmak için çaba göstereecekleri tabiîdir. Ancak milletçe kesinlikle savunulması istenilen ve gerekli görülen hukuk, bilhassa iki noktada incelik gösterir. Birincisi, mutlaka devlet ve milletin tam bağımsızlığı, ikincisi de ana vatan parçalarında çoğunluğun azınlığa feda edilmemesidir. …Sadrazam Paşa Hazretleri’yle beraberinde hareket edecek olan heyetin, milletin hukukunu savunmada izleyeceği esaslar ve program milletçe bilinmedikçe yukarda ifade edilen noktalarda endişelenmekten uzak durulamaz!”

3 Haziran 1919 – Havza’da Büyük Cami’de, Atatürk’ün de hazır bulunduğu mevlit okutturulması, daha sonra Belediye önünde büyük bir miting düzenlenerek halkın mücadele için yemin etmesi.

3 Haziran 1919 – Atatürk’ün, Havza’dan Sadaret’e Ege bölgesindeki işgaller üzerine siyasî ve umumî durum hakkında bilgi isteyen telgrafı.  [Kocatürk]

4 Haziran 1919   Nazilli, Yunanlılar tarafından işgal edildi.

5 Haziran 1919 – Atatürk’ün, Sivas, Amasya, Merzifon, Trabzon, Erzurum ve Erzincan ile bağlantı kuruşu sonucu asayiş hakkında edindiği bilgileri Sadaret’e bildiren telgrafı.

5 Haziran 1919  – Yunanlıların Akhisar ile Nif’i işgali.

5 haziran 1919 – İtalyanların Çine ile Yatağan’ı işgali.

6 Haziran 1919 – General Milne’nin, Atatürk’ün İstanbul’a çağrılması için Harbiye Nezareti’ne yazısı. Müttefik komutanlardan General Milne, Mustafa Kemal Paşa hakkında İstanbul Hükümeti’ne ültimatom verdi.

6 Haziran 1919   Damat Ferit ve yanındakiler, Paris Konferansı’na katılmak üzere yola çıktı.

8 Haziran 1919 – Amiral Calthorpe, 8 Haziran notasıyla Mustafa Kemal’in geri çağrılması talebini yineledi: “Samsun ilinde bazı kötü eğilimli kimseler karışıklık yaratmak istemekte olup bunların başında Mustafa Kemal gelmektedir… Karadeniz Orduları Başkomutanı General Milne tarafından Mustafa Kemal’in görevinden alınması için Harbiye Nezaretine emir verilmiştir. İçteki karışıklıklar ırklar arası dinî bir hal alırsa ciddi sonuçlar doğuracaktır. Dolayısıyla bütün sivil memurlara bölgelerindeki karışıklıklardan şahsen sorumlu tutulacakları duyurulmalı ve Samsun ilindeki durumdan bana sürekli bilgi verilmelidir.”

8 Haziran 1919 – Harbiye Nazırı Şevket Turgut Paşa’nın, Atatürk’e telgrafı: “Beraberinizdeki istimbotlardan biriyle İstanbul’a gelmeniz rica olunur.” (Atatürk bu çağrı üzerine, kimler tarafından ne için istenildiğini gizli olarak Genelkurmay Başkanı Cevat (Çobanlı) Paşa’dan sormuştur. Cevat Paşa’nın cevabı: 11 Haziran 1919). [Kocatürk]

8 Haziran 1919 – Sadrazam Vekili Mustafa Sabri, Mustafa Kemal’in sadarete gönderdiği bir yazıyı İngiliz Ataşesine okuyor ve onun geri çağırılmasını istedikleri için Ataşeye teşekkür ediyor ve Anadolu hareketinin arkasında Harbiye Nezareti’nin bulunduğunu söylüyordu.

8 Haziran 1919   Harbiye Nazırı, Mustafa Kemal Paşa’yı İstanbul’a geri çağırdı. (İngiliz baskısı üzerine, Harbiye Nezareti, 8 Haziran 1919‟da Mustafa Kemal’den İstanbul’a dönmesini rica etti. Mustafa Kemal Harbiye Nazırı şevket Turgut Paşa’dan “davet sebebinin lütfen açıklanmasını istedi.” Bakanlıkça hazırlanan cevapta “… O bölgedeki memuriyetlerini uygun görmeyen İngilizler İstanbul’a çağrılmanızı istediler. Memleketin geçirmekte olduğu hal, Nezareti bu İngiliz isteğini yerine getirmek zorunda bıraktı.” denilmekteydi. Fakat Bakan bu ifadeyi onaylamadı. Mustafa Kemal’e 15 Haziran tarihinde “İstanbul’a davetiniz Hükümet-i Seniyeye‟nin kararı neticesidir.” şeklinde cevap verdi. Ancak aynı soruya muhatap olan Genel Kurmay Başkanı Cevat Paşa, aralarındaki özel şifreyle “Zatıaliniz gibi değerli bir generalin halen Anadolu vilâyetlerinde dolaşmasının kamuoyu üzerinde iyi tesir bırakmayacağı gerekçesiyle İngilizler istedi.” şeklinde cevaplandırdı.)

8 Haziran 1919 – Anadolu’ya geçen Rauf Bey’in (Orbay) Ankara’ya gelişi ve Ali Fuat Paşa tarafından karşılanışı.

9 Haziran 1919 – Aydın Cephesinde, Kuvay-i Milliye birliği kuruldu. Hacı Şükrü Bey tarafından Aydın cephesinde “Kuvay-i Milliye” teşkil edilmesi.

9 Haziran 1919 – Atatürk’ün, Havza’dan, 17. Kolordu Komutan Vekili Albay Bekir Sami (Günsav) Bey’in 31.5.1919 tarihli telgrafına cevabı: “…Kısa sürede ülkeyi düzenli ve güçlü bir örgüte kavuşturmak zorundayız. Başaracağımıza da itimat edebiliriz. …İzmir’in akıbeti tüm ülkeyi yasa boğdu; ancak bağımsızlık için yeni bir azim ve iradenin doğmasını da sağladı. …Vaziyetinizden ve o taraflar millî teşkilâtından sık sık bilgi vermenizi rica ederim.” [Kocatürk]

10 Haziran 1919  – Mustafa Kemal Paşa’nın tamimi (genelgesi): “İstiklâl-i millîmiz (millî bağımsızlığımız) uğrunda bütün mevcudiyetimle… milletle beraber nihayetine kadar çalışacağıma mukaddesatım namına söz veririm”.

10 Haziran 1919 – Atatürk’ün, Ankara’da bulunan Ali Fuat Paşa’ya telgrafı: “Rauf Bey ve sizinle görüşmekliğimiz fevkalâde mühim ve gereklidir. Havza’ya ne zaman ulaşacağınız hakkında bilgiyi makina başında bekliyorum.” (Bu telgraf, Ali Fuat Paşa’nın, Rauf Bey’in İstanbul’dan Anadolu’ya geçerek Ankara’ya geldiğini bildirmesi üzerine çekilmiştir). [Kocatürk]

11 Haziran 1919 – Mustafa Kemal, kendisini İstanbul’a geri çağıran Vahdettin’e geri dönmeyeceğini bildirdi. (Mustafa Kemal Anadolu’daki durumu ve çağrılmada ısrar edilmesi halinde, sine-i millete döneceğini padişaha 11 Haziran tarihli bir telle özetle şu şekilde bildirdi: “… Bugünkü tehlikeli durumdan, ülkenin bölünmesi ve yabancı baskılarından ancak millî ve kutsal kudretin haykırışı kurtarabilir. Her taraf bu görüşte birleşmiştir. İstanbul’dan ayrılırken, üzücü İzmir olayları ertesinde, saraya çevrilmiş düşman gemilerinin toplarını göstererek “milletin bu durumdan hem kendini ve hem de sizi kurtarabileceğini” söylemiştiniz. Bu gönül dileğinizden doğan ilham ile görevime devam ediyorum… Bu bir aylık dönemde Anadolu’nun bütün vilâyet ve kazalarını, bütün kumandan ve memurları “Hissiyat ve icraatına vukuf ve nüfuz hasıl ettim ve anladım ki millet baştan aşağı uyanıktır. Devlet ve milletin bağımsızlığını, Saltanat ve Hilafetin haklarını teyit için azimli ve inançlıdır.” dedikten sonra İstanbul çevresinin kokuşmaya elverişli ahlakından yararlanmasını bilen yabancıların devlete hizmet edenleri ortadan kaldırmaya çalıştıklarını belirterek kendisinin geri çağrıldığını, ancak Ali ihsan ve Y. Şevki Paşaların akıbetine uğramamak için dönmeyeceğini, zorlanırsa istifa ederek, sine-i millet‟e kalarak vatani görevine daha açık bir şekilde, millet bağımsızlığına kavuşuncaya kadar devam edeceğini, bildirdi.)

11 Haziran 1919 – Genelkurmay Başkanı Cevat Paşa’nın, neden İstanbul’a çağrıldığını -gizli olarak- soran Atatürk’e cevabı: “Kıymetli bir generalin Anadolu’da seyahati kamuoyuna iyi bir tesir yapmayacağı cihetle İngilizlerin kendisini istediği…”

11 Haziran 1919 – Atatürk’ün, Havza’dan Kâzım Karabekir Paşa’ya telgrafı: “…Hükümet, aldatarak İstanbul’a getirtmek plânını izlediğinden ben de mümkün olduğu kadar zaman kazanmak ve karargâhımı memleket içerisine sokmak için aynı usulde mukabele ve yazışma yapmaktayım.” (11 Haziran’da 4 tümenli 15. Kolordu Komutanı Kazım Karabekir’e amacının “Milletin hukuk ve istiklâlini sağlama yolunda milletle beraber çalışmak” olduğunu, bu gayeyle “milletin sinesine iltica” edeceğini, bunun aynı fikir ve kanaatte bulunan arkadaşların desteğiyle mümkün olabileceğini belirterek, bu konuda görüşlerinin bildirilmesini istedi. Kâzım Karabekir 16 Haziran tarihli cevabında, Mustafa Kemal’in görüşlerine katıldığını, lüzumlu gördüğünde mıntıkasına gelmesinden memnun olacağını bildirdi.)

11 Haziran 1919 – Atatürk’ün, Harbiye Nazırı Şevket Turgut Paşa’nın kendisini İstanbul’a çağıran 8.6.1919 tarihli telgrafına cevabı: “…Davet sebebinin lütfen açıklanmasını rica ederim.” [Kocatürk]

11 Haziran 1919 – Damat Ferid Paşa, Paris Barış Konferansına katılmak üzere, İstanbul’dan Paris’e gitti.

12 Haziran 1919 – Atatürk’ün,  sabah   Havza’dan  hareketle  öğleden  sonra karargahı ile birlikte Amasya’ya gelişi ve Hükümet Konağı salonunda konuşması: “Hep beraber aziz vatanımızı ve bağımsızlığımızı kurtarmak için bütün gücümüzle çalışacağız!” (Havza gerisinde İngiliz birlikleri olması ve Amasyalıların davetini dikkate alan Paşa, Havza’yı 12 Haziran’da terk ederken millî hareketi düzenleme faaliyetlerine açık bir şekilde devam etmek kararındadır. Havzadan sivil kıyafetle ayrılırken “Bu gün artık bir üniforma sahibi değilim. Size evvelce bildirdiğim gibi bir millet adamıyım.” demiştir.)

12 Haziran 1919 – Atatürk’ün, Amasya’dan, annesi Zübeyde Hanım’a kartı (Elden gönderilen ve Amasya fotoğrafını içeren bu kartın arkasında “Validem Zübeyde Hanım’a” yazılıdır; kartta tarih yoktur). (Söz konusu kart, Selanik’te Atatürk’ün doğduğu evin bir odasının duvarında sergilenmektedir).

12 Haziran 1919 – İngiliz Yüzbaşısı Hurst’un İstanbul’da bulunan İngiliz Yüksek Komiseri Calthorpe’a raporu: “Mustafa Kemal Trabzon ve Erzurum bölgelerini ziyaret etmek istediğini bildirdi.” [Kocatürk]

12 Haziran 1919 – Yunanlıların Bergama’yı işgali.

12 Haziran 1919 – Alaşehir’de oluşturulan gönüllü müfreze ile Yunan kuvvetleri çarpıştı.

12 Haziran 1919 – Mustafa Kemal Paşa, Havza’dan Amasya’ya geçti. Mustafa Kemal Paşa’nın karargahı ile beraber Amasya’ya gelişi. 19 Mayıs 1919 tarihinde Samsun’da başlayan Kurtuluş Savaşı’nın (Milli Mücadele)’nin ilk adımı, 12 Haziran 1919 tarihinde Mustafa Kemal’in Amasya’ya gelmesiyle devam etmiştir. Kurtuluş mücadelesinin planları hazırlanmış, Erzurum Kongresi ve Sivas Kongresi’nin toplanmasına burada karar verilmiş, 22 Haziran 1919 tarihinde yayınlanan “Amasya Genelgesi” ile “Milletin İstiklâlini Yine Milletin Azim ve Kararı Kurtaracaktır” denilerek Milli Mücadele burada fiiliyata geçirilmiştir. Atatürk Amasya’ya ilk kez 12.6.1919 tarihinde gelmiş ve Millî mücadelenin ilk Müdafaa-i Hukuk Cemiyeti’ni burada kurmuştur. Amasya kararları burada alınmıştır. Bu görüşmelerin yapıldığı binanın yıkılmış olması nedeniyle yerine Atatürk anıtı dikilmiştir. Amasya protokolü burada imzalanmıştır.

12 Haziran 1919 – Sıcak bir ramazan günü… Şafak sökmek üzere… O alacakaranlıkta Havza’da Ali Baba Oteli’nin önünde ufak bir kalabalık… Şehrin dışındaki köprüde, Samsun’dan gelirken kullandığı otomobil Atatürk’ü bekliyor… Atatürk, Belediye Başkanı’na son talimatları verirken Merzifon Amerikan Koleji’ndeki Amerikalıları taşıyan iki otomobil yanlarında durdu. Başkan sesini alçalttı. Atatürk’e de alçak sesle konuşmasını söyledi. Ama o inadına, meydan okur gibi yüksek sesle, “Saklayacak bir şeyimiz yok! Varsın duysunlar! Bu işte o kadar ileri gittik ki artık dönemeyiz” dedi. Amasyalılar Gezirlik’te toplanmışlar Atatürk’ü bekliyorlardı. Akşam karanlığı çökmek üzereydi. Eski Benz otomobilin kendinden önce motor homurtusu duyuldu. Jandarma Çavuşu Ziya’nın “Geliyorlar…” diye bağırmasıyla heyecan içindeki halk arasından “Çanakkale kahramanı geliyor…” sesi yükseldi. Amasya Mektebi Sultanisi öğrencileri yolun iki yanına dizilmişler, Atatürk’ü çılgınca alkışlıyorlardı. Atatürk otomobilden indi. Kendisini bekleyen kalabalığa “Merhaba Amasyalılar…” diye seslendi. Halk hep bir ağızdan “Sağol… Çok yaşa Paşam…” diye karşılık verdi. Atatürk, kendisini karşılamaya gelen vaiz Abdurrahman Kamil Efendi’nin elini öpmek için uzandığında yaşlı vaiz, “Estağfurullah paşa oğlum…” diyerek ona sarıldı. Bu sırada Amasya Müftüsü Hacı Hafız Tevfik Efendi Atatürk’ün elini tutarak “Paşam, gazanız mübarek olsun!” dedi, sonra halka dönerek şunları söyledi: “Çanakkale’den sonra şimdi de vatanı ikinci defa kurtarmaya ahdettiniz. Her anı endişelerle dolu vatanın kurtuluşunu sağlayacak bir işe giriştiniz. Hoş geldiniz, safalar getirdiniz. Amasyalılar çıktığınız yolda emrinizde ve yanınızda olacaktır…” Atatürk önde, arkadaşları arkada, kalabalık eşliğinde hükümet konağına gittiler.

12 Haziran 1919 – Atatürk Amasyalılara şöyle seslendi: “Aziz Amasyalılar! Padişah ve hükümet, itilaf devletlerinin elinde esir durumdadır. Memleket elden gitmek üzeredir. Bu kötü duruma çare bulmak için sizlerle çalışmaya geldim. Hep beraber aziz vatanımızın kurtuluşu için gayret sarf etmeliyiz. (…) Amasyalılar! Düşmanların… herhangi bir saldırısına karşı ayaklarımıza çarıklarımızı çekerek vatanı en son kayasına kadar savunacağız. Allah milletimize yenilgiyi gösterirse bütün evlerimizi, mallarımızı, ateşe vererek ve vatanı bir harabeye çevirerek boş bir çöl halinde düşmana bırakacağız. Amasyalılar buna hep beraber yemin edelim…” Bütün Amasyalılar, ellerini havaya kaldırarak “Yemin ederiz paşam!” diye bağırdılar. Atatürk sözlerini, “İttihatçılık, itilafçılık bitmiştir. El ele vereceğiz ve vatanımızı kurtaracağız” diye bitirdi.

12 Haziran 1919 – Amasya’da ilk gece hükümet konağında kalan Atatürk, sonraki günlerde 5. Kafkas Tümeni’nin karargâhı Saraydüzü Kışlası’nda ikamet etti. Atatürk’ün Amasya’daki ilk işi Amasya Müdafaayı Hukuk Cemiyeti’ni kurdurmak oldu.

12 Haziran 1919 – Mustafa Kemal Paşa ve arkadaşlarının Amasya’da Saraydüzü kışlasında vatan için aldıkları 6 maddelik kararname. Sivas’ta ve Erzurum’da Kongreler toplanmasına, temsilcilerin seçim ile gelmesine, bu kararları M. Kemal Paşa, Rauf Orbay ve Kâzım Karabekir’in de içinde bulunduğu bir kurulun uygulamasına, cemiyetlerin serbestçe konuşmalarına, askeri ve mülki teşkilâtın devamına, savunmaya geçilmesine karar alındı. Kaynak: Türkiye Cumhuriyeti Tarihi Sözlüğü 1918-2000

13 Haziran 1919 – Havza’dan Amasya’ya geçen Mustafa Kemal, burada yaptığı konuşmada “Memleket elden gidiyor, çarığımızı giyip dağlara çıkmamız gerekecek” dedi.

13 Haziran 1919 – Mustafa Kemal, Amasya’dan bir heyeti kabul etti. Atatürk’ün, sabah, kendisini ziyaret eden Amasya heyetine söyledikleri: “Ortada ittihatçılık, İtilâfçılık yoktur; memleket meselesi vardır!”

13 Haziran 1919 – Atatürk’ün, Amasya’dan, 17. Kolordu Komutan Vekili Albay Bekir Sami (Günsav) Bey’e telgrafı: “…Bütün Anadolu halkı, bağımsızlığı için tek vücut olmuştur. Tüm komutanlar, valiler ve mutasarrıflar kutsal amacımız için işbirliği yapmaya karar vermişlerdir. …Sivas’ta bir kongre yapılması, kongreye tüm vilâyetlerin delegelerinin katılımı ile kuvvetli bir millî merkez oluşturulması kararlaştırılmıştır.”

13 Haziran 1919 – Amasya Sultan Beyazıt Camii’nde Müftü Abdurrahman Kâmil Efendi’nin vaazı: “Yegâne kurtuluş çaresi halkın doğrudan doğruya egemenliği eline alması ve iradesini kullanmasıdır. Hep beraber Mustafa Kemal Paşa’nın etrafında toplanarak vatanı kurtaracağız!” [Kocatürk]

13 Haziran 1919 – Dikili’nin Yunanlılar tarafından işgali.

13 Haziran 1919 – Vaiz Abdurrahman Kamil Efendi,  Amasya’da cemaate seslendi; “Mademki milletimizin şerefi, haysiyeti, istiklali tehlikeye düşmüştür. Artık bu hükümetten iyilik ummak abestir. (…) Hep beraber Mustafa Kemal Paşa’nın etrafında toplanarak vatanı kurtaracağız…”

14 Haziran 1919 – Atatürk’ün, Amasya’dan Padişah’a telgrafı: “…İstanbul’da iken, milletin bu kadar kuvvetli ve az vakitte felâketlerden bu derece uyanık olduğunu tahayyül edemezdim. …Eğer zorlanırsam görevimden istifa ederek önceden olduğu gibi Anadolu’da ve milletin sinesinde kalacağım ve vatanî görevime bu kez daha açık adımlarla devam edeceğim.”

15 Haziran 1919 – 9. Ordu Kıtaatı Müfettişliği adının yeni hazırlanan bir talimata göre 3. Ordu Müfettişliği adını alması.

15 Haziran 1919 – Atatürk’ün, Amasya’dan, Kâzım Karabekir’e telgrafı: “13. Kolordu’ya kaldırma emri verilse bile bunu uygulama ve yerine getirmenin geciktirilmesi lüzumunu Cevat Paşa’ya yazdım. Hükümetin her teklif ve müdahale karşısında, direnme gösteremeyişi cidden üzüntü verici ve şaşırtıcıdır.”

15 Haziran 1919 – Harbiye Nazırı Şevket Turgut Paşa’nın, Atatürk’e İstanbul’a davet sebebini açıklayan telgrafı: “…İngilizler, İstanbul’a getirilmeniz hakkında istekte bulundular.” (Ayrıca, aynı gün Atatürk’e çekilen ikinci bir telgrafla İstanbul’a davetin Hükümet kararı olduğu bildirilmiştir). [Kocatürk]

15 Haziran 1919 – Bergama’nın milli kuvvetler tarafından geri alınışı.

16 Haziran 1919 – Yörük Ali Efe Müfrezesi’nin Malkoç köprüsüne baskını ve Yunan müfrezesinin imha edilişi.

16 Haziran 1919 – Atatürk’ün, Konya’da 2. Ordu Müfettişi Cemal (Mersinli) Paşa’ya, İstanbul’da kurulan Kilikyalılar Cemiyeti hakkında bilgi isteyen telgrafı: “Bu heyetin merkezi nerede ve üyeleri kimlerdir? Ne surette ilişki kuralım?”

16 Haziran 1919 – Atatürk’ün, Amasya’dan Kâzım Karabekir’e, Konya’da Ordu müfettişi Cemal Paşa ile yazışmasına dair bilgi veren telgrafı: “…Cemal Paşa’ya verdiğim cevapta olupbittileri beklemek taraftarı olmadığımı ve fakat hazırlığımızı iyi yapabilmek için biraz zaman kazanmayı uygun gördüğümü bildirdim.” [Kocatürk]

17 Haziran 1919 – Atatürk’ün, Amasya’dan Kâzım Karabekir’e millî birlik gereğine dair telgrafı: “…Anadolu’ya geçişimden şimdiye kadar en çok önem verdiğim taraf, milletin geleceğinin ve hayat hakkımızın ancak millî birlikle kurtarılacağını anlamak ve bunun için her çeşit siyasî ve kişisel ihtiraslardan uzak ve yalnız milleti hür ve müstakil yaşatmaya yönelik örgütün, yani Müdafaa-i Hukuk-u Milliye’nin her bucağa varıncaya kadar yayılması esaslarını hazırlamak oldu. Övmeye değer ki, her tarafta gerek askerî gerek mülkî, sizin gibi aynı fikir ve düşüncede arkadaşlarımızın çalışma ve önderlikleriyle her taraftan aldığım telgraflar milletin bu ihtiyacı duyduğunu ve birlik halinde bu işe eylemli olarak başladığını ispat ediyor.”

17 Haziran 1919 – İstanbul’da İngiliz Yüksek Komiseri Amiral Calthorpe’un, Atatürk’ün geri çağrılması için Hariciye Nezareti’ne müracaatı (Amiral Calthorpe, bu isteğini 6 Haziran 1919’da Harbiye Nezareti’ne bildirmişti. Hariciye Nezareti’ne bugünkü başvurusunu 2 Temmuz 1919’da bir kere daha yineleyecektir).  [Kocatürk]

17 Haziran 1919 – Yunan kuvvetlerinin Menemen’de katliam yapmaları.

17 Haziran 1919 – Damat Ferit Paşa’nın Paris Barış Konferansı’na, Osmanlı Devleti’nin barış isteklerini bildiren muhtırası.

17 Haziran 1919 – Erzurum İl Kongresi toplandı.

17 Haziran 1919 – Yunan ordusu Menemen’de kıyım yaptı. 100 kadar sivil Türk öldürüldü.

17 Haziran 1919 – İngiliz Yüksek Komiseri Amiral Calthorpe, Atatürk’ün geri çağrılmasını istedi. (Amasya toplantılarının (Genelgesinin) sonuçlarından biri de Mustafa Kemal’i İstanbul’a getirme faaliyetlerinin yoğunluk kazanması oldu. Zaten İngilizler 6 Haziran’dan beri Mustafa Kemal’in görevden alınması için devamlı baskı yapıyorlardı. İngiliz Yüksek Komiseri Amiral Calthorpe, 17 Haziran 1919‟da, Anadolu’nun 10 askeri bölgeye ayrılarak her birinin başına bir general atama projesini kabul etmeyeceklerini, Mustafa Kemal’in Samsun’a gönderilmesinin üzücü sonuçlar verdiğini ifade ederek onun ve arkadaşlarının biran önce İstanbul’a çağrılmalarını istedi.)

17 Haziran 1919 – Atatürk, K. Karabekir’e çektiği telgrafta, ülkenin “ancak milli birlikle kurtarılacağını anlatmak ve bunun için her çeşit siyasi ve kişisel ihtiraslardan uzak ve yalnız milleti özgür ve bağımsız yaşatmaya yönelik örgütün, yani Müdafaayı Hukukun her bucağa varıncaya kadar yayılmasını sağlamaya” çalıştığını belirtti.

18 Haziran 1919 – İçişleri Bakanlığı, Müdafaayı Hukuk Cemiyetleri kurulmasını ve telgraflarının çekilmesini yasakladı; milli kuvvetlerin dağıtılmasını istedi. Bunun üzerine Atatürk 20 Haziran’da postanelere el konulmasını emretti.

18 Haziran 1919 – Mustafa Kemal Paşa, Anadolu ve Rumeli milli teşkilatının birleştirilmesi hakkında bir genelge yayınladı.

18 Haziran 1919 – Atatürk’ün, Amasya’dan, Edirne’de bulunan I. Kolordu Komutanı Albay Cafer Tayyar Bey’e telgrafı: “…Bağımsızlık gayesinin elde edilişine kadar tamamiyle milletle birlikte, fedakârane çalışacağıma mukaddesatım namına yemin ettim. Artık benim için Anadolu’dan hiçbir yere gitmemek kesindir.” (Anadolu’da askerî ve mülkî erkânın büyük kısmını arkasına alan Mustafa Kemal, Trakya’nın da bu oluşuma katılması için 18 Haziran’da I. Kolordu Komutanı Cafer Tayyar Bey’e durumu izah ile bütün millî cemiyetlerin Anadolu ve Rumeli Müdafaa-i Hukuki Millîye ismi altında birleştirileceğini bu maksatla Sivas’ta bir kongre toplanacağını, buraya Trakya’yı temsilen delege gönderilmesini istedi. Mustafa Kemal, bağımsızlık elde edilinceye kadar bütün milletle fedakarca çalışacağına mukaddesatı üzerine and içtiğini, bunu yurdun her tarafına genelge ile bildirdiğini, kararının Anadolu’dan hiçbir yere gitmemek olduğunu, bu kararının bütün arkadaşlarının kararı ve görüşlerine tümüyle uyduğunu ilan etti.)

18 Haziran 1919 – Atatürk’ün, Erzurum Valisi Münir (Akkaya) Bey’in görevinden alınması üzerine Dahiliye Nezareti’ne -Vali’nin yerinde bırakılmasının uygun olacağını ve istifa etmiş dahi olsa kabul edilmemesini isteyen- telgrafı. [Kocatürk]

18 Haziran 1919 – İstanbul hükümeti Redd-i İlhak ve benzeri derneklerin faaliyetlerini yasakladı.

18 Haziran 1919 – Midyat’ta ayaklanmaya kalkışan Ali Batı’nın girişimi (ayaklanması) bastırıldı.

18 Haziran 1919 – Mustafa Kemal, Trakya’da bulunan kolordu komutanı Cafer Tayyar’a (Eğilmez) şifre ile düşüncelerini bildirdi.

19 Haziran 1919 – Ali Fuat Paşa ve Hüseyin Rauf Bey, Mustafa Kemal Paşa ile buluşmak üzere Amasya’ya geldi. (Rauf Bey, İstanbul – Bandırma – Batı Anadolu – Ankara üzerinden XX. Kolordu Komutanı Ali Fuat Paşa ile birlikte 19 Haziran’da Amasya’ya geldi. Onlara 3. Kolordu Komutanı Refet (Bele) Bey’in de katılmasıyla, Mustafa Kemal’in hazırladığı bir metin görüşülerek 21/22 Haziran’da karara bağlandı.)

19 Haziran 1919 – Atatürk’ün, Ankara’dan Amasya’ya gelen Ali Fuat Paşa ve Rauf Bey’le görüşmesi. Onları karşılayan Atatürk, “Sizleri zahmete soktuk, fakat buluşmamız çok iyi oldu” dedi.

19 Haziran 1919 – Atatürk’ün, Kâzım Karabekir’e, Rauf (Orbay) Bey ve Ali Fuat Paşa’nın Amasya’ya bugün geldiklerini bildiren telgrafı.

19 Haziran 1919 – Atatürk’ün, Amasya’dan, 17. Kolordu Komutan Vekili Albay Bekir Sami (Günsav) Bey’e telgrafı: “Pontus Cumhuriyeti kurmak amacıyla yapılmakta olan haince çalışmalar zararsız hale getirildi. …Dünyadaki genel gidişat ve durum, Türk ulusunun bağımsızlık ve kurtuluşunun lehinedir.”

19 Haziran 1919 – Milli kuvvetlerin Bergama’yı boşaltarak çekilmesi.

20 Haziran 1919 – Atatürk postanelere el konulmasını emretti. (İçişleri Bakanlığının telgraf yasağı nedeniyle)

20 Haziran 1919 – Atatürk’ün isteği ile Amasya Müdafaa-i Hukuk Cemiyeti tarafından, yaklaşık 30.000 kişinin katıldığı büyük bir miting yapıldı. Mitingde konuşan Atatürk, milleti yine direnişe çağırdı.

20 Haziran 1919 – Atatürk’ün, Posta ve Telgraf Umum Müdürlüğü’nün, Redd-i İlhak ve Müdafaa-i Hukuk-u Milliye Cemiyetlerinin telgraflarının çekilmemesi emri üzerine Amasya’dan Sadaret’e, Harbiye Nezareti’ne, valiliklere, kolordulara, Posta ve Telgraf Başmüdürlüklerine genelgesi: “…Milletin sesini boğarak yasal hakkını istemekten menetmeye ve vatanın mahvına sebep olmaya yönelik bu emri hiçbir namuslu telgraf memurunun yerine getireceğini ümit etmem; fakat böyle bir namussuzluğa cüret edecek olanlar olursa derhal divan-ı harplere gönderilmesini ve durumdan bilgi verilmesini em­rederim.”

20 Haziran 1919 – Atatürk’ün, Amasya’dan Posta ve Telgraf Umum Müdürlüğü’ne telgrafı: “Posta ve Telgraf Umum Müdürlüğü’nün telgrafhanelere Müdafaa-i Hukuk-u Milliye ve Redd-i İlhak Cemiyetleri tarafından verilecek telgrafların çekilmemesi hakkında bir emir verdiğini haber aldım. Bu emrin hemen geri alınarak milletin itimat ve güvenine zerre kadar zarar getirilmemesi gereğini arz etmeyi vicdan vazifesi kabul ettiğimi bildiririm.” [Kocatürk]

20 Haziran 1919 – Milli kuvvetlerin Nazilli’yi geri almaları.

20 Haziran 1919 – Yunan kuvvetlerinin Bergama’yı ikinci kez işgali.

20 Haziran 1919 – Amasya’da askeri komutanların Kemal Paşa Başkanlığında toplanması.  Amasya’da başlayan görüşmelere Ali Fuat Paşa (Cebesoy), Rauf Bey (Orbay) ve Refet Bey (Bele) de katıldı. Üç gün devam eden Amasya görüşmeler sonunda vatanın tehlikede olduğuna dair dikkate çekilen Amasya Tamimi yayınlandı. Buna göre Sivas’ta bir milli kongre toplanması yolunda karar alındı.  Kurtuluş mücadelesinin planları hazırlanmış, Erzurum Kongresi ve Sivas Kongresi’nin toplanmasına burada karar verilmiş, 22 Haziran 1919 tarihinde yayınlanan “Amasya Genelgesi” ile “Milletin İstiklâlini Yine Milletin Azim ve Kararı Kurtaracaktır” denilerek Milli Mücadele burada fiiliyata geçirilmiştir.

20 Haziran 1919 – Mustafa Kemal’in, Amasya’dan gönderdiği genelge ile milli kuvvetleri bir gaye ve bir teşkilat çevresinde toplamak amacıyla Sivas Kongresi’ni toplamaya çağırması.

21 Haziran 1919 – İçişleri Bakanı Ali Kemal, İngiliz yetkililere, “Mustafa Kemal’in emirlerine uyan memur veya subayların Divan-ı Harp tarafından cezalandırılacağını” söyledi.

21 Haziran 1919 – Mustafa Kemal, İstanbul’da bulunan tanınmış kişilere (Abdurrahman Şeref, Reşit Akif Paşa, Seyit Bey, Halide Edip (Adıvar), Kara Vasıf, Nafia Nazırı Ferit Paşa, Sulh ve Selamet Fırkası Başkanı Ferit Paşa, Cami (Baykut), Ahmet (Rıza)) gönderdiği mektupta “Artık İstanbul Anadolu’ya hakim değil, tabi olmak mecburiyetindedir” dedi.

21 Haziran 1919 – Atatürk’ün, İstanbul’da bulunan bazı tanınmış kimselere (Abdurrahman Şeref, Reşit Akif Paşa, Ahmet İzzet Paşa, Halide Edip, Kara Vasıf, Ahmet Rıza, Seyit Bey, Ferit (Tek) Bey, Ferit Paşa, Cami Bey) Amasya’dan mektup gönderek, onları Millî Mücadele’ye davet etmesi: “Artık İstanbul Anadolu’ya hâkim değil, tâbi olmak mecburiyetindedir!” “Size düşen fedakârlık pek büyüktür!” “Millî gaye elde edilinceye kadar âcizleri Anadolu’dan ve milletin sinesinden ayrılmayacağım ve bu noktada sonuna kadar bir millet ferdi gibi çalışacağımı millete karşı mukaddesatım namına söz verdim ve hiçbir kuvvet bu millî azme mani olamayacaktır!” (Mustafa Kemal’in, İstanbul’da bulunan bazı tanınmış kimselere Amasya’dan mektup göndererek onları Millî Mücadele’ye davet etmesi.)

21 Haziran 1919 – Harbiye Nazırı Şevket Turgut Paşa’nın, 15. Kolordu Komutanı Kâzım Karabekir’e -Mustafa Kemal Paşa’nın yerine- 3. Ordu Müfettişliği’ne vekâleten atanma teklifi. (Harbiye Nazırı 21 Haziran’da Kâzım Karabekir‟e 3. Ordu Müfettişlik Vekaletini teklif etmekteydi. Karabekir Erzurum’dan ayrılmasının telâfi edilmez vahamete yol açacağını, kolorduya vekâlet edecek uygun bir kimsenin bulunmadığını, büyük kumandanların sırasıyla ve birer bahaneyle ortadan kaldırılması suretiyle, daha kolay mahvedileceğimiz kanaatı umumu sarmış olduğundan “Eğer sağlık durumu görevini yapmasına mani olmasından başka bir sebep yoksa Mustafa Kemal Paşa‟nın müfettişlikten ayrılması tehlikeli olacaktır.” yorumuyla görevi kabul etmedi.)

21 Haziran 1919 – Amasya Tamimi hazırlandı, yayınlandı. (Bu kararlarda özetle vatanın bütünlüğü ve istiklâlinin tehlikede olduğu, hükümetin görevini gereğince yapmadığı, milletin istiklâlini yine milletin kararının kurtaracağı, millî hakları dünyaya duyurmak için her türlü etkinin dışında bir millî kurula ihtiyaç olduğu, bu maksatla Sivas‟ta bir kongre toplanacağı, kongreye katılmak üzere bütün illerin her sancağından parti farkı gözetilmeden muktedir ve milletinin güvenini kazanmış üçer delege gönderilmesi, askerî ve sivil teşkilatın hiçbir suretle dağıtılmaması, kumandanın hiçbir şekilde terk edilmemesi veya başkasına devredilmemesi, vatanın herhangi bir tarafına yeniden olacak bir düşman hareketi halinde komutanların birlikte hareket edecekleri, silâh ve mühimmatın katiyen elden çıkarılmayacağı öngörülmekteydi.)

21 Haziran 1919 – Amasya’da askeri komutanların Kemal Paşa Başkanlığında toplanması. Üç gün devam eden Amasya görüşmeleri tamamlandı. Sonunda vatanın tehlikede olduğuna dair dikkate çekilen Amasya Tamimi yayınlandı. Buna göre Sivas’ta bir milli kongre toplanması yolunda karar alındı. Kurtuluş mücadelesinin planları hazırlanmış, Erzurum Kongresi ve Sivas Kongresi’nin toplanmasına burada karar verilmiş, 22 Haziran 1919 tarihinde yayınlanan “Amasya Genelgesi” ile “Milletin İstiklâlini Yine Milletin Azim ve Kararı Kurtaracaktır” denilerek Milli Mücadele burada fiiliyata geçirilmiştir.

21/22 Haziran 1919 – Atatürk’ün, yaveri Cevat Abbas (Gürer) Bey’e Amasya Genelgesi’ni dikte etmesi ve gece, Ali Fuat Paşa, Rauf Bey ve Samsun’dan gelen Refet (Bele) Bey ile görüşerek genelgeyi onlara da imza ettirmesi. [Kocatürk]

22 Haziran 1919 – Amasya Genelgesi Amasya Saraydüzü Kışlasında kaleme alındı.

21/22 Haziran 1919 – Gece Amasya Genelgesi hazırlandı. Atatürk’ün hazırladığı Amasya Genelgesi’nin esası şöyleydi: 1- Vatanın bütünlüğü milletin bağımsızlığı tehlikededir. 2- İstanbul Hükümeti üzerine aldığı sorumluluğun gereğini yerine getirememektedir. Bu durum milletimizi yok olmuş gibi gösteriyor. 3- Milletin bağımsızlığını, yine milletin azim ve kararı kurtaracaktır. Genelgede ayrıca, milletin sesini dünyaya duyuracak bağımsız “milli bir heyetten”, halkın katılımıyla toplanacak Sivas ve Erzurum kongrelerinden söz ediliyordu. Genelgede bir de “Mahrem (Gizli) madde” vardı. Açıklanmayan bu 6. madde şuydu: Askerî ve millî örgütlenme hiçbir surette kaldırılmayacaktır. Komuta hiçbir surette ve hiçbir kimseye terk edilmeyecektir. Silâh ve mühimmat kesinlikle elden çıkarılmayacaktır. Bu kararlar, 21/22 Haziran’da Atatürk, Ali Fuat Paşa, Hüseyin Rauf Bey, Albay Refet Bey ile Albay Kâzım, görevli memurlar Hüsrev Bey, Muzaffer Bey ve başka bir memur tarafından imzalandı. Daha sonra da asker, sivil yetkililere gönderildi.

22 Haziran 1919 – Amasya Genelgesi: “Vatanın bütünlüğü, ulusun bağımsızlığı tehlikededir.” Mustafa Kemal Paşa ve arkadaşlarının Amasya’da aldıkları kararların askeri ve mülki makamlara bildirmek için gönderdikleri tamim (genelge). Kurtuluş savaşının başladığını açıklayan ilk resmi bildiridir.

22 Haziran 1919 – Mustafa Kemal’in Amasya’dan Anadolu’da mülkî ve askerî makamlara genelgesi: “Vatanın bütünlüğü, milletin bağımsızlığı tehlikededir. Milletin bağımsızlığını yine milletin azim ve kararı kurtaracaktır. Sivas’ta milli bir kongrenin acele toplanması kararlaştırılmıştır. Bunun için tekmili vilayetlerin her livasından milletin itimadına mazhar üç murahhasın mümkün olan süratle yetişmek üzere hemen yola çıkartılması icap etmektedir. Her ihtimale karşı keyfiyetin bir milli sır haline tutulması lazımdır.” (Mustafa Kemal, Amasya Genelgesiyle, milli kuvvetleri bir gaye ve bir teşkilat çevresinde toplamak amacıyla, Sivas’ta bir kongre toplanması gerektiğini duyurdu.)

22 Haziran 1919 – Mustafa Kemal’in, Amasya’dan gönderdiği genelge ile, milli kuvvetleri bir gaye ve bir teşkilat çevresinde toplamak amacıyla Sivas Kongresi’ni toplamaya çağırması. Amasya’da yayımladığı genelgeyle “Milletin istiklâlini yine milletin azim ve kararının kurtaracağını ” ilan edip Sivas Kongresi’ni toplantıya çağırdı.

22 Haziran 1919 – Atatürk’ün, Amasya’dan, Anadolu’da mülkî ve askerî makamlara genelgesi: “Vatanın tamamiyeti, milletin bağımsızlığı tehlikededir. Milletin bağımsızlığını, yine milletin azim ve kararı kurtaracaktır. Sivas’ta millî bir kongrenin acele toplanması kararlaştırılmıştır. Bunun için bütün vilâyetlerin her livasından milletin itimadını kazanmış üç delegenin, mümkün olan süratle yetişmek üzere, hemen yola çıkarılması gerekmektedir. Her ihtimale karşı, durumun bir millî sır halinde tutulması lâzımdır.”

22 Haziran 1919 – 22 Haziran’da İngiliz yetkililer (İngiliz ateşesi Deeds ile siyasi danışman ve Baştercüman Ryan) sadrazam vekilinden 3. Ordu müfettişinin görevden alınması isteğini tekrarladılar.

22 Haziran 1919 – Kâzım Karabekir’in, Harbiye Nazırı Şevket Turgut Paşa’nın 21 Haziran 1919 tarihli telgrafına cevabı: “…Mustafa Kemal Paşa’nın müfettişlikten alınması tehlikeli olacaktır.”

22 Haziran 1919 – Atatürk’ün, Amasya’dan, Konya’da 2. Ordu Müfettişi Cemal (Mersinli) Paşa’ya mektubu: “…Millî gücü bozmaya çalışacak olanlara kesinlikle karşı koymak ve kötü etkilerini gidermek, bizim için zorunludur.” [Kocatürk]

22 Haziran 1919 – Yunanlıların Akhisar’ı yeniden işgali.

22 Haziran 1919 – Erzurum İl Kongresi kapandı.

23 Haziran 1919 – Mustafa Kemal, İstanbul Hükümeti tarafından görevinden alındı. (23 Haziran’daki toplantısında Bakanlar Kurulu, Harbiye Nezaretinin emrine rağmen İstanbul’a dönmediği ve halkı hükümete karşı kışkırttığı gerekçesiyle Mustafa Kemal’in hemen görevden alınmasına; yerine Hurşit Paşa’nın atanması için gerekli işlemin yapılmasına karar verdi. Artık resmî sıfatı kalmayan Mustafa Kemal’in bildiri ve emirlerinin geçerliliği bulunmadığının icap eden illere Dahiliye Bakanlığınca bildirilmesi uygun görüldü.)

23 Haziran 1919 – Vükelâ Meclisi’nin, Atatürk hakkında kararı: “…Mustafa Kemal Paşa’nın, azledilerek hiçbir resmî sıfatı kalmamış olduğundan bildiri ve emirlerinin resmî nitelik taşımadığının icap eden vilâyetlere duyurulmasının Dahiliye Nezareti’ne bildirilmesi.” (Mustafa kemal paşa hakkında hükümet kararı: “Mustafa Kemal Paşa’nın azledilerek hiçbir resmi sıfatı kalmamış olduğundan tebligat ve işarların resmi mahiyeti haiz olmadığının icap eden vilayetlere tebliğinin Dahiliye nezaretine bildirilmesi.”)

23 Haziran 1919 – Dahiliye Nazırı Ali Kemal’in, Atatürk’ün azledilmesi sebebiyle emirlerinin dinlenmemesi hakkında vilâyetlere gizli genelgesi: “Dahiliye Nezareti’nin size kesin emri, artık o zatın azledilmiş olduğunu bilmek, kendisiyle hiçbir resmî muameleye girişmemek, hükümet işlerine ait hiçbir isteğini yerine getirmemektir(!)” (Mustafa Kemal’in müfettişlik görevinden azledilmesi kararı üzerine İçişleri Bakanı hemen harekete geçti. 23 Haziran’da illere Mustafa Kemal’in görevden alındığını, kimsenin onun emirlerini yerine getirmemesini istedi. 26 Haziran’da da millî ordu teşkil etmenin ve millî savunma girişimlerinin bir felâket olduğunu belirterek askerlerin verecekleri emirlere uyulmamasını, uyanların sorumlu tutulacaklarını, bildirdi. İçişleri Bakanının, bazı çevrelerce desteklenen bu davranışı, hükümette ciddi tartışmalara yol açtı. Sert bir şekilde tartışan içişleri ve Millî Savunma Bakanları istifa etmek zorunda kalıyorlardı. Ancak Mustafa Kemal’i görevden almak kararı, Millî Savunma Bakanlığınca usulüne uygun bir şekilde sadarete (başbakanlık) bildirilmediği için, yürürlüğe konulamadı.)

23 Haziran 1919 – İstanbul’da İngiliz Yüksek Komiseri Amiral Calthorpe’un, Lord Curzon’a: “…Mustafa Kemal Paşa’nın Samsun’a varışından beri kendisini milliyetçi akımın merkezi haline getirdiği. Bu diğer tehlikeli kişinin de Rauf Bey olduğu.” [Kocatürk]

23 Haziran 1919 – Atatürk’ün, Amasya’dan Kâzım Karabekir Paşa’ya telgrafı: “…İstanbul’da millî bağımsızlığın zevkinden mahrum bazılarının İngiliz esaretine girmekte sakınca görmedikleri anlaşılıyor. Bu sebeple Anadolu’dan çıkacak sesin etrafında olan bizler için bu millî vazifenin pek mukaddes olduğu kanaati bir kere daha doğrulanıyor. Merkezî hükümet millî girişimlerimize karşı her ne şekilde tecavüz elini uzatırsa uygun surette hemen karşı harekete girişilerek millî gayenin gerçekleştirilmesi zorunludur.”

23 Haziran 1919 – İstanbul hükümeti Mustafa Kemal’i, emirlere uymadığı için görevden alarak yerine Hurşit Paşa’yı atadı. Ali Kemal vilayetlere gönderdiği yazıda Mustafa Kemal’in emirlerine uyulmamasını istedi.

23 Haziran 1919 – Mustafa kemal paşa hakkında hükümet kararı: “Mustafa Kemal Paşa’nın azledilerek hiçbir resmi sıfatı kalmamış olduğundan tebligat ve işarların resmi mahiyeti haiz olmadığının icap eden vilayetlere tebliğinin Dahiliye nezaretine bildirilmesi.”

24 Haziran 1919 – Atatürk’ün, Dahiliye Nazırı Ali Kemal’in 18 Haziran 1919 tarihli genelgesi nedeniyle Padişah Vahdettin’e telgrafı: “Böyle bir zihniyetin hiçbir yerde kabul ve uygulama noktası bulmadığını şükranla arz eylerim.”

24 Haziran 1919 – Atatürk’ün, Yunanlıların ve yerli Rumların Samsun’daki faaliyetleri hakkında 15. Kolordu Komutanlığı’na telgrafı.

24 Haziran 1919 – Atatürk’ün, İtalyanların Antalya yöresindeki kuvvetlerini artırdıkları, bu girişimin protesto edilmesi hakkında 15. Kolordu Komutanlığı’na telgrafı.

24 Haziran 1919 – Posta ve Telgraf Umum Müdürü Refik Halit (Karay)’in, telgrafhanelere, Mustafa Kemal’in azledildiğini, bu sebeple telgraflarının kabul edilmemesini bildiren telgrafı.

25 Haziran 1919 – İbrahim Tali (Öngören) Bey’in, Dahiliye Nazırı Ali Kemal’in 23.6.1919 tarihli genelgesini, Sivas’tan şifre ile Amasya’da bulunan Atatürk’e bildirmesi.

24/25 Haziran 1919 – Atatürk’ün, valiliklere, müstakil mutasarrıflıklara, kolordulara ve 2. Ordu Müfettişi Cemal Paşa’ya, “Dahiliye Nazırı Ali Kemal’in -Osmanlı hükümetinin yeni bir savaşa giremeyeceği hakkında- 18 Haziran 1919 tarihli genelgesini protesto eden” yazısı: “..Bağımsızlığını emin görmek isteyen milletin önüne hiçbir haksız set çekilemez!” [Kocatürk]

25 Haziran 1919 – Çerkez Ethem ve Demirci Mehmet Efe kuvvetleri, Yunanlılarla çarpışmaya başladı.

25 Haziran 1919 – Mustafa Kemal Paşa, Amasya’dan Sivas’a hareket etti.

26 Haziran 1919 – 1. Dünya Savaşı sonunda, İtilaf Devletleri ile Almanya arasında Versay Barış Anlaşması imzalandı.

26 Haziran 1919 – Atatürk’ün, otomobille sabah Amasya’dan Tokat’a sabah 08.00’de hareketi, günü ve geceyi Tokat’ta geçirmesi. [Atatürk, beraberinde Rauf (Orbay), Refik (Saydam), Kâzım (Dirik), Hüsrev (Gerede), İbrahim Süreyya (Yiğit), Cevat Abbas (Gürer) vb. olmak üzere üç otomobille yola çıkmıştır].

26 Haziran 1919 – Dahiliye Nazırı Ali Kemal istifa etti.

26 Haziran 1919 – Dahiliye Nazırı Ali Kemal’in: “Milli ordu teşkil etmenin ve müdafaa-i milliye hazırlamak gibi faaliyetlerin felaket olduğunu..” ilan eden beyannamesi.

26 Haziran 1919 – Atatürk, 26 Haziran 1919 sabahı karanlıkta, sessiz sedasız Amasya’dan ayrılıp Tokat’a gitti. Amasya’da kaldığı 14 günde Türk Devrimi’nin temellerini attı. (Mustafa Kemal 26 Haziran’da Amasya’dan Tokat’a gelmiştir. Amacı Karabekir’in ısrarla davet ettiği Erzurum’a gitmek ve Erzurum kongresine katılmaktır. Geceyi Tokat‟ta geçirir. Fakat Sivas’ta birtakım olumsuz hazırlıklar yapıldığını duyar ve gerekli tertibatı aldıktan sonra, 27 Haziran’da adeta baskın şeklinde Sivas’a ulaşır. Elâzığ’a özel görevle vali atanan Emekli Kurmay Albay Ali Galip ve Hürriyet ve itilâf mensupları, Vali Reşit Paşa’yı, Mustafa Kemal’i tutuklaması için sıkıştırmaktadırlar.)

27 Haziran 1919 – Atatürk’ün,  09.15’te  Tokat’tan ayrılarak akşama doğru Sivas’a gelişi ve şehir girişinde Vali Reşit Paşa tarafından karşılanışı.

27 Haziran 1919 – Atatürk’ün vilâyetlere, mutasarrıflıklara ve kolordulara Dahiliye Nazırı Ali Kemal’in 23 Haziran 1919 tarihli genelgesi nedeniyle karşı genelgesi: “…Azlime dair bu ana kadar hiç bir emir almadım!” (Mustafa Kemal, eski içişleri Bakanının 23 Haziran tarihli genelgesini yolda öğrenince, kendisini bu göreve Padişahın atadığını, ne padişahlık makamından ne de Sadaret ve Millî Savunmadan azline dair bir emir almadığını hatırlattı. Bu durumda Ali Kemal’in bu gizli genelgesinin devlet ileri gelenleri arasında ikilik yaratacağını, millet arasında anarşiye yol açacağını belirtti. Memuriyetine padişahlık makamınca son verilmesi halinde, bu durumu başkalarından önce bizzat açıklayacağını böyle bir durumda dahi vatanın kurtuluşu için “sine-i millete bir ferdi millet olarak” hizmet edeceğini ilâve ederek, resmî sıfatı üzerinde bulunduğu sürece vereceği emirlere herkesin uyması gerektiğini, bütün askerî ve sivil yetkililere duyurdu.)

27 Haziran 1919 – İçişleri Bakanının millî direnmeye karşı olan davranışları, onu istifaya sürüklerken Anadolu’da sert tepkilere yol açtı. XX. Kolordu Komutanı Ali Fuat Paşa, millî direnmeye mani olmayı hedefleyen bu tutumu etkisizleştirmek ve Anadolu’da oluşturulan düşmana karşı direnme azmini berkitmek için, 27 Haziran’da bir genelge yayınladı. Bu genelge ile kolordu mıntıkası (Ankara, Kastamonu illeri ile Kütahya, Afyonkarahisar bağımsız sancakları, Konya ilinin Isparta ve Burdur livaları) üç bölgeye ayrılıyor ve her birinin başına sorumlu bir askerî yetkili atanıyordu. Bunlar asayişi korumak, Müdafaa-i Hukuk ve Redd-i ilhak cemiyetleri ile vatanı savunanlara yardım etmek, içeride fesat hareketlerine ve dışarıdan gelecek işgallere karşı koymak görevini üstleniyorlardı. Bu açıkça merkezi hükümete karşı bir başkaldırma hareketiydi.

27 Haziran 1919 – Atatürk’ün, Elaziz (Elazığ)’e geçmek üzere Sivas’ta bulunan Ali Galip Bey’i gece Kolordu Kumandanlık Dairesi’ne çağırıp konuşması: “…Askerler mert olur. Türk askeri ise mertlerden mert ve pek civanmert olur. Siz cihanın kabul ettiği bu kurala istisna mı teşkil ediyorsunuz?”

27 Haziran 1919 – Konya’da bulunan 2. Ordu Müfettişi Cemal Paşa’nın, Atatürk’ün 22.6.1919 tarihli mektubu’na cevabı: “…Bütün tertibat ve düşüncelerinize katılıyorum.” [Kocatürk]

27 Haziran 1919 – Mustafa Kemal, Sivas’a geldi.

28 Haziran 1919 – Atatürk’ün, Elaziz (Elazığ)’e geçmek üzere Sivas’ta bulunan Ali Galip Bey’i gece Kolordu Kumandanlık Dairesi’ne çağırıp konuşması: “…Askerler mert olur. Türk askeri ise mertlerden mert ve pek civanmert olur. Siz cihanın kabul ettiği bu kurala istisna mı› teşkil ediyorsunuz?”

28 Haziran 1919 – Mustafa Kemal, Sivas’tan Erzurum’a doğru yola çıktı.

28 Haziran 1919 – 1. Balıkesir Kongresi toplandı.

28 Haziran 1919 – İlk Balıkesir (Milli) Kongresi toplandı. Balıkesir’de civar vilayetlerin murahhaslarından mürekkep, Kuvay-ı Milliye Kongresi’nin toplanması.

28 Haziran 1919 – Atatürk’ün, sabah Sivas’tan Erzurum yönüne hareketi ve geceyi Refahiye’de geçirişi.

28 Haziran 1919 – Atatürk’ün, Dahiliye Nazırı Ali Kemal’in mülkî âmirlere 23.6.1919 tarihli genelgesi nedeniyle Harbiye Nezareti’ne telgrafı: “…Bu tehlikeli ve mesuliyeti cidden ağır düşüncelerin millet ve memleketin gelecekteki kurtuluşu için ne büyük zararlar doğurabileceğini tekrar arza mecburum.”

28 Haziran 1919 – Harbiye Nazırı Şevket Turgut Paşa’nın, Atatürk’e telgrafı: “Bizden bir heyetin Paris’e gitmesine Dörtler Meclisi müsaade etti. …Hemen Dersaadet’e teşrifinizi rica ederim.” [Kocatürk]

28 Haziran 1919 – İtalyanların Burdur’u işgali.

28 Haziran 1919 – Versailles Antlaşması imzalandı (Versay Antlaşması). I. Dünya Savaşı sonunda, İtilaf Devletleri ile Almanya arasında Versay Barış Anlaşması imzalandı. Almanya sömürgelerini kaybediyor, ordusu sınırlandırılıyor, savaş tazminatı ödemeye mahkum ediliyordu.

29 Haziran 1919 – Aydın’da silahlı çeteler, halkla birlikte Yunan kuvvetlerine karşı amansız bir mücadeleye girdi.

29 Haziran 1919 – Posta ve Telgraf İdaresi Mustafa Kemal tarafından verilen telgrafların kabul edilmemesini bütün teşkilâtına duyurdu.

29 Haziran 1919 – Atatürk’ün, sabah saat 5.00’de Sivas’tan Erzurum yönüne hareketi, Suşehri’ne gelişi ve geceyi burada geçirişi.

30 Haziran 1919 – Milli kuvvetlerin Aydın’ı geri alışı.  Aydın, üç gün süren şiddetli çatışmalardan sonra Yunanlılardan geri alındı. Yunanlılar bazı Türk köylerini ateşe verdi.

30 Haziran 1919 – Atatürk’ün, sabah saat 9.00’da Suşehri’nden Erzincan’a hareketi, akşam Refahiye’ye gelişi,  geceyi Çardak Boğazı’nda toprak üstüne battaniye sererek geçirmesi.

30 Haziran 1919 – 30 Haziran’da ise İngiliz Karadeniz Orduları Başkumandanı Milne, Mustafa Kemal’in azledilmesini, 6 Haziran’da Harbiye Nezareti’nden istediklerini, 8 Haziran’da verilen dönüş emrine rağmen Mustafa Kemal’in görevden alınmadığını belirterek Anadolu’daki direniş hareketlerinin önlenmesi için Mustafa Kemal ve Cemal Paşaların çekilmeleri konusunda Osmanlı Dışişleri nezrinde girişimde bulunulmasını Amiral Calthorpe‟den istedi.)

30 Haziran 1919 – General Milne’in, Harbiye Nazırı Ali Ferit Paşa’ya, “Sivas’ta bulunan Atatürk ile Konya’da bulunan Cemal Paşa’nın derhal İstanbul’a çağrılmaları için Osmanlı hükümeti ile temasa geçilmesini isteyen” yazısı.

30 Haziran 1919 – Yeni Harbiye Nazırı (Milli Savunma Bakanı) Ali Ferit Paşa’nın Atatürk’e, Padişah’ın kendisine hava değişimi almasını, arzu edeceği bir şehir veya kasabada istirahat etmesi tavsiyesini bildiren telgrafı (Atatürk bu telgrafı 2/3 Temmuz gecesi Erzurum yolunda almıştır). [Kocatürk]

1 Temmuz 1919 – Atatürk’ün,  öğleden sonra Erzincan’a gelişi ve geceyi burada geçirişi.

2 temmuz 1919 – Atatürk’ün Erzurum’a gitmek üzere 09.30’da Erzincan’dan hareketi, öğlen Tercan’a gelişi ve geceyi Tercan’da geçirişi.

2 Temmuz 1919 – İngiliz Yüksek Komiseri Amiral Calthorpe’un, Osmanlı Hariciye Nezareti’ne yazısı: “Mustafa Kemal ve Cemal Paşaların kayıtsız şartsız ve süresiz olarak geri çağrılmalarının âcil zarureti üzerine bir kere daha dikkatinizi çekmek vazifem icabındandır.” [Kocatürk] (Amiral Calthorpe, 2 Temmuz 1919 tarihli nota ile, Sivas ve Konya’da itilâf çıkarlarına karşı kışkırtmalarda bulunan, Mustafa Kemal ve Cemal Paşaların derhal ve kayıtsız, şartsız İstanbul’a çağrılmalarını ve bir sureti İngiliz hükümetine sunulan bu nota hakkında ne gibi işlem yapıldığını derhal bildirilmesini talep etti.)

3 Temmuz 1919 – Mustafa Kemal Paşa Erzurum’da. Mustafa Kemal’in kongre için Erzurum’a ilk gelişi.  Atatürk’ün, Rauf Bey ve beraberindekilerle Erzurum’a gelişi, halk ve asker tarafından sevgi gösterileriyle karşılanışı. (Ordu Müfettişi İstanbul’la görüşmeleri yürütürken bir taraftan da yoluna devam etmekteydi. Mustafa Kemal, Rauf beyle birlikte bir hafta süren meşakkatli bir yolculuktan sonra, 3 Temmuz’da Erzurum’a ulaştı. Halk, askerî ve mülkî erkân tarafından törenle coşku ile karışılandı.)

3 Temmuz 1919 – Mustafa Kemal, Şark İlleri Müdafaai Hukuk Cemiyeti’nin kongresine katılmak üzere, Erzurum’a geldi. Mustafa Kemal’in, halk ve asker tarafından sevgi gösterileriyle karşılanması.

3 Temmuz 1919 – Yunan kuvvetleri Aydın’ı bir kez daha ele geçirdi.

4 Temmuz 1919 – Yunan kuvvetlerinin ikinci kez işgal etmesi.

4 Temmuz 1919 – Mustafa Kemal gelişinin ertesi günü (4 Temmuz 1919) hemen Vilâyat-i şarkıye Müdafaa-i Hukuk-ı Millîye Cemiyeti’nin Erzurum şubesiyle temasa geçti. Doğu Anadolu ve özellikle Erzurum çevresinde Ermeni mezaliminin hatıraları henüz çok tazeydi. Halk bölgenin Ermenistan’a bırakılması korkusu içindeydi. Hükümetin Doğu illerine geniş özerklik tanınabileceği yolundaki beyanları endişeleri artırmıştı. Buna karşı alınacak tedbirleri saptamak için Vilâyet-i şarkiye Müdafaa-i Hukuk-ı Millîye Cemiyetinin Erzurum şubesi, 6 Doğu ilinin katılacağı Erzurum Kongresine hazırlık olmak üzere 17 Haziran 1919’da Erzurum il Kongresini toplamış, alınacak önlemleri kararlaştırmıştı. Buna göre özetle: Ermeni saldırılarına şiddetle karşı konulması, halkın göç etmemesi, içeride düzeni ve savunmayı sağlayabilmek için bekçi teşkilâtı kurulması öngörülmüştür.

4 Temmuz 1919 – Atatürk’ün, Erzurum Valisi’ne yazısı: “…Telgraflarım Erzurum merkezinde alıkonulmak ve çekilmemek gibi kanunsuz hareketlerin ortağı ve uygulama aracı olan Erzurum Posta Başmüdürü ile Merkez Müdürü verdikleri izahat ve belgeler üzerine, üzerimdeki devlet vekar ve haysiyetini kuvvetlendirme ve koruma amacıyla tutuklanarak Divanıharp’e verilmiştir. Her tarafta ve bilhassa son günlerde yüksek makamlarla da resmî yazışmalarım kendilerince malûm olduğu halde anlamazlık ve bilmezlikten gelmeleri sorumluluklarını artırmıştır. Bilgi için bildirilir.” [Kocatürk]

5 Temmuz 1919 – Mustafa kemal Paşa, Kongre hazırlıkları için Erzurum’da.

5 Temmuz 1919 – Mustafa Kemal, Rauf Bey (Orbay), Mazhar Müfit (Kansu) ve Erzurum Valisi Münir Bey bir toplantı yaparak Mustafa Kemal’i hareketin lideri olarak seçti.

5 Temmuz 1919 – Harbiye Nazırı Ali Ferit Paşa’nın, Atatürk’ü tekrar Padişah adına İstanbul’a çağırması. (2 Temmuz’da Amiral Calthorpe‟nin Mustafa Kemal ve Cemal Paşaların derhal ve kayıtsız şartsız İstanbul’a çağrılmalarını isteyen notası üzerine, bu defa Saray devreye giriyordu. Mabeyn Başkatibi Ali Fuat Bey (Türkgeldi), Padişah adına çektiği telgrafta: “…Vatanseverliğiniz sebebiyle, o bölgede bazı hazırlıklara girişmeniz, İngilizlerin dikkatini çekmiş ve hükümeti zorlamaya başlamışlardır… Konferans halen Şark meselesiyle meşgul olmaktadır. Dolayısıyla bu sırada Osmanlı ülkesinde asayişi bozucu bir durum, onarılması mümkün olmayan zararlar doğurabilir… Bizim için yapılacak en akıllıca hareket, ülkede sükûnet ve güvenliğin muhafazasına gayret etmektir. Bu sebeple millî duygulardan doğan heyecanla teşebbüs edilen bu gibi hareketlerden sakınılması zarureti vardır. Kaldı ki şu sıralar zatıâlinizin istifa ederek İstanbul’a dönmeniz, belki yabancıların hükümeti zorlayarak hakkınızda onur kırıcı bir işlem yapılmasına sebep olabilir düşüncesiyle tavsiye edilmediği gibi, Harbiyece görevden alınmaları da Padişahça uygun görülmediğinden bir iki ay müddetle hava değişimi istenilerek durum açıklık kazanıp barış yapılıncaya kadar tercih edeceğiniz bir şehir veya kasabada istirahat etmeniz en uygun şekil olarak düşünülmektedir…”)

5 Temmuz 1919 – Atatürk’ün, Erzurum’dan bütün komutanlara, Babıâli’nin muhtemel menfi genelgelerini kontrol altına alma gayesiyle, haberleşme merkezlerinde önlem alınmasını isteyen emri.

6 Temmuz 1919 – Mustafa Kemal, Dahiliye Nazırı Ali Ferit Paşa’ya telgraf çekerek İstanbul’a dönmeyeceğini bildirdi.

6 Temmuz 1919 – Atatürk’ün, Harbiye Nazırı Ali Ferit Paşa’nın kendisini İstanbul’a çağıran telgrafına cevabı: “…Doğu illeri halkı arasından çıkıp gelmek hususundaki yüksek tekliflerinizi yerine getirmede şahsî irademi kullanmaktan manen ve maddeten memnu bulunuyorum.”

6 Temmuz 1919 – Mustafa Sabri’nin başkanlığındaki hükümet, padişahın iradesi olmadan asker ve bağış toplayan kumandanların görevden alınıp yargılanmalarına karar verdi. Nitekim 7/8 Temmuz 1919’da Atatürk’ün görevden alınması kararını imzalayan üç kişiden biri Mustafa Sabri’ydi. (Diğer iki kişi, Padişah ve Harbiye Nazırı’ydı).

7 Temmuz 1919 – Atatürk’ün,  Konya’da bulunan 2. Ordu Müfettişi Cemal (Mersinli) Paşa’nın kendi arzusuyla izinli olarak İstanbul’a gitmesi üzerine bütün ordu ve kolordu komutanlarına bildirisi: “Müfettiş ve komutanlar herhangi bir sebeple, komutadan alındıkları takdirde kendilerinin yerine geçecek zevat, birlikte çalışılabilecek evsafa malik bulunursa komutayı bırakacak ve fakat nüfuz bölgelerinde kalarak millî vazifelerini yapmaya devam edeceklerdir.”

7 Temmuz 1919 – Atatürk’ün, müfettişlik sınırları içine giren vilâyetlere ve kolordu komutanlıklarına yazısı: “Memleket asayişi ve savunmasının gereği gibi temin ve korunması için kolordu komutanları kendi bölgelerinden kesin şekilde sorumludurlar. Vali ve mutasarrıflar, müfettişlik makamına vermekte oldukları asayiş raporlarını bundan böyle doğrudan doğruya bölgelerinde bulunan kolordu komutanlarına verecekler, kolordu komutanları da birleştirerek müfettişlik makamına bildireceklerdir.” [Kocatürk]

8 Temmuz 1919 – Vükelâ Meclisi’nin, Atatürk’ün 3. Ordu Müfettişliği’nden alınması gerektiğine dair karar tutanağı. [Kocatürk]

8 Temmuz 1919 – Kemal Paşa’nın resmi görevine Osmanlı Hükümetince son verilmesi ve ordudan istifa etmesi. (Bakanlar Kurulu 8 Temmuz 1919 tarihli bir tutanak ile Mustafa Kemal’in memuriyetine son verilmesine, padişahın onayına sunmaktaydı. Tutanağa göre: “Mustafa Kemal görevli olduğu bölgede İslam halkını, diğer unsurlar ve yabancılar aleyhine kışkırttığından, İstanbul’a getirilmesi İngiltere fevkalâde komiserliğince ısrarla istenmiş ve güvenliğin bozulacağı yerlere asker gönderilme zorunluluğu hasıl olacağı önemle bildirilmiştir. Durumun önemi ve nezaketi Harbiye Nezaretince defalarca telgrafla açıklanmış ve görevinden istifa ile dönmesi istenmiştir… Nitekim 8 Temmuz gece 10:30 civarlarında Mustafa Kemal Paşa telgrafhaneye çağrılmış, Padişahın bugünkü telini alıp almadığı sorulmuş, şifrenin çözülmekte olduğu cevabı alması üzerine, “Yüksek memuriyetinize durum icabı son verilmiş olduğundan vakit geçirmeksizin İstanbul’a dönmeleri Padişah hazretlerinin kesin emirleri gereğidir.” tebligatı yapılmıştır.)

8 Temmuz 1919 – Mustafa kemal Paşa’nın resmi memuriyetine son verdiği hakkında Padişah iradesi. Mustafa kemal Paşa’nın, göreviyle beraber askerlik mesleğinden istifası. (Bu iradenin alınması üzerine Mustafa Kemal sine-i millette bir ferdi mücahit olarak hizmet etmek amacıyla sadece görevinden değil, pek sevdiği askerlik mesleğinden de istifa ettiği karşılığını vermiştir.)

8/9 Temmuz 1919 – Mustafa Kemal’in Harbiye Nezaretine ve Padişaha resmî vazifesiyle beraber askerlik mesleğinden istifa ettiğini bildiren telgrafı. (Mustafa Kemal resmi görevinden ve askerlikten çekildi.)

8 Temmuz 1919 – Mustafa Kemal’in ordudan istifası. Mustafa Kemal, resmi görevinden ve askerlikten çekildi.

9 Temmuz 1919 – Atatürk’ün orduya, vilâyetlere ve millete resmî göreviyle beraber askerlik mesleğinden istifasını bildiren genelgesi: “Mübarek vatan ve milleti parçalanmak tehlikesinden kurtarmak ve Yunan ve Ermeni isteklerine kurban etmemek için açılan millî savaş uğrunda milletle beraber, serbest surette çalışmaya resmî ve askerî sıfatım artık engel olmaya başladı. Bu mukaddes gaye için milletle beraber sonuna kadar çalışmaya mukaddesatım adına söz vermiş olduğumdan pek âşıkı bulunduğum yüksek askerlik mesleğinden bugün veda ve istifa ettim. Bundan sonra mukaddes millî gayemiz için her türlü fedakârlıkla çalışmak üzere milletin sinesinde birferd-i mücahit suretiyle bulunmakta olduğumu arz ve ilân ederim.”

9 Temmuz 1919 – İngiliz Yarbayı Rawlinson’un, Erzurum Kongresi’nin 10 Temmuz’da toplanacağını haber alması üzerine Atatürk’ü ziyareti ve görüşme: Rawlinson – İşittiğime göre, burada yarın bir kongre açacak imişsiniz? Atatürk – Evet milletçe açılması kararlaştırılmıştır. Rawlinson – Açılmaması daha münasip olacaktır. Atatürk – Kongre muhakkak toplanacak ve gününde açılacaktır. Millet buna karar vermiştir. Açılmamasını tavsiye eden düşüncenize hâkim olan sebepleri bile sormayı lüzumlu görmüyorum. Rawlinson – Kongreden vazgeçmezseniz zor kullanarak toplantının dağıtılmasına mecburiyet hasıl olacak. Atatürk – O halde biz de, mecburî ve zarurî olarak kuvvete kuvvetle karşı koyar ve her halde milletin kararını yerine getiririz. Ne pahasına olursa olsun kongreyi açacağız. Görüşmemiz bitmiştir! (Erzurum Kongresi’nin açılışı için ilk kararlaştırılan tarih, 10 Temmuz 1919 idi; ancak delegelerin büyük çoğunluğun vilâyetlerden Erzurum’a gelişleri geciktiği için, kongrenin açılışı 23 Temmuz 1919’a ertelenmiştir).

9 Temmuz 1919 – Rauf Bey’in, eski Bahriye Nazırı sıfatiyle, Erzurum’dan vilâyetlere bildirge niteliğinde telgrafı: “Hakkını, toprağını, bağımsızlığını savunma ve korumaya kesinlikle karar ve ren millî irade uğrunda bir ferd-i âciz sıfatiyle çalışmak için Dersaadet’ten çıktım. Aydın yoluyla gelerek Mustafa Kemal Paşa Hazretleriyle bütün arkadaşlarının millî savaşına iştirak ettim. …Mustafa Kemal Paşa ile beraber nihayete kadar çalışmaya mukaddesatımız üzerine yemin ettiğimizi arz ve ilân ederim.”

9 Temmuz 1919 – 15. Kolordu Komutanı Kâzım Karabekir’in, Atatürk’ü ziyareti ve ‘hazır ol’ vaziyetinde selâmla söyledikleri: “Ben ve Kolordum emrinizdeyim! Bundan sonra dahi ne emirleriniz varsa ifayı bir şeref bilirim!”

9 Temmuz 1919 – Atatürk’ün, Erzurum’da -Münir (Akkaya) Bey’in ayrılması üzerine- “Vali Konağı” adı verilen eve yerleşmesi (Bazı arkadaşlarıyla beraber 52 gün bu evde kalmıştır).

9 Temmuz 1919 – Harbiye Nazırı Ali Ferit Paşa’nın, 15. ve 3. Kolordu Komutanlıklarına, Mustafa Kemal Paşa’nın vazifesine Padişah iradesi ile son verildiğini ve yerine atama yapılıncaya kadar doğrudan doğruya Nezaretle temasta bulunacaklarını bildiren telgrafı.

9 Temmuz 1919 – Mustafa kemal paşa’nın resmi göreviyle beraber askerlik mesleğinden istifasını, Orduya, Vilayetlere ve millete duyurması: “…Bundan sonra mukaddes milli gayemiz için her türlü fedakarlıkla çalışmak üzere sine-i millette bir ferd-i mücahit sıfatıyla bulunmakta olduğumu…”

9 Temmuz 1919 – Kazım Karabekir’in Mustafa Kemal Paşa’yı ziyareti: “..Ben ve kolordum emrinizdeyiz. Bundan sonra dahi ne emirleriniz varsa ifayı bir şeref bilirim..”

9 Temmuz 1919 – Erzurum’da, Atatürk’ün gece, Saray’la telgraf görüşmesi ve kendisine resmî memuriyetine son verildiğinin bildirilmesi.

9 Temmuz 1919 – Atatürk’ün, gece saat 22.50’de Harbiye Nezareti’ne ve 23.00’de Padişah’a, resmî vazifesiyle beraber askerlik mesleğinden istifa ettiğini bildiren telgrafı: “…Büyük bir aşk ile bağlı bulunduğum yüce askerlik mesleğimden de istifamı sunarak veda ettiğimi arz ederim.”

9 Temmuz 1919 – İstanbul’da İngiliz Yüksek Komiseri Amiral Calthorpe’un, Sadrazam Damat Ferit Paşa’ya yazısı: “Mustafa Kemal Paşa’nın ya İstanbul’a dönmesinin temini veya aleyhinde ilgili önlemlerin alınması.” [Kocatürk]

9 Temmuz 1919 – Mustafa Kemal Paşa’nın görevine son verildiği hakkında, Harbiye Nazırı genelge yayınladı.

9 Temmuz 1919 – Mustafa Kemal’in orduya, vilayetlere ve millete resmî göreviyle beraber askerlik mesleğinden istifa ettiğini bildiren genelgesi: “… Bundan sonra mukaddes millî gayemiz için her türlü fedakârlıkla çalışmak üzere sine-i millette bir ferd-i mücahit suretiyle bulunmakta olduğumu arz ve ilan ederim.”

10 Temmuz 1919 – Trakya – Paşaeli Kongresi başladı.

10 Temmuz 1919 –  Mustafa Kemal Paşa, TBMM’nin açılışında önemi büyük olan Erzurum Kongresi üyeliği ve daha sonra da kongrenin başkanlığına Hoca Raif Efendi’nin gayret ve yardımlarıyla seçilmiştir. Raif Efendi, Vilayat-ı Şarkıye Muhafazaa-i Hukuku Milliye Erzurum Şubesi Başkanı olarak kaleme aldığı 10 Temmuz 1919 tarihli yazısıyla, Mustafa Kemal Paşa’nın cemiyetin başına geçerek yönetim kurulu başkanlığını kabul etmesini istemiştir. Aynı yazıda Rauf Bey (Orbay)’in de yönetim kurulu ikinci başkanlığına seçildiği bildiriliyordu. Mustafa Kemal Paşa, Raif Efendi’nin anılan yazısını Nutuk’un 36. Belgesi olarak sunduğu gibi duyduğu memnuniyeti de,”Efendiler, askerlikten ayrıldıktan sonra bütün Erzurum halkının ve Vilayat-ı Şarkıye Muhafazaa-i Hukuku Milliye Cemiyeti’nin Erzurum şubesinin bana karşı pek açık olarak gösterdikleri güven ve yakınlığın bende bıraktığı unutulmaz hatırayı burada açıkça belirtmeyi görev sayarım.” ifadeleriyle anlatmaktadır.

10 Temmuz 1919 – Daha önce bugün açılması kararlaştırılan Erzurum Kongresi, delege heyetlerinin henüz gelmemesi nedeniyle 23 Temmuz 1919’a ertelendi.

10 Temmuz 1919 – Vilâyat-ı Şarkiye Müdafaa-i Hukuk-u Milliye Cemiyeti Erzurum Şubesi’nin, Atatürk’e, Cemiyet Şubesi’nin başına geçmesini ve Yürütme Kurulu Başkanlığı’nı kabul etmesini teklif eden yazısı: “…Tarihimize kıymetli sayfalar ekleyen askerlik hayatından çekilmek yolundaki fedakârlığı minnet ve şükranla karşıladık. Erzurumluların, vatansever yüksek kişiliğinize karşı beslemekte olduğu güven ve saygıyı bu vesile ile de arzı bir borç saydık. Yürütme Kurulu Başkanlığımın kabul buyurulmasını dileriz.” (İstifadan sonra, ilk halk desteği Erzurum’dan geldi. 10 Temmuz‟da Vilâyat-ı ġarkîye Müdafaa-i Hukuk-ı Millîye Cemiyeti Erzurum şubesi “Vatanı parçalanmaktan millî hâkları ve saltanat ve hilâfeti çiğnenmekten kurtarmak emeliyle açılan Millî Mücadele’ye bir ferd-i mücahit sıfatıyla katılmaları” nı gösteren yazının alındığını bildiriyor, Yönetim Kurulu adına Faal Heyeti Başkanlığını Mustafa Kemal‟in, ikinci Başkanlığı da Rauf Bey‟in kabul etmelerini istiyordu.Böylece Mustafa Kemal ile Rauf Bey’in kongre çalışmalarına şahsen katılmaları sağlanıyordu.)

10 temmuz 1919 – Atatürk’ün, öğleden sonra saat 16.00’da Vilâyat-ı Şarkiye Müdafaa-i Hukuk-u Milliye Cemiyeti Erzurum Şubesi Yürütme Kurulu ile ilk toplantısını yapması ve o günkü siyasî ve askerî durumu açıklaması. [Kocatürk]

11 Temmuz 1919 – Demirci Mehmet Efe, Kuvay-i Milliye saflarına katıldı.

13 Temmuz 1919 – Refet Bele Bey, İstanbul hükümeti tarafından görevinden (3. Kolordu Komutanlığı’ndan) alındı.

13 Temmuz 1919 – Talat, Enver ve Cevat Paşalarla, Doktor Nazım Bey’in İstanbul Divan-ı Harbi tarafından gıyaben idama mahkum edilmeleri.

13 Temmuz 1919 – Atatürk’ün askerlikten istifası üzerine, 15. Kolordu Komutanı Kâzım Karabekir’in kendisine telgrafı: “Hizmetleri ve fedakârlığı bütün cihanca kabul edilmiş olan ve ordu ve milletin övünme sebebi bulunan zat-ı samilerinin istifaya mecburiyetlerinden dolayı şahsım ve kolordum son derece üzgündür. Yalnız mukaddes millî gayemiz için savaşmaktan hiçbir an geri durulmayacağı hakkındaki yüksek vaatleriyle teselli bulduğumuzu arz ile vatan ve milletimiz için her türlü çalışmada Cenab-ı Hakk’ın muvaffakiyetfer ihsan buyurmasını diler ve Kolordumun özel yüksek saygılarını takdim ederim efendim.” (Bu hassas dönemde Rauf (ORBAY) Bey ve bilhassa Kolordu Komutanı Kâzım Karabekir Paşa’nın desteği tereddütleri ortadan kaldırdı. Kâzım Karabekir “Kolordum ve ben bundan önce olduğu gibi emrinizdeyiz Paşam” sözleriyle Mustafa Kemal’e desteğini dile getirmiş. 13 Temmuz tarihli bir yazıyla bunu pekiştirmişti. Birinci Kolordu Komutanı Ali Fuat (CEBESOY) Paşa da istifâdan dolayı üzüntülerini belirtmiş, Millî Mücadelede kendisinin izinde olacakları teminatını vermiştir. II. Ordu Müfettişliğine vekâlet eden Albay Selahattin de istifâ dolayısıyla üzüntülerini bildirmiş, başarı dileklerini ulaştırmıştır. Amasya’dan itibaren Mustafa Kemal ile beraber olan Hamidiye Kahramanı, Bahriye Eski Bakanı Rauf (ORBAY) Bey de ayrı bir beyanname yayınlayarak “Vatan ve milletin istiklâli ve kurtuluşu, saltanat ve hilâfet makamının masuniyeti sağlanıncaya kadar, Mustafa Kemal ile beraber çalışmaya and içtiğini” açıkladı. Bu genelgeler her tarafa ulaştırıldı.)

13 temmuz 1919 – Yarbay lan Smith’in, Samsun ve Amasya illeriyle ilgili raporu: “Mustafa Kemal ve Refet’in buradan alınması, Hristiyan halk arasında güvenin iadesine oldukça yardım edecek. Mustafa Kemal, buraya varışından sonra, halka memleketin tehlikede olduğunu, şimdiki hükûmetin Türklerin hak ve önemli çıkarlarını savunmadığını söyleyerek vakti gelince herkesin çarpışmaya hazır olması gerektiğine dair Müslümanlar arasında propagandaya başlamıştır.”

14 Temmuz 1919 – Mustafa Kemal’in askerlikten istifası ve Doğu İlleri Müdafaa-i Hukuk-u Milliye Cemiyetinin Erzurum Şubesinin başına geçmesinin Erzurum’da yayımlanan Albayrak Gazetesi’nde halka ilanı: “… Mustafa Kemal Paşa Hazretlerinin istifanamesi bir azim ve iman vesikasıdır. Millette, henüz eski kanın sönmemiş olduğunu gösterir muazzam delildir. Anafartalar’da, millî şerefi, tarihin bugünkü nesilden beklemekte olduğu mukaddes vazifeyi yükselten ve yücelten bu muhterem komutanı bugün de Millî Mücadele’nin başında görmek mutlu bir görüntüdür… Millet Mustafa Kemal Paşa‟nın etrafında parlak bir hale teşkil ediyor. Böyle temiz ve fedakâr ruhların birleşmesinden milletin hamiyet ve istiklâl gibi iki mukaddes nurunun doğacağı şüphesizdir.”

14 Temmuz 1919 – Zamanının en ateşli yandaş gazetesi Alemdar’ın 14 Temmuz 1919 nüshasında şöyle deniyordu; “İslam kilidinin anahtarını İngiltere’nin ellerine teslim etmekle, İslam aalemi için hiçbir tehlike yoktur.” (Sinan Meydan, 1923, 3. Baskı, s.148.)

15 Temmuz 1919 – Paris’te bulunan Damat Ferit Paşa ve heyeti döndü.

17 Temmuz 1919 – İngiliz Yüksek Komiseri Amiral Calthorpe’un, Lord Curzon’a: “İtilâf Devletleri’nin çıkarlarına karşı bir cereyan başlatan Mustafa Kemal Paşa ve Konya’da Cemal Paşa’nın vazifelerinden uzaklaştırılmaları için 2 Temmuz’da, Osmanlı Dışişleri Bakanlığı’na nota verilmiştir.”

18 Temmuz 1919 – Müttefik Yüksek Konseyi, işgal bölgeleri hakkında anlaşamayan İtalya ve Yunanistan arasında bölüştürme yaptı ve Aydın’ın İtalyanlara verilmesi kararlaştırıldı.

19 Temmuz 1919 – Atatürk’ün, Erzurum’dan 20. Kolordu Komutanı Ali Fuat Paşa’ya -İstanbul’da Kara Vasıf Bey’e iletilmek üzere- Amerikan mandası ile ilgili görüşlerini bildiren telgrafı: “…Millî arzuya tâbi ve uygun olmayan kararlar hiçbir zaman millet nazarında bir değer ifade etmeyeceği cihetle millî arzunun toplantısını beklemeden hiçbir meselede yetkili görünmemiz uygun değildir.”

20 Temmuz 1919 – Mustafa Kemal Paşa , Mazhar Müfit’e (Kansu) ileride Cumhuriyet’in kurulacağını söyledi.

20 Temmuz 1919 – Atatürk, Mazhar Müfit (Kansu) Bey’in “Başarı takdirinde, hükümet şekli ne olacak?” sorusuna Erzurum’da cevap veriyor: “Açıkça söyleyeyim: Hükümet şekli, zamanı gelince cumhuriyet olacaktır.”

20 Temmuz 1919 – Mustafa Kemal Paşa, daha Milli Mücadele’nin başında ”cumhuriyet” kavramını dile getirdi. Mazhar Müfit (Kansu) Bey’in, Erzurum’da iken, ”Başarı takdirinde hükümet şekli ne olacak?” sorusuna, ”Açıkça söyleyeyim: Hükümet şekli, zamanı gelince cumhuriyet olacaktır” yanıtını verdi.

20 Temmuz 1919 – Anadolu’da yaratılan karışıklık için üzgün olduğunu söyleyen Damat Ferit Paşa, Erzurum Kongresi’nin yasaklandığım bildirdi. Ayrıca Mustafa Kemal’in tutuklanmasını emreden Damat Ferit’in bu talebine Vali vekili Hurşit Efendi “Gücünüz yetiyorsa, gelin siz tutuklayın” cevabını verdi.

20 Temmuz 1919 – Erzurum’da Cevat (Dursunoğlu) ve emekli Binbaşı Kâzım (Yurdalan) Beylerin, Vilâyat-ı Şarkiye Müdafaa-i Hukuk-u Milliye Cemiyeti’ne, Umumî Kongre Erzurum Temsilciliği’nden istifa ettiklerini bildiren yazısı: “…Evvelce görüşüldüğü üzere yerlerimize Mustafa Kemal Paşa ve Rauf Beyefendi Hazretleri seçilmek üzere Umumî Kongre Erzurum Mümessilliği’nden istifa ettiğimizi arz eyleriz.” (Erzurum Kongre Salonu’nda asılı belge; M.K.P.E.E., s.190). [Kocatürk]

20 Temmuz 1919 – Kazım Karabekir Paşa, 3. Ordu (eski adı 9. Ordu) Müfettişliği’ne Vekil olarak atandı. Kâzım Karabekir’in, 15. Kolordu Komutanlığı üzerinde kalmak üzere -ek görevle- 3. Ordu Müfettiş Vekilliği’ne atanması.

21 Temmuz 1919 – Damat Ferit Paşa, 3. kez hükümeti kurdu.

21 Temmuz 1919 – Atatürk ve Rauf Bey’in 9.7.1919 tarihli bildirgelerinin komutanlıklara iletilmesi üzerine, Dahiliye Nazırı Adil Bey’in, askerî bakımdan da önlem alınmasını isteyen yazısı Damat Ferit Paşa’nın üçüncü defa kabine kuruluşu (Damat Ferit, 20 Temmuz 1919’da Sadaret’ten istifa etmiş, ancak yeni kabineyi kurma görevi yine kendisine verilmiştir). [Kocatürk]

22 Temmuz 1919 – Erzurum Kongresi toplandı.

22 Temmuz 1919 – Atatürk’ün, Erzurum’dan, Harbiye Nazırı Nâzım Paşa’nın kendisi İstanbul’a davet telgrafına cevabı: “…Hali, mazisi kirli şeylerle bulaşmış olanların satılmış vicdan ve mevcudiyetleri ancak kahredilmeye ve yok edilmeye lâyıktır. Siz ve arkadaşlarınız mevkilerinizi ne kadar çabuk namus sahiplerine bırakırsanız, belki o nispette milletin affına mazhar olursunuz.”

23 Temmuz 1919 – Erzurum Kongresi’nin açılması ve Mustafa Kemal’in Kongre’ye Başkan seçilmesi. (23 Temmuz  – 7 Ağustos 1919) (Erzurum Kongresi 23 Temmuz 1919‟da Erzurum’da Doğu illeri ve Trabzon delegelerinin katılımıyla “mütevazı” bir okulun salonunda toplandı. Bazılarının olumsuz görüşlerine rağmen, Mustafa Kemal büyük çoğunlukla başkan seçildi. Başkanın açış konuşmasından sonra 7 Ağustos’a kadar süren çalışmalarda padişah, sadrazam, valilikler ve belediyelere gönderilecek telgraf metinleri kaleme alındı. Çalışmaların ağırlığı cemiyetin nizamnamesi etrafında odaklandı. Bir kısım delegeler merkeziyetçi bir teşkilât yerine çok merkezli bir teşkilât öneriyorlardı. Hatta bunlar düzenli ordu yerine milis teşkilatı kurulmasını ve teşkilâta yeni bir parti kimliği verilmesini istiyorlardı.)

23 Temmuz 1919 – Erzurum Kongresi başladı. Başkan seçilen Mustafa Kemal Paşa, uzun konuşmasında özetle, “…tarih bir milletin kanını, hakkını, varlığını hiçbir zaman inkar edemez. Bu nedenle böyle bir batıl örtünün arkasından vatanımız ve milletimiz aleyhinde verilen hükümler, kanaatler muhakkak iflasa mahkumdur” dedi. Kongre, 7 ağustosa kadar sürdü.

23 Temmuz 1919 – Erzurum Kongresi’nin açılışı, Atatürk’ün başkan seçilişi ve konuşması: “…Bilinen gerçeklerdendir ki, tarih bir milletin kanını, hakkını, varlığını hiçbir zaman inkâr edemez. Bu nedenle böyle bir bâtıl örtünün arkasından vatanımız ve milletimiz aleyhinde verilen hükümler, kanaatlar muhakkak iflâsa mahkûmdur. Ve işte bütün bu iğrenç zulümlerden ve bu bedbaht acizlerden, tarihimize karşı reva görülen haksızlıklardan müteessir olan millî vicdan, nihayet uyanış haykırışını yükseltmiş ve Müdafaa-i Hukuk-u Milliye ve Muhafaza-i Hukuk-u Milliye ve Müdafaa-i Vatan ve Redd-i İlhak gibi çeşitli isimlerle, fakat aynı mukaddesatın korunmasını temin için beliren milli cereyan, bütün vatanımızda artık bir elektrik şebekesi haline girmiş bulunuyor, işte bu kararlı şebekenin oluşturduğu yiğitlik ruhudur ki, mübarek vatan ve milletin mukaddesatını kurtarma ve himayeye dayanan son sözü söyleyecek ve kararını uygulattıracaktır. Bütün bu amaçları elde etmek için her şeyini buna bağlayan soylu milletimiz içinde bir millî fert gibi çalışmaktan doğan zevk ve övüncü burada şükran ve iftiharla arz eylerim.”

23 Temmuz 1919 – Sadrazam Damat Ferit Paşa’nın, Erzurum Kongresi’nin toplanışı nedeniyle ajansa demeci: “Anadolu’da karışıklık zuhur etti. Kanun-u Esasîye aykırı olarak Meclis-i Mebusan adı altında toplantılar vuku buluyor. Bu hareketin, mülkî ve askerî memurlar tarafından önlenmesi gerekir!” [Kocatürk]

23 Temmuz 1919 – Erzurum Kongresinin açılışı. “Milli sınırlar içinde vatan bölünmez bir bütündür. Manda ve himaye kabul edilemez. Atatürk milli birlik ve bağımsızlık hareketinin temelinin atıldığı kongreyi 23 Temmuz’da burada toplamıştır.

23 Temmuz 1919 – Erzurum Kongresi, Vilayat-ı Şarkiye Müdafaa-ı Hukuk Cemiyet reisi Hoca Raif Efendi tarafından açıldı. Kongreye Erzurum’dan 24, Trabzon’dan 17, Sivas’tan 10, Bitlis’te 3 ve Van’dan 2 olmak üzere toplam 56 delege katıldı.

23 Temmuz 1919 – Mustafa Kemal yapılan oylama sonucunda 3 red, 4 çekimser oya karşılık 38 oyla kongre başkanlığına getirildi.

23 Temmuz 1919 – Mustafa Kemal, milli iradenin Anadolu’da gerçekleşeceğini söyledi.

23 Temmuz 1919 – Mimar Muzaffer Bey’in eseri olan ”Hürriyeti Ebediye” tepesi açıldı.

23 Temmuz 1919 – Atatürk, 23 Temmuz 1919’da Erzurum Kongresi’ndeki nutkunda Hindistan, Afganistan, Mısır, Suriye, Irak ve Sovyet Rusya’nın emperyalizme karşı başkaldırdığını belirtti.

24 Temmuz 1919 – Erzurum Kongresi, Damat Ferit Paşa’nın iddialarına cevap verdi.

24 Temmuz 1919 – Kongre aynı zamanda Meclis-i Mebusan’ın toplanmasını istedi.

24 Temmuz 1919 – Erzurum Kongresi’nin, Sadrazam Damat Ferit Paşa’nın 23 Temmuz 1919 tarihli ajans demecini, Padişah’a, Sadrazam’a, belediye reislerine, cemiyetlere, mülkî memurlara ve bütün komutanlara gönderdiği telgrafla cevaplaması: “Kongreyi, Meclis-i Mebusan niteliğinde göstererek esasen bir seneye yakın zamandan beri her defa Kanun-u Esasî’nin ilgili maddesine aykırı hareket eden Hükûmet’in, milleti haksız yere suçlaması gerçeğin ne derecelerde tahrif edildiğine bariz bir örnektir. Askerî ve mülkî memurların, vatanın yüksek menfaatlerini muhafazaya hizmet eden heyetlerden ibaret olması itibariyle de aynı gayeyi temine yönelmiş olan millî amaçlar için ellerinden gelen kolaylığı ve yardımı göstermeleri icap ederken önleme ve durdurma ile ihtar buyurulmaları insan zihninin iyiye yormaya güç bulamayacağı işlerdendir.”

25 Temmuz 1919 – Dahiliye Nazırı Adil Bey’in, Sivas Valisi Reşit Paşa’ya yazısı: “Gerek Mustafa Kemal Paşa’nın ve gerek Rauf Bey’in girişimleri, her ne fikre ve niyete dayanırsa dayansın, memleketin yüksek menfaatlerine her halde aykırı ve zararlıdır(!).. Görevli olmayanların -her kim olursa olsun- devlet işleri ve devlet işlemlerine aslı hiçbir vesile ile karıştırılmaması ve müdahalede ısrar edenlerin aynı şekilde -her kim olursa olsun- yakalanarak kanunun pençesine teslimiyle, haklarında kanunen gerekecek işlemin yapılması (!)… ” (Reşit Paşa, hâtıralarında der ki: “..İstanbul, Mustafa Kemal Paşa’ya karşı açtığı harbi şiddetlendirmiş ve bir hamlede bitirmeye azmetmiş olacak ki bize bu telgrafları birbiri ardınca yolluyordu; fakat bu hamlelerde alıklık, şaşkınlık izleri de yine belli idi. Çünkü Paşa’nın Erzurum’da olduğunu unutup tutuklama emrini bana veriyordu). [Kocatürk]

25/26 Temmuz 1919 – Manda tartışmaları, Erzurum Kongresi günlerinde de devam etmişti. Örneğin Bekir Sami Bey, 25/26 Temmuz 1919’da, Atatürk’e gönderdiği uzun mektupta, Amerikan mandasını savunmuştu. Halide Edip (Adıvar) mektubunda, “Onurumuzdan epey taviz verecek olsak da”

26 Temmuz 1919 – Erzurum Kongresi’nde delegeler Damat Ferit Paşa aleyhine sert konuşmalar yaptı.

26 Temmuz 1919 – 2. Balıkesir Kongresi toplandı. Balıkesir’de ikinci bir Milli Kongre toplanması. Balıkesir Hareket-i Milliye ve Redd-i İlhak Kongresi adıyla toplanan İkinci Balıkesir Kongresi toplandı.

27 Temmuz 1919 – İstanbul’daki İngiliz Yüksek Komiseri Amiral Calthorpe’un, Lord Curzon’a teli: “…Meclisin İstanbul’da toplanmasına engel olunsa dahi, bunun dahilde herhangi bir yerde toplanmasına kimse mâni olamayacak! Esasen, Mustafa Kemal halen Erzurum’da bir kongre toplamakla meşgul!” [Kocatürk]

28 Temmuz 1919 – İngiliz Yüksek Komiser yardımcısı Amiral Webb Dışişleri Bakanlığı’na gönderdiği raporunda; “İzmir çıkarmasına kadar Türk halkını sakin tutmakta başarılı oluyorduk. (…)Fakat İzmir’in işgali her şeyi altüst etti.” (Keza İstanbul’un işgali de benzer etkiyi yapmıştır.)(Sinan Meydan, 1923, 3. Baskı, s.208.)

29 Temmuz 1919 – Vükelâ Meclisi’nin, Atatürk ve Rauf Bey’in derhal yakalanarak İstanbul’a gönderilmelerinin mülkî memurluklara bildirilmesi kararı. (Mustafa kemal Paşa ve Rauf Bey’in derhal yakalanarak, İstanbul’a gönderilmelerinin mülki memurlara bildirilmesi hakkında hükümet kararı.)

29 Temmuz 1919 – Mustafa kemal Paşa ve Rauf Bey’in derhal yakalanarak, İstanbul’a gönderilmelerinin mülki memurlara bildirilmesi hakkında hükümet kararı. İstanbul’da Meclis-i Vükelâ (Bakanlar Kurulu) Mustafa Kemal ile Rauf Bey’in hemen İstanbul’a getirilmesini istedi.

30 Temmuz 1919 – İstanbul hükümeti Kazım Karabekir’den Mustafa Kemal ile Rauf Bey’in tutuklanmaları için yardım istedi.

30 Temmuz 1919 – Harbiye Nazırı Nâzım Paşa’nın, Kâzım Karabekir Paşa’ya telgrafı: “Mustafa Kemal Paşa ile Rauf Bey’in, hükümetin aldığı kararlara aykırı iş ve hareketlerinden dolayı, hemen yakalanmaları ile Dersaadet’e gönderilmeleri Babıâli’ce uygun görülerek bölgedeki memurlara gerekli emirler verildiğinden Kolordu’ca da ciddi yardımda bulunulması ve neticesinden bilgi verilmesi rica olunur.”

1 Ağustos 1919 – Erzurum Kongresi, ABD başkanı Wilson’a telgraf çekerek, kendi ilan ettiği ilkelere aykırı olarak işgal edilen İzmir’in bu konumunu kabullenmesini kınadı.

1 Ağustos 1919 – Kâzım Karabekir Paşa’nın, Harbiye Nazırı Nâzım Paşa’nın 30.7.1919 tarihli emrine cevap telgrafı: “…Mustafa Kemal Paşa gibi memlekette namusu ile ve güzide askerî hizmetleri ve vatanseverliği ile tanınmış ve bütün askerlerin de pek ziyade, bilhassa hürmetini kazanmış ve özellikle henüz yirmi gün evvel memleketin yarısına komuta etmiş olan ve hal ve hareketlerinde vatanî ve millî menfaatlere aykırı bir şey olmayan ve görülemeyen bir zatın tutuklanmasına bir kanunî sebep olmayacağını ve yukarıda arz ettiğim durum dolayısıyla halk ve ordu nazarında da iyi bir hareket olarak telâkki edilmeyeceği cihetle Mustafa Kemal Paşa’nın tutuklanmasına ve Kolordu’ca da bunun için yardımda bulunulmasına hal ve vaziyetin asla müsait olmadığını arz eylerim.”

2 Ağustos 1919 – Milli Mücadele aleyhine yazılar yazan Peyam adlı gazete yayın hayatına başladı.

3 Ağustos 1919 – Atatürk’ün, Erzurum’dan Ali Fuat Paşa’ya -İstanbul’daki, millî harekete taraftar olan kişilere ve Amerikan temsilcilerine bildirilmek üzere- telgrafı: “…Millî hareketin gerçek ve kesin gerekçesi İzmir olaylarından, Ermeni istilâsı tehlikelerinden doğmuş olup Erzurum Kongresi’nin bütün ruh ve gayesi ittihatçılığın, itilâfçılığın, sonuç olarak particilikle her türlü siyasî cereyanların üstündedir. Birkaç güne kadar Kongre’nin faaliyet ve çalışması bunu tamamıyla gösterecek ve ispat edecektir.”

4 Ağustos 1919 3. Kafkas Tümeni Komutanı Yarbay Halit (General Karsıalan), Mustafa Kemal Paşa’ya bağlılık telgrafı çekti.

4 Ağustos 1919 İsmet Bey Askeri Şûra üyeliğine getirildi.

6 Ağustos 1919 1. Nazilli Kongresi toplandı. “Nazilli’de bir Milli Kongre” toplanması. Nazilli’de direnişi örgütlemek üzere bir kongre toplandı. İngiltere adına denetlemelerde bulunan Rawlinson, Kazım Karabekir, Mustafa Kemal ve Rauf Bey’le birer görüşme yaptı.

6 Ağustos 1919 – Erzurum Kongresi’nde Alınan Kararlar; “ Milli sınırlar içinde Vatan bir bütündür, ayrılık kabul etmez-1.Mad., Yabancı işgal ve müdahalesine karşı ve Osmanlı Hükümeti’nin çökmesi halinde, millet birlik olarak yurdunu koruyacak ve kurtaracaktır-2.Mad., Vatanın bağımsızlığını korumaya Osmanlı Hükümeti muktedir olamadığı takdirde, gayeyi/amacı elde etmek için bir geçici hükümet kurulacak ve bu hükümet heyeti, milli kongre tarafından seçilecektir. Eğer kongre toplantı halinde değilse bu seçimi Temsil Heyeti yapacaktır-3.Mad., Kuva-yı Milliyeyi amil/etkili ve millet iradesini hakim/egemen kılmak esastır-4.Mad., Hıristiyan halka siyasi hakimiyet ve sosyal düzeni bozacak ayrıcalıklar verilemez-5.Mad., Manda ve himaye kabul edilemez-6.Mad. (Aralık 1918 tarihinde Vahdettin tarafından tatil edilen Osmanlı Parlamentosunun) Milli Meclis’in derhal toplanması ve hükümet işlerinin bu yolda denetlenmesini sağlamak için çalışılacaktır.

7 Ağustos 1919 – Erzurum kongresi çalışmalarını tamamladı. (Kongre şu kararları aldı: 1) Doğu Anadolu ve Trabzon illeri ile Canik Sancağı hiçbir bahane ile birbirinden ve Osmanlı toplumundan ayrılmaz bir bütündür. 2) Osmanlı vatanının bütünlüğü millî istiklâlimizin elde edilmesi, saltanat ve hilâfetin korunması için kuva-yi millîyeyi güçlendirmek ve millî iradeyi hâkim kılmak esastır. 3) Her türlü işgal ve müdahale, Rumluk ve Ermenilik teşkili gayesine yönelik bir hareket olarak kabul edileceğinden topluca savunmaya geçilmesi esası kabul edilmiştir. Siyasî hâkimiyet ve sosyal dengeyi bozacak şekilde, Hristiyan unsurlara yeni bir takım imtiyazlar verilmesi kabul edilmeyecektir. 4) Merkezî hükümetin, devletlerin baskısı üzerine, buraları terk etme ihtimaline karşı hilâfet ve saltanat makamına bağlılığı ve millî hakları koruyacak tedbirler ve kararlar alınmıştır. 5) Vatanımızda öteden beri birlikte yaşadığımız Müslüman olmayan vatandaşların, Osmanlı Devleti yasalarıyla güvence altına alınan haklarına riayetkârız. Mal, can ve namuslarının korunması zaten dinimizin ve millî geleneklerimizin ve kanunlarımızın esaslarından olduğu kongrenin genel kanaatıyla teyit edilmiştir. 6) Mütarekenin imzalandığı 30 Ekim 1918 tarihindeki sınırlarımız içinde kalan her mıntıkasında olduğu gibi, Doğu Anadolu illerinde de ezici ekseriyeti İslamların oluşturduğu kültür ve iktisadî üstünlüğü Müslümanlara ait olan birbirinden ayrılmaz öz kardeş olan dindaş ve ırkdaşlarımızın yerleşmiş olduğu ülkemizin taksim edilmesi görüşünden tamamen vazgeçilerek, varlığımıza tarihî haklarımıza, geleneklerimize dinimize riayet edilmesine, aykırı teşebbüslerin desteklenmemesine, bu suretle tamamıyla hak ve adalete dayalı bir karar çıkarılması beklenir. 7) Milletimiz insanî gayeleri saygıyla karşılar. Teknik ve ekonomik ihtiyacımızı dikkate alır, devlet ve milletimizin iç ve dış istiklâli ve vatanımızın bütünlüğü saklı kalmak şartıyla, 6. Maddede kayıtlı sınırlar içinde, millîyet esaslarına saygılı ve ülkemizi istilâ emeli beslemeyen herhangi devletin teknik ekonomik yardımını memnuniyetle karşılarız. Bu âdil ve insanî şartları içeren bir barışın âcilen kararlaştırılması insanlığın kurtuluşu ve umumun huzuru adına en başta gelen millî emellerimizdendir. 8) Milletlerin kendi kaderlerini bizzat tayin ettiği bu tarihî devirde, merkezî hükümetimizin de millî iradeye tabî olması zaruridir… Bunun için milletin içinde bulunduğu sıkıntı ve endişeden kurtulması çarelerine hacet kalmadan merkezî hükümetimizin hemen vakit kaybetmeden meclisi toplaması ve bu suretle millet ve memleketin kaderi hakkında alacağı bütün kararları Millî Meclisin denetimine sunması mecburidir. 9) Vatanımızın karşılaştığı elem verici olaylarla aynı maksatla millî vicdanın oluşturduğu derneklerin birleşmesinden meydana gelen kitle, Doğu Anadolu Müdafaa-i Hukuk Cemiyeti adıyla isimlendirilmiştir. Bu dernek her türlü particiliğin tamamıyla dışındadır. Bütün Müslüman vatandaşlar cemiyetin tabiî üyesidirler. 10) Kongre tarafından seçilen bir Temsil Heyeti kabul edilmiş, köylerden başlayarak il merkezine kadar varolan örgütler birleştirilmiştir. Kongrece kabul edilen nizamnameye göre Temsil Heyeti’nin izni olmaksızın göç edilmesi yasaklanmış, ve Doğu Anadolu illerinin Osmanlı Devletince terk edilmesi halinde, bölgede derhal bir geçici idarenin kurulması öngörülmüştür.

7 Ağustos 1919 Mustafa Kemal Paşa, Yarbay Halit’in telgrafına karşılık verdi.

7 Ağustos 1919 – Erzurum Kongresi’nin Mustafa Kemal’in kısa bir konuşmasıyla son bulması: “Milletimizin kurtuluş ümidi ile çırpındığı en heyecanlı bir zamanda fedakâr muhterem heyetiniz her türlü eziyetlere katlanarak burada, Erzurum’da toplandı. Hassas ve soylu bir ruh ve pek sağlam bir iman ile vatan ve milletimizin kurtuluşuna ait esaslı kararlar aldı. Bilhassa bütün cihana karşı milletimizin mevcudiyetini ve birliğini gösterdi. Tarih bu kongremizi şüphesiz ender ve büyük bir eser olarak kaydedecektir.”

7 Ağustos 1919 – Mustafa Kemal’in Heyeti Temsiliye Başkanlığı’na seçilmesi, Misak-ı Milli (Ulusal And’ın) kabulü. (7 Ağustos’ta yapılan seçimlerde Kongre kararlarını yürütmek üzere 9 kişiden oluşan Temsil Heyeti seçimleri yapıldı. En çok oyu Mustafa Kemal ve Rauf Bey aldılar. Heyet Başkanlığına Mustafa Kemal seçildi.)

7 Ağustos 1919 – Erzurum Kongresi, aralarında Mustafa Kemal ve Rauf Bey’in de bulunduğu, 9 kişilik bir Heyet-i Temsiliye seçerek çalışmalarını tamamladı. Mustafa Kemal heyetin başkanlığına getirildi. Kapanış konuşmasını yapan Mustafa Kemal, “Tarih bu kongreyi büyük bir eser olarak kaydedecektir” dedi. (Kongre ulusal toprakların bütünlüğünü, devletin iç ve dış politika bakımından bağımsızlığını, gücünü millî iradeden alan bir parlâmento toplanmasını öngörmüş, millî hudutlar ve azınlıklarla ilgili politikanın esaslarını koymuş, düşman işgali ve baskısı altında ülkeyi gereği gibi koruyamayan hükümetin bıraktığı boşluğu doldurmak maksadıyla millî bir teşkilât kurmuştur. Bu teşkilât 7 Ağustos ile 4 Eylül 1919 tarihleri arasında, millî hakların sözcüsü oldu ve resmî hiçbir sıfatı olmayan Mustafa Kemal’i Temsil Heyeti Başkanlığına getirdi. Bu bakımdan Erzurum Kongresi’nin en önemli sonucu, bağımsızlık mücadelesini yıkılmaz bir azimle yürütecek olan lideri isabetle tayin etmesidir. Böylece Mustafa Kemal‟e halk liderliği yolu açılmıştır.)

7 Ağustos 1919 – Atatürk’ün, Erzurum Kongresi’nin sonunda Yarbay Rawlinson ile uzun görüşmesi ve “Misak-ı Millî”den söz etmesi. [Kocatürk]

7/8 Ağustos 1919 – Atatürk’ün, Mazhar Müfit (Kansu) Bey’in hâtıra defterine yazdırdıkları: “Zaferden sonra hükümet şekli cumhuriyet olacaktır. Bunu size daha önce bir sorunuz nedeniyle söylemiştim. Bu bir. İki: Padişah ve haneden hakkında zamanı gelince gereken işlem yapılacaktır. Üç: Örtünme kalkacaktır. Dört: Fes kalkacak, uygar milletler gibi şapka giyilecektir.”

9 Ağustos 1919 – Atatürk’ün, askerlik mesleğinden çıkarılmasına, sahip olduğu madalya ve nişanların geri alınmasına ve fahrî yaverlik unvanının kaldırılmasına dair irade-i seniye çıkması. Kaynak: Atatürk’ün Özlük Dosyası

9 Ağustos 1919 – 3. Ordu Müfettişliği’ne, Müşir Abdullah Paşa’nın atanması (Abdullah Paşa önce bu vazifeyi kabul etmişse de daha sonra istifa etmiştir).

9 Ağustos 1919 – Atatürk’ün, Erzurum Kongresi’nin açılışında okuduğu dua nedeniyle Şiran Müftüsü Hasan Fahri Efendi’ye teşekkür yazısı.Erzurum Kongresi Şiran Müftüsü Hasan Fahri Efendi’nin yaptığı dualarla açılıp kapanmıştır. Bundan dolayı Mustafa Kemal Paşa ona 9 Ağustos 1335/1919 tarihli telgafı ile teşekkür etmiştir.

9 Ağustos 1919 – 1. Nazilli Kongresi çalışmalarını tamamladı.

10 Ağustos 1919 – Halide Edip (Adıvar) Hanım’ın, Atatürk’e mektubu: “…Davamızda yardımcı olabilmesi için, bu fırsat dakikalarını kaybetmeden, taksim ve yok olma korkusu karşısında, kendimizi Amerika’ya müracaata mecbur görüyoruz(!)”

10 Ağustos 1919 – Kara Vasıf Bey ve Halide Edip (Adıvar) 10 Ağustos 1919’da Atatürk’e gönderdikleri uzun mektuplarda, Amerikan mandasını savunmuşlardı. Halide Edip (Adıvar) mektubunda, “Onurumuzdan epey taviz verecek olsak da” Amerikan mandasını kabul etmekten başka çere olmadığını belirtmişti.

11 Ağustos 1919 – Erzurum’da bulunan Yarbay Rawlinson’un, İngiltere Harbiye Bakanlığı’na raporu: “Konferansın son günü Mustafa Kemal’le iki saatten fazla görüştüm. Sonuç olarak görüşüm şu: Bu hareketin büyük başarı sağlaması için fırsat var (!)”

13 Ağustos 1919 – Atatürk’ün. Diyarbakır ve Bitlis bölgesinde bazı kimselere mektup yazarak, onları Millî Mücadele’yi desteklemeye çağırması.

13 Ağustos 1919 – Atatürk’ün 20. Kolordu Komutanı Ali Fuat Paşa’ya telgrafı: “Kara Vasıf Bey Amerikan mandası ile çok uğraşıyor. Anadolu’daki milletin gerçek duygularını anlatmaya muvaffak olamıyor muyuz? Acaba yazdıklarımız ulaşmıyor mu? Bildirge’nin 7. maddesi amacı üstlenmektedir, sanırım.” [Kocatürk]

13 Ağustos 1919 – 1919 yılı Ağustos başında, İstanbul’daki çeşitli partiler birleşerek Amerikan heyetine verilmek üzere bazı kararlar almıştı. 13 Ağustos 1919’da 12. Kolordu Komutanı Selahattin imzasıyla Atatürk’e bildirilen bu karardan biri kan donduran cinstendi. Amerika’yı memnun etmek için, vatan topraklarının bir bölümünü, belli şartlarda Ermenistan’a vermekten söz ediliyordu. Atatürk, 13 Ağustos 1919 tarihli cevabında, bu kararı “son derece üzüntüyle ve esefle karşıladığını” belirtip “Bir karış toprağın bile Ermenilere verilemeyeceğini” belirtmişti. “Bu gibi dernekler yetkilerini bilmeli…” diye de eklemişti.

14 Ağustos 1919 – Heyet-i Temsiliye’nin ilk toplantısı gerçekleştirildi.

15 Ağustos 1919 – Atatürk’ün, İngilizlerin tutuklayarak götürmek istediği bazı kimseleri onlara teslim etmeyen Sinop Mutasarrıfı Mazhar Tevfik Bey’e telgrafı: “Gösterdiğiniz millî cesaret takdiri gerektirmektedir. Yerinden olma, vatanseverler için hiç söz konusu olamaz. Her ne zaman zaruret karşısında kalınırsa milletin sinesi fedakâr evlâtlarına açıktır.”

16 Ağustos 1919 – Alaşehir Kongresi başladı. Mustafa Kemal Paşa Damat Ferit’e bir telgraf daha çekerek, meclisin toplanarak, milli iradeye uymasını istedi.

16 Ağustos 1919 – Atatürk’ün, Sadrazam Damat Ferit Paşa’ya telgrafı: “…Muhakkaktır ki vatan ve milletin mukadderatı için içeride ve dışarıda kabul ve söz sahibi olmak mutlaka millî iradeye dayanmaya bağlıdır. …Gayet samimî olarak arz ederim ki, millet her türlü iradesini gerçekleştirmeye muktedirdir. Girişimlerinin önüne geçebilecek hiçbir kuvvet mevcut değildir. Millet çizdiği program içinde gayet kesin ve açık adımlarla amacına yürümektedir.”

17 Ağustos 1919 – Kara Vasıf Bey -Ali Fuat (Cebesoy) aracılığıyla- Atatürk’e ilettiği manda mektubunda, özetle İstanbul’daki aydınların Amerika sayesinde diğer işgalcilerin ülkeden çıkarılacağını düşündüklerini, Atatürk’ün Sivas Kongresi’nde, Amerikan mandasının kabulü konusunda emir vermesini, aksi halde İstanbul’daki aydınların “Amerikan mandası” için çalışmalara devam edeceklerini belirtmişti. Atatürk bu manda mektubuna da 19 Ağustos 1919’da 4 maddelik bir cevap vermişti. Atatürk cevap telgrafını şöyle bitirmişti: “Yakında kongre kararlarını öğreneceksiniz. Gözlerinizden öperim!”

18 Ağustos 1919 – Atatürk’ün, Şarkî Anadolu Müdafaa-i Hukuk Cemiyeti Merkez Heyetlerine gizli yazısı: “..Telgraf ve posta haberleşmesini temin etmek, Cemiyetimiz için hayat veya ölüm meselesidir. Bu maksadın elde edilmesi için, tereddüt etmeksizin en etkili çareye başvurulması gerekir.” [Kocatürk]

20 Ağustos 1919 – Sivas Valisi Reşit Paşa’nın Atatürk’e, Sivas’ta bulunan Fransız Jandarma Müfettişi Brunot ile yaptığı görüşmeye dayanarak, kongrenin Sivas’ta toplanması hakkındaki endişelerini bildiren telgrafı: “Kongrenin mutlaka toplanmasına kesin gerek yoksa vazgeçilsin. Var ise, dört taraftan işgali pek kolay olan Sivas’ın toplantı merkezi olmasından vazgeçilerek işgal ihtimali pek uzak olan Erzurum’da veyahut uygun görülürse Erzincan’da toplanması girişiminde bulunulmasını, memleketin selâmeti namına rica ederim.”

20 Ağustos 1919 – Atatürk’ün, Sivas Valisi Reşit Paşa’nın 20.8.1919 tarihli telgrafına cevabı: “Bendeniz ne Fransızların ve ne de herhangi bir yabancı devletin korumasına tenezzül eden şahsiyetlerden değilim. Benim için en büyük korunma noktası ve şefaat kaynağı milletimin sinesidir. Mösyö Brunot bilmelidir ki, Fransızların Sivas’ı işgale karar vermeleri kendilerine pek pahalıya mal olabilecek yeni kuvvetlerle ve çok paralarla yeni bir harbe karar vermelerine bağlıdır.”

20 Ağustos 1919 – Sivas Valisi Reşit Paşa’nın, Atatürk’le telgraf görüşmesinden sonra Dahiliye Nazırı Adil Bey’e cevabı: “…Mustafa Kemal ve Rauf Beylerin yakalanmaları ve kongrenin açılışını men için girişimlerde bulunmanın imkânsız derecede müşkül ve zamansız olduğuna inanıyorum.” [Kocatürk]

20 Ağustos 1919 – Atatürk’ün Sivas valisi Reşit Paşa’ya çektiği telgraf; “Ben ne Fransızların ne de herhangi bir yabancı devletin yardımına tenezzül edecek değilim. Benim için barınma yeri ve yardım kaynağı milletimin sinesidir.” (Sinan Meydan, 1923, 3. Baskı, s.253.)

22 Ağustos 1919 – Atatürk’ün, Erzurum’dan, İstanbul Rum Patrikhanesi’nde kurulan “Mavri Mira Heyeti” ve memleketteki menfi faaliyetleri hakkında genelgesi.

23 Ağustos 1919 – İstanbul hükümetinin dahiliye nazırı Adil Bey, Sivas valisi Reşit Bey’den kongrenin engellenmesini istedi.

24 Ağustos 1919 – Mustafa Kemal Paşa’nın Sivas’a gitmek üzere Erzurum’dan ayrılışı.

24 Ağustos 1919 – “Şarkî Anadolu Müdafaa-i Hukuk Cemiyeti” tüzüğünün, resmî işlemin tamamlanması için, Mustafa Kemal imzasıyla Erzurum Vilâyet Makamı’na verilmesi. (Şarkî Anadolu Müdafaa-i Hukuk Cemiyeti’nin resmen kuruluşu).

24 Ağustos 1919 – Atatürk’ün, Erzurum’dan, Alaşehir Kongresi Başkanlığı’na telgrafı: “Alaşehir’deki toplantı, bütün doğu illeri halkı üzerinde pek samimî bir tesir uyandırmaktadır. Esasan İzmir için kalbi kan ağlayan bura halkı, bu girişime bütün ruh ve mevcudiyetiyle yardımcıdır. Hissiyatımızın adı geçen heyete iletilmesine yüksek aracılığınızı rica ederiz.” [Kocatürk]

24 Ağustos 1919 – Şarki Anadolu Müdafaa-i Hukuk Cemiyeti kuruldu.

25 Ağustos 1919 – Alaşehir Millî Kongresi çalışmalarını tamamladı. (16-25 Ağustos)

25 Ağustos 1919 – Yunan işgaline karşı Türk topraklarında millî direnmeyi kurmak, işgali protesto etmek, kurulmuş olan Redd-i İlhak ve Redd-i İşgal heyetlerini birleştirmek için Batı Anadolu kasabalarından gelen delegelerin katılmasıyla Alaşehir’de toplanan bir millî kongre. Karesi (Balıkesir) delegesi Hacim Muhiddin Çarıklı’nm başkanlığında toplanan kongrede padişah, sadrazam ve düşman temsilcilerine telgraflar çekilerek beyannameler yayımlandı. Sivas kongresine katılma, Millî Kuvvetler kadro ve ikmalleri kararlan alındı. Kaynak: Türkiye Cumhuriyeti Tarihi Sözlüğü 1918-2000

26 Ağustos 1919 – Şarkî Anadolu Müdafaa-i Hukuk Cemiyeti Erzurum Merkez Heyeti’nin, Atatürk’e Erzurum hemşeriliğini teklif yazısı: “Bu ülkenin tarihinde şehrimizin nasıl nurlu bir yeri varsa, Erzurum tarihinde de yüksek vatansever şahsınız öyle bir özel yer almıştır. Doğum yeriniz istilâ altında bulunduğundan, burada yerleşmekle hemşehriliğimizi kabul buyurmanızı rica ederiz.”

27 Ağustos 1919 – Mustafa Kemal’e “Erzurum hemşehriliği” payesi verildi.

27 Ağustos 1919 – Atatürk’ün, teklif edilen Erzurum hemşeriliğini kabul ettiğini bildiren mektubu: “Tarihî olan Erzurum’un, bu erler yatağının hemşehrileri arasında bulunmak âcizleri için en büyük saadettir.”

27 Ağustos 1919 – Atatürk’ün, Erzurum’da gece, arkadaşlarına söyledikleri: “…İstanbul, bir Amerikan mandasıdır tutturmuş gidiyor. Bu olmayacaktır. Türkiye bağımsızlık bütünlüğüne sahip olacaktır. Bunu istemekte devam edeceğiz. …Manda yok! Ya bağımsızlık ya ölüm var! Amerikan mandası diye çırpınanlar, düşman işgali altında bulunan sinirleri ve zaafları ile bu millete ve bize inanmayanlardır. Bizim hayal ve macera peşinde koştuğumuzu sananlardır. Eğer, bunlar Anadolu’nun ve Türk milletinin gerçek hissiyatını bilseler, bizim çalışmamızın hedefini kavrayabilseler, Erzurum Kongresi’nin kararlarının nasıl bir millî vicdan ürünü olduğunu takdir edebilseler, bu yanlış fikirlerinden dolayı utanç duyarlar. Bunlar, ümitsizlik ve bozgunluk içinde, gerçeklerden uzak olarak yaşayan ve ne yapacaklarını, ne yapılmakta olduğunu bilmeyen insanlardır. Kongre, hissiyatını açıkça belirtmiştir. Heyet-i Temsiliye kararını vermiştir. Millî irade, bilinç ve yönünü bulmuştur. Davamız yürümektedir ve yürüyecektir. Muvaffak olmamak için hiçbir sebep yoktur. Hiçbir olumsuz kararı tanımayacağız. Millî egemenlik esasını ve Millî Meclis kararını ifadelendirmeyen hiçbir anlaşmayı, hiçbir sözleşmeyi kabul etmeyecek ve tanımayacağız.”

27 Ağustos 1919 – Atatürk’ün, Erzurum’dan, İstanbul’da bulunan annesi Zübeyde Hanım’a mektubu: “Bu mektubumu getirecek olan kişi, size benim hakkımda istediğiniz kadar bilgi verecektir. Kendisi ile bana bazı elbiselerimi gönderiniz. Hemşiremin sağlığı nasıldır? Eve herhangi bir taraftan saldırıda bulunuldu mu? Hâlâ orada mısınız? Çocuklar ne yapıyor, büyüdüler mi? Ben birkaç güne kadar bir kongre için Sivas’a gideceğim. Her işittiğinize önem vermeyiniz. Pekâlâ bilirsiniz ki, ben yaptığımı bilirim. Netice görmeseydim, başlamazdım. Saygıyla ellerinizden, hemşiremin gözlerinden öperim.” (Atatürk bu mektubu, bir adamı vasıtasıyla elden göndermiştir). [Kocatürk]

27 Ağustos 1919 – Atatürk’ün, Sinop mutasarrıfı Mazhar Tevfik Bey’e teşekkür telgrafı: “Vatanî ve millî durumumuzda sizin gibi kıymetli arkadaşlara sahip olmakla iftihar ediyorum.”

29 Ağustos 1919 – Atatürk’ün, Sivas’a gitmek üzere Erzurum’dan ayrılışı. Mustafa Kemal ve arkadaşları Sivas Kongresi’ne katılmak üzere Erzurum’dan yola çıktı.

29 Ağustos 1919 – Mustafa Kemal Paşa, 29 Ağustos 1919 sabahı, büyük bir coşkuyla Erzurum’dan Sivas’a uğurlandı. Kafile, 3 otomobil ve 3 atlı arabadan oluşuyordu. Otomobiller hurda haldeydi. Yemekleri peynir, zeytin ve kuru ekmekten ibaretti. Subaşında rastladıkları köylüler de birkaç baş kuru soğan ikram etmişti.

30 Ağustos 1919 – Atatürk’ün, Erzurum’dan Erzincan’a gelişi ve Mutasarrıfın Belediye’de şerefine akşam yemeği vermesi.

30 Ağustos 1919 – Sivas’ta yapılacak kongreyi dağıtmak üzere İstanbul hükümeti Elazığ valisi Ali Galip Bey’i Sivas valiliği ile 3. Kolordu Kumandanlığına atadı. Ali Galip Bey bunun için rütbesinin yükseltilmesini ve tazminat ödenmesini istedi.

30 Ağustos 1919 – Mustafa Sabri, Elazığ Valisi Ali Galip’ten, Sivas Kongresi’ni dağıtıp Atatürk’ü tutuklamasını isteyenlerden biriydi.

30 Ağustos 1919 – Erzurum’dan yol acıkan Mustafa kemal ve heyeti,  30 Ağustos’ta (1919) akşam karanlığında Erzincan’a vardılar. Erzincan sokaklarında, “Vatan için canımızı vermeye hazırız” diyenleri duydukça Paşa’nın cesareti, umudu arttı.

31 Ağustos 1919 – Atatürk’ün,   Erzincan’dan  Sivas’a  hareketi.

2 Eylül 1919 – Mustafa Kemal Paşa, Kongre için akşam saatlerinde Sivas’a geldi. Paşa, Kongre sonrası da bu kentte kalarak çalışmalarını 18 Aralık 1919 tarihine kadar buradan sürdürdü. Bu tarihte, Mustafa Kemal Paşa, Rauf (Orbay), Büyükelçi Ahmet Rasim, Vali Mazhar Müfit (Kansu), Hakkı Behiç Beyler ve diğer çalışma arkadaşlarından oluşan Heyet-i Temsiliye, Ankara’ya gitmek üzere şehirden ayrıldı.

2 Eylül 1919 – Atatürk’ün, Sivas’a gelişi, candan gösterilerle karşılanması. Erzurum’dan kongre için hareket eden Mustafa Kemal ve arkadaşları halkın sevgi gösterileri arasında Sivas’a vardı.

2 Eylül 1919 – Mustafa Kemal ve arkadaşları Refahiye-Suşehri üzerinden sabah Sivas’a vardılar. Bağımsızlık savaşımızın ve Cumhuriyetimizin temelleri Sivas’ta atıldı. Mustafa Kemal Paşa, tam 108 gün Milli Mücadele’yi Sivas’tan yönetti. Milli Mücadele’nin Ankara’dan önceki karargâhı Sivas’tı.

3 Eylül 1919 – İstanbul Hükümeti, Sivas Kongresi’ni önlemeye çalıştı.

3 Eylül 1919 – Mustafa Kemal’in, Anadolu ve Rumeli Müdafaa-i Hukuk Cemiyeti Heyeti Temsiliyesi Başkanlığına seçilmesi.

3 Eylül 1919 – Dahiliye Nazırı Adil Bey ile Harbiye Nazırı Süleyman Şefik Paşa’nın, Elazığ Valisi Ali Galip’e, Mustafa Kemal Paşa’nın tutuklanması ve Sivas Kongresi’nin engellenmesi hakkında emri.

3 Eylül 1919 – Atatürk’ün, Harbiye Nezareti tarafından görevinden alınan Ali Fuat Paşa’ya Sivas’tan telgrafı: “Komutayı asla terk etmeyiniz!”

3 Eylül 1919 – Dahiliye Nazırı Adil Bey’le Harbiye Nazırı Süleyman Şefik Paşa’nın, Ali Galip’e “Derhal Elaziz (Elazığ)’den Sivas’a hareketle Atatürk’ün tutuklanması ve Sivas Kongresi’ne mani olunması hakkında” telgrafı.

3 Eylül 1919 – İstanbul hükümeti Ali Galip Bey’den aşiretlerden oluşacak bir silahlı birlik kurarak kongreyi basıp, dağıtmasını ve orada bulunanları tutuklayıp, İstanbul’a göndermesini istedi. Ancak bu emri ihtiva eden telgraf Sivas’ta Mustafa Kemal tarafından öğrenildi.

3 Eylül 1919 – İçişleri Bakanı Adil ve Harbiye Nazırı Süleymen Şefik paşalar, Elazığ Valisi Ali Galip’e Kürt aşiretlerinden bir çeteyle Sivas’ı basıp Mustafa Kemal Paşa’yı tutuklamasını ve Sivas Kongresi’ni dağıtmasını emrettiler. (Ali Galip olayı: Damat Ferit Paşa hükümeti, Mustafa Kemal’i tutuklamak için ve Sivas Kongresini toplatmamak için yaptığı girişimler başarısızlığa uğrayınca, kongreyi dağıtmak maksadıyla yeniden harekete geçer. Bu maksatla üçlü bir düzenlemeye gidildi. Önce Harput Valisi Ali Galip’den Sivas Valiliği ve 3. Kolordu Komutanlığına atanmayı kabul edip etmeyeceği soruldu. Ali Galip teklifi generalliğe yükseltilmesi ve kendisine harcırahtan gayrı tazminat verilmesi şartıyla kabul eder. Kendisine 3 Eylül’de verilen talimatın özeti şudur: “Bölgedeki Kürtlerden güvenilir yüz elli kadar atlı ile kimseye sezdirilmeden, beklenmedik bir anda Sivas’a gidilecek, kongre dağıtılacak, katılanlar yakalanıp İstanbul’a gönderilecek, vali ve komutanlık görevlerine başlanacaktır.” Ali Galip gerekli hazırlıkları yapmak için Malatya’ya geçer. Malatya Mutasarrıfı Halil Rami Bedirhan ailesindendir. Aynı aileden olan Celâdet ve Kâmuran ile Cemil Paşazade Ekrem de orada bulunmaktadırlar. Daha ilgi çekici olan İngiliz istihbarat subayı olup, Kürt sempatizanlığı ile tanınan Binbaşı Noel de oradadır. Bölgedeki nüfus dağılımını etnik açıdan incelemek amacıyla geldiğini iddia etmektedir. Böylece Damat Ferit Hükümeti, Ali Galip ve yöredeki Kürt aşiret ileri gelenleri vasıtası ve İngiliz desteğiyle Sivas Kongresini dağıtmak, millî harekâtı ezmek kararındadır. Ancak Ali Galip ile İstanbul arasındaki haberleşmeler. Mustafa Kemal tarafından öğrenilmiştir. Bedirhaniler ve İngiliz Binbaşısı Noel‟in hareketleri takip edilmektedir. Mustafa Kemal, gevşek davranılması halinde büyük bir gaile halini alabilecek olan duruma derhal el koyar. Gerçekçi ve atılgan karakterine uygun olarak, bölgedeki askerî birlikleri harekete zorlar. Bölge, 13. Kolordu mıntıkasıdır. Kolordu Komutanı hareket için İstanbul’un onayını beklemektedir! Mustafa Kemal ısrarlı ve enerjik müdahalelerle, civardaki askerî birlikleri harekat için ikna eder. Mustafa Kemal’in dört bir yandan yürüttüğü faaliyet neticesinde bahis konusu kişiler Urfa’ya oradan Halep’e kaçmak zorunda kalırlar.)

4 Eylül 1919 – Sivas Kongresi’nin açılması ve Mustafa Kemal’in Sivas Kongresi başkanlığına seçilmesi. (Sivas Kongresi 4 Eylül 1919 Perşembe günü saat 14:00‟de Sivas Lisesi’nde çalışmaya başladı. Temsil Heyeti Başkanı ve davet sahibi sıfatıyla ilk konuşmayı Mustafa Kemal yaptı. Temsil Heyeti Başkanı mütarekeden beri meydana gelen ve vatan topraklarını parçalamayı hedefleyen işgalleri, Batı’da Yunan, Doğu’da Ermeni zulümlerini dile getirdi. İstanbul Hükümeti’nin millî haklara sahip çıkmadan âciz kaldığını gören halkın yurt topraklarını korumak için teşekküller oluşturduğunu belirtti. İstanbul Hükümeti’nin milletin hak isteyen sesini boğmak istediğini vurgulayarak kongreden vatanın yekpare, milletin yek vücut olduğunu gösterir bir karar alınmasını istedi. Ardından gizli oyla yapılan kongre başkanlığı seçimini 3 olumsuz oya karşılık büyük ekseriyetle Mustafa Kemal seçildi. Kongre 12 Eylül günü halka açık bir toplantı ile kapandı.)

4 Eylül 1919 – Milletin ve önayak olan kararlığı bütün dünyaya yüksek sesle ilan edilir: “Ya istiklal, ya ölüm.”

4 Eylül 1919 – Sivas Kongresi’nin, Atatürk’ün konuşması ile açılışı: “…Vatan ve milletin kurtuluşunu amaçlayan zorlayıcı sebepler, sizleri bunca zahmet ve engel karşısında Sivas’ta topladı. Yiğitçesine azminizi tebrik ve hoş geldiniz demekle bahtiyarlığımı sunarım. Millî Meclisin henüz toplanmamış olduğu bir sırada baskı altına alınmış ve bağımsızlığını kaybetmiş olan Hükümet Merkezi’nin kendi başına kanunsuz bir kararı veyahut millî emellere aykırı bazı dış tekliflere boyun eğme gibi olupbittilerin ihtimaline karşı Erzurum ve Sivas Kongrelerinin millî ruhu temsilen ve birbirini izleyerek toplanması, şüphesiz ki, kurtuluşa götüren iyi bir işarettir.”

4 Eylül 1919 – İlk gün 28 delegenin bulunduğu toplantıda kongre reisliğine seçilen Mustafa Kemal, işgallere karşı çıkmayan hükümeti kınayarak milli güçlerin biraraya gelmesini istedi. 4-11 Eylül tarihleri arasında Sivas Kongresi vatanın kurtuluşu için izlenecek yolun belirlenmesini sağladı.

4 Eylül 1919 – Kongre ile ilgili haberler sansür nedeniyle İstanbul basınında yer almadı.

4 Eylül 1919 – Demirci Mehmet Efe’nin Aydın ve havalisinin Kuvay-ı Milliye kumandanı oluşu.

4 Eylül 1919 – Sivas Kongresi’nde, ulusun kurtuluş ve bağımsızlık mücadelesinde Anadolu’nun çeşitli yörelerinde kurulmuş bulunan dernekler “Anadolu ve Rumeli Müdafaa-i Hukuk Cemiyeti” adı altında birleştiler. Amaç, kurtuluş savaşını örgütlemek ve yönetmektir. Mustafa Kemal başkanlığında 16 kişilik bir “Heyet-i Temsiliye” oluşturuldu. Türkiye Cumhuriyeti’nin temellerinin atıldığı Sivas Kongresi, aynı zamanda CHP’nin de ilk kongresi olarak kabul edilmektedir. CHP’nin kuruluşu, bu kongre ile filizlenmişti. Bu nedenle, CHP için “Devlet kuran parti” tanımlaması yapılmaktadır.

4 Eylül 1919 – Perşembe günü öğleden sonra saat 14.00’da Sivas kongresi açıldı. Mustafa Kemal Paşa kongreyi açarken yaptığı konuşmada “Tarih bir milletin varlığını, hakkını hiçbir zaman inkâr edemez. (…) Vatan ve milletimiz aleyhinde verilen hükümler, ortaya sürülen kanaatler muhakkak ki iflasa mahkûmdur” dedi. Milletimizin “namus” ve “istiklalini” kurtarmak için silaha sarıldığını söyledi.

5 Eylül 1919 – Sivas kongresinin partilerle, özellikle İttihat ve Terakki’yle alakalı olmadığını göstermek için bir yemin hazırlandı. 5 Eylül 1919 Cuma günü birinci celse sonunda delegeler toplantı salonunun kapısında tek tek şu yemini okudu: “Saadet ve selameti vatan ve milletten başka hiçbir şahsi amaç takip etmeyeceğime; İttihat ve Terakki Cemiyeti’nin ihyasına çalışmayacağıma ve mevcut siyasi partilerden hiçbirinin siyasi emellerine hizmetkâr olmayacağıma vallahi, billahi…”

5 Eylül 1919 – Sivas kongresinde Padişaha sadakat bildirildi. Mustafa Kemal Paşa, strateji gereği, mümkün mertebe, halife/padişahı karşısına almayıp Damat Ferit Hükümeti’ne cephe alıyordu.

5 Eylül 1919 – HALİFEYE İSYAN EDEN MÜFTÜ. Ankara’nın ileri gelenleri Padişah Vahdettin’e telgraf çekip hem Kurban Bayramı’nı tebrik etmek, hem de Ankara Valisi Muhittin Paşa’yı şikâyet etmek istemişlerdi. Ancak Sadrazam Damat Ferit, “Padişahla doğrudan doğruya görüşülemeyeceği” gerekçesiyle telgrafı kabul etmemişti. Buna çok kızan Müftü Rıfat Efendi ve Ankaralılar, İstanbul’a çektikleri başka bir telgrafla “Padişah ve onun hükümetini tanımadıklarını” bildirmişlerdi. (Sarıkoyuncu, age, s. 168. Enver Behnan Şapolyo, Kemal Atatürk ve Milli Mücadele Tarihi, s. 352.) Bu olaydan sonra Rıfat Efendi, bir anlamda padişaha isyan edip tamamen Kuvayı Milliye saflarına geçmişti. Nitekim 29 Ekim 1919’da kurulan Ankara Müdafaai Hukuk Cemiyeti’nin başkanı seçilmişti. Ayrıca Ankara’da bir gönüllü alay kurulmasına öncülük etmişti.

6 Eylül 1919 – Kurban Bayramı’nın ilk günüydü. Başta Camii Kebir olmak üzere Sivas’ın bütün camilerinde vatanın düşman işgalinden kurtulması için dualar edildi. Ülke işgal altında olduğu için diğer şehirler gibi Sivas’ta da bayram sevincinden eser yoktu. O gün kongre toplanmadı. Sivas Belediyesi’nden bir kurul kongre binasına gelerek Mustafa Kemal Paşa ve delegelerle bayramlaştı.

6 Eylül 1919 – Ali Galip, Elazığ’dan Malatya’ya gelip Sivas’a doğru ilerledi. Bu sırada Mustafa Kemal Paşa olaydan haberdar olup gerekli önlemleri aldı. 9 Eylül’de bu konuda kongreye bilgi verdi. Olaya bir de İngiliz Binbaşı Noel karışmıştı. Üzerine asker gönderilen Ali Galip, adamlarıyla birlikte Malatya’ya kaçtı. Oradan Urfa’ya, Urfa’dan da Halep’e geçti.

7 Eylül 1919 – Erzurum Kongresi’nin bölgesel kararları tüm yurdu kapsayacak biçimde değiştirilip genelleştirildi. Özellikle Doğu Anadolu Müdafaai Hukuk Cemiyeti’nin adının Anadolu ve Rumeli Müdafaai Hukuk Cemiyeti olarak değiştirilmesi önemliydi. Böylece dağınık haldeki cemiyetler birleştirilip tek bir çatı altında toplandı.

7 Eylül 1919 – Sivas kongresine destek mesajları gelmeye başladı. Balıkesir’den Hacim Muhittin Bey (Çarıklı), Ali Fuat Bey (Cebesoy) ve Kazım Karabekir birer telgrafla desteklerini bildirdi. Kongrede manda tartışmaları devam etti.

7 Eylül 1919 – Atatürk’ün, akşam arkadaşlarına, sohbet esnasında söyledikleri: “…Her şey bize gösteriyor ve anlatıyor ki, İstanbul’daki devlet ve siyaset adamları vatanın kurtuluşunu tek ümit halinde “Amerikan Mandası” fikrini kabule bağlı görüyorlar. Çünkü bunlar bizim hedef ve gayelerimizden, Türk milletinin uyanışından, millî irade ve eğilimin gelişim yönlerinden tamamiyle habersiz bulunuyorlar. Onlar bizi, üç beş adamın bir araya gelip hayal peşinden koşması kabilinden kimseler farz ediyorlar. Ve gafletlerinin derecesini bir türlü ölçemiyorlar. İtilâf Devletleri’nin baskısı ve hıyanet şebekelerinin propagandası altında belki de şaşırmış ve bunalmış bulunuyorlar. Şimdilik bunlara “biçareler!” demekten başka yapacağımız bir şey yoktur!”

8 Eylül 1919 – Manda önerileri Kongre’de kabul edilmedi.

8 Eylül 1919 – Amerikan mandasının kabulü yolunda verilen önerge tartışıldı. Daha sonra bu önerge geri alındı.

8 Eylül 1919 – Trakya’nın Türklüğünü müdafaa eden Ahali adlı gazete, Mehmet Behçet (Perim) tarafından Edirne’de yayınlanmaya başladı.

8 Eylül 1919 – Sivas kongresi açılır açılmaz, İsmail Hami Bey (Danişment), 25 kişinin imzasıyla kongreye Amerikan mandasının kabul edilmesini isteyen bir komisyon raporu sundu.

8 Eylül 1919 – Sivas Kongresi’nde 8 Eylül 1919’da Amerikan mandası tartışması başladı. Tartışmalar iki gün sürdü. Tartışmalara Atatürk dışında 13 delege katıldı. Delegelerin önemli bir bölümü “ehven-i şer” olarak Amerikan mandasının kabul edilmesini savundu.

8 Eylül 1919 –  Damat Ferit,  İngiliz Amiral Webb’in 30 Mart 1919 tarihinde reddettiği, Padişah vahdettin ile birlikte hazırladığı bir anlaşma taslağını yeniden sunması. (Bu taslağa göre Türkiye’nin yönetimi 15 yıllığına İngiltere’ye bırakılmak isteniyordu.) (Atatürk, Padişahça da onaylandığı iddia edilen ve Fransızlarca ele geçirilip yayınladığı 12 Eylül 1919 tarihli bu anlaşmanın, ilk olarak 22 Ocak 1920 tarihli The New York Herald Tribune adlı Amerikan gazetesinde çıktığını nutkunda belirtiyordu.) (Sinan Meydan, 1923, 3. Baskı, s.145.)

8/9 Eylül 1919 – Gece Mustafa Kemal Paşa odasında bir toplantı yaptı. Mandacıların, yabancı işgali altında “cesaret” ve “ümitlerini” kaybetmiş olmanın verdiği üzüntüyle “hastalıklı bir ruh haliyle” hareket ettiklerini söyledi. “Şerefsiz, istiklalsiz, esir bir millet çocukları olarak yaşamak yerine, efendice ve kahramanca ölmek elbette ki tercih edilir. Bunu anlayamamak ne garip mantıktır?” dedi.

8-10 Eylül 1919 – Sivas kongresinde üç gün Amerikan mandası tartışıldı; manda düşüncesi ustaca reddedildi.

9 Eylül 1919 – Rauf Bey, Amerikan Senatosu’ndan ülkemizi inceleyecek bir heyet çağırmayı teklif etti. Mandacıları susturmak için bundan daha iyi bir fırsat olamazdı. Mustafa Kemal Paşa, hiç zaman kaybetmeden Rauf Bey’in bu teklifini oya sundu. Böylece oy birliğiyle ABD Senatosu’na başvurmaya karar verildi. Senato’ya sunulmak üzere bir mektup hazırlandı. Falih Rıfkı Atay “gönderilmemiştir, sudan bir karara bağlanıp kalmıştır” dese de mektup ABD Senatosu’na gönderildi. Mektupta özetle “tarafsız bir devlet” olarak ABD’den “Osmanlı İmparatorluğu’ndaki durumları olduğu gibi incelemek amacıyla bir komite göndermesi” isteniyordu. Yani ABD’den “manda” değil, sadece “bir inceleme komitesi” isteniyordu. Mustafa Kemal Paşa’nın, Nutuk’ta, “özel bir önem vermiş değilim” dediği bu mektupla Sivas Kongresi’ndeki manda tartışmaları bitirildi. ABD o sırada Anadolu’da manda fikrinden çoktan vazgeçmişti. Mustafa Kemal Paşa bunun farkındaydı. Nitekim ABD Senatosu bu mektuba hiçbir cevap vermedi. Sonuçta, Erzurum Kongresi’nde reddedilen “manda”, Sivas Kongresi’nde de kabul edilmeyerek gündemden düşürüldü.

9 Eylül 1919 – Sivas Kongresi’nin karar – tatbik yetkileri verdiği Heyet-i Temsiliye, Ali Fuat Paşa’yı Anadolu Umum Kuvay-ı Milliye Kumandanlığına tayin etti.

9 Eylül 1919 – Sivas Kongresin’de ABD’den bir inceleme heyeti istenmesine karar verildi. Mustafa Kemal, Ali Galip olayı ile ilgili bilgi verdi. Kongre bundan dolayı İstanbul hükümetini protesto etti.

9 Eylül 1919 – Atatürk’ün, Sivas Kongresi’nin beşinci umumî toplantısında, Ali Galip’in faaliyetleri hakkında açıklamalarda bulunması.

9 Eylül 1919 – Atatürk’ün, Sivas Kongresi adına -kongrede alınan karar gereğince- Amerikan Senatosu’na mektubu: “…Üyelerinizden oluşan bir heyeti, Osmanlı İmparatorluğu’nun her köşesine göndermenizi diliyoruz. Bu heyet hususî menfaat ve alâkaları olmayanlara ve bir millete has olan berrak görüşle, Osmanlı İmparatorluğu’nda gerçek şekilde hüküm süren hal ve şartlan tetkikten geçirmelidir. Böyle bir tetkik Osmanlı İmparatorluğu’na ait nüfusun ve arazinin mukadderatı hakkında bir barış antlaşması için keyfi kararlar verilmesine meydan bırakılmazdan evvel yapılmalıdır.”

9 Eylül 1919 – Atatürk’ün, Ali Fuat Paşa’ya Sivas Kongresi kararınca “Anadolu Umum Kuva-yi Milliye Komutanlığı’na atandığı bildiren telgrafı: “…Hareketleriniz ve girişimlerinizde Heyet-i Temsiliye ile ilişkinizin korunması rica olunur.”

9 Eylül 1919 – Atatürk’ün, 13. Kolordu Kurmay Başkanı Halit (Akmansü) Bey’e Sivas Kongresi adına teşekkür yazısı. [Kocatürk]

10 Eylül 1919 – Sivas kongresi kararı gereği Ali Fuat (Cebesoy) Paşa Batı Cephesi Kuvayı Milliye Genel Komutanlığı’na atandı.

10 Eylül 1919 – Ali Galip’in üzerine asker gönderilmesi sonucu yakınındakilerle Malatya’dan kaçışı, (Kahta yolu ile Urfa’dan, Halep’e kaçmıştır.)

10 Eylül 1919 – Sivas Valisi Reşit Paşa’nın, Dahiliye Nazırı Adil Bey’e telgrafı: “…Verdiğiniz emir, Ali Galip Bey’in üzerine aldığı vazife doğrusu şaşkınlık ve hayretime sebep oldu. ..Maksadınız Mustafa Kemal Paşa ile Rauf Bey’i tutmak ve Kongre’yi dağıtmak ise, buna imkân olmadığını evvelce arz etmiştim.”

10 Eylül 1919 – İtilaf Devletleri ile Avusturya arasında, Sen Jermen (Saint German) barış anlaşması imzalandı.

11 Eylül 1919 – Sivas Kongresi’nin kapanışı. Sivas Kongresi bir bildiri yayınlayarak çalışmalarını tamamladı.

11 Eylül 1919 – Sivas Kongresi’nin 8.Umumi Toplantısında ‘İrade-i Milliye’ adıyla bir gazetenin çıkarılmasına karar verildi.

11 Eylül 1919 – Yabancı devletlerin İstanbul temsilciliklerine telgraf çekilerek, Damat Ferit hükümetinin millet meclisini toplamadığını ve milleti temsil etmediğini bildirdi.

11 Eylül 1919 – Heyet-i Temsiliye reisi Mustafa Kemal, Anadolu ve Rumeli Müdafaa-i Hukuk Cemiyeti’nin kuruluş bildirisini Sivas valiliğine verdi. Artık cemiyet Anadolu’daki milli güçlerin hareketini yönetecektir.

11 Eylül 1919 – “Anadolu ve Rumeli Müdafaa-i Hukuk Cemiyeti” teşkil edildiğine dair yazının Atatürk’ün imzası ile Sivas Vilâyeti’ne verilmesi: “İdare merkezi şimdilik Sivas’ta bulunmak ve Rumeli ve Anadolu’nun her tarafında şubeler açılmak üzere bir cemiyet kurulmuştur.”

11 Eylül 1919 – Atatürk’ün, Ali Galip’in faaliyetleriyle ilgili olarak Dahiliye Nazırı Adil Bey’e telgrafı: “Alçaklar, caniler! Düşmanlarla millet aleyhinde haincesine tertiplerde bulunuyorsunuz. Milletin kudret ve iradesini takdirden aciz olduğunuza şüphe etmiyordum. Fakat vatan ve millete karşı haincesine ve bıçaklarcasına harekette bulunacağınıza inanmak istemiyordum. Aklınızı başınıza toplayın! Galip Bey ve yandaşları gibi akılsızların ahmakça olan boş vaitlerine kapılarak ve Mr. Nowill gibi milletimiz ve vatanımız için zararlı olan yabancılara vicdanını satarak yaptığınız alçaklıkların milletçe tatbik olunacak mesuliyetini göz önünde tutunuz! Güvendiğiniz kişiler ve kuvvetin akıbetini öğrendiğiniz zaman kendi akıbetinizle mukayeseyi unutmayınız!” [Kocatürk]

11 Eylül 1919 – CHP’nin temelini oluşturan Anadolu ve Rumeli Müdafaai Hukuk Cemiyeti, Sivas Kongresi’nin son günü kuruldu.

11 Eylül 1919 – Mustafa Kemal, Anadolu ve Rumeli Müdafaa-i Hukuk Cemiyeti Heyet-i Temsiliyesi Başkanlığına seçildi.

11 Eylül 1919 – Sivas kongresinde, Temsil Heyeti üyeleri belirlendi. Erzurum’da seçilen 9 kişilik heyete, sonra 1 kişi, Sivas’ta da 6 kişi eklendi. Böylece üye sayısı 16’ya çıktı.

11 Eylül 1919 – Mustafa Kemal Paşa, İçişleri Bakanı Adil’e gönderdiği telgrafta, “Alçaklar, caniler, düşmanlarla millet aleyhinde tertiplerde bulunuyorsunuz. Aklınızı başınıza toplayın!” dedi.

12 Eylül 1919 – Sultan Vahdettin’in İngilizler’le gizli bir antlaşması yapması. Padişah Mehmet Vahideddin, İngiltere ile manda anlaşmasını tasdik etti.

12 Eylül 1919 – Anadolu ve İstanbul irtibatlarının kesilmesi. (Mustafa Kemal’e ait telgrafların İstanbul Telgraf Başmüdürlüğünce engellenmesi üzerine, Kongre Heyeti imzası ile gönderilen bir telgrafta Padişah’a gönderilen telin bir saat içinde çekilmesine izin verilmemesi halinde, İstanbul ile bütün haberleşmelerin kesileceği ihtar edildi. Olumlu cevap alınamayınca “meşru bir hükümet işbaşına gelinceye kadar “ kaydıyla 12 Eylül’de İstanbul ile haberleşme kesildi.)

12 Eylül 1919 – Sivas kongresi tamamlandı. (Mustafa Kemal 9 Temmuz 1919’dan itibaren Millî Mücadele‟ ye bir halk adamı, bir mücahit olarak katılmıştı. 7 Ağustos’tan beri Doğu Anadolu halkı adına konuşma yetkisine haizdi. 12 Eylül’den itibaren artık Anadolu ve Rumeli Müdafaa-i Hukuk Cemiyeti Başkanı sıfatıyla Türkiye adına konuşma ve faaliyette bulunma imkânını elde etmiştir. O artık bir halk lideridir. Bu yeni görev onu Türkiye Büyük Millet Meclisi Başkanlığı ve Türkiye Cumhuriyeti Cumhurbaşkanlığına kadar götürecektir.)

12 Eylül 1919 – Sivas Kongre üyeleri halkla birlikte bir toplantı yaparak, alınan kararları anlattı.

12 Eylül 1919 – Sivas Kongre Heyetinin İstanbul ile ve her türlü resmi haberleşmenin kesildiğine ilişkin vilayetlere ve komutanlara bildirisi.

12 Eylül 1919 – Atatürk’ün, İngiliz Albayı P. Peel’in Halep’ten Malatya’ya gelişi nedeniyle Malatya’daki 15. Alay Komutanlığı’na emri: “…Kim olursa olsun vesikasız bir yabancı subayının Osmanlı ülkesi içinde işi yoktur. Kendisine incelikle fakat askerce, kesin şekilde durumu bildirme ile geldiği yere hemen dönmesini ihtar ediniz.”

12 Eylül 1919 – Sivas Kongresi’nce seçilen Heyet-i Temsiliye’nin akşam, Atatürk’ün başkanlığında ilk toplantısını yapması.

12 Eylül 1919 – Cuma namazının ardından Ulu Camii’de halka Sivas kongresi hakkında bilgi verildi.

12 Eylül 1919 – Sivas kongresi kararıyla Anadolu ile İstanbul arasında telgraf haberleşmesi kesildi.

12 Eylül 1919 – Damat Ferit Paşa, İngiliz Yüksek Komiserliği ile muhtemelen 12 Eylül’de Osmanlı Devletini İngiliz mandasına koyacak resmî olmayan bir anlaşma yaptı. Buna göre, İngiltere, kendi mandası altında Türkiye’nin tamamiyet ve istiklâlini üstleniyordu. İstanbul Saltanat ve Halifelik merkezi olarak kalacak, fakat Boğazlar İngiltere denetiminde bulunacaktı. Osmanlı Devleti bağımsız bir Kürdistan kurulmasına karşı çıkmayacaktı. Osmanlı Devleti İngiltere’nin Suriye ve Elcezire’de hâkimiyetine yardımcı olacaktı. Millî cereyanın önüne geçebilmek için idareye karşı olabilecek tepkileri teskin için İngiltere’ye bir zabıta kuvveti tahsis edilecekti. Türkiye, Mısır ve Kıbrıs üzerindeki bütün haklarından vazgeçecekti. Bu anlaşma gayrı resmî nitelikteydi. İngiliz Hükümeti, Osmanlı delegelerinin yukarıdaki esaslara uygun taleplerini destekleyeceklerdi.

13 Eylül 1919 – Sivas’ta İrade-i Milliye Gazetesi yayımlanmaya başladı.

13 Eylül 1919 – İstanbul’la bütün resmi yazışmaların kesilmesi ile birlikte Sivas’ta adeta bir geçici hükümet gibi çalışmalarına başlayan Anadolu ve Rumeli Müdafaa-i Hukuk Cemiyeti Heyet-i Temsiliye’si vilayetlere, sancaklara ve askeri makamlara telgraflar çekerek meclis-i mebusan seçimlerinin yapılmasını istedi.

13 Eylül 1919 – Sadrazam Damat Ferit Paşa’nın, İngiliz Yüksek Komiseri Amiral J. de Robeck’e demeci: “…Mustafa Kemal’in ezilmesi için İtilâf Devletlerinin müsaadesini dilerim. Taraftarları hem delilik hem de hamiyetsizlik edip harbin devamını isterler(!)”

13 Eylül 1919 – Mustafa Kemal Paşa’nın, mebus (milletvekili) seçimi hazırlıkları hakkındaki genelgesi yayınlandı.

14 Eylül 1919 – Sivas’ta “İrade-i Milliye” gazetesi yayına başladı.

14 Eylül 1919 – Sivas Kongre Heyeti adına Mustafa Kemal Paşa’nın Padişah Vahdettin’e Damat Ferit Paşa’nın ihanetlerini belirten muhtırası. Kongre sonunda Mustafa Kemal Paşa’nın yaptığı baskıyla Damat Ferit Hükümeti istifa etti. Yerine ılımlı Ali Rıza Paşa Hükümeti kuruldu. Böylece Anadolu hareketi, İstanbul’a karşı ilk önemli başarısını elde etti.

14 Eylül 1919 – Sivas’ta Atatürk’ün direktifiyle kurulan “İrade-i Milliye” gazetesinin ilk sayısı.

14 Eylül 1919 – Sıvas Kongresi’nde alınan karara göre yayınlanan İrade-i Milliye gazetesinin birinci sayısı çıktı. Dört sayfa çıkan gazetenin ilk sayısında Mustafa Kemal’in kongreyi açış konuşması, kongre bildirisi, padişaha çekilen telgraflar yer aldı. İsmail Hami Bey (Danişmend) yazdığı yazıda Damat Ferit Paşa için “hain” deyimini kullandı.

14 Eylül 1919 – Atatürk’ün, Sivas Kongresi Heyeti adına Padişah Vahdettin’e Damat Ferit Paşa’nın ihanetlerini belirten uyan yazısı: “…Kötü maksatlarında muvaffak olmak için milletin ruhundan doğan millî örgütü dağıtmak, devletin egemenlik hakkını yabancı ihtiraslarına oyuncak etmek, ordunun kuvvetini azaltmak için muktedir subaylarımızı görevden almak ve düşmana teslim etmek, şifreli askerî haberleşmelerin çaldırılmasına Posta ve Telgraf Umum Müdürlüğü’nü yetkili kılmak, birtakım düşman subaylarının memleket dahilinde dolaşarak ülke bütünlüğümüzü bozacak siyasî tahriklerde bulunmalarına yardım etmek, memleketi ihtilâl içinde gösterip yabancı müdahalesini davet eylemek cüretinde bulunmak gibi her biri belli başlı bir millî cinayet teşkil eden yasa dışı durumlara girişmekten de bir türlü vazgeçemiyorlar.”

14 Eylül 1919 – Ankara Valisi Muhittin Paşa, Hürriyet ve İtilâf Fırkası yanlısı olması sebebiyle 1915 yılında emekli edilmiş, mütarekeden sonra 15 Mart 1919‟da tekrar valiliğe atanarak göreve başlamıştır. Oğlu Refî Cevat (ULUNAY) da İstanbul „da kalemiyle hükümeti hararetle desteklemekteydi. Paşa çevresine, hükümetin İngiliz mandasını kabul ettiğini söylüyor, memurları İngiliz Muhipleri Cemiyetine girmeye zorluyordu. Ancak Ali Fuat Paşa’nın Kolordu Komutanlığı dolayısıyla şehir içinde yeterince etkin olamıyordu. Ankara halkı tarafından görevden alınması istenen Vali, Sivas Kongresi devam etmekte iken Ankara’ya bağlı sancaklar da teftiş bahanesi ile bir geziye çıkmıştı. Önce Kırşehir‟ e gitmiş Hacıbektaş‟ daki Bektaşi dedesini kazanmak istemiş. Bunu başaramamıştı. Ancak Çorum Mutasarrıfının ve 58. Alay Komutanı‟nın desteğine güvenerek 14 Eylül 1919 da İstanbul’a gönderdiği telgrafta, Ankara merkezi müstesna, vaziyetin kendilerine pek müsait olduğunu, Sivas, Amasya veya Ankara taraflarından Ankara’ya kuvvetler sevkinin faydalı olacağını, bu işin az kuvvetle yapılabileceğini bildirmiştir. İçişleri Bakanı istenilen miktarda jandarma celbedilerek hükümet nüfuzunun gerekirse silâh kullanılarak her yerde tesisini istemekteydi. Ancak vali gözetim altındaydı. Çorum‟ da bulunan valinin Sivas’a getirilmesi için askeri birliklere ve Kuvayı millîye müfrezelerine gerekli emirler verildi. Vali, Kuva-yi Millîye reislerinden Keskinli Rıza Bey müfrezesi tarafından Kılıçlar Belinde yakalanarak Sivas’a gönderildi. Muhittin Paşa, Sivas‟ da Temsil Heyeti tarafından sorgulandı. Paşa hatalı hareket etmiş olduğunu kabul ve pişmanlığını ifade etti. Temsil Heyeti üyesi Mazhar Müfit‟in kefâleti ve millî hareket aleyhine çalışmayacağına yemin etmesi şartıyla, İstanbul’a dönmesine müsaade edildi. Bu suretle millî hareketi bastırmak, Mustafa Kemal ve arkadaşlarını tutuklamak için girişilen bu teşebbüs de başarısızlığa uğruyordu.)

15 Eylül 1919 – Suriye ve Kilikya’daki işgal kuvvetlerinin değiştirilmesi hakkında İngiliz-Fransız Anlaşması.

15 Eylül 1919 – Atatürk’ün, Sivas’tan Heyet-i Temsiliye’nin, milletin yetkili makamı olduğunu ilân etmesi.

16 Eylül 1919 – “Üçünü Balıkesir Kongresi”nin açılışı.

16 Eylül 1919 – Atatürk’ün, Anadolu ve Rumeli Müdafaa-i Hukuk örgütüne, Heyet-i Temsiliye tarafından verilmiş ve verilecek tüm kararların en küçük idare heyetlerine kadar ulaştırılması hakkında bildirisi.

16 Eylül 1919 – İlk adı Cemiyet-i Müderrisin (Medrese Öğretmenleri Derneği) olan Teâli-i İslâm Cemiyeti’nin yönetim kurulunda, Mustafa Sabri (Başkan), İskilipli Mehmet Atıf (İkinci Başkan), Said-i Kürdi (Nursi) (İttihat ve Muhammediye Cemiyeti önderlerinden) bulunuyordu. Teâli-i İslâm Cemiyeti, Kuva-yı Milliye aleyhinde bildiriler yayımlamıştır. Bildirilerden 16 Eylül 1919 tarihli İkdam gazetesinde yayımlananı çok etkili olmuş; Anadolu’da yer yer isyanlar çıkmıştır. Bu bildiri incelendiğinde, Teâli-i İslâm Cemiyeti’nin milli varlığa ne denli düşman olduğu daha iyi anlaşılacaktır.

17 Eylül 1919 – Atatürk’ün, İstanbul hükümetini destekleyen Eskişehir Mutasarrıfı Hilmi Bey’e telgrafı: “…Milletin mukadderatı söz konusu olduğu şu nazik ve mühim zamanda yanlış düşünmesi nedeniyle her ferdinin içi kan ağlayan milletin, mevcut hükümeti tanımamasında, hâlâ ne için muhalefet ediyorsunuz? Bir millet ferdi olduğunuzu unutuyor musunuz? Bu telgrafı alır almaz sizin de bir millet ferdi olmak üzere, hemen millî arzuya uymanızı ve millî kongre bildirisine bağlı kalarak mevcut hükümet ile ilişkinizi keserek bütün işlerinizde Heyet-i Temsiliye’ye başvurmanızı ihtar ederiz; aksi takdirde millî arzuya az bir zaman bile karşı koyamayacaksınız. Sizden millî arzuya uymanızı rica ederiz.”

17 Eylül 1919 – İngiliz Yüksek Komiseri Amiral J. de Robeck’in, Lord Curzon’a raporu: “…Hükümet ve İtilâf Devletleri kuvvetsizdir. Mustafa Kemal’in hareketi Anadolu’da müstakil bir cumhuriyete doğru gelişiyor!” (İngilizler tutumlarını değiştirmişler, Anadolu’da yer işgal etmemek ve Millîcilerle açıktan silahlı çatışmaya girmemek politikasına yönelmişlerdi. İstanbul’daki ingiliz Yüksek Komiseri Amiral Sir J.de Robeck daha 17 Eylül’de Mustafa Kemal hareketinin gittikçe yayıldığını bunun bağımsız bir Anadolu Cumhuriyet’ine doğru hızla geliştiğini, hareketin Millî Savunma Bakanlığınca da desteklendiğini; barış antlaşması Hükümetce kabul edilse bile bunu millîyetçilere kabul ettirmek için silâh kullanmak gerektiğini; Yunanlılar ve İtalyanlar Anadolu’da kaldıkça bunun sürüp gideceğini belirterek âcilen barış yapılmasını istemişti. Millîcilerle bir çatışmaya girmek istemeyen İngilizler Merzifon, Samsun, Kütahya’yı boşalttılar. Eskişehir halkı İngiliz birliklerinin varlığına rağmen, 3 Ekim’de İstanbul yanlısı mutasarrıfı görevden uzaklaştırdı. İstanbul’un çok güvendiği, İngiliz Muhipler Derneği üyesi Cemal Bey de Refet Bey‟in bölgede görevlendirilmesi üzerine, işgalci İtalyanların desteğiyle İstanbul’a kaçtı.)

17 Eylül 1919 – İngiliz Yüksek Komiseri Robeck, Sivas Kongresi sonrasında, 17 Eylül 1919’da Dışişleri Bakanı Lord Curzon’a gönderdiği bir telgrafta, “Atatürk’ün önderliğindeki milliyetçiler, Anadolu’da özerk bir cumhuriyet kurma yolundadır” demişti. (Erol Ulubelen, İngiliz Gizli Belgelerinde Türkiye, s. 190)

18 Eylül 1919 – Atatürk’ün, vilâyetlere İstanbul hükümetinin demeçlerine inanılmaması gereğini hatırlatan genelgesi: “İktidar mevkiine meşru bir kabine geçinceye kadar İstanbul’la resmî ilişkiler kesilmiş bulunduğundan, oradan gelebilecek her türlü demecin gerçek dışı sayılacağı şüphesizdir.”

19 Eylül 1919 – 2. Nazilli Kongresi toplandı.

19 Eylül 1919 – Atatürk’ün, Kâzım Karabekir’in 17 Eylül 1919 tarihli “…Heyet-i Temsiliye ve Kongre kararlarının daima imzasız, sadece ‘Heyet-i Temsiliye’ diye neşrini rica ederim. .. .Yüksek şahsiyetinizin herhalde ortada tek bir şekilde görülmemesi memleket yararı gereğidir” şeklindeki görüşü üzerine cevabı: “…Böyle umumî bir tabirin işaret ettiği şahsiyetler ve kuvvet gizli kalıyor. Ortada mesul kimdir? Bazı taraflardan, bilhassa Kastamonu, Ankara, Malatya, Niğde, Canik gibi yerlerden, doğrudan doğruya şahsen makine başına çağrılmaya başlandım. Âdeta “Heyet-i Temsiliye” unvanı altında gizlenen şahıslarla, şahsî beraberliğim olup olmadığına dair tereddüt işareti hissolundu. …Bütün cihan, benim bu işin içinde bulunduğumu bilir!”

19 Eylül 1919 – Atatürk’ün, “Heyet-i Temsiliye’nin ve Sivas Kongresi’nin faaliyetlerinin İngiliz hükümetince İtilâf Devletleri’ne karşı taarruz şeklinde sayıldığını belirten ve İstanbul hükümetiyle anlaşma teklifinde bulunan” Urfa mutasarrıfı Ali Rıza Bey’e cevabı: “Zat-ı âlileri gibi hamiyet sahiplerinin vazifesi, millî istekler ve millî irade dairesinde milletin işlerini yürütmektir.” [Kocatürk]

20 Eylül 1919 – Padişah Vahdettin’in İstanbul Hükümetine yardımcı olunmasını “İtidal ve sükunetin muhafazasını…” isteyen beyannamesi. Vahidettin, İstanbul Hükümeti’ne yardımcı olunmasına ilişkin bir beyanname yayınladı.

20 Eylül 1919 – Atatürk’ün, Amerikan Heyeti Başkanı General Harbord ile Sivas’ta görüşmesi. Harbord’un “Millet düşünülmesi mümkün her türlü girişim ve fedakârlıkta bulunduktan sonra dahi muvaffak olunamazsa ne yapacaksınız?” sorusuna Atatürk’ün verdiği cevap: “Bir millet varlığını ve bağımsızlığını temin için düşünülen girişim ve fedakârlığı yaptıktan sonra muvaffak olur. Ya muvaffak olamazsa demek, o milletin ölmüş olduğuna hükmetmek demektir. Bu sebeple millet yaşadıkça, fedakârane girişimlerine devam ettikçe başarısızlık söz konusu olamaz!”

20 Eylül 1919 –  İngiliz askerlerinin 20 Eylül’de Merzifon ve daha sonra Samsun’dan çekilmesi.

20 Eylül 1919 – Atatürk’ün, vilâyetlere, Mutasarrıf Samih Fethi Bey başta olmak üzere Çorumluların millî mücadele saflarında yer aldığını bildiren telgrafı. [Kocatürk]

21 Eylül 1919 – Balıkesir mutasarrıflığına atanmış olan Ahmet Anzavur, topladığı kuvvetlerle Kuva-yı Milliyecilere karşı harekât başlattı.

21 Eylül 1919 – Heyet-i Temsiliye adına Atatürk’ün, Anadolu ve Rumeli Müdafaa-i Hukuk Cemiyeti örgütüne Damat Ferit Kabinesi’nin iktidardan çekilmesini temin için Padişah’a yazı yazılmasını bildiren genelgesi: “…Ferit Paşa kabinesi vatan hıyanetine devam etmektedir. Kabine’nin bu devam ve ısrarı memleket için her dakika ayrı bir zarar doğuruyor. Bunların iktidar mevkiinden çekilmelerine çalışmak, en büyük bir vatan vazifesidir. Bunun için Zat-ı Şahane’ye gereken maruzatta bulunulması gereği bildirilir.”

21 Eylül 1919 – Atatürk’ün, Damat Ferit Paşa’nın Anadolu hareketini bolşevizm propagandası olarak göstermesi üzerine, Erzurum Vilâyeti’ne bildirgesi: “…Kalp ve vicdanını yabancı çıkarlarına satan birtakım kişilerin, ne olduğu milletimizce meçhul bir isim ve sebep uydurarak milletin bağımsızlık ülküsünü boğmaya ve milletin çok şükür kendi kuvvetiyle şimdiye kadar oluşturduğu hayırlı tesirleri bozmaya çalıştığı açıkça anlaşılıyor. Anadolu ve Rumeli Müdafaa-i Hukuk Cemiyeti Heyet-i Temsiliyesi, milletin kendi istekleri ve kendi görüşüne bütün kuvvetiyle ısrarlı ve bağlı kalacağını bütün uygarlık âlemine ilân eder.”

22 Eylül 1919 – Mustafa Kemal, General Harbourd ile görüştü. (Mustafa Kemal Paşa’nın Amerikan heyetinin başkanı General Herbord ile Sivas’ta görüşmesi.)

22 Eylül 1919 – Atatürk’ün, General Harbord’la Sivas’ta yaptığı görüşme hakkında Kâzım Karabekir’e yazısı: “…General, bütün millî hareket ve girişimlerimizi takdir ve ‘Bir Türk olsaydım ben de ancak bu şekilde hareket ederdim’ demiş ve pek samimî ve lehimizde ümit verici fikir ve görüşler de söylemiştir.”

22 Eylül 1919 – Atatürk’ün, Vahdettin’in İstanbul hükümetine yardımcı olunmasını isteyen 20 Eylül 1919 tarihli bildirgesini cevaplaması ve Damat Ferit Paşa Hükûmeti’nin derhal düşürülmesini istemesi.

22 Eylül 1919 – Mustafa Kemal Paşa’nın Amerikan heyetinin başkanı General Harbord ile Sivas’ta görüşmesi. General Harbord Hey’eti ve General’e Verdiğim Cevap (Nutuk) ; Efendiler, hatırlarınızda olsa gerektir ki, memleketimizde ve Kafkasya’da incelemeler yapmak üzere Amerikan Hükûmeti General Harbord’un başkanlığında bir hey’et göndermişti. Bu hey’et Sivas’a geldi. 22 Eylül 1919 günü General Harbord ile uzun uzadıya görüştük. General’e, Millî Mücadele’nin maksat ve gayesi, millî teşkilât ve birliğin ortaya çıkış sebebi, müslüman olmayan azınlıklara karşı gösterilen duygular, yabancıların memleketimizdeki yıkıcı propaganda ve eylemleri üzerinde ayrıntılı ve belgelere dayanan açıklamalarda bulundum. General’in bazı garip soruları ile de karşılaştım. Söz gelişi: «millet, tasarlanıp yapılabilecek her türlü teşebbüs ve fedakârlığa başvurduktan sonra da başarı sağlanamazsa ne yapacaksın?» gibi. Yanlış hatırlamıyorsam, verdiğim cevapta demiştim ki: Bir millet varlığını ve istiklâlini kurtarabilmek için düşünülebilen her türlü teşebbüs ve fedakârlığı yaptıktan sonra başarıya ulaşır. Ya başaramazsa demek, o milletin ölmüş olduğu hükmüne varmak demektir. Öyle ise, millet yaşadıkça ve fedakârca teşebbüslerine devam ettikçe başarısızlık da söz konusu olamaz. General’in bu sorusunun altında yatan asıl maksadın ne olabileceğini araştırmak istemedim. Ancak, verdiğim cevabın kendisince takdirle karşılandığını bugün yeri gelmişken belirtmek isterim. Kaynak atam.gov.tr

22 Eylül 1919 – İngiliz Times Gazetesi de 22 Eylül 1919 tarihli sayısında Sivas Kongresi’nden “Sivas’taki Anadolu Cumhuriyeti” diye söz etmişti.

24 Eylül 1919 – Atatürk’ün, Millî Mücadele ve Kuva-yi Milliye’nin amaçları hakkında General Harbord’a yazısı: “…Eğer memleketimiz yabancıların entrika ve müdahalelerinin kâbusundan kurtarılırsa ve memleketin meseleleri, millî irade ve arzulara hürmet eden muktedir bir hükümet tarafından idare edilirse, memleketin bütün dünya için memnuniyet kaynağı olacak bir duruma geleceğine dair en kesin teminatları verebiliriz.”(Bu yazı 9 Ekim 1919 günü Batum’dan Samsun’a dönen Harbord’a iletilmiştir). [Kocatürk]

24 Eylül 1919 – Atatürk’ün Amerika, İngiltere, Fransa, İtalya Yüksek Komiserleri ile Flemenk, İspanya, İsveç ve Danimarka Elçiliklerine telgrafı: “…Bütün Osmanlı vatanında tam sükûn ve ayırım yapılmaksızın cins ve mezhep hürriyetinin korunması hüküm sürdüğü halde, bazı kötü amaçlı kişiler, millî vicdandan doğan cereyanı Müslüman olmayan unsurlar aleyhinde göstermek istedikleri haber alındığından bütün tebaanın aynı hakka sahip ve memleketimizdeki yabancıların da vatan ve milletimiz aleyhinde bulunmamak şartıyla Osmanlı misafirperverliğini görmekte devam edecekleri 16.9.1919 tarihi ile bildirilmişti. Bu sebeple memleketimiz dahilinde mevcut olan asayişin devamının ve Müslüman olmayan vatandaşlarımızın her türlü korunmasının güven altında bulunduğunu ifade etmekle şeref kazanırız.”

24 Eylül 1919 – Atatürk’ün, Millî Mücadele aleyhinde faaliyetleri görülen Eskişehir Mutasarrıfı Hilmi Bey hakkında bildirgesi.

27 Eylül 1919 – Birinci Bozkır ayaklanması (Bastırılışı 4 Ekim 1919)

27 Eylül 1919 – Mustafa Kemal Paşanın Padişah ve Damat Ferit Hükümetiyle Heyeti Temsiliye arasında aracı oynayan Abdülkerim Paşa ile telgraf görüşmesi.

27/28 Eylül 1919 – Atatürk’ün, Padişah ve Damat Ferit Hükûmeti’yle Heyet-i Temsiliye arasında aracı rol oynayan Abdülkerim Paşa ile telgraf görüşmesi. (Bu görüşme, telgraf makinesi başında 27.9.1919 gecesi saat 23.00’de başlamış ve sabah 7.30’a kadar devam etmiştir. Abdülkerim Paşa, Damat Ferit Paşa’nın hıyanetlerini sergileyen bu görüşme tutanaklarını aynen Padişah’a göstermiş ve 3 gün sonra Damat Ferit Paşa Kabinesi istifa etmiştir). [Kocatürk]

27-28 Eylül 1919 – Konya Valisi Cemal, İstanbul’a kaçtı.

27 Eylül 1919 – Atatürk’ün, Konya halkına bildirgesi: “…Vali Cemal Bey’in hareketlerindeki hıyanet, orada bulunan yabancıların dahi nefretini gerektirdiğinden kendisi milletle karşı karşıya bırakılmıştır.”

27 Eylül 1919 – 3. Bozkır Ayaklanması çıktı.

28 Eylül 1919 – Mustafa Kemal Paşanın Padişah ve Damat Ferit Hükümetiyle Heyeti Temsiliye arasında aracı oynayan Abdülkerim Paşa ile telgraf görüşmesi.

28 Eylül 1919 – Atatürk’ün, Sivas’tan vilâyetlere yazısı: “…Bölgeniz dahilindeki seçim hazırlıklarının derecesini ve belirlenmiş ise adaylarınızı ve kimin milletvekili olmak istediklerini iki gün içinde bildirmenizi, Heyet-i Temsiliye özellikle rica eder.”

30 Eylül 1919 – Damat Ferid Paşa, sadrazamlıktan istifa etti. Damat Ferit Paşa’nın sadaretten istifası.

30 Eylül 1919 – İngiliz Yüksek Komiseri Amiral J. de Robeck’in, Lord Curzon’a yazısı: “…Mustafa Kemal’in tesiri gittikçe artıyor.”

1 Ekim 1919 – Heyet-i Temsiliye Ankara’ya gideceğini açıkladı.

1 Ekim 1919 – Atatürk’ün, Sivas’tan Kâzım Karabekir’e telgrafı: “Vaziyet inşallah lehimize mesut gelişmesine devam ettikçe aynı zamanda Heyet-i Temsiliye Karargâhı’nın Ankara’ya ve daha batıya nakil suretiyle İstanbul’a yaklaşmak hususunda da etkili olabileceğini düşünüyoruz. Bu yoldaki görüşlerinizi anlamak istiyoruz.”

2 Ekim 1919 – Damat Ferit Paşa’nın istifası üzerine Ali Rıza Paşa’nın kabine kuruşu. (Bu kabinede Harbiye Nazırlığı’na Cemal (Mersinli) Paşa getirilmiştir).

2 Ekim 1919 – Mustafa Kemal, İstanbul Belediyesine mektup yazarak, İstanbul ahalisini Anadolu’daki mücadeleye çağıran beyannamesini yayınladı.

2 Ekim 1919 – Atatürk’ün, İstanbul Belediyesi’ne yazısı ve Anadolu hareketinin manasını izah ile İstanbul’u da bu mücadeleye katılmaya çağırması: “Şimdiye kadar bütün mukadderatımızı payitaht idare ediyor ve millet ve memleketimizi kurtaracak girişimler Anadolu’dan değil, hemen daima İstanbul’dan çıkıyordu. Payitahtın bugün maruz olduğu tehlikeleri göz önüne alan Anadolu, mevcut şartlar altında İstanbul’dan kurtuluşu ümit etmek imkânı olmadığını gördüğünden yasal hukukumuzun savunulmasının kendi üzerine düştüğünü takdir edip vazifesini yapmaya başlamıştır. …Anadolu, bugün İstanbul’un da bir millî vazifesi bulunduğu kanaatindedir. Ve bu vazife de payitahtın her tarafında millî örgüt merkezleri kurarak maddeten ve manen Anadolu millî hareketine katılmak ve baykuş edasıyla milletin mukadderatı üstünde durmakta olan mevcut hükümeti artık bu milletin başından gitmeye her surette davet etmektir.”

2 Ekim 1919 – Atatürk’ün, İzmit Mutasarrıfı Ali Suat ile telgraf görüşmesi: (Mutasarrıfın “Bendeniz, her kim ve her ne için olursa olsun neticesi meçhul bir maceraya başkalarını sevk etmeyi doğru görmem. Hükmüm bu hususta yalnız kendime geçer. Bu sebeple ileriyi görerek yavaş ve tedbirli davranılması taraftarı olduğumu tecrübem üzerine arz ederim(!)” görüşüne Atatürk’ün cevabı: “Zatıâlinize pek içtenlikle ve fakat, bütün kesinliği ile şunu arz ederim ki, zatıâliniz şu anda Ferit Paşa Kabinesi’ne itimat beslemiyorsanız bunu. Dahiliye Nezareti’ne resmen bildirmelisiniz. Eğer milletin hükmü ve arzusuna aykırı olarak Ferit Paşa Kabinesi’ne itimadınız mevcut ise, İzmit’in muhterem halkını millî, yasal hareketinde serbest bırakmak üzere derhal yerinizi terk ile İstanbul’a hareket ediniz!” [Kocatürk]

2 Ekim 1919 – İstanbul’da tersane işçileri greve başladı.

3 Ekim 1919 – Mustafa Kemal, yeni sadrazama (Ali Rıza Paşa) çektiği telgrafta, hükümet, Erzurum ve Sivas kongreleri amaçlarına uyduğu takdirde, ulusal örgütlerin hükümete yardımcı olacağını belirtti. “…Yeni kabine, Erzurum ve Sivas Kongreleri’nde tayin ve tespit edilen millî örgüt ve amaçlara saygı gösterdiği takdirde Kuva-yi Milliye ona yardımcı olacaktır.”

4 Ekim 1919 – 1. Bozkır Ayaklanması bastırıldı. Aynı tarihte Mustafa Kemal, çektiği bir telgrafla, Yahya Kaptan adlı milis komutandan İzmit yöresinde güçlü bir örgüt kurmasını istedi.

4 Ekim 1919 – Atatürk’ün, Sadrazam Ali Rıza Paşa’ya bir yazı ile Sivas Kongresi Bildirgesi’ni göndermesi.

4 Ekim 1919 – Yahya Kaptan’ın, Kuşçalı’dan Atatürk’e telgrafı: “…Size, İzmit’ten tavsiye edilen Yahya’yım. Telgraf başında emirlerinizi almaya geldim!”

4 Ekim 1919 – Atatürk’ün, Yahya Kaptan’ın telgrafına cevabı: “Bulunduğunuz bölgede kuvvetli bir örgüt yapınız. Adapazarı Kaymakamı Tahir Bey aracılığıyla bizimle ilişki kurunuz. Şimdilik hazır bulununuz.”

5 Ekim 1919 – Atatürk’ün, Balıkesir’de Kuva-yi Milliye Reisi Hacim Muhittin (Çarıklı) Bey’e telgrafı: “…Aydın vilâyetimizin mukaddes topraklarını kirleten Yunanlıları kesinlikle kovup uzaklaştıracağımıza kesin güvenimiz mevcuttur. Bu kanaatleri orada bulunan bütün, aynı millî imanı taşıyan kahraman arkadaşlarımıza iletmenizi.”

6 Ekim 1919 – Harbiye Nazırı Cemal Paşa tarafından Nezaret’e davet edilen Yunus Nadi Bey’in, Atatürk’le telgraf görüşmesi. (Bu görüşme Harbiye Nazırı’nın direktifiyle, Ali Rıza Kabinesi ile Heyet-i Temsiliye arasında anlaşma zemini yaratmak için yapılmıştır). [Kocatürk]

7 Ekim 1919 – Trakya Paşaeli Müdafaa Heyet-i Osmaniyesi, Anadolu ve Rumeli Mudafaa-i Hukuk Cemiyeti’ne katıldı.

7 Ekim 1919 – Yunanlıların yaptıkları zulümleri incelemek üzere kurulmuş olan, Uluslararası İnceleme Komisyonu, hazırladığı raporu Paris’te Barış Konferansı’na verdi.

7 Ekim 1919 – Mustafa Kemal’in Heyet-i Temsiliye adına millete beyannamesi: “En ağır tarihî şartlar altında bile millî vakarından ve herkesin hukukuna saygı göstermedeki mazisinden gelen hasletlerinden zerre kadar ayrılmamış olan milletimizin bundan sonra da aynı tarz ve harekette sabit kalacağından ve bu suretle bu mübarek topraklara sahip olmaktaki uygarlık yeteneğini bütün cihana onaylatacağından şüphe yoktur.”

7 Ekim 1919 – Harbiye Nazırı Cemal Paşa’nın, Kabine adına Atatürk’e cevabi telgrafı: “Kabine, sizinle aynı fikirdedir ve millî iradenin egemenliğini kabul eder. Devletin dışarıya karşı şeref ve haysiyetini iade için millî iradeye ve Heyet-i Temsiliye’ye dayanacaktır.”

7 Ekim 1919 – Mustafa Kemal, Heyet-i Temsiliye adına padişah Vahdettin’e bir telgraf çekerek yeni hükümetin kurulmasından dolayı teşekkür etti. Atatürk’ün, Harbiye Nazırı Cemal Paşa’ya, yeni kabine’ye başarı temenni eden telgrafı: “Kabinenin bizimle beraber ve bir olarak, milli iradenin hâkimiyeti esasını kabul etmesine millet adına teşekkür ederiz. …Sizin ve dahil bulunduğunuz kabinenin başarı saylamasına ve bu sayede vatanın kurtuluşuna yönelik amacın bir an evvel gerçekleşmesine bütün varlığımızla çalışacağımıza güvenmenizi arz ile burada hazır bulunan bütün arkadaşlarımın selâm ve hürmetlerini takdim ederim.”

7 Ekim 1919 – Atatürk’ün, Ali Rıza Paşa Kabinesi’nin Heyet-i Temsiliye ile aynı fikirde olduğunu belirtmesi üzerine vilâyetlere, kazalara ve basına bildirisi: “…Hükümetle millî istekler arasında tam anlaşma meydana geldiğini memnuniyetle müjdeleriz. Bu sebeple Ferit Paşa Kabinesi’ne karşı resmî yazışmaların kesilmesi hususunda telgrafhanelerce zorunlu olarak alınmış olan önlemler derhal kaldırılacaktır.”

7 Ekim 1919 – Atatürk’ün, Heyet-i Temsiliye adına millete bildirgesi: “En ağır tarihî şartlar altında bile millî vakarından ve herkesin hukukuna saygı göstermedeki mazisinden gelen hasletlerinden zerre kadar ayrılmamış olan milletimizin, bundan sonra da aynı tarz ve harekette sabit kalacağından ve bu suretle bu mübarek topraklara sahip olmaktaki uygarlık yeteneğini bütün cihana onaylatacağından şüphe yoktur.”  [Kocatürk]

7 Ekim 1919 – Atatürk’ün, Damat Ferit kabinenin millî müracaat ve şikâyet üzerine düşürülmesiyle yerine millî istekler dairesinde işleri yürütecek yeni bir kabine kurulması nedeniyle Padişah Vahdettin’e teşekkür telgrafı.

7 Ekim 1919 – Atatürk’ün, 56. Tümen Komutanı Bekir Sami Bey’e telgrafı: “Bursa halkının vatanperver tavrına ve samimî hissiyatına teşekkür ediyorum.”

7 Ekim 1919 – Osmanlı Mebusan Meclisi için mebus seçimlerinin başlayacağının ilanı.

7 Ekim 1919 – Yunan zulmünü incelemek için kurulan “milletlerarası tahkik komisyonu”nun hazırladığı raporu Paris Konferansına sunması.

8 Ekim 1919 – Atatürk’ün, tüm telgraf memurlarına teşekkürü: “…Telgraf memurlarının her türlü güç şartlara rağmen yasal isteklerimizi desteklemesi, millî birliğin pek kıymetli bir etkeni olduğundan bütün millet adına hepinizi tebrik ile teşekkür ederim.”

8 Ekim 1919 – Harbiye nazırı Cemal Paşa Mustafa Kemal’e çektiği telgrafta seçimleri en kısa zamanda yapacaklarını bildirdi. Ali Rıza Paşa ise Mustafa Kemal’e çektiği telgrafta memnuniyetlerini dile getirdi.

7/8 Ekim 1919 – Ahmet İzzet Paşa’nın, Atatürk’e telgrafı: “Yeni kabinede ekseriyetle mevcut olan eski ve samimi arkadaşlarımı ziya­ret ederek durum değerlendirmesi ve fikir alış verişi yap­mıştım. Öğrendiğim bazı durumlar üzerine, vatan ve mille­tin hayatî menfaatleri endişesiyle ve aramızdaki dostluk ve askerî kardeşliğe güvenerek görüşlerimi iletiyorum.”

9 Ekim 1919 – Atatürk’ün, Teke Mutasarrıfı Celâl Bey’e telgrafı: “Bölgeniz dahilindeki yabancıların hareket ve demeçlerine dair muntazam bilgi verilmesi, bilhassa İtalyanların vaziyetinin dikkatle izlenmesi.”

9 Ekim 1919 – Harbiye Nazırı Cemal Paşa’nın, Atatürk’e Heyet-i Temsiliye ile görüşmek üzere İstanbul hükümetince Bahriye Nazırı Salih Paşa’nın Anadolu’ya hareketinin uygun görüldüğünü bildiren ve görüşme yerini soran telgrafı.

9 Ekim 1919 – General Harbord’un, Amerika’ya gitmek üzere bindiği Martha Washington gemisinden, Samsun’da iken Atatürk’e mektubu: “…Başkanı olduğunuz Cemiyet’in siyasal amaçlarını belirten mektubunuzu Samsun’da aldım.”

9 Ekim 1919 – İngiltere Savunma Bakanı Winston Churchill’in, İngiliz Genelkurmay Başkanlığı tarafından hazırlanan bir raporu ilgililere göndermesi: “Mustafa Kemal’in liderliğindeki millî hareketin gayesi. Türk topraklarının Yunan, İtalyan ve Ermeniler arasında paylaşılmasına engel olmaktır.” [Kocatürk]

9 Ekim 1919 –Atatürk, Suriye halkına yönelik bir beyanname yayımlayarak Suriyelileri işgalci emperyalistlere karşı mücadeleye çağırdı.

10 Ekim 1919 – Atatürk’ün, Harbiye Nazırı Cemal Paşa’ya “Salih Paşa ile görüşme yeri olarak Amasya’yı tespit ettiklerini ve Heyet-i Temsiliye adına kendisi ile Rauf (Orbay) ve Bekir Sami (Kunduh) Beylerin bulunacağını” bildiren cevap telgrafı.

10 Ekim 1919 – Atatürk’ün, İstanbul gazetelerinde yayımlanan duyurusu: “…Ferit Paşa Kabinesi’ne karşı resmî haberleşmelerin kesilmesi hususunda zorunlu olarak alınmış önlemler derhal kaldırılacaktır!”

10 Ekim 1919 – Atatürk’ün, İstanbul Matbuat Cemiyeti Reisi Velit (Ebüzziya) Bey’in Tasvir-i Efkâr, Vakit, Akşam, Türk Dünyası ve İstiklâl gazeteleri adına 9 Ekim 1919 tarihli telgrafla sorduğu sorulara cevapları: “…Bugünkü hükümetin iç ve dış siyasetimizi iyi idareye muktedir olup olmadığı hakkında şimdilik kesin bir şey söyleyemeyiz; bunu uygulama gösterecektir.”

10 Ekim 1919 – İstanbul’da İngiliz Yüksek Komiseri Amiral J. de Robeck’in, İngiltere Dışişleri Başkanı Lord Curzon’a gizli raporu: “.. .Anadolu’daki millî hareketin baskısıyla Ferit Paşa Hükümeti’nin istifa ettiği. Mustafa Kemal’in karşısında İngiliz Arslanı’nın prestijinin sarsıldığı. Mütarekeyi imzalayan Türkiye’nin yerine bugün bambaşka bir Türkiye’nin doğduğu ve bu yeni Türkiye’ye barış şartlarını zorla kabul ettirmenin kolay olmayacağı.” [Kocatürk]

10 Ekim 1919 – Sultanahmet mitinglerinin üçüncüsü yapıldı.

11 Ekim 1919 – Atatürk’ün, Yenigün gazetesinin Sivas’ta bulunan muhabirine millî örgüt hakkında demeci: “…Ben sırf vatan ve milletime böyle bir tarihî dakikada tamamiyle kendimi verebilmek gayesiyle mukaddes mesleğimden ayrılıp milletin sinesine katıldım. Bu sebeple tamamiyle milletimin umumî iradesine boyun eğmiş durumdayım.”

12 Ekim 1919 – Atatürk’ün, “Askerî Nigehban Cemiyeti”nin ortadan kaldırılması  hakkında  Harbiye  Nazırı  Cemal  Paşa’ya telgrafı: “…Bu fesat kaynağının hemen kökünden sökülüp atılmasını, mensuplarının diğerlerine ibret olacak surette cezalandırılmasını ve bu icraat ve takibattan ordunun resmî genelgeler ile haberdar edilmesini fedakâr ve namuslu subaylarımızın zihinlerinin rahatlaması, ordunun disiplininin temini açısından hayatî bir mesele saydığımızdan arzını ödev kabul ederiz.”

12 Ekim 1919 – Atatürk’ün, Harbiye Nazırı Cemal Paşa’ya Aydın cephesinin desteklenmesi ve alınması gereken tedbirler hakkında yazısı. (Cemal Paşa’nın cevabı: 14.10.1919). [Kocatürk]

12 Ekim 1919 – İstanbul’daki Müttefikler arası komisyonun, İzmir’in Yunanlılar tarafından işgali için vermiş olduğu rapor şöyle bitiyordu; “Onun için bu işgalin hiçbir şekilde haklı olmadığı ve Türkiye ile müttefikler arasında imzalanmış bulunan mütarekenin şartlarını ihlal ettiği muhakkaktır.” (Sinan Meydan, 1923, 3. Baskı, s.99.)

13 Ekim 1919 – “Tasviri Efkar” gazetesi başyazarı Velit’in (Ebüzziya) Mustafa Kemal’e sorduğu sorulara Mustafa Kemal yanıt verdi.

13 Ekim 1919 – Atatürk’ün, Anadolu ve Rumeli Müdafaa-i Hukuk örgütüne genelgesi: “…Millî varlığımızı dost ve düşman nazarında gösteren ve ispat den örgütün, tüzük gereğince şekillendirilmesi ve bilhassa küçük, büyük bütün merkezlerin birbirleriyle ve merkezî heyet ile sıkı bir bağ kurmaları bugünün en mühim hayatî ve millî ve vatanî bir vazifesidir.”

13 Ekim 1919 – Atatürk’ün, Anadolu ve Rumeli Müdafaa-i Hukuk Cemiyeti Merkez Heyetlerine cemiyet tüzüğünün esas maddelerinin önemli kısımlarını belirten genelgesi: “…Tüzüğün elinize ulaşmasına kadar bu esaslar içinde örgüte başlanması ve örgütün bir an evvel kurulmasına gayret gösterilmesi.”

13 Ekim 1919 – Atatürk’ün, Harbiye Nazırı Cemal Paşa’ya Anadolu ve Rumeli Müdafaa-i Hukuk Cemiyeti tüzüğünün onbirinci maddesi hakkında görüşünü isteyen telgrafı: “Mebuslar Meclisi’nin açılışından sonra cemiyetin ne gibi bir siyasî durum alması lâzım geleceği hakkındaki yüksek düşüncelerinizin bildirilmesi.”

13 Ekim 1919 – Tasvir-i Efkâr gazetesi sahibi Velit (Ebüzziya) Bey’in, Atatürk’e Kuva-yi Milliye’nin vaziyeti hakkında telgrafla soruları ve Atatürk’ün cevapları: “Millî örgütün ileri gelenleri, vatanın müdafaası ve bağımsızlığı için kalpleri çırpınan milletin umum güzide evlâtlarıdır. Ana maksat, vatanın bütünlüğünü ve milletin bağımsızlığını temin etmektir.”

13 Ekim 1919 – Atatürk’ün, Sivas’ta halkın “kahrolsun işgal!” diye gösteride bulunması üzerine, “Kahrolsun işgal tarzındaki yazılar, hükümetin bugünkü siyasetine uygun değildir” şeklinde Sivas vilâyetine uyarıda bulunan Dahiliye Nazırı Mehmet Şerif Paşa’nın bu davranışı sebebiyle Harbiye Nazırı Cemal Paşa’ya telgrafı: “Milletin gerçek hissiyatına dayanarak hükümetin bu haksız işgalleri, siyasî, resmî dille ret ve mütareke hükümlerine aykırı bugüne kadar vuku bulmuş müdaha­leleri protesto edeceğini beklemekteyiz!”

13 Ekim 1919 – 56. Tümen Komutanı Albay Bekir Sami Bey’in, Atatürk’e -Bursa bölgesindeki çalışmalarını bildiren- telgrafı: “Bilecik’te Ali Fuat Paşa Hazretleriyle görüşüp durum değerlendirmesi yaptık. Fikir birliği sağladık.” [Kocatürk]

14 Ekim 1919 – Harbiye Nazırı Cemal Paşa’nın, Atatürk’ün 12.10.1919 tarihli telgrafına cevabı: “Yüksek takdirleri gereği hükümetin, Kuva-yi Milliye’nin harekâtı ile açıkça alâkadar gözükmesi siyasete uygun değildir. Fakat herhalde Aydın cephesinin takviyesi ve düzenlenmesi lâzımdır” (Cemal Paşa bu yazısında alınmasını düşündüğü önlemleri bildirmiştir). [Kocatürk]

15 Ekim 1919 – Meclis-i Mebusan seçimleri başladı. Amasya’da Heyet-i Temsiliye ile yapacakları görüşmeye katılmak için görevlendirilen Bahriye Nazırı Salih Paşa ve yanındaki heyet Samsun’a hareket etti.

15 Ekim 1919 – Ankara Vali Vekili Yahya Galip (Kargı) Bey’in, İstanbul hükümetinin Ankara Valiliği’ne -sabık Bitlis Valisi- Ziya Paşa’yı ataması nedeniyle Atatürk’e telgrafı: “Mademki bugünkü hükümet, buraya yeniden vali göndermeye kalkmıştır, şu halde buradaki millî hareketin söndürülmesi gerekli görülüyor demektir. Nasıl ki zat-ı âlileri askerlikten istifa ederek bir millet ferdi gibi çalışmaya karar verdiniz; bendeniz de buradan çekilerek aynı suretle milletimin vazifesini yerine getirmeye karar verdim!”

15 Ekim 1919 – Bahriye Nazırı Salih Paşa, Amasya’ya hareket etti.

16 Ekim 1919 – 1. Edirne Konferansı başladı.

16 Ekim 1919 – Mustafa Kemal ve arkadaşları Sivas’tan, Amasya’ya doğru yola çıktılar.

16 Ekim 1919 – Atatürk’ün, -İstanbul’dan gelecek olan Salih Paşa ile görüşmek üzere- Sivas’tan Amasya’ya hareketi.

16 Ekim 1919 – Harbiye Nazırı Cemal Paşa’nın, Atatürk’e telgrafı: “Mebuslar Meclisi’nin İstanbul’da açılması gereğini arz ederim; aksi halde İstanbul’un hükümetsiz olduğunu gösterecektir.”

17 Ekim 1919 – Atatürk’ün, 56. Tümen Komutanı Albay Bekir Sami Bey’e telgrafı: “13 ekim 1919 tarihli telgrafınızdaki vatanperver düşünce ve çalışmalarınıza teşekkür ederim.”

17 Ekim 1919 – Batı Trakya’daki İskeçe kasabası, Yunanlılar tarafından işgal edildi.

18 Ekim 1919 – Atatürk’ün, Sivas’tan Amasya’ya gelişi.

18 Ekim 1919 – Salih Paşa ile Heyet-i Temsiliye adına görüşecek olan Mustafa Kemal, Rauf Bey ve Bekir Sami Bey Amasya’ya geldiler.

18 Ekim 1919 – Atatürk’ün Amasya’dan, Edirne’de I. Kolordu,Komutanı Albay Cafer Tayyar Bey’e telgrafı: “…Trakya’daki umumî örgütün genişletilmesinde mümkün olduğu kadar Anadolu ve Rumeli Müdafaa-i Hukuk Cemiyeti’nin tüzüğünü esas tutmak ve bu suretle görünüşte de umumî birliğimizde bir fark olmadığını göstermek mühimdir.”

18 Ekim 1919 – Atatürk’ün, Ahmet İzzet Paşa’nın 7/8.10.1919 tarihli telgrafına cevabı: “Görüşleriniz lâyık olduğu ehemmiyetle göz önüne alındı. Milli hareketin etkileri hakkındaki olumlu görüşlerinize teşekkür olunur.” [Kocatürk]

18 Ekim 1919 – Mustafa Kemal ve arkadaşları Amasya’ya geldiler.

19 Ekim 1919 – Anadolu ve Rumeli Müdafaa-i Hukuk Cemiyeti Erzurum Merkezi’nin Atatürk’e, kendisini İstanbul Mebuslar Meclisi’ne Erzurum’dan aday gösterdiğini bildiren telgrafı.

20 Ekim 1919 – Amasya Mülakatı başladı. Atatürk’ün, Amasya’da, beraberinde Rauf (Orbay) ve Bekir Sami (Kunduh) Beyler olmak üzere İstanbul hükümetinin Bahriye Nazırı Salih Paşa ile görüşmelere başlaması (Amasya Mülakatı).

20-22 Ekim 1919 – Mustafa Kemal, İstanbul’dan gelen Bahriye Nazırı (Bakan) Salih Paşa ile Amasya’da görüştü. Amasya Protokolü imzalandı.( Mustafa Kemal’in, Amasya’da beraberinde Rauf ve Bekir Sami Beyler olmak üzere İstanbul Hükûmetinin Bahriye Nazırı Salih Paşa ile görüşmelere başlaması (Amasya Mülakatı)).

20 Ekim 1919 – General Milne’in raporu: “…Millî liderler silâhlı mukavemete iyiden iyiye kendilerini kaptırmışlardır… Mustafa Kemal’in başkanlığındaki millî bir parti, çetin bir cevize benzer!”

20 Ekim 1919 – Sivas Valisi Reşit Paşa’nın, Şeyh Recep olayı hakkında Amasya’da bulunan Atatürk’e telgrafı.

20 Ekim 1919 – 2. Bozkır Ayaklanması başladı.

21 Ekim 1919 – Mustafa Kemal’in, İstanbul’dan gelen Bahriye Nazırı Salih Paşa ile Amasya’da görüşmesi (Amasya Mülakatı).

21 Ekim 1919 – Atatürk’ün, Ermeni Patriği Vekili Zaven Efendi’nin Neologos gazetesinde “Ermeni ailelerinin göçe başladıklarını söyleyen ve millî hareketi bir azınlık aleyhtarlığı şeklinde gösteren” mektubu üzerine Amasya’dan basına gönderdiği cevabın gazetelerde yayımlanması: “Patrik Vekili Zaven Efendi’nin Neologos gazetesinde ne amaçla yayımladığı bizce bilinen mektubun içeriğine gereğinden fazla önem vermeyi lüzumsuz görürüz.” [Kocatürk]

21 Ekim 1919 – Atatürk’ün, millî örgüte hizmetleri ve halkı aydınlatmadaki yardımları nedeniyle Eskişehir Mutasarrıfı Sabri Bey’e teşekkür telgrafı.

22 Ekim 1919 – Amasya Görüşmeleri (Amasya Mülakatı)’nin sona ermesi. (Amasya görüşmelerinin sona ermesi ve 5 adet protokol düzenlenerek imzalanması.)

23 Ekim 1919 – Ruşen Eşref (Ünaydın) Beyin Tasvir-i Efkâr gazetesinde “Mustafa Kemal Paşa ve Rauf Bey’le mülakat” adlı üç sa­yı süren yazı dizisinin başlaması.

23 Ekim 1919      Pontus Hareketi (ve Doğu Trakya) için, İstanbul Rumlarca merkez kabul edildi.

24 Ekim 1919 – Atatürk’ün, Ankara Valiliği’ne Ziya Paşa’nın atanması ne eniyle Harbiye Nazırı Cemal Paşa’ya bu atamanın durdurulmasını isteyen telgrafı.

24/25 Ekim 1919 – Atatürk’ün, Amasya’da Tasvir-i Efkâr muhabiri Ruşen Eşref (Ünaydın) Bey’e, millî hareketin karakteri hakkında demeci: “…Dünya, milletimizin hayatına ya hürmet edip onun birlik ve bağımsızlığını onaylayacaktır, ya da son topraklarımızı son insanlarımızın kanıyla suladıktan sonra bütün bir milletin ölüsü üstünde reddolunmuş istilâ hırsını tatmin etmek mecburiyetinde kalacaktır!”

25 Ekim 1919 – Manyas bölgesinde başlayan ve Susurluk – Gönen – Ulubat’ı içine alan bölgeye yayılan Birinci Anzavur Ayaklanması. (Bastırılması 30 Kasım 1919)

25 Ekim 1919 – Atatürk’ün, Anzavur isyanı üzerine 61. Tümen Komutanı Albay Kâzım (Özalp) ve 56. Tümen Komutanı Albay Bekir Sami (Günsav) Beylere bölgelerinde fevkalâde yetkiler verildiğini bildiren bildirgesi.

25 Ekim 1919 – Atatürk’ün, Amasya’da Le Temps gazetesi muhabirine Kuva-yi Milliye hakkında demeci: “…Milli örgütün her husustaki görüş noktalarını, Sivas Kongresi’nde tespit olunup Eylül 1919 tarihinde yayımlanan bildirge tamamen kapsamaktadır.”

25 Ekim 1919 – Konya’ya gelerek göreve başlayan 12. Kolordu Komutanı Albay Fahrettin (Altay) Bey’in, Atatürk’e bağlılık telgrafı.

25 Ekim 1919 – 1. Anzavur isyanı başladı.

26 Ekim 1919 – Bayburt’un Hart kasabasında, Şeyh Eşref ayaklanması başladı (26 Ekim – 25 Aralık 1919).

26/27 Ekim 1919 – Atatürk’ün 13. Kolordu’ya direktifi: “Urfa, Maraş ve Antep’in İngilizler tarafından Fransızlara devredileceği Avrupa basınının yayınlarından anlaşılıyor. …Urfa, Maraş ve Antep’i Fransızlara işgal ettirmemek ve işgal etseler bile, onları, orada barındırmamak için her tedbire hemen başvurmak gerekmektedir.”

26 Ekim 1919 – İskilipli Atıf ve Mustafa Sabri’nin Teali İslam Cemiyeti, İngiliz ajanları Sait Molla ve Papaz Fru’nun “İngiliz Muhipleri Cemiyeti”yle çok sıkı bir işbirliği içindeydi. Öyle ki Teali İslam Cemiyeti’nin üyesi ve ikinci başkanı Mustafa Sabri, aynı zamanda İngiliz Muhipleri Cemiyeti’nin de fahri başkanıydı. İngiliz Muhipleri Cemiyeti Başkanı Sait Molla, Rahip Frew’e gönderdiği 26 Ekim 1919 tarihli 8. mektupta Teali İslam Cemiyeti’nin en etkili isimlerinden Mustafa Sabri ile görüşüp anlaştığını belirtiyordu. (Fethi Tevetoğlu, Milli Mücadele Yıllarındaki Kuruluşlar, s.87, 130).

26 Ekim 1919 – Mustafa Sabri’nin başkanlığındaki Müderrisler Cemiyeti, 26 Eylül 1919’da Atatürk’e ve Milli Mücadele’ye yönelik ağır ithamlarla ve hakaretlerle dolu bir bildiri yayımladı. Bildiride Kuvayı Milliyecilere “adi eşkıya” ve “kudurmuş haydutlar” deniliyor ve “devamlı delilik ve cinayetleri” yüzünden milletin varlığı ve yüceliğinin sarsıldığı belirtiliyordu. (Zeki Sarıhan, Kurtuluş Savaşı Günlüğü, C.2, s. 131,132). İkdam gazetesinde de yayımlanan bu bildiri, Anadolu’da Milli Mücadele karşıtı isyanlara neden oldu. (Ali Sarıkoyuncu, “Ulusal Bağımsızlık Savaşı’nda Milli Varlığa Düşman Cemiyetlerden Teali İslam’ın Bir Bildirisi, Tarih ve Toplum, S.102, s.19-22).

27 Ekim 1919 – Atatürk’ün, sabah Amasya’dan hareketle akşama doğru Tokat’a gelişi.

27 Ekim 1919 – Mustafa kemal Paşa, Tokat’ta şehrin ileri gelenleriyle.

27/28 Ekim 1919 – Harbiye Nazırı Cemal Paşa’nın, Atatürk’e “Meclis’in İstanbul dışında toplanmasının tehlikeli göründüğünü” bildiren telgrafı: “Meclisi Mebusan’ın İstanbul dışında toplanması imkansız ve devlet ve memleket için büyük mahzurları davet etmiş olacağından bugünkü hükümet görüşünde sabittir.”

28 Ekim 1919 – Atatürk’ün, Tokat’ta “İhtiyat Zabitleri Teavün Cemiyeti”ni ziyareti ve gençlerle konuşması. Mustafa Kemal gizli bir genelgeyle milli müfrezelerin kurulmasını ve eli silah tutan gençlerin askere alınmasını istedi.

28 Ekim 1919 – Heyet-i Temsiliye, Ali Rıza Paşa kabinesini destekleme kararı aldı.

28 Ekim 1919 – Atatürk’ün, Tokat’tan sabah hareketle öğleden sonra Sivas’a dönüşü.

28 Ekim 1919 – Atatürk’ün, Tokat-Sivas yolunda, otomobilde arkadaşlarına söyledikleri: “…İstanbuldakiler, rütbelerimi, nişanlarımı geri alacaklarmış! Hakları yok ya! Çünkü ben onların her birini bir harp meydanında, bir hizmet karşılığı kazanmıştım. Salonlarda, saraylarda değil! Haydi kordonumu alsınlar; o sarayındı. Fakat her ne ise… Zaten ben, o kimselerden önce davranarak istifamı verdim. Varsın alsınlar! Ancak (göğsündeki altın harp imtiyaz madalyasını göstererek) bunu vermem! Bunu benden kimse alamaz! Bunu, Anafartalar’da harp meydanında, ateşin karşısında benim göğsüme taktılar!”

28 Ekim 1919 – Anadolu ve Rumeli Müdafaa-i Hukuk Cemiyeti tüzüğüne ek olarak hazırlanan yönetmeliğin Atatürk’ün imzası ve gizli kaydıyla örgüte duyurulması.

29 Ekim 1919      Fransızlar, Güneydoğuda İngiliz işgal kuvvetlerinin yerini aldı ve Fransızlar Antep’e girdi.

29 Ekim 1919 – Atatürk’ün, Harbiye Nazırı Cemal Paşa’nın 27/28 Ekim 1919 tarihli telgrafına cevabı: “…Kabinenin düşüncesi, Millî Meclis’in toplantı yeri hakkındaki görüşümüzü değiştirecek güveni henüz vermemektedir.”

29 Ekim 1919 – Heyet-i Temsiliye Mustafa Kemal’in imzasıyla Harbiye Nazırı Cemal Paşa’ya gönderdiği telgrafta Meclis-i Mebusan’ın mutlaka Anadolu’da toplanması gerektiğini söyledi. Cemal Paşa buna karşı çıkarak İstanbul’da ısrar etti.

29 Ekim 1919 – Atatürk’ün, Sivas’ta Heyet-i Temsiliye üyelerine Amasya görüşmeleri hakkında açıklamaları.

29 Ekim 1919 – Atatürk’ün, 15., 20., 13., 12. ve 3. Kolordu Komutanlarını Sivas’ta yapılacak toplantıya daveti.

29 Ekim 1919 – İngilizlerin Kilis’i boşaltmaları, Kilis’in Fransızlar tarafından işgali.

29 Ekim 1919 – İngilizlerin Antep’i tahliye etmeleri ve Fransızların şehre girmeleri.

29 Ekim 1919 – Türk düşmanı Lloyd George, 29 Ekim 1919’da Avam Kamarası’nda yaptığı konuşmada “Türkiye’yi fethettiklerini” söyleyerek şöyle demişti: “Dünyanın en zengin topraklarından biri olan geniş bir ülkeyi (Türkiye’yi) Türk’ün mahvedici nüfuzundan azad eyledik. Medeniyet yüzlerce yıl bu yolda başarısızlığa uğradıktan sonra İngiltere bunu gerçekleştirdi.” (Taha Akyol, Bilinmeyen Lozan, İstanbul, 2014, s. 23).

30 Ekim 1919 – Urfa’nın Fransızlar tarafından işgali.

30 Ekim 1919 – Atatürk’ün, Harbiye Nazırı Cemal Paşa’nın 29/30 Ekim 1919 tarihli telgrafına cevabı: “…İstanbul işgal altında ve gerçekten tehlike mevcuttur. Millî Meclis’in toplanmasının ise mutlak güven içinde olması ilk ve esaslı şarttır. Bu sebeple taşrada tam bir güven mevcut olan bir yerde toplanması kesin zaruret halinde görülmektedir.”

29/30 Ekim 1919 – Harbiye Nazırı Cemal Paşa’nın, Atatürk’e, Meclis-i Mebusan’ın İstanbul dışında toplanmasının imkânsızlığı ve devlet ve memleket için büyük mahzurları davet edeceği gerekçesiyle İstanbul Hükûmeti’nin, görüşünde ısrarlı olduğunu bildiren telgrafı.

31 Ekim 1919 – Sütçü İmam, Kahramanmaraş’ta Fransız işgalcilere ilk kurşunu attı.

31 Ekim 1919 – Genelkurmay Başkanı Cevat (Çobanlı) Paşa’nın, Atatürk’e telgrafı: “Meclis-i Mebusan’ımızın başkentimizden başka yerde toplanmasını, genel siyasetimiz bakımından sakıncalı görüyorum.”

31 Ekim 1919 – Ahmet İzzet Paşa’nın Atatürk’e telgrafı: “Heyet-i Temsiliye’nin şimdi öğrendiğim bir teklifine karşı aşağıdaki düşünceleri bildirmeyi vatanseverlik vazifesi sayarım: Meclis-i Mebusan’ın taşrada açılışının birinci sakıncası, İstanbul’un kaybına yer verebilmesidir.”

1 Kasım 1919 – İngilizlerin Maraş’ın işgalini, Fransızlara devretmesi.

3 Kasım 1919 – “Karakol Cemiyeti” adlı direniş örgütü kuruldu.

3 Kasım 1919 – General Milne, İzmir Cephesindeki Milli kuvvetlerin, 3 km. geri alınması gerektiğini, Harbiye Nazırı Cemal Paşa’ya bildirdi. İzmir cephesinde Türklerle Yunanlılar arasında tespit edilen hattın (Milne hattı) General Milne tarafından Harbiye Nazırı Cemal Paşa’ya bildirilmesi.

3 Kasım 1919 – Millî Kongre Başkanı Esat (Işık) Paşa’nın, Anadolu ve Rumeli Müdafaa-i Hukuk Cemiyeti Merkez Heyetleri tarafından milletvekili seçimlerine müdahale edildiği hakkında, Atatürk’e telgrafı.

4 Kasım 1919 – Atatürk’ün, İstanbul’da bulunan Kara Vasıf’a telgrafı: “…Bir kere daha arz edelim ki, Meclis-i Mebusan’ın her açıdan güven verici bir yerde toplanması ilk şarttır.”

4/5 Kasım 1919 – Atatürk’ün, Kâzım Karabekir’e Millî Meclis’in nerede toplanması gerekeceği hakkında görüş isteyen telgrafı.

4/5 Kasım 1919 – Harbiye Nazırı Cemal Paşa’nın, Atatürk’e telgrafı: “…Seçimlerin tarafsızlık içinde yapılmadığına dair şikâyet ve söylentiler kesilmeksizin devam ederek yabancı basın ve çevrelere kadar yansımıştır. Meclis-i Mebusan, milletin çeşitli kesimlerini temsil etmediği ve özellikle Kuva-yi Milliye’nin etkisi ile oluştuğu takdirde, bunun dünya kamuoyunda nasıl karşılanacağı izaha muhtaç değildir. Bu nedenle, milletvekillerinin seçiminde baskı yapılmasına meydan verilmemesi elzemdir.” [Kocatürk]

4 Kasım 1919 – İcra Vekilleri Heyeti’nin seçim yönteminde değişiklik yapıldı. O güne kadar Meclis’teki gizli oylamayla seçilen bakanların, bundan böyle TBMM Başkanlığı’nca gösterilen adaylar arasından seçilmesi kararlaştırıldı.

4 Kasım 1919 – 3. Bozkır Ayaklanması bastırıldı.

5 Kasım 1919 – Anadolu Kadınları Müdafaa-i Vatan Cemiyeti kuruldu. Sivas’ta kadınlar Anadolu Kadınları Müdafaa-i Vatan Cemiyeti’ni kurarak, daha sonra oluşturulacak benzeri kuruluşlara önderlik etti.

5 Kasım 1919 – Atatürk’ün, Harbiye Nazırı Cemal Paşa’nın 4/5 Kasım 1919 tarihli telgrafına cevabı: “…Yaygara koparan siyasî partilere gelince, bunlar plan söylüyorlar. Çünkü her yerde seçimlere katılmışlardır. Ancak, beşer onar kişiden ibaret olan bu partilerin millet gözünde bir mevkileri olmadığından ve millet bu defa İstanbul’daki politikacılardan değil, kendi bağrındaki öz vatandaşlardan milletvekillerini seçmekte olduğundan, kendilerinin başarı sağlayamayacaklarını anlayarak telâş ediyorlar. Buna karşı bizim elimizden ne gelebilir? Bu noktadaki gerçekte, kabinenin kararsızlık içinde oluşu gariptir. Sözü edilen baskı nerede, kimin tarafından ve nasıl yapılmıştır? Lütfen açıklanmalıdır ki, Heyet-i Temsiliye vazifesini yapabilsin.”

5 Kasım 1919 – Atatürk’ün, Millî Kongre Başkanı Esat (Işık) Paşa’nın 3 Kasım 1919 tarihli telgrafına cevabı: “…Bu haberi verenlerin amacı, Müdafaa-i Hukuk Cemiyeti’ne mensup herhangi bir kişi veya kişilerin milletvekili seçiminde kanunen kendilerine tanınmış hakkı ve vazifeyi her millet ferdi gibi yapmaları ise, bu pek tabiîdir. …Milletvekili seçiminde millet aydınlatmak için bütün siyasî partilere faaliyet alanı açıktır.” [Kocatürk]

5 Kasım 1919 – Gaziantep, Fransızlar tarafından işgal edildi.

6 Kasım 1919 – Atatürk’ün, Harbiye Nazırı Cemal Paşa’ya telgrafı: “Milletvekillerinin şahısları her türlü yabancı müdahale ve tesirinden uzak, Meclis-i Mebusan güven içinde iş görecek bir halde bulunmadıkça, hatıra gelen mahsurlara rağmen İstanbul’da toplanmasının uygun ve doğru olmayacağına inanıyorum.”

6 Kasım 1919 – Atatürk’ün Anadolu ve Rumeli Müdafaa-i Hukuk Cemiyeti Merkez Heyetlerine Urfa, Antep ve Maraş’ın Fransızlar tarafından işgalini protesto amacıyla İtilâf Devletleri temsilcilerine, Avrupa ve Amerika kamuoyuna telgraflar çekilmesini isteyen telgrafı. [Kocatürk]

7 Kasım 1919 – Atatürk’ün, yeniden toplanması kararlaştırılan Osmanlı Meclis-i Mebusanı için yapılan seçimlerde Erzurum milletvekilliğine seçilmesi. Mustafa Kemal’in İstanbul’da toplanması kararlaştırılan Osmanlı Meclisi için Erzurum’dan milletvekili seçilmesi. (TBMM’nin Birinci Dönemi için yapılacak seçimde ve ondan sonraki seçimlerde Ankara’dan milletvekili seçilmiştir).

7 Kasım 1919 – 56. Tümen Komutanı Bekir Sami Bey’in Bursa’dan Atatürk’e telgrafı: “Millî Meclisin burada toplanması kesinlikle gereklidir, ilk başkent olması dolayısıyla tarihî bir önemi bulunan Bursa hatıra gelmektedir. Bu şehir, Millî Meclisin toplanması için gerekli bütün şartları kendisinde toplamıştır.”

8 Kasım 1919 – Atatürk’ün, 56. Tümen Komutanı Albay Bekir Sami Bey’e telgrafı: “Bursa vilâyetinin emniyet ve asayişinin temini konusundaki çalışmalarınızı, şükran ve saygılarımızla görüştük. Heyet-i Temsiliye, sizin gibi fazilet ve ahlâk sahibi, soğukkanlı ve tedbirli bir komutanın Bursa gibi nazik ve önemli bir mevkide bulunmasını, vatanın selâmeti ve millet için hayırlı bir olay olarak kabul ediyoruz.”

8 Kasım 1919 – Delhi’de toplanan İslam Kongresi’nde Anadolu’daki milli hareketin desteklenmesi yolunda karar alındı.

9 Kasım 1919 – Atatürk’ün, güney bölgelerinin İngilizlerin çekilmesinden sonra Fransızlar tarafından işgali üzerine Antep, Adana, Sis, Mersin, Cebelibereket Müdafaa-i Hukuk Cemiyetlerine telgrafı: “…Türk hükümeti parçalarından olan bu yerlerin Fransızlar tarafından işgalinin bütün hükümet memurlarıyla Müdafaa-i Hukuk Merkez Heyetleri ve Belediye Başkanları tarafından kamuoyu ve Amerika katında protesto edilmesi ve bu haksızlığın düzeltilmesinin istenmesi bildirilir.”

9 Kasım 1919 – Atatürk’ün, Anadolu ve Rumeli Müdafaa-i Hukuk Cemiyeti Merkez Heyetlerine, Bahriye Nazırı Salih Paşa’nın Amasya görüşmelerinde Millî Meclisin Anadolu’da toplanmasını kabul ettiğini bildiren yazısı.

9 Kasım 1919 – Harbiye Nazırı Cemal Paşa’nın, Atatürk’e telgrafı: “…Millî örgüt adına hükümet işlerine müdahale edilmemesi hakkında hükümetin tarafınıza başlangıçtan beri yapılmış olan bildirisi kesindir. …Şimdiki hal bir müddetçik daha devam edecek olursa, Heyet-i Vükelâ’nın çekileceği muhakkaktır(!)”

10 Kasım 1919 – Atatürk’ün, 56. Tümen Komutanı Albay Bekir Sami Bey’e dış siyaset hakkında cevabı: “Bugün dostumuz yoktur; ancak dostumuz millî bütünlüğümüz, örgütümüzdür.”

10 Kasım 1919 – Atatürk’ün, İstanbul’daki Milli Kongre bildirgesine ve bu kuruluşun Heyet-i Temsiliye’ye başvurusuna verdiği cevabın İstanbul gazetelerinde yayımlanması.

10 Kasım 1919 – Harbiye Nazırı Cemal Paşa’nın Atatürk’e mektubu: “…Kabine esaslı bir teşebbüs için dayandığı kuvvetin ciddiyetine hâlâ inanamadı(!)”

12 Kasım 1919 – Edirne’de bulunan I. Kolordu Komutanı Albay Cafer Tayyar Bey’in, Atatürk’e, Sivas’ta Heyet-i Temsiliye üyeleriyle komutanların yapacağı toplantıya durumu gereği gelemeyeceğini, hakkında gösterilen yakınlığa teşekkür ettiğini bildiren telgrafı.

12/13 Kasım 1919 – Atatürk’ün, Harbiye Nazırı Cemal Paşa’nın 9 Kasım 1919 tarihli telgrafına cevabı: “…Millî örgüte karşıt düşüncede bulunanlar ancak memleket ve millete düşman olanlardır! …Bildirdiklerinizden anladığımıza göre, İstanbul Hükûmeti, millî örgütün varlığını ihtimal ki, gereksiz görüyor. Gerçekten durum bu merkezde olup millî örgüte ihtiyaç olmaksızın memleketi kurtaracak kuvvete sahip bulunuyorsa, ona göre gerekenlerin yapılmak üzere açıkça bildirilmesini, aradaki her türlü yanlış anlamanın giderilmesi için arz ve rica ederiz.”

14 Kasım 1919 – Atatürk’ün, Suriye ve Kilikya’daki işgal kuvvetlerinin değiştirilmesi hakkında İngiliz-Fransız anlaşması nedeniyle, Müdafaa-i Hukuk Cemiyeti Merkez Heyetlerine ve basına genelgesi: “İngilizler, Fransızlarla 1916 yılında imzaladıkları antlaşmayı esas kabul ederek bu yıl Eylül’ün onbeşinci günü “Suriye Anlaşması” adıyla milletin tarihine yeni bir zulüm ve tecavüz sayfası daha ilâve ettiler. Milletimiz Erzurum ve Sivas Kongreleriyle mukaddes ve meşru hukukunu savunma hususundaki azim ve kararını cihana ilân etmişti. Bu sebeple bu ve bu gibi varlığımıza ve meşru bağımsızlığımıza kasteden caniyane kararlara asla boyun eğmeyecektir!”

15 Kasım 1919 – Anzavur kuvvetleri Albay Kazım (Orbay) ve Bekir Sami Bey tarafından çevrildi ve Susurluk’a kaçmak zorunda kaldı.

15 Kasım 1919 – Atatürk’ün, Anadolu ve Rumeli Müdafaa-i Hukuk Cemiyeti Merkez Heyetlerine, itilâf temsilcileri katında İzmir’in boşaltılmasına dair müracaatta bulunulması hakkında genelgesi.

15 Kasım 1919 – Atatürk’ün, Erzurum Müdafaa-i Hukuk Cemiyeti Merkez Heyeti Başkanlığı’na telgrafı: “…Kabine’nin âciz tavrı bizi de düşündürüyor. Fakat yeniden kabine buhranı çıkarmak, belki bunlardan da fenalarının gelmesine sebep olabileceğinden şimdilik uygun görülmüyor. İzlediğimiz esas, zaman kazanmak, Millî Meclisin toplanmasını temin etmek, millî örgütü memleketin her tarafına yaymaktır.”

16 Kasım 1919 – Mustafa Kemal Paşa, batıdaki milli kuvvetlerin örgütlenmesi ve ordu tarafından desteklenmesi için bazı kolordu ve tümen komutanlarına önerilerde bulundu.

16 Kasım 1919 – Batı Anadolu’daki kuvvetlerin, üç cephe üzerinde tertiplenmesi hakkında, Mustafa Kemal Paşa, Heyeti Temsiliye adına Harbiye Nezareti’ne öneri sundu.

16 Kasım 1919 – Balıkesir’de, Mustafa Necati ile Vasıf ve Esat (Çınar) kardeşler “İzmir’e Doğru” gazetesini yayınlamaya başladılar.

16 Kasım 1919 – Gümülcine’de halk temsilcilerinin katılımıyla bir kongre toplanması ve Batı Trakya’nın gelecekteki durumunun görüşülmesi, (Gümülcine Kongresi).

16 Kasım 1919 – Atatürk’ün başkanlığında, Heyet-i Temsiliye üyeleriyle bir kısım komutanların Sivas’ta toplanmaları. (Bu görüşmeler 28 Kasım 1919’a kadar devam etmiştir). Atatürk’ün, Heyet-i Temsiliye üyeleriyle bir kısım komutanların Sivas’taki müşterek toplantısının birinci birleşiminde söyledikleri: “…Millî Meclisin her türlü güvenlik şartlarını taşıyan bir yerde toplanması gerekir.” (Komutanlar toplantısındaki ağırlıklı konu Milli Meclisin toplanacağı yer ve seçimler hakkında görüş birliğini sağlamaktı. Bunun için Temsilciler Kurulu Anadolu hareketini destekleyen kolordu ve tümen komutanlarını Sivas’ta toplantıya davet etti. 16 Kasım-28 Kasım arasında yapılan komutanlar toplantısına XV. Kolordu Komutanı Kâzım Karabekir Paşa, XX. Kolordu komutanı Ali Fuat Paşa, III. Kolordu komutanı Salâhattin Bey bizzat katıldılar. XII. Kolordu Komutanı bir temsilci gönderdi. Diyarbakır, Edirne, Bursa ve Balıkesir’de bulunan komutanlara mesafenin uzaklığı ve özel durumları sebebiyle çağrılmadıkları bildirildi. Alınacak kararın kendilerine iletileceği Mustafa Kemal imzası ile bildirildi. Toplantıya komutanlar dışında ekseriyeti Temsil Heyeti üyesi olmak üzere 14 kişi katıldı. Mustafa Kemal’in Başkanlık ettiği toplantının gündemi üç noktada toplanmaktaydı: a. Millî Meclisin nerede toplanacağı, b. Meclis açıldıktan sonra Temsil Heyeti ve Millî Teşkilatın alacağı şekil ve çalışma durumu, c. Paris Barış Konferansı’nın hakkımızda olumlu veya olumsuz bir tavır alması halinde, nasıl hareket edileceği.)

16 Kasım 1919 – Mustafa Kemal Paşa, Heyeti Temsiliye adına Harbiye Nezareti’ne sunduğu öneride; Batı Anadolu’daki kuvvetlerin üç cephe üzerinde tertiplenmesi ve ordu tarafından desteklenmesi gerektiğini bildirdi.

16 Kasım 1919 – Atatürk’ün, Antep, Maraş ve Urfa’nın İngiliz işgalinden Fransız işgaline devredilmesi nedeniyle İtilâf Devletleri temsilcilerine protestosu: “…Yunanlılara işgal ettirilen Aydın vilâyetindeki öldürme ve imha facialarının şimdi de Ermenileri âlet eden Fransızların işgal ettiği Adana vilâyetinde, Maraş, Urfa ve Antep’te aynen işlenmesi, bütün bu siyasî haksızlıklara bir ilâve teşkil ediyor. İtilâf Devletleri’nin yapmış ve yapmakta olduğu haksız davranışları şiddetle protesto eder ve onların memleketimiz ve milletimiz için daha insanî ve daha adaletli duygulara, arzularıyla dönmelerini temenni ederiz. Milletimiz, topraklarının ayrılması ve taksimine ve esarete düşmeye razı olmaktansa bütün maddî ve manevî kuvvetleriyle varlığını ve meşru hukuku­nu korumada kararlılıkla devam ve ısrar edecektir. Bu meşru ve kutsal kararda milletimizin bütün anlamıyla beraber olduğunu İtilâf Devletleri’ne haber vermek isteriz. Bu hususta milletimizin yükselen meşru sesini duymak iste­meyerek tutulan insanlık dışı yolda devamın verebileceği sonuç, pek acı olabilir!”

16 Kasım 1919 – Atatürk’ün, Harbiye Nazırı Cemal Paşa’ya, Kuva-yi Milliye erlerinin yedirilme, giydirilme, donatım ve gereken silâhlarının Nezaret’çe teminini isteyen telgrafı. (Cemal Paşa’nın cevabı: 24.11.1919). [Kocatürk]

16 Kasım 1919 – Balıkesir’de İzmir’in Doğru Gazetesinin yayına başlaması.

16 Kasım 1919 – Mustafa Necati ile Vasıf ve Esat (Çınar) kardeşlerin çıkardığı “İzmir’e Doğru” adlı gazete, Balıkesir’de yayımlanmaya başladı.

17 Kasım 1919 – Atatürk’ün, Heyet-i Temsiliye üyeleri ile bir kısım komutanların müşterek toplantısının ikinci birleşiminde söyledikleri: “Eğer uygun görürseniz, milletvekilleri İstanbul’a gitmeden önce onları aydınlatmak ve bazı temel ilkelerimizi kendilerine anlatmak, bu amaçla toplanacakları yerleri belirtmek üzere şimdiden bir yönetmeliğin esaslarını kararlaştıralım.”

18 Kasım 1919 – Atatürk’ün, Heyet-i Temsiliye üyeleri ile bir kısım komutanların müşterek toplantısının üçüncü birleşiminde söyledikleri: “Millî Meclis İstanbul’da toplanacağına göre Mebusan Meclisi’nde, millet ve memleketin haklarını tüzük ve bildirilerimizdeki temel ilkelere uygun bir tarzda savunabilmek için bir grup oluşturmamız gerekiyor.”

19 Kasım 1919 – Atatürk’ün, Heyet-i Temsiliye üyeleri ile bir kısım komutanların müşterek toplantısının dördüncü birleşiminde söyledikleri: “Bağımsızlığımız sağlanıncaya kadar, yani barışa kadar şimdikinden daha çok örgütlenmek, Merkez Heyetleri ile Heyet-i Temsiliye arasındaki bağlantıları daha hassas hale getirmek için bazı tedbirlerin alınması gereklidir.”

19 Kasım 1919 – 4. Balıkesir Kongresi toplandı.

19 Kasım 1919 – Amerikan Senatosu 19 Kasım 1919 tarihinde yaptığı oylamada, Birleşik Devletlerin kendi kıtası dışındaki meselelerle meşgul olmasını kabul etmemişti. Dolayısıyla Osmanlı Devleti ile yapılacak barış anlaşmasını (Sèvres) hazırlamak üç büyüklere, yani İngiltere, Fransa ve İtalya’ya kalmıştı.

20 Kasım 1919 – Osmanlı bürokrasisinde üst düzeyde görev yapan Bogos Nubar Paşa ve Şerif Paşa, Ermeni-Kürt bağımsızlık belgesini imzaladılar.

21 Kasım 1919 – Atatürk’ün, Anadolu ve Rumeli Müdafaa-i Hukuk Cemiyeti Merkez Heyetlerine yazısı: “…Amerika resmî çevreleri, itilâf hükümetlerinin, işgal bölgelerinde seçimlere engel olma ve diğer bölgelerde karışıklık çıkarma, asayişi bozma ve eşkıyalığı teşvik suretiyle yaptıkları tahriklere ait belgeleri, büyük bir önem ve ilgi ile istemektedirler. Bu sebeple, bu gibi belge ve delillerin elde edilerek toplanılması ve Heyet-i Temsiliye’ye bilgi verilmesi rica olunur.”

21 Kasım 1919 – Gökçen Efe şehit oldu.

22 Kasım 1919 – Çerkez Ethem’e bağlı kuvvetler tarafından kovalanan Anzavur, Gönen’e gelerek burayı ayaklanmasının merkezi haline getirdi.

23 Kasım 1919 – Atatürk’ün, Heyet-i Temsiliye üyeleri ile bir kısım komutanların müşterek toplantısının yedinci birleşiminde söyledikleri: “…Mütareke tarihindeki topraklarımız anavatandan ayrılamaz. Düşmanlarımız bu şartlar altında barış yapmamakta direnirlerse, biz de onların isteklerini hiçbir zaman hükümete (Meclis’e) tasdik ettirmeyiz. O halde, ilke olarak Millî Meclisin ve onunla beraber yürüyecek olan hükümetin, daha başlangıçta böyle bir teklifi reddetmesi gerekir.” [Kocatürk]

24 Kasım 1919 – Atatürk’ün, Anadolu ve Rumeli Müdafaa-i Hukuk örgütüne ve komutanlara, millî örgütün mahalle ve köylere kadar yayılmasını isteyen telgrafı “…Bu pek hayatî ve mühim meseleye ivedi çare bulmak, vatanın geleceğiyle ilgili olan millî örgütü, sağlam esasa dayandırmak amacıyla kolordu ve tümen komutanlarının ve askerlik dairesi başkanlarının bu mukaddes vazife ile doğrudan meşgul olmaları, bu yolda temasta bulundukları başkanlar ve mülkiye memurlarının vatansever yardımlarından azamî istifade etmeleri gereği, karar altına alınmıştır.”

24 Kasım 1919 – Atatürk’ün, Harbiye Nazırı Cemal Paşa’ya yazısı: “…Kuva-yi Milliye direnmesinin esası paraya bağlı olduğundan, Amasya’da Salih Paşa ile de görüşüldüğü üzere, Donanma Cemiyeti’nin 400.000 lirasının bu cepheye -Aydın cephesine- ayrılması zorunludur.”

24 Kasım 1919 – Harbiye Nazırı Cemal Paşa’nın, milli örgütün bazı istek ve önerileri nedeniyle Atatürk’e telgrafı: “…gibi olaylar hükümete karışmaktan başka anlam taşımaz. Milletin iç işleri ve siyasî işleri kesinlikle ortaklık kabul etmez.”

24 Kasım 1919 – Harbiye Nazırı Cemal Paşa’nın, Atatürk’ün 16 Kasım 1919 tarihli yazısına cevabı: “…Nezaret, Kuva-yi Milliye’ye giydirme, donatım, silâh gibi elinden gelen her türlü yardımı yapıyor ve yapacaktır.”

26 Kasım 1919 – Atatürk’ün, Heyet-i Temsiliye üyeleri ile bir kısım komutanların müşterek toplantısının sekizinci birleşiminde söyledikleri: “…Bu hükümet yahut bir başkası, bizimle anlaşmaya yanaşmazsa bizim işimiz, örgütümüzü daha da güçlendirerek devam ettirmekten ibaret kalacaktır.”

27 Kasım 1919 – İtilaf Devletleri ile Bulgaristan arasında, Nöyyi (Neuilly) Barış Antlaşması imzalandı.

27 Kasım 1919 – Atatürk’ün, Cemal Paşa’nın 24 Kasım 1919 tarihli telgrafına cevabı: “…Devletin iç işleri ve siyasî işlerinin ortaklık kabul etmediği bir gerçek olmakla beraber, benzeri görülmemiş bugünkü durumda, vatan ve milletin mukadderatını temin edecek olan millî örgütü bozacak hiçbir muameleye milletin razı olmayacağı da pek meşru ve tabiîdir. …Heyetimiz, imzası altındaki üstlendiği hususlara tamamiyle sadıktır. Ancak, üstlenmelerin karşılıklı olması gerekir. Halbuki hükümet, Salih Paşa’nın imzası altındaki üstlenme ve notların henüz hiçbirini yerine getirmemiş ve varsa engelleyici nedenleri de bildirmemiştir.” [Kocatürk]

27 Kasım 1919 – Kara Vasıf Sivas’a gitti.

28 Kasım 1919 – Düşmana karşı Maraş mücadelesi başladı.

28 Kasım 1919 – Lord Curzon; “Türkiye için bir İngiliz mandası söz konusu değildir.” direktifini verdi. (Çünkü İngiltere Türkiye’yi korumak veya manda altına almak değil parçalayarak yok etmek niyetindeydi.) (Sinan Meydan, 1923, 3. Baskı, s.151.)

28 Kasım 1919 – Fransızlar Maraş’ta kaledeki Türk bayrağını indirerek yerine Fransız bayrağı çekti. Bu hareket halk arasında büyük bir infial yarattı. Halk direnişi örgütlemeye başladı.  Maraş kalesin Fransız bayrağı çekilmesi üzerine, Maraş halkının direnişi, (Maraş halkının kale duvarlarına tırmanması ve Fransız bayrağının indirilerek yerine Türk bayrağının çekilmesi.)

28 Kasım 1919 – Atatürk’ün, Harbiye Nazırı Cemal Paşa’nın 10 Kasım 1919 tarihli mektubuna cevabı: “Saltanat hükümetinin, esaslı bir teşebbüs için dayandığı kuvvetin ciddiyetine güvenemediği gibi hususları ciddî görmüyoruz.”

29 kasım 1919 – Atatürk’ün, Harbiye Nazırı Cemal Paşa’ya telgrafı: “Millî Meclisin İstanbul’da toplanması gereği hakkında hükümetin görüşüne uygun karara, Mebuslar Meclisi’nin her türlü dokunulmazlığını sağlama zorunluğunu kabineye bırakarak, mecburiyet  karşısında  uyulmuştur.”

29 Kasım 1919 – Mîsak-ı Millî  ilan  edildi.

29 Kasım 1919   Maraş’da Müdafaa-i Hukuk Cemiyeti kuruldu.

30 Kasım 1919   1. Anzavur İsyanı’nda, Anzavur kuvvetleri yok edildi.

3 Aralık 1919 – Atatürk’ün, Harbiye Nazırı Cemal Paşa’ya, Adana’da Ferda adıyla yayımlanan Kuva-yi Milliye aleyhindeki gazetenin Anadolu’ya girmemesi  hususunda telgrafı.

3 Aralık 1919 – Demirci Mehmet Efe’nin, Nazilli’den Atatürk’e, yörede bulunan İngiliz Albayı ile görüşmesini bildiren telgrafı: “İzmir ve Aydın vilâyetinde bir tek Yunan askeri kalmayıncaya kadar mücadeleye karar verdiğimiz, araya İngiliz ve Fransız kuvvetleri girmiş olsa bile silâh kullanmaya mecbur olacağımız evvelce kesin bir dille bildirildi. Karşımıza her kim çıkarsa çıksın vatanı kurtarmak için bundan başka sözümüz olmadığını, olamayacağını arz ederim.”

4 Aralık 1919 – Trabzon ve Havalisi Adem-i Merkeziyet Cemiyeti kuruldu. Aralık 1919’da İstanbul’da kurulan bu dernek, Trabzon ve yöresi için bölgesel ve özerk bir yönetim taraftarıydı. Kurtuluş Savaşı’na karşı bir kuruluş özelliğindeydi. 15 Eylül 1919 günü, Hürriyet ve İtilaf Partisi’yle birleşme kararı aldı.

7 Aralık 1919 – Atatürk’ün, Sivas’ta, Fransız hükümetinin Suriye temsilcisi Picot’u kabulü ve görüşmesi.

7 Aralık 1919 – Atatürk’ün, Demirci Mehmet Efe’nin 3 Aralık 1919 tarihli telgrafına cevabı: “İngiliz Albayı’na evvelce söylediğiniz sözler ve daha sonra gönderilen cevap son derece iftihara değerdir.” [Kocatürk]

8 Aralık 1919      Batı Anadolu hareketinin yönetimi, Ali Fuat Paşa’ya verildi.

8 Aralık 1919 – Atatürk’ün, Salihli Cephesi Komutanlığı’na telgrafı: “Batı Anadolu millî hareketinin birleşik yönetimi 20. Kolordu Komutanı Ali Fuat Paşa’ya verilmiştir.”

9 Aralık 1919 – Atatürk’ün, Konya’da 12. Kolordu Komutanı Fahrettin (Altay) Bey’e, memleketin içinde bulunduğu durum hakkında mektubu: “…Memnuniyet vericidir ki, bugün istisnasız bütün kolordu komutanları arkadaşlarımız büyük bir iyi niyetle vatanın kuruluşu noktasında görüşlerini birleştirmiştir.”

9 Aralık 1919 – Harbiye Nazırı Cemal Paşa’nın, Atatürk’e telgrafı: “…Mümessillere, Heyet-i Temsiliye adına telgraflar çekilmesi, memlekette iki hükümetin varlığını gösterdiği, Fransa Mümessili tarafından açıkça ifade olunmuştur. Hele bunlardan herhangi birine karşı aşağılayıcı sözler kullanılması, doğuştan sahip olduğumuz ahlâk temizliği, sağduyu ve uzak görüşlülükle bağdaştırılamaz. …Kabinenin fikrini arz ederim.” [Kocatürk]

10 Aralık 1919 – Kastamonu’da Müdafaa-i Hukuk Cemiyeti’nin kadınlar kolu Maraş’taki Fransız işgaliyle birlikte halka yönelik baskıları ve zulmü protesto için bir miting düzenledi.

10 Aralık 1919    3. Kolordu komutanı Albay Refet (Bele), Nazilli’ye gelerek, Aydın Kuvay-ı Milliye komutanlığını üzerine aldı.

11 Aralık 1919 – İngiliz Yüksek Komiseri J. Robeck’in raporu: “Mustafa Kemal başlıca düşmanımızdır.”

11 Aralık 1919 – Atatürk’ün, Harbiye Nazırı Cemal Paşa’nın 10 Aralık 1919 tarihli telgrafına cevabı: “…Millet, kutsal ve meşru haklarına karşı yapılan müdahaleleri, kesin lüzum hasıl olursa, silâhla dahi önlemeye karar vermiştir. Heyet-i Temsiliye’nin, Mümessillere telgraf çekmesi konusuna gelince, bu ancak protestoları içine almaktadır ki, kabinenin onayına da sunulmuştur. Esasen, milli birliğin temsilcisi olmak sıfatıyla Heyet-i Temsiliye’nin millet adına bu gibi müracaatlarda bulunması meşru bir haktır. Eğer hükümet de aynı duyarlılığı gösterir ve milletle aynı fikirde olduğunu bu gibi fırsatlarda açıkça ortaya koymaktan çekinmezse, siyasete zarar şöyle dursun, çok büyük faydalar sağlanacağı aşikârdır. …Bu gibi hususlarda, temsilcimiz olmak itibariyle sizin, hükümeti aydınlatmanız gereğini, memleketin selâmeti adına arz ederim.”

11 Aralık 1919 – İngiltere ile Fransa, Amerikan senatosunun kıta dışındaki işlere karışmama kararı neticesinde  Sevres anlaşması metni üzerinde kendi aralarında görüş birliğini sağlamak amacıyla 11 Aralık 1919‟dan 21 Ocak 1920‟ye kadar devam eden görüşmelerde, hükümetlerinin meseleye bakış açısını belirlediler.

12 Aralık 1919 – Atatürk’ün, Osmanlı Padişahı adına Damat Ferit Paşa’nın İngiltere temsilcileriyle Türkiye’nin İngiliz mandasını kabul ettiğine dair 12.9.1919 tarihinde imzaladığı gizli anlaşma metniyle ilgili Kâzım Karabekir’e telgrafı.

12 Aralık 1919 – Sivas’ta kurulan “Anadolu Kadınları Müdafaa-i Vatan Cemiyeti” Yönetim Kurulu’nun, Atatürk’e telgrafı: “Sizleri kendimize rehber kabul ederek Anadolu Kadınları Müdafaa-i Vatan Cemiyeti adıyla bir dernek kurduk. Amaç, vatan müdafaasıdır. Biz, hemşireleriniz de siz muhterem kardeşlerimizle beraber olacağız, yahut beraber yaşamak hakkını kazanacağız. Bugünden itibaren derneğimiz muhterem kardeşlerimizin vatanî her emirlerini yapmaya hazırdır.” [Kocatürk]

13 Aralık 1919 – Galibler Yüksek komiserleri, Yunanlıların İzmir’i işgalini kabul etmedi.

13 Aralık 1919 – Atatürk’ün, “Anadolu Kadınları Müdafaa-i Vatan Cemiyeti” Yönetim Kurulu’nun 12 Aralık 1919 tarihli telgrafına cevabı: “…Anadolu’nun bilhassa pek büyük inkılâplara muhtaç olan kadınlık hayatında, gelecek için pek büyük ilerleme ve uyanış vaat eden bu takdire değer girişim, memleketin her türlü iyiliğini ve mutluluğunu amaç edinmiş olan Cemiyetimizin gerçekten teşekkürünü gerektirdi. Türk kadınlarının nezaket ve ciddiyeti, şefkat ve cömertlik ile karışmış fedakârlıkları, bu gibi toplumsal vesilelerle belirdikçe bütün cihan nazarında özellikle Avrupa’nın bize karşıt olan kamuoyu karşısında geleceğin çağdaş bir Türkiyesini kuracak millî yeteneğimizi ispat edeceğinden, millî ve vatanî menfaatlerde hanımefendilerin de fikrî ve ruhî ortaklığı memleket adına iftiharı gerektiren durumdur.” [Kocatürk]

13/14 Aralık 1919 – Demirci Mehmet Efe’nin, Atatürk’e bağlılık telgrafı: “…Bu cephe ile ilgili her türlü emirlerinizi tereddütsüz yaptıracağımı arz ve temin ile bence çok kıymetli olan yardımlarınızın devamını rica eylerim.” [Kocatürk]

15 Aralık 1919 – Atatürk’ün, Urfa Mutasarrıfı Ali Rıza Bey’e telgrafı: “…Mütareke’ye, milletlerarası hukuka aykırı en ufak bir hareketi bile protesto etmekten çekinmeyiniz. Millî örgütün kuvvetlenmesine dikkat gösteriniz. Fransızlar Müslüman halka asla zulüm ve yolsuzluk yapmayacaklarına, Ermeni çetelerini işgal bölgelerinden geri çekeceklerine dair söz vermiş olduklarından Müslüman halk ve millî örgüt tarafından silâhlı olarak bir tecavüz vaki olmamalıdır. Fakat, Fransızlar veya Ermeniler sebebiyet verirse, her türlü karşılık meşru ve vatanseverlik gereğidir.”

16 Aralık 1919 – İstanbul’da bazı müntehib-i saniler (ikinci seçmenler) Darülfünun’da bir toplantı yaparak, seçimlerle ilgili bazı sorunları tartıştı.

17 Aralık 1919 – Atatürk’ün, “Osmanlı Meclis-i Mebusanı’na seçilen milletvekillerinin, Meclis’in açılışından evvel Heyet-i Temsiliye ile görüşmelerinin önemini ve Heyet-i Temsiliye’nin yakında İstanbul’a yakın bir yere nakledileceğini” duyuran bildirisi. [Kocatürk]

18 Aralık 1919 – Mustafa Kemal Paşa, Sivas’tan ayrıldı.

18 Aralık 1919 – Mustafa Kemal başkanlığında Heyet-i Temsiliye Ankara’ya hareket etti. Heyet adına Mustafa Kemal, ayrılırken Sivas valisi Reşit Paşa’ya teşekkür etti.  (Atatürk’ün Sivas il sınırı geçerken Sivas Valisi Reşit Paşa’ya telgrafı: “Vilâyetiniz sınırını geçerken Sivas’ta hakkımızda gösterdiğiniz misafirseverliğe ve kıymetli yardımlarınıza bir kere daha teşekkür etmeyi bir vazife sayarak cümleten saygılar sunarız.”)

18 Aralık 1919 – Karadeniz bölgesi Rumları tarafından Batum’da “Pontus Rum Hükümeti” adıyla bir hükümet kurulması.

19 Aralık 1919 – Sivas’tan Ankara’ya yola çıkan Atatürk ve beraberindeki heyet, 19 Aralık 1919 günü akşam üzeri Kayseri’ye ulaştı. Kayseri’ye girişinde Mustafa Kemal ve arkadaşlarını, Müdafaa-i Milliye Hukuk Cemiyeti Başkanı Müftü Remzi Efendi başta olmak üzere cemiyetin tüm üyeleri, ihtiyat zabıtan üyeleri, Devlet memurları, Kayseri’nin seçkin ulemasından Kızıklı Hacı Kasım Efendi, okul öğrencileri ve hocaları karşılamıştır.

19 Aralık 1919 – Atatürk’ün, Sivas’tan Kayseri’ye gelişi.

19 Aralık 1919 – Mustafa Kemal ve Heyeti Temsiliye’nin Sivas’tan Ankara’ya hareketi.

19 Aralık 1919 – İstanbul seçimleri yapıldı. Aralarında Celalettin Arif Bey, Dr. Adnan Bey (Adıvar), Lütfi Fikri Bey’in bulunduğu bazı isimler mebus seçildi.

20 Aralık 1919 – Atatürk’ün, Kayseri’de Hükümet ve Belediye’yi ziyareti; Raşit Efendi Kitaplığı’nda şehir ileri gelenleri, tüccar ve esnaftan bazıları ile bir toplantı yapması.

20 Aralık 1919 – Atatürk’ün  Kayseri’de Mektep (Okul) Ziyaretleri.

21 Aralık 1919 – Atatürk’ün,  Kayseri’den ayrılırken,  Heyet-i Temsiliye’nin candan karşılanışı nedeniyle şehir halkına bildirgesi: “…Anadolu’nun kalpten gelen heyecanına bu yolculuğumuzun ilk konak yeri Kayseri’de temas ettik. Bu temasın bıraktığı hürmet ve bağlılık hatırasını, dostluk ve nezaket izlerinin doğurduğu şükran hissini ömrümüz oldukça koruyacağız.”

21 Aralık 1919 – Atatürk’ün Kayseri’den Mucur’a gelişi ve geceyi Mucur’da geçirmesi.

22 Aralık 1919 – Atatürk’ün, Mucur’dan hareketle Hacıbektaş’a gelişi ve geceyi, Çelebi Cemalettin Efendi’nin misafiri olarak, Hacıbektaş’ta geçirmesi.

22 Aralık 1919 – Talât Paşa’nın, Berlin’den Atatürk’e memleketin geleceğine ait düşüncelerini açıklayan mektubu.

23 Aralık 1919 – İtalyanlar Antalya’dan sonra, Konya’ya kadar geldi.

23 Aralık 1919 – Atatürk’ün, Hacıbektaş Türbesi’ni ziyareti, akşamüzeri Hacıbektaş’tan Mucur’a hareketi ve geceyi Mucur’da geçirmesi.

23/24 Aralık 1919 – Mustafa Kemal Paşa ve beraberindeki heyet Sivas’tan ANkara’ya giderken, 21 Aralık günü habersiz ve geç saatlerde Mucur’a geldiğinden halktan karşılayan olmamıştı. Bu defa “Ankara yolunda Mustafa Kemal Paşa’yı Mucur’da başlarında Müftü İsmail Hakkı Efendi’nin olduğu kalabalık karşılıyor. Müftü Efendi evvela bir dua okuyor, cemaatin amin sesleri arasında zafer niyaz ediyor. Heyet-i Temsiliye 23/24 Aralık 1919 gecesini Mucur’da geçirmiş ve Müftü Efendi’nin başkanlığında Müdafaa-i Hukuk Cemiyeti Mucur Merkezi kurulmuştur.”

24 Aralık 1919 – Atatürk’ün, Mucur’dan hareketle Kırşehir’e gelişi, ziyaret ettiği Gençler Derneği’nde konuşması ve derneğin hatıra defterine yazdıkları: “Kırşehir gençlerinin, vatanımızda gençliğin kıymetli bir örneği olduklarını ispat edecek sağlam ve yanılmaz fikirlerle donanmış bulundukları inancıyla imza ederiz.”

24 Aralık 1919 – Atatürk’ün Kırşehir İdadisi (Lisesi)’ni Ziyareti

24 Aralık 1919 – 19 Şubat 1919 yılında kurulan Müderrisler Cemiyeti’nin adı, Teali İslam Cemiyeti olarak değiştirildi.

24 Aralık 1919 – 24 Aralık günü Mucur’dan ayrılan Heyet-i Temsiliye aynı gün Kırşehir’e geldi. Kırşehirliler büyük bir törenle Ankara yolcularını karşıladı. Kentin girişinde kurbanlar kesildi. Kırşehir’de kaldıkları süre içerisinde heyet, Kırşehir Gençler Derneği’ni de ziyaret etti.

24 Aralık 1919 – Kırşehir’den 24 Aralık günü ayrılan Heyet-i Temsiliye, Kaman, Çiçekdağı ve Beynam’dan sonra 27 Aralık 1919 günü Ankara’ya ulaştı. Her geçtikleri yerleşim yerlerinde olduğu gibi, buralarda da Mustafa Kemal ve arkadaşları coşkuyla karşılandılar. Bu karşılamalarda din adamları ön saflarda yer aldı. Bunlardan biri de Çiçekdağı Müftüsü Hayrullah (Alp) Efendi’dir. Hayrullah Efendi, Yozgat isyanı sırasında beldenin güvenliğini sağlamak yolunda önemli hizmetlerde bulunmuştur. Bu arada TBMM, Müftü Efendi’den asker toplamasını istemiş ve kasabanın güvenliğini şahsına emanet etmiştir.

25 Aralık 1919 – İngiliz baştercümanı Ryan; “Biz, gerçek ideali din imiş gibi davranacak çıkarcı bir grubu (Osmanlıya) yönetici olarak sunmaya çalışacağız.” (Sinan Meydan, 1923, 3. Baskı, s.202.)

25 Aralık 1919 – Atatürk’ün Kırşehir’den hareketle Kaman’a gelişi ve geceyi burada geçirmesi.

26 Aralık 1919 – Atatürk’ün, Kaman’dan hareketle Beynam köyüne gelişi, buradan da Ankara yönüne hareketi, ancak yolların karla kapalı oluşu nedeniyle geceyi, geri dönerek Beynam’da geçirmesi.

26 Aralık 1919 – İngiliz Yüksek Komiseri Amiral J. de Robeck’in General Milne’e söyledikleri: “Mustafa Kemal hareketinin bastırılması, şüphesiz pek çok istenir; fakat çok büyük bir kuvvet gerekmektedir.   İğneleme  politikası   büsbütün  akılsızlık olur.” [Kocatürk]

27 Aralık 1919 – Mustafa Kemal Paşa’nın Heyet-i Temsiliye üyeleri ile Ankara’ya geldiği 27 Aralık 1919 günü kendisini karşılayanların başında yine bir din adamı bulunmaktaydı.

27 Aralık 1919 – Mustafa Kemal’in Heyet-i Temsiliye üyeleriyle birlikte Ankara’ya gelmesi ve büyük törenle karşılanması. (Mustafa Kemal, şehre girdikten sonra vali odasında bir müddet istirahat ederek çay içmiş, daha sonra 20’nci Kolorduyu ziyaret etmiş, buradan da kendisine ve arkadaşlarına ayrılan Ziraat Mektebine gelmiştir.) Mustafa Kemal’in bütün teşkilata, “Ankara’ya geldiğini ve Heyet-i Temsiliye Merkezinin Ankara olduğunu” bildiren telgrafı.

27 Aralık 1919 – Samsun’da ateşlediği kurtuluş mücadelesinin ardından Erzurum ve Sivas kongrelerini toplayan Mustafa Kemal Paşa, Heyeti Temsiliye üyeleriyle Sivas’tan Ankara’ya geldi.

27 Aralık 1919 – Mustafa Kemal bir genelge yayınlayarak Ankara’nın bir merkez olduğunu belirtti. Ankara (il merkezi ve Türkiye’nin başkenti): Millî Mücadelede Kurtuluş Savaşının yönetim merkezidir. Atatürk Ankara’ya ilk kez 27 Aralık 1919’da gelmiştir. 23 Nisan 1920’de Ulus’taki meclis binasında 120 üye ile açılan ilk meclisimize seçilen Ankara Milletvekilleri M. Kemal Atatürk, Ali Fuad Cebesoy, Hacı Atıf, Hacı Mustafa, Ömer Mümtaz, Hilmi, Rüstem, Şakir ve Şemseddin Beylerdir. 13 Ekim 1923’de Türkiye’nin başkenti olmuştur. 29.10.1923’de Cumhuriyet Ankara’da ilân edilmiştir. Cıımhuriyet’in ilk Ankara Valisi Murad Bey, ilk Belediye Başkanı Ali Haydar Bey’dir.

27 Aralık 1919 – Atatürk’ün, Anadolu ve Rumeli Müdafaa-i Hukuk örgütüne, “Ankara’ya geldiğini ve Heyet-i Temsiliye Merkezi’nin Ankara olduğunu” bildiren telgrafı.

27 Aralık 1919 – Mustafa Kemal’in, Heyeti Temsiliye (Temsilciler Kurulu Karargâhı) ile birlikte Ankara’ya gelmesi. Atatürk’ün, Heyet-i Temsiliye üyeleriyle beraber sabah Beynam köyünden otomobille hareket ederek öğleden sonra Ankara’ya gelişi ve büyük törenle karşılanması (Atatürk, şehre girdikten sonra vali odasında bir müddet istirahat ederek çay içmiş, daha sonra 20. Kolordu’yu ziyaret etmiş, buradan da kendisine ve arkadaşlarına ayrılan Ziraat Mektebi’ne gelmiştir). [Kocatürk]

27 Aralık 1919 – Atatürk Ankara’ya gitmeden önce, Rıfat Efendi’ye haber vermişti. 27 Aralık 1919’da Atatürk Ankara’ya geldiğinde Rıfat Efendi, “Hoş geldiniz, safa geldiniz. Kademler getirdiniz. Memleketimizi aydınlattınız. Canla başla sizinle beraberiz” diyerek Atatürk’ü karşılamıştı. (Şapolyo, age, s. 353, 371, 372 Kansu, age. C.2, s. 498).

27 Aralık 1919 – Sivas’tan yola çıkan Heyet-i Temsiliye Ankara’ya girerken, seymenler, dervişler, esnaf, okullardaki öğrenciler ve kalabalık bir halk topluluğu tarafından karşılandı.

27 Aralık 1919 – Atatürk’ün Ankara Ziraat Mektebi (Tarım Okulu) ziyareti.

27 Aralık 1919 – İngiltere’nin kontrol subayı Rawlinson yeniden Erzurum’a gelerek Kazım Karabekir’le bir görüşme yaptı.

28 Aralık 1919 – Mustafa Kemal Ankara’daki faaliyetlerine başladı. Ziraat Mektebi’nde yaptığı toplantıda şehrin ileri gelenlerine amaçlarını ve Milli Hareket’in programını anlattı.

28 Aralık 1919 – Atatürk’ün,   Ziraat  Mektebi  salonunda Ankara  halkına, memleketin içinde bulunduğu durumu anlatan uzun konuşması: “Efendiler! Millî örgütümüzün bugün izlediği amaç, vatanın parçalanmaktan ve milletin esaretten kurtarılmasına yöneliktir!” [Kocatürk]

28 Aralık 1919 – Mustafa Kemal, Ankaralılarla bir konuşma yaparak durumu anlattı.

29 Aralık 1919 – Urfa’da Kuvayı Milliye kuruldu.

29 Aralık 1919    Mustafa Kemal Paşa’nın, Heyet-i Temsiliye ile görüşmek üzere milletvekillerinin Ankara’ya gelmesi hususundaki genelgesi yayınlandı.

29 Aralık 1919    Mustafa Kemal’in ordudan atılmadığı, istifa ettiği, alınan nişan ve madalyalarının geri verilmesi üzerinde Meclis-i Vükela (bakanlar kurulu) kararı alındı.

29 Aralık 1919 – Mustafa Kemal seçilmiş olan bütün mebuslara çağrı yaparak Ankara’ya gelmelerini istedi.

29 Aralık 1919 – Atatürk’ün, Anadolu ve Rumeli Müdafaa-i Hukuk Cemiyeti Heyet-i Merkeziyelerine bildirisi: “…Görüşme yeri olarak Ankara seçilmiştir. Muhterem milletvekillerinin Ocak’ın beşinden itibaren Ankara’ya ulaşmaları beklenir.”

29 Aralık 1919 – Harbiye Nazırı Cemal Paşa’nın, Atatürk’e telgrafı: “…Birçok yüksek rütbeli subay açıktadır. Tutulan yol, kolordulara general ve korgeneral ve daha yukarısı, tümenlere albay rütbesindeki subayların tayini imkânını aramaktır. Nezaretin görüş noktasının yüksek niyetlerinize karşı bulunmasını uygun görmediğim gibi, Anadolu’ya büyük rütbeli çokça subay göndermiş olmak, açıkta kalmış muktedir yüksek rütbeli subayların terfilerini temin gibi düşüncelerin, sizin gayenizi kolaylaştıracağını ümit etmek hakkını, önemle ve hararetle muhafaza etmekte olduğumu arz ederim.”

29 Aralık 1919 – Atatürk’ün, Harbiye Nazırı Cemal Paşa’nın 29 Aralık 1919 tarihli telgrafına cevabı: “Barışın gerçekleşmesinden önce, tasarlanan ve uygun bulunan prensibin uygulanması çok büyük sakıncalar doğurur. Harpte yararlık göstererek makam ve mevki kazanmış kimseleri ast durumuna sokmak doğru olamaz. Bu zamansız girişimler, milli örgüt için çalışmakta olan kimselerin iş başından ayrılmalarını ve bu suretle millî birliğin zarar görmesine sebep olur. …Küçük rütbeli subayların ve doktorların ise bir an evvel gönderilmesi lâzımdır.”

29 Aralık 1919 – Vükelâ Meclisi’de, Atatürk hakkındaki 9.8.1919 tarihli askerlik mesleğinden çıkarılması ve madalyalarının geri alınması kararının düzeltilmesi ve kendisinin askerlikten çıkarılma değil, istifa etmiş olduğunun kabulü ile alınan nişan ve madalyalarının iadesi hakkında yeni karar alınması. (Bu kararın Vahdettin tarafından onayı: 4 Şubat 1920). [Kocatürk]

30 Aralık 1919 – Mustafa Kemal Misak-ı Milli metni üzerinde çalışmaya başladı.

30 Aralık 1919 – Atatürk’ün, Epoka gazetesi İstanbul muhabirinin yazılı sorularına cevapları: “Milletin arzuları Sivas Kongresi’nin resmî bildirgesinde açıkça gösterilmiştir. Örgüt, milletin bu arzusu yerine gelinceye kadar vazifesini yapmada, hatta genişlemede devam edecektir.”

30 Aralık 1919 – Atatürk’ün Sivas Valisi Reşit Paşa’ya telgrafı: “…Asayişin tam korunması ve her fırsattan yararlanarak Kuva-yi Milliye’nin büyüklük ve kuvvetinin dost ve düşmana gösterilmesi önemle tavsiye olunur.”

30 Aralık 1919 – Kâzım Karabekir’in, Atatürk’e İngiliz Yarbayı Rawinson’la yaptığı görüşmeyi ve yarbayın Mustafa Kemal’le görüşme arzusunu bildiren telgrafı. [Kocatürk]

30 Aralık 1919 – Atatürk’ün Ankara Sultanîsi (Erkek Lisesi) ziyareti.

31 Aralık 1919 – Atatürk’ün, Yunanlıların  İzmir’i ilhaka karar vermeleri karşısında izlenecek hareket bakımından komutanlara yazısı: “..Böyle bir hale karşı bütün kuvvet ve araçlarımızla Yunanlıları vatanımızdan kovmak zarureti karşısında kalacağız.”

31 Aralık 1919 (Aralık sonu) – Atatürk’ün, rahip Frew’a Fransızca mektubu: “…İstanbul muhitinde sizinle bağlantı kuran bazı gafil ve menfaat düşkünü kimselerin, sizi yanlış yönlere sevk ettiklerini pek büyük teessüfle anlıyorum. Özellikle Sait Molla ile tertipleyip uygulamasına başladığınız, güvenilir kaynaklardan haber alınan plânın, İngiliz milletinin cidden kınanmasını gerektirecek bir nitelikte olduğunu söylememe müsaadenizi rica ederim. Milletimiz, Sait Molla’nın değil, fakat gerçek vatanseverlerimiz gözüyle görüldüğü takdirde, böyle plânların artık memleketimizde ve milletimiz üzerinde uygulama imkânı kalmadığına kolaylıkla hükmolunur. …Ancak bu hususta garipliği itibariyle şunu da söylemek mecburiyetindeyim ki, siz bir din adamı iken siyaset oyunlarında ve özellikle kanlı çatışmalarla sonuçlanacak vaziyetlerde rol almak sevdasında bulunmamalıydınız!” [Kocatürk]


Büyük nutukBu memleket tarihte Türk’tü, şimdi de Türk’tür ve ebediyen Türk olarak yaşayacaktır. (1923, Adana) Gazi Mustafa Kemal ATATÜRK

Not: Lütfen varsa hata ve noksanları yorum yaparak bildiriniz.

Sayfayı yazdırın Sayfayı yazdırın

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir