İşgali Kötü Bulmayan Bir Siyasa

İşgali Kötü Bulmayan Bir Siyasa

Büyük nutuk

Baylar, anımsarsınız, İngilizler Merzifon’u ve arkasından Samsun’u boşaltmışlardı. Bu nedenle ve Ferit Paşa Hükümetinin düşmesi üzerine, Sivas halkı fener alayı yaptı, gösterilerde bulundu. Birtakım söylevler verildi. Bu sırada halk da “Kahrolsun işgal!” diye bağırdılar. Sivas’ta çıkmakta olan İradei Milliye (Ulusal İrade) gazetesi, bu olayı olduğu gibi yazdı. Dahiliye Nazırı Damat Şerif Paşa, bu gazetenin haberini söz konusu ederek Sivas Valiliğine yaptığı bir bildirimde: “Kahrolsun işgal! gibi yazılar, hükümetin şimdiki siyasasına uygun değildir.” diyordu.

Bu ne demektir, baylar? Hükümet, düşmanların yurdumuza girişini kötü görmeyen bir siyasa mı güdüyordu? Yoksa: “Kahrolsun işgal!” denildikçe, ülkenin daha çok işgaline mi yol açılacaktı? İşgal ve saldırılar karşısında ulusun durup susması, işgalden üzülmüş görünmemesi mi akla ve siyasaya uygundu?

Böyle bozuk ve hayvanca bir düşünce batış ve dağılış uçurumuna dek tekmelenmiş bir devleti kurtarabilecek siyasaya temel olabilir miydi?

İşte bunun üzerine, 13 Ekim 1919’da Harbiye Nazırı Cemal Paşa’ya çektiğim bir telde: “Yurdun kimi yerlerinin boşaltıldığını gören ulusun, böylece ve daha da belirgin olarak, duygusunu göstermesini pek uygun ve yerinde gördüğümüzü” bildirdikten ve: “Ulusun gerçek duygularına dayanarak hükümetin, haksız işgalleri tanımadığını resmi siyasa diliyle bildirmesini ve Ateşkes Anlaşması hükümlerine aykırı olarak, düşmanların bugüne dek işlerimize karışmalarını protesto etmesini ve düzeltme istemesini beklemekteyiz.” dedikten sonra: “Bu durumdan yararlanarak, hükümetin güttüğü siyasada, Heyeti Temsiliye’ce daha öğrenilmemiş yönler varsa aydınlatılmasını” rica ettim. (belge 153)

Delegemiz ve Harbiye Nazırı olan Cemal Paşa’nın verdiği yanıt çok ilgi çekicidir. (belge: 154) 18 Ekim 1919 günlü olan bu yanıtta, şu cümlelerin anlamları dikkate değer : “Ulusal isteklere uygun olarak işleri yürütme sorumluluğunu yüklenen İstanbul Hükümeti, tutumunda ve yürütümünde siyasanın gereklerini kollamak, yabancılara karşı daha konukseverce ve ılımlıca davranmak zorundadır.”

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir