1921 yılında Atatürk

Atatürk takvimi

1921 : BAŞKOMUTAN MUSTAFA KEMAL.


3 Ocak 1921 – Türkiye, Ermenistan’la barış anlaşması yaptı.

3 Ocak 1921 – Atatürk; “Bütün mazlum milletler zalimleri bir gün yok edecektir.” (Sinan Meydan, 1923, 3. Baskı, s.91.)

3 Ocak 1921 – Atatürk’ün, -Dışişleri Bakan Vekili Ahmet Muhtar Bey’in dış siyasetle ilgili beyanatı münasebetiyle- Büyük Millet Meclisi’nde konuşması: “Hükümetin siyaseti, gayet belirgin ve açık bir siyasettir ve bu siyasette ekseriyetimize veya heyet-i umumiyemize değil, milletin heyet-i umumiyesini dayanmakta olduğuna tam kanaati vardır.” [Kocatürk]

4 Ocak 1921 – Atatürk’ün, “Daily Express” muhabirine demeci: “Türkiye Türklerindir.”

5 Ocak 1921 – Çerkez Ethem ve kardeşleri, işgal kuvvetleri tarafına geçtiler.

5 Ocak 1921 – Kral Konstantin, Yunan Parlamentosu’nda ordunun Yunanistan’ın milli amaçları için mücadele ettiğini, bu nedenle halkın destek ve yardımda bulunmasını söyledi.

5 Ocak 1921 – Atatürk’ün, Dağıstan’ın bağımsızlığının, Sovyet Rusya tarafından tanınması münasebetiyle Lenin’etelgrafı.

6 Ocak 1921 – Yunanlılar, Eskişehir’e doğru ilerlemeye başladı. Yunan Ordusunun Eskişehir, Bursa ve Uşak cephelerinden geniş bir hat boyunca taarruza geçmeleri.

6-10 Ocak 1921 – Birinci İnönü Muharebesi

6 Ocak 1921 – TBMM düzenli ordusu Yunan ordusu ile ilk kez karşı karşıya geldi. (Birinci İnönü) Beş gün süren savaş zaferle sonuçlandı.

7 Ocak 1921 – Lenin’in,  Dağıstan’ın bağımsızlığının  ilânı  vesilesiyle 5 Ocak 1921’de bir mesaj gönderen Atatürk’e cevap telgrafı.

7 Ocak 1921 – Batı cephesi birlikleri Çerkez Ethem’le çarpıştı.

8 Ocak 1921 – Çerkez Ethem’e bağlı kuvvetler yeniden saldırıya geçerek Gediz’i ele geçirdi ve ardından Kütahya yönüne doğru ilerlemeye başladı.

8 Ocak 1921 – Çerkez Ethem 1000 kişilik çetesiyle Kütahya’ya girdi.

8 Ocak 1921 – Mustafa Kemal mecliste bir konuşma yaparak Çerkez Ethem’le birlikte konünistleri suçladı.

8 Ocak 1921 – Ethem’in ağabeyi Çerkez Reşit’in mebusluğu düşürüldü.

8 Ocak 1921 – Atatürk’ün, Çerkeş Ethem ve kardeşlerinin isyanına dair Türkiye Büyük Millet Meclisi’nde konuşması: “…Efendiler, maksadımız meşrudur, başarı imanımız sarsılmazdır. Bu sebeple dahilde ve hariçteki düşmanlarımız ister çok ister az olsun, teşebbüslerinin genişliği ne olursa olsun kesin başarı, son başarı meşru bir maksat izleyenlerde kalacaktır.” [Kocatürk]

8 Ocak 1921 – Yunanlıların İnönü mevzilerinde taarruza başlaması ve Batı cephesi ordularıyla şiddetli çatışmalar olması.

8 Ocak 1921 – Yunan kuvvetleri ilerlemeye devam ederek Bozöyük önlerinden İnönü’ye kadar geldi. Bilecik ve Bozüyük’ün Yunanlılar tarafından işgali.

10 Ocak 1921 – İnönü mevzilerinde Yunanlılarla şiddetli çarpışmalar olması ve Birinci İnönü Zaferi.

10 Ocak 1921 – Birinci İnönü zaferi (Türklerin 8.500, Yunanlıların 15.816 askeri vardı.)

10 Ocak 1921 – Harp durumu hakkında Meclis’e bilgi verilmesine dair önerge münasebetiyle Atatürk’ün, son askerî hareketleri izah eden konuşması: “…Dün düşman İnönü civarındaki mevzilerimize temas etti. Cepheden taarruz durduruldu. Bugün aynı mevzilerde muharebe cereyan etmektedir.” [Kocatürk]

10 Ocak 1921 – 1920 yıl sonuna doğru Eskişehir ve Ankara’da silah ve cephane yapan fabrikalar bir merkez altına alınmaya başlandı. 10 Ocak 1921’de Milli Savunma Bakanlığı’na bağlı “İmalat-ı Harbiye Genel Müdürlüğü” kuruldu. Eski tren ve ray parçaları eritilerek kılıç, süngü, top kaması yapıldı. (Geldikleri gibi giderler, Kahraman Yusufoğlu)

11 Ocak 1921 – Batı cephesinde Yunanlıların geri çekilme kararını uygulamaya başlamaları.

11 Ocak 1921 – Yunan birlikleri, saldırının bittiğine karar verip, geri çekilmeye başladı. Takipten kurtulan Yunanlılar İnönü mevzilerinin gerilerine çekildi.

11 Ocak 1921 – Atatürk’ün, I. İnönü Zaferi münasebetiyle Batı Cephesi Komutanı İsmet (İnönü) Bey’e tebrik telgrafı: “…Bu muvaffakiyetin, mukaddes topraklarımızı düşman istilâsından tamamen kurtaracak olan kesin zafere bir hayırlı başlangıç olmasını Allah’tan diler ve bu kutlamanın umum Batı Ordusu er ve subaylarına iletilmesini rica ederim.” [Kocatürk]

12 Ocak 1921 – Çekilen Yunan kuvvetlerini takip harekâtı başladı. Bozöyük ve Söğüt işgalden kurtarıldı.

12 Ocak 1921 – Ayaklanan Çerkez Ethem kuvvetlerinin Kütahya bölgesindeki mevkilere taarruzu ve Batı cephesi kuvvetleri tarafından püskürtülmesi.

12 Ocak 1921 – Batı Cephesi Komutanı Albay İsmet Bey’in, Atatürk’ün tebrik telgrafına cevabı: “…Mukadderatımızı tam bağımsızlık ile üzerine almış olan Büyük Millet Meclisi’ne kayıtsız şart sız bağlılıktan aldığı manevî ve kutsî feyz ile mukaddes topraklarımızın kurtarılması vazifesini yerine getireceğine ordunun, kesin kanaatle emin bulunduğunu arz ve temin ederim.” [Kocatürk]

13 Ocak 1921 – Bilecik ve Domaniç de Yunanlılardan kurtarıldı.

13 Ocak 1921 – Çerkez Ethem’e bağlı birliklerle Kütahya’da çatışmalar oldu.

13 Ocak 1921 – Atatürk’ün, Birinci İnönü Muharebesi hakkında Türkiye Büyük Millet Meclisi’nde konuşması: “…Düşmana oranla az olan kuvvetlerimiz İnönü’de toplanmıştı. Burada vuku bulan meydan muharebesinde düşman, büyük kayıplarla mağlubiyeti his ve idrak etti ve hızlı bir şekilde geri çekilmeye başladı.” [Kocatürk]

14 Ocak 1921 – Refet Bey (Bele) komutasındaki kuvvetler Çerkez Et-hem’i Gediz’e doğru takibe başladı.

14 Ocak 1921 – Birinci İnönü’deki başarı Konya’da zafer alayları ile kutlandı.

16 Ocak 1921 – Atatürk, United Telgraf’ın sorularına verdiği bir cevapta Antep’te birçok kadın ve çocuğun Fransız askerlerince katledildiğini belirtti.

17 Ocak 1921 – Çerkez Ethem’e bağlı birliklerden bazıları teslim olmaya başladı. Ethem teslim olmayı reddetti.

17 Ocak 1921     Büyük Millet Meclisi, asi Ethem hakkında bir bildiri yayınladı.

17 Ocak 1921     Türk Heyeti görüşmelerde bulunmak üzere Tiflis’e gitti.

17 Ocak 1921 – Atatürk’ün, “United Telegraph” gazetesi muhabirine Türk Bağımsızlık Savaşı’nın amaçlarını açıklayan demeci: “…Siyasî, adlî, iktisadî ve malî bağımsızlığımızı imhaya ve neticede yaşama hakkımızı inkâra ve kaldırmaya yöneltilmiş olan Sevres Antlaşması bizce mevcut değildir. Bağımsızlık ve egemenliğimizin gereklerini temin edecek bir barışın yapılması son emelimizdir.” [Kocatürk]

20 Ocak 1921 – Teşkilât-ı Esasiye Kanunu (Anayasa)’nun TBMM’de kabulü. TBMM’nin oluşumunun ardından, 23 maddelik ilk anayasa kabul edildi. Mecliste bazı çevreler tarafından şiddetli eleştirilere maruz kalan Halkçılık Bildirisi ile benzeşen bir çok yanı olan Teşkilât-ı Esasiye Kanunu 1924′ e kadar yürürlükte olacaktır.

20 Ocak 1921 – Çerkez Ethem, eski arkadaşı Binbaşı Derviş Bey’in çağrısına rağmen yine teslim olmadı.

20 Ocak 1921 – Atatürk’ün, Türkiye Büyük Millet Meclisi’nde Anayasa görüşmeleri esnasında konuşması: “…Antlaşma ve barış yapma, vatan müdafaası ilânı, yani harp ilânı gibi yetkilerin, mevcut olan Kanun-i Esasî’de kime ait olduğu yüksek bilginiz içindedir. Halbuki zannediyorum ki milletin gerçek vekillerinden oluşan yüksek Meclis, artık bu yetkileri bir şahsa bırakmak istemiyor; kendi yapmak ve tamamen üzerine almak istiyor.” [Kocatürk]

21 Ocak 1921 – Ethem’in kardeşi Tevfik Bey Yunanlılarla bir teslim anlaşması imzaladı.

22 Ocak 1921 – Çerkez Ethem birlikleri tamamıyla yenildi.

22 Ocak 1921 – Ethem kendisine bağlı birlikleri serbest bıraktı. Kendisine bağlı Parti Pehlivan Refet Bey’in kuvvetlerine teslim olmayı reddederek, Yunanlıların hâkim olduğu bölgede gerilla biçimi eylemler yapmaya başladı.

22 Ocak 1921 – Çerkez Ethem kuvvetlerinin bir bölümü dağılır, ya da yeniden milli kuvvetlere katılırken, küçük bir bölümünün Yunanlılara sığınması. Çerkez Ethem yenildi. 700 askeriyle Yunanlılara sığındı.

22 Ocak 1921 – Kars’tan Erzurum’a gelen Mustafa Suphi ve arkadaşları burada saldırı ve hakaretlere uğradı.

22 Ocak 1921 – Mustafa Suphi’nin ölümünden altı gün önce mecliste uzun komünizm ve Mustafa Suphi tartışıldı. (Komünizmle işbirliği bazı üyeleri tedirgin etmişti. Mustafa kemal bu tedirginliği bertaraf etmiş, konuşmasında Bolşevik desteğine neden ihtiyaç duyulduğunu açıklamıştı.)

22 Ocak 1921 – Atatürk’ün, Türkiye Büyük Millet Meclisi’nin gizli oturumunda bolşeviklik propagandası yapanlarla ilgili görüşmeler esnasında konuşması: “…Şüphe etmiyorum ve hiç kimsenin şüphe etmeyeceğini zannediyorum ki, Büyük Millet Meclisi ve onun hükümetinin bugüne kadar izlediği siyaset, tamamen millî emellere uygundur. Bu siyasetin ne olduğunu tekrara lüzum görmem.” [Kocatürk]

23 Ocak 1921 – “Alemdar” gemisi, Milli Mücadele’ye katılmak üzere İstanbul’dan Karadeniz’e açıldı. (Arada Fransızların eline geçen gemi 28 Ocak günü silahsız mürettebatınca yeniden kurtarılmıştır.)

24 Ocak 1921 – Asi Ethem ayaklanması bastırıldı.

24 Ocak 1921 – Fevzi Paşa, İcra Vekilleri başkanlığına getirildi. (9 Temmuz 1922’ye kadar bu görevde kaldı.) Fevzi (Çakmak) Paşa’nın, İcra Vekilleri Heyeti Başkanlığı’na seçilmesi (3 Mayıs 1920 günü seçilen icra Vekilleri Heyeti, 20 Ocak 1921 tarihli Anayasa’nın 9. maddesi gereğince, Fevzi Paşa’yı Başkan seçmişlerdir).

24 Ocak 1921 – Mustafa Kemal’in Sovyet misyonu sekreteri Upmal ile komünizm üzerine görüşmesi.

25 Ocak 1921 – Paris’te İtilaf Devletleri temsilcilerinin toplantısı ve Sevr anlaşmasını değiştirmek için Türk ve Yunan hükümetlerini 21 Şubat 1921’de Londra’da toplanacak bir konferansa davet kararı alması.

25 Ocak 1921 – İngiltere Dışişleri Bakanı Lord Curzon’un, Paris toplantısında demeci: “…İstanbul hükümeti felç halinde ve Mustafa Kemal Türkiye’nin gerçek hâkimidir.”

26 Ocak 1921 – İtilaf Devletleri, Sadrazam Tevfik Paşa’dan Londra Konferansı’na delege göndermesini istedi. İtilaf Devletleri İstanbul temsilcilerinin Londra Barış Konferansı’na delege gönderilmesini, Sadrazam Tevfik Paşa’ya bildirmeleri. (İtilaf Temsilcileri, Osmanlı Heyeti içinde, Ankara hükümeti temsilcilerinin de bulunmasını istemişlerdir).

26 Ocak 1921 – Yunan Ordusunun cephe boyunca taarruzu.

27 Ocak 1921 – Türkiye Halk İştirakiyûn Fırkası’nın yayın organı Emek yasaklandı. Bazı komünistler tutuklanmaya başladı.

27 Ocak 1921 – Sadrazam Tevfik Paşa’nın, Atatürk’e “Londra’da toplanacak barış konferansı için Osmanlı heyetine katılmak üzere Büyük Millet Meclisi’nden üye isteyen” telgrafı.

28 Ocak 1921 – Çerkez Ethem Yunanlılara teslim oldu.

28 Ocak 1921 – Türkiye Komünist Fırkası kurucusu Mustafa Suphi ve 14 arkadaşı Trabzon açıklarında Batum’a geri dönmek üzere bindirildikleri bir motorda Yahya Kaptan ve arkadaşlarının saldırısına uğradı. Öldürülen komünistlerin cesetleri Karadeniz’e atıldı. Türkiye’ye geldikten sonra, denize açılarak Rusya’ya dönmekte olan Mustafa Suphi ve arkadaşları, Yahya Kahya’nın adamlarınca denizde öldürüldü. (Bu olay, zaman zaman Mustafa Kemal ve Kazım Karabekir aleyhinde propaganda için kullanılmıştır.) (Bu haber Sovyetlerden ilişkiler etkilenmesin diye Haziran’a kadar gizlendi.)

28 Ocak 1921 – Atatürk’ün, Sadrazam Tevfik Paşa’nın 27 Ocak 1921 tarihli telgrafına cevabı: “Millî iradeye dayanarak Türkiye’nin mukadderatına el koyan yegâne meşru ve müstakil hâkim kuvvet, Ankara’da aralıksız toplanan Türkiye Büyük Millet Meclisi’dir. Türkiye’ye ait bütün meselelerin halline memur ve her türlü haricî münasebetlere muhatap, ancak bu Meclisin hükümetidir. …İtilâf Devletleri, Londra’da yapacakları konferansta, Doğu meselesini adalet ve hukuk dairesinde halletmeye karar vermişlerse davetlerini Türkiye Büyük Millet Meclisi hükümetine doğrudan doğruya yöneltmelidirler.” [Kocatürk]

28 Ocak 1921 – Atatürk’ün, Sadrazam Tevfik Paşa’ya ikinci telgrafı ve istekleri: “Zat-ı Şahane, Türkiye Büyük Millet Meclisi’ni tanıdığını kısa bir hatt-ı hümâyun ile ilân buyuracaklardır.”

29 Ocak 1921 – Türk Heyeti, Tiflis’den Bakü’ye geçti.

29 Ocak 1921 – Atatürk’ün, Londra Konferansı’na gönderilecek delege heyeti vesilesiyle, Sadrazam Tevfik Paşa ile yapılan yazışmalara dair Türkiye Büyük Millet Meclisi’nde konuşması: “…Millet ve memleket nam ve hesabına yegâne başvurulacak yer burasıdır, yani Meclis-i Âli’nizdir. Bu meşru hakkı, bu millî hakkı, bu tabiî hakkı hiçbir sebep ve bahane ile ve hiçbir mütalâa ile hiçbir şahsa hiçbir heyete terk edemeyiz.”

29 Ocak 1921 – Atatürk TBMM’de yaptığı konuşmada: “Milletimiz asırlardan beri iki baskıcı kuvvetin, iki yok edici kuvvetin baskısı altında üzülmekte ve acı duymakta idi. O kuvvetlerden birisi doğrudan doğruya memleket ve milleti yönetmek iddiasında bulunan baskıcılar (sultanlar); ikincisi bütün bir emperyalist ve kapitalist âlemdir. Asırlardır bu iki kuvvetin baskısı altında kalmış olan millet tabii ki gayet zayıf bir haldedir.” dedi.

29 Ocak 1921 – Atatürk TBMM’nde yaptığı konuşmada; “Anadolu’da bir taraftan batı emperyalizminin saldırısından, diğer taraftan yüzyıllardır süren baskıcı saltanat rejiminin yapmış olduğu yıkımdan başka bir şey yoktur.” (1923, Sinan Meydan, 3. Baskı., s.349)

29 Ocak 1921 – Atatürk TBMM görüşmelerinde; “İngilizler esaretleri altında bulundurdukları İslam âlemine karşı, daima baskılarını kolayca kurabilmek için, değerli bir alete, bir araca muhtaçtırlar. … İngilizler için bu değerli araç halifelik makamına oturtacakları kişidir.” (Panzehir, Sinan Meydan)

30 Ocak 1921 – Londra Konferansı’nda hükümeti kimin temsil edeceği tartışılıyor. Sadrazam Tevfik Paşa, Ankara’da TBMM’de kabul edilen anayasanın geçersiz olduğunu savundu.

30 Ocak 1921 – İcra vekilleri heyeti reisi Fevzi Paşa’nın Tevfik Paşa’ya telgrafı: “Londra konferansına gidecek Türkiye delege heyeti yalnız TBMM tarafından seçilip gönderilecektir.”

30 Ocak 1921 – Antep’te Fransızların Musullu cephesine taarruzları ve milli kuvvetlerce geri püskürtülmeleri.

30 Ocak 1921 – Atatürk’ün, Sadrazam Tevfik Paşa’ya Büyük Millet Meclisi’nin kabul ettiği Anayasa’nın bir suretini göndermesi: “…Bizce, saydığım esas maddelere aykırı hareket etmeye imkân ve salâhiyet olmadığını yüksek dikkatlerinize sunarım.”

30/31 Ocak 1921 – Fransız kuşatmasındaki Antep’te şehir içindeki milli kuvvetlerin huruç hareketi, düşmanla şiddetli çarpışmalar ve bazı bölgelerde düşman cephesinin yenilmesi.

31 Ocak 1921 – Bekir Sami Kurulu, Moskova’dan Ankara’ya döndü.

31 Ocak 1921 – Atatürk’ün, Londra Konferansı’na iştirak edecek heyet münasebetiyle Sadrazam Tevfik Paşa ile yazışmaları hakkında Türkiye Büyük Meclisi’nde konuşması: “…Gerek İstanbul gerek Londra bilmelidir ki, Meclis’in her görüş açısından emniyet ve itimadına sahip insanlar bu işi yönetmektedir. Eğer bunun aksi bir kanaati, düşmanlarımızın eline verirsek bunu bizim aleyhimizde ve bütün girişimlerimizin aleyhinde, çok fena olarak kullanırlar.” [Kocatürk]

1 Şubat 1921 – Tevfik Paşa konferansa birlikte gidilmesini önerdi, böyle olmadığı takdirde Boğazların elden gidebileceğini savundu.

1 Şubat 1921 – Bekir Sami Bey konferansa katılmak için yapılan çalışmalar hakkında meclise bilgi verdi.

1 Şubat 1921 – Atatürk’ün, Türkiye Büyük Millet Meclisi’nin gizli oturumunda, gizli celselerdeki konuşmaların dışarıya sızdırılmasını araştırmak üzere bir komisyon kurulması teklifi ve konuşması: “…Bu insanları meydana çıkarmak hepimize ait müşterek bir vatan ve vicdan görevidir. Yalnız bana ait değildir; umumî heyetimize aittir.” [Kocatürk]

1 Şubat 1921 – Sivas’ta, Şeyh Sünüsi tarikatının şeyhi Libyalı Ahmet Sünüsi başkanlığında İslam Kongresi toplandı.

4 Şubat 1921 – Atatürk’ün, Türkiye Büyük Millet Meclisi’nin gizli oturumunda, Londra Konferansı’na iştirak edecek delege heyeti hakkındaki Vekiller Heyeti tezkeresi üzerinde konuşması: “Bütün arkadaşlar, Başkanlık Divanı aracığılıyla ne gibi niteliklere sahip kişileri istiyorsa onları Başkanlığa bildirirler ve Başkanlık Divanı, Vekiller Heyeti de aydınlanır. Bu suretle gerek delegeler ve gerek o delegeleri kuvvetlendirecek danışma heyeti daha isabetle tayin edilebilir.” [Kocatürk]

5 Şubat 1921 – TBMM, gizli oturumunda Londra Konferansı’na Ankara Hükümeti adına bir heyet gönderilmesini ve heyetin meclis üyelerinden oluşmasını karar altına alması.

5 Şubat 1921 – Kardinal Gasparri’nin, Papa 15. Benoit adına Roma’dan Atatürk’e telgrafı: “…Papa Hazretleri adına Kafkasya ve Anadolu Hristiyanlarının hayat, mal ve eşyalarının güven altına alınması hususunda gerekli emrin verilmesini rica ve niyaz ederim.” [Kocatürk]

6 Şubat 1921 – Londra Konferansı’na gitmek üzere Bekir Sami Bey başkanlığında Türk Heyeti’nin Ankara’dan hareketi. Londra Konferansı’na katılmak üzere seçilen ve Hariciye Vekili Bekir Sami Bey’in (Kunduh) başkanlığını yaptığı kurulda Yunus Nadi (Abalıoğlu), Cami Bey (Baykurt), Hüsrev Bey ve Zekai Bey gibi isimler yer aldı.

6 Şubat 1921      “Hakimiyeti Milliye” günlük çıkmaya başladı. (Bir süre Pazar günleri çıkmamış, savaşın kızıştığı günlerde ek yayınlamış, sonra tamamı ile günlük olmuştur.)

6 Şubat 1921 – Atatürk’ün, Hâkimiyet-i Milliye gazetesi muhabiri Ruşen Eşref (Ünaydın) Bey’in sorularına verdiği cevapların gazetede yayımlanması: “Komünizm içtimaî bir meseledir. Memleketimizin hali, memletimizin sosyal şartları, dinî ve millî ananelerinin kuvveti, Rusya’daki komünizmin bizce uygulanmasına müsait olmadığı kanaatini doğrular mahiyettedir.”

6 Şubat 1921 – Mustafa Kemal, “Hakimiyeti Milliye”muhabirine: “Kominizm içtimai bir meseledir” dedi

7 Şubat 1921 – Fransızlar tarafından kuşatma altında olan Antep, top atışına tutuldu. Antep’te yiyecek kalmadı. Teslim olmaktan başka çaresi olmayan şehirden yapılan huruç (yarma) eyleminde 150 savaşçı daha kaçmayı başardı.

8 Şubat 1921 – T.B.M.M. Ayıntap’a (Antep) kahramanca direnişinden dolayı “Gazi”sanı veren kanunu kabul etti. Kuşatma sırasındaki savaşta 6 binden fazla şehit veren Antep’in adının başına “Gazi” unvanının konulması T.B.M.M.’de tartışmasız kabul edildi.

8 Şubat 1921 – Antep’in düşmesi. Günlerce süren başarılı direnişten sonra Antep düştü. (11 ay 8 günlük direnişte 63417 şehit verildi.)

8 Şubat 1921 – Atatürk’ün, Gürcistan Elçisi Simeon Medivani’nin güven mektubunu kabulü ve elçinin söylevine cevap konuşması.

8 Şubat 1921 – 200 kişilik mahiyetle tantanalı bir şekilde Ankara’ya gelen Rus Büyükelçisi Medivani Mustafa Kemal’e itaatnamesini sundu.

8 Şubat 1921 – Atatürk’ün, Türkiye Büyük Millet Meclisi’nin gizli oturumunda, Londra Konferansı’na katılacak heyet konusunda Sadrazam Tevfik Paşa’ya verilecek cevap hakkında konuşması: “…Efendiler! Bu Meclis meşrudur ve bunun meşruiyetini kimseye tasdik ettirmek lâzım değildir, ikincisi, bu meşru Meclis, meşru ve yetkili olan delegelerini göndermiştir. Bu heyetin Avrupa’ca tanınması için Tevfik Paşa’ya ricaya ihtiyacımız yoktur.” [Kocatürk]

9 Şubat 1921 – Gaziayıntap, bir anlaşma imzalanarak Fransızlara teslim oldu.

9 Şubat 1921 – Antep teslim olmak zorunda kaldı. (Önce İngilizler ve daha sonra Fransızlar tarafından işgal edilen Antep’te Fransızlar Antep’te Ermeni azınlığı kullanarak korku ve endişe sardı. Annesini korurken şehit olan 12 yaşındaki çocuk (Şehit Kamil) olayı ile Antep teşkilatlandı. Kuvayi Milliye Kılıç Ali Bey komutasında 3 ve 18 Şubat 1920’de ilerleyen Fransız taburlarına karşı direnildi. Teğmen Sait Bey’in (Şahin lakaplı) şehit olmasıyla direniş arttı. 1 Nisan 1920’de tüm şehir ayaklandı. 9 Nisan 1921’de Antep 6000 şehidiyle açlık yüzünden teslim oldu. Buna rağmen kahramanca mücadelesinden ötürü şehre GAZİ ünvanı verildi. (Geldikleri gibi giderler, Kahraman Yusufoğlu)

10 Şubat 1921 – Mustafa Kemal, akşam batı cephesine doğru yola çıktı.(15 Şubat’ta döndü).

11 Şubat 1921 – İngilizler, işgal altındaki İstanbul sokaklarında siyasi içerikli şarkılar söylenmesini daha doğrusu herkesçe bilinen ve okunan ‘İzmir Marşı’nın söylenmesini‘ yasakladı. Miralay Ballard imzalı bu talimat 11 Şubat 1921 tarihli İleri gazetesinde Türkçe olarak ve 2 Nisan 1921 tarihinde İngiliz işgal kuvvetlerinin yayın organı ‘The Orient News’da İngilizce olarak yayınlandı. (Türklerin sokaklarda söylediği şarkılar çok fazla değildi. Bu şarkıların ilki her Türk’ün ezbere bildiği ve söylediği “İzmir’in Dağlarında Çiçekler Açar” diye başlayan ve “Yaşa Mustafa Kemal Paşa” diye biten ünlü eserdi.)

15 Şubat 1921 – Atatürk’ün, Batı cephesinden Ankara’ya dönüşü.

17 Şubat 1921 – Bekir Sami Bey başkanlığındaki T.B.M.M. heyetinin Roma’ya varışı ve Bekir Sami Bey’in İtalya Dışişleri Bakanı Kont Sforza ile görüşmesi.

17 Şubat 1921  – Ankara dışındaki İstiklal Mahkemeleri kaldırıldı.

17 Şubat 1921 – Kurulan (İstiklal) Mahkemelerin dört aylık görevi sonrasında beklenen sonucun alınması üzerine, Ankara İstiklal Mahkemesi hariç, bu dönem İstiklal Mahkemeleri 17 Şubat 1921 tarihli 97 numaralı Meclis kararıyla kapatıldı. Ankara İstiklal Mahkemesi ise 31 Temmuz 1922 tarihine kadar görevine devam etti. Ankara İstiklal Mahkemesi dışındaki mahkemelerin kaldırılmasından sonra firar, casusluk, gasp ve soygunculuğun yeniden arttığı, iç güvenliğin yeniden bozulmaya başladığı gerekçesiyle 23 Temmuz 1921 tarihli 140 numaralı Meclis Kararıyla Konya, Kastamonu ve Samsun’da birer İstiklal Mahkemesinin kurulmasına karar verildi. Daha sonra, 5 Ağustos 1921 tarihinde çıkarılan 144 numaralı Başkumandanlık Kanunu ile Meclis, yetkilerini Mustafa Kemal Paşa’ya devretti ve böylece kurulmuş olan mahkemeler de doğrudan Mustafa Kemal Paşa’ya bağlandı.

18 Şubat 1921 – Ali Fuat Paşa’nın Moskova’ya varışı. Yusuf Kemal Bey (Tengirşenk) ile Rıza Nur Bey’in bulunduğu Türk delegasyonu yardım anlaşması için Moskova’ya vardı. Siyasal anlaşma müzakereleri 26 Şubat tarihinde başladı.

18 Şubat 1921 – Sovyet elçisi Budu Minivani’nin Ankara’ya gelişi.

18 Şubat 1921 – Londra’ya giden Türk heyeti Roma’da eski Maliye Nazırı Cavit Bey ile görüştü.

21 Şubat 1921 – (21 Şubat – 2 Mart) İkinci Londra Konferansı’nın açılışı (Sona erişi 12 Mart 1921). Sevr Antlaşmasından bazı tavizler verip, antlaşmayı onaylatmak amacıyla düzenlenen Londra Konferansı başladı.

21 Şubat 1921 – Atatürk’ün, Anayasa’nın 7. maddesinin değiştirilmesine dair kanun teklifi münasebetiyle Türkiye Büyük Millet Meclisi’nde konuşması: “Efendiler, Anayasamız, milletin tamamiyle arzularını ve Meclis’in mahiyetini ve gerçek şeklini gösterir bir kanundur. Bu kanun mevcut olmasaydı, Türkiye Büyük Millet Meclisi’nin esas mahiyeti hakkında dünyaca hiçbir kesin fikir edinilmemiş bulunacaktı ve düşmanlarımız buna çalışmışlardır.”

21 Şubat 1921 – Atatürk’ün, Gürcistan ve Ermenistan arasında başgösteren harp ve Kafkasya durumu hakkında Türkiye Büyük Millet Meclisi’nin gizli oturumundaki görüşmeler esnasında konuşması. [Kocatürk]

22 Şubat 1921    Moskova’da Türk-Sovyet görüşmeleri başladı.

23 Şubat 1921    T.B.M.M. Hükümeti, Ardahan, Artvin ve Batum’un boşaltılması için Gürcistan’a ültimatom verdi.

23 Şubat 1921 – Sevr Antlaşması’nın değiştirilmesi için Londra’da toplanan konferans, bir anlaşmaya varamadan dağıldı.

23 Şubat 1921 – Londra Konferansı’nda Osmanlı Delegesi Sadrazam Tevfik Paşa’nın söz hakkını T.B.M.M. delegelerine bıraktığını ifadesi.

23 Şubat 1921 – Sadrazam Tevfik Paşa, devletin tek temsilcisinin Ankara delegasyonu olduğunu söyleyerek sözü Bekir Sami Bey’e bıraktı. Bekir Sami Bey’in tek temsilcinin kendilerinin olduğunu söylemesine rağmen Llyod George her iki tarafı da dinleyeceklerini söyledi.

23 Şubat 1921 – Gürcülerin çekilmesi ve onayıyla Ardahan ve Artvin’in Doğu Cephesi kuvvetleri tarafından geri alınışı.

25 Şubat 1921 – Kızıl Ordu Tiflis’e girdi.

26 Şubat 1921  – Türk-Sovyet görüşmeleri başladı.

26 Şubat 1921 – Atatürk’ün, Philadelphia’da yayımlanan “Public Ledger” gazetesi muhabiri Clarence K. Streit’in sorularına cevabı: “Biz milletlerin kendi mukadderatlarını bizzat tayin etmeleri ilkesinin Müslümanlar dahil bütün milletlere samimî bir şekilde tatbik edilmesi halinde, insanlığı harbin felâketlerinden kurtarabileceğine inanıyoruz. Türkiye’nin bugünkü ve gelecekteki rejimi “Egemenlik kayıtsız şartsız milletindir” esasına dayalıdır ve dayalı olacaktır.”)

26 Şubat 1921 – L’İllustration dergisi; (4069 ncu sayısı) Mustafa Kemal’i şöyle tanımladı; “Kararlı, sert ama iman etmiş olan Mustafa Kemal Paşa dünyaya başkaldırmıştır. Meslekten askerdir. Çanakkale’de İngilizler karşısında kazandığı zafer anılmaya değerdir.” (Cumhuriyet tarihi yalanları, Sinan Meydan)

26 Şubat 1921 – Bekir Sami (Kunduh) Bey’in, Londra’dan -Konferans görüşmeleri hakkında- Atatürk’e telgrafı: “…Tevfik Paşa, kısa birkaç sözden sonra sözün milleti temsil eden heyete ait olduğunu ifade etti.”

26 Şubat 1921 – Atatürk’ün, Bekir Sami Bey’den gelen Londra Konferansı’yla ilgili telgraf hakkında Türkiye Büyük Millet Meclisi’ne bilgi sunması.

28 Şubat 1921 – T.B.M.M.’nde ilk bütçe kabul edildi. (1920 yılı bütçesi: 630,149,58 TL idi. 11,9.1920’de “Altı Aylık Muvakkat Bütçe Kanunu” çıkarılmıştı.

1 Mart 1921 – Albay ismet İnönü, 1. İnönü zaferi sonrası generalliğe yükseltildi.

1 Mart 1921 – Afganistan Ankara hükümetini tanıyan ilk ülke oldu. Ankara ile Afgan hükümeti arasında ittifak antlaşması imzalandı. Moskova’da Yusuf Kemal Bey başkanlığındaki TBMM Hükümeti temsilcileriyle Afganistan Temsilcisi arasında bir anlaşma imzası. Afganistan Barışı. TBMM hükümetini Rusya’dan sonra tanıyan Afganistan ile yapılan barış. Moskova’da yapılan bu barışa göre doğu uluslarının kurtuluşlarını tanımaya, emperyalist bir devletin tecavüzünü defetmeye, Afganistan’ı tam manası ile tanımaya, kültürel yardım olarak Afganistan’a subay ve öğretmen göndermeyi Türkiye kabul etmiştir.

1 Mart 1921 – İsmet İnönü’nün Mirliva (General) rütbesine yükseltilmesi.

1 Mart 1921 – Mustafa Kemal, 1 Mart 1922 tarihinde Meclis’in 3. toplanma yılını açarken yaptığı konuşmada, 1920 senesinde 260 olan hekim sayısının 312 ye yükseltildiğini belirttikten sonra, sağlık ve sosyal yardım hususunda takip edilen hedefi; milletimizin sıhhatinin korunması ve güçlendirilmesi, ölümlerin azaltılması, nüfusun arttırılması, toplumsal ve bulaşıcı hastalıkların tesirsiz hale getirilmesi ve bu suretle millet fertlerinin dinç ve çalışmaya kabiliyetli sağlam bir bedene sahip olarak yetiştirilmesi şeklinde açıklamıştır.

1 Mart 1921 – Atatürk’ün, Türkiye Büyük Millet Meclisi’nin birinci devre ikinci toplantı yılını açış konuşması: “…Bugün anlaşılmıştır ki, Sevr Antlaşması hükümleri Türkiye’ye zorla uygulanamaz. Efendiler, mağlup sıfatıyla 1918 ateşkes antlaşmalarını imzalamış olan milletler arasında bu neticeye ancak Türkiye, izlediği siyasetinin uzak görürlüğü ve silâhlarının kuvveti sayesinde erişmiştir.” [Kocatürk]

1 Mart 1921 – Atatürk’ün, Londra’da bulunan Ankara Heyeti Başkanı Bekir Sami Bey’e, İngiltere’ye ödün verilmemesi hususunda gizli telgrafı: “…Ekselansınıza ve başkanlığınızdaki kurula verilen yetkiler, Misak-ı Millî’nin saptadığı sınırları aşamaz.”

1 Mart 1921 – Türk – Afgan dostluk anlaşması Moskova’da bulunan Afgan heyetiyle imzalandı.

1 Mart 1921 – Türk – Afgan anlaşmasıyla bu iki mazlum millet birbirini tanıdı. Böylece Türkiye’yi ilk tanıyan devlet Afganistan oldu. (Sinan Meydan, 1923, 3. Baskı, s.66.)

1 Mart 1921 – Mustafa Kemal’in Türkiye Büyük Millet Meclisinin birinci devre ikinci toplantı yılını açış konuşması: “… Bugün anlaşılmıştır ki Sevr Anlaşması hükümleri Türkiye’ye zorla uygulanamaz. …”

2 Mart 1921  (21 Şubat-2 Mart) – Londra Konferansı devam ediyor (Sevr Antlaşmasından bazı tavizler verip, antlaşmayı onaylatmak amacıyla düzenlenmiş).

2 Mart 1921 – Atatürk’ün, Büyük Millet Meclisi’nin ikinci toplantı yılına başlaması nedeniyle Anadolu ve Rumeli Müdafaa-i Hukuk Cemiyeti Merkez Heyetlerine genelgesi: “..İkinci millî yılda, vatanın kurtuluşunun sağlanmış olması için orduyla beraber her sınıftan bütün ahali ve memurların aynı fedakârlık hissi ile dolu olarak vatan vazifelerine devam etmelerini temenni eder ve bu bildirinin bütün ilgililere ulaştırılmasını rica ederim. İnşallah Büyük Meclis, pek uzak olmayan bir zamanda bütün memleketin kurtuluşunu tebrik ve müjdelemekle mutlu olacaktır.” [Kocatürk]

2 Mart 1921  – Dr. Adnan Bey Meclis ikinci başkanı oldu.

3 Mart 1921 – Atatürk’ün, Afganistan’ın kurtuluş günü münasebetiyle Afgan Elçiliği’nde verilen ziyafette Afganistan Elçisi’nin söylevine cevap konuşması.

3 Mart 1921 – Mustafa Kemal Amerikalı gazeteci Clarence Streit’i istasyon binasındaki odasında kabul etti. (Türk devleti ile ABD ve Rusya ilişkilerini, İslam’ı ve tehcir konularını anlattı.)

4 Mart 1921 – Enver Paşa’nın, Moskova’dan Atatürk’e mektubu.

5 Mart 1921 – Koçkiri Ayaklanması. İmranlı’da Koçkiri Aşireti’ne bağlı kişiler kasabayı bastı. Köyleri işgal etti.

5 Mart 1921 – Atatürk’ün, Çankaya’da Sovyet Elçisi Budu Medivani’nin güven mektubunu kabulü.

6 Mart 1921 – Mustafa Kemal Paşa Ankara Gölbaşı’nda, Tuz gölünden Ankara’ya tuz taşıyan köylülerle sohbet etti.

6 Mart 1921 – Koçgir Ayaklanması başladı. (Bastırılması 17 Haziran 1921.)

7 Mart 1921  – Ahmet İzzet ve Salih Paşalar serbest bırakıldı.

9 Mart 1921 – Londra Konferansı’nda Türk ve Yunan delegasyonunun bulunmadığı toplantıda Yunanistan askeri harekâtına izin verildi.

10 Mart 1921 – Koçgiri isyanı büyüyünce TBMM Elazığ, Divriği ve Zara’da sıkıyönetim ilanına, Sivas’ta sıkıyönetim mahkemesi kurulmasına karar verdi.

11 Mart 1921 – Fransa İtilafnâmesi. Güneydeki çarpışmalara son vermek için Londra’da imzalanan Fransa ile uzlaşma görüşmesi. Türkiye Dışişleri Bakanı Bekir Sami Kunduh ile Fransa delegesi Briand arasında imzalanmıştır. Çarpışmaya son vermek, genel af, Suriye hududu, ekonomide Fransa’nın katılması gibi konular ele alındı. TBMM bunları kabul etmedi.

11 Mart 1921 – Batum, Doğu Cephesi’ne bağlı milli kuvvetler tarafından geri alındı.

12 Mart 1921 – Ankara’da TBMM’de güftesini Mehmet Akif’in yazdığı ve daha sonra bestelenecek olan İstiklal Marşı kürsüden Hamdullah Suphi tarafından ayakta dinlendi ve alkışlar arasında kabul edildi.

12 Mart 1921 – Londra Konferansı’nın sona erişi ve İtilaf Devletleri’nin barış önerisi. Londra Konferansı sonuçsuz kalarak dağıldı.

12 Mart 1921 – İstiklal Marşı’nın TBMM’de kabulü.

12 Mart 1921 – Türkiye ve Kuzey Kıbrıs Türk Cumhuriyeti’nin millî marşı olan İstiklal marşımız,  Mehmet Âkif Ersoy tarafından kaleme alındı, 12 Mart 1921’de Birinci Türkiye Büyük Millet Meclisi tarafından İstiklâl Marşı olarak kabul edildi.

12 Mart 1921 – Bekir Sami Bey’le İtalyan Dışişleri Bakanı Siforza arasında Londra’da anlaşma imzalanması (TBMM tarafından kabul edilmemiştir.)

12 Mart 1921 – Atatürk’ün, Papa 15. Benoit’in -Kardinal Gasparri aracılığıyla gönderdiği- 5 Şubat 1921 tarihli telgrafına cevabı:”.. .Kardinal Gasparri, Kafkasya ve Anadolu Hristiyanları lehine isteklerinizi bana bildirdi. Cins ve mezhep ayırımı yapmaksızın bütün memleketimiz sakinlerinin güven ve refahını temin zorunluğu, insanlık hislerimizin ve yüce İslâm dininin bize emrettiği bir borçtur. Bu nedenle Türkiye Büyük Millet Meclisi’nin nüfuz ve hâkimiyetinin kapsadığı bölgelerin tümündeki Hristiyanların, tam bir huzurdan nimetlenmeleri için dün olduğu gibi bugün de her türlü önlem alınmıştır. Sınırlarımız içinde herhangi bir yabancı ordusunun kıyım ve yıkım yapmadığı yerlerde geçerli olan barış ve güvenlik, bu sözlerimizin reddedilemez bir delilidir.” [Kocatürk]

13 Mart 1921 – Bakanlar kurulu kararıyla merkez ordusu Komutanı Nurettin Paşa’ya Koçgiri isyanını bastırma görevi verildi.

14 Mart 1921 – Koçkiri Ayaklanması büyüdü. İsyanı bastırmak için görevlendirilen Nurettin Paşa, fesat çıkaranların şiddetle cezalandırılacağını bildirdi.

14 Mart 1921 – Doğu Cephesi’nde milli kuvvetlerin Ahılkelek’i ele geçirmesi.

14 Mart 1921 – Atatürk’ün, “Seferberlik ve cephe zamları hakkındaki kanun” münasebetiyle Türkiye Büyük Millet Meclisi’nde konuşması: “…Umumî Karargâhtan başlayarak ta süngüsünü düşmana yöneltmiş erlere kadar cephe zammı vermek lâzımdır.”

15 Mart 1921 – Talât Paşa’nın, Berlin’de sabah yürüyüşü sırasında bir Ermeni tarafından kafasından kurşunla vurularak öldürülmesi. İttihat ve Terakki’nin önderlerinde Talat Paşa Berlin’de Ermeni bir genç tarafından öldürüldü.

16 Mart 1921 – Moskova Anlaşması. Türkiye Büyük Millet Meclisi Hükümeti ile Sovyet Rusya arasında “Moskova Antlaşması”nın imzalanması. Sovyetler bu antlaşmaya göre Misak-ı Milli’yi tanıyarak, Ankara’daki hükümete her yıl 10 milyon ruble altın vermeyi taahhüt etti.

16 Mart 1921 – Batum Lozan’da görüşme konularından biri değildi. 16 Mart 1921 Moskova Antlaşması’yla Gürcistan’a bırakılmıştı.

16 Mart 1921 – Moskova’da Türk –Sovyet Dostluk ve Kardeşlik Anlaşması imza edildi. 16 Maddeden oluşan anlaşmanın başlangıç kısmında tarafların “Ulusların kardeşliği” ilkesini ve her milletin kendi geleceğini özgürce belirleme hakkına sahip olmasını kabul ettikleri vurgulanmıştı. Bu anlaşmayla Rusya Misak-ı Milli’yi de tanımış oldu. (Sinan Meydan, 1923, 3. Baskı, s.75.) (İttifak bahsi bu metinde de yoktu.)

16 Mart 1921 – Türk – Sovyet dostluk anlaşmasına göre Sovyetler Sevres anlaşmasını tanımıyor, Misak-ı Milli sınırları tanınıyor, ideolojilere kısıtlama getirmiyor, boğazlardaki Türk egemenliği tanınıyordu. Türkiye ise Boğazlar statüsünün sadece Karadeniz’e kıyıdar devletler tarafından tespitini kabul ediyordu. (Sovyetler aynı gün İngilizlerle de bir ticaret anlaşması imzaladı.)

16 Mart 1921 – Bekir Sami Bey’in, Londra Konferansı’nın 12 Mart 1921 tarihli son toplantısında İtilâf Devletleri temsilcilerinin Türk heyetine sundukları teklifler hakkında, Londra’dan Atatürk’e raporu.

17 / 18 Mart 1921 – Gürcü Hükümeti’nin Batum’u terk etmesi ve Albay Kazım Bey’in Batum Mutasarrıfı olarak göreve başlaması.

18 Mart 1921 – Diyarbakır’a gelen Şeyh Sunusî’nin, Atatürk’e teşekkür telgrafı: “Salimen Diyarbakır’a vardım.”

18 Mart 1921 – Ermeni Misak Torlakyan, Azerbaycan İçişleri Bakanı Cevanşir Han’ı, Tepebaşı’ndaki Pera Palas Oteli önünde öldürdü.

20 Mart 1921 – Karadeniz’de Pontus çetelerine karşı başarılar elde eden Topal Osman’da Koçgiri isyanını bastırmak için yapılan harekâta katıldı. (Giresun Alayı, Nurettin Paşa’nın emrine girdi.)

21 Mart 1921 – Atatürk’ün, Türkiye Büyük Millet Meclisi’nin gizli oturumunda konuşması: “…Türkiye Büyük Millet Meclisi Hükümeti, bugünkü şartlara göre Misak-ı Millî’ye aykırı bir barışa imza koyamaz. Bunda mahzurlar vardır.”

21 Mart 1921     Yeşil Ordu adlı sol kuruluşla ilgileri dolayısıyla TBMM’nin gizli oturumunda Tokat Milletvekili Nazım (Resmor), Afyon Milletvekili Mehmet Şükrü (Koç), Bursa Milletvekili Servet’in dokunulmazlıkları kaldırıldı.

22 mart 1921 – Atatürk, Ankara’da Diyap ağa ile  birlikte.

22 Mart 1921 – Atatürk’ün, Anadolu ve Rumeli Müdafaa-i Hukuk Cemiyeti merkezlerine seçilecek kişilerde aranacak nitelikler hakkında Kâzım Karabekir’e telgrafı: “Müdafaa-i Hukuk Cemiyeti merkezlerinin vatansever ve gayretli, namuslu ve halkın hürmet ve itimadını kazanmış kişilerden seçilmeleri ve bu merkez aracılığıyla halkı düzenli bir şekilde uyarmak gerekli görüldü. Bölgenizdeki örgütün siyasî emellere ve kişisel çıkarlara âlet olmaması ve zararlı akımlara mâni olacak faziletli kişilerden oluşturulması için gereken aracılığın esirgenmemesini rica ederim.”

23 Mart 1921 – İkinci İnönü Savaşı ve zaferi. (23 Mart-1 Nisan 1921)

23 Mart 1921 – Yunan kuvvetleri Bursa ve Uşak yönlerinde, iki ayrı koldan ileri bir saldırıya başladı.

25 Mart 1921 – Yunan kuvvetleri Bozöyük, Bilecik, Dumlupınar ve Sapanca’yı ele geçirdi.

25 Mart 1921 – Rum çetelerin Sapanca’da 325 ev, 170 dükkan, 17 değirmen yakması, 24 Türk’ü şehit etmesi.

26 Mart 1921     Yunanlılar Adapazarı ve Söğüt’ü işgal etti. Bu işgal 21 Haziran 1921 tarihine kadar 3 ay sürmüştür.

27 Mart 1921 – Yunanlıların İnönü mevzilerine taarruza başlaması. Afyonkarahisar’ın Yunanlılar tarafından işgali. Afyon cephesindeki göğüs göğüse çarpışmalardan sonra Türk birlikleri geri çekildi.

28 Mart 1921 – Batı Cephesinde Kanlısırt ve Metristepe mevzilerinin Yunanlıların eline geçmesi.

28 Mart 1921 – Doğu Cephesi kuvvetlerinin Moskova Anlaşması gereğince Batum, Ahıska ve Ahılkelek’i boşaltması (TBMM Hükümeti ile Sovyetler Birliği arasında “Moskava Anlaşması”: 16 Mart 1921).

28 Mart 1921 – Yunanlılar tarafından Kurtuluş Savaşında Afyonkarahisar’ın işgal edilmesi. 28.3.1921 -7.4.1921 ile 13.7.1921 – 27.8.1922 tarihleri arasında iki kez Yunan işgalinde kalmıştır. Yunanlılar kaçarken kenti yakıp yıkmışlardır. Başkomutanlık Savaşı ile Türklerin eline geçmesi nedeniyle şimdi 26-30 Ağustos günleri arasında 5 gün süren tören ve eğlencelerle Zafer Haftası kutlanmaktadır.

29 Mart 1921 – Yunanlılar Metristepe’den tekrar saldırıya geçerek, Söğüt’ü ele geçirdi. Ancak büyük kayıplar vermelerine rağmen geri çekilmeyen Yunanlılar, Çeşme, Sakız ve Nazilli’de Rumları silah altına aldı.

29 Mart 1921 – Fevzi Paşa (Çakmak) bütün harekâtın İsmet Paşa (İnönü) tarafından yönetilmesini emretti.

31 Mart 1921 – Türk karşı taarruzu ve Yunanlıların geri çekilmeye başlaması. Metristepe’de Yunanlılar tarafında püskürtülen Türk saldırısı, İsmet Paşa tarafından tekrar başlatıldı. Yunanlılar süngü saldırısıyla mevzilerinden atıldı.

1 Nisan 1921 – İkinci İnönü Zaferi. (23 Mart-1 Nisan 1921)

1 Nisan 1921 – Batı Cephesi Komutanı İsmet Paşa’nın, Metristepe’den Atatürk’e telgrafı: “…Düşman, binlerce ölüleriyle doldurduğu muharebe meydanını silâhlarımıza terk etmiştir.”

1 Nisan 1921 – Mustafa Kemal Paşa’nın, İsmet Paşa’ya telgrafı: “Siz orada yalnız düşmanı değil, milletin makus talihini de yendiniz. İstila altındaki bedbaht topraklarımızla beraber bütün vatan bugün en uzak köşelerine kadar zaferinizi kutluyor. Düşmanın istila hırsı, azim ve hamiyetinizin yalçın kayalarına başını çarparak paramparça oldu.”

1 Nisan 1921 – Yunan kuvvetlerini takibe alan Türk atlı birlikleri Bozöyük ve Söğüt’ü geri aldı. Türk kuvvetleri önünde geri çekilmek zorunda kalan Yunanlılar 23 Mart’tan beri süregelen savaşı kaybetti.

1 Nisan 1921 – Atatürk’ün, İstanbul’dan İnebolu’ya gelen millî şairimiz Mehmet Emin (Yurdakul) Bey’e, Anadolu’ya geçişinden büyük memnuniyet duyduğunu bildiren telgrafı: “…Türk milliyetperverliğinin ilâhî müjdecisi olan şiirleriniz, bugünkü mücadelemizin kahramanlık ruhuna doğuş ufku olmuştur. Gelişinizden duyduğum memnuniyeti bildirmekle sizi milletimizin mübarek babası olarak selâmlarım.” [Kocatürk]

1 Nisan 1921 – Çivril’in Yunanlılar tarafından işgali.

2 Nisan 1921 – Boldavin’in Yunanlılar tarafından işgali.

3 Nisan 1921 – Zübeyde Hanım’ın, elden, Atatürk’e mektubu: “Bana şimdiye kadar pek iyi hizmetlerinden memnun olduğum bizim Şakir’in (Şakir Zümre) amcazadesi Şevket Efendi’ye lâzım gelen yardım hususunda gerekenlere emir ve himayenizin esirgenmemesi.”

3 Nisan 1921 – İkinci İnönü savaşında 156 subay, 4790 erin şehit olması. Metristepe’ye şehitlerin koyun koyuna gömülmesi.

4 Nisan 1921 – Ülkemizde ilk ciddi basketbol müsabakası Cağaloğlu Öğretmen okulu bahçesinde ABD ile Türkiye arasında oynandı. ABD maçtan 18-14 galip ayrıldı. 1933 yılında ülkemizde basketbol ligi kuruldu. 1934 yılında kurulan Spor Oyunları bünyesinde Türkiye Basketbol federasyonu teşkil edildi.

(7-8) Nisan 1921 – Aslıhan bölgesinde Yunan kuvvetleriyle milli kuvvetler arasında Aslıhanlılar muharebesi (3 gün sürmüş ve Yunanlıların çekilmesiyle sonuçlanmıştır).

7-8 Nisan 1921 – Afyon Yunanlılardan geri alındı.

8 Nisan 1921 – Yunanlılar Bilecik’te 1618 evi yaktı.

10 Nisan 1921 – Atatürk’ün, Namık Kemal’in oğlu Ali Ekrem (Bolayır) Bey’in II. İnönü Zaferi’ni tebrik eden telgrafına cevabı: “Anadolu’nun ruhu, bütün direnme feyzini tarihindeki büyüklerden almıştır. Bize bu mukaddes feyzi veren ecdat ruhları arasında muhterem babanızın pek büyük yeri vardır. Yaralı vatanın kurtuluş ve bağımsızlığı için ölmek yolunda bugünkü kuşağa fedakârlığı öğreten büyük Kemal hakkında saygıların tekrarına vesile olan telgrafınıza özel teşekkürlerimi arz eylerim.”

12 Nisan 1921 – Mustafa Kemal Paşa’nın Yunan ordusunun Anadolu’daki mezalimine karşı “İnsanlık alemine beyannamesi.”  Atatürk’ün, Yunan ordusunun Anadolu’daki zulümlerini protesto etmek üzere, Türkiye Büyük Millet Meclisi adına insanlık âlemine bildirisi: “…Türkiye Büyük Millet Meclisi adına, bu faciaları bütün insanlığın ders alıcı bilgisine arz eder ve bedbaht vatan parçalarımıza ve namus ve bağımsızlığını savunma gibi mukaddes bir görevi yerine getirmekte olan milletimize lâyık görülen bu zulümleri uygarlık âlemi önünde üzüntü ile protesto ederim.”

12 Nisan 1921 – Atatürk’ün, 12. Kolordu Komutanı Albay Fahrettin (Altay) Bey’e II. İnönü Zaferi’nden sonra düşmanı takipte gösterdiği başarı dolayısıyla tebrik telgrafı.

12 Nisan 1921 – Atatürk’ün, II. İnönü Zaferi’nden sonra düşmanı takipte gösterdiği başarı sebebiyle Güney Cephesi Komutanı Refet Paşa’ya tebrik telgrafı.

12 Nisan 1921 – Anadolu’daki Yunan mezalimi karşısında Mustafa Kemal Paşa, 12 Nisan 1921’de “İnsanlık ve Medeniyet Âlemine” bir bildiri yayımlayarak bu vahşeti kınadı.

12 Nisan 1921 – Atatürk’ün, Sovyet Hükûmeti’nin Yunanlıların yaptığı katliamlardan kurtulabilenlere verilmek üzere Hilâliahmer (Kızılay)’e otuz bin altın ruble bağışta bulunması nedeniyle Sovyet Elçisi Budu Medivani’ye teşekkür yazısı: “…Ana toprağını savunan milletimizin idare ettiği bu harbe gösterdiğiniz ilgiden dolayı bilhassa pek bahtiyarım. Yunanlıların kaçarak geri çekilmeleri esnasında yaptıkları hasar ve zulümler, insanlığın vicdanını isyan ettirecek niteliktedir.”

12 Nisan 1921 – Atatürk’ün, II. İnönü Zaferi’ni kutlayan Afgan Elçisi Ahmet Han’ın telgrafına teşekkür cevabı. [Kocatürk]

12 Nisan 1921    Mehmet Emin (Yurdakul) ile Yusuf Akçura Ankara’ya geldi.

13 Nisan 1921 –  İkinci İnönü Savaşı’nda, Türk ordusunun karşı taarruzu başladı. Dumlupınar mevzilerinde Yunan kuvvetleriyle milli kuvvetler arasında çarpışmalar.

14 Nisan 1921 – Fransız kadın gazeteci Berthe Georges-Gaulis’in, Burdur’dan Atatürk’e, hayranlık ve sempati duygularını ileten telgrafı.

15 Nisan 1921    Ahmet Anzavur Bandırma yakınlarında öldürüldü. (Padişah kendisine Paşalık vermişti.)

15 Nisan 1921 – Ayasofya caminde İnönü şehitleri için mevlit okundu.

16 Nisan 1921 – Yunanlılar Gemlik’i yaktı.

16 Nisan 1921 – Atatürk’ün, II. İnönü Zaferi’ni kutlayan Mareşal Fuat, Korgeneral Rıza Paşa ve Ayan Meclisi eski Başkanı Rifat Bey’in tebrik telgraflarına cevabı: “Yaşama hakkı yok edilmek istenilen milletimizin savunma ve bağımsızlık yolunda gösterdiği kahramanlıklar, pek çok yerden tebrik edildi. Yüksek tebriklerinizi, halen yabancı baskısı altında bulunan başkentimizden yazılmış olmak itibariyle bunlar arasında en kıymetlilerden sayıyorum.”

17 Nisan 1921 – Atatürk’ün, Fransız kadın gazeteci Berthe Georges-Gaulis’in 14.4.1921 tarihli telgrafına cevabı.

18 Nisan 1921 – Fransız kadın gazeteci Berthe Georges-Gaulis’in, Eskişehir’den Atatürk’e, Ankara’ya geleceğini bildiren telgrafı: “Uzun zamandır sizinle ve sizin davanız üzerine konuşmak arzusundayım.”

18 Nisan 1921 – Şeyh Sunusî’nin, Diyarbakır’dan Atatürk’e, II. İnönü Zaferi’ni kutlayan telgrafı: “…Başarılarınızı taçlandıran son zaferden dolayı ne kadar memnun olduğumu tarif ve izah edemem. Sevincimden secde-i şükrana kapandım.” [Kocatürk]

18 Nisan 1921    İsmal Fazıl Paşa öldü. (Ali Fuat Cebesoy’un babası, Nafia Vekili.)

21 Nisan 1921 – Atatürk, 21 Nisan 1921’de Hâkimiyet-i Milliye Gazetesi’ne verdiği bir röportajda, o günlerde İstanbul’da halkın yaklaşan büyük tehlikeyi göremediğini belirterek şöyle demişti: “Koca İstanbul içinde padişahından, hükümet ileri gelenlerinden, kumandanlarından, subaylarından en son askerine kadar bir buçuk milyon can, toplu tüfekli, zırhlı, kırılması müşkül ve kalın zincirlerle sımsıkı bağlandıklarını anlamaksızın şaşkınlık ve tevekkül içinde duruyordu.” Atatürk, şaşkınlık ve tevekkül içindeki halk arasında felaketi hissedip ona çare arayanlar olduğunu, ancak bunların da soruna yine “İstanbul surları içinde” çözüm aradıklarını belirtmişti. Atatürk, kurtuluş için her şeyden önce “İstanbul surlarının dışına çıkmak gerektiğini” görmüştü. (Atatürk’ün Bütün Eserleri, C. 11, s. 144).

22 Nisan 1921 – Atatürk’ün, Türkiye Büyük Millet Meclisi’nin açılışının 1. yıldönümü münasebetiyle Hâkimiyet-i Milliye gazetesi muhabirinin sorularına cevapları: “…Hürriyet ve bağımsızlık benim karakterimdir. Ben milletimin ve büyük ecdadımın en kıymetli mirasından olan bağımsızlık aşkı ile yaratılmış bir adamım. Bence bir millette şerefin, haysiyetin, namusun ve insanlığın oluşması ve yaşayabilmesi mutlak o milletin hürriyet ve bağımsızlığına sahip olmasıyla mümkündür. Ben şahsen bu saydığım evsafa çok ehemmiyet veririm ve bu evsafın kendimde mevcudiyetini iddia edebilmek için milletimin de aynı nitelikleri taşımasını şart ve esas bilirim.” [Kocatürk]

22 Nisan 1921 – Atatürk, Hakimiyet-i Milliye gazetesi; “En aydın sanılan insanların manda tutkunluğu ile adeta milletin bağımsızlık ruhunu yıkmak için gafilce çalıştıklarını ve devamlı çabaladıklarını hayretle görüyordum…”

22 Nisan 1921 – Atatürk mandacılara “hayret” ediyordu. 22 Nisan 1921’de Hâkimiyet-i Milliye’ye verdiği demeçte şöyle demişti. “En aydın sanılan insanların manda tutkunluğu ile adeta milletin bağımsızlık ruhunu yıkmak için gafilce çalıştıklarını ve devamlı çabaladıklarını hayretle görüyordum. Ben artık şu noktayı gayet açık değerlendirebiliyorum: Düşmanlar bağımsızlığımızı imhaya karar vermişlerdir. Bu gerçeği millet henüz tamamıyla keşfetmemiştir. Çünkü İstanbul karanlık sisler içinde boğulmuştur. Oradaki zekâlar, oradaki vicdanlar, bir taraftan doğrudan doğruya düşmanın baskısı, diğer taraftan dolaylı olarak düşmanın aldatmasıyla bunalmış ve bunaltılmış bir halde idi.” (Atatürk’ün Bütün Eserleri, C. 11, s. 145)

23 Nisan 1921 – Atatürk’ün, Büyük Millet Meclisi’nin açılışının 1. yıldönümü nedeniyle Meclis binası balkonundan söylevi: “…Eğer Yunanlılar gerçekten barış arzu ediyorlarsa İzmir ve Trakya’dan gitmelidirler. Biz bunu şimdiye kadar hakkımıza ve adalete güvenerek istiyorduk. Bundan sonra galibiyet hakkı ile istiyoruz!”

23 Nisan 1921 – “23 Nisan’ın Milli Bayram Addine Dair Kanun” TBMM’nde kabul edildi.

23 Nisan 1921 – Saruhan Milletvekili Refik Şevket Bey ve arkadaşları ile İçel Milletvekili Şevki Bey, 23 Nisan’ın “milli bayram ilan edilmesi” hakkında Meclis’e bir kanun teklifi verdiler. Şevki Bey teklifinde, “23 Nisan 1920 gününde Büyük Millet Meclisi kurularak milletin yazgısıyla ilgili işlere el koyduğu mutlu bir gün olduğundan, (bugünü) halkın yüreğinde yüceltmek için, bu tarihin resmi bayram olmasını” öneriyordu.Sonra görüşmelere başlandı. Böylece, “23 Nisan’ın millî bayram kabulüne dair” 112 sayılı kanun çıkarıldı.

23 Nisan 1921 – Atatürk’ün, Türkiye Büyük Millet Meclisi’nin açılışının millî bayram olarak kabulü nedeniyle Anadolu ve Rumeli Müdafaa-i Hukuk Cemiyeti örgütüne telgrafı: “…Yeni ve yüce bir tarihe başlangıç olan bu kutlu günü, milletin hâtırasında ebediyen yaşatmak üzere Meclisimiz, bugün 23 Nisan tarihinin millî bayram sayılmasını bir özel kanunla kabul etmiştir. Bu mukaddes tarihi oluşturan millî mücadelenin en canlı ve fedakâr etkeni bulunan Anadolu ve Rumeli Müdafaa-i Hukuk heyetlerini coşkuyla tebrik ederim.” [Kocatürk]

24 Nisan 1921 – Yalova Çınarcık’ta köyün okulu ve camisi bombalarla yıkılıyor. 13 Nisan 1921’de Yalova Orta Burun Köyü’ne saldıran Rum çeteleri köy halkını camiye doldurup camiyi yakıyor, kaçmak isteyenleri ise kurşunluyor. Yunan orduları Yenişehir civarındaki Perihisar Camii’ni bombalarla yerle bir ediyor. Yunan orduları, Beykoz’da Hüseyinli Köyü’ndeki tüm evlerle birlikte camiyi de yakıyor. Kasım 1920’de Şile civarındaki Hıdız Köyü’ne gelen bir Yunan müfrezesi, Kuran’ı ayakları altına alıp çiğniyor, sayfalarını yırtıyor. Mayıs 1921’de Ağva’ya bağlı Göksu Köyü’ne gelen bir Yunan müfrezesi ise halkı camiye toplayıp orada işkence ediyor. (Türkiye’de Yunan Vahşeti, s.31-172).

25 Nisan 1921 – Atatürk’ün, Londra Konferansımdan dönen Bekir Sami (Kunduh) Bey başkanlığındaki heyeti Ankara istasyonunda karşılayışı.

25 Nisan 1921 – Atatürk’ün, Çankaya’da Afgan Elçisi Ahmet Han’ın güven mektubunu kabulü.

27 Nisan 1921 – İzmit, Yunanlılar tarafından işgal edildi.

27 Nisan 1921 – Atatürk’ün, İstanbul’dan Anadolu’ya geçmek üzere İnebolu’ya gelen Şehzade Ömer Faruk Efendi’ye, Anadolu’ya geçmesinin sakıncalı olacağını bildiren telgrafı.

28 Nisan 1921 – İngilizlerin Malta’dan serbest bıraktıkları Ziya Gökalp ile 39 arkadaşı İstanbul’a geldi. İngilizler Malta’da tutuklu bulunan sürgünlerden kırk kişiyi serbest bıraktı.

28 Nisan 1921 – İzmit’in, İngilizlerin ayrılışı üzerine Yunanlılar tarafından işgali.

28 Nisan 1921 – 114 sayılı “Zonguldak ve Ereğli Havza-i fahiyesinde Mevcut Kömür Tozlarının Amele Menafii Umumiyesine olarak Füruhtuna dair” kanun ile bu madenlerdeki fazlalık kömür tozlarının açık artırma ile satılarak, tutarının işçilere kullanılması temin edilmiştir.

30 Nisan 1921 – Malta’dan 33 kişi daha serbest bırakıldı. Ancak İngilizler, Milli Mücadele’de görev alabilecekleri tahmin edilen bazı tutukluları salıvermedi.

30 Nisan 1921 – Fransız kadın gazeteci Geoges Berthe-Gaulis Ankara’ya geldi. (Mustafa Kemal ile görüştü. Lehimizde yazı ve kitaplar yazdı.)

1 Mayıs 1921 – Atatürk’ün, trenle Ankara’dan Eskişehir’e hareketi.

1 Mayıs 1921 – 1 Mayıs 1921 tarihli bir rapora göre Şile’de bazı kadınlar ırzlarına geçildikten sonra ağaçlara asıldı. (Ayrıntılar için bkz. Zeki Sarıhan, Kurtuluş Savaşı Kadınları, Ankara, 2006, s. 59-69. Türkiye’de Yunan Vahşeti, Antalya, 2006).

2 Mayıs 1921 – Atatürk’ün, trenle Ankara’dan Eskişehir’e hareketi. Mustafa Kemal, Batı Cephesi’ne gitmek üzere Ankara’dan ayrıldı.

2 Mayıs 1921 – Atatürk’ün, Eskişehir’den Batı Cephesi Komutanı İsmet Paşa’yla beraber Alayunt’a hareketi.

2 Mayıs 1921 – Atatürk’ün, beraberinde Fevzi ve İsmet Paşalar olduğu halde Refet Paşa’nın karargâhına gelişi.

3 Mayıs 1921 – Mustafa Kemal, Fevzi ve İsmet paşalar arasında yapılan görüşmeler sonunda, Refet Paşa komutasındaki Güney Cephesi’nin lağvedilerek bütün birliklerin Batı Cephesi’nin emrine verilmesi kararlaştırıldı.

3 Mayıs 1921 – Batı Cephesi yeniden birleştirildi.

3 Mayıs 1921 – Güney ve Batı cephelerinin birleştirilerek İsmet Paşa’ya verilmesi.

3 Mayıs 1921 – İstanbul’da gizli olarak kurulan “Müdafaa-i Milliye” teşkilatının Ankara Hükümeti tarafından resmen tanınması.

7 Mayıs 1921 – Atatürk’ün, Moskova dönüşü Kars’tan Erzurum’a gelen Yusuf Kemal (Tengirşenk) Bey’e tebrik telgrafı ve kendisini Ankara’ya çağırması.

8 Mayıs 1921 – Bekir Sami Bey hariciye vekilliğinden ayrıldı.

9 Mayıs 1921 – Ankara’da İstiklal Mahkemesi Türkiye Halk İştiraki-yûn Partisi kurucuları Tokat mebusu, bir ara dahiliye vekili seçilen Nazım Bey ile Ziynetullah Nuşirevan’ı ve arkadaşlarını mahkum etti.

9 Mayıs 1921 – Mahkeme Yunan birliklerine sığınan Çerkez Ethem ile kardeşleri gıyaplarında idam cezasına çarptırdı. Çerkez Ethem, idama mahkum edildi.

9 Mayıs 1921 – Atatürk’ün, Türkiye Büyük Millet Meclisi’ndeki odasında Mısırlı Prenses Kadriye ve eşini kabulü.

10 Mayıs 1921 – Mustafa Kemal Paşa, TBMM’de ”Müdafaayı Hukuk Grubu”nu kurdu. Türkiye Büyük Millet Meclisi’nde “Anadolu ve Rumeli Müdafaa-i Hukuk Grubu”nun kuruluşu. Büyük Millet Meclisi’nde “Birinci Grup” diye adlandırılacak  (İkinci Grup” ise, muhaliflerden oluşmuştur.) ve daha sonra Cumhuriyet Halk Fırkası’nın da biçimlenmesini sağlayacak olan, Anadolu ve Rumeli Müdafaa-ı Hukuk Grubu kuruldu. Anadolu ve Rumeli Müdafaa-i Hukuk Grubu: İlk TBMM’de Mustafa Kemal Paşa etrafında toplanan cemiyetin eski üyeleri olan parlamenterlerin kurdukları grup. Adını Sivas’ta kurulan bu addaki cemiyetten almıştır. 20.10.1923 tarihine kadar (Halk Fırkasının kuruluşuna kadar) görevde olan bu grup Halk partisine temel olmuştur. Kaynak: Türkiye Cumhuriyeti Tarihi Sözlüğü 1918-2000

10 Mayıs 1921 – General Harington’un, İngiliz Savunma Bakanlığı’na telgrafı: “…Kanaatimce, Mustafa Kemal tamamen haşindir. Bizim içerdeki ve dışardaki güçlerimizi pek iyi bilmektedir. Tarafsızlık çabalarımıza inanmamaktadır. Yunanlıları tekrar yeneceğinden ve sonra bizi önüne katacağından muhtemelen emindir…” [Kocatürk]

10 Mayıs 1921 –  Fransızların Albay Dibufer komutasında Hatay’a saldırıları püskürtüldü.

11 Mayıs 1921 – Atatürk’ün, “Anadolu ve Rumeli Müdafaa-i Hukuk Grubu” umumî heyet toplantısında Grup Başkanlığı’na seçilmesi.

12 Mayıs 1921 – Uluslararası Kızılhaç temsilcisi İsviçreli Maurice Gehri Yunan zulmünü araştırmak için Gemlik’e geldi. Raporunda 16 köyün yakıldığını, 6000 Türk’ün öldürüldüğünü yazdı.

12 Mayıs 1921 – Londra Konferansı’na katılan heyete başkanlık eden Hariciye Vekili Bekir Sami Bey (Kunduh), imzalamış olduğu anlaşmaların kabul edilmemesi ve hükümetle derinleşen görüş ayrılığı nedeniyle istifa etti.

12 Mayıs 1921 – Atatürk’ün, Türkiye Büyük Milet Meclisi’nin gizli oturumunda Bekir Sami Bey’in Fransızlarla yaptığı antlaşmayla ilgili görüşmeler esnasında konuşması: “…Meclisimizin millete karşı yerine getirmesini üstlendiği görev, öteden beri ilân ettiğimiz, hepimizce bilinen bir esasta saklıdır. O esası bir daha tekrar etmek isterim: “Millî sınırlarımız içinde memleketin bütünlüğünü ve milletin tam bağımsızlığını temin etmek. Bizim millete karşı üzerimize aldığımız görev, bunu temin edecektir.” [Kocatürk]

12 Mayıs 1921 – Atatürk’ün, Çankaya’da Mısırlı Prenses Kadriye ve eşini kabulü, görüşme esnasında söyledikleri: “…Biz şüphesiz, barış istiyoruz, şerefli bir barış! Fakat onlar bizi mahvetmek istiyorlar. Ben, bunun sebebini biliyorum.”

13 Mayıs 1921 – İstanbul’daki İtilaf Devletleri yüksek komiserleri (Pell, Rumbold, Garroni) boğazları “tarafsız bölge” ilan etti. İstanbul’da İtilaf Devletleri’nin üç yüksek komiserinin “Boğazların tarafsızlığı” hakkındaki kararı.

14 Mayıs 1921 – Atatürk’ün, Türkiye Büyük Millet Meclisi’nin gizli oturumunda 1921 yılı bütçesi ve malî durum hakkında konuşması: “…Söz konusu olan, mevcut kaynaklarımızın bize temin edeceği para ile amaçlarımızı temin edebilmektir.”

14 Mayıs 1921 – Atatürk’ün, II. İnönü Zaferi ile ilgili bir tablo takdim eden Ankara Erkek Öğretmen Okulu resim öğretmeni Tahsin Bey’e teşekkür mektubu: “İkinci İnönü Muharebesi’nden duyduğunuz duyguları ifade eden ve sanatkârlık liyakatinizin örneği bulunan tabloyu kabul ettim. Teşekkürler ederim.” [Kocatürk]

14 Mayıs 1921 – Hamidiye Köyü’nde Yunanlılarca, kızlarımızın ırzına geçildi, çocuklar katledildi.

14 Mayıs 1921 – Muratoba Köyü’nde köy camisine doldurulan kadınların Yunanlılarca ırzına geçildi.

15 Mayıs 1921 – Atatürk’ün, askerî durum hakkında Hâkimiyet-i Milliye gazetesi muhabirine demeci: “…Millî ordunun hazırlığı mükemmel, manevî kuvveti yüksek ve azmi her zamankinden sağlamdır.”

16 Mayıs 1921 – Yusuf Kemal, Hariciye vekili oldu.

17 Mayıs 1921 – Atatürk’ün, Kâzım Karabekir’e telgrafı: “…Enver Paşa ve arkadaşlarının amacı tamamiyle anlaşılmıştır. Bunların memleket dahiline girmemeleri için bölgenizde tedbir alınmasını rica ederim.”

18 Mayıs 1921 –  Fransız edibi Pierre Loti’nin, Atatürk’e mektubu.

19 Mayıs 1921 – Türkiye Büyük Millet Meclisinde, Fevzi (Çakmak) Paşa başkanlığında yeni icra Vekilleri Heyeti’nin seçilmesi. Fevzi Paşa başkanlığında yeni bir kabine kuruldu.

22 Mayıs 1921 – Mustafa Kemal Paşa’nın Doğu cephesi Komutanı Kazım Karabekir Paşa’ya telgrafı: “Enver Paşa’nın karşınıza gelmesi veyahut isim ve kıyafet değiştirerek Anadolu’ya girmeye teşebbüsü mümkündür. Bölgenizde müessir önlem alınması uygun olur.”

24 Mayıs 1921 – İngiliz casusu Mustafa Sagir’in Ankara’da idamı. Mustafa Kemal Paşa’ya suikast için Ankara’ya geldiği kanıtlanan İngiliz casusu Mustafa Sagir idam edildi. Ankara’ya, Hint müslümanların temsilcisi gibi gelmiş, fakat Mustafa Kemal’i öldürmekle görevli bir casus olduğu anlaşılarak yargılanmış olan Mustafa Sagir, idam edildi.

25 Mayıs 1921 – İtalyanlar Marmaris’ten çekildi.

27 Mayıs 1921 – Ahmet İzzet Paşa’nın, Atatürk’e telgrafı: “Fransa eski nazırlarından Franklin Bouillon bazı görüşmelerde bulunmak üzere Ankara’ya gelmek arzusundadır.”

30 Mayıs 1921 – Çankaya Köşkü, Mustafa Kemal’e armağan edildi.

30 Mayıs 1921 – Atatürk, köşkü bir yazı ile orduya bağışladı.

30 Mayıs 1921 – Ankara halkının, Çankaya’daki köşkü sahibinden satın alarak Atatürk’e hediye edişi; ancak Atatürk’ün bu hediyeyi, vatanı koruyan millî orduya bağışlaması (Atatürk, bu kararını, bugün Millî Savunma Bakanlığı’na bildirmiş ve tapu tescilini yaptırmıştır). [Kocatürk]

30 Mayıs 1921 – Çankaya’daki bağ evi (Cumhurbaşkanlığı resmi sitesine göre) Ankara belediyesi tarafından Mustafa Kemal’e hediye edildi.

1 Haziran 1921 – İtalyanların Antalya dolaylarını boşaltmaları. İtalyanlar askerlerini çekmeye devam ediyor. Antalya ve çevresini boşaltılmaya başladı.

1 Haziran 1921 – İnegöl’de Sovyetler Birliği’nden gelen silah ve cephane, Yunanlıların baskınından çekinildiği için elden ele taşınarak, saklandı.

4 Haziran 1921 – Atatürk’ün, Kâzım Karabekir’e telgrafı: “…Enver hakkında açık yayına karar verdik. Gerektiğinde yayınlayacağız. Enver’in temsil ettiği cereyana karşı gerektiğinde pek açık uygulamada bulunmak kararındayız.”

4 Haziran 1921 – Mustafa Kemal, İsmet Paşa’yla Çankaya’da görüştü.

6 Haziran 1921 – Mustafa Kemal ve İsmet Paşa, Ankara Antlaşması görüşmeleri için gelen Fransız Bakan Franklin Bouillon ve Bnb. Sarou ile Eskişehirde.

6 Haziran 1921 – Talat Paşa’nın katili ermeni terörist Berlin’de yargılandığı mahkemece beraat ettirildi.

9 Haziran 1921 – Franklin Boullion başkanlığında bir Fransız heyetinin Ankara’ya gelişi. Fransa temsilcisi Franklin-Bovillon Ankara’ya geldi. Fransa’nın Ankara hükümetiyle gayri resmi bir temas kurmak üzere Senato Dışişleri Komisyonu Başkanı Franklin Bouillon’u Ankara’ya yolladı. Ankara’da iki hafata kalan Bouillon’a Misak-ı Milli’yi Mustafa Kemal paşa uzun uzun anlatmıştır.

9 Haziran 1921 – İnebolu’ya indirilen savaş malzemesinin kendilerine teslim edilmesini isteyen Yunan devriye gemileri, teslim etmeyen halka zarar vermek için İnebolu’yu bombaladı.

9 Haziran 1921 – İnebolu halkı, bir fişeği dahi Yunanlılara kaptırmamak için ayaklanmış ve depolardaki tüm silah ve cephaneyi iki saat içinde tepelerin ardındaki İkiçay’a taşımıştı. (Kayıkçılar başlarında kahyaları İlyas Reis olmak üzere fedakarca çalışmış, meclis İnebolu Kayıkçılar Birliğine İSTİKAL MADALYASI vermişti.)

10 Haziran 1921 – Atatürk’ün, bayram nedeniyle Hacıbayram Camii’nde bayram namazına katılması, Antalya milletvekili Hoca Rasih (Kaplan) Bey’in   mev’izesini   dinlemesi,   saat   8.30’da T.B.M.M. önünde yapılan Türkçe duada bulunması, daha sonra Meclis’in  Başbakanlık odasında tebrikleri kabulü.

10 Haziran 1921 – Atatürk’ün, bayram nedeniyle Ankara Belediyesi’ne kutlama yazısı: “Vatanın bağımsızlığı için ayağa kalkan Anadolu’nun tuttuğu mukaddes kurtuluş yolunda eriştiği üçüncü bayram münasebetiyle, en samimî tebriklerimi takdim eder ve millî çalışmada başarı temenni ederek, bu tebrikimin halka ulaştırılmasını rica ederim.” [Kocatürk]

10 Haziran 1921 – Atatürk’ün, Afgan Elçiliği’ndeki bayrak çekme töreninde Elçi Ahmet Han’ın söylevine cevap konuşması.

10 Haziran 1921 – Ankara’da Afgan elçiliği açıldı. Sultan Ahmet Han ilk Afgan elçisi oldu ve Ankara’ya gelen ilk yabancı elçi ünvanını aldı. Atatürk, bayrak çekme töreninde; “Asırlardan beri Türkiye İslamiyet için yalnız mücadele ediyordu. Bundan sonra yanında Afganistan gibi bir arkadaşla beraber çalışacaktır.” (Türkiye ise bir yıl sonra, 1922 yılında Afganistan’a ‘Medine Savunması’nın şanlı kahramanı Fahrettin Paşa’yı (Türkkan) Türk elçisi olarak Afganistan’a gönderdi.)  ( (Sinan Meydan, 1923, 3. Baskı, s.67.)

12 Haziran 1921 – Yunanistan Kralı Konstantin, İzmir’e geldi. Yunan taarruzu öncesinde, Yunan Kralı, Başbakanı ve Genelkurmay Başkanı İzmir’e geldi. Atina’dan “İstanbul’a” sesleri arasında uğurlanan Kral Konstantin İzmir’e geldi. Yunan Kralı Konstantin’in İzmir’e gelişi ve Anadolu’daki Yunan ordusuna bildirisi: “Askerler! Vatanın sesi beni yeniden sizin komutanınız olmaya çağırdı. Elen ülküsü için çarpışıyoruz. İleri!”

12 Haziran 1921 – Atatürk’ün, Diyarbakır’da bulunan Şeyh Sunusî’nin gönderdiği bayram tebrikine teşekkür cevabı. (Mustafa Kemal’in daha önce görüştüğü Şeyh Sünüsi’den üç isteği; 1. İslam aleminde antiemperyalistlere karşı bilgilendirme, 2. Ortadoğu’yu İngiliz ve Fransızlara karşı harekete geçirme, 3. Kürtleri Milli mücadeleye katmak) (Cumhuriyet tarihi yalanları, Sinan Meydan)

13 Haziran 1921 – Mustafa Kemal, Ankara’ya gelen Fransa Temsilcisi Franklin Bouillon ile görüştü.

13 Haziran 1921 – Atatürk’ün başkanlığındaki Türk Heyeti ile Franklin Bouillon başkanlığındaki Fransız Heyeti arasında Ankara’da görüşmelerin başlaması.

13 Haziran 1921 – Atatürk’ün silah arkadaşlarından olan Refet Paşa’da İngilizlere sıcak bakıyordu. 13 Haziran, 27 Kasım ve 5 Aralık 1921 tarihlerinde General Harrington’ın temsilcisi Binbaşı Henry ile yaptığı görüşmelerde; “Ankara’nın İngiltere ile bir ittifak yapmayı düşündüğünü’, ‘Boğazlar üzerinde Türk-İngiliz ortak kontrolünü kabul edebileceklerini’, ‘Ankara hükümeti ile İngiltere’nin bir uyuşmaya varabileceğini’ belirtiyordu. “(Sinan Meydan, 1923, 3. Baskı, s.144.)

13 Haziran 1921 – Büyük Millet Meclisi tarafından Mustafa Kemal’e, Başkomutanlık görevi verildi.

13 Haziran 1921 – Çapanoğlu Halit Bey, Amasya’da idam edildi.

15 Haziran 1921 – Atatürk’ün, Kâzım Karabekir’e telgrafı: “…Teklifiniz üzerine Enver Paşa’nın bulunduğu yer ve faaliyetinden daima haberdar olmamızın temini Ali Fuat Paşa’ya yazılmıştır.”

15 Haziran 1921 – TBMM’nce “Sosyal Yardım Komisyonu” oluşturuldu.

16 Haziran 1921 – Pontus çetelerinin baskılarından bıkan Samsun’lular kendilerini korumak için silahlanıp askeri talime başladılar.

17 Haziran 1921 – Koçkiri Ayaklanması bastırıldı. Liderlerden Alişan ve arkadaşları teslim oldu. Sivas, Erzincan ve Tunceli yöresinde, adını ayaklanan Koçgiri aşiretinden alan ve 3.5 ay süren ayaklanma, Türk ordusu tarafından bastırıldı.

17 Haziran 1921 – Ahmet İzzet Paşa’nın, Atatürk’e, Harbiye Nazırlığı’nı kabul ettiğini bildiren telgrafı.

18-19 Haziran 1921 – Paris Görüşmeleri başladı. (Üç büyük devlet, Yunanistan’a, arabuluculuk önerisinde bulundu.)

21 Haziran 1921 – Fransızlar, Zonguldak’ı boşalttı. Zonguldak’ın kurtuluşu.

21 Haziran 1921 – Zonguldak Fransızlardan boşaltılırken, Adapazarı da Yunan kuvvetlerinden geri alındı.

21 Haziran 1921 – Yunanlılar, Adapazarı’ndan çekildi. Adapazarı’nın Kurtuluşu. Adapazarı’nın Kuvayı Milliyeciler tarafından Yunanlıların elinden alınışı.

27 Haziran 1921 – Atatürk’ün, Sovyet Elçisi Nazeranuz’un güven mektubunu kabulü  ve   Elçi’nin  söylevine  cevap  konuşması.

27 Haziran 1921 – İzmir’de Yunan Savaş Meclisi toplandı. Toplantıda, Yunan ordusunun Afyon, Kütahya ve Eskişehir’e yürümesine karar verildi.

27 Haziran 1921 – Atatürk TBMM’nde şöyle diyordu; “Hükümetin siyaseti, yüksek meclisinizin kuruluş amacıdır. O da milli sınırlar içinde tüm milletin bağımsızlığını sağlamaktır. Bu esas incelenirse, komünizmle karşıt olduğu anlaşılır.” (1923, Sinan Meydan, 3. Baskı., s.331)

28 Haziran 1921 – İzmit’in Kurtuluşu. Milli kuvvetlerin İzmit’e girişi.

28 Haziran 1921 – Yunanlıların büyük taarruzları. Yunan kuvvetlerinin boşalttığı İzmit’e Türk birlikleri hakim oldu.

28 Haziran 1921 – Albay Doktor Salih Bey’in, İstanbul’dan, Atatürk’e mektubu: “Birkaç hafta önce, gözlerinden rahatsız olan anneniz hanımefendiyi muayene ettim. Gözlerinde görme sinirine bağlı görme yetersizliği ile katarakt mevcut olduğunu teşhis ettim ve ameliyatın başarılı bir sonuç vermesi mümkün olmadığını söyledim. Buna rağmen doktorlar, ameliyatın iyi netice verebileceğine bu sabah karar vermişler.” [Kocatürk]

29 Haziran 1921 – Yunanlılar çekilirken İzmit, Adapazarı, Karamürsel, Kandıra, Yalova ve İznik civarında tahribat, yıkım, yangın ve toplu öldürme olayları düzenledi.

29 Haziran 1921 – Atatürk’ün, Ankara Hükûmeti’nin telkiniyle istifa etmiş olmasına rağmen bir süre sonra yeniden nazırlık kabul eden Ahmet İzzet Paşa’nın 17 Haziran 1921 tarihli telgrafına cevabı: “…Vaziyetinizi, Salih Paşa Hazretleriyle beraber vermiş olduğunuz söze aykırı gördüm. …Vaziyet-i umumiyeye ve zât-ı devletinize telkin edilmiş fikirlere nazaran evvelce olduğu gibi bu defa da aldatılmış olmaktan, korkuyorum.”

30 Haziran 1921 – Mustafa Kemal’in öncülüğünde Çocuk Esirgeme Kurumu kuruldu.

30 Haziran 1921 – Çocuk Esirgeme Kurumu’nun temeli sayılan “Himaye-i Eftal Cemiyeti” 30 Haziran 1921’de kuruldu. (Daha önce 1917’de de Himaye-i Eftal derneği açılmış ancak derneğin çalışmaları savaşlar nedeniyle kesintiye uğramıştı.)

30 Haziran 1921 – Atatürk’ün, Ankara’da kurulan Himaye-i Etfal Cemiyeti (Çocuk Esirgeme Kurumu)’nin, himayesi altında çalışmasını kabul edişi.

30 Haziran 1921 – Milli Mücadele’nin en zor günlerinde, 30 Haziran 1921’de Ankara’da, Hâkimiyet-i Milliye Matbaası’nın küçük bir odasında Himaye-i Etfal Cemiyeti kuruldu. Kurucularının büyük çoğunluğu Fevzi Paşa, Dr. Adnan Bey, Dr. Fuat Bey, İbrahim Süreyya Bey, Mustafa Necati Bey, Yunus Nadi Bey gibi Atatürk’ün yanındaki yakınındaki milletvekilleriydi. Cemiyetin kuruluş amacı, önce şehit çocuklarının, sonra kimsesiz ve muhtaç çocukların, sonra da tüm ülke çocuklarının korunmasıydı.

1 Temmuz 1921 – Atatürk, Ankara Zabit Namzetleri Talimgahı (Subay Adayları Okulu)’nin Yıl Dönümü Töreninde.

2 Temmuz 1921 – Atatürk’ün,   beraberinde  Dışişleri   Bakanı   Yusuf  Kemal (Tengirşenk) Bey olmak üzere Sovyet Elçisi Nazeranuz’un ziyaretini iade edişi.

2 Temmuz 1921 – İngiltere Savunma Bakanlığı’nın, İstanbul’da İngiliz Orduları Başkomutanı General Harington’a, Mustafa Kemal Paşa ile yapacağı görüşme hakkında talimatı.

2 Temmuz 1921 – İkdam gazetesi baş yazarı Yakup Kadri Karaosmanoğlu, 2 Temmuz’da Ankara’ya giderek Mustafa Kemal Paşa ile görüşmüş, 17 Temmuz 1921 tarihli İkdam’da yaynlanan mülakatın büyük bölümü sansüre uğramıştır.

3 Temmuz 1921 – Celâlettin Arif Bey’in, Paris’ten Atatürk’e, Fransa’daki siyasî temaslarını bildiren mektubu.

4 Temmuz 1921 – Karamürsel’in milli kuvvetler tarafından kurtuluşu.

4 Temmuz 1921 – General Harington’un, Atatürk’e yazısı: “Zât-ı devletlerinin görüşlerini dinlemek ve bunları incelemek üzere İngiltere hükümetine rapor vermek için bana yetki verildi. Sizce de uygun ise gerekli hazırlığın yapılabilmesi için size uygun olacak gün ve saati lütfen telleyiniz.”

5 Temmuz 1921 – Menteşe Sancağı (Muğla) İtalyan işgalinden kurtuluşu.

5 Temmuz 1921 – Antalya’yı işgal eden İtalyan güçlerinin son birliği de kentten ayrıldı. İtalyanlar Antalya’dan tamamen çekildi.

5 Temmuz 1921 – Yunan Kralı Konstantin, taarruz emri verdi.

5 Temmuz 1921 – Yunan donanması Samsun’u bombaladı.

6 Temmuz 1921 – Atatürk’ün, General Harington’un, 4.7.1921 tarihli yazısına cevabı: “…Bizim millî isteklerimiz Ekselânslarınca bilinir. Millî toprağımızın tam kurtuluşu ile millî sınırlarımız içinde siyasî, malî, iktisadî, askerî, hukukî ve kültürel tam bağımsızlığımız ilkesi kabul edildiği takdirde, görüşmeye başlamaya hazır olacağımızı bildiririm.”

6 Temmuz 1921 – Ahmet İzzet Paşa’nın, Atatürk’ün 29 Haziran 1921 tarihli telgrafına cevabı: “…İsnat buyurulan gafleti itiraf şöyle dursun şimdiki gibi siyasî durumu inceden inceye takdir etmiş olduğumu görmekle nefsime, fikir ve görüşlerime itimadım artmıştır(!)”

7 Temmuz 1921 – Yunan Kralı Konstantin cepheye gitti.

7 Temmuz 1921 – Atatürk, İngilizlerin İstanbul’daki işgal kuvvetleri komutanına mesajı; “Milli sınırlarımız içinde ekonomik, politik, kültürel, mali, askeri, hukuki tam bağımsızlık istiyoruz.” (Sinan Meydan, 1923, 3. Baskı, s.130.)

8 Temmuz 1921 – Kütahya-Eskişehir Muharebesi başladı.

8-10 Temmuz 1921 – Karaçi’de 5000 kişinin katılımıyla toplanan Bütün Hindistan Hilafet Konferansı’nda alınan kararlardan biri de şuydu; “ Şayet İngiliz hükümeti, Ankara hükümetine karşı doğrudan ya da dolaylı, açık ya da gizli herhangi bir askeri tedbir almaya kalkarsa, o takdirde Hindistan Müslümanları kongrenin de desteğiyle bütün kanunları çiğnemeye, Hindistan’ın tam bağımsızlığını istemeye ve yeni bir Hindistan Cumhuriyeti kurmaya zorunluluk duyacaklardır.” (Sinan Meydan, 1923, 3. Baskı, s.45.)

9 Temmuz 1921 – Antalya: Türk kurtuluş savaşı başında (1919) başlayan İtalya işgali 9.7.1921’de sona ermiştir. Atatürk Antalya’ya 6.3.1930, 10.2.1931 ve 18.2.1935 tarihlerinde olmak üzere üç kez gelmiştir.

10 temmuz 1921 – Yunan ordusunun taarruzuyla Kütahya-Eskişehir muharebeleri başladı.

10-25 Temmuz 1921 –Türk ordusu 15 gün süren Kütahya-Eskişehir Savaşları’nda yenilip Sakarya’nın doğusuna çekildi. Düşman, Ankara yakınlarına gelmişti. Bu nedenle Meclis’in Kayseri’ye taşınması için hazırlıklar yapılıyordu.

10 Temmuz 1921 – Yunanistan genel bir saldırıya başladı. Altı koldan saldırıya geçen Yunanlılar, Yenişehir, İnegöl, Orhaniye ve Domaniç’i ele geçirdi. Yunan ordusunun, takviyeli kuvvetlerle umumî taarruzu ve Kütahya-Eskişehir muharebelerinin başlaması.

10 Temmuz 1921 – Yunanlıların İnegöl’ü ikinci kez işgali .

10 Temmuz 1921 – Yunanlıların Yenice’yi işgali.

10 Temmuz 1921 – Atatürk’ün, Afganistan’da bulunan Cemal Paşa’ya, faaliyetlerinin Heyet-i Vekile katında takdir görmüş olduğunu bildiren mektubu.

11 Temmuz 1921 – Yunanlıların Köprühisar’ı işgali.

11 Temmuz 1921 – Atatürk, kuruluşundan bir ay kadar sonra, 11 Temmuz 1921’de Himaye-i Etfal Cemiyeti’ni kendi himayesine aldı. Her fırsatta cemiyetin öneminden söz edip halkı cemiyete yardıma çağırdı. Atatürk ve İsmet İnönü başta olmak üzere bakanlar ve milletvekilleri cemiyetin kongrelerine ve balolarına katıldılar, cemiyete para yardımında bulundular. Hükümet, cemiyete pek çok kolaylıklar sağladı. Atatürk’ün isteğiyle 1935’te cemiyetin adı Çocuk Esirgeme Kurumu olarak değiştirildi. Kurum, 1937’de Bakanlar Kurulu kararıyla “kamu yararına çalışan dernek” statüsü kazandı.

12 Temmuz 1921 – Yunan kuvvetleri Gediz’e girdi. Gediz’in Yunanlıların eline geçmesi.

12 Temmuz 1921 – Türk birlikleri geri çekilmeye başladı.

12 Temmuz 1921 – Atatürk’ün, Fransız edibi Pierre Loti’nin 18.5.1921 tarihli mektubuna cevabı: “Tarihimizin en karanlık günlerinde, yenilgi ve iftiranın bizi ebediyen yok edecek gibi göründüğü bir zamanda bize güvenini bir an bile yitirmemiş olan dosta beslediğimiz ebedî minnettarlığın teminatını, talihin Türk milletine yeniden gülümsemeye başladığı şu sırada yenilemekten pek mutluluk duymaktayım.”

13 Temmuz 1921 – Afyon-Altıntaş Muharebesi.

13 Temmuz 1921 –  Afyonkarahisar’ın Yunanlılar tarafından ikinci kez işgal edilmesi.

13 Temmuz 1921 – Afyon ve Bilecik Yunanlılarca işgal edildi.

13 Temmuz 1921 – Yunanlıların Pazaryeri’ni işgali,

13 Temmuz 1921 – İstanbul Darülfünun hocalarından İsmail Hakkı ve Mehmet Emin Bey Ankara’ya geldi.

13 Temmuz 1921 – Afganistan Kralı Amanullah Han’ın, Afgan ordusunu düzenleme amacıyla Afganistan’a bir Türk askerî heyeti gönderilmesi konusunda Atatürk’e mektubu.

14 Temmuz 1921 – Tavşanlı’nın Yunanlılar tarafından işgali. Karşı karşıya kalan Yunan ve Türk kuvvetleri arasında şiddetli çarpışmalar oldu. Türk kuvvetleri savunmadan sonra geri çekilmeye başladı.

15 Temmuz 1921 – Türk ordusu, Batı Cephesi Komutanının emri ile geriye çekildi.

15 Temmuz 1921 – Ankara’da Maarif Vekili Hamdullah Suphi Bey’in (Tanrıöver) başkanlığında Maarif Kongresi toplandı.

15 Temmuz 1921 – Batı Cephesi’nde Yumruçal ve Nasuhçal muharebeleri ve 4. Tümen Komutanı Yarbay Nazım Beyin şehit oluşu.

15 Temmuz 1921 – Bozüyük’ün Yunanlılar tarafından işgali.

15 Temmuz 1921 – Şimdiye kadar takibolunan tahsil ve terbiye usullerinin milletimizin gerilemesinde en mühim etken olduğu kanaatindeyim. Onun için millî terbiye programından bahsederken eski devrin hurafatından ve yaradılışımızla hiç de münasebetli olmayan yabancı fikirlerden, Doğudan ve Batıdan gelen tesirlerden tamamen uzak millî seciye ve tarihimizle mütenasip bir kültür kastediyorum. Çünkü millî dâvamızın inkişafı ancak böyle bir kültür ile temin olunabilir. Lâlettayin bir yabancı kültürü şimdiye kadar izlenen yabancı kültürlerin neticelerini tekrar ettirebilir. Kültür zeminle mütenasiptir. O zemin milletin seciyesidir.”

16 Temmuz 1921 – Enver paşa bu tarihte Batum’a geldi ve Mustafa Kemal’e tehdit dolu bir mektup yazdı.

16 Temmuz 1921 – Köprühisar’ın milli kuvvetler tarafından işgali.

16 Temmuz 1921 – Ankara’da Maarif Kongresi açıldı ve Mustafa Kemal Paşa açılış konuşması yaptı. (Maarif Kongresi 16-21 Temmuz 1921’de yapıldı)

16 Temmuz 1921 – Atatürk’ün, Ankara’da toplanan ve 21 Temmuz 1921’e kadar çalışmalarına devam eden Maarif Kongresi’ni açış konuşması: “…Çocuklarımız ve gençlerimiz yetiştirilirken onlara bilhassa varlığı ile, hakkı ile, birliği ile çelişen bütün yabancı unsurlarla mücadele lüzumunu ve millî düşünceleri tam bir imanla her karşı fikre karşı şiddetle ve fedakârane savunma gereği telkin edilmelidir.”

16 Temmuz 1921 – Enver Paşa’nın, Moskova’dan Atatürk’e uzun mektubu “…Dışarda kalmanın, umumî maksadımız olan başta Türkiye olmak üzere kurtarmaya çalıştığımız İslâm âlemi için faydasız ve belki de tehlikeli olduğunu hissettiğimiz anda memlekete geleceğiz. İşte o kadar (!)” [Kocatürk]

17 Temmuz 1921 – Kütahya, Emet, Simav (3.kez), Demirci ve Seyitgazi Yunanlılar tarafından ele geçirildi.

17 Temmuz 1921 – Kütahya Yunanlılarca işgal edildi. Türk ordusu Eskişehir-Seyitgazi hattına çekildi.

17 Temmuz 1921 – Mustafa Kemal, Batı Cephesi Karargâhı’na gitmek üzere hareket etti.

17 Temmuz 1921 – Mustafa Kemal Paşa cepheyi denetledi.

17 Temmuz 1921 – İkdam gazetesinde Ruşen Eşref ve Yakup Kadri’nin Çankaya köşkü anıları ve Mustafa Kemal ile görüşmeleri (sansürlenerek) yayınlandı.

17 Temmuz 1921 – United Telgraph Muhabiri’nin “İsktikbalde ne gibi bir siyaset takip edeceksiniz?” sorusuna Mustafa Kemal’in cevabı; “Memleketimiz haraptır, milletimiz fakirdir, maarifimiz dundur, iktisadîyatımız zayıftır. Memleketimizi imar ve milletimizi tenvir ve terfih yegâne katî emelimizdir”

18 Temmuz 1921 – Mustafa Kemal Paşa tarafından Türk Ordusunun Sakarya’nın doğusuna kadar çekilmesi emrinin verilmesi. Atatürk’ün Batı Cephesi Karargâhı’nda İsmet Paşa’ya direktifi: “Orduyu, Eskişehir’in kuzey ve güneyinde topladıktan sonra, düşman ordusuyla araya büyük bir mesafe koymak lâzımdır ki, ordunun düzenlenmesi ve takviyesi mümkün olabilsin. Bunun için Sakarya doğusuna kadar çekilmek uygundur.”

18 Temmuz 1921 – Atatürk’ün, Ankara’dan Karacahisar’daki Batı Cephesi Karargâhı’na gelişi.

18 Temmuz 1921 – Atatürk, İsmet Paşa’nın Eskişehir’in güneybatısında Karacahisar’daki karargâhına gitti. En zor anda Hızır gibi yetişmişti. Cephede durum çok kötüydü.

18 Temmuz 1921 – Kütahya’nın ele geçirilişi Yunan parlamentosunda büyük sevinç yarattı.

18 Temmuz 1921 – İsmail Habip (Sevük), 18 Temmuz 1921’de Açıksöz’deki bir yazısında “Yunan’ın işgal ettiği yerlerde ne namaz kılacak bir cami, ne namaz kılacak bir cemaat bıraktıklarını” belirterek şöyle diyor: “Eğer silaha sarılıp ayağa kalkmasaydık. (…) otuz kırk sene geçmeden Anadolu’da ne İslam’dan bir numune, ne İslamiyetten bir nişane kalacaktı.”

19 temmuz 1921 – Eskişehir Yunan güçlerinin eline geçti. Yunanlıların Eskişehir yönünde ilerlemeleri ve akşam Eskişehir’i girişleri. (Eskişehir’in işgali) Türk birlikleri şehri boşalttı. Türk ordusu Seyitgazi hattı üzerinden Sakarya nehrinin doğusunu tutarak, savunmaya geçti. Türk orduları Eskişehir’i boşalttı. Şehir, Yunanlarca işgal edildi.

19 Temmuz 1921 – Milli Kuvvetlerin Yalova’ya girişleri. (Yalova’nın kurtuluşu)

19 Temmuz 1921 – Yunan Kralı Konstantin’in Uşak’a gelişi.

19-20 Temmuz 1921 – Karadeniz’deki Yunan donanması Trabzon’u bombaladı.

20 Temmuz 1921 – Batı Cephesi’nde Yunanlılarla Kanlıpınar (Sultaniye) ve Çamtepe muharebeleri.

21 Temmuz 1921 – Batı Cephesi kuvvetlerinin Eskişehir doğusunda karşı taarruzu ve Yunanlılar tarafında karşı konulması. (Eskişehir muharebesi). Eskişehir’in doğusunda saldırıya geçen Türk birlikleri ile Yunan kuvvetleri arasında şiddetli çarpışmalar oldu. Eskişehir Muharebesi diye anılan bu çarpışmaların sonunda Eskişehir yine Yunanlılarda kaldı.

21 Temmuz 1921 – Yunan Dışişleri Bakanı Baltazzi, Yunanistan’ın dış temsilciliklerine gönderdiği raporda şöyle diyordu: “Kemalist sürülerden kurtarılan Hristiyan, Musevi ve hatta Müslüman halk sevinç içindedir.” Eskişehir’in düşmesinden sonra Yunanistan artık Sevr Antlaşması’yla yetinmiyor İstanbul’u da istiyordu. (Şimşir, s. 169, 170).

21 Temmuz 1921 – TBMM’ne gizli oturumda ihtiyaç halinde Kayseri’ye taşınma yetkisi verildi.

21 Temmuz 1921 – Cemal Paşa ve iki yaverinin Tiflis’te ermeni teröristlerce katledilmesi.

22 Temmuz 1921 – Yunan Kralı Konstantin’in Eskişehir’e gelişi ve başkomutanlığı üzerine alışı.

22 Temmuz 1921 – Yunan donanması Sinop’u bombaladı.

22 Temmuz 1921 – Türk orduları, Atatürk’ün plan ve programı doğrultusunda, arkada artçılar bırakarak Sakarya’nın doğusuna çekildi.

23 Temmuz 1921 – Batı Cephesi birliklerinin Sakarya’nın doğusuna doğru çekilme yürüyüşüne devam etmeleri. Türk birlikleri Sakarya’nın doğusuna doğru çekilmeye devam ediyor. Karargâh Polatlı’ya alındı.

23 Temmuz 1921 – Meclisin gizli oturumunda hükümet merkezinin Kayseri’ye alınması tartışıldı, ancak Ankara’nın savunulmasında karar kılındı. TBMM’nin gizli oturumda icra vekiller heyeti reisi Fevzi Paşa’nın hükümet merkezinin Kayseri’ye taşınmasına ilişkin Heyet-i Vekile kararını bildiren demeci. (TBMM’de sert tartışmalar. Hatiplerin Ankara’nın savaşsız teslimini kabul etmemeleri. Ankara’nın savunulmasına ve ayrıca cephedeki durumu öğrenmek üzere bir heyet gönderilmesine ilişkin kararı)

23 Temmuz 1921 – 140 numaralı meclis kararıyla Konya, Kastamonu ve Samsun’da birer İstiklal mahkemesi kuruldu.

23 Temmuz 1921 – Yunan Kralı Konstantin’in Kütahya’ya gelişi.

23 Temmuz 1921 – Türkiye Büyük Millet Meclisi’nin gizli oturumunda, icra Vekilleri Heyeti Reisi Fevzi (Çakmak) Paşa’nın “Hükümet Merkezi’nin Kayseri’ye nakline dair” Heyet-i Vekile kararını bildiren demeci. (Fevzi Paşa’nın Ankara’nın tahliyesi gerektiğini bildiren demeci üzerine, Büyük Millet Meclisi’nde çok sert tartışmalar olmuş, konuşma yapan milletvekilleri, Ankara’dan harpsiz ayrılmayı kabul etmemişlerdir. Bu oturumda, Ankara’nın savunulmasına, ayrıca cephedeki durumu öğrenmek üzere bir heyet gönderilmesine karar verilmiştir. [Kocatürk]

24 Temmuz 1921 – Köprühisar ve Kavaklı’nın Yunanlılar tarafında işgali.

24 Temmuz 1921 – Fevzi Paşa, Ankara’nın boşaltılmasına ilişkin kararı açıkladı

24 Temmuz 1921 – Batı Cephesi Karargahı Polatlı’ya taşındı.

25 Temmuz 1921 – Batı Cephesi’nde Türk ordusunun Sakarya Nehri’nin doğusuna çekilmesi.

25 Temmuz 1921 – Türk ordusunun Sakarya doğusuna çekilme harekatı tamamlandı. İsmet Paşa, Polatlı’da karargâh kurdu. Kütahya Eskişehir Savaşı’nda Türk orduları 1643 şehit, 4981 yaralı verdiler. Çekilme sırasında 30.120 silahlı, 687 silahsız Türk askeri firar etti. Çekilme yine de başarılı oldu. Yunan Genelkurmay Başkanı Dusmanis, “Türkler o derece rahat ve düzenli çekilmiştir ki, ne esir alabildik ne de elimize silah ve cephane geçti” diyordu.

25 Temmuz 1921 – Türk ordusu büyük güçlükler altında geri çekilmesini tamamlayarak, Sakarya’nın doğusunda mevzilendi. Batı Cephesi’nde Türk ordusunun geri çekilme yürüyüşünü tamamlayarak Sakarya nehrinin doğusuna çekilmesi.

25 Temmuz 1921 – Yunanlıların Yenişehir’i üçüncü kez işgali.

25 Temmuz 1921 – Batı Cephesi’nde Türk Ordusunun -geri yürüyüşünü tamamlayarak- tamamen Sakarya nehrinin doğusuna çekilmesi.

25 Temmuz 1921 – Atatürk’ün, Kâzım Karabekir’in, Meclisle kabul edilen Anayasa ve kurulan Müdafaa-i Hukuk Grubu hakkında aydınlatılmasını isteyen 11.7.1921 tarihli telgrafına cevabı: “Bugünkü Büyük Millet Meclisi, Müdafaa-i Hukuk örgütünün esas ilke olarak tespit etmiş olduğu görüşler üzerinde ısrarla ve azimle yürümektedir. Müdafaa-i Hukuk Grubu, bu grubun programını teşkil eden esas maddede izah olunduğu şekilde, memleketin tam bir bağımsızlık içinde barışa kavuşmasını temin gibi kısa ve kesin bir gaye ile kurulmuştur.” [Kocatürk]

26 Temmuz 1921 – Atatürk’ün, Ankara’dan hareketle Polatlı’da Batı Cephesi Karargâhı’na gelişi ve ordunun durumu hakkında bilgi alışı.

26 Temmuz 1921 – Atatürk’ün, Batı Cephesi Karargahı’ndan Türkiye Büyük Millet Meclisi’ne telgrafı: “…Askerî vaziyetimiz her suretle güven vericidir.”

26 Temmuz 1921 – Atatürk’ün, Kâzım Karabekir’e 25.7.1921 günkü telgrafına ek telgrafı: “…İlerlemek yolunda vuku bulacak her önemli girişimin, kendisine göre mühim sakıncaları vardır. Bu sakıncaların asgari düzeye indirilmesi için gerekli önlem ve girişimlerde kusur etmemek lâzımdır.” [Kocatürk]

28 Temmuz 1921 – Kütahya’da toplanan Yunan Savaş Meclisi, Ankara’ya yürüme kararı aldı.

28 Temmuz 1921 – Kütahya’da Yunan Kralı Konstantin başkanlığında Yunan Savaş Meclisi toplandı. Toplantıda Ankara’nın işgaline karar verildi.

29 Temmuz 1921 – Cemal Paşa’nın, Kabil’den Atatürk’e mektubu: “…İlâhî bir nurun kalbinizde doğurduğu ışıkla, milletin ruhundaki yiğitlik âbidesini aydınlattınız. Şimdi bütün zindeliği ile ayağa kalkmış milletin başına geçtiniz. Dünyaya harikalar gösteriyorsunuz. Allah yolunuzu açık, kılıcınızı keskin etsin! Benden sizlere, maiyetinizde Türklüğün, Müslümanlığın hayrı için can veren kahramanlara kardeşçe binlerce selâmlar ve hürmetler!”

30 Temmuz 1921 – TBMM gizli oturumunda, “Hükümet ve Meclisin mümkün olduğu kadar Ankara’da faaliyetine devamına, hakiki lüzum ve zaruret hasıl olduğu takdirde, yeni bir karar alınmasına ilişkin” önergenin kabulü.

30 Temmuz 1921 – Yunan Kralı Konstantin yanında başbakan Gunaris ve bakanlar olmak üzere Eskişehir’e geldi.

31 Temmuz 1921 – Yunan Kralı Konstantin, Eskişehir’e geldi. Yunan Kralı Eskişehir’e gelip karargâh kurdu.

31 Temmuz 1921 – Atatürk’ün, Kâzım Karabekir’e 25.7.1921 tarihli telgrafa ek telgrafı: “…Anayasa’nın yapılmasında acele sayılan hare­ket tarzının gerekçesi, bütün dünyada ve memleketimizde hissedilen halkçılık cereyanını esaslı şekil üzerinde tespit ile bu husustan başka, karışıklığa da yer verilmemek, aynı zamanda asırlardan beri devamlı olarak yetkisi olmayanlar elinde kötüye kullanılan millî hukuku korumak için bu huku­kun esas sahibi olan millete de söz hakkı tanımak ve bu yüksek fikrin gelişmesi için bugünkü mevcut şartlardan ya­rarlanmaktır.” [Kocatürk]

1 Ağustos 1921 – Fransız Elçisi Franklin Bouillon’un Paris’e dönüşü.

1 Ağustos 1921 – Atatürk’ün, Anadolu ve Rumeli Müdafaa-i Hukuk Cemiyeti şubelerine genelgesi ve Genelkurmay Başkanlığı’na yazısı: “..Pek uzak olmayan bir gelecekte karşımızdaki hain ve tükenen Yunan ordusunun da imhası imkân altına girecektir. Büyük memleketimiz ve fedakâr milletimiz, neticenin elde edilişini tamamen üstüne almış bulunmaktadır.”

1 Ağustos 1921 – Atatürk’ün, Meclis’teki gruplardan herhangi birine girmemesini öneren Kâzım Karabekir’e cevabı: “…Esas yapısı içinde bütün hüviyetiyle karışmış bulunduğum Anadolu ve Rumeli Müdafaa-i Hukuk Cemiyeti’nden ayrılmaklığıma imkân olmadığından, cemiyetin çalışma sahası bulunan Meclis’te yine o cemiyeti temsil eden grubun içinde bulunmak zorunluluğundayım. Esasen grup, hemen Meclis’in tümüne yakın bir çoğunluğu içine almaktadır.” [Kocatürk]

4 Ağustos 1921 – Atatürk’ün Başkomutanlığı kabulü.

5 Ağustos 1921 – Refet Paşa’nın Milli Müdafaa vekilliğine seçilmesi. (Dahiliye vekilliği de vekaleten üzerinde bırakılmıştır)

5 Ağustos 1921 – Mustafa Kemal’e, geniş yetkilerle ve üç ay süre ile Başkomutanlık yetkisi veren Kanun’un Büyük Millet Meclisinde kabulü. Mustafa Kemal’in başkomutan olmasından sonra Türkiye Büyük Millet Meclisinde konuşması: “… Milletimizi esir etmek isteyen düşmanları, Allah’ın yardımıyla ne olursa olsun mağlup edeceğimize dair olan güven ve itimadım bir dakika olsun sarsılmamıştır. Bu dakikada bu kesin inancımı yüksek heyetinize karşı, bütün millete karşı ve bütün âleme karşı ilân ederim.”

5 Ağustos 1921 –Çıkarılan 144 numaralı Başkumandanlık Kanunu ile Meclis, İstiklal mahkemelerine dair yetkilerini Mustafa Kemal Paşa’ya devretti ve böylece kurulmuş olan mahkemeler de doğrudan Mustafa Kemal Paşa’ya bağlandı.

5 Ağustos 1921 – 184 milletvekilinin oy birliğiyle “Başkomutanlık Kanunu” kabul edildi. Kanunun 2. maddesinde başkomutanın ordunun maddi ve manevi kuvvetini artırmak için “TBMM’nin buna ait yetkilerini meclis adına fiili olarak kullanacağı”, kanunun 3. maddesinde ise verilen sıfat ve yetkilerin üç ayla sınırlı olduğu ve “Meclisin gerek gördüğü takdirde bu sürenin bitmesinden önce de bu sıfat ve yetkileri kaldırabileceği” ifade ediliyordu.

5 Ağustos 1921 – Başkomutan Atatürk; “Milletimizi esir etmek isteyen düşmanları mutlaka yeneceğimize güven ve inancım bir an olsun sarsılmamıştır. Şu dakikada bu kesin inancımı yüksek topluluğunuza karşı, bütün millete karşı, bütün dünyaya karşı ilan ederim”

5 Ağustos 1921 – TBMM, Sakarya Zaferi’nden tam 40 gün önce -5 Ağustos 1921’de- tüm yetkilerini -3 ay süreyle- 40 yaşında bir adama; Atatürk’e devretmişti. Başkomutan Atatürk, bir varlık yokluk savaşının hemen öncesinde Türk milletinin tüm sorumluluğunu üzerine alarak çalışmaya başlamıştı.

5 Ağustos 1921 – Çıkarılan başkomutanlık kanunu ile Mustafa kemal üç aylık süre için Başkomutan oldu. (Kanun-i Esasiye göre Başkomutanlık Padişaha aitti. Bu kanunla ise yetki Mustafa Kemal’de, nihai yetki TBMM’nde idi.)

6 Ağustos 1921 – Atatürk, tüm halka ve orduya duyurduğu bildirisinde şöyle demişti: “Yunan ordusunu Anadolu’nun harim-i ismetinde (girilmesi yasak, temiz yerinde) boğarak kurtuluşa ve bağımsızlığa kavuşacağız.”

7 Ağustos 1921 – Sandıklı’nın Yunanlılar tarafından işgali.

7 Ağustos 1921 – Malta’dan dönen Fethi Bey’in Ankara’ya gelişi.

7-8 Ağustos 1921 – Mustafa Kemal Paşa, Başkomutanlık Kanunu’nun verdiği yetkiye dayanarak Tekalif-i Milliye emirlerini (Milli Yükümlülük Emirleri) yayınlayarak, ordu için halkın vereceği malzemeyi bildirdi.

8 Ağustos 1921 – Tekâlif-i Milliye Emirleri (Milli Yükümlülükler). Atatürk’ün bu “10 emrine” göre halk buğdaydan bulgura, etten zeytin tanesine, çarıktan çoraba, naldan mıha kadar adeta neyi var neyi yok yüzde 40’ını -savaş sonrasında geri ödenmek koşuluyla- orduya verecekti. Türk milleti, Atatürk’ü yüz üstü bırakmadı. Tüm yoksulluğuna rağmen elinde avucunda ne varsa orduya verdi. Sevkiyat ve Nakliyat Genel Müdürlüğü yeniden yapılandırıldı. Konya’ya ek olarak, Çorum, Yozgat, Kırşehir, Sivas ve Kayseri’de ambarlar kuruldu. Silah ve cephene nakli organize edildi. Cephenin ekmek ihtiyacı için uygun yerlerde fırınlar inşa edildi. El-cezire Cephesi’nden ve Doğu Cephesi’nden batıya silah, cephane, araç, gereç getirildi. İstanbul’dan -özellikle Felah Grubu’nun çabalarıyla- Anadolu’ya silah, cephane ve araç gereç kaçırıldı. Sovyet Rusya’dan alınan silah ve cephenin bir kısmı da Sakarya Savaşı öncesinde Ankara’ya getirildi. Ordu mevcutları artırıldı. Bu hiç kolay olmadı. Çünkü Kütahya-Eskişehir Savaşları ve Sakarya Savaşı başlarında toplam 48.335 asker firar etmişti. (Türk İstiklal Harbi, “İdari Faaliyetler”, C.7, Genelkurmay Harp Tarihi Başkanlığı, s. 331-382). Bu nedenle Hıyaneti Vataniye Kanunu kapsamında soruşturmalar yoğunlaştırıldı.

8 Ağustos 1921 – Atatürk’ün, Türkiye Büyük Millet Meclisi’nin gizli oturumunda askerî vaziyet hakkında konuşması: “…Millet, namusunu, bağımsızlığını kurtarmak için acaba karşı koyabilirmiyiz, koyamaz mıyız muhakemesini düşünmedi. Millet, yalnız bir şey düşündü: Namuslu olarak yaşarım! Bu sebeple bu yasal hakkımızı kabul edenlerle dost olurum; bana bu hakkı vermeyecek olanlarla ölünceye kadar dövüşerek ölürüm!” [Kocatürk]

8 Ağustos 1921 – Celâlettin Arif Bey’in, Paris’ten Atatürk’e mektubu.

8 Ağustos 1921 Alit Fethi (Okyar), Malta’dan Ankara’ya döndü.

9 Ağustos 1921 – 42. Alay Ankara’ya geldi.

11 Ağustos 1921 – Atatürk’ün, Ankara’da Amerikalı gazeteci Lawrence Shaw Moore île görüşmesi ve söyledikleri: “…Biz Türkiye’nin bağımsızlığını ve bütünlüğünü kurtarmaya çalışıyoruz. Allah’ın yardımı ve Türk milletinin yenilmez kuvveti sayesinde amacımıza erişeceğiz!”

11 Ağustos 1921 – Atatürk’ün, Türkiye Büyük Millet Meclisi’nin gizli oturumunda, cepheye ve cephe gerisine üçer kişilik teftiş heyetleri gönderilmesi hakkındaki önerge nedeniyle konuşması: “…Ben görev yaparken şöyle böyle heyetlerle görevime müdahale ettiremem efendiler! Bunda ordu için, memleket için fenalıktan başka bir şey yoktur.”

11 Ağustos 1921 – Atatürk’ün, Başkomutan oluşunu kutlayan Afganistan Elçisi Ahmet Han’ın tebrik telgrafına teşekkürü.

12 Ağustos 1921 – Atatürk, Polatlı’da Başkomutan sıfatıyla ordunun başına geçti.

12 Ağustos 1921 – Atatürk’ün, Genelkurmay Başkanı Fevzi Paşa’yla Ankara’dan Polatlı’daki Cephe Karargâhı’na gelişi. Bugün Atatürk cepheyi inceledikten sonra geri dönerken atına bineceği sırada atın ani ürkmesi sebebiyle- yere düşerek bir kaburga kemiği kırılmıştır. Tedavisi için 16 Ağustos’ta Ankara’ya gitmişse de 17 Ağustos’ta tekrar cepheye dönmüştür.

12 Ağustos 1921 – Mustafa Kemal Polatlı’da attan düştü. (Polatlı’ya gelen Doktor Adnan bey ve doktor Refik bey ilk muayeneyi yaptı, paşayı otomobille Ankara’ya getirdi. Cebeci hastanesinde röntgeni çekilen paşanın kaburgasında üç kırık tespit edildi. Kırıklardan birisi ciğere batmıştı. 20 gün istirahat verildi.)

12 Ağustos 1921 – Atatürk’ün, Başkomutan oluşu sebebiyle kendisini kutlayan Genelkurmay Başkanlığı’na teşekkür telgrafı: “Milletin ve ordunun, bu azim, iman ve kahramanlığı ile millî sınırlarımız içinde tam bağımsızlık temininden ibaret meşru amacımıza mutlaka erişeceğine itimadım tamdır.”

12 Ağustos 1921 – Mustafa Kemal Paşa Alagöz karargahına gitti.

12 Ağustos 1921 – Mustafa Kemal ile Fevzi (Çakmak) Paşa, Polatlı’da cephe karargahına geldiler. (Mustafa Kemal bu sırada attan düşerek yaralanmış, Ankara’ya dönerek tedaviden sonra 17.8.1921’de yeniden cepheye gelmiştir.)

12 Ağustos 1921 –  Başkomutan Atatürk, Fevzi Paşa’yla birlikte Polatlı’daki cepheye gitti. 16 Ağustos 1921’de İnlerkatrancı yakında atından düşerek yaralandı. İki kaburgası kırılmıştı. O gece Ankara’da kaldı. Ertesi gün, 17 Ağustos 1921’de Malıköy yakınlarda Alagöz’deki karargâha gitti. 20 Ağustos 1921’den itibaren savaşı Alagöz’den yönetecekti.

13 Ağustos 1921 – Yunanlıların Sakarya’daki Türk mevzilerine doğru ileri harekata başlaması.

13 Ağustos 1921 – Sakarya Meydan Savaşı’nın sonuçlanması ve Yunan kuvvetlerinin Sakarya nehrinin doğusunda imhasıyla zaferin kazanılması

13 Ağustos 1921 – Fahrettin (Altay) ve Kazım (Özalp) Beylerin General rütbesine yükseltilmeleri.

14 Ağustos 1921 – Yunanlılar Sivrihisar’ı işgal etti.

14 Ağustos 1921 – Yunan ordusu üç koldan genel saldırıya geçti. Türk birlikleri savunma mevzilerinde beklemeye koyuldu.

14 Ağustos 1921 – Atatürk’ün, Millî Müdafaa Vekili Refet Paşa’ya telgrafı: “Düşman ileri yürüyüşe başlamıştır. Üç, dört gün sonra meydan muharebesinin başlamasını bekliyoruz. Buna göre, bu müddet içinde ordunun istifadesine verilebilecek ne varsa hemen verilmesini rica ederim.”

14 Ağustos 1921 – Yunan orduları Ankara’ya doğru yürümeye başladı… Yunan basını, bu saldırının Büyük İskender’in Asya Seferi’ne benzediğini ileri sürüyor; Kral Konstantin’in “Gordion Düğümünü keserek” Anadolu’yu Yunan Krallığı’na bağlayacağını yazıyordu. Sakarya’ya ilerleyen Yunan ordusunun sayısı şöyleydi: 120.000 er, 3.780 subay, 57.000 tüfek, 2.768 makineli tüfek, 1.350 kılıç, 386 top, 3.800 hayvan, 600 adet 3 tonluk kamyon, 200 adet 1 tonluk kamyon ve 18 uçak. Buna karşın Sakarya’da Türk ordusunun sayısı şöyleydi: 96.326 er, 5.401 subay, 54.572 tüfek, 825 makineli tüfek, 1.309 kılıç, 196 top, 32.137 hayvan ve 2 uçak. (Türk İstiklal Harbi, C.7, s. 331). Yunan ordusu, Türk ordusundan sayıca daha fazlaydı. Türk ordusunda kamyon yoktu. Uçak da yok denecek kadar azdı: Yunan ordusundaki 18 uçağa karşılık Türk ordusunda biri bozuk sadece 2 uçak vardı. Adları  “Nafız” ve “İsmet”ti. Franklin Bouillon, Sakarya Savaşı’nda kullanılan, bez kanatları patates püresiyle emayelenmiş o garip, toplama uçağı görünce “Ne delice kahramanlık! Elbette kazanırsınız!” demekten kendini alamamıştı.

14-23 Ağustos 1921 – Yunan orduları doğuya doğru yavaş yavaş ilerledi. Türk orduları ise Başkomutan Atatürk’ün planı dahlinde küçük çarpışmalarla geri çekildi.

15 Ağustos 1921 – Yunan Kralı Konstantin “Ankara’ya Doğru” emrini verdi.

15 Ağustos 1921 –  Yunanlıların Sivrihisar’ı işgali.

16 Ağustos 1921 – İngiltere Başkanı Lloyd George’un Avam Kamarası’nda konuşması: “Kemalist ayaklanmayı bastırmak için Anadolu içlerine kadar İngiliz askerleri gönderilemediğine göre, tek bir şık vardır. O da her iki tarafı sonuna kadar vuruşturmaktır (!)”

16 Ağustos 1921 – Atatürk’ün, Polatlı’dan Ankara’ya dönüşü.

16 Ağustos 1921 – Sakarya Savaşı arifesinde Polatlı’da ayağı üzengideyken atı ürktü, sırtüstü düştü, sol kaburga kemiklerinden üçü kırıldı. Ciğerine baskı yapıyor, nefes almasını güçleştiriyordu. Yaveri Muzaffer Kılıç göğüs kafesini tahta parçalarıyla sardı. İple bağladı. Cebeci Hastanesi’ne gitti, röntgen çekildi. Kırık bölgesinde kan birikmişti. Hastanede yatmayı kabul etmedi, bandaj yaptırdı. 17 Ağustos sabahı cepheye hareket etti.(Kaynak: Yılmaz Özdil, Mustafa Kemal)

16 Ağustos 1921 – Mustafa Kemal Polatlı’dan Ankara’ya döndü. Çankaya’da Dr. Mim Kemal Öke ve Dr. Murat Cankat tarafından muayene edildi. Atatürk’ün, Ankara’da yapılan muayenesinde -12 Ağustos 1921 günkü kaza sebebiyle- kaburga kemiklerinden birinde kırık bulunduğunun tespiti.

16 Ağustos 1921 – Halide Edip Hanım’ın, Atatürk’e orduda gönüllü çalışmak istediğini bildiren telgrafı.

16/17 Ağustos 1921 – Mustafa Kemal’in 21 sayfalık mektubundan; “ tarih yazmak, tarih yapmak kadar mühimdir. Yazan yapana sadık kalmazsa değişmeyen hakikat insanlığı şaşırtan bir hal alabilir. SİZ BUNA RAZI MISINIZ?” (Bu söz Türk Tarih Kurumunun girişindeki mermer levhada da yazılıdır ama büyük harfle bahsedilen son bölümü konulmamıştır.) (Panzehir, Sinan Meydan)

17 Ağustos 1921 – Meclisin muhafaza taburu da yardım için cepheye gönderildi.

17 Ağustos 1921 – Atatürk’ün, Ankara’dan tekrar cepheye hareketi. Mustafa Kemal kırık kaburga kemiklerine rağmen istirahat etmek yerine yeniden cepheye gitti. (Sakarya savaşını bu halde idare etti.)

17 Ağustos 1921 – Llyod George, Avam Kamarası’nda yaptığı konuşmada Anadolu’ya asker göndermenin mümkün olmadığını, yapılacak tek şeyin Türk ve Yunan taraflarının sonuna kadar çarpışmasını beklemek olduğunu söyledi.

18 Ağustos 1921 – Halide Edip’in, cephede görev isteği Mustafa Kemal tarafından kabul edildi.

18 Ağustos 1921 – Atatürk’ün, ordu saflarında gönüllü çalışmak isteyen Halide Edip (Adıvar) Hanım’a cevap telgrafı: “…Askerî hizmete kabul ve Batı cephesinde görevlendirildiğinizi bildiririm, ilk vasıta ile cephe karargâhına müracaat ve oradan vazifenizin öğrenilmesi rica olunur.” (Halide Edip, 20.8.1921 ‘de cepheye hareket etmiştir). [Kocatürk]

19 Ağustos 1921 – Sakarya Meydan Muharebesi.  Yunan birlikleri ilerlemeye devam etti. İki ordu artık karşı karşıya gelmeye başladı.

20 Ağustos 1921 – Türk ordusunun gizli savaş emirleri, İngiliz istihbaratının eline geçti.

20 Ağustos 1921 – Bolvadin’in Yunanlılar tarafından işgali.

20 Ağustos 1921 – Sakarya Meydan Muharebesi. İlk küçük çarpışmalar. Yunan süvari birlikleri Türk süvarilerinin saldırılarından yılmaya başladı.

20 Ağustos 1921 – Salih Paşa’nın, Roma’dan Atatürk’e telgrafı: “…En elverişli barış şartlarını elde etmek için Avrupa’ya gönderildim, İngiltere’ye karşı direnip durmak gereksiz ve tehlikelidir. Rusya’ya yaklaşmak ve Batı’yı ihmal etmek ise felâket olabilir. Vakit geçirmeden barış arayalım. Bu amaçla Avrupa’dayım. Bir temsilcinizi bana gönderiniz, işbirliği yapalım.” [Kocatürk]

21 Ağustos 1921 – Çay’ın Yunanlılar tarafından işgali.

21 Ağustos 1921 – Atatürk’ün, cepheden Kâzım Karabekir’e telgrafı: “…Bir dağ ve bir fedakâr kalsa bile bağımsızlık davamızın devam edeceği hakkındaki sarsılmaz kanaatin, Yunan ordusu ile meydan muharebesine tutuştuğumuz bir anda, tarafınızdan tekrarı ve doğrulanması büyük kalp huzuruna sebep oldu. Askerî harekât plânımız, düşündüğünüz gibi düşünülmektedir. Yalnız Ankara batısında ciddî bir muharebe vermeyi umumî düşünceye göre gerekli görmekteyiz. Fevzi, İsmet Paşalarla beraber Batı Cephesi Karargâhı’ndan selâmlarımızı sunarız.” [Kocatürk]

22 Ağustos 1921 – Yunanlılar saldırıya geçmek üzere hazırlık yaptı. Türk ordusu yarma harekatını engellemek için cephe savaşı konumunu koruyor.

22 Ağustos 1921 – Ankara herşeyi cephenin emrine vermek için var-gücüyle çalışıyor. Cepheye her taraftan erzak ve malzeme taşınıyor.

22 Ağustos 1921 – Anadolu’da birçok şehir ve kasabada yapılan mitinglerde ordu için dualar edildi.

23 Ağustos 1921 – Yunan ordusunun taarruzu ve Sakarya Meydan Muharebesi’nin başlaması. (22 gün 22 gece devam etmiştir.)

23 Ağustos 1921 – Yunanlılar Papulas komutasında, Sakarya’nın doğusunda konuşlanmış Türk mevzilerine karşı genel saldırıya geçti. Kötü hava koşulları savaşın kaderini değiştirdi. Mangal Dağı düştü, ordunun Üçüncü Grubu’nun ileri mevzileri Yunanlıların eline geçti. Top sesleri Ankara’dan duyulmaya başladı.

23 Ağustos 1921 – Yunan Bakan Theotakis, kendisinden randevu isteyen İngiliz Ataşesi Albay Narine’e 5 Eylül’de Ankara’da randevu verdi. Ancak evdeki hesap çarşıya uymayacaktı.

23 Ağustos 1921 – Sakarya Savaşı başladı. 23 Ağustos’ta Mangal Dağı, 26 Ağustos’ta Türbetepe Yunan ordularının eline geçti. Bunun üzerine Başkomutan Atatürk, 27 Ağustos’ta Milli Savunma Bakanı’na, TBMM’nin önce Keskin’e, gerekirse Kayseri’ye taşınması için emir verdi. Ancak Yunan taarruzu önlenince bu emri iptal etti. 100 km’lik bir hat üzerinde devam eden bu meydan muharebesinde yer yer Türk savunma hatları çözüldü. Sol kanattaki Türk kuvvetleri Ankara’nın 50 km güneyine kadar çekildi. Türk ordularının yönü değişti. 27 Ağustos’ta Yusuf İzzet Paşa’nın “Bu hat da giderse hangi hattı savunacağız?” demesi üzerine Başkomutan Atatürk, şu formülü geliştirdi: “Hattı müdafaa yoktur, sathı müdafaa vardır o satıh bütün vatandır. Vatanın her karış toprağı vatandaşın kanıyla sulanmadıkça terk olunamaz. Onun için küçük büyük her birlik bulunduğu mevziden atılabilir. Fakat küçük büyük her birlik ilk durabildiği noktada yeniden düşmana cephe kurup savaşa devam eder…” Bunu, ordulara emir olarak da verdi. Orgeneral Ali Fuat Erden’in değişiyle, “Sakarya muharebesi, saha savunmasıdır. Mustafa Kemal bunu ‘satıh müdafaası’ diye ifade etti.” (Ali Fuat Erden, Atatürk, s. 93). Atatürk, bu geri çekilişlerle hem düşmanı fiziksel ve zihinsel olarak yıprattı. Hem düşman ordusunun ikmalini zorlaştırdı, hem de istediği yerde düşmanı karşılayabildi. Ayrıca düşmanı, 100 km’lik bir alanda savaşmak zorunda bıraktı.

24 Ağustos 1921 – Mangal Dağı’nı koruyamayan yarbay Kenan Bey görevden alındı. Türk ordusu kayıplar vererek geri çekildi.

24 Ağustos 1921 – Trabzon’da bir miting yapılarak, bütün milletin savaşmaya hazır olduğu dile getirildi.

25 Ağustos 1921 – Yunan Kralı Konstantin’in, Eskişehir’de “Daily Telegraph”; gazetesi muhabirine demeci: “…Mustafa Kemal bu defa savaşı kabul ederse, ordusunu yok edeceğiz ya da ordusunun büyük kısmını esir edeceğiz(!) Ankara’ya girmeyi umuyoruz(!)”

26 Ağustos 1921 – Başkomutan Mustafa Kemal’in birliklere emri: “Hatt-ı müdafaa yoktur, sath-ı müdafaa vardır. O satıh bütün vatandır. Vatanın her karış toprağı, vatandaşın kanıyla ıslanmadıkça terk olunamaz!”

26 Ağustos 1921 – Atatürk’ün, birliklere emri: “Savunma hattı yoktur, savunma yüzeyi vardır. O yüzey bütün vatandır. Vatanın her karış toprağı, vatandaşın kanıyla ıslanmadıkça terk olunamaz!”

26 Ağustos 1921 – Afyon cephesinde Büyük Taarruzun başlaması.

26 Ağustos 1921 – Şiddetli çarpışmalar sonucunda Kara İlyas tepeleri Yunanlıların eline geçti. Türk cephesinde bozulmalar başladı. Yunanlılar bazı mevzileri ellerine geçirdi. Süngü çatışmaları başladı.

26 Ağustos 1921 – Mustafa Kemal; “Hattı Müdafa yoktur, sathı Müdafa vardır…”

27 Ağustos 1921 – Sakarya’da çarpışmalar bütün şiddetiyle devam etti. Yunanlılar bazı mevkileri ele geçirdi. Türk süvari birlikleri Yunan başkomutanı Papulas’ın karargâhını bastı, Papulas zor kurtuldu.

26/27 Ağustos 1921 – Atatürk’ün, bir kısım mevzilerin terke mecbur kalmışı üzerine Ankara’da bulunan Millî Müdafaa Vekili Refet Paşa’ya telgrafı: “Meydan muharebesinin Ankara’ya kadar uzanması ihtimal dahiline girmiştir. …Meclis ve hükümetin ilk aşama olarak Keskin’e, ondan sonra zorunluluk halinde Kayseri’ye nakli lâzımdır. Nakil 29 Ağustos akşamına kadar sonlanmalıdır.” [Kocatürk]

27 Ağustos 1921 – Mustafa Kemal, karargâhtan yayınladığı emirde “Hattı müdafaa yoktur, sathı müdafaa vardır” diyerek herkesi vatan için savaşmaya çağırdı.

28 Ağustos 1921 – Delibaş Mehmet öldürüldü.

29 Ağustos 1921 – Atatürk’ün emriyle, ordumuzda cephe değişikliği yapılması.

29 Ağustos 1921 – Akşam saatlerinde meclise Kayseri’ye taşınmaya hazır olun talimatı verildi.

30 – 31 Ağustos 1921 – Yunan orduları, 30-31 Ağustos 1921’de şiddetli hücumlarını sürdürdüler. Başkomutan Atatürk’ün, “Kaybedilmesi halinde Ankara’nın tehlikeye düşeceğini” söylediği Çal Dağı, 2 Eylül’de Yunan ordularının eline geçti. Atatürk son durumu inceleyip karar vermeye çalışırken, Fevzi Paşa, telefonda, Yunan ordularının kötü durumda olduklarını ve geri çekileceklerini söyledi. Durumu değerlendiren Atatürk, birliklere, bu sefer “çekilme” değil, “direnme” emri verdi.

31 Ağustos 1921 – Tevhid-i Efkar gazetesi; “Çanakkale’de iki defa İstanbul’u kurtarmış olan Mustafa Kemal bu defa da vatanı kurtaracaktır.”

1 Eylül 1921 – Türk birlikleri Çaldağı’nı ele geçirdi ama Yunanlılar karşı saldırıyla kaybettikleri mevzileri geri aldı. Türk kuvvetleri Polatlı yakınlarına doğru çekildi.

1 Eylül 1921 – Mustafa Kemal hükümet merkezinin Kayseri’ye taşınmasını emretti.

1 Eylül 1921 – Urfa’nın Suruç ilçesinde yapılan mitingde Kürtlerin ordunun zaferi için herşeyi yapabilecekleri dile getirildi.

1 Eylül 1921 – Türkiye   Büyük  Millet  Meclisi   Başkanlığı’nın,  Atatürk’e, Meclis’in orduya güvenini ve teşekkürlerini bildiren telgrafı. [Kocatürk]

1 Eylül 1921 – Atatürk’ün, Sakarya cephesinden Türkiye Büyük Millet Meclisi’ne telgrafı: “…En yüksek azim ve imanla muharebe eden ordunun, bağımsızlığımızın savunulması uğrunda namus gereğini yerine getireceğini temin ederim.”

1 Eylül 1921 – Atatürk, Yunan ordusunun kaçarken kadın ve kızlara saldırılacağını tahmin ederek halkın ve bilhassa kadın ve çocukların dağlara yahut emin yerlere saklanmasını istedi.

2 Eylül 1921 – Sakarya Meydan Muharebesi (Sakarya Zaferi 23 Ağustos-13 Eylül 1921).

2 Eylül 1921 – Ahmet İzzet Paşa’nın, Atatürk’e telgrafı: “Görüşlerinizi bize anlatmak üzere yetkili bir temsilcinizi İstanbul’a göndermenizi rica ederim.”

3 Eylül 1921 – Sakarya Savaşı’nda sessiz bir gün. Yunanlılar ilk günden beri 15 kilometre ilerleyebildi. Yer yer süngü savaşları yapıldı.

3-5 Eylül 1921 – Yunan ordularının 3-5 Eylül arasındaki taarruzları sonuçsuz kaldı. 5 Eylül’de bir Yunan uçağı Ankara istasyonunu bombaladı.

5 Eylül 1921 – Haymana ve Eski Polatlı arasından başlayan Yunan saldırısı püskürtüldü. Başkomutan Papulas, Türklerin yenildiğini ilan etti.

5 Eylül 1921 – Atatürk’ün, cepheden Fransız kadın gazeteci Berthe Georges-Gaulis’e mektubu: “…Askerlerimizin kahramanlığı ve bütün milletin hayranlığa değer bir bağlılıkla bana tam destek olması sayesinde, Yunan istilâcılarını sonunda yurdumdan kovacağımı kuvvetle umuyorum.” [Kocatürk]

5 Eylül 1921 – Mustafa Kemal savaşın en hararetli günlerinde duygularını Fransız gazeteci Berthe Georges Gaulis’le paylaştı.

5 Eylül 1921 – Enver paşa Batum’da halk şuralar fırkası (İttihat ve Terakki yerine kurulan fırka) genel kongresini yaptı.

6 Eylül 1921 – Atatürk’ün, “İttihat ve Terakki Kongresi” adıyla Batum’da bir toplantı yanılmasına ön ayak olanlardan Halil (Kut) Paşa hakkında Kâzım Karabekir’e telgrafı: “Halil Paşa hakkında uygun gördüğünüz işlemi uygulayınız. Bu işlemin sorumluluğuna ben de Vekiller Heyeti ve Meclis’e karşı katılıyorum.”

6 Eylül 1921 – Türk orduları Sakarya savaşında üstün duruma geçtiler.

8 Eylül 1921 – Türk birlikleri saldırı hazırlıklarına başladı.

8 Eylül 1921 – Başkomutan Papulas, Atina’dan Ankara’yı almaktan vazgeçmelerini ve ateşkes sağlanmasını istedi.

8 Eylül 1921 – Mustafa Kemal Paşa’nın gördüğü lüzum üzerine 8 Eylül 1921 tarihli Başkumandanlık tezkeresiyle Yozgat İstiklal Mahkemesi kuruldu ve Tekalif-i Milliye Emirleri’ni uygulamayanların cezalandırılması konusu da İstiklal Mahkemelerinin görevleri arasına alındı. Buna ilaveten bu tarihten sonra istifa eden İstiklal Mahkemeleri üyelerinin yerine yeni üyelerin atanması da bizzat Başkumandan tarafından yapıldı.

8 Eylül 1921 – Kral Konstantin’in “Gordion Düğümünü” kesemeden geri döneceği anlaşıldı.

9 Eylül 1921 – Başkomutan Atatürk, bazı silah arkadaşlarıyla birlikte Polatlı’nın kuzeyindeki Zafertepe’ye geldi. Yunan ordularının durumunu inceledi. Savaş planlarına son şeklini verdi. O gece gerekli hazırlıklar yapıldı. 10 Eylül 1921’de de –yazının girişinde anlattığım- Türk karşı taarruzu başladı ve Duatepe geri alındı. 12 Eylül 1921’de Çal Dağı ve Mangal Dağı kurtarıldı.

9 Eylül 1921 – Atatürk’ün, komutanlarla Zafertepe’ye gelişi ve düşmanın durumunu dürbünle tetkik edişi.

9 Eylül 1921 – Sakarya Savaşı’nda Mustafa Kemal Paşa, bazı komutanlarla düşmanın mukavemetinin kırıldığı Polatlı’nın kuzeyindeki Zafertepe’ye gelerek, Yunan Ordusunun durumunu inceledi.

9 Eylül 1921 – Cuma günü Anadolu’da savaşan ordumuz için Ayasofya caminde mevlit okundu. Mevlide 10.000 kişi katıldı.

10 Eylül 1921 – Atatürk’ün, Zafertepe’den de daha ileri hatta geçişi (Kâzım Özalp hatıralarında der ki: “Başkumandan, İsmet Paşa ile beraber taarruz hareketini yakından takip ediyordu. Bu sırada topçu ateşinin daha tesirli bir şekilde düzenlenmesi için, 15. Tümenin yanına gitmeye karar verdi. Benim, bulunduğum yerden ayrılmamaklığımı ve muharebeyi Zafertepe’den idare etmemi uygun görerek, daha ileri hatta geçti. Başkumandanın böyle önemli bir durumda, en ileri hatta taarruz eden kıtaların yanında görülmesi ve muharebeyi fiilî harekât hattında takip etmesi, subay ve erlerin maneviyatları üzerinde büyük tesir yaptı.” [Kocatürk]

10 Eylül 1921 – Bu tarih 22 gün 22 gecelik Sakarya (Yunanlılarca Sangarios) Savaşı’nın “kırılma” günüydü. O gün, Başkomutan Atatürk, günlerdir savunmada olan Türk ordularına “taarruz” emri vermişti. 10 Eylül 1921’de başlayan Türk taarruzu, 13 Eylül 1921’de Sakarya Meydan Muharebesi’nin kazanılmasıyla sona erecekti.

10 Eylül 1921 – Yer: Zafertepe. Sabahın ilk ışıklarıyla “üç Mustafa”; Mustafa Kemal (Atatürk), Mustafa Fevzi (Çakmak) ve Mustafa İsmet (İnönü) karargâh subaylarıyla birlikte Zafertepe’ye geldiler. Ünlü kadın yazar Halide Edip (Adıvar) de yanlarındaydı. Üzerindeki er üniformasının kollarında “onbaşı” rütbesi vardı. Başkomutan Atatürk, hemen batarya dürbününün başına geçti. Yunan hatlarına baktı. Sonra hemen yanındaki Albay Kazım (Özalp)’a taarruz emri verdi.

10 Eylül 1921 – 151 sayılı “Ereğli Havza-i Fahmiye Maden Ameledinin Hukukuna Müteallik kanun” ile işveren ve işçi ilişkileri düzenlendi, sermayeye karşı emek korundu. Bu kanunla; zorla çalıştırma yasaklandı, çalışma süresi 8 saat ile sınırlandırıldı, asgari ücret ve çalışma yaşı (18) belirlendi, işçi eğitim esasları tespit edildi, fazla çalışma işçinin isteğine bırakıldı.)

11 Eylül 1921 – Yunan kuvvetleri geri çekilmeye başladı.

11 Eylül 1922 – Mudanya Mütarekesi’nin imzalanması.

11 Eylül 1922 – Bursa’nın kurtuluşu mecliste büyük bir coşkuyla karşılandı.

11 Eylül 1922- Mudanya, Havran, Edremit, Orhaneli kurtarıldı.

11 Eylül 1922 – İtilaf Devletleri (İngilizlerin, Fransızların ve İtalyanların) Çanakkale Boğazı’nın Anadolu yakasına asker gönderdi.

11 Eylül 1922 – Türkiye Büyük Millet Meclisi’nin, İzmir ve Bursa’nın kurtuluşu nedeniyle orduya ve Başkomutan Atatürk’e, milletin ebedî şükran ve minnetinin bildirilmesi kararı. [Kocatürk]

11 Eylül 1922 – Atatürk’ün, Göztepe’de Uşakîzade Muammer Bey’in köşkünü gezmesi, burada Lâtife Hanımla tanışması, Lâtife Hanım’ın Atatürk’ün elini öpmesi (Lâtife Hanım, Türk ordusunun İzmir’e girişini takiben “İzmir Mevki Komutanlığı”na getirilen 8. Tümen Komutanı Kâzım (Sevüktekin) Paşa’ya -adına işlerini yürüten- Osman Efendi’yi göndermiş ve “Göztepe’deki evlerini Mustafa Kemal Paşa ikametgâh olarak düşünürse, kendileri için büyük şeref olacağını ve böyle bir şerefin bir Türk ailesinden esirgenmemesini” rica etmişti. Atatürk, durumun kendisine iletilmesi üzerine, söz konusu evi görmek üzere Göztepe’ye gitmiş ve köşkü gezmişti. İngiliz subay ve yazarı Armstrong’un 1932 yılında yayımlanan “Bozkurt” adlı kitabında yer alan “Lâtife Hanım’ın, Atatürk’ün karargâhına gelerek yanına girdiği şeklindeki sahne”, Atatürk’ün aynı yıl Akşam gazetesi başyazarı Necmeddin Sadık (Sadak) Bey’e dikte ettiği -yine Necmettin Sadık imzasıyla- 7.12.1932 tarihli Akşam gazetesinde yayımlanan cevapla yalanlanmış bulunmaktadır. [Kocatürk]

11 Eylül 1922 – Atatürk’ün, geceyi İzmir-Karşıyaka’da İplikçizade Köşkü’nde geçirişi.

12 Eylül 1921 – Türk Ordusu saldırıları şiddetlendirdi. Yunanlılar önemli mevzilerini terkederek, Sakarya’nın batısına doğru çekilmeye başladı.

12 Eylül 1921 – Savaş alanında kazanılmaya başlanan başarılar, Anadolu’nun birçok kentini sevince boğdu. Trabzon’da şenlikler yapıldı, minareler ışıklandırıldı; Ankara’da fener alayları düzenlendi.

12 Eylül 1921 – Yunan Kralı Konstantin’in, İstanbul’da yayımlanan Fransızca Revlille gazetesinde -Milletler Cemiyeti delegesi- General Gork’a demeci: “…Mustafa Kemal harbi kabul edecek olursa, ancak 50.000 kişiden ibaret olan ordusunu imha edeceğiz (!) Ankara’ya herhalde gireceğiz (!)” [Kocatürk]

13 Eylül 1921 – Sakarya Meydan Muharebesi’nin zaferle sonuçlanması.

13 Eylül 1921 – Yunan ordusu geçtiği yerleri yakıp yıkarak Sakarya’nın batısına çekildi. Türk ordusu 100 km boyunca Yunan ordusunu takip etti. 1683 Viyana bozgunundan beri Batı karşısında devam eden Türk geri çekilişi, 238 yıl sonra, 1921’de Sakarya Savaşı’nda Ankara önlerinde; Polatlı’da-Haymana’da durduruldu. Sakarya’da 3.713 şehit, 18.480 yaralı verdik. Türk ordusunda şehitlerin 277’si, yaralıların ise 1058’i subaydı. Bu nedenle Sakarya Savaşı “Subay Savaşı” olarak da bilinir. Yunan ordusu ise resmi rakamlara göre 3.958 ölü, 18.955 yaralı verdi. (Celal Erikan, Kurtuluş Savaşı Tarihi, s. 267). Ancak bazı kaynaklara göre Yunan ordusu, en az 30.000 kişiyi savaş meydanında bıraktı. Mesela İngiliz raporları, Yunan kaybının 31.000 kişi olduğunu yazıyor. (Şimşir, s. 231).

23 Ağustos – 13 Eylül 1921 – Tam 22 gün 22 gece süren Sakarya Savaşı kazanıldı.

13 Eylül 1921 – Sakarya Meydan Muharebesi’nin sonuçlanması ve düşmanın Sakarya nehrinin doğusunda imha ile zaferin kazanılması. Yunanlıların 23 Ağustos’ta başlattıkları savaş, 22 gün 22 gece sürdü. Sonunda Türk cephesi büyük bir zafer kazandı. Türk Ordusu birçok koldan ilerledi. Bütün mevzileri boşaltarak geri çekilen Yunan birlikleri köprüleri tahrip ederek Sakarya’nın batısında mevzilendi.

13 Eylül 1921 – Sakarya Zaferi üzerine Başkomutan Atatürk’ün, Batı Cephesi Komutanlığı’na emri: “…Düşman batıya geri çekilmeye devam etmektedir. Düşmanın geride herhangi bir hatta durmasına ve eski düzenini almasına mani olmak ve geri çekilişini yenilgiye uğratmak lâzımdır.”

13 Eylül 1921 – Atatürk’ün, Başkomutanlık işlemlerinin daha basit şekilde seyretmesi için Başkomutanlık Kalemi’nin kaldırıldığını ve Başkomutan’ın gerek Millî Savunma Bakanlığı gerekse Genelkurmay Başkanlığı ile doğrudan temasta bulunarak çalışacağı hakkında ilgililere yazısı.

13 Eylül 1921 – Başkomutanlığın, Batı cephesinin yeniden kurulup düzenlenmesi emri (Mevcut tümenlerden 5 kolordu oluşturulmuştur).

13 Eylül 1921 – Atatürk tarafından hazırlanan “Meclis takdirnamesiyle taltif hakkında Kanun”un, Türkiye Büyük Millet Meclisi’nde kabulü: “Muharebelerde bilfiil ateş altında fevkalâde yararlıklar gösterenler, Türkiye Büyük Millet Meclisi takdirnamesiyle mükâfatlandırılır.” [Kocatürk]

13 Eylül 1921 – 13 Eylül 1683’te Viyana’da başlayan kesintisiz geri çekilmenin, 238 yıl sonra 13 Eylül 1921’de nihayet durdurulması.

13 Eylül 1921 – Fahrettin (Altay) ve Kazım (Özalp) Beylerin General rütbesine yükseltilmeleri.

14 Eylül 1921 – Seferberlik ilan edildi. Grup teşkilatı kaldırıldı ve kolordu halinde örgütlenme başladı.

14 Eylül 1921 – Yunanlıları kovalayan Türk kuvvetlerinin Sakarya’nın batısına geçmesi.

14 Eylül 1921 – Başkomutan Mustafa Kemal Paşa’nın “Genel seferberlik” ilanını bildiren emri.

14 Eylül 1921 – Atatürk’ün, Sakarya Zaferi’ni takiben cepheden millete bildirgesi: “…Avrupa’nın en mükemmel araçlarıyla donatılmış olan Konstantin ordusundan, ordumuzun donatım itibariyle de geri kalmaması ve hatta ona üste çıkabilmesi gibi inanılmaz mucizeyi, Anadolu halkının fedakârlığına borçluyuz.”

14 Eylül 1921 – Atatürk’ün, “genel seferberlik ilânı”nı bildiren emri: “14/15 Eylül 1921 gece yarısından itibaren bütün vatanda umumî seferberlik ilân edilmiştir. Mağlup düşmanı Anadolu içerisinde en son neferine kadar imha için ilân edilen bu seferberlikte amaçlanan gayeye varıncaya kadar, gerek duyuldukça silâh altında bulunan sınıflardan başka askerlik yaşındakiler de silâh altına çağrılacaktır.”

14 Eylül 1921 – İsmet ve Fevzi Paşaların, Türkiye Büyük Millet Meclisi Başkanlığı’na, Başkomutan Atatürk’e Mareşal rütbesi ve Gazilik unvanı verilmesini teklif eden telgrafı.

17 Eylül 1921 – Türkiye Büyük Millet Meclisi’nin, cephede bulunan Başkomutan Atatürk’e Sakarya Zaferi’ni kutlayan telgrafı: “Türkiye Büyük Millet Meclisi, millî ordunun müstesna fedakârlıklarıyla kazanılan Sakarya Meydan Muharebesi’nin kahramanlarını kutlamış ve bütün milletin hislerine tercüman olarak, pek derin olan minnet ve şükranını yüksek aracılığınızla bütün ordu mensuplarına sunmaya karar vermiştir.”

18 Eylül 1921 – Yunan birlikleri Eskişehir’e doğru çekilmeye başladı.

18 Eylül 1921 – Atatürk’ün, Sakarya Zaferi’ni takiben cepheden Ankara’ya dönüşü.

18 Eylül 1921 – Atatürk’ün, Sakarya Zaferi nedeniyle Batum halkının tebriklerini sunan Batum Başşehbenderi Aziz Samih (İlter) Bey’e teşekkür telgrafı.

19 Eylül 1921 – Mustafa Kemal’e Türkiye Büyük Millet Meclisi tarafından kanunla “mareşal” rütbesi ve “gazi” unvanı verilmesi.

19 Eylül 1921 – Büyük Millet Meclisi’nin Mustafa Kemal’in rütbesi ve Gazi unvanı ile ödüllendirmesi. Mustafa Kemal’e mecliste gazilik ve mareşallik veren kanun teklifi tartışmasız ve alkışlar arasında kabul edildi.

19 Eylül 1921 – Atatürk; “Hukukumuzu sağlayıncaya kadar silahımızı elden bırakmayız.” (Sinan Meydan, 1923, 3. Baskı, s.107.)

19 Eylül 1921 – Atatürk’e, Türkiye Büyük Millet Meclisi tarafından kanunla “Mareşal” rütbesi ve “Gazi” unvanı verişi. Atatürk’ün, kendisine “Gazi” unvanı ve “Mareşal” rütbesi verilişi münasebetiyle Meclisle teşekkür konuşması: “…Kazanılan bu başarı, Yüksek Heyetinizin iradesiyle kuvvet bulan ordumuzun iradesi sayesinde, düşman ordusunun iradesinin kırılması suretiyle belirmiştir. Bu sebeple ödüllendirişinizin gerçek muhatabı yine ordumuzdur.”

19 Eylül 1921 – Atatürk Sakarya zaferinden sonra mecliste yaptığı konuşmada; “Sovyet halkının bugün, yarın ve her zaman Türkiye’nin dostluğuna güvenebileceğini” belirtti. (Sonrasında Frunze Türkiye’ye geldi. Aralık 1921 ve Ocak 1922 arasında Türkiye’de kalıp cepheleri gezdi ve dönüşünde Sovyetler, Türkiye’ye ordu ihtiyaçlarının karşılanması için 1.1 milyon Ruble verdi.) (Sinan Meydan, 1923, 3. Baskı, s.76.)

19 Eylül 1921 – Atatürk’ün, Sakarya Meydan Muharebesi hakkında Türkiye Büyük Millet Meclisi’nde konuşması: “…Efendiler! Türkiye Büyük Millet Meclisi ordusunun Sakarya’da kazanmış olduğu meydan muharebesi, pek büyük bir meydan muharebesidir. Harp tarihinde misli belki olmayan bir meydan muharebesidir. …Bizi imha etmek görüşü karşısında varlığımızı silâhla korumak ve savunmak pek tabiîdir. Bundan daha tabiî ve daha haklı bir hareket olamaz.”

20 Eylül 1921 – Atatürk’ün, “Gazi” unvanı ve “Mareşal” rütbesinin verilişi nedeniyle orduya bildirgesi: “…Zaferden dolayı sizin kahramanlıklarınızla, sizin gösterdiğiniz nihayetsiz fedakârlıklar pahasına kazanılan bu büyük muzafferiyetlerin millet tarafından takdirini gösteren bu rütbe ve unvanı, ancak size mal ederek bütün askerlik hayatımın en büyük iftihar sermayesi olarak taşıyacağım.”

20 Eylül 1921 – Atatürk, Sakarya Zaferi nedeniyle orduya yayınladığı beyannamede bu zaferin ‘Mazlum milletimizi tarihin en tehlikeli bir zamanında yeniden ışığa ve kurtuluşa kavuşturduğunu’ belirtiyordu. (Sinan Meydan, 1923, 3. Baskı, s.86.)

20 Eylül 1921 – Türkiye Büyük Millet Meclisi’nin, Sakarya Zaferi sebebiyle Başkomutan Atatürk’e telgrafı: “Meclis, yüce ve saygıdeğer Başkanlarının, düşman ordusunu bozguna uğratan dahiyane karar ve önlemleri sayesinde kazanılan bu büyük zaferle kıvanç duymaktadır.” [Kocatürk]

21 Eylül 1921 – Atatürk’ün, Sakarya Zaferi nedeniyle kendisini kutlayan Ankaralıların telgrafına cevabı: “Soylu milletimizin hayat ve bağımsızlığını yok etmek isteyen Yunan ordusunu yirmibir günlük meydan muharebesinden sonra bozguna uğratan ordumuz ve şahsım hakkındaki tebriklerinize teşekkür ederim.”

21 Eylül 1921      Türk ordusu Sakarya Nehri batısına geçti.

24 Eylül 1921 – Franklin-Bouillon 21 Eylül’de Ankara’ya geldi, yeni Gazi Mustafa Kemal ile görüşmeler başladı. Mustafa Kemal ile Fransız Meclisi Harici İşler Komisyon başkanı Franklin Bouillon arasında Türk-Fransız barış görüşmelerinin yeniden başlaması.

24 Eylül 1921 – Bolvadin ve Çay Yunan kuvvetlerinden geri alındı.

25 Eylül 1921 – Malta’dan kaçarak Kuşadası’na gelen Ali İhsan (Sabis) Paşa’nın, Söke’den Başkomutan Atatürk’e Anadolu’da vazife isteyen telgrafı.

26 Eylül 1921 – Yunan Kralı Konstantin’in Atina’ya dönmek üzere Bursa’dan ayrılışı.

26 Eylül 1921 – Bursa’da bulunan Yunanistan kralı Konstantin kentten ayrılırken, “Türkleri kalbinden vurduk” dedi. Kars Konferansı başladı.

26 Eylül 1921 – Atatürk’ün, Ali İhsan Paşa’nın 25.9.1921 tarihli telgrafına “Ankara’ya gelmesini bildiren” cevabı.

26 Eylül 1921 – Kars’ta Gürcistan, Ermenistan, Azerbaycan ve Sovyet Rusya temsilcileri ile Kazım Karabekir arasında görüşmeler başladı.

27 Eylül 1921 – İstanbul’da bulunan Zübeyde Hanım’ın, Atatürk’e Mareşal rütbesi ve Gazi unvanı verilmesi nedeniyle tebrik telgrafı: “Size “Mareşallik” yüce rütbesi ile “Gazilik” şeref unvanının verildiğini müjdelediler. Milletin hakkınızdaki bu sevgi ve itimadı, benim kadar kimseyi duygulandıramaz. Kız kardeşinle beraber alnından öperek ve bağrımıza basarak seni tebrik ederiz.”

29 Eylül 1921 – Atatürk’ün, Türkiye Büyük Millet Meclisi’nin gizli oturumunda, İngilizlerin esir değişimi istekleriyle ilgili görüşmeler esnasında konuşması: “…Son zaferi takiben, hemen onun belirdiği günlerde İngilizler bir yakınlaşma zemini aradılar ve bunu oluşturmak için derhal bize hiç sormaksızın Malta’da bulunan tutuklularımızı bütünüyle bırakmaya karar verdiler.”

29 Eylül 1921 – Atatürk’ün, annesi Zübeyde Hanım’ın 27.9.1921 tarihli tebrik telgrafına cevabı: “Benim için dünyevî mükâfatların en yücesi olan tebrikâtınızla mesut oldum. Sizi görmek huşusundaki isteğimin derecesini ifade imkânsızdır. İlk fırsatta sizleri buraya getirmeye çalışacağım. Bunu bildirişimi bekleyerek memleketimizin kurtuluşuna yönelik dualara devam etmenizi rica ile ellerinizden ve kız kardeşimin gözlerinden öperim.”

29 Eylül 1921 – Atatürk’ün, Sakarya Zaferi’ni tebrik eden Azerbaycan Elçisi Abilof’un telgrafına cevabı. [Kocatürk]

5 Ekim 1921 – Malta’dan dönen Ali İhsan (Sabis) Paşa Ankara’ya geldi.

6 Ekim 1921 – Atatürk’ün, Ankara’ya gelen Ali İhsan Paşa ile görüşmesi.

7 Ekim 1921 – Atatürk’ün, Batı Cephesi Komutanlığı emrinde olmak üzere I. Ordu Komutanlığı’na Ali İhsan Paşa’nın atandığını bildiren yazısı.

7 Ekim 1921 – Batı Cephesine bağlı 1. Ordu kuruldu.

13 Ekim 1921 – TBMM Hükümeti ile Kafkas Cumhuriyetleri (Azerbaycan, Gürcistan ve Ermenistan) arasında Kars anlaşması imzalandı.

14 Ekim 1921 – Atatürk’ün, Ankara’da Azerbaycan Elçisi Abilof’un güven mektubunu kabulü ve Elçi’nin söylevine cevap konuşması.

16 Ekim 1921 – Atatürk’ün, Türkiye Büyük Millet Meclisi’nin gizli oturumunda, Fransızlarla yapılacak antlaşmayla ilgili görüşmeler esnasında konuşması: “…Şimdi bendeniz için olduğu gibi, bütün arkadaşlarımız için de ölçü, Misak-ı Millî’dir. Misak-ı Millî’yi darbeleyen bir antlaşmayı kabulde mazuruz.”

18 Ekim 1921 – Atatürk’ün, Ankara’da Azerbaycan Elçiliği’ne bayrak çekme töreninde Elçi’nin konuşmasına cevap söylevi.

19 Ekim 1921 – TBMM ile Fransa arasında Ankara’da anlaşma imzalanması.

19 Ekim 1921 – 19 Ekim 1921 tarihli bir rapora göre Cihanköy’de 5 yaşından küçük çocuklar evlerinden alınıp annelerinin gözleri önünde süngüye takılıp diri diri ateşe atıldı.

19 Ekim 1921 – Vahdettin, halkın maneviyatına güç katan ayet ve hadis meallerinin gazetelerde yayınlanmasını yasakladı. (Bu emir resmi gazetede (Takvim-i Vakayi) 23 Ekim tarihinde yayınlandı.

20 Ekim 1921 – TBMM Hükümeti ile Fransa Hükümeti arasında Ankara Anlaşması imzalandı. Türkiye ile Fransa arasında Ankara’da yapılan barış (Franklin-Bouillon Antlaşması). Ankara hükümeti ile Fransa arasında bir süredir devam eden toplantılar sonuçlandı. Türkiye Büyük Millet Meclisi Hükümeti ile Fransa Hükümeti arasında “Ankara Antlaşması”nın imzalanması. Fransa adına Franklin Bouillon’un sürdürdüğü görüşmeler sonrasında Fransa işgal ettiği Anadolu topraklarından çekildi. İmzalanan antlaşma ile Ankara hükümeti ilk kez Batılı bir ülke tarafından tanınmış oldu.

20 Ekim 1921 – Fransızlarla “Ankara İtilafnamesi” imzalandı. Buna göre savaş bitiyor, güney sınırımız şekilleniyordu. (İskenderun Suriye sınırları içinde bırakılıyor, ancak 7. maddeye göre burada özel bir idare kuruluyordu. Buradaki Türkler korunacak ve resmi dil Türkçe olacaktı.)

20 Ekim 1921 – Sovyetler Birliği Dışişleri Bakanı Çiçerin, Yunan ordusunun Anadolu’da yapmış olduğu zulme karşı çıkarak protestoda bulundu.

20/21 Ekim 1921 – İşgal edilen Türk toprakları üzerinde başarı kazanamayacağını anlayan Fransız hükümeti, TBMM ile Ankara Antlaşması’nı imzaladı. Fransa adına Franklin Bouillon’un sürdürdüğü görüşmeler sonrasında Fransa işgal ettiği bölgelerden çekildi.

23 Ekim 1921 – Malta’da tutuklu olan Türkler ile Ankara’nın esir aldığı İngilizlerin karşılıklı olarak serbest bırakılmasının öngören anlaşma imzalandı.

23 Ekim 1921 – İstanbul’da Ankara Hükümetinin siyasi temsilcisi Hamit Bey ile, İngilizler arasında Anadolu’daki İngiliz esirleriyle Malta’daki Türk esirlerinin değiştirilmesi hakkında anlaşma imzalanması.

23 Ekim 1921 – İstanbul’daki Ankara temsilcisi Hamit Bey ile İngiliz temsilcisi Sir H. Rumbold arasında, İngiliz esirleriyle Malta’daki Türk tutukluların değiştirilmesi konusunda anlaşma imzalandı. (Serbest bırakılan Malta tutukluları 31 Ekim’de İnebolu’ya çıktılar.)

28 Ekim 1921 – Atatürk’ün, ordu komutanlarına, üzerinde bulunan Başkomutanlık görevinin 5 Kasım 1921’den itibaren biteceğini Türkiye Büyük Millet Meclisi’ne arz ettiğini bildiren genelgesi.

28 Ekim 1921 – Zübeyde hanım oğlunun ve memleketin sevincini yetimlerle paylaşmak için Darüşşafaka Cemiyetine 20.000 kuruş bağış yaptı. (O zaman için bu miktar beş mebus maaşına eşitti.)

29 Ekim 1921 – Atatürk’ün, Türkiye Büyük Millet Meclisi’nin gizli oturumunda, asayiş ve iç güven hakkındaki gensoru ile Merkez Kumandanı Nurettin Paşa hakkındaki gensorunun birleştirilerek görüşülmesi sırasında konuşması: “…Pek nazik zamanlara tesadüf eden bazı olaylardan dolayı ordu komutanlarının değiştirilmesine dair bende kanaat hasıl olmamıştır.”

30 Ekim 1921 – İkinci dönem İstiklal mahkemeleri; 30 Temmuz 1921 tarihi ile 1923 Ekim ayı arasında çalışmıştır. İlk olarak 19 Ağustos 1921 tarihinde Kastamonu’da, 12 Ağustos 1921 tarihinde Konya’da, 17 ağustos 1921 Samsun, 22 Eylül 1921 tarihinde Yozgat’da kuruldu. İkinci İstiklal Mahkemelerinde asker kaçakları, Kurtuluş Savaşında düşmana yardım edenler ve isyan çıkaranlar yargılandı.

30 Ekim 1921 – Sakarya savaşının kazanılmasını takiben İngilizlerle eşit koşullarda İnebolu’da esir değiş-tokuşu yapıldı. (Malta’da sürgünde bulunan vatanseverler ile Anadolu’da esir alınan İngiliz subayları) Atatürk bu sayede Malta sürgünlerini kurtardı. (Sinan Meydan, 1923, 3. Baskı, s.161.)

30 Ekim 1921 – Ankara Clair Price adını New York Times’ın 30 Ekim 1921 tarihli Mustafa Kemal’e destek makalesiyle duydu. Yazının görünme kaynağı Columbia üniversitesinde gazetecilik okuyan Zekeriya (Sertel) idi. Price 20 gün sonra Türkiye’ye geldi.

31 Ekim 1921 – Mustafa Kemal’in Başkomutanlık süresinin 5 Kasım 1921’den itibaren 3 ay daha uzatılmasına dair Kanun’un Türkiye Büyük Millet Meclisinde kabulü.

31 Ekim 1921  – 161 sayılı “Düşmandan kurtarılan ve kurtarılacak olan yerler halkına yardım hakkında” kanun çıkarıldı.

1 Kasım 1921 – Türk davasını destekleyen Pierre Loti’ye Meclis adına armağan gönderilmesi kararı alındı.

1 Kasım 1921 – İnebolu’da 23 Ekim 1921 anlaşmasına göre Türklerle İngilizler arasında tutsak değişimi. Malta’dan İngiliz gemisiyle getirilen 59 Türk, Anadolu’daki 4 İngilizle İnebolu’da değiş-tokuş edildi. Malta’dan getirilen Türkler arasında Kara Vasıf, Mithat Şükrü (Bleda), Rauf Bey (Orbay), Celal Nuri Bey (İleri) gibi isimler de var.

2 Kasım 1921 – Atatürk’ün,  Meclis’teki odasında Hataylılar adına gelen Tayfur (Sökmen) ve Faruk (Cengiz) Beyleri kabulü ve görüşmesi. [Kocatürk]

3 Kasım 1921 – Atatürk’ün, Fransız edibi ve Türk dostu Pierre Loti’ye halı gönderilişi nedeniyle mektubu: “Tarihin en karanlık günlerinde sihirli kalemiyle daima Türk milletinin hakkını doğrulamış ve savunmuş olan büyük üstat için Türk milletinin beslediği derin ve sarsılmaz sevgi hislerine, bağımsızlık mücadelesinde şehit düşen erkeklerimizin yetim bıraktığı kızlarımız tarafından gözyaşları arasında dokunan bu halı şahitlik edecektir.” [Kocatürk]

5 Kasım 1921 – Mustafa Kemal’in Başkomutanlık süresinin üç ay uzatılması. “5 Kasım 1921 Tarihinden itibaren müşarünileyhin Başkumandanlık müddeti üç ay daha temdit edilmiştir.”

9 Kasım 1921 – Medine Fatihi Fahrettin paşa, Kurtuluş Savaşı’nın ardından (Fransızlarla Ankara Antlaşması’nın imzalanmasıyla güneyde savaş sona erince) 9 Kasım 1921 tarihinde TBMM tarafından Türkiye Cumhuriyeti’nin Afganistan’daki ilk Kabil Büyükelçisi olarak atandı. Kabil’de 1922 ve 1926 yılları arası görev yaptı. Türk-Afgan dostluğunun gelişmesinde önemli rol oynadı.

11 Kasım 1921 – General Harington’un, İstanbul’dan İngiltere Savunma Bakanlığı’na raporu: “…İstanbul hükümeti aracılığıyla Mustafa Kemal’e yaklaşmak konusunda iyimser değilim. Tek kaygım şu ki, Mustafa Kemal Yunanlıların Anadolu’yu boşaltmaları ve Misak-ı Millî esasları gibi aşırı istekler ileri sürebilir.”

12 Kasım 1921 – Cemal Paşa’nın, Moskova’dan Atatürk’e telgrafı: “…Enver ve Halil Paşaların Anadolu’da teşebbüs etmekte oldukları hususları öğrendim. Bu teşebbüslere son verdirmek için bütün mevcudiyetimle çalışıyorum.”

12 Kasım 1921   Hamdullan Suphi Maarif vekilliğinden istifa etti.

13 Kasım 1921 – Atatürk’ün, Meclisle oluşan ikinci Grup’un faaliyetleri hakkında Kâzım Karabekir’e telgrafı: “…Bir kısım üye vardır ki, her vesile ile millî davaya önder olanların nüfuzunu ortadan kaldırmak, yetenekli ve namuslu askerî liderleri görevlerinden uzaklaştırmak ve sonuç olarak maddî ve manevî kuvvetleri kendilerine hizmet edecek bir yöne yöneltmek istiyorlar. Bugünkü güçlü liderlerinden ilgisini kesecek ordunun, herhangi bir vatanî görevi yapmaya elverişli nitelik ve niceliği kaybedeceğinin farkına varmaksızın ve yalnız hayale dayanan bir kötü niyetle çalışan bu ikinci grubun faaliyeti, kendilerince istenilen neticeyi verirse doğacak vaziyet, ordunun tamamen dağılması ve sonucunda vatanın mahvı demek olacağından bütün kuvvet ve kudretimizle bu fikir ile mücadele edilmektedir. Bu mücadeleye şiddetle devam edilecek, memleketin harap ve perişan olmasına uzanacak bu cereyanı durdurmak için gereken her şey yapılacaktır. Bununla beraber söz konusu azınlığın Meclis’te tehlikeyi gerektirecek bir kuvvet oluşturması şimdilik muhtemel değildir.” [Kocatürk]

14 Kasım 1921 – Ankara’da, Afgan Elçiliğinde Azerbaycan Elçisi Abilof şerefine verilen ziyafette, Abilof’un söylevine Atatürk’ün cevap konuşması.

15 Kasım 1921 – Türk birlikleri Yunanlılardan geri aldıkları Menderes nehrinin Batı dirseğinde mevzilendi.

15 Kasım 1921 – Sürgünden (Malta’dan) dönen Rauf Bey’in TBMM’ne katılışı.

15 Kasım 1921 – Malta’dan dönen Kara Vasıf meclise takdim edildi. “Malta Sürgünleri” meclisin doğal üyesi sayıldı.

16 Kasım 1921 – Cemal Paşa’nın, Moskova’dan Atatürk’e mektubu: “…Enver Paşa’yı Buhara’dan geri alamazsam bütün birbuçuk senelik çalışmamı mahvetmiş olacağım. Buna muvaffak olmak için olanca şiddetimle çalışıyorum.”

17 Kasım 1921 – Rauf Bey’in Nafıa Vekilliğine seçilişi.

20 Kasım 1921 – Atatürk’ün, Rus siyasetimizin esasları ve amaçları konusunda Moskova Elçiliğimize şifre talimatı.

21 Kasım 1921 – TBMM, Fransız kadın yazarı G.B. Gaulis’e teşekkür kararı aldı.

24 Kasım 1921 – Fransızlar Çukurova’yı boşaltmaya başladı.

26 Kasım 1921 – Atatürk’ün, Kâzım Karabekir’e telgrafı: “…Durumunuzun, kuvvetinizin en ufak bir kusura uğraması aynen şahsım hakkında ve mukaddes amacımız hakkında en büyük darbeye uğramış olması kadar gözümde önemlidir. Bozgunculara karşı gerekli tutumu göstermekte asla tereddüt edilmeyecektir, kardeşim.” [Kocatürk]

26 Kasım 1921 – Atatürk’ün Moskova Elçisi Ali Fuat Paşa’ya telgrafı: “…Cemal Paşa şimdiye kadar gösterdiği dürüst harekette devam ederse kendisini destekleyeceğiz. Her halde Enver Paşa ve diğerleri ile alâkasını kesmelidir.”

26 Kasım 1921 – Himaye-i Eftal cemiyeti nizamname-i esasisi TBMM’nce kabul edildi. Cemiyetin adı 1935 yılında Atatürk tarafından çocuk esirgeme kurumu olarak değiştirildi. Cemiyet 1937 yılında bakanlar kurulu kararıyla kamu yararına çalışan urumlar arasına alındı.

28 Kasım 1921 – Zübeyde hanımın Darüşşafaka’ya 20 bin kuruş yardım yapması. (Vaktin beş vekil maaşı kadarıdır.)

30 Kasım 1921 – Cemal Paşa’nın, Münih’ten Atatürk’e mektubu: “Bence bugünün en önemli meselesi, Enver’in son girişimleridir. Bu mecnunu, Anadolu’da sizin başınıza belâ olmaktan meneden talihe teşekkür borçlu olduğum halde ondan sonra giriştiği işten dolayı son derecelerde hayretteyim.”

1 Aralık 1921 – Atatürk, cumhuriyet kavramıyla Fransız aydınlarının eserleriyle tanıştı. Montesquieu’yü, J. J. Rousseau’yu okudu. J.J. Rousseau’nun tüm eserlerini okuduğunu 1 Aralık 1921’de TBMM kürsüsünden bile açıkladı. Hatta “Toplum Sözleşmesi”ndeki egemenlik kavramını yeterli bulmayarak gerçek egemenliğin “milli egemenlik” olduğunu söyledi. Atatürk, Türkiye Cumhuriyeti’ni kurarken Fransız modelinden esinlendiğini söylüyordu.  Ancak bizim cumhuriyetimizin taklit, kopya bir cumhuriyet olmadığını, hatta Fransız modelini aştığını da ekliyordu: Örneğin TBMM’de yaptığı bir konuşmada, “Kayıtsız şartsız millet egemenliğine” dayanan Türk Devrimi’nin, hükümdarla-millet arasında “kayıt ve şartlar” ile denge arayan Fransız Devrimi’ni aştığını belirtmişti. “Türk demokrasisi (cumhuriyeti), Fransa ihtilalinin açtığı yolu takip etmiş fakat kendisine has seçkin niteliği ile gelişmiştir” demişti.

1 Aralık 1921 – Fransızlar, Adana ve Mersin’i Türklere teslim etti. Adana hükümet konağına Türk bayrağı çekildi.

1 Aralık 1921 – Meclis oturumlarına davetli olarak izleyen ilk kadın olan Berthe Georges Gaulis oturumu meclis locasından izledi, kaleme aldı. (Sonradan Meclis Gaulis için 2 kez teşekkür önergesi verdi.)

1 Aralık 1921 – Atatürk; “Biz hayatını, bağımsızlığını kurtarmak için çalışan ve emek veren zavallı bir halkız. (…) Biz bu hakkımızı koruyabilmek, bağımsızlığımızı güvence altında bulundurabilmek için genel kurulumuzca, ulusal kurullarımızla bizi mahvetmek isteyen emperyalizme karşı ve bizi yutmak isteyen kapitalizme karşı savaşmayı uygun gören bir mesleği izleyen insanlarız.” (Sinan Meydan, 1923, 3. Baskı, s.62.)

1 Aralık 1921 – Cumhuriyetin “Birinci Adana Serisi pulları”, Adana ve çevresinin Fransızlar tarafından tahliyesi üzerine elde bulunan Osmanlı pulları “Adana 1 Kânunuevvel 1337 ” (1 Aralık 1921) şeklinde sürşarj edilmek suretiyle tedâvüle çıkarılmıştır.  13 parça puldan meydana gelmektedir.

1 Aralık 1921 – Vekiller Heyeti’nin, yetki ve vazifesine dair kanun teklifi münasebetiyle Atatürk’ün Türkiye Büyük Millet Meclisi’nde konuşması: “…Anayasamızın maddelerini düşünecek olursak, bu kanun, doğrudan doğruya yalnız bizim kafalarımızdan çıkmış bir kanun değildir. Bu kanun, doğrudan doğruya her millet ferdinin kalp ve vicdanında kendiliğinden doğmuş, toplumumuzun yüksek vicdanında belirmiş ve ondan sonra yürürlüğe girmiştir. Zaten, bu münasebetle demin arz etmiştim, kanun, hakikî kanun yalnız böyle olur. Taklit ile kanun olmaz.” [Kocatürk]

1 Aralık 1921 – Atatürk, TBMM’de yaptığı konuşmada; “ Efendiler, bu milleti bugün idam sehpası karşısında bulunduran fiillerin ve hareketlerin kaynağı hayaldir, duygusallıktır”. (1923, Sinan Meydan, 3. Baskı., s.264)

3 Aralık 1921 – Atatürk’ün Fransız kadın gazeteci Berthe Georges-Gaulis ile görüşmesi ve söyledikleri: “…Bugün ordu, bağımsızlık uğruna savaşıyor. Türk milleti aldatılmak istemiyor. Onun olumlu gerçekleşmelere ihtiyacı var; boş hayaller bize çok pahalıya mal olmuştur. …Ben Panislâmist değilim. Biz Türküz; hepsi o kadar. İyi Müslümanlar olarak kalmak bize yeter. Asya için olduğu gibi, Avrupa için de töremiz aynıdır. Dostlarımız olacaktır, tam bağımsızlığımızı koruyacağız, her şeyi Türk olma noktasından göreceğiz. Bu, gerçekçi bir düşünüştür; imparatorluğu yıkan ideolojiye karşı bir düşünüş, ittifaklar, iktidar için birer engel olmayacak, onu ufaltmayacak. Bunların birini diğerine karşı kullanmayacağız, onlara karşı da her zaman toprak ve siyaset bütünlüğümüzü saklı tutacağız. Devamlı dostluklar kurmanın tek yolu bu değil midir?” [Kocatürk]

4 Aralık 1921 – Yabancı ülke temsilcileri ve Fevzi Paşa ile birlikte Ankara’da at yarışlarını izledi.

5 Aralık 1921 – Mustafa Kemal’in Hıristiyanlara kötü davranılmayacağı ve bir af çıkartılacağı yolundaki bildirisine inanmayan Ermeniler, Fransızlarla birlikte şehri terketmeye başladı.

5 Aralık 1921 – Adana, Ankara Hükümeti’nin denetimine girdi.

5 Aralık 1921 – Atatürk’ün, Ankara Antlaşması gereğince Adana’nın tekrar anavatana katılışı münasebetiyle Adanalılara bildirisi: “Asırlardan beri Türkiye’nin ayrılmaz bir parçası iken Büyük Harp sonunda işgal altına girmiş, bu defa Fransa hükümetiyle imzalanan antlaşma gereğince yönetimimize dönmüş olan Adana’da hükümetimiz tekrar kuruluyor.” [Kocatürk]

5 Aralık 1921 – Kâzım Karabekir’in, Atatürk’e “Başkumandanım Kemal Paşa Hazretlerine” ithafını taşıyan imzalı resmini vermesi.

6 Aralık 1921 – Sait Halim Paşa Roma’da bir Ermeni tarafından öldürüldü. İttihat ve Terakki’nin önemli isimlerinden, bir dönemin sadrazamı Sait Halim Paşa, Roma’da Ermeni çeteciler tarafından öldürüldü.

6 Aralık 1921 – İngiliz Yüksek Komiseri Rumbold’un, İngiltere Dışişleri Bakanı Lord Curzon’a yazısı: “…Mustafa Kemal, Misak-ı Millî’yi kabul ettirmeye çalışıyor. Misak-ı Millî’yi kabul ettirirse kurtarıcı olarak yıldızı parlayacak ve ilerde de Türkiye’nin kaderinde rol oynayacak!” [Kocatürk]

7 Aralık 1921 – Fransızlar, Kilis’ten çekilmeye başladı.

8 Aralık 1921 – İstanbul Fener Patrikliğine, IV. Meletios seçildi.

8 Aralık 1921 – Atatürk’ün, Hariciye Vekili Yusuf Kemal Beyle Ankara’dan Batı Cephesi’ne hareketi.

9 Aralık 1921 – Atatürk’ün, Hariciye Vekili Yusuf Kemal Bey’le Bolvadin’e gelişi, Ali İhsan ve Yakup Şevki Paşalarla görüşmesi.

11 Aralık 1921 – İstanbul’da oluşan Anadolu hareketini durdurmayı amaç edinen “Anadolu Cemiyeti” Yunanistan Yüksek Komiserliği’ne, Yunan işgal bölgelerinde padişah adına geçici bir hükümet kurulmasını önerdi.

13 Aralık 1921 – General Frunze başkanlığında, Ukrayna Kurulu Ankara’ya geldi.

13 Aralık 1921 – Atatürk’ün, Konya Akşehir’de -Adana’dan gelen- Franklin Bouillon ile görüşmesi.

15 Aralık 1921 – General Frunze’nin başkanlığında gelen Ukranya heyeti meclisi ziyaret etti.

16 Aralık 1921 – Atatürk, Çay – Afyonkarahisar’da.

16 Aralık 1921 – Atatürk’ün, Hariciye Vekili Yusuf Kemal Bey’le beraber Akşehir’den Çay istasyonuna gelişi ve Ali İhsan Paşa ile kısa bir görüşmeyi takiben Ankara’ya hareketi.

18 Aralık 1921 – Atatürk’ün, cepheden Ankara’ya dönüşü.

18 Aralık 1921 – Atatürk’ün, akşam Azerbaycan Elçiliği’nde verilen yemeğe katılması ve konuşması: “…Ne ezen, ne de ezilen vardır; sadece zulme izin verenler vardır, o kadar!”

19 Aralık 1921 –  Atatürk’ün, Ukrayna Fevkalâde Temsilcisi General Frunze’nin güven mektubunu kabulü ve Temsilci’nin söylevine cevap konuşması.

20 Aralık 1921 – Atatürk’ün, Ukrayna Şûralar Başkanı Petrovski ve Umum Rus Şûraları ve Müttefik Devletler Kongresi Başkanı Kalinin’e, General Frunze’nin T.B.M.M.’nde okunan demecinin olumlu karşılandığını bildiren mektubu.

20 Aralık 1921 – Adana’da Kolordu binasına Türk bayrağı çekildi.

20 Aralık 1921 – Atatürk’ün, Mayıs 1914 tarihinde Sofya Orduevi’nde Kültür Bayramı vesilesiyle düzenlenen kıyafet balosuna İstanbul Askeri Müze’den getirttiği “uçbeyi” kıyafeti ile katılışını gösteren ve o gece İspanya Elçiliği’nde çekilen resim, 20 Aralık 192l’de İstanbul’da, Tevhid-i Efkâr gazetesinin birinci sayfasında yayınlandı.

23 Aralık 1921 – Atatürk’ün, Fransız Mareşali Lyautey’e Millî Mücadele’de Türk davasına hizmet ettiğinden dolayı teşekkür mektubu: “…Her iki tarafın karşılıklı olarak sarf ettiği gayretlerin Ankara Antlaşması’nı’nın imzasıyla meyvelerini vermiş olduğunu görmekle bahtiyarız.”

24 Aralık 1921 – Fransızlar Osmaniye’yi (Cebelibereket) boşalttı. Osmaniye’nin kurtuluşu.

24 Aralık 1921 – TBMM’nin gizli oturumunda Veliaht Abdülmecit Efendinin Meclis Başkanlığına gönderdiği TBMM’ni tanıyan mektubun okunması.

24 Aralık 1921 – Atatürk’ün, Türkiye Büyük Millet Meclisi’nin gizli oturumunda, Veliaht Abdülmecit Efendi’nin Meclis Başkanlığı’na gönderdiği -T.B.M.M.’ni tanıyan- mektubun okunması nedeniyle konuşması: “…İki yıllık olaylar ve yüksek Meclisinizin kuruluşu artık millete anlattı ki, Meclisin sahip olduğu yüksek kuvvetten, yüksek iradeden başka bir kuvvet mevcut değildir.”[Kocatürk]

24 Aralık 1921 – Padişah Vahdettin doğrudan TBMM’ne bir mektup yazarak meclisi tanıdığını Ankara’ya bildirdi.

24 Aralık 1921 – Gaulis noel gecesi Çankaya köşküne yemeğe davetliydi. (Gaulis Atatürk ve Milli mücadele hakkında birden çok kitap yazdı.)

25 Aralık 1921 – Gaziantep’in kurtuluşu. Antep ve Nizip’i de terkeden Fransızlardan sonra buralara Türk güçleri yerleşmeye başladı.

25 Aralık 1921 – Meclisin gizli oturumunda veliaht Abdülmecit Efendi’nin Anadolu’daki hareketi destekleyen ve başarı dileyen mektubu okundu.

26 Aralık 1921 – Atatürk’ün, Türkiye Büyük Millet Meclisi’nin gizli oturumlarında, ordunun kuvvetlenmesi, muhtaç olduğu araç ve gereçlerin tamamlanması hakkında soru ve gensorular sebebiyle açıklamaları: “…Amacımız mutlaka, karşımızda bulunan Yunan ordusunu mağlup edecek derecede kuvvetli ve donanmış ordu meydana getirmektir.” [Kocatürk]

26 Aralık 1921 – Atatürk’ün, Refik (Saydam) Bey’in yerine Sıhhiye Vekilliği’ne seçilen Rıza Nur’a, Sinop’a telgrafı: “Hastalığınızdan pek müteessirim. Vekiller Heyeti’nde göreceğiniz vazifeyi önemli ve bugünkü vaziyetimizde hizmet ve yardımınızı gerekli gördüğümden, Ankara’da mümkün olan her türlü tedavi ve istirahatinize, kabinece yardım edilmek üzere, hareketinizin makine başında bildirilmesi.”

26 Aralık 1921 – 12 Ağustos 1922 – Bu tarihler arası Hindistan’dan gelen yardım parası 14 seferde ve farklı miktarlarda olmak üzere toplam 106 bin İngiliz lirası veya 675 bin Türk lirasıdır. (Bu para Atatürk’ün emrinde, hazine dışında tutuldu ve Osmanlı bankasında saklandı.(Bu paranın 220 bini orduya, 45 bin lirası muhtaçlara verildi. Bu paradan Atatürk’ün elinde kalan sadece 445 bin liraydı ve kalan bu parada ülke imarı için harcanmıştı.) (Mısır eski hıdivi Abbas Hilmi Paşa’nın CHP’ne bağışladığı 900 bin lira ile Hindistan’dan gelen paradan kalanların (445 bin lira) (harcananlar çıkılınca) toplamı 1 milyon 345 bin liraydı. Bu para İş bankasında 2 numaralı hesapta tutuldu. Kişisel harcama yapılmadı.(445 bin lira; 120 bin lira örnek çiftlikler, 250 bin lira İş bankası, 75 bin İşbank ve Maden TAŞ hisse senedi için kullanıldı.) (900 bin lira; İş bankası 2 numaralı hesabındaydı ve hisse senedi alımında kullanıldı.)

27 Aralık 1921 – Fransızlar Tarsus’tan çekildi. Tarsus’un kurtuluşu. Tarsus da Türk birlikleri tarafından teslim alındı.

27 Aralık 1921 – Hindistan Ulusal kongresi Gandhi Başkanlığında Ahmedabad’da toplanarak Hnt Ulusu adına Mustafa Kemal’i Sakarya zaferinden dolayı kutladı. Toplantıda alınan kararda şöyle deniyordu; “Mustafa Kemal Paşa ve Türkleri büyük başarılarından ötürü kutlar, Hint halkının sevgilerini sunar, Türkiye’nin bağımsızlığının korunması konusunda yardımlarını sürdüreceğini belirtir.” (Sinan Meydan, 1923, 3. Baskı, s.46.)

29 Aralık 1921 – Atatürk’ün, Cemal Paşa’nın Ankara hükümetinin anlayışıyla uyuşmayan bazı tavsiyeleri nedeniyle Moskova Elçisi Ali Fuat Paşa’ya mektubu: “Ben, milleti ittihat ve Terakki bayrağı altına davet edemem. Ankara’ya öğüt vermek değil, Ankara’nın tamamen görüşü ve talimatı dairesinde hareket etmekle yararlı olabileceğini ve bu sebeple fikrini düzeltinceye kadar kendisiyle münasebeti sürdürmekte mazur bulunduğumu bildirmenizi rica ederim.”[Kocatürk]

29 Aralık 1921 – İsmet Paşa’nın komutası altına girmeyi kabul etmeyen Çerkez Ethem, Kütahya’da Milli Kuvvetlere karşı saldırıya geçti.

30 Aralık 1921 – Atatürk’ün, Ukrayna Fevkalâde Temsilcisi General Frunze şerefine Dışişleri Bakanlığı’nın verdiği ziyafette konuşması.

30 Aralık 1921 – Atatürk; “ Mazlumların ahı, zalimlerde kalmaz.” (Türk bağımsızlık savaşı tarih sahnesinden silinmek istenen mazlum bir milletin ahıydı. (Sinan Meydan, 1923, 3. Baskı, s.62.)

31 Aralık 1921 – Mustafa Kemal, Çerkez Ethem güçlerinin dağıtılması için Batı Cephesi Komutanlığı’na talimat verdi.

31 Aralık 1921 – Atatürk’ün, “Batı cephesi, Adana ve Maraş bölgesinde seyahat edecek olan Vakit gazetesi başmuharriri Ahmet Emin (Yalman) Bey’e silâh verilmesi” hakkında yazısı.


Büyük nutukBu memleket tarihte Türk’tü, şimdi de Türk’tür ve ebediyen Türk olarak yaşayacaktır. (1923, Adana) Gazi Mustafa Kemal ATATÜRK

Not: Lütfen varsa hata ve noksanları yorum yaparak bildiriniz.

Sayfayı yazdırın Sayfayı yazdırın

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir