Atatürk’ün büyük nutkunun özellikleri nelerdir

Atatürk’ün büyük nutkunun özellikleri nelerdir

Atatürk’ün büyük nutkunun özellikleri nelerdir

Ulu Önder Atatürk, 15-20 Ekim 1927 günlerinde, TBMM toplantı salonunda, öğleden önce ve öğleden sonra olmak üzere, altı gün süre ile her gün iki toplantıda konuşmuş ve Nutuk’un tamamı 36 saat 31 dakikada okunmuştur.

Büyük Nutuk’un olaylar bakımından kapsamı 19 Mayıs 1919 – 20 Ekim 1927 Dönemi içinde geçmiş olaylardır. Ne var ki Atatürk 1919’dan önceki olaylara değinirken, bunları “Tarih Felsefesi” diyebileceğimiz bir görüşle anlatmaktadır. Osmanlı’nın çöküşü ve cumhuriyetin doğuşu arası dönem sebep ve sonuçlarıyla anlatılmıştır.

1927 yılının ilk yarısı içinde, Atatürk’ün yakın çevresi, O’nun, Millî Mücadele ve Cumhuriyet tarihine ışık tutacak büyük bir Nutuk hazırladığını, yoğun çalışmasından ve yazılan bölümlerin akşamları ‘kendilerine okunmasından, öğrenmiş, günlerce uykusuz kalan, çalışması esnasında fazla sigara içen ve aşırı derecede yorularak büyük bir stres ile Nutuk üzerindeki çalışmalarını sürdüren Atatürk, bu yoğun çalışma sonucu, Haziran ayı ortalarında bir kalp krizi geçirerek çalışmalarını kesintiye uğratmış ve 30 Haziran 1927 günü, 16 Mayıs 1919’dan beri yani sekiz yıldır uzak kaldığı İstanbul’a ilk defa gelmiş ve 30 Eylül’e kadar orada kalarak 500 sahifeyi geçen bir eseri kendi el yazısı ile yazarak ve yüzlerce vesikayı da bizzat toplayarak “Büyük Nutuk”unu tamamlamıştır.

Özellikleri;

1. Nutuk’ta olaylar, 19 Mayıs 1919’dan başlayarak ve genellikle kronolojik bir sıra içinde, fakat diğer kitaplarda olduğu gibi bölümlere, alt bölümlere ayrılmadan, ard ardına sürekli bir akış içinde anlatılmaktadır. 1934 yılında yeni Türk harfleri ile yapılan baskısında ise kenar başlıklar konulmuştur. O tarihte Atatürk’ün hayatta olduğu hatırlanırsa kenar başlıklar için onayının alındığı düşünülebilir.

2. Nutuk’ta kullanılan belgelerin bir kısmı metin içinde verilmiş, büyük bir kısmı da “Vesikalar”ı oluşturan cilde alınmıştır. Bu cildin ilk bölümünde 226 belge, ikinci bölümünde ise, sıra numarası verilmeksizin, Trakya teşkilâtına ait belgeler yer almaktadır.

3. Nutuk’un okunduğu CHP Kongresi’nin ilk oturumunda hazır bulunan ABD’nin ilk büyükelçisi Joseph C. Grew hatıralarında “… İnce fakat çok müzikal bir sesi var. İyi okuyor. Vesikalara sıra geldiğinde bunları, Millet Meclisi Başkanlık Divanı Katibi Ruşen Eşref Bey’e verip okutuyordu” diye yazmaktadır.

4. Nutuk, Atatürk’ün bir nevi siyasî vasiyetnamesi olan “Gençliğe Hitabı” ile sona ermektedir.

5. Nutuk, baştan sona, belgelere dayanarak yazılmıştır.

6. Söylev okunan ve kaynak olarak kullanılan bir kitaptır. Daha doğrusu ana kaynaktır. Türk Kurtuluş Savaşı, Türk Devrim Tarihi alanlarındaki ağırbaşlı araştırmalar yapan hiç kimse bu kaynaktan yararlanmadan edemez. Cumhuriyet dönemi Türk tarih literatürü Söylev’den parçalarla doludur. Gerçi bu literatür çok zenginleşmiş, bu alanda yeni belgeler, yeni yapıtlar ortaya konmuştur. Ama bütün bu yayınlar Söylev’i eskitememiştir. Söylev klasikleşmiş bir anıt olarak dimdik ayaktadır. Nutuk, inkılap tarihimizin birinci elden çok önemli bir kaynağıdır . Atatürk Nutuk’u hazırlarken birçok belgeyi (telgraf, mektup, anlaşma metni, deklare, nota, emir vb.) incelemiştir. Bu tarihi yapan ve yazanın aynı olması ise Nutuk’un önemini daha da artırmaktadır.

7. Atatürk’ün kaleminden çıkmış bu belgesel söylevin bir nutuk olmaktan öteye başka özellikleri olduğu da düşünülebilir. Nitekim Yusuf Akçura ve Falih Rıfkı Atay, Nutuk’un Kurtuluş Savaşı ve Cumhuriyet Tarihi için bir ana kaynak olduğunu söylerken, Mustafa Nihat Özün “Bu Nutuk, Milli Mücadele’nin en salâhiyetle yapılmış tarihidir” demekte, Hasan Ali Yücel ise; “Bize bıraktığı çağdaş Türkiye’nin kurtuluş tarihi” diye yazmaktadır.

8. Nutuk, en yetkili kişi tarafından ortaya konulmuş bir eserdir.

9. Olaylar, Atatürk’ün Samsun’a çıkışından TBMM’nin açılışı, TBMM Hükümetleri dönemi ve 1923-1927 dönemi olmak üzere üç aşama halinde ele alınmıştır.

10. Nutuk’un Rusça dışındaki yabancı dillerde yayınlanması işi Almanya’nın Leipzig şehrindeki K.F.Kohler yayınevine verilmiş, kitabın Almanca, Fransızca ve İngilizce basıları bu yayınevi, Rusça baskısı ise Sovyetler tarafından gerçekleştirilmiştir.

11. Tarihçi olmayan Atatürk’ün Nutku’nu bir tarihçi objektifliği ve tarafsızlığı içinde yazdığı da söylenemez. Zira Atatürk’ün bütün resmî sıfatlarından önce bir ihtilâlin lideridir. O bu hareket, kişisel yetenekleri ve komutanlık şöhretinden başka, her şeyi elinden alınmış olarak başlamış olmasına rağmen, iktidar olmuş, yeni bir düzen getirmiş, lâik Cumhuriyet’i kurmuş ve eserini içeride ve dışarıda her zaman korumasını bilmiştir. İşte bu büyük olayın hikâyesi olan “Büyük Nutuk”ta tarafsızlık aramak ise eşyanın tabiatına aykırıdır.

12. Atatürk Büyük Nutuk’ta: “Efendiler aldığımız fevkalâde tedbirlerin tatbikine lüzum kalmadığı görüldükçe onların tatbikatından vazgeçildi” diyerek, TBMM’nin üçüncü dönemi için yapılan seçimlere, İstiklâl Mahkemeleri’nin kaldırılmış olarak,  gidildiğini örnek göstermiş ve bilindiği üzere bu nutuk, 1 Kasım 1927’de açılacak olan yeni Meclis’in toplanmasından önce okunduğu için, Türk iç politikasında bir dönemin sonu ve yeni bir dönemin başlangıcı olmuştur.

13. Atatürk, Büyük Nutuk’u ile, eski hesap ve çekişmeleri geride bırakıp, yeni hamleler için bir dönem açarken, 1923 Eylül’ünde Anadolu ve Rumeli Müdafaa-i Hukuk Cemiyeti’nin siyasal bir partiye dönüştürülmesi suretiyle kurulan CHP’nin kuruluşuna “Büyük Kongremiz Sivas Kongresi’nden sonra teşkilâtımızın ikinci büyük kongresi oluyor” sözleriyle şerefli bir mazi kazandırmış ve bundan da önemlisi Parti’ye, Anadolu ve Rumeli Müdafaa-i Hukuk Cemiyeti’ne egemen olan “Millî Mücadele ruhu”nu aşılamak istemiştir.

14. Atatürk’ün Büyük Nutuk’u CHP Kongresi’nde okumakla vardığı bir diğer siyasal hedef; Nutuk’un tamamen Kongre’ce onaylanmasıdır. Gerçekten altı gün süren Nutku dinleyen CHP Kongresi, buna Erzurum milletvekili tarihçi Necip Asım Bey’in ağzından cevap vermiş, Necip Asım’ın hazırladığı Cevabî Nutkunu Kongre Divan Kâtibi Ruşen Eşref okuduktan sonra, Necip Asım’ın “… Gazi Hazretlerinin Nutuklarını tamamen ve harfiyen tasvip ve millet namına Kongre Heyet-i Umumiyesi’nin imzalariyle, tahriren, arz-ı teşekkür ve takdirat edilmesini, Büyük Kongre’ye arz ve teklif ederim” diyen takriri oya sunulmuş ve Kongre’ce, oybirliği ile kabul edilmiştir. Bu suretle CHP, Atatürk’ün 19 Mayıs 1919’dan Nutuk’un söylendiği ana kadar bütün icraatının sorumluluğunu kabul ve savunma görevini yüklenmiş bulunmaktadır.

15. Nutuk, Kurtuluş Savaşı’nın ve Cumhuriyet döneminin standart ve klâsik ölçülerde bir tarihi değildir. Zira bu dönemlere ait bazı konular Nutuk’ta yoktur. Ama Nutuk’un klâsik ölçülerde bir tarih kitabı olmaması onun değerini küçültmez ve kaybettirmez. Nutuk bir anı olarak da Kurtuluş Savaşı ve Cumhuriyet tarihine “Ana Kaynak” olma niteliğini daima sürdürür. Zira tarihçiler bu dönem üzerinde çalışırken, ilk elden çıkmış bir kaynak olan ve Hareket’in lideri tarafından yazılan “Büyük Nutuk”a başvurmak zorunluluğunu duyacaklardır.

16. Hadiseleri gayet objektif olarak anlatan ve belgelerini veren Nutuk’un tek cümlesini bile bugüne kadar yaşanan olaylar ve gelişmeler olaylar yalanlayamamıştır.

17. Büyük Nutuk, tarihte de az rastlanan ve bir devlet kurucusunun milletine hesap verme örneğidir. Büyük Nutuk’un müsveddeleri 506 sahifedir.

18. Son sahifede yer alan “Gençliğe Hitabe” için “ başkası yazmıştır, yahut şöyledir böyledir diye birçok söylentiler vardır” diyen Merhum inan, tanık olduğu olayı şöyle anlatır: “Sıcak bir yaz gününün gecesi Atatürk’ün çevresinde kalabalık bir aydınlar topluluğu vardı… O âdeta arkadaşlarına bir sürpriz hazırlamanın sevinci içinde ‘Oturunuz ve dinleyiniz’ diyerek- Nutuk’un sonuna koyacağı satırları yüksek sesle okumaya başladı… Bütün Millî Mücadele’nin tarihi olan Nutuk bu satırlarla son bulacaktı. Atatürk, bu metni okuyup bitirdiği zaman, derin bir nefes almış, fakat iki damla gözyaşını da bizlerden saklamamıştı… Atatürk coşmuş konuşuyor ve bu defa başkalarına, diğer akşamlar olduğu gibi, konuşma fırsatı vermiyordu. O, Türkiye Cumhuriyeti’nin geleceği üzerinde duruyordu. ‘Tarihi yaşadığımız gibi yazdık, fakat geleceği Cumhuriyet’e inananlara, onu koruyanlara ve yaşatacak olanlara emanet etmek gefekiyor diyordu… O Türk gençliğinin sağ duyusuna, milliyetçiliğine, vatan sevgisine inandığını ve onlara güvendiğini söylüyordu. 505-506 sahife numarasını taşıyan bu son yapraklarda hemen hiçbir düzeltme yoktu. Yazı Atatürk’ündür”. Prof. Dr. Afet İnan bildirisine şu sözlerle son vermektedir: “Atatürk, Büyük Nutuk’u belgelere ve o devrede sorumlu kişilerden aldığı notlara dayanarak yazmış; fakat aynı zamanda arkadaşlarının eleştirilerini de dikkate almıştır. Yalnız Atatürk’ün bütün yazılarında kendine has üslûbu ve fikirleri hâkim olmuştur”.

19. Nutuk sadece tarihi olay ve gelişmeleri kaleme alan bir eser değil aslen geleceğe yönelik ve beka tabanlı olarak Türkiye Cumhuriyeti’nin korunması noktasında iç ve dış tehditlere karşı Türk gençliğine yol gösterici niteliktedir.

20. Bazı İngiliz gazetelerinin de paylaştığı iddiaya göre Atatürk Söylev’de eski arkadaşlarının İstiklâl Savaşı’ndaki rollerini küçültmek, kendi rolünü ise yüceltmek istemiştir. Oysa Atatürk sadece olayları anlatmış ve bazı belgeler yayımlamıştır. Nitekim daha sonra yapılan yeni araştırmalar ve yayınlanan yeni belgeler, O’nun tartışmasız tek lider olduğunu daha ayrıntılı biçimde ortaya koymuştur.

21. Büyük Nutuk’un konusu, esas itibariyle, mefhumlar ve fikirler değil, olaylar ve bu olayların dayandırıldığı vesikalardır. Mustafa Kemal’in tezinin haklılığını, Millî Mücadele, Cumhuriyet’in kuruluş ve Hilâfet’in kaldırılması ve Devrimler teyit etmiş, Sarayın ve İstanbul Hükümeti’nin ve daha sonra ortaya çıkan muhalefetin karşıt görüşleri yani anti-tezleri ise başarısızlığa uğrayarak iflas etmiştir.

22. Nihayet Büyük nutuk, sadece Türk milletinin var olma mücadelesi ve geleceğe emin adımlarla yürüme prensiplerini ortaya koyan bir eser olmanın yanısıra, bağımsızlık ve çağdaşlaşmak yolunda yapılması gerekenleri göstermesi bakımından bağımsızlık ve özgürce yaşam mücadelesi veren tüm milletlere de örnek olmakta ve ışık tutmaktadır.

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

35 − 26 =