ALBAY REŞAT

Kahramanlarımız

ALBAY REŞAT

Tarihi, insanlık tarihi ile başlayan yüce Türk milletinin askerî başarılarının sınır tanımazlığına örneklerin bu kadar çok olduğu bir ortamda, kahramanlık örneklerinin seçimi de elbette zor olacaktır. Ordular seviyesindeki başarılardan tutun da en küçük rütbesiz erine kadar her seviyede ve her şahsı ile destanlar yaratan bir milletin tarihinden, doğaldır ki her yaştan vatan evladı destan yaratacak niteliktedir.

Bu destanların yaratılma şartlarını ve destan yaratanları bugünkü değer yargıları ile değerlendirmek, bizi gerçek doğrulara bazen götürmeyebilir. Olaylar ve kahramanlıklar o günün şartları ve değer yargıları ile değerlendirilir, kahramanlığın ve kahramanların gerçek boyutları daha sağlıklı biçimde ortaya çıkar.

Böyle bir değişik değerlendirmeye örnek olarak 57 nci Tümen Komutanı Albay Reşat’ın Kurtuluş Savaşı sırasındaki durumunu verebiliriz.

Büyük Taarruz’da 57 nci Tümene, hedef olarak, bir yıldan beri Yunanlar tarafından çok kuvvetli olarak tahkim edilmiş olan Kızıltaş-Çiğiltepe ve Kızlar Yaylası gibi birbirinden dik üç bölge verilmişti. 57 nci Tümen yaptığı taarruzla ilk hedef olan Kızıltaş’ı ele geçirmesine rağmen, Yunanlar tarafından çok iyi savunulan Çiğiltepe’yi bir türlü zapt edememişti. Tümen Komutanı Albay Reşat en ileri hatlardaki erlerle birlikte Yunanlara karşı çarpışarak erlerin moralini düzeltiyor; fakat, tümenin taarruz temposu gittikçe yavaşlıyordu.

Biraz sonra telefonla Başkomutan ATATÜRK’ün emri gelmişti. Emirde; “Reşat Bey, tümeninizin harekâtı yavaşladı. Bütün cephe durumuna etki ediyorsunuz.” deniliyordu. Bunun üzerine verilen kayıplara bakılmaksızın tümence taarruz defalarca tekrarlandı. Albay Reşat son taarruzdan önce emir subayı ile “Paşa’ya söyleyiniz, Çiğiltepe yarım saate kadar alınacaktır, rahat olsunlar.” haberini gönderdi. Savaş tekrar şiddetlendi. Yunanlar karşı taarruzlarla bu taarruzu da sonuçsuz bıraktı. Yarım saat dolduğu hâlde Çiğiltepe hâlâ ele geçirilmemişti.

Bunun üzerine Albay Reşat, bir kâğıda bir şeyler yazarak emir subayına verdi. Bu kâğıtta; “Verdiğim sözü yerine getiremedim, artık yaşayamam.” yazılıydı. Albay Reşat hemen oracıkta tabancasıyla hayatına son vermişti.

Komutanlarını bu tepenin alınamayışından dolayı yitirdiklerini öğrenen tümen personeli, duyduğu üzüntüyle coştu ve heyecanlandı. Albay Reşat’ın ölümünden yarım saat sonra Çiğiltepe ele geçirildi. Verilen söz yerine getirilmiş, başarı sağlanmış; ama, verilen sürede olmadığından askerî onur, realiteden ağır basmış, Albay Reşat zaferi görememişti.

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

38 − = 31