TEĞMEN BEKİR SITKI

Kahramanlarımız

TEĞMEN BEKİR SITKI

Topçu Teğmeni Bekir Sıtkı, Haymana’nın Yeni Mehmetli Köyü yakınlarında mevzilenen toplarının gerisindeki çadırının önüne oturmuş, yufka ekmeğine peynir dürmüş yiyordu. İlerideki yamacın dibinde batarya erleri saç üstünde ekmek yapıyorlar, et kızartıyorlardı. Ortalığı kızarmış et kokusu sarmıştı.

Bekir Sıtkı, 15 nci Skoda Obüs Bataryası Komutanıydı. Yirmi bir yaşında genç bir teğmendi. Bataryasındaki erlerin çoğu orta yaşlı, gün görmüş kişilerdi. Birinci Dünya Savaşında İngilizlere tutsak düşüp de tutsak kamplarından yeni dönenler çoğunluktaydı. Cephe Komutanlığı emrinde bağımsız bir bataryaydı. Çarpışmaların durumuna göre hangi birliğe topçu desteği gerekiyorsa, oraya gönderiliyor, o birliğin emrine giriyordu. Bataryasını da emrine girdiği birlik doyuruyordu.

Dün akşam desteklediği birlik ileriye yürümüş, kendisine de ikinci bir emre dek bulunduğu yerden ayrılmaması bildirilmişti. Bugün öğleye dek bir emir gelmeyince, erlerini doyurmak için Yeni Mehmetli köyüne gitmiş, köylülerden yiyecek bir şeyler istemişti. Köylüler bolca un, biraz yufka ekmeği, biraz peynir vermişlerdi. Köylülerin fakir olduğu belliydi. Fakat, gözüne bir koyun ilişince, erlerinin iki haftadır et yüzü görmediklerini anımsayarak, koyunu istemekten kendini alamamıştı. Köylüler biraz gönülsüz davranınca, zorla almıştı koyunu.

Teğmen Bekir Sıtkı durumunun sonuna geldiği sırada, bataryanın dev yapılı gözetleme çavuşu, elinde saç ekmeği, onun üstünde bir parça kızarmış etle yanına yaklaştı :

Komutanım, buyurun size de bir lokma azık getirdim.

Sağol Cafer Çavuş. Görüyorsun ben karnımı doyurdum. Arkadaşlar buyursun, yesinler. Afiyet olsun.

Efendim! Eğer bu etle ekmek haramsa, neden bize yediriyorsunuz? Helalsa siz de yiyeceksiniz. Arkadaşlarım size bakıyorlar.

Sesi titriyordu çavuşun. İnandığı bir şeyi savunuyordu. Komutanına karşı geldiği duygusuna kapılmış, alnı sıkıntıdan boncuk boncuk ter dolmuştu.

Teğmen Bekir Sıtkı, erlerine biraz daha fazla et düşsün diye peynir dürümü yemişti. Alınan koyunun sorun yaratacağını hiç düşünmemişti. Erlerin gösterdikleri duyarlılıktan utanmış, heyecanlanmıştı. Dolu dolu olan gözlerini Cafer Çavuştan gizlemeye çalışarak, yürüdü :

Haydi arkadaşlarının yanına gidelim, hep beraber yiyelim.

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir