- Ataturkicimizde.com - http://ataturkicimizde.com -

1920 yılında Atatürk

Atatürk takvimi

1920 : T.B.M.M. AÇILIYOR.


1 Ocak 1920 – Harbiye Nazırı Cemal Paşa’nın, Atatürk’e, bir grup milletvekilinin yazılı isteklerini bildiren telgrafı: “…Şu sırada bazı milletvekillerinin Ankara’ya davet edilmeleri, Meclisin süratle açılmasına engel olacaktır. …Davet edilme yanlış yoruma meydan verecek, içeride ve dışarıda itimatsızlık doğuracaktır. …Ankara’da toplanan kişilerin hemen İstanbul’a dönmeleri için duyuru yapılması beklenilmektedir.”

2 Ocak 1920 – Atatürk’ün, Ankara’dan Anadolu ve Rumeli Müdafaa-i Hukuk Cemiyeti örgütüne telgrafı: “…Mukaddes birlik, karar ve imanımıza dayanarak meşru isteklerimizin temini gününe kadar son derece ısrarla çalışılması ve bu demecimizden, köylere kadar milletin de haberdar kılınması rica olunur.”

3 Ocak 1920 – Milletvekilleri Mustafa Kemal ile görüşmeye başladı. Osmanlı Mebusan Meclisi’ne katılacak olan milletvekillerinin, gruplar halinde Ankara’ya gelmeye ve Atatürk ile görüşmeye başlamaları.

3 Ocak 1920 – Meclis-i Mebusan’a katılacak mebusların bazısı Ankara’ya gelmeye başladı. Aralarında Dr. Adnan (Adıvar), Cami Bey (Baykurt) ve A. Azmi Bey gibi isimlerin bulunduğu mebuslar Misak-ı Milli’nin ilk taslağı ile Mustafa Kemal’in meclis başkanlığına getirilmesi konusunu tartıştı.

3 Ocak 1920 – Atatürk’ün, Trakya’da Yunan faaliyetleri üzerine Harbiye Nazırı Cemal Paşa’ya telgrafı: “…Hükümetçe kesin girişimlerde bulunularak Yunanlıların Doğu Trakya’da olsun tahriklerine karşı durulması önemle arz olunur.”

4 Ocak 1920 – Atatürk’ün Harbiye Nazırı Cemal Paşa’ya yazısı: “…Meclis’te kuvvetli milliyetperver bir grubun oluşturulması zorunluğu vardır. Bu çoğunluk grubunun Kuva-yi Milliye ile yakından anlaşması ve ancak bu suretle mecliste milleti temsil etmesi en önemli bir noktadır. Aksi halde Meclis-i Mebusan yabancılar gözünde milleti temsil edemez.”

4 Ocak 1920 – Atatürk’ün, -Fransızların Adana ve Kilis’te yaptıkları zulümleri İtil İtilâf Devletleri temsilcileri katında protesto ettiklerini bildiren- Anadolu Kadınları Müdafaa-i Vatan Cemiyeti’nin telgrafına cevabı: “Türk kadınına, Müslüman kadınına has olan yüksek şefkatin yayılış kaynağı olan derneğinize, Heyet-i Temsiliyemiz teşekkürlerini ve minnetlerini sunar. Millet, böyle kız kardeşlerini mukaddes bütünlüğümüzün öncüsü görmekle meşru mücadelesinde azim ve imanın bir kat kuvvet bulduğunu görmekle mesuttur.”

4 Ocak 1920 – Atatürk’ün, Kilis’teki Fransız zulümleri hakkında Anadolu ve Rumeli Müdafaa-i Hukuk Cemiyeti Merkez Heyetlerine telgrafı: “Vahşi kavimlere bile bu asırda uygulanmasına beşer vicdanının kabul etmeyeceği bu zalimane tedbirlerin, bütün Merkez Heyetlerince protesto olunması tavsiye olunur.” [Kocatürk]

4 Ocak 1920 – Lord Curzon İngiliz Kabinesine sunduğu bir muhtırada “İstanbul’un Türklerden mutlaka geri alınması gerektiğini” söylemiş ancak kabine İstanbul’u ‘Uysal bir Türk hükümetine bırakarak’ Anadolu ve çevresindeki stratejik bölgeleri kontrol etmeyi kabul etmiştir.

6 Ocak 1920 – Erzurum’da, Atatürk’ün Erzurum milletvekili seçildiğine dair mazbatanın düzenlenerek imzalanması (Atatürk’e verilmek üzere Ankara’ya gönderilmiştir.

7 Ocak 1920 – İzmir’in Yunanistan’a bağlanacağı yolundaki haberler üzerine Balıkesir’de örgütlenmiş milli güçler İtilaf Devletleri’nin temsilcilerine mektuplar göndererek, durumu protesto etti.

7 Ocak 1920 – Mustafa Kemal, böyle bir durum karşısında çok büyük protesto ve direnişlerde bulunulmasını istedi.

7 Ocak 1920 – Yahya Kaptan’ın işbirlikçi İstanbul hükümetinin adamlarınca tuzağa düşürülerek şehit edilmesi. (Yahya Kaptan, Adapazarı civarında Mustafa Kemal’den doğrudan emir alarak (Adapazarı Kaymakamı Tahir Bey üzerinden haberleşerek) teşkil ettiği ekibiyle Milli mücadele için çalışmış, güvenilir bir Kuvvacıdır. Atatürk Cevat Abbas’ı iki kere Yahya Kaptan’ın yanına göndererek durumu hakkında bilgi almıştır. Yahya Kaptan’ın başarıları hükümeti, işgal güçlerini ve hatta Milli harekete destek veren Karakol cemiyetini dahi rahatsız etmiştir. Kaptan’ın tek dostu ise kilometrelerce uzaktaki Mustafa Kemal’dir.

7 Ocak 1920 – Atatürk’ün, İzmir’i Yunanistan’a katma hazırlıkları üzerine, Anadolu ve Rumeli Müdafaa-i Hukuk Cemiyeti Merkez Heyetlerine, bu durumun İtilâf Devletleri temsilcileri katında protesto edilmesini bildiren telgrafı: “Protestonamede, Anadolu’da ikinci bir Madekonya kurulmasına asla müsaade etmeyeceğimizin, bu sebeple, bu haksızlığın bir an evvel düzeltilmesi ile işgalin hemen kaldırılması gibi esasların yer almış olması tavsiyeye değer görülmektedir.” [Kocatürk]

7 Ocak 1920 – Atatürk’ün, siyasî vaziyet ve yapılması gereken hususlar hakkında Ali Fuat Paşa’ya yazısı.

8 Ocak 1920 – Mustafa Kemal bazı mebuslardan Meclis-i Mebusan’da güçlü bir Müdafa-ı Hukuk Grubu oluşturmalarını istedi.

8 Ocak 1920 – Atatürk’ün, millî emeller aleyhinde yazılara yer veren gazetelerin İstanbul Basın Cemiyeti’ne bildirilerek protesto edilmesi hakkında Anadolu ve Rumeli Müdafaa-i Hukuk Cemiyeti Merkez Heyetlerine genelgesi.

8 Ocak 1920 – Atatürk’ün, Kâzım Karabekir’in 30 Aralık 1919 tarihli telgrafına cevabı: “Eğer Rawlinson, hükümeti tarafından Heyet-i Temsiliye ile görüşmeye yetki sahibi bir vaziyette bulunuyorsa, bir an evvel Ankara’ya gelmesi faydalı görülmektedir. Yetki sahibi olmadığı takdirde buraya kadar gelmesine lüzum yoktur.” [Kocatürk]

8 Ocak 1920 – Enver Paşa’nın, Moskova’dan -Rusya’daki faaliyetleri hakkında- Atatürk’e mektubu

8 Ocak 1920 – Kuvay-i Milliye’ci Yahya Kaptan Gebze’de, İstanbul Hükümetinin adamlarınca öldürüldü.

8 Ocak 1920 – Atatürk’ün, Yunanlıların resmî veya gayriresmî, Aydın Vilâyeti’nin kendilerine bağladığını ilân ihtimaline karşı “Yunanlıları memleketten çıkarmak için uygulanacak plan” hakkında komutanlara gizli telgrafı.

8 Ocak 1920 – Atatürk’ün, İstanbul’da toplanacak meclis için milletvekillerinin, görüşmek üzere Ankara’ya gitmelerinin tehirini isteyen bir grup milletvekiline, Harbiye Nazın Cemal Paşa aracılığıyla cevap telgrafı: “Ankara’ya gelmenin yanlış yorumlara uğrayacağına dair, Harbiye Nazırı Paşa aracılığıyla bildirilen görüşlerinizi öğrendik. Mesele vatan ve milletin hayatıyla ilgilidir. Millî Meclisle, millî örgüte dayalı kuvvetli bir grup oluşturulmaz ve Sivas Kongresi’yle milletin cihana ilhan ettiği kararlar, Meclisin büyük çoğunluğu tarafından bir inanç ve ilke olarak kabul edilmezse, millî hizmetimizin temin edeceği başarı boşa gider. Memleket bir felâkete maruz kalabilir. Bu nedenle bir takım vatansız ve dinsizlerin propagandaları, bizim için uyulacak bir kural olamaz. Gaye, milletin ve vatanın kurtuluşudur. Bir iki gün için Ankara’ya gelişleriyle karşılıklı görüşme ve işbirliği yapılması bizce pek önemlidir.”

8 Ocak 1920 – Atatürk’ün Erzurum’dan milletvekili seçilmesi nedeniyle Müdafaa-i Hukuk Cemiyeti Erzurum Merkez Heyeti’ne teşekkür telgrafı: “Erzurum halkı muhterem hemşehrilerim tarafından gösterilen yakınlık, sevgi ve güvene teşekkürü görev sayarım.”

8 Ocak 1920 – İsmet Paşa’nın (İnönü) Ankara’ya geçerek Mustafa Kemal’le buluşması. Bu görüşmeden sonra Kurtuluş savaşının gereklerinden dolayı İsmet Paşa yeniden İstanbul’a dönmüştür. İkinci gelişi: 9 Nisan 1920’dir.) (Atatürk’ün Gizli Kurtuluş Planları, Sinan Meydan, 7. Baskı, s.458)

9 Ocak 1920 – Kuvay-i Milliye’ci Yahya Kaptan Gebze’de, İstanbul Hükümetinin adamlarınca öldürüldü.

9 Ocak 1920 – Atatürk’ün, Yunanlıların resmî veya gayriresmî, Aydın Vilâyeti’nin kendilerine bağladığını ilân ihtimaline karşı “Yunanlıları memleketten çıkarmak için uygulanacak plan” hakkında komutanlara gizli telgrafı.

9 Ocak 1920 – Atatürk’ün, İstanbul’da toplanacak meclis için milletvekillerinin, görüşmek üzere Ankara’ya gitmelerinin tehirini isteyen bir grup milletvekiline, Harbiye Nazın Cemal Paşa aracılığıyla cevap telgrafı: “Ankara’ya gelmenin yanlış yorumlara uğrayacağına dair, Harbiye Nazırı Paşa aracılığıyla bildirilen görüşlerinizi öğrendik. Mesele vatan ve milletin hayatıyla ilgilidir. Millî Meclisle, millî örgüte dayalı kuvvetli bir grup oluşturulmaz ve Sivas Kongresi’yle milletin cihana ilhan ettiği kararlar, Meclisin büyük çoğunluğu tarafından bir inanç ve ilke olarak kabul edilmezse, millî hizmetimizin temin edeceği başarı boşa gider. Memleket bir felâkete maruz kalabilir. Bu nedenle bir takım vatansız ve dinsizlerin propagandaları, bizim için uyulacak bir kural olamaz. Gaye, milletin ve vatanın kurtuluşudur. Bir iki gün için Ankara’ya gelişleriyle karşılıklı görüşme ve işbirliği yapılması bizce pek önemlidir.”

9 Ocak 1920 – Atatürk’ün Erzurum’dan milletvekili seçilmesi nedeniyle Müdafaa-i Hukuk Cemiyeti Erzurum Merkez Heyeti’ne teşekkür telgrafı: “Erzurum halkı muhterem hemşehrilerim tarafından gösterilen yakınlık, sevgi ve güvene teşekkürü görev sayarım.”

9 Ocak 1920 – Kuleliburgaz – Hadımköy demiryolu hattı, Mondros anlaşması gereği Fransızlara verilmişti. Fransız generali Franchet d’Esperey ile Yunan Başbakanı arasında imzalanan anlaşma ile bu hat Yunan ordusunun işgaline terk edilmişti. Bunun üzerine Mustafa Kemal’in isteği ve 1. Kolordu Komutanı Cafer tayyar Eğilmez Paşa’nın emriyle tüm Edirne vilayetinde sıkıyönetim ve seferberlik ilan edildi. (Geldikleri gibi giderler, Kahraman Yusufoğlu)

10 Ocak 1920 – Ankara’da Hâkimiyet-i Milliye gazetesi kuruldu. Ankara’da “Anadolu Rumeli Müdafaa-i Hukuk Cemiyeti”nin organı olarak Hakimiye-i Milliye gazetesinin çıkarılmaya başlaması. Mustafa Kemal’in himayesinde, Heyet-i Temsiliye’nin sözcülüğünü yapacak olan Hakimiyet-i Milliye gazetesinin birinci sayısı çıktı.

10 Ocak 1920 – 27 Aralık 1919 günü Atatürk Ankara’daydı. Artık Ankara günleri başlamıştı. O, ulusal savaşın merkezi olarak Ankara’yı seçmişti. Keçiören’deki Ziraat Mektebi’nde kalıyordu. Ankara vilayet matbaasında o tarihlerde bir gazete çıkıyordu; ancak bu resmi gazete düzensizdi; ne zaman çıkacağı belli bile olmuyordu. Çıktığı zamanlarda da vilayet haberleri ile bir iki resmi haber yayınlanıyordu. Ankara’ya gelişinin ikinci gününde, bu kentte yeni bir gazete yayınlamaya karar verdi. Önce gazetenin adının ne olacağını düşündü. Çevresindekilerin kimi önerileri üzerine önce yeni çıkacak gazeteye “Anadolu’nun Sesi” adı verilsin istendi. Ardından bu karardan vazgeçildi. Bu karar doğrultusunda, 10 Ocak 1920 tarihinde Hâkimiyet-i Milliye gazetesi kurulmuş oldu. Başlangıçta haftada iki gün yayınlanan gazete 18 Temmuz 1920’den sonra haftada üç gün, 6 Şubat 1921’den sonra da günlük olarak çıkarılmıştır. Gazetenin adı 28 Kasım 1934 tarihinde “Ulus”a, 29 Temmuz 1971 tarihinde “Barış”a değiştirilmiştir. Gazete 1974-1981 yıllarında “Yeni Ulus” adıyla hizmet vermiş ve 1983 yılında Haldun Simavi tarafından alınıp yeniden basılana kadar iki yıl durdurulmuştur. 2008 itibariye gerçek adına geri dönmüş, Ulus adıyla yayınlarını sürdürmeye başlamıştır. Bugün de aynı isimle yayın hayatına devam etmektedir. Halen haftalık baskı yapan gazete, günlük baskı çalışmalarına devam etmektedir.

10 Ocak 1920 – Ankara’da, Anadolu ve Rumeli Müdafaa-i Hukuk Cemiyeti’nin yayın organı olarak yayımlanmaya başlanan Hâkimiyet-i Milliye gazetesinin ilk sayısı (Hâkimiyet-i Milliye gazetesi, başlangıçta haftada 2 defa, 18 Temmuz 1920’den itibaren haftada 3 defa yayımlanmış, 6 Şubat 1921 tarihinden itibaren günlük olmuştur). [Kocatürk]

10 Ocak 1920 – General Milne’in raporu: “…Şartları ağır bir barış, Mustafa Kemal’i kuvvetlendirir.”

10 Ocak 1920 – Mimar Sinan’ın eseri Haseki Sultan hamamı Vahdettin ve menfaatçilerince yıktırıldı. (Diyanet İslam ansiklopedisinde bu olay kasten 1930 tarihiyle anılmaktadır.) (Charles Harington, Atilla Oral)

11 Ocak 1920 – Konya’da miting yapıldı. Konya’da Alaaddin Tepesi’nde toplanan 15 bin kişi işgallere son verilmesini, özgürlük ve adalet özlemlerini dile getiren bir gösteri yaptı.

11 Ocak 1920 – Atatürk’ün, Anadolu ve Rumeli Müdafaa-i Hukuk Cemiyeti örgütüne ve basına, İngiltere Başbakanı Lloyd George’un İstanbul ve Boğazlarla ilgili düşüncelerini protesto eden telgrafı.

11 Ocak 1920 – Atatürk’ün, Anadolu ve Rumeli Müdafaa-i Hukuk Cemiyeti Merkez Heyetlerine, Heyet-i Temsiliye’nin gözetimi altında yayımlanmaya başlayan Hâkimiyet-i Milliye gazetesine abone kaydedilmeleri hakkında genelgesi.  [Kocatürk]

12 Ocak 1920 – İstanbul’da son “Osmanlı Meclis-i Mebusanı”nın açılması. (İstanbul’un işgali üzerine Meclis, 18 Mart 1920 günü son toplantısını yaparak çalışmalarına ara verme kararı almış, 11 Nisan 1920’de de Padişah iradesiyle kapatılmıştır.) (Meclis-i Mebusan, 168 mebustan 72’sinin katılımıyla açıldı.) Meclis-i Ayân’da ise Damat Ferit Paşa, meclise kendi adamlarını doldurduğu gerekçesiyle şiddetle eleştirildi. Damat Ferit ise atamaların padişah tarafından yapıldığını söyleyerek, kendini aklamaya çalıştı.

12 Ocak 1920 – Son Osmanlı Meclis-i Mebusan’ı seçimlerden sonra Sultan Vahdettin’in yayınladığı “İrade-i Seniyye” doğrultusunda Fındıklı sarayında açıldı. (Açılış oturumu en yaşlı üye Bursa Mebusu Hacı İlyas Efendi başkanlığında gerçekleşti. Vekil sayısı 140’tı.)

12 Ocak 1920 – Atatürk’ün, Konya’da bulunan Albay Fahrettin (Altay) ve Trakya’da bulunan Albay Cafer Tayyar (Eğilmez) Beylere telgrafı: “İstanbul’da Prens Sabahattin Bey’le görüşülmüştür. …Kendisi, Kuva-yi Milliye’den yanadır, İzmir harekâtını pek meşru telâkki etmektedir. Kuva-yi Milliye ileri gelenleriyle İstanbul’da işbirliğine hazırdır.” [Kocatürk]

12 Ocak 1920 – 450 kişilik Ermeni süvari birliği, Antep’in Arapdar köyünde Müslümanlar’a işkence yaptı.

12 Ocak 1920 – Padişah Vahdettin, Osmanlı Mebusan Meclisi’ni açtı. Böylece bir anlamda III. Meşruiyet ilan edilmiş oldu. Vahdettin, hasta olduğunu belirtip meclisin açılışına gitmedi.

13 Ocak 1920 – Maraş bölgesinde yerel kuvvetlerle Fransızlar arasında “Araplar çarpışması.”

13 Ocak 1920 – Sultanahmet meydanında Türk İstanbul için bir miting (Dördüncü Sultanahmet mitingi) yapılması. İstanbul’da Sultanahmet’te 160 bin kişiyi bir araya getiren büyük bir miting yapıldı. Nakiye Hanım’m (Elgün), Hamdullah Suphi Bey (Tanrıöver) ile Rıza Nur’un birer konuşma yaptıkları mitingi Halife Abdülmecid Efendi de izledi;

(23 Mayıs 1919 – 13 Ocak 1920) – Sultanahmet Mitingleri: “Türk Ocağı” ve “Karakol Cemiyeti” tarafından düzenlenen mitinglerdir. İzmir’in işgal edildiğinin duyulmasıyla birlikte, başta İstanbul olmak üzere tüm yurtta derin infial uyandı. Bunun üzerine İstanbul Sultanahmet Meydanı’nda bir dizi protesto mitingi yapıldı. Sultanahmet Mitingleri, 23 Mayıs 1919, 30 Mayıs 1919, 10 Ekim 1919, 13 Ocak 1920 tarihlerinde dört kez yapıldı. Her birine yaklaşık 150-200 bin kişinin katıldığı mitinglerde Şair Mehmet Emin Yurdakul, Hamdullah Suphi Tanrıöver, Halide Edip Adıvar, Şüküfe Nihal gibi hatipler konuşmuştur. Sultanahmet mitingleri Anadolu direnişinin moral ve kadro kaynağı olmuşlardır. Bundan önce yine İstanbul’da işgali kınamak ve direnişi yaymak için Fatih, Üsküdar–Doğancılar, Kadıköy mitingleri yapılmıştı.

14 Ocak 1920 – Mustafa Kemal Meclis-i Mebusan reisliğine bir kutlama telgrafı gönderdi. Atatürk’ün, İstanbul’da Meclis-i Mebusan’ın açılışı nedeniyle Heyet-i Temsiliye adına Meclis Başkanlığı’na tebrik telgrafı: “…Anadolu ve Rumeli Müdafaa-i Hukuk örgütü altında kuvvetlerini, emellerini ve ruhlarını birleştirmiş olan millet, bugünden itibaren yalnız kendi iradesini temsil ve bilfiil hâkim kılacak olan Meclisin koruyucusu vaziyetindedir ve bağımsızlık ve varlığının sonuna kadar savunulması yolunda onun en fedakâr bir dayanağıdır.” [Kocatürk]

14 Ocak 1920 – İngiltere’nin kontrol subayı Rawlinson, Kazım Karabekir’den fazla silahları isteyince, Karabekir bir kez daha bu isteği reddetti.

15 Ocak 1920 – 2. Edirne Kongresi toplandı.

15 Ocak 1920 – Mustafa Kemal’in Cafer Tayyar Paşa’ya ‘ Subayların kılık değiştirerek Trakya’da silahlı teşkilat kurmalarını’ isteyen yazısı.

17 Ocak 1920 – Urfa’da Fransızlara karşı direniş başladı.

18 Ocak 1920 – Soma ve Salihli cephelerinde “Milne Hattı”nı işgal ettiği için başlayan Yunan saldırılarının ağır kayıplar verdirilerek püskürtülmesi.

19 Ocak 1920 – Mustafa Kemal Paşa’nın Misak-ı Milli ile ilgili olarak (İlk belge mahiyetinde) 19 Ocak 1920 tarihli ilk taslağı kaleme alması. (Bu metin Mustafa Kemal’in Ankara’da ikamet ettiği Ziraat mektebinde 5, 7, 8 ve 18 Ocak 1920 tarihlerinde gerçekleştirilen görüşmelerden sonra Meclis-i Mebusan’da teşkil edilecek “Müdafa-i Hukuk Grubunun” programı olarak da hazırlanan taslaktır. Bu taslakta kararlar yedi maddedir. Taslakta Mustafa Kemal’in imzası ve başlık yoktur.)

20 Ocak 1920 – Maraş’ta kurtuluş mücadelesi başladı. Maraş’ta da direniş başladı, Fransız birliklerine yapılan saldırılar sonunda mühimmat ele geçirildi.

20 Ocak 1920 – Amacı savaşı önlemek olan Cemiyet-i Akvam (Milletler Cemiyeti) İsviçre’nin Cenevre şehrinde kuruldu.

20 Ocak 1920 – Albay İsmet (İnönü) Bey’in (birinci defa) İstanbul’dan Ankara’ya gelişi ve Atatürk’le beraber Erzurum’da bulunan Kâzım Karabekir’e gönderdikleri telgraf: “Ankara’dan samimî selâmlar göndererek gözlerinizden öperiz.” İsmet Bey, 10 Şubat 1920 günü İstanbul’a hareket etmiştir. [Kocatürk]

20 Ocak 1920 – İstanbul’da İtilâf Devletleri Yüksek Komiserlerinin, Ali Rıza Paşa Hükûmeti’ne “Harbiye Nazırı Cemal Paşa ile Genelkurmay Başkanı Cevat (Çobanlı) Paşa’nın 48 saat içinde görevlerinden çekilmelerini bildiren” ortak notası. (Cemal Paşa, söz konusu notayı bir gün sonra Atatürk’e bildirirken, yanlış olarak “İngilizlerin notası” şeklinde ifade etmiştir. [Kocatürk] Esasen İngilizler, Meclisin açılmasından ve Ali Rıza Paşa Hükümeti’nin icraatından memnun değillerdi. Çok istedikleri halde, Damat Ferit Paşa’yı iş başına getirememişlerdi. Özellikle Harbiye Bakanı ve Genel Kurmay Başkanını Anadolu harekâtının destekçileri olarak görmekteydiler. Dolayısıyla 20 Ocak’ta Cemal Paşa ile Cevat Paşa’nın Kuvayı Millîye’yi destekledikleri gerekçesiyle, yirmi dört saat içinde istifalarını istediler. Adı geçen paşalar, kabinenin kalmasını tercih ile istifa ettiler.

21 Ocak 1920 – Atatürk’ün, Kâzım Karabekir’e telgrafı: “İsmet Bey en nazik ve mühim bir devreye girdiğimizi göz önüne alarak bizi kıymetli çalışmasından yararlandırmak ve bu devrenin gelişmesine kadar Heyet-i Temsiliye’de bulunmak üzere gelmiştir. Hep beraber gözlerinizden öperiz.”

21 Ocak 1920 – Atatürk’ün, çalışmaları hakkında bilgi sunan Anadolu Kadınları Müdafaa-i Vatan Cemiyeti’ne telgrafı: “…Vatanperver girişimlerinizi takdir ve tebrik ediyoruz.”

21 Ocak 1920 – Harbiye Nazırı Cemal Paşa’nın, Atatürk’e telgrafı: “İngilizler, hükümete verdikleri bir notada, benim ile Cevat Paşa Hazretlerinin vazifeden çekilmekliğimizi istediler. …Vaziyet benim ile Cevat Paşa’nın çekilmemizi gerektirdi. Kabineyi müşkül duruma sokacak bir harekette bulunulmamasını rica ederim. Aksi halde vaziyet, tasavvur ettiğimizden daha tehlikeli olur.” [Kocatürk]

22 Ocak 1920 – Atatürk’ün, kolordu komutanlarına direktifi: “İngilizler İngilizler İstanbul’da nazır veya mebuslardan bazılarını tutuklarsa, karşılık olarak Anadolu’da bulunan İngiliz subaylar İngiliz subayları tutuklanacaktır.”[Kocatürk]

22 Ocak 1920 – Damat Ferit’in hazırladığı ve Padişahın da onayladığı, ülkeyi 15 yıllığına İngiltere’ye teslim eden 12 Eylül 1919 tarihli gizli anlaşmanın Amerika’da New York Herald Tribune gazetesinde yayınlanması.

22 Ocak 1920 – Atatürk’ün (İşgalcilerin bakan yahut vekilleri tutuklamaları durumuna tedbir olmak üzere) Ankara, Konya, Sivas ve Erzurum kolordu Komutanlıklarına telgraf ile Anadolu’da bulunan bazı İngiliz subaylarının tutuklanmasını istemesi. (22 İngiliz subay tutuklanmış, bunlar Malta’ya sürgün edilen Vatanseverler ile takas edilmiştir.) (Sinan Meydan, 1923, 3. Baskı, s.159.)

22 Ocak 1920 – Misak-ı Milli, Felah-ı Vatan grubunun gizli oturumunda kabul edildi.

22 Ocak 1920 – Meclis-i Mebusan’da Mustafa Kemal’in kutlama telgrafına teşekkür edilmesi karalaştırıldı.

22 Ocak 1920 – Trabzon’da ve Denizli’de işgale karşı mitingler yapıldı. Trabzon’daki mitingde Faik Ahmet Bey (Barutçu) konuştu.

22 Ocak 1920 – Atatürk’ün, İngilizlerin verdiği nota üzerine nazırlıktan istifa ettiğini bildiren Harbiye Nazırı Cemal Paşa’ya telgrafı: “…Heyet-i Temsiliye’nin bir temsilcisi olan zat-ı devletlerinin, Heyet-i Temsiliye’nin haberi olmaksızın ve hatta onun görüşüne rağmen çekilmeniz kabul edilemez. İngilizlerin, sizi zorla vazifeden ayırmaları ihtimali bile bizim hesabımızdadır ve süratle önlemleri alınmıştır. Metanetle mevkiinizi korumanız kesin isteğimizdir.” [Kocatürk]

22 Ocak 1920 – Atatürk’ün, Sadrazam Ali Rıza Paşa’ya telgrafı: “İngilizlerin, Harbiye Nazırı’nın ve Genelkurmay Başkanı’nın değiştirilmesini istemeleri, devletin siyasî bağımsızlığına kesin bir tecavüzdür. …Siyasî bağımsızlığımıza yapılan bu açık tecavüzü, devletçe kabul eder ve milletçe sessiz kalırsak, siyasî varlığımız aleyhinde en kötü karar ve uygulamalara kendi tarafımızdan yol vermiş olacağımıza şüphemiz yoktur. Bu nedenle İngilizlerin İstanbul’da muhtemel tecavüzleri ne şekil ve ne dereceye varacak olursa olsun, içeride ve dışarıda Müdafaa-i Hukuk Cemiyeti’ne dayandığı bilinen hükümetin, bu teklifi şiddetle reddetmesi ve Harbiye Nazırı ile Genelkurmay Başkanı’nın yerlerinde bırakılması kesin isteğimizdir.” [Kocatürk]

22 Ocak 1920 – Atatürk’ün, Harbiye Nazırı Cemal Paşa’ya telgrafı: “İngilizlerin emri sonucu olarak Harbiye Nezareti’ni terk ettiğiniz anlaşılıyor. …Eğer görev başına gelmemekte ısrar ederse­niz, İngilizlerin, milletin bağımsızlığını bozduğunu ilân ederken, Harbiye Nazırı’nın da vatanî vazifesini yerine getirmemekten sorumlu olduğunu ağır bir şekilde ilâve etmek mecburiyetindeyiz.” [Kocatürk]

22 Ocak 1920 – Atatürk’ün, İngilizlerin İstanbul’da Harbiye Nazırı ile Genelkurmay Başkanı’nın görevden uzaklaştırılmalarını istemeleri üzerine milletvekillerine bildirisi: “…İngilizlerin tecavüzü geri alınmadığı takdirde Meclisin vazifesi, Anadolu’ya geçmek ve milletin idaresini üzerine almaktır. Bu hareket, bütün milletin kuvvetlerini kendisinde toplamış olan Kuva-yi Milliye tarafından her yönüyle desteklenecektir.” [Kocatürk]

23/24 Ocak 1920 – Atatürk’ün, Anadolu ve Rumeli Müdafaa-i Hukuk Cemiyeti şubelerine, “Merkez Heyetlerinin çekeceği telgraflardan ücret alınmayacağına dair Posta ve Telgraf Başmüdürlüklerine talimat verildiğini” bildiren yazısı: “Aksine harekete cüret edecek memurların isimlerinin Heyet-i Temsiliye’ye bildirilmesi.” [Kocatürk]

24 Ocak 1920 – Atatürk ve Ali Fuat Paşa’nın imzası ile “Güney cephesindeki hareketler ve yapılması gereken hususlar” hakkında ilgililere genelge yayımlanması: “…Kolorduların bu direktife ve evvelce verilen plâna göre millî kuvvetleri hemen teşkil ve harekete hazır bulundurmaları lâzımdır.”

24 Ocak 1920 – Atatürk’ün, İstanbul’da bulunan Rauf (Orbay) Bey’e telgrafı: “Hâkimiyet-i Milliye gazetesinin, İstanbul’da güvenle dağıtımının sağlanması için gerekli önlemlerin alınması, nereye ne kadar verildiğinin bildirilmesi.” [Kocatürk]

24 Ocak 1920 – Kastamonu’da “Gençler Kulübü” açıldı.

24 Ocak 1920 – Mustafa Kemal, milletin haklarını koruyamayan hükümetin, güvensizlik oyu verilerek düşürülmesini, yeni hükümetin Ahmet İzzet Paşa tarafından kurulmasını istemekteydi. Meclisteki Temsil Heyeti mebusları, Meclis Başkanını seçip çalışma dönemine girdikten sonra, bu olay nedeniyle hükümetin kendiliğinden çekileceğini, dolayısıyla Sadrazamla görüşüp tehlikeyi kendisine anlatacaklarını belirterek beklenilmesini önerdiler. Nispeten yumuşatılan bu havada, Harbiye Bakanlığına, Temsil Heyetince de uygun görülen Mustafa Fevzi (ÇAKMAK) Paşa atandı. Dahiliye Bakanlığında, Anadolu’nun tepkisini çeken Damat Şerif Paşa’nın yerine, Bursa Valisi Ebubekir Hâzım (TEPEYRAN) Hariciye Bakanlığına Safa Bey getirildi. Genel Kurmay Başkanlığına ise daha sonra 16 Şubatta Şevket Turgut Paşa atandı.

26 Ocak 1920 – Celalettin Arif Bey, geçici olarak Mebusan Meclisi başkanlığına seçildi.

26 / 27 Ocak 1920 – Köprülü Hamdi Bey, Kuvay-i Milliyecilerle, Fransızların koruduğu Akbaş cephaneliğini basmak için, Rumeli yakasına geçti. Akbaş mevkisindeki cephane deposuna Kuvay-ı Milliye kahramanlarından Köprülülü Hamdi ve arkadaşlarının baskını.

26 Ocak 1920 – Mim Mim Grubunun milli harekete en önemli katkısı İstanbul’dan Anadolu’ya yüklü miktarda silah ve cephane kaçırması olmuştur. 26 Ocak 1920’de Gelibolu’da Fransızların kontrolündeki Türk Cephaneliğine düzenlenen baskında 8500 tüfek, 33 makineli tüfek ve 500.000’den fazla cephanelik ele geçirilmiş ve Anadolu’ya gönderilmiştir.

27 Ocak 1920 – Akbaş cephaneliğinin basılarak silahların Kuvayi Milliye tarafından ele geçirilmesi.

26 / 27 Ocak 1920 – Akbaş Cephaneliği Baskını: Edremit Kaymakamı Köprülülü Hamdi ile Dramalı Rıza Beylerin komutasındaki bir Kuvvay-ı Millîye Müfrezesinin Gelibolu yakınlarındaki Fransız kuvvetlerine ait Akbaş silâh deposuna yaptığı baskın. Depodaki 8 bin Rus tüfeği, 40 Rus makinalı tüfeği, 20 bin sandık cephane Lapseki’nin Umurbey iskelesine Bolayır motoru ile taşındı. Fakat sarayın emri ile Gönen’in Yenice Köyü’nde depolanan silâhları ele geçirmek isteyen eşkiya Anzavur gelince Dramalı Rıza Bey tarafından depo havaya uçuruldu. Köprülülü Hamdi Bey burada şehit oldu. İstanbul’da yakalanan Rıza Bey ise idam edildi. Kaynak: Türkiye Cumhuriyeti Tarihi Sözlüğü 1918-2000

28 Ocak 1920 – Osmanlı Meclis-i Mebusanı’nın gizli toplantısında Misâk-ı Millî kabul edildi. 17 Şubat 1920’de, Misak-ı Millî’nin yabancı parlâmentolara ve basına bildirilme kararı alınmıştır). [Kocatürk] Erzurum ve Sivas kongrelerinde alınan kararların son Osmanlı meclisinde kabul edildiğini bildiren karar. “Millî yemin, sözleşme” anlamına gelmektedir.

28 Ocak 1920 – Maraş’ta çatışmalar devam ediyor.

29 Ocak 1920 – Atatürk’ün, İstanbul’da düzenlenen “Pierre Loti”ye anma törenine telgrafı: “Pierre Loti, hakkı temsil eden ve mazlumlar adına haykıran ilk ve son Avrupalıdır. Avrupa’dan en ziyade ümitsiz olduğum şu günlerde, Avrupa’dan yükselen bu yegâne hak sesinin sahibini kutlarım.”

29 Ocak 1920 – Atatürk’ün, Balıkesir’de 61. Tümen Komutanı Albay Kâzım (Özalp) Bey’e -Akbaş baskını nedeniyle- telgrafı: “Köprülülü Hamdi Bey’in fedakârane ve cesurane hareketle elde ettiği imrenilecek başarı nedeniyle teşekkürlerimizin kendisine bildirilmesine aracı olmanızı rica eder, böyle büyük bir başarıya neden olan sizi tebrik ederiz.”

29 Ocak 1920 – Atatürk’ün, Maraş’ta Fransız ve Ermenilerin yaptıkları katliamlar sebebiyle Anadolu ve Rumeli Müdafaa-i Hukuk Cemiyeti şubelerine telgrafı: “…Her tarafta mitingler yapılarak Hükümet Merkezi ve yabancı temsilcilerine bu zulümlere bir son verilmesi için müracaat olunması.”

28/29 Ocak 1920 – Atatürk’ün, Öğüt gazetesinin İtalyanlar tarafından kapatıldığını bildiren Konya Müdafaa-i Hukuk Cemiyeti Başkanlığı’na telgrafı: “…Diğer bir gazete imtiyazı alarak onu yayımlamak uygun olur. İstanbul katında şikâyetinize devam ediniz. Biz de girişimlerinizi takip eder ve sonucu bildiririz.” [Kocatürk]

39/30 Ocak 1920 – Atatürk’ün, İstanbul milletvekili Reşat Hikmet Bey’in İngilizler tarafından tutuklandığını bildiren Rauf (Orbay) Bey’e cevabı: “…Bir milletvekilinin tutuklanması Meclis-i Mebusan’ın güvenliğini bozma olup ve bu tutuklamaya sessiz kalma bütün milletvekillerinin tutuklanması hakkını onaylamak demektir. Bu sebeple Meclis’çe kesin girişimlerin yapılması lâzımdır. Girişimlerin sonucuna göre milletvekillerinin vereceği karar, her bakımdan yerine getirilecektir. Cevabı bekliyoruz.”

30 Ocak 1920 – Atatürk’ün, Meclis-i Mebusan’a katılan Rauf (Orbay) Bey’e telgrafı: “…Nazırların zorla düşürülmesi, milletvekillerinin tutuklanması ve buna benzer olaylardan, Kuva-yi Milliye aleyhtarlığı, Meclisin kapatılması ihtimali ve millî müdafaaya girişme zamanının yakın olduğunu zannediyoruz.” [Kocatürk]

31 Ocak 1920 – Mebusan Meclisi başkanlığına Reşat Hikmet Bey seçildi. Mebuslar Meclis‟inin önündeki en önemli sorun, başkan seçimi idi. Seçim 31 Ocak‟ta yapıldı. Başkanlığa 3. Tur oylamada İstanbul Milletvekili Reşat Hikmet seçildi. Hüseyin Kâzım Kadri, Birinci Başkan Vekili, Hoca Abdülaziz Mecdi de İkinci Başkan Vekili seçildiler.

31 Ocak 1920 – Atatürk’ün, Anadolu ve Rumeli Müdafaa-i Hukuk Cemiyeti örgütüne, -İngilizler tarafından tutuklanan – Reşat Hikmet Bey’in, yapılan girişimler sonucu serbest bıraktırıldığını bildiren telgrafı.

1 Şubat 1920 – Maraş’ta Fransızlar, çarşıları yakmaya başladı ve çok şiddetli sokak savaşları başladı.

1 Şubat 1920 – Maraş’ı işgal eden Fransızlar, Ermenilerle işbirliği yaparak kaleye Fransız bayrağı çekti. Halk ayaklandı. Sütçü İmam (Şeyh Ali Sezai (Kurtaran) Efendi) halkı coşturdu. Maraşlılar kaleye yöneldi, kaledeki Fransız bayrağı indirildi. İşgale karşı halkın mücadelesi 11 Şubat 1920’de Fransızların bozguna uğrayıp şehirden çekilmesiyle son buldu. TBMM şehrin adını “Kahramanmaraş” olarak değiştirdi. Ayrıca şehre İstiklal madalyası ve beratı verildi. (Geldikleri gibi giderler, Kahraman Yusufoğlu)

2 Şubat 1920 – Atatürk’ün, Maraş’ta Bitlis Defterdarı’nın eşinin gösterdiği kahramanlıklar nedeniyle, bütün Müdafaa-i Hukuk şubelerine yazısı: “…Milletimizin fedekârlığı sayesinde varlığını ve bağımsızlığını kurtarmayı hedef edinen, savaş alanlarında bile kadınları erkekleriyle yarışan milletimizin millî gayede başarıya ulaşacağı hakkındaki ölmez inancımız bu fedakârlık örneğiyle de takviye edilmektedir.”

3 Şubat 1920 – Atatürk’ün, Akbaş cephaneliğinin Kuva-yi Milliye kahramanlarından Köprülülü Hamdi ve arkadaşları tarafından basılmasından sonra İngilizlerin Bandırma’ya 200 kişilik bir kuvvet çıkarmaları üzerine kolordu komutanlarına emri: “Cephedeki millî kuvvetlerimizin direnişini azaltabilecek ve lüzumu halinde bağımsızlığımızı savunma esnasında bizi zayıf düşürmek amacıyla yabancıların yeniden meydana gelecek işgal ve tecavüzlerine karşı, bütün komutanlarımızın son derece kararlılıkla hareket etmelerini bilhassa rica ederim.”

3 Şubat 1920 – Fevzi Paşa, Osmanlı Hükümeti’nin Harbiye Nazırı oldu.

3 Şubat 1920 – Cemal Paşa’nin (Mersinli) istifasından sonra vekaleten Salih Hulusi Paşa’nın baktığı Harbiye Nazırlığı’na Fevzi Paşa (Çakmak) getirildi.

3 Şubat 1920 – İngilizlerin Bandırma’ya 200 kişilik kuvvet çıkarmaları.

4 Şubat 1920 – Atatürk hakkında, aldığı madalya ve nişanların tekrar kendisine iadesini öngören 29 Aralık 1919 tarihli Vükelâ Meclisi kararının Padişah Vahdettin tarafından onaylanması. (Bazı kaynaklarda 3 Şubat) Hükümetçe 30 Aralık 1919‟da hazırlanıp Padişahın onayına sunulan Mustafa Kemal‟in askerlik mesleğinden çıkarılması nişan ve madalyalarının geri verilmesi ile ilgili işlem, bir mahkeme kararına dayanmadığı gerekçesiyle iptal edilmiş, adı geçenin askerlikten ayrıldığı, fakat uzaklaştırılmadığı için nişan ve madalyalarının iade edilmesi Vahidettin tarafından 3 (veya 4)  Şubat 1920‟de onaylanmıştı. Ancak Takvim-i Vekayi‟de yayımlanması gereken irade, İngilizleri tahrik etmemek gerekçesiyle yayınlanmamış, durumun gizli tutulması, Mustafa Kemal Paşa’dan rica edilmişti.

4 Şubat 1920 – Rauf Bey’in, İstanbul’dan Atatürk’e telgrafı: “Grup için uğraşıyoruz. Mebuslar arasında mevki ve rütbe düşkünü olanların varlığı, fikirlerde sertlik ve hemen her mebusu ayrı ayrı kazanmak gibi bir zorunluk doğurmaktadır. Durum o derece naziktir ki, Müdafaa-i Hukuk’tan olan mebuslardan söz verenlerin büyük bir bölümü bile, bu isim etrafında toplanmaktan kaçınmışlardır.” [Kocatürk]

5 Şubat 1920 – Atatürk’ün, bazı komutanlara ve İstanbul’da Rauf Bey’e genel siyasî durum ve izlenecek yol bakımından görüşlerini bildiren yazısı: “…Müdafaa-i Hukuk Cemiyeti için ivedi bir vazife, siyasî durumun gereklerine uygun önlemleri, hükümetle fikir uyumu içinde düşünmeye imkân olup olmadığını bir an evvel kestirmektir. Eğer böyle bir hükümet kurmaya imkân yoksa ne yazık ki, ümitli olmaya sebep görülmüyor. Aldanmayarak bu vaziyeti şimdiden görmeli ve kabul etmeliyiz.”

5 Şubat 1920 – Rauf Bey’in, İstanbul’dan Atatürk’e telgrafı: “Şu kadar var ki, mebusların tümünde büyük bir fikir sertliği ve duraksama seziliyor. Çok içten ve açık davrandığımız halde, ne yazık ki, zorluklar karşısında çalışıyoruz. Bizden olanlar bile üzücü bir durumda bulunuyorlar. Bununla birlikte kuvvetli bir grup oluşacağına kuşkumuz yoktur.” [Kocatürk]

6 Şubat 1920 – Son Osmanlı Mebusan Meclisi’nde, Mondros Müterekesi’ne karşı direnme yanlısı Felah-ı Vatan Grubu kuruldu. Rauf Bey’in, İstanbul’dan Atatürk’e Osmanlı Meclis-i Mebusanı’nda 70 kişilik “Felâh-ı Vatan Grubu” oluşturulduğunu bildiren telgrafı. [Kocatürk] Rauf Bey ve arkadaşları, Ankara’daki görüşmelerde kararlaştırılan Müdafaa-ı Hukuk Grubu yerine, bu adı kullanmaktan çekinerek Felâh-ı Vatan Grubu’nu kurdu. Grupta Celalettin Arif, Rauf Bey, Vasıf Bey, Cami Bey (Baykurt) gibi isimler var.

6 Şubat 1920 – 28 Ocak 1920’de kabul edilen Misak-ı Milli’nin Rauf (Orbay) tarafından Mustafa Kemal Paşa’ya gönderilmesi.

7 Şubat 1920 – Meclis-i Mebusan’da, “Felah-ı Vatan Grubu”nun Rauf Orbay Başkanlığında kurulması. (Mustafa Kemal Grubun adının “Müdafa-i Hukuk Grubu” olmasını emretmişti.)

7 Şubat 1920 – Atatürk’ün, 15. Kolordu Komutanı Kâzım Karabekir’e telgrafı: “İstanbul’dan Rauf Bey’in bildirdiğine göre… Müdafaa-i Hukuk’tan olan mebuslardan söz verenlerin büyük kısmının bile, bu isim etrafında toplanmaktan kaçınıp mecburen gruba “Felâh-ı Vatan” adının verildiği.”

8 Şubat 1920 – Urfa ve Maraş’ta direnişler devam ediyor. Urfa’da Ali Saip Bey’in önderlik ettiği kuvvetler Fransızlara büyük kayıplar verdirdi.

8/9 Şubat 1920 – Kuvay-ı Milliye’nin Fransız işgalindeki Urfa’yı kuşatması.

9 Şubat 1920 – Kuvay-i Milliye birlikleri, Urfa’ya girdi.

9 Şubat 1920 – 9 Şubat’ta Ali Rıza Paşa Hükümeti, Meclisten güvenoyu istedi. Hükümet programında, Anadolu ile iletişimin sağlandığı, Meclisin açılmasının başarıldığı vurgulanıyor, iç işlerinde öteden beri ıslahata ihtiyaç olduğu, bunun için yerel yönetim yetkilerinin arttırılacağı, yabanca uzmanlar denetiminden yararlanılacağı, Barış Konferansında Wilson İlkelerinin savunulacağı belirtiliyordu. Oldukça coşkulu görüşmelerden sonra hükümete büyük çoğunlukla güvenoyu veriliyordu.

9 Şubat 1920 – Fransızlar, Maraş’tan çekilmeye ve Adana bölgesini boşaltmaya başladı. Kuvay-ı Milliye’nin Fransız işgalindeki Urfa’yı kuşatması.

9 Şubat 1920 – Atatürk’ün, Heyet-i Temsiliye bildirilerinin en uzak köylere kadar ulaştırılması hakkında Anadolu ve Rumeli Müdafaa-i Hukuk Cemiyeti şubelerine telgrafı: “…Memleketin hayat ve devamlılığının söz konusu olduğu bugünlerde Heyet-i Temsiliye tarafından yayımlanan her türlü bildirinin Merkez Heyetleri tarafından köylere kadar yayılması bir vatan vazifesi olduğundan buna son derece önem verilmesi özellikle tavsiye olunur.” [Kocatürk]

9-10 Şubat 1920 – Urfa ve havalisi Kuvay-i Milliye komutanı Namık takma adlı Yzb. ALi Saip Bey (Ursavaş)’ın komutasında 3000 kişilik kuvvet baskınla Urfa’yı kısmen kurtardı. Nisan 1920’de Fransız askerleri uzun ve çetin mücadeleler sonunda Urfa’yı boşalttı. (Geldikleri gibi giderler, Kahraman Yusufoğlu)

10 Şubat 1920 – İstanbul Meclis-i Mebusanan’ın “Felahi Vatan” Grubunun teşekkülü.

10 Şubat 1920 – Atatürk’ün, Maraş’taki mahallî kuvvetlere para yardımında bulunan Anadolu Kadınları Müdafaa-i Vatan Cemiyeti’ne övgü ve teşekkür yazısı: “Feci katliamlarla tecavüzlere maruz kalan Maraşlı kardeşlerimizin imdadına koşan fedakâr Kuva-yi Milliye efradı hakkında, Sivas hanımlarının yaptıkları yardımlara ve gösterilen hamiyet ve şefkat eserlerine teşekkürlerimizi sunarız.” [Kocatürk]

11 Şubat 1920 – Maraş’ın Fransızlar tarafından tahliyesi.

11 Şubat 1920    Mustafa Kemal, Fevzi Paşa ile görüştü.

11 Şubat 1920 – Atatürk’ün, Anadolu ve Rumeli Müdafaa-i Hukuk Cemiyeti şubelerine çeşitli cephelerde seyreden olaylar hakkında bilgi veren telgrafı.

12 Şubat 1920 – Maraş, Fransız işgalinden kurtuldu. Maraş’tan çekilen Fransızlar, bir gece önce şehri terkederken top ateşine tutarak yangın ve yıkıma sebebiyet verdi. Şehirdeki Ermenilerin bir bölümü Fransızlarla birlikte Maraş’ı terketti.

12 Şubat 1920 – Batum’u boşaltmaya başlayan İngilizler, buradaki kuvvetlerini İstanbul’a getirmeye başladı. Bu İstanbul’da yapılacak bir işgalin habercisiydi.

12 Şubat 1920 – Atatürk’ün, Anadolu ve Rumeli Müdafaa-i Hukuk Cemiyeti Merkez Heyetlerine Maraş’ta Fransızlara karşı kazanılan başarıyı ve düşmanın şehirden çekildiğini bildiren telgrafı.

12 Şubat 1920 – Atatürk’ün, Anadolu ve Rumeli Müdafaa-i Hukuk Cemiyeti şubelerine Urfa şehrinin 8/9 Şubat 1920 gecesi Fransızlar mağlup edilerek Kuva-yi Milliye tarafından işgal edildiğini bildiren telgrafı.

12 Şubat 1920 – Rauf Bey’in, İstanbul’dan, Atatürk’ün 5 Şubat 1920 tarihli yazısına cevabı: “…Hepimiz aynı fikirdeyiz. …Harbiye Nazırı Fevzi Paşa’ya, bu görüşe göre izahatta bulundum.”

12 Şubat 1920 – Teali İslam Cemiyeti’nin vatana, millete zararlı olduğunu fark eden Atatürk, 12 Şubat 1920’de 12. Kolordu Komutanlığı’na, Konya Valiliği’ne ve Merkez Kurulu’na gönderdiği yazıda Teali İslam Cemiyeti’nin yok edilmesini istemişti.

13 Şubat 1920 – Atatürk’ün, çalışma raporlarını sunan Anadolu Kadınları Müdafaa-i Vatan Cemiyeti’ne teşekkür yazısı: “Vatanın kurtuluşu uğrunda yapılan yüksek çalışmalarınızın yararlı olmasını ve bizlere büyük bir cesaret ümidi veren mücade­lelerinizin art arda başarıya ulaşmasını temenni ederiz.”

13 Şubat 1920 – Atatürk’ün, Anadolu ve Rumeli Müdafaa-i Hukuk Cemiyeti şubelerine Maraş’taki Fransız ve Ermeni zulümlerini protesto etmelerini isteyen telgrafı: “…İnsanlık tarihinin sayfalarını lekeleyecek olan bu zulümlere süratle bir son verilmesi, hainane bir şekilde zorla girilen sevgili memleketimizden işgalin kaldırılması için büyük mitingler yapılmasıyla, ilgili Osmanlı makamlarına ve İstanbul’da bulunan tarafsız hükümetler elçilerine ve itilâf temsilcilerine, barış konferansına telgraflarla birbiri ardınca müracaatta bulunulması önemle rica olunur.” [Kocatürk]

14 Şubat 1920 – Yenihan isyanı başladı.

14 Şubat 1920 – Atatürk’ün, Anadolu ve Rumeli Müdafaa-i Hukuk Cemiyeti şubelerine Kafkas bölgesindeki Ermeni ve Gürcü faaliyetleri hakkında bilgi veren telgrafı.

14 Şubat 1920 – Sadrazam Ali Rıza Paşa’nın, vilâyetlere Kuva-yi Milliye ve Heyet-i Temsiliye aleyhine genelgesi. (Mustafa Kemal bu hükümetten şikâyetçiydi. Özellikle hükümetin 14 şubat 1920 tarihli genelgesi onu sinirlendirmişti. Bu genelgede, Meclis toplandığına göre, Meclisten başka yerde millî irade adına konuşmaya imkân kalmadığı belirtilerek, hükümet işlerine müdahale şeklindeki her hareketin cezalandırılacağı belirtiliyordu.)

14 Şubat 1920 – 14 Şubat 1920‟de toplanan Londra Konferansında üç devletin başbakanları bir araya geldiler. Bu arada Fransa’da Clemenceau düşmüş, yerine Millerand geçmiş, İtalya’da da Nitti iktidara gelmişti. Tartışmalı konulardan, Padişah‟ın İstanbul’da kalması, bazı şartlarla benimsenmişti. İzmir konusunda ise, şehir ve yörenin sembolik olarak Osmanlı egemenliğinde kalması, ama yönetimin Yunanistan tarafından yürütülmesi, iki yıl sonra Enosis için Milletler Cemiyetine başvurulmasını öngörmüşlerdi. Bu arada millî kuvvetlerin Fransızlardan Maraş‟ı almış olduklarını haberi üzerine, Millî hareketi sindirmek için İstanbul‟u resmen işgal etmeye karar veriyorlardı. Konferans 21 Mart‟ta çalışmalarını bitirdiğinde, İstanbul, Boğazlar, İzmir, borçlar ve malî denetim ile azınlık hakları konularını kesin karara bağlamıştı.

15 Şubat 1920 – Atatürk’ün, güney bölgesinde yeni bir düşman taarruzuna karşı alınacak önlemler hakkında ilgili komutanlara yazısı: “…Gelecekte siyasî vaziyet ne olursa olsun Fransızlarla Ermenilerin Maraş civarındaki mağlubiyetlerini tamire çalışacakları şüphesizdir. …Kuvvetli millî müfrezeler oluşturularak bunların başına en yetenekli arkadaşların atanması.”

15 Şubat 1920 – Atatürk’ün, sağlık durumunun yolculuğa imkân vermemesi nedeniyle İstanbul Meclis-i Mebusanı’na katılamayacağına dair Doktor Refik (Saydam) Bey tarafından rapor düzenlenmesi. [Kocatürk]

16 Şubat 1920    2. Anzavur Ayaklanması başladı. Kuvayı Milliye karşıtı Anzavur, yeniden isyan etti. Anzavur Biga ve yöresinde ikinci kez ayaklanmaya kalkıştı. Eski Edremit Kaymakamı Köprülü Hamdi Bey, hapisanede yatan Anzavur’un adamı olan Kara Hasan’ın çetesini yok edince, misillemeye girişen Anzavur Biga’da katliama girişti.

16 Şubat 1920 – Atatürk’ün, Burdur Askerlik Şubesi Başkanı’na telgrafı: “Sık sık temasa gelindiği anlaşılan İtalyanlara karşı Kuvayi Milliye’nin hareket ve girişimleri hakkında gerçek bir ağız sıkılığı izlenmesi.” [Kocatürk]

16 Şubat 1920 – Maraş’ın kurtuluşundan sonra şehirde kalan Ermeniler, Dahiliye Nezareti’ne telgraf çekerek Fransızlardan yakınarak, kendilerine baskı yaparak Türklere karşı saldırmalarını istediklerini belirttiler.

17 Şubat 1920 – İstanbul Osmanlı Mebuslar Meclisi, kabul ettiği Misak-ı Millî Beyannamesi’nin, basında yayınlanmasını ve bütün yabancı parlamentolara bildirilmesini kararlaştırdı. Misak-ı Millî Beyannamesi, 17 Şubat 1920 tarihinde, Edirne Milletvekili Mehmet Şeref (Aykut) Bey’in bir önergesinin kabulü ile Mecliste okunmuş, oybirliği ile benimsenmiştir. Ayrıca kabul edilen nihai metin basına dağıtılacak ve dünya parlamentolarına bildirilecekti.

17 Şubat 1920 – Misak-ı Milli Meclis-i Mebusan’ın gayri resmi oturumunda 28 Ocak 1920 tarihinde kabul edilmesine rağmen hemen ilan edilmedi. (Felah-ı Vatan grubunun (Başkanı Rauf Orbay) 7 Şubat 1920’de kurulması ve ardından 9 Şubat’ta güven oyu almasından sonra Misak-ı Milli’nin ilanına 17 Şubat 1920 tarihli toplantının ikinci oturumunda karar verildi. Karar bir gün sonra 18 Şubat 1920’de uygulamaya girdi.)

17 Şubat 1920 – Atatürk’ün, Sadrazam Ali Rıza Paşa’nın millî örgüt aleyhindeki 14.2.1920 tarihli genelgesi nedeniyle Müdafaa-i Hukuk Cemiyeti örgütüne genelgesi: “…Yaşam ve varlığını sürdürme esasından ibaret olan millî teşkilâtın vatanın her köşesinde, geniş ve kapsamlı bir şekilde örgütlenmesine önceki gibi devam edilmesini bütün Merkez Heyetlerinden bir kere daha rica ederiz.” (Mustafa Kemal 17 Şubat 1920 tarihli bir genelge ile Cemiyetin millî iradenin tecelli ettiği Mebuslar Meclisi’nin açılmasını sağladığını, millî davaya uygun ilkeler çerçevesinde bir barış yapılıncaya kadar millî birliği koruyacağını, bu bakımdan milletin hür yaşama temeline dayanan millî teşkilâtın vatanın her köşesinde kökleşmesine devam edilmesini istedi.)

17 Şubat 1920 – Atatürk’ün, Osmanlı Meclis-i Mebusan Başkanlığı’na, sağlık durumunun elverişsizliği sebebiyle İstanbul’a gelemediğini bildiren telgrafı: “Hastalığım sebebiyle bugünlerde hareketime imkân yoktur, izinli sayılmamı rica ederim.” (Bu telgrafın İstanbul’a ulaşmasını takiben Meclis Umumî Heyeti’nce izinli olduğu kabul edilmiştir). [Kocatürk]

18 Şubat 1920 – Anzavur’a bağlı kuvvetler eski Edremit kaymakamı Hamdi Bey’i yakalayarak, öldürüp cesedini Biga’da teşhir ettiler.

18 Şubat 1920 – Milli Misak, İstanbul Meclisi’nce yayımlandı.

19 Şubat 1920 – Müttefiklerin tehdit ültimatomları, İstanbul Hükümeti’nce yayımlandı.

19 Şubat 1920 – Erzurum mebusu Ziya Bey’in Meclis-i Mebusan’a bir önerge vererek Misak-ı Milli metnine; “Birinci Dünya savaşından itibaren meclisin açılışına kadarki dönemde görevli hükümetlerden basiretsiz ve kötü olanlarının araştırılması ve cezalandırılması” maddesinin eklenmesi talebi için önerge vermesi. (Bu ek madde ancak 11 Mart 1920 tarihinde kabul edilecekti.)

19 Şubat 1920 – Sadrazam Ali Rıza Paşa ile Dahiliye ve Bahriye nazırlarının İstanbul’da “Felah-ı Vatan Grubu” toplantısına gelmeleri ve sadrazamın Kuvay-ı Milliye aleyhine konuşması. (Ali Rıza Paşa 19 Şubatta Felah-ı Vatan grubuna gelerek Kuva-yı Millîye‟nin hükümet işlerine karışmamasını, Maraş’ta çatışmaların durdurulmasını, İstanbul’ca atanan şahsiyetlerin serbestçe iş görmelerine karışılmamasını istemekteydi.)

19 Şubat 1920 – Harbiye Nazırı Fevzi (Çakmak) Paşa’nın, kolordu komutanlarına gönderdiği “İtilâf Devletleri’nin hoşnutsuzluğunu doğuracak hareketlerden kaçınılmasıyla ilgili” genelgesinin bir suretini telgrafla Atatürk’e gönderişi: “…Sadrazam Paşa Hazretleriyle görüşerek şu önemli anımızda mevcudiyetimizden memnun olmayan düşmanlarımıza memleketimizin dahilinde şikâyetler doğuracak vesileler bırakmış olmamak için siz kardeşimize de, esasen daima esirgememekte bulunduğunuz kıymetli yardımlarını ricaya karar verdik.” [Kocatürk]

20 Şubat 1920 – Atatürk’ün, Talât Paşa’nın Berlin’den gönderdiği 22 Aralık 1919 tarihli mektubuna cevabı.

20 Şubat 1920 – Atatürk’ün Harbiye Nazırı Fevzi (Çakmak) Paşa’nın 19.2. 1920 tarihli telgrafına cevabı: “…Millî mevcudiyetimizin korunması ve hayat ve bağımsızlığımızın kurtarılması zaruretlerinden doğan Kilikya, İzmir millî cephelerinde milletimizin şimdiye kadar döktüğü kan, yaşamak hususundaki tarihî kararının büyüklük derecesini ispata kâfi olduğundan millî emellere uygun bir barışa kuvuşacağımızı ümit ettirmektedir. Memlekette tabiî huzurun meydana gelişi, ancak böyle bir barışa kavuşmakla mümkün olacaktır.” [Kocatürk]

21 Şubat 1920 – Atatürk’ün, İstanbul’da bulunan Rauf (Orbay) Bey’e yazısı: “…Hükümete karşı kesin bir vaziyet almak zamanı gelmiştir. Sadrazam’a ve Dahiliye Nazırı’na açıkça söylemek gerekir ki, Kuva-yi Milliye, sonuca kadar faaliyetine devam edecektir!”

21 Şubat 1920 – Atatürk’ün Sadrazam Ali Rıza Paşa’nın millî örgüt aleyhindeki 14.2.1920 tarihli genelgesi nedeniyle, Harbiye Nazırı Fevzi (Çakmak) Paşa’ya telgrafı: “…Memleketimizin işgal edilmiş parçalarından düşmanların çekildiğini görmeden veya hiç olmazsa çekileceğine tam kanaat hasıl olmadan, yerine getirilmeyen vaatlere gereğinden fazla önem vererek memleket talihinin yegâne dayanak noktası bulunan Kuva-yi Milliye’yi dağıtmaya yönelik girişimlerin tarihî sorumluluk derecesini Sadrazam Paşa Hazretlerinin lütfen etraflıca düşünmelerini rica ederim. Hükümetin Kuva-yi Milliye’yi ortadan kaldırma taraftarı olduğunu bir an bile hatırımıza getirmek istemediğimizden, siyaset gereğidir diye uygulanacak tedbirlerde her şeyden evvel Kuva-yi Milliye’nin dokunulmazlığını düşünmenin, vatanın yüksek menfaatleri gereği olduğu görüşündeyiz.” [Kocatürk]

21 Şubat 1920 – Atatürk Rauf Bey’e gönderdiği telgrafta, Akbaş cephaneliğinin bir kısmının İngilizlere verilmesinden duyduğu memnuniyetsizliği dile getirerek; “Boş bir fişek kovanının dahi İngilizlere verilmemesi daha uygun olıur düşüncesindeyiz.” (Sinan Meydan, 1923, 3. Baskı, s.152.)

22 Şubat 1920 – Müttefik ültimatomlarına karşılık olmak üzere, Mustafa Kemal Paşa, İstanbul Hükümeti’ne cevap verdi.

22 Şubat 1920 – Atatürk’ün, Anadolu ve Rumeli Müdafaa-i Hukuk Cemiyeti örgütüne, bağımsızlık savaşı uğrunda gösterilen birlik ve beraberliğin sonuna kadar sürdürülmesini isteyen genelgesi.

23 Şubat 1920 – Atatürk’ün İstanbul hükûmetinin Kuva-yi Milliye aleyhindeki hareket ve girişimleri hakkında Kâzım Karabekir’e telgrafı.

23 Şubat 1920 – İngiliz Yüksek Komiseri Amiral J. de Robeck’in, Lord Curzon’a yazısı: “…Anadolu’daki bütün hareketler, Mustafa Kemal Paşa tarafından millî hareketin parçaları olarak tertiplenmektedir. …Bizim aldığımız kararlara hürmet etmeyen yegâne halk, Türk halkıdır.”

24 Şubat 1920 – Atatürk’ün, Anadolu ve Rumeli Müdafaa-i Hukuk Cemiyeti örgütüne, kuruluşun önemi ve gereği üzerinde köylülerin uyarılmasını isteyen genelgesi.

25 Şubat 1920 – Atatürk’ün, bazı komutanlarla İstanbul’da Rauf (Orbay) ve İsmet (İnönü) Beylere, iç ve dış siyaset hakkında düşüncelerini açıklayan ve onlardan da görüş isteyen yazısı: “Hükümet Merkezi, milleti her vesile ile kuvvetten düşürecek yabancı tekliflerini derhal kabul ve gereğine girişmektedir. Muhaliflerin eylemli girişimlerine mâni olmak şöyle dursun, Kuva-yi Milliye’nin dağılmasına sebep olacak genelgeler yaymaktadır. …İtilâf Devletleri’nin kuvvete dayanarak yapmaları hatıra gelen menfi teklifleri karşısında Millî Meclis ile Hükümetin ne gibi tedbirler ve tertibat hazırladıklarını öğrenmeyi, davranış şeklini belirleme için gerekli görmekteyiz.” [Kocatürk]

27/28 Şubat 1920 – Atatürk’ün, Maraş Müdafaa-i Hukuk Cemiyeti Merkez Heyeti’ne telgrafı: “Maraşlı kahraman kardeşlerimizin her çeşit isteklerinin süratle yerine getirilmesi, gerekenlere ve Maraş Kuva-yi Milliye Komutanlığı’na yazılmıştır.”

28 Şubat 1920    Yunan 1. Kolordusu Başkomutanlık Karargâhı, Selanik [1]’ten İzmir’e taşındı.

29 Şubat 1920 – Atatürk’ün, Anzavur isyanı ve Ahmediye Cemiyeti hakkında komutanlıklara geniş bilgi veren telgrafı.

29 Şubat 1920 – Atatürk’ün, 14. Kolordu Komutanı Yusuf İzzet Paşa’ya telgrafı: “…İngilizlerin kanunsuz ve maksatlı olan istekleri gerçekleşse ve Kolordu Komutanı unvanınız alınsa bile, Ali Fuat Paşa’nın yaptığı gibi bölgenizde kalarak hizmete devam etmeniz gerekir. Görüşünüzün bildirilmesini rica ederim.”

29 Şubat 1920 – Mustafa Kemal’in, Talat Paşa’nın 22 Aralık 1919 tarihli mektubuna cevabı; (Mustafa Kemal mektup ve destekten memnun olduğunu bildirip, sarayı tenkit etmiş, Ali Rıza Paşa kabinesine güvenemediğini yazmıştı. Ayrıca Mustafa Kemal 50.000 lira istemiş, ilişkilerinin gizli tutulmasını önermişti.)

1 Mart 1920 – Kürt Şerif Paşa’mn Paris’te Nubar Paşa ile imzaladığı Kürt-Ermeni Antlaşması’na karşı tepkiler büyüyor. Siverek, Kahta, Silvan, Van, Hakkari ve Derik’ten çekilen telgraflarda Kürt Şerif Paşa’nın Kürtleri temsil etmediği bildirildi.

1 Mart 1920 – Atatürk’ün, İstanbul’da bulunan İtilâf Devletleri temsilcilerine ve Amerika Yüksek Komiseri Amiral Bristol’e, Anadolu’da Ermenilerin öldürüldüğüne dair gerçek dışı haberleri yalanlayan yazısı: “…Bu uydurma Ermeni kırımı meselesi ve tüm dünyayı aldatmak için yaratılan bu kin ve hırs ürünü propagandaların niteliği hakkında uygarlık ve insanlık dünyasının bir kere daha aydınlatılması ve bu suretle haksızlığa uğramış Türk milletinin iğrenç ve alçakça bir suçlamadan arındırılması için İtilâf Devletleri ile Amerika hükümetinin adaletseverlik duygularına müracaat ediyoruz.”

1 Mart 1920 – Albay İsmet (İnönü) Bey’in Atatürk’ün 25.2.1920 tarihli yazısına İstanbul’dan cevabı: “…İtilâf Devletleri gene iç anlaşmazlığı artırma ve Kuva-yi Milliye aleyhtarlığını cesaretlendirme ve kuvvetlendirme için pek ziyade faaliyete başlamışlardır. Bizim karşı önlemlerimiz silâh ve cephaneden başka subay, paraca Anadolu’yu destekleme, Kuva-yi Milliye aleyhtarlığını gizli ve açık şekilde takip ve ortadan kaldırma, Rusya’dan hiç olmazsa doğru bilgi elde edilmesini temin etmektir.”

1 / 2 Mart 1920 – Mustafa Kemal Paşa’nın, I. Kolordu Komutanlığına, İngilizlere silah teslim edilmemesi ve silah depolarının i bölgelere taşınmasına ilişkin telgrafı. [Kocatürk]

2 Mart 1920 – Atatürk’ün, Cemiyet-i Ahmediye hakkında Kâzım Karabekir’e telgrafı: “…Ahmediye teşkilâtını yapanların yeni bir Derviş Vahdetî faciası doğurmak istediklerine şüphe yoktur.”

3 Mart 1920 – Yunanlılar’ın ileri harekata başlaması. Yunanlılar, Gölcük Yaylası ile Bozdağ’ı işgal etti.

3 Mart 1920 – İngiltere’nin baskıları karşısında Ali Rıza Paşa kabinesi istifa etti. (Müttefikler Yunan ilerlemesini kolaylaştırmak amacıyla Kuva-yı Millîye’nin 3 km geriye çekilmesini istediler. Ali Rıza Paşa Hükümeti bu teklifin niçin yerine getirilmesinin mümkün olmadığını açıkladı ise de bunun bir faydası olmadı. Yunan birlikleri saldırıya geçerek Gölcük yaylası ve Bozdağ’ı işgal ettiler. Ali Rıza Paşa hükümeti, daha öncede ifade edildiği gibi Sarayın güvenine sahip değildi. İşgal kuvvetlerinin ağır baskısı altındaydı. Meclis’de tabanı olmadığı gibi, izlediği politika dolayısıyla Mustafa Kemal ile de çatışma halindeydi. Çaresiz istifa etti.)

3 Mart 1920 – Yeşilordu Cemiyeti kuruldu. (Bazı kaynaklar bu konuda farkı tarihler vermektedir.)

3 Mart 1920 – İsmet (İnönü) Bey’in, İstanbul’daki durum ve Kuva-yi Milliye aleyhindeki faaliyetler hakkında Atatürk’e telgrafı.

3 Mart 1920 – Atatürk’ün, Anadolu ve Rumeli Müdafaa-i Hukuk Cemiyeti örgütüne, merkez şubelerin resmî işlemlerinin tamamlanmasını isteyen genelgesi.

3 Mart 1920 – Atatürk’ün, Kara Vasıf ve Baha Sait Beylerin girişimlerinin Heyet-i Temsiliye tarafından uygun görülmediğine dair Kâzım Karabekir’e telgrafı: “İçeride ve dışarıda siyasî ve icraî tedbirlerden millete karşı, dünyaya karşı, tarihe karşı Heyet-i Temsiliye’nin sorumlu olduğunu açıkça bildirdik. Baha Sait Bey’in Bakû’de bulunduğu anlaşılıyor. Oradaki kişilere bu adamın Cemiyetimiz ve memleketimiz adına hiçbir sıfat ve yetkiye sahip olmadığının tarafınızdan bildirilmesi.” [Kocatürk]

3 / 4 Mart 1920 – Atatürk’ün, Manyas ve Gönen bölgelerinde ikinci defa isyan çıkaran Ahmet Anzavur’un milletçe kınanması hakkında vilâyetlere telgrafı: “…Vatanımızın bütünlüğü ve bağımsızlığı ve milletimizin dayanışma düzeninin aleyhinde çalışan Ahmet Anzavur ve yandaşlarını bütün milletçe kınama ve lanetleme suretiyle mukaddes millî birliğimizin bozulmaz olduğunu göstermek üzere Belediye ve Merkez Heyetleri tarafından İstanbul basınına telgraflar çekilmesine aracılığınızı rica ederiz.” [Kocatürk]

4 Mart 1920 – Celalettin Arif Bey, Mebusan Meclisi başkanlığına seçildi.

4 Mart 1920 – Atatürk’ün, Reşat Hikmet Bey’in ölümü ile boşalan Osmanlı Meclis-i Mebusanı’na başkan seçilmesi nedeniyle Celâlettin Arif Bey’e tebrik telgrafı. [Kocatürk]

4 Mart 1920 – Mustafa Kemal Vahdettin’e bir telgraf çekerek, milli istekleri kollayıp, yerine getirecek bir hükümet kurulmasını istedi.

4 Mart 1920 – Atatürk’ün, Padişah Vahdettin’e telgrafı: “…İç ve dış bin türlü ihtirasın köpürmesiyle huzur ve kurtuluşu tehdit altında bulunan memleketimizin, millî vicdana güven veremeyecek bir kabine başkanına hiçbir dakika tahammül edemeyeceğini arz etmeyi vatan vazifesi sayarız!”

4 Mart 1920 – Atatürk’ün, Ali Rıza Paşa Kabinesi’nin istifası üzerine Meclis-i Mebusan Başkanlığı’na telgrafı: “Bütün millet bu tarihî günlerde, millî iradesinin mutlak vekâletine sahip mebusların kesin kararlarını sabırsızlıkla beklemektedir!”

4 Mart 1920 – Atatürk’ün komutanlara, valilere, mutasarrıflara, Anadolu ve Rumeli Müdafaa-i Hukuk Cemiyeti merkez şubelerine genelgesi: “…Derhal, millî emelleri tatmin edemeyecek bir kabine başkanına, milletin tahammül edemeyeceğini gayet sert bir dille Padişah’a, Meclis-i Mebusan Başkanlığı’na ve basına bildirmek lâzımdır!”

4 Mart 1920 – Atatürk’ün, Kuva-yi Milliye’yi destekleyen basının dikkate alacağı hususlar hakkında Anadolu ve Rumeli Müdafaa-i Hukuk Cemiyeti Merkez Heyetlerine telgrafı: “…İslâm âlemi hakkındaki yayınlarda Turanizm ve Panislâmizm propagandasından sakınarak Asya’daki hareketlerin, Müslüman milletler tarafından kendi sınırları ve milliyetleri dahilinde bağımsızlığa kavuşmak davasından ibaret bulunduğunu ilân etmek. Avrupa’da daima emperyalizm kurulmasına hücum etmek. Anadolu ve Rumeli’nin sıkı ve samimî bir millî birlikle varlığını korumaya kararlı olduğunu ispat etmek!”

4 Mart 1920 – Atatürk’ün, Konya’da 12. Kolordu Komutanı Albay Fahrettin (Altay) Bey’e telgrafı: “Her türlü ümit ve bekleyişin tersine olarak Ferit Paşa iktidara gelirse Anadolu ve Rumeli Müdafaa-i Hukuk Cemiyeti’nin, İstanbul’a karşı kesin ve belli uygulamalara girişmekten ibaret olan esası yerine getirmesi tabiîdir”

5 Mart 1920 – Londra Konferansı’nda Lloyd George, Maraş’ın Türklerin eline geçmesinden sonra İstanbul’un işgal edilmesini önerdi.

5 Mart 1920 – Kuvayı Milliye birlikleri, Fransızlara karşı saldırıya geçti. Urfa bölgesinde Kuvay-i Milliye’nin Fransız Kuvvetlerine taarruzu ve şiddetli çarpışmalar.

6 Mart 1920 – Erzurum’da 10 bin kişinin katıldığı büyük bir miting yapılarak, kurulacak hükümetin milli amaçlara uygun bir hükümet olması istendi.

6 Mart 1920 – Atatürk’ün, Ahmet Anzavur’un ihaneti ve basın yoluyla alınacak önlemler hakkında Kastamonu Valiliği’ne telgrafı: “…Böyle vatansızları, bütün varlığımızla basın âlemi katında protesto ederek bir an evvel ortadan kaldırılmaları ve kanunun pençesine teslim edilmeleri için acele tedbirler alınması hususundaki yazıları basın sütunlarında görmek için halk adına belediyelerden, Müdafaa-i Hukuklardan İstanbul’daki namuslu basına yazılmalıdır.” [Kocatürk]

7 Mart 1920 – Atatürk’ün, İstanbul’da İtilâf Devletleri temsilcileri ve Amerika Yüksek Komiseri Amiral Bristol’e, Kilikya ve dolaylarında Ermenilerin katledildiklerine dair çıkarılan söylentileri yalanlayan telgrafı. [Kocatürk]

8 Mart 1920 – Ali Rıza Paşa’nın istifası üzerine Salih Hulusi (Kezrak) Paşa’nın kabine kuruşu. Bu kabinede Harbiye Nazırlığına yine Fevzi Paşa (Çakmak) getirilmiştir. (Vahidettin eniştesi Damat Ferit‟i işbaşına tekrar getirmeyi istemekle beraber, Anadolu’nun ağır baskısı altında bunu gerçekleştiremedi. Meclis‟ten bakan almaması kaydıyla, hem Anadolu’ya ve hem de Meclis‟e ters gelmeyecek birini, Salih Paşa‟yı sadrazam olarak atadı. Paşa bu görevi istemeye istemeye kabul etti.)

9 Mart 1920 – Atatürk’ün, 3., 12., 13. ve 20 Kolordu Komutanlıklarına telgrafı: “Kilikya bölgesinde beliren Ermeni zulümlerinin bir an evvel bastırılması lâzımdır. Yalnız şu aralık her türlü İslâm harekâtını Ermeni kırımı şeklinde göstermek istenildiği anlaşıldığından harekâtın herhalde bu gibi yanlış söylenti ve suçlamalara yer bırakmayacak şekilde idaresi.”

9 Mart 1920 – Atatürk’ün, Anadolu Kadınları Müdafaa-i Vatan Cemiyeti’ne yazısı: “Anadolu kadınlarının vatan hizmetlerine iştiraklarının devam etmekte olduğunu görmekle pek ziyade duygulandık. Özel takdirlerimizi ve teşekkürlerimizi sunar, kıymetli çalışmalarınızda başarı kazanmanıza dualar ederek hürmetlerimizi takdim ederiz.” [Kocatürk]

10 Mart 1920 – 5. Balıkesir Kongresi toplandı.

10-23 Mart 1920 – Beşinci Balıkesir kongresi (60 delegenin yarısı vaiz, müftü veya müderristi.) (Cumhuriyet tarihi yalanları, Sinan Meydan)

10 Mart 1920 – Londra’da biraraya gelen İtilaf Devletlerinin dışişleri bakanları İstanbul’un geçici olarak işgal edilmesine karar verdi. Londra’da İtilaf Devletleri Dışişleri Bakanlarının Yunan Başbakanı Venizelos’un da katılmasıyla bir toplantı yaparak İstanbul’un işgaline resmen karar vermeleri.

11 Mart 1920 – Rauf (Orbay) Bey’in, İstanbul’dan Atatürk’e, Londra’da alınan karar gereğince İtilâf Devletleri temsilcileri tarafından, İstanbul’daki Kuva-yi Milliye ileri gelenlerinin tutuklanması veya Meclisin kapatılması ihtimalini bildiren telgrafı: “…Tabiî her ihtimale karşı da buradan hiçbir yere gidilmeyecek, işin sonuna kadar namus vazifesi yerine getirilecektir!”

11 Mart 1920 – Atatürk’ün, Rauf Bey’in 11 Mart 1920 tarihli telgrafına cevabı: “İngilizlerin tutuklama kararına, muhaliflerin yaygaralarına karşı Meclis’in cesurane nihayete kadar vazifesine devamı pek yararlı ve parlaktır. Ancak sizinle beraber vücutları ilerki girişim ve hareketlerimiz için gerekli olan arkadaşların, neticede bize katılmaları hususu mutlaka sağlanmış olmalıdır! …Sizlerin hemen buraya gelmeleri çok gereklidir!”

11 / 12 Mart 1920 – Atatürk’ün, Kâzım Karabekir’e telgrafı: “…Yeni kabinenin Meclis’çe itimata erişip erişmemesi hususunda ekseriyet grubunda hiçbir görüş ileri sürmeyerek serbest bırakmayı tercih ediyoruz.” [Kocatürk]

12 Mart 1920 – Mustafa Kemal, İstanbul’un işgal edileceği yolunda alınan haberlere karşılık tutuklanmalar olabileceğini, buna direnilmesini, mebusların Ankara’ya gelmesini istedi.

13 Mart 1920 – Mustafa Kemal’in kolordulara yayınladığı emirle direnme derecesinin ölçülebilmesi için mevcut silah ve mühimmat sayılarının bildirilmesini isteyen yazısı.

13 Mart 1920 – Milli direnişin genişletilmesinde (Kuvayi Milliye birliklerince) kullanılmak üzere Mustafa Kemal’in 13 ncü Kolorduya ‘ihtiyaç fazlası silah ve mühimmatın miktarının bildirilmesini’ isteyen yazısı.

15 Mart 1920 – İtilaf Devletleri’nin İstanbul’da sivil ve asker 150 Türk aydınını tutuklamaları.

15 Mart 1920 – Türkiye’deki genel durum hakkında İtilaf Devletlerinin gizli raporu:  “…Bütün politik kuvvet, milliyetçi liderdedir. Halkın çoğunluğu savaşlardan yorgundur. Bununla birlikte vatanlarını korumak için müthiş bir şekilde savaşacaklardır. Bütün ordu birlikleri milliyetçilerle birleşmişlerdir.”

15 Mart 1920 – İtilaf Kuvvetleri komutanı general Winson’un İstanbul’daki durum hakkında raporu: “Meclis-i Milli’nin Anadolu’ya kaçması beklenebilir.”

 15 Mart 1920 – Cevat Çobanlı Paşa’nın İngilizlerce tutuklanarak Malta’ya sürülmesi. (Ekim 1921’de serbest kalınca Ankara’ya geçmiş ve 9 Şubat 1921’de Elcezire Cephesi kumandanlığına atanmıştır.)

15 Mart 1920 – İngilizler, İstanbul’da yüz elli Türk aydınını tutukladı.

16 Mart 1920 – İngiliz yüksek komiserliğinden Andrew Ryan sabah 09:40’da Sadrazam Halil Paşa’ya İstanbul’un işgaline gerekçeleri içeren notayı teslim etti. Notada baş sorumlu Mustafa kemal paşa anılıyordu.

16 Mart 1920 – Vahdettin İstanbul işgal edildiği sırada işgal güçlerince kendisine verilen notaya cevaben şöyle diyordu (İhanetin belgesi); “ Bağlaşık (Müttefik) devletler ile her zaman iyi ilişkiler içinde bulunmak istiyorum… İşlerin bu raddeye gelmesinden dolayı üzüntü duyuyorum.” (Bu Vatan Böyle Kurtuldu, Erol Mütercimler)

16 Mart 1920 – İstanbul, İtilaf Devletleri tarafından işgal edildi. Meclis basıldı, bazı milletvekilleri tutuklandı ve Malta Adası’na sürüldü. Mustafa Kemal, durumu bütün devletler ve Millet Meclisleri nezdinde protesto etti. Ankara’da yeni bir Millet Meclisi toplama teşebbüsüne geçildi.

16 Mart 1920 – Manastırlı Hamdi Efendi isimli bir telgraf memurunun İstanbul’un işgal edildiğini Mustafa Kemal Paşa’ya bildirmesi. İstanbul’un işgali dolayısıyla Mustafa Kemal Paşa’nın millete beyannamesi: “…Bugün İstanbul’u zorla işgal etmek suretiyle, Osmanlı Devleti’nin 700 senelik hayat ve hakimiyetine son verildi. Yani, bugün Türk Milleti medeni kabiliyetinin, hayat ve istiklal hakkının ve bütün istikbalinin müdafaasına davet edildi.”

16 Mart 1920 – Mustafa Kemal’in İstanbul’un işgali nedeniyle millete beyannamesi: “…. Bugün, İstanbul’u zorla işgal etmek suretiyle Osmanlı Devleti’nin yedi yüz senelik hayat ve egemenliğine son verildi. Yani bugün Türk milleti, medenî kabiliyetinin, yaşama ve bağımsızlık hakkının ve bütün geleceğinin savunmasına davet edildi.”

16 Mart 1920 – İstanbul’un işgalinden sonra Atatürk ve temsil heyeti Anadolu’dan İstanbul’a vergi gönderilmesini yasakladı. (Eylül 1920’de Rusya’dan ilk ekonomik yardım olarak 500 kilo altın ve sonra yine Rusya’dan 10 milyon altın ruble alınarak subay maaşları ödenmiştir.) (1920 bütçesi tamamen bağışlar, yardım ve hibeler ile halktan alınan cüzi vergilerle oluşturuldu.) (Akl-ı Kemal, c.3, Sinan Meydan)

16 Mart 1920 – İngilizlerin İstanbul’da Şehzadebaşı karakolunu basarak, 6 Türk erini uyurken şehit etmeleri.

16 Mart 1920 – Meclisi Mebusan’ın akşam oturumunda, İngiliz askerlerinin Rauf ve Kara Vasıf beyleri tutuklamaları.

16 Mart 1920 – İngilizler, İstanbul’un işgalinden sonra tüm devlet dairlerine el koydu, Müslüman Türklerin görevlerine son verildi. (1920 yılında İstanbul’da 175 genelevi vardı. Bunların 164’ünün işletmecisi gayri müslim, 11’inin işletmecisi Türk’tü. Polis raporlarına göre kayıtlı 2745 hayat kadını vardı ki bunların tamamına yakını açlık çeken Müslüman kadınlar ve kız çocuklarıydı. (Charles Harington, Atilla Oral))

16 mart 1920 – O günlerde Avusturya ve Macaristan birer cumhuriyete dönüşmüş, yeni kurulan Polonya ve Çekoslovakya da cumhuriyet biçiminde örgütlenmişlerdi. Atatürk, Milli Mücadele ortamında dünyadaki bu gelişmeleri de yakından takip ediyordu. 16 Mart 1920’de İngilizlerin İstanbul’u işgal edip Meclisi Mebusan’ı dağıtmaları üzerine hemen harekete geçen Atatürk, Ankara’da bir “kurucu meclis” toplamak istedi, ancak bunun yanlış anlaşılacağını düşünerek “olağanüstü bir meclis” için hazırlıklara başladı.

16 Mart 1920 – Türk havacıları İstanbul’un işgalinden hemen sonra Maltepe meydanındaki 45 uçaktan uçabilecek durumdaki 20 tanesini Anadolu’ya kaçırmaya teşebbüs etti ancak başaramadı. (İngilizler alanı işgal edip uçakları ve malzemeleri tahrip etti.) (Akl-ı Kemal, C.4, Sinan Meydan)

17 Mart 1920 – Atatürk’ün, İstanbul’un işgali nedeniyle İslâm âlemine bildirgesi: “…Bu onur kırma ve tecavüz darbesinin düşmanlar tarafından tahmin edildiği gibi maneviyatı bozmak değil, belki bütün şiddetiyle mucizeler gösterecek bir kabiliyeti geliştirmek neticesini doğuracağına şüphemiz yoktur!”

17 Mart 1920 – Mustafa Kemal, tüm devletlere ve Millet Meclislerine, ve İslâm dünyasına bir bildiri yayınlayarak, milli hareketin desteklenmesini istedi. (Yabancı Devletlere Yaptığım Protesto – Nutuk)

16/17 Mart 1920 – Atatürk’ün, Anadolu ve Rumeli Müdafaa-i Hukuk Cemiyeti Merkez Heyetlerine bildirisi: “İçinde bulunduğumuz olağanüstü durumun ne derecelerde sağduyu ve birliği gerektirdiği açıktır. Merkez Heyetlerimizin bir taraftan milleti düşünce ve amaç birliğine yönelterek en alt düzeydeki insanlara kadar, giriştiğimiz mücadelenin kutsallığını ve haklılığını duyurmaları, diğer yandan bulundukları yerlerin askerî ve sivil yöneticileriyle bütün işlerde birlikte hareket etmeleri kesinlikle gereklidir.”

17 Mart 1920 – Atatürk’ün, İstanbul ile resmî ve hususî bütün telgraf haberleşmelerinin ve telgraf memurlarının kendiliklerinden gizli yazışmalarının yasaklandığına dair bütün illere, kolordu komutanlıklarına, müstakil livalara, Posta ve Telgraf Başmüdürlüklerine genelgesi: “…Özellikle İstanbul’dan düşman bildirilerini alıp Anadolu içine yayanlar ve Anadolu haberleşmelerini İstanbul’a verenler casus kabul edilerek, bu hareketlerinin gerçekleşmesi halinde derhal ve şiddetle cezalandırılacaklardır.”

17 Mart 1920 – Mustafa Kemal, bir taraftan işgal kuvvetleri ile işbirliği yaparak Kuvayı Millîye’yi dağıtmaya çalışan Damat Ferit Hükümeti‟nin yıkıcı faaliyetini önlemeye çalışıyor, diğer taraftan da Anadolu hareketini meşru zemine oturtacak “olağanüstü yetkileri haiz” bir Meclis toplanması için hazırlıklar yapıyordu. Bu maksatla İstanbul‟un işgalinden bir gün sonra 17 Martta bir genelge yayınladı: Genelgede özetle Meb’usan Meclisine ve hükümet merkezine İtilâf Devletlerince resmen ve zor kullanılarak el konulduğunu, Osmanlı Devleti’nin hâkimiyetine son verildiği, devletin temel fonksiyonlarının işlemez hale geldiği belirtilerek on beş gün zarfında yeni bir Kurucu Meclis’in toplanmasını öneriyor ve bu Meclis’e seçilme şartları açıklanarak komutanların bu konudaki görüşlerini bildirmeleri isteniyordu. Komutanlarla ve bazı valilerle olan yazışmalardan sonra, 19 Mart’ta karar kesinleşerek vali ve komutanlara tebliğ edildi. Buna göre, eleştiriler dikkate alınarak Meclis’in adı “Olağanüstü Yetkiler Taşıyan Meclis” olarak benimsenmekteydi. Daha sonra bu isim yerine, Türkiye Büyük Millet Meclisi adı tercih edilmiştir.

17 Mart 1920 – Kastamonu Valisi Cemal Bey’in Atatürk’e telgrafı: “…Bugünden itibaren Kastamonu Vilâyeti’nin, Heyet-i Temsiliye’yi hükümet merkezi sayarak emirlerine girdiğini ve alacağı her emri tereddütsüz yapacağını arz ederim!” [Kocatürk]

17 Mart 1920 – İngilizler, Eskişehir ve Afyon’dan çekildiler. (24 Nisan’da Şile’ye asker çıkardılar)

18 Mart 1920 – Balıkesir’de, Kastamonu’da, İstanbul’un işgalini protesto mitingleri yapıldı.

18 Mart 1920 – Meclis-i Mebusan, bir kapanış toplantısı yaparak ebediyen faaliyetlerine son verdi.

18 Mart 1920 – Meclis-i Mebusan reisi Celalettin Arif, Halide Edip (Adıvar), Dr. Adnan (Adıvar) ve Çerkez Reşit gibi kişiler ise kılık değiştirerek, Anadolu’ya kaçmaya başladı.

18 Mart 1920 – Atatürk’ün, komutanlara Ankara’da bir meclis toplanması hakkında acele görüş isteyen telgrafı: “…Görüşünüzü makine başında bekliyoruz. Bu konuda acele karar vermek ve hemen gereğine başlamak zorunluğunu hissediyoruz.” [Kocatürk]

18 Mart 1920 – İngilizler tarafından tutuklanan 30 kadar Türkün İstanbul’dan Malta’ya gönderilmesi.

18 Mart 1920 – İngilizler aralarında Rauf Bey, eski Harbiye nazırı Mersinli Cemal Paşa, Çürüksulu Mahmut Paşa, Esat Paşa, Galatalı Şevket, Vasıf Bey ve Numan Usta gibi kişilerin olduğu mebusları bir gemi ile Malta’ya götürdü.

19 Mart 1920 – Mustafa Kemal tarafından Ankara’da üstün yetkiyi taşıyan bir Millet Meclisi toplanması hakkında illere duyuruda bulunuldu. Ankara’da fevkalade selahiyeti haiz bir Millet meclisi’nin toplanması hakkında Vilayetlere tebliğ.

19 Mart 1920 – Mustafa Kemal, Ankara’da toplanacak Meclis için seçim yapılmasını bir yazı ile illere ve komutanlıklara bildirdi. Mustafa Kemal Paşa’nın vilayetlere, livada ve kolordu komutanlarına genelgesi: “Ankara’da toplanacak fevkalade selahiyete haiz bir meclis için acele seçim yapılması.”

19 Mart 1920 – Atatürk’ün, Ankara’da bir meclis toplanması amacıyla acele seçim yapılması için vilâyetlere, mutasarrıflıklara ve kolordu komutanlarına bildirisi: “Ankara’da olağanüstü yetkiye sahip bir meclis, millet işlerini yönetmek ve denetlemek üzere toplanacaktır!” [Kocatürk]

19 Mart 1920 – Harbiye Nazırı Fevzi Paşa (Çakmak), yayınladığı bir bildiride işgalin antlaşmalara uygun olduğunu söyleyerek Anadolu’daki birliklerin Yusuf İzzet Paşa’ya bağlı olduğunu, ancak ondan emir alabileceğini dile getirdi.

19 Mart 1920 – İsmet Bey (İnönü) Ankara’ya geçmek için hareket etti.

19 Mart 1920 – Ankara’ya gelen, dağıtılan mebusan meclisi meclis başkanı Celaleddin Arif Bey için Ankara’da büyük bir karşılama düzenlendi. (İsmet İnönü’de gelen heyet içerisindeydi.)

19 Mart 1920 – Mustafa Kemal’in seçim bildirgesi yayınlandı. (Her sancaktan beşer mebus seçilecek, dağıtılan eski mebuslar meclisinin mebusları doğal üye sayılacaktı.)

20 Mart 1920 – İstanbul’un İtilaf Devletleri tarafından ele geçirilmesi, Mustafa Kemal’in protestosu, Ankara’da yeni bir Millet Meclisi toplama girişimi.

19/20 Mart 1920 – Atatürk’ün, Bandırma’da 14. Kolordu Komutanı Yusuf İzzet Paşa’ya telgrafı: “…Mümkünse İngilizlerden birkaç rehin subay almamız lâzımdır.” [Kocatürk]

21 Mart 1920 – Yunus Nadi, Cami Bey (Baykurt) ve İzmit mebusu Sırrı Bey Anadolu’ya geçti.

22 Mart 1920 – Atatürk’ün, yabancı devlet temsilciliklerine, Ermenilerin doğu bölgesinde halka yaptıkları zulüm ve işkenceleri protesto eden telgrafı: “…Bu hareketleri şiddetle protesto ettiğimizin ve bu tecavüzlerin önü alınmazsa cihanın pek büyük facialar doğmasına tanık olacağının bağlı olduğunuz hükümetlere süratle ulaştırılmasını rica ederiz.”[Kocatürk]

23 Mart 1920 – Atatürk’ün, vilâyetlere, bağımsız livalara ve kolordulara düşman lehine çalışanlar hakkında telgrafı: “Düşman lehinde propaganda yapanlar, herhangi şekilde düşmanla haberleşenler ve millî uygulama ve kararlara karşı koyarak düşmanların amaçların gerçekleşmesine yardım ve herhangi şekilde casusluk yapanlar derhal tutuklanarak o husustaki kanun maddelerine dayanarak süratle cezalandırılacaklardır.”

23 Mart 1920 – Mustafa Kemal, Ankara’da Kolordulara ve Refet Bey’e çektiği telgraftadüşman hesabına çalışan ”Peyam-ı Sabah, Serbesti, Alemdar, Bosfor, Entanet gazeteleri ile Ermenice ve Rumca yayın yapan gazetelerin” Anadolu’ya sokulmamasını, girenlerin toplatılmasını emretmiştir.

23 Mart 1920 – Atatürk’ün, kolordulara telgrafı: “…Millî emeller aleyhinde propaganda yapan Peyam-ı Sabah, Serbesti, Alemdar, Bosfor, Entanet gazeteleriyle aynı  nitelikte  olan  bütün Rumca ve Ermenice gazetelerin Anadolu’ya sokulmaması uygun görülmüştür. Postanelerde sansür vazifesiyle görevlendirilenler tarafından bu hususun temin ettirilmesini arz ederiz.”

23 Mart 1920 – Atatürk’ün, İstanbul hükümeti ile ilişkiyi sürdürmenin ülke için yararlı olacağını bildiren 14. Kolordu Komutanı Yusuf İzzet Paşa’nın telgrafına cevabı: “…İstanbul’daki Nezaretlerle bu koşullar altında haberleşmek, İngilizlerle haberleşmekten başka bir şey değildir!”[Kocatürk]

24 Mart 1920 – Atatürk’ün, İstanbul’un işgali üzerine Anadolu’ya kaçan milletvekillerini İngilizlerin izlemesi üzerine Bandırma’da 14. Kolordu Komutanı Yusuf İzzet Paşa’ya telgrafı: “İngilizler, milletvekillerinin İzmit üzerinden Anadolu’ya kaçmakta olduklarını haber almışlardır. Verilen bilgiye nazaran bun­dan sonra İzmit üzerinden kaçış imkânsız gösterilmektedir. …Önlemlere girişilmiştir.” [Kocatürk]

25 Mart 1920 – 20nci Kolordu Anadolu demiryollarına el koydu. Böylece Cumhuriyet’in demiryolları tarihi de başlamış oldu. (Akl-ı Kemal, c.3, Sinan Meydan)

26 Mart 1920 – Amerika Birleşik Devletleri Cumhurbaşkanı Wilson, Büyük Ermenistan kurulması hakkında nota verdi.

27 Mart 1920 – Mustafa Kemal, Anadolu’ya geçmekte olan Celalettin Arife, bulunduğu Düzce’ye telgraf çekerek, Ankara’da toplanacak yeni meclis konusunda destek istedi.  Atatürk’ün, İstanbul’dan Ankara’ya gelmekte olup o esnada Düzce’de bulunan son Osmanlı Meclis-i Mebusan Başkanı Celâlettin Arif Bey’e telgrafı: “…19 Mart 1919 tarihli bildiriyi inceledikten sonra yer alan esasları destekleme ve seçimlerin hızlandırılmasıyla toplantının bir an evvel temini için bu görüşümüzün sizin tarafınızdan da kısa bir bildiri şeklinde kamuoyuna şimdiden bildirilmesi ve ilânını faydalı görüyoruz.”

27 Mart 1920 – Atatürk’ün, 14. Kolordu Komutan Vekili Albay Bekir Sami (Günsav) Bey’e telgrafı: “Yusuf İzzet Paşa Hazretlerinin dahi İstanbul’la haberleşmesine müsaade edilmemesi, vatan menfaatlerinin gereğidir. Paşa’ya, vaziyetin önemini tekrar izaha çalıştık. Ümit ederiz ki, kendileri de bu noktanın nezaket ve önemini takdir edeceklerdir.”

27 Mart 1920 – Celâlettin Arif Bey’in, Atatürk’ün 27 Mart 1920 tarihli telgrafına cevabı: “Yazınızda bildirilen 19 Mart 1920 tarihli bildiriyi görmedim. Bir olağanüstü meclisin toplanması ne kadar isabetli ise de böyle bir meclisin elden geldiği kadar kanuna uygun olması lâzımdır. …Ankara’ya varışımda danıştıktan sonra bir bildiri yazmak görüşündeyim(!)” [Kocatürk]

28 Mart 1920 – Antep’te Fransızlara karşı direnişiyle ünlenen Şahin Bey şehit oldu. Fransız kuvvetlerinin Kilis, Antep yolunu kapatan Teğmen Şahin komutasındaki milli kuvvetlerle çarpışması ve Şahin Bey’in şehit oluşu.

28 Mart 1920 – İngilizlerin elinde bulunan Geyve Boğazı’nın milli müfrezeler tarafından geri alınması.

28 Mart 1920 – Atatürk’ün, yabancı millet temsilciliklerine doğu vilâyetlerindeki Ermeni zulümlerini protesto eden telgrafı.

28 Mart 1920 – Atatürk’ün, İstanbul ile haberleşmenin kesilmesini gerektirecek bir vaziyetin doğmadığı görüşünü ifade eden Yusuf İzzet Paşa ve Albay Fahrettin (Altay) Bey hakkında, Kâzım Karabekir’e telgrafı: “…Yusuf İzzet Paşa ile Fahrettin Bey’in vaziyetlerini millî esaslarımız açısından hoş göremediğimizi arz eyleriz.” [Kocatürk]

29 Mart 1920 – Yarbay Rahmi Bey, Anzavur’a bağlı askerler tarafından öldürüldü.

29 Mart 1920 – Atatürk’ün, Kâzım Karabekir’in Kafkasya’da Bolşevik ordularına karşı hazır olunması teklifine cevabı: “15. Kolordu’nun, Bolşevik orduları karşısında Kafkaslarda hakim bir vaziyette varlığını göstermesi ve bunun için hareket imkânı oluşunca faaliyete geçmesi hakkındaki görüşünüze tamamen iştirak ediyorum.” [Kocatürk]

31 Mart 1920 – Lüleburgaz Kongresi toplandı.

31 Mart 1920 – Trakya Paşaeli Müdafa Heyet-i Osmaniyesi Lüleburgaz’da ilk kongresini yaptı.

Mart sonu 1919 – Atatürk’ün, İstanbul’da, İtalya Yüksek Komiseri Kont Sforza ile görüşmesi. (Kont Sforza’nın isteği ile gerçekleşen bu görüşmenin tarihi belli değildir. Olayların seyrine göre, muhtemelen Mart sonu veya Nisan başı 1919’da gerçekleşmiştir. Atatürk’ün yaveri Cevat Abbas (Gürer), hatıralarında, bu görüşme için şunları söylemektedir: “Atatürk, İstanbul’da bulunduğu ayların sonlarına doğru İtalya Mümessili Kont Sforza ve Papaz Mister Frew ile de ayrı ayrı ve fasılalı tarihlerde görüşmüştü. Aldığı kanaat acı idi; ağırdı.”

Mart sonu 1919 – Atatürk’ün, İstanbul’da, Rahip Frew ile görüşmesi. (Rahip Frew’un isteği ile gerçekleşen bu görüşmenin tarihi belli değildir. Olayların seyrine gore, muhtemelen Mart sonu veya Nisan başı 1919’da gerçekleşmiştir).

1 Nisan 1920 – Trakya Kongresi toplandı.

1 Nisan 1920 – Antep’te, Kızılhisar Baskını ve şehir içi muharebeleri.

2 Nisan 1920 – İstanbul’da Salih Hulusi Paşa Hükümeti, İngilizlerin baskısıyla istifa etti. (İstanbul’un işgalinden sonra, Anadolu ile olan yollar tamamen kapanmıştı. Mustafa Kemal 19 Mart’tan beri, yeni bir Meclisin oluşması çalışmasına girmişti. Bu durumda hiçbir dayanağı kalmayan Salih Paşa Hükümeti istifa etmek zorunda kaldı.)

2 Nisan 1920 – Yeni kabine için yine Damat Ferit Paşa’nın adı geçmeye başladı.

2 Nisan 1920 – İstanbul Mebuslar Meclisi’nden ilk grup Ankara’ya geldi.

2 Nisan 1920 – Atatürk’ün, İstanbul’dan kaçarak Ankara’ya gelen Halide Edip, Dr. Adnan (Adıvar), Hüsrev (Gerede), Yunus Nadi, Yusuf Kemal (Tengirşenk), Rıza Nur, Cami (Baykut) ve diğer bir kısım kimseleri istasyonda karşılaması. [Kocatürk]

3 Nisan 1920 – İsmet (İnönü), Celalettin Arif, Saffet (Arıkan), ve daha birçok kimsenin İstanbul’dan Ankara’ya gelişi ve milli mücadeleye katılışı.

3 Nisan 1920 – Atatürk’ün, İstanbul’dan çıkarak  Ankara’ya gelen Albay İsmet (İnönü), Celâlettin Arif, Saffet (Arıkan) ve diğer bir kısım kimseleri karşılaması. [Kocatürk]

3 Nisan 1920 – Atatürk’ün, Lüleburgaz Kongre Başkanlığı’na telgrafı: “…Kongre’nin toplanmasını tebrik ve vatanın karşı karşıya kaldığı felâkete çare bulmak üzere, Edirne Vilayeti’nin gösterdiği vatansever gayreti takdir ederiz. Fevkalâde Millî Meclis için Edirne ilinden seçilecek üyenin süratle gönderilmelerini temenni ederiz.” [Kocatürk]

3 Nisan 1920 – Atatürk, Ankara Türk Ocağı merkezinde.

3 Nisan 1920 – Doğu cephesinde Ermeni kuvvetlerinin Vedi’ye taarruzları ve milli kuvvetlerce püskürtülmesi.

4 Nisan 1920 – Anzavur Ahmed, Gönen’i ele geçirdi.

4 Nisan 1920 – 12. Kolordu komutanı Fahrettin (Altay) Ankara’ya gelerek, Mustafa Kemal ile görüştü. (Ankara’ya katılmış oldu).

4 Nisan 1920 – Atatürk’ün, Konya heyetiyle beraber Ankara’ya gelen 12. Kolordu Komutanı Albay Fahrettin (Altay) Bey’le görüşmesi. [Kocatürk]

4 Nisan 1920 – Atatürk’ün, akşam Ankara’da, Anadolu’ya geçen gazeteci Yunus Nadi’yi kabulü ve görüşmesi: “…Milletimiz çok büyüktür. Hiç korkmayalım. O esir olmayı ve hor görülmeyi kabul etmez! Milletin bağımsızlığını vatanın son kaya parçası üzerinde savunacağız; kurtaracağız veya eğer mukadderse öleceğiz! Fakat eminiz ki ölmeyeceğiz ve kurtaracağız!” [Kocatürk]

4/5 Nisan 1920 – Milli Mücadele’de Ankara’ya geldiğinde Ziraat Mektebi’ni karargâh olarak kullandı. İşte Türkçülük konusunu ilk olarak o Ziraat Mektebi’ndeki arkadaşlarıyla konuştu. Ziraat Mektebi’nde 4-5 Nisan 1920 akşamı yemekten sonra Yunus Nadi, Halide Edip Hanım, Adnan (Adıvar) ve Cami (Baykurt) beylerin olduğu bir toplantıda Atatürk en çok Türkçülük üzerinde durdu. O gece Türkçülüğün enine boyuna tartışılması için bazı itirazlar ileri sürerek muhataplarını sıkıştırdı. (Sabahattin Özel, Mustafa Kemal Atatürk, Yeni Gerçekler Yeni Düşünceler, s. 132)

5 Nisan 1920 – Salih Paşa’nın istifası üzerine Damat Ferit Paşa’nın yeniden kabine kuruşu. (4. Damat Ferit Kabinesi). Damat Ferit Paşa’nın dördüncü kez hükümeti kurdu. Damat Ferit, 4. Kabinesini kurarken Hariciye Nazırlığını da üstlendi.

5 Nisan 1920 – Dördüncü kez sadrazam olan Damat Ferit İngilizlerden, “Ulusal harekete karşı” yardım istedi.

6 Nisan 1920 – Fahrettin Paşa (Altay) 15. Kolordu komutam olarak Heyet-i Temsiliye’nin emrine girdiğini açıkladı.

6 Nisan 1920 – Ankara’da Anadolu Ajansı kuruldu.

6 Nisan 1920 – Mustafa Kemal, hem milli hem de uluslararası kamuoyuna seslenebilmek, ülkenin haklılığını duyurmak, kurtuluş mücadelesi ile ilgili haberlerin dünyaya doğru bir biçimde ve zamanında tarafsız olarak duyurulmasını sağlamak amacıyla 6 Nisan 1920 tarihinde de Anadolu Ajansı’nı kurmuştur. Anadolu Ajansı’nın tarihi, Türkiye Cumhuriyeti’nin tarihi ile adeta özdeştir. Türkiye Büyük Millet Meclisi açılmadan 17 gün önce 6 Nisan 1920’de kurulan Anadolu Ajansı, TBMM’nin çıkardığı ilk yasaları duyurdu; Milli Mücadele’nin ve Kurtuluş Savaşı’nın her aşamasına, Cumhuriyet devrimlerine tanıklık etti.

7 Nisan 1920 – Atatürk’ün, 14. Kolordu Komutan Vekili Albay Bekir Sami Bey’e telgrafı: “…Yusuf İzzet Paşa’nın hemen Ankara’ya gelmesini kendisine yazmıştık. Son durum nedeniyle bir an önce Ankara’ya gelmesi zorunlu hale gelmiştir. Hastalığı nedeniyle Kolordu Komutanlığı Vekâleti’ni zaten size bırakmıştı. Bu nedenle resmen ve Heyet-i Temsiliye katında Kolordu Komutanı sizsiniz. Ankara’ya hareket etme hususunda direniş gösterirse zorla gönderiniz ve bunun için de önceden tedbirlerinizi alınız.” [Kocatürk]

8 Nisan 1920 – Salih Paşa’nın istifası ile kurulan Damat Ferit Paşa kabinesinin tanınmayacağı yolunda, Heyeti Temsiliye genelgesi yayınlandı.

8 Nisan 1920 – Atatürk’ün, Ankara’da “Anadolu Ajansı’nın kurulduğunu bildiren genelgesi: “Vatan ve milletimizin en büyük tehlikeyle karşı karşıya kalması sonucu olarak bütün Rumeli ve Anadolu’nun giriştiği millî ve mukaddes savaş esnasında halkın iç ve dış en doğru haberlerle aydınlatılması ivedi ihtiyacı dikkate alınmış ve sonucunda Ankara’da “Anadolu Ajansı” adı altında bir kurum oluşturulmuştur.”

8 Nisan 1920 – Salih Paşa’nın istifası ile kurulan Damat Ferit Paşa kabinesinin tanınmayacağı yolunda, Heyeti Temsiliye genelgesi yayınlandı.

8 Nisan 1920 – Atatürk’ün, Salih Paşa’nın yerine yeni kabineyi kuran Damat Ferit paşa ve heyetinin tanınmayacağına dair vilâyetlere genelgesi: “…Vatana ihaneti ispatlanmış olan ve düşman süngüsü ile görev verilen Damat Ferit Paşa ve kabinesinin hiçbir şekilde tanınmayacağını bildiririz.” [Kocatürk]

8 Nisan 1920 – Damat Ferit, Kuva-yı Milliye’ye karşı ayaklanan Anzavur’a paşalık unvanı verdi.

8 Nisan 1920 – Fransızlar, ateşkes istedi.

9 Nisan 1920 – Atatürk’ün, 14. Kolordu Komutanı Yusuf İzzet Paşa’ya kendisini Ankara’ya çağıran telgrafı: “Siyasî ve askerî en önemli kararların verilmesi günlerindeyiz. Sizin de bu görüşmelerde hazır bulunmanız faydalı olacaktır. Ankara’ya teşrifinizi rica ve hürmetler ederim.” (Yusuf İzzet Paşa, bu telgraf üzerine 10 Nisan 1920 günü Ankara’ya hareket etmiştir). [Kocatürk]

9 Nisan 1920 – İsmet İnönü’nün 16 Mart 1920’de İstanbul’un işgalinden sonra zorlu ve çileli bir yolculukla Ankara’ya ikinci gelişi ve Mustafa Kemal’le buluşması.

10 Nisan 1920 – Şeyhülislam Dürrizade Abdullah’ın Kuvay-ı Milliye aleyhine fetvası. Şeyhülislâm Dürrizade Abdullah’ın, Anadolu’daki millî kuvvetleri kâfir ve katlinin gerekli olacağını bildiren fetvası. Şeyhülislâm Dürrizade Abdullah yayınladığı fetva ile Kuva-yı Milliyecilerin kafir olduğunu ve öldürülmeleri gerektiğini ilan etti. (Sadrazam ilk iş olarak Kuva-yi Millîye mensuplarının âsi ve öldürülmesinin farz olduğuna dair bir fetva yayınlattı ve bunu İngilizlerin de yardımıyla Anadolu’da duyurmaya çalıştı. Ayrıca Padişah da Anadolu hareketini kınayan bir ferman yayınladı. Buna göre, siyasi durum düzelmeye giderken Anadolu hareketi olayları aleyhimize çevirmiştir. Bunlar hakkında kanunî işlem yapılacağını bildiren Vahidettin bütün milleti kendi etrafında toplanmaya davet ediyor ve Meclis‟i kapattığını bildiriyor ve dört ay içinde yeni seçimlerin yapılacağını ilân ediyordu. Böylece İstanbul, Ankara’da Meclis‟in açılmasını önlemek istiyordu.)

10 Nisan 1920 – Celalettin Arif bir bildiriyle başkanı olduğu son Meclis-i Mebusan’ın tüm üyelerini Ankara’ya çağırdı.

10 Nisan 1920 – Atatürk’ün, 12. Kolordu Komutanı Albay Fahrettin (Altay) Bey’e Konya’dan milletvekili seçilmesinin uygun olacağını bildiren telgrafı: “…Konya’dan milletvekili seçilmeniz uygun olacaktır. Milletvekili seçilmekle Kolordu Komutanlığı’ndan ayrılmanız gerekmeyecektir. Cevabınızı bekliyoruz.”

11 Nisan 1920 – Şeyhülislâm Dürrizâde Abdullah’ın, “Padişah ve Halife kuvvetleri dışındaki millî kuvvetleri kâfir ilan eden ve katlinin vacip (gerekli)” olduğunu bildiren fetvası “Takvim-i Vekayi”de yayınlandı.

11 Nisan 1920 – Fransızlar, anlaşma gereği Urfa’dan çekildi.

11 Nisan 1920 – Peyam-ı Sabah gazetesi, Ali Kemal, Mustafa Kemal’in idam kararı üzerine; “yalancı milliyet davası şer’i şerife aykırıdır.”

11 Nisan 1920 – Damat Ferid, Kuvayi Milliye aleyhinde bildiri yayınladı. “Kuvay-ı Milliye dene teşekkül, hem Anadolu’yu korkunç bir istila tehdidine ve hem de devletin başını gövdesinden ayırmaya sebep oluyor.”

11 Nisan 1920 – Mebusan Meclisi Padişah tarafından feshedildi.(İşgalci güçler önde gelen millîyetçi kişileri tutuklamışlardı. Tutuklanması gerekenler arasında milletvekili olan Rauf ve Kara Vasıf Meclis‟den İngilizlerce zorla alındılar. M. Kemal’in aylarca önce söylediği gerçekleşmişti. İşgalci güçlerin süngülerinin baskısı altında Meclis‟in iradesini hür olarak kullanamayacağı ortaya çıkmıştı. Meclis olayı protesto etti ve süngü altında hürriyet olmaz gerekçesi ile geçici ve süresiz olarak tatile girdi. Esasen kısa bir süre sonra Meclis Padişah tarafından resmen kapatılmıştır.)

11 Nisan 1920 – Mustafa Sabri, Sadrazam Damat Ferit’i, Kuvayı Milliye’ye karşı yeterince sert olmamakla eleştiriyordu. Anadolu hareketini bastırmak için “silahın” ve “dinin” kullanılmasını istiyordu. Sonunda bu düşünceleri karşılık buldu: Damat Ferit Hükümeti, 18 Nisan 1920’de Kuvayı Milliye’ye karşı Kuvayı İnzibatiye’yi (Halifelik Ordusu)’nu kurdu ve bir hafta önce de 11 Nisan fetvasını yayımladı. Yani bu ihanet fetvasının fikir babalarından biri Mustafa Sabri’ydi.

11 Nisan 1920 – İngilizlerin baskısı, Sadrazam Damat Ferit’in isteği ve Padişah Vahdettin’in onayıyla Atatürk ve silah arkadaşlarının öldürülmelerinin “dinen caiz” olduğunu belirten (5 parçalık) ihanet fetvası, 11 Nisan 1920’de o zamanki Şeyhülislam Dürrizade Abdullah imzasıyla yayımlandı. (Takvim-i Vakayı, 11 Nisan 1920).

11 Nisan 1920 – J. de Robeck’in Lord Curzon’a Damat Ferit Paşa ile yaptığı 7.4.1920 tarihli görüşme hakkındaki yazısı: “Ben milliyetçileri ezmek için yeni hükümete her türlü yardımı yapacağımı söyledim.”

12 Nisan 1920 – Urfa, Fransız işgalinden kurtuldu.

12 Nisan 1920 – Atatürk’ün, Bursa’da 56. Tümen Komutanlığı’na telgrafı: “İstanbul basınının gerek posta ile ve gerek satıcılar için elden Bursa’ya gelenlerinin askerî kontroldan geçilerek sakıncalı olanların girişinin önlenmesi.”

12 Nisan 1920 – Atatürk’ün, Bursa’da 56. Tümen Komutanlığı’na telgrafı: “Orada ele geçirilebilecek İstanbul ve yabancı basınından birer nüshanın Heyet-i Temsiliye’ye gönderilmesi.” [Kocatürk]

13 Nisan 1920 – Tarsus bölgesinde Fransız kuvvetleriyle milli müfrezeler arasında Birinci Kavaklıhan savaşı (2 gün süren savaş sonu düşmanın Tarsus’a çekilmesi).

13 Nisan 1920 – 1. Düzce Ayaklanması başladı. Düzce’de milli harekete karşı ayaklanma başladı. (Bastırılışı: 31 Mayıs 1920) (Bolu-Düzce Ayaklanmaları: Bölge sakinlerinden Çerkez ve Abazaların sarayla öteden beri ilişkileri vardı. Meşrutiyetin ilânı üzerine bunlar İttihat ve Terakki Cemiyeti’ne karşı tavır almışlardı. Millî Mücadeleyi bir İttihatçı hareketi olarak değerlendirmekte Saraya ve Damat Ferit hükümetine sempati beslemekteydiler. Damat Ferit 5 Nisan 1920‟de tekrar iş başına geldikten sonra, hükümetin ve İngilizlerin destek ve teşvikleriyle silâha sarılıp 13 Nisan’da Düzce’yi işgal ettiler.)

13 Nisan 1920 – Tarsus bölgesinde Fransız kuvvetleriyle milli müfrezeler arasında Birinci Kavaklıhan savaşı (2 gün süren savaş sonu düşmanın Tarsus’a çekilmesi)

13 Nisan 1920 – Atatürk’ün kolordulara telgrafı: “Gerek askerî birlikler ve gerekse Kuva-yi Milliye tarafından esir edilen düşman askerlerinin hayatlarının korunmasına olağanüstü itina edilmesi.”

12/13 Nisan 1920 – Atatürk’ün, Anzavur ve Gâvur imam’ın Manyas yöresinde 2. defa başlattıkları isyanı bastırmak üzere Bursa ve Balıkesir’deki komutanlara olağanüstü yetkiler verildiğini bildiren beyannamesi: “İşgale karşı, tüm Anadolu ve Rumeli elbirliğiyle, imanla ve vicdanla haykırıp bağımsızlık uğruna çırpınırken, düşman en etkili silâh olan iç isyanları kışkırtmaktadır. Anzavur ve Gâvur imam’ın, Manyas yöresine gönderiliş sebebi budur. Olağanüstü Meclis için Ankara’ya gelenler ve Heyet-i Temsiliye’nin müşterek toplantısında alınan ortak kararla 61. Tümen Komutanı Kâzım Bey e Balıkesir livasında, 56. Tümen Komutanı Bekir Sami Bey’e Bursa vilâyeti dahilinde tüm Kuva-yi Milliye, askeriye ve diğer ilgililere karşı kargaşaları önlemek üzere azletme, hapsetme ve idam etme dahil her türlü cezayı tatbik etmek için olağanüstü yetki verilmiştir.” [Kocatürk]

14 Nisan 1920 – Ayaklanmacılar “padişahın yanındayız” diyerek, Düzce’yi ele geçirdi, subayları öldürdü ve askeri mühimmat depolarını yağma etti.

14 Nisan 1920 – Atatürk’ün, Afyonkarahisar’da bulunan Albay Refet (Bele) Bey’e telgrafı: “Bölgeniz içindeki İtalyan Ajansı bildirilerinin düzenli olarak buraya iletilmesi.”

14 Nisan 1920 – Atatürk’ün, Bursa’da 14. Kolordu Komutan Vekili Bekir Sami Bey’e telgrafı: “Hâkimiyet-i Milliye gazetesi için İstanbul’da kâğıt hazırlattırılmıştır. İstanbul’a bir özel memur gönderilerek teslim alınacak kâğıtların Bursa’ya getirilmesinin temini ile neticenin bildirilmesini rica ederim.” [Kocatürk]

15 Nisan 1920 – 2. Anzavur İsyanı bastırıldı.

15 Nisan 1920 – Çerkez Ethem kuvvetlerinin Susurluk ve Kirmasti arasında Anzavur kuvvetlerini tamamen dağıtışı.

15 Nisan 1920 – Alemdar gazetesinin, Mustafa Kemal’in idam kararı üzerine manşeti; Mustafa Kemal layık olduğu cezayı gördü.

16 Nisan 1920 – Dürrizade’nin fetvasına karşılık Ankara müftüsü Rıfat Efendi (Börekçi) ve 153 müftü ile din adamı halktan milli direnişe sahip çıkmasını istedi. Ankara Müftüsü Rifat (Börekçi) Efendi’nin, Şeyhülislâm Dürrizade Abdullah’ın fetvasının dinen geçerli olmadığını ilân eden fetvası. Ankara Müftü’sü Rıfat Efendinin (Börekçi) Şeyhülislam Dürrizade Abdullah’ın fetvasına karşı: “…Vakıa ve hakikate gayrı muvafık olarak sadır olan fetvaların şer’an mutla olmayacağını” bildiren fetvası. (Rıfat Efendinin fetvası Anadolu’da yüzlerce müftü ve din adamı tarafından onaylanarak imzalanmış ve 22 Nisan 1920 tarihinden başlayarak Anadolu’nun çeşitli gazetelerinde yayımlanmıştır.)

16 Nisan 1920 – Atatürk’ün, Edirne’de 1. Kolordu Komutanlığı’na telgrafı: “Bulgar gazetelerinde millî harekete aykırı olarak yayımlanan bilgi ve haberlerin uygun şekilde yalanlanması ve Bulgar basınının millî hareket hakkında doğru bilgiler alarak yayın yapmasının sağlanması.”

16 Nisan 1920 – Alemdar gazetesi, Refi Cevat; “İngilizleri bekliyoruz. Türkler kendi güçleriyle adam olmaz. İngilizler elimizden tutarak bizi kurtaracak.”

16 Nisan 1920 – Atatürk’ün, Kâzım Karabekir’e Baha Sait Bey’in Sovyetlerle yaptığı anlaşmayı imza etmediğini bildiren telgrafı. [Kocatürk]

16 Nisan 1920 – İstanbul Hükümeti’nin, 11 Nisan 1920’de Şeyhülislam Dürrizade Abdullah imzasıyla yayımladığı ihanet fetvası türlü yollarla; örneğin Yunan ve İngiliz uçaklarıyla yurda dağıtıldı. Fetva etkisiyle Anadolu’nun pek çok yerine Kuvayı Milliye’ye karşı isyanlar çıktı. Bunun üzerine Atatürk, bir an önce karşı fetva hazırlanmasını istedi. Ankara Müftüsü Rıfat Efendi başkanlığında 5 müftü, 9 müderris ve 1 medrese müdürü ile 6 kişilik din bilgini heyetinden oluşan toplam 21 kişilik bir kurul, Ankara’nın “direniş fetvasını” hazırladı. Bu fetva, Milli Mücadele yanlısı 155 müftü ve din bilgini tarafından da onaylandı. Fetva, 16 Nisan 1920’de bütün müftülüklere tebliğ edildi. Kuvvacı gazetelerde yayımlandı.

17 Nisan 1920    Fevzi Paşa, Kurtuluş Savaşı’na katılmak üzere İstanbul’dan ayrıldı.

18 Nisan 1920 – Milli Kuvvetleri bastırmak amacı ile, İstanbul Hükümeti “Kuvve-i İnzibatiye” adlı bir örgüt kurulmasına ilişkin kararname çıkardı. (Hilafet Ordusu adını taşıyan bu örgüt 25.6.1920’de kaldırıldı) İstanbul’da Hilafet Ordusu teşkiline başlanması. Anadolu’da milli mücadeleye karşı savaşacak Kuvayı İnzibatiye’nin, “Hilafet Ordusu” ünvanıyla teşkilatlandırılması için İstanbul Hükümeti karar aldı. Damat Ferit Paşa hükümeti tarafından Kuvayı Milliye’ye karşı Kuvayı İnzibatiye kurulması için karar alındı. İstanbul hükümetinin Kuvay-ı Milliye’yi ortadan kaldırmak üzere, Kuvay’ı İnzibatiye’nin kurulduğunu bildiren kararnamesi.

18 Nisan 1920 – İtalya’da San Remo kentinde Türkiye ile İtilaf devletleri arasında imzalanacak barışın koşullarını kararlaştıracak bir konferans başladı. (Yüksek Barış Konseyi San Remo’da 18 Nisan 1920’de, Ermenistan, Kürdistan ve ekonomik nüfuz bölgeleri konularını karara bağlamak için toplandı ve çalışmalarını 26 Nisan 1920‟de tamamlayarak anlaşma metnine son şeklini verdi.)

18 Nisan 1920 – Atatürk’ün, Düzce isyanının şiddetlenmesi üzerine 24. Tümen Komutanı Yarbay Mahmut Bey’e telgrafı: “Düzce isyanı şiddetli bir safhaya girmiştir. Beraberinizdeki bütün kuvvetlerle vakit geçirmeksizin Düzce’ye hareketle isyanı ortadan kaldırınız!” [Kocatürk]

18 Nisan 1920 – Atatürk’ün, Konya Posta ve Telgraf Başmüdürlüğü’ne telgrafı: “Anadolu Ajansı haberlerinin günü gününe gereken merkezlere ulaştırılmasında gecikmeye sebep olan, bu konuda müsamaha gösteren memurların isimlerinin bildirilmesi.” [Kocatürk]

18 Nisan 1920 – Atatürk’ün, Anadolu’da tüm telgraf merkezlerine bildirisi: “Anadolu Ajansı bildirilerinin bazı yerlere ulaştırılamadığı yolunda şikâyetler alıyoruz. Milletin havadissiz kalmaması amacıyla yürütülen bu hizmetin bütün telgrafçılarımızca da destekleneceğini şüphesiz kabul eder, bununla beraber bu yolda meydana gelebilecek kusurların vatan ihaneti oluşturacağını bildiririz.” [Kocatürk]

18 Nisan 1920 – Associated Press haberi; “… Çevredeki Müslümanların kafasına yeni (11 Nisan 1920 tarihli fetva ile) şeyhülislam Dürrizade Abdullah Efendi aracılığıyla Sultan’ı desteklemeyenlerin “Tanrının gazabına uğrayıp, cehennem azabına katlanacakları, Allah’ın milliyetçileri öldüren tüm Müslümanları kutsayacağı, isyancılarla çarpışarak ölenlerin de sonsuz bir övgü kazanacakları’ düşüncesi yerleştiriliyor.”

18/19 Nisan 1920 – Atatürk’ün, Kâzım Karabekir’e, Ankara’ya bir miktar kuvvet gönderilmesini isteyen telgrafı: “…Disiplinine, gayretine, imanına tamamen itimat edilecek ve herhangi bir yerde patlayacak bir ayaklanmayı anında tepeleyebilmek üzere güçlü bir yumruk gibi güvenilebilecek seyyar yedeklere ihtiyaç görülmektedir. Bu amacı temin etmek ve millî yedek birliğini oluşturmak üzere emrinizdeki tümenlerden seçilecek beş yüz ilâ bin mevcutlu seçkin bir birliğin veya birliklerin bütünlüğü bozulmadan ayrıca gönüllü olarak bu tarzda oluşturulacak bir müfrezenin Ankara’ya yollanmasını gerekli görmekteyiz.”  [Kocatürk]

19 Nisan 1920 – Anzavur Ahmed’un yaralı olarak Karabiga’dan İstanbul’a kaçışı.

19 Nisan 1920 – Beypazarı, Nallıhan isyanları başladı.

19-26 Nisan 1920 – İtilaf Devletleri temsilcileri, Türkiye ile yapılacak anlaşmanın esaslarını kararlaştırmak üzere, San Remo’da Mareşal Foch’un başkanlığında toplandı. (Bitiş tarihi: 26 Nisan 1920)

20 Nisan 1920 – Kuva-yı İnzibatiye’nin ilk alayı gemiyle İzmit’e gönderildi.

20 Nisan 1920 – Eski Harbiye nazırı Fevzi Paşa (Çakmak) Anadolu’ya geçmek istediğini Mustafa Kemal’e bildirdi.

20 Nisan 1920 – İstanbul’dan Anadolu’ya geçmekte olan Fevzi (Çakmak) Paşa’nın, Kuşçalı’ya gelişi ve makine başında Atatürk’le konuşması (Bu konuşmada Atatürk, Adapazarı’nda 24. Tümen Komutanı Yarbay Mahmut Bey’in kendisini karşılayacağını ve trenle Ankara’ya hareketine yardım edeceğini bildirmiştir.

20 Nisan 1920 – Atatürk’ün, İstanbul’dan Anadolu’ya geçmek üzere Kuşçalı’ya gelen Fevzi (Çakmak) Paşa’ya telgrafı: “…Milleti seçkin hizmetlerinize eriştireceğinizden ötürü hepimiz çok mutluyuz. Mümkün olan çabuklukla Ankara’yı şereflendirmenizi bekleriz!”

20 Nisan 1920 – Fevzi (Çakmak) Paşa’nın, Kuşçalı’dan kendisine gösterilen ilgi sebebiyle Atatürk’e teşekkür telgrafı: “…İstanbul’da vatanıma edemediğim hizmeti Anadolu’da telâfi edebilirsem, benim için en büyük saadettir.”

20 Nisan 1920 – Atatürk’ün, Kâzım Karabekir’e yazısı: “…Harbiye eski Nazırı Fevzi Paşa, davetimiz üzerine beraberinde bazı kıymetli subaylarla birlikte hayatını kurtararak İstanbul’dan çıkmıştır. Ankara’ya gelişi hususu güven altına alınmıştır. Kendisinden manen ve maddeten azamî istifade için Büyük Millî Meclis’in kararı ile kurulacak icra Heyeti’nde Millî Müdafaa Vekili olmasını münasip zannediyoruz.”

20 Nisan 1920 – Atatürk’ün, İnebolu’da kurulan Gençler Mahfili’nin Millî Mücadele ile ilgili haberlerin kendilerine de ulaştırılmasını isteyen 4 Nisan 1920 tarihli yazısına cevabı: “Anadolu’nun muhtaç olduğu havadis ihtiyacını Anadolu Ajansı tatmin ediyor. Vazifenin sizlerce de takdir edildiğinin memnuniyetle görülmesi sebebiyle, Ajans bildirilerinin mümkün olduğu kadar geniş bir sahada, hatta köylere varıncaya kadar ulaştırılmasına yardımcı olmanızı rica ederiz.”

20 Nisan 1920 – Atatürk’ün, Samsun Mutasarrıflığına telgrafı: “Vatanın şu ölüm kalım savaşında, İstanbul’da düşman elinde ve emrinde olan İstanbul basınına karşı pek ciddi bir kontrol uygulanması zorunludur. Gerekli önlemlerin alınması.” [Kocatürk]

21 Nisan 1920 – İstanbul Mebuslar Meclisi’nden ilk grup Ankara’ya geldi.

21 Nisan 1920 – Mustafa Kemal Paşa’nın, “Büyük Millet Meclisi”nin 23 Nisan 1920’de açılması hakkındaki tamimi yayınlandı. Mustafa Kemal Paşa’nın vilayetlere, Meclisin 23 Nisan 1920 tarihinde açılacağını bildiren genelgesi.

21 Nisan 1920 – Atatürk’ün, vilâyetlere Meclis’in 23 Nisan 1920 günü açılacağını bildiren genelgesi: “Nisanın 23’üncü Cuma günü Ankara’da Büyük Millet Meclisi açılacaktır.” [Kocatürk]

21 Nisan 1920 – Mustafa Kemal meclisin 23 Nisan’da açılacağını, Anadolu’da her tarafta dini törenler yapılmasını, mevlid okunmasını istedi. (Mustafa Kemal meclis üyelerine davetiyeleri tek tek imzaladı. Davette kılınacak namazlar, kesilecek kurbanlar, kürsüdeki sakal-ı Şerif ve okunacak dualar dahi yazılıydı.)

21 Nisan 1920 – Bursa’da bazı din adamları, Milli Mücadelenin meşruiyyetine dair fetva verdi.

21 Nisan 1920 – Atatürk’ün, Balıkesir’de 61. Tümen Komutanlığı’na telgrafı: “Büyük Millet Meclisi’nin açılışından sonra Anadolu vaziyetinin alacağı fevkalâde önem sebebiyle İstanbul halkının burada seyredecek olaylardan uzak kalmamaları için Anadolu Ajansı günlük bildirilerinin, Bandırma’dan emin kayıkçılar ve vapur kaptanlarıyla düzenli olarak İstanbul’a ulaştırılması.” (Aynı yazı Mudanya Kaymakamlığı’na da yazılmıştır). [Kocatürk]

21 Nisan 1920 – (Bolu – Düzce Ayaklanması: Ayaklanmayı bastırmak için Refet Beyin Ankara’ya gönderdiği 120 kişilik bir süvari birliği Mustafa Kemal ve İsmet Bey tarafından coşku ile karşılanmış ve Ziraat Mektebi etrafında savunma önlemleri almakla görevlendirilmişti. Asilere nasihat için gönderilen Hüsrev (GEREDE) heyeti esir alınmış ve her an ölüm tehdidi altında bulunmaktaydı. Ayaklanmayı bastırmakla 24. Tümen Komutanı Kur.Yrb. Mahmut Bey görevlendirilir. Mahmut Bey mert ve cesur bölgeyi iyi tanıyan Çerkez asıllı bir subaydır. İyi niyetlidir. Olayı kan dökmeden halletmek ister. Fakat Hendek civarında asilerin tuzağına düşer ve şehitlik mertebesine ulaşır (21 Nisan 1920).

22 Nisan 1920 – 24. Tümen komutanı Yarbay Mahmut, Hendek’ten Düzce üzerine yürürken, ayaklananlar tarafından şehit edildi.

22 Nisan 1920 – İstanbul Mebuslar Meclisi’nden ilk grup Ankara’ya geldi.

22 Nisan 1920 – Atatürk’ün, bütün vilâyetlere genelgesi: “23 Nisan’dan itibaren bütün mülkî ve askerî makamların ve umum milletin başvuru yerinin, adı geçen Meclis olacağı arz olunur.”

22 Nisan 1920 – Atatürk’ün, Feke Kaymakamı Şerafettin Bey’e telgrafı: “Millî hareketi fırsat sayarak çapulculuğa kalkışacak zorbalar aleyhine Kuva-yi Milliye Komutanları ve Niğde 11. Tümen Komutanı Yarbay Arif Bey’le ilişki kurarak en şiddetli önlemleri uygulayınız. Düşmandan kurtarılan memlekette hükümetin görevi intizam ve asayişi temin etmektir.” [Kocatürk]

22 Nisan 1920 – İtilaf Devletleri’nin Osmanlı Hükümeti’ni Paris’te toplanacak Barış Konferansı’na davet edişi.

22 Nisan 1920 – Meclis binasının elektriği için Konya’dan ermeni bir elektrikçi getirildi. Ancak motor başarılı olamadı. Bu nedenle salondaki avize kullanılamadı, süs olarak kaldı. Gece toplantıları gaz lambası ile yapıldı.

23 Nisan 1920 – Atatürk’ün, Albay Cafer Tayyar Bey’e telgrafı: “…Trakya, kesin olarak Anadolu ile beraber Osmanlı Devleti’nin bir parçasıdır.”

23 Nisan 1920 – Ankara’da Türkiye Büyük Millet Meclisi’nin açılması.

23 Nisan 1920 – TBMM’nin açılışında Türkçe dua edildi. (Akl-ı Kemal, C.4, Sinan Meydan)

23 Nisan 1920 – Atatürk, akşam arkadaşlarıyla bir sohbet toplantısı yaptı. O toplantıda Atatürk, “TBMM’nin Osmanlı’nın hükümet ve meclisi yanında çocuk kalacak toylukta olduğunu, bu nedenle bu günün adına ‘Çocuk bayramı’ denmesini” istedi. (Çocuk bayramı kelimesi ve fikri ilk kez bu gün dillendirildi.)  (23 Nisan ilk defa 1921’de çıkarılan bir kanunla “Hâkimiyet-i Milliye Bayramı” ilan edildi. 1922 yılında öğrencilerin kutlamalara katılması ve Himaye-i Eftal cemiyetine gelir getiren rozet satışlarının çocuklar eliyle yapılması neticesinde bu tarih çocuklarla özdeş hale geldi. (Panzehir, Sinan Meydan)

23 Nisan 1920 – TBMM’nde (Açılışında) 390 vekil vardır. Bunların % 28’i memur ve öğretmen, % 15’i asker, % 13’ü hukukçu, %9’u serbest meslek ve % 6’sı çiftçidir. (Akl-ı Kemal, c.1, Sinan Meydan)

23 Nisan 1920 – Kazım Karabekir’in TBMM’ne başarı ve bağlılık telgrafı: “XV. Kolordunun bu milli meclisimizin emrine amade olduğunu kemal-i hürmetle arz olunur.”

23 Nisan 1920 – Ankara’da toplanan ilk meclis (TBMM); 115 memur ve emekli, 61 hoca, 51 asker, 26 çiftçi, 37 tüccar, 49 avukat, 51 hekim, 8 şeyh, 6 gazeteci, 5 ağa, 5 aşiret reisi ve 2 mühendisten kurulu idi. (Çankaya, Atay,s.295; 1923, Sinan Meydan, 3. Baskı., s.287)

23 Nisan 1920 – Hacı bayram caminde 1500 kişi toplanınca Mustafa Kemal ve heyeti zor yer buldu. Günlerden cumaydı. Kutsal emanetler sergilendi, hatimler indirildi. Cuma namazı kılındı. Meclisin önünde 3 kurban kesildi. Bursa mebusu Fehim Hoca dua okudu. Meclis kapısındaki kurdeleyi smokin tarzda kıyafetli Mustafa Kemal kesti. Başında kalpak vardı.

23 Nisan 1920 – Meclis duvarlarında; “Müslümanların hayat illeri ehil olanların arasında istişare edilir” yazısı vardı. Kürsüye Hacı bayram Veli’nin sancağı, Kur’an ve sakal-ı Şerif kondu. Hoca olan mebuslar bir ağızdan dua etti, Buhari-i Şerif okudular.

23 Nisan 1920 – En yaşlı üye Sinop vekili Şerif bey ilk sözü aldı; sonra Mustafa Kemal konuştu. Vekiller mazbatalar dağıtıldı.

23 Nisan 1920 – Edirne milletvekili İsmet İnönü TBMM açılınca ilk hükümette yer aldı ve Genelkurmay başkanı seçildi.  (Oysa İsmet paşa o tarihte Albay’dır ve Refet (Bele) Albay ve Ali Fuat (Cebesoy) Paşa O’ndan kıdemlidir. Üstelik İsmet Paşa Anadolu’ya çok sonradan gelmiştir. Bu nedenle Refet ve Ali Fuat bu görevlendirmeye itiraz etmiştir. Mustafa kemal itirazları sustursa da bu iki komutan İsmet Paşa’yı kabullenmekte zorlanmıştır. ) (Atatürk’ün Gizli Kurtuluş Planları, Sinan Meydan, 7. Baskı, s.460)

24 Nisan 1920 – Atatürk’ün, Türkiye Büyük Millet Meclisi Başkanlığı’na seçilmesi. (Böylece Mustafa Kemal bin bir engele rağmen, vatanın bütünlüğünü, devletin bağımsızlığını sağlamak ve istilâcı güçleri yurt dışına atmak amacına yönelik olarak 19 Mayıs 1919‟dan bu yana yürütmüş olduğu mücadeleyi, Büyük Millet Meclisi‟nin Başkanı olarak noktalıyordu. 8 Temmuz 1919‟dan itibaren, bir “Ferd-i millet” olarak başladığı, 23 Temmuz 1919‟da Doğu Anadolu Müdafaa-i Hukuk Cemiyeti Temsil Heyeti Başkanı olarak devam eden Millî Mücadele liderliği, 24 Nisan 1920‟de Büyük Millet Meclisi Başkanlığı sıfatıyla pekişiyordu. Adı henüz resmen konulmasa da o artık yeni bir devletin kurucusu, Millî Mücadeleyi yıkılmaz azim ve iradesiyle yürüten tartışmasız lideriydi. Bundan sonra hiç güç, onun onayı olmadan, ülkenin geleceği ile ilgili bir karar alamaz, alsa bile uygulama imkânı bulamazdı. Artık devletin geleceği, onun iradesine bağlıydı.)

24 Nisan 1920 – Atatürk’ün, Türkiye Büyük Millet Meclisi Başkanlığı’na seçildikten sonra teşekkür konuşması: “…Bugün muhterem heyetinizin umumî oylarında belirmiş olan millî itimadı, liyakatimin çok üstünde görmekle beraber şahsım için bir amaç olarak değil, beraber giriştiğimiz kutsal mücadelenin yöneldiği amaçları elde etmek için milletin bahşettiği bir dayanak olarak kabul ediyorum. Gerek askerî gerekse siyasî hayatımın bütün dönemlerini işgal eden mücadelelerimde daima hareket kuralım, millî iradeye dayanarak milletin ve vatanın muhtaç olduğu amaçlara yürümek olmuştur.” [Kocatürk]

24 Nisan 1920 – Mustafa Kemal ilk Meclis konuşmasını yaparak, Erzurum ve Sivas kongrelerinden beri süregelen gelişmeleri anlattı. Mustafa Kemal’in başkan seçilmesinden sonra Celalettin Arif ikinci başkanlığa başkan vekilliğine ise Abdülhalim Efendi getirildi.

24 Nisan 1920 – Mustafa Kemal meclisteki konuşmasında son bir yılda yaşananları vekillere anlattı.

24 Nisan 1920 – Mustafa Kemal’in Türkiye Büyük Millet Meclisi başkanlığına seçilmesi ve teşekkür konuşması: “… Gerek askerî gerekse siyasî hayatımın bütün dönemlerini işgal eden mücadelelerimde daima hareket kuralım, millî iradeye dayanarak milletin ve vatanın muhtaç olduğu amaçlara yürümek olmuştur. …”

24 Nisan 1920 – Mustafa Kemal, İstanbul Hükümeti’nce ölüm cezasına çarptırıldı. (Bu karar 24 Mayıs 1920’de Padişah tarafından onaylanmıştır.)

24 Nisan 1920 – Atatürk’ün, Türkiye Büyük Millet Meclisi’nde, Mütareke’den Meclis’in açıldığı güne kadarki siyasî olayları özetleyen uzun konuşması: “…Milli egemenliğin her şeyden evvel belirmesi amacıyla Yüksek Meclisiniz olağanüstü yetki ile toplanmıştır. Seçimlerin ivedilikle ve coşku ile yapılması hukukî durumumuzun bütün milletçe de aynı görüşler içinde kavranıp anlaşıldığını ve yüksek Meclisinizin şekil ve niteliğinin millî iradeye samimiyetle, kuvvetle dayandığını göstermiştir.” [Kocatürk]

24 Nisan 1920 – Atatürk’ün, Türkiye Büyük Millet Meclisi’nde hükümet kuruluşu hakkında konuşması ve önergesi: “Hükümet kurulması zorunludur!”

24 Nisan 1920 – Atatürk’ün, Türkiye Büyük Millet Meclisi’nde, yaptığı geniş açıklamalar nedeniyle Meclis’in teşekkürlerini bildirmesi üzerine konuşması: “…Benim için dünyada en büyük mükâfat, milletin en ufak bir takdir ve iltifatıdır. Yüksek Meclisinizi teşkil eden sayın üyeler bütün milletin mümessili olmak itibariyle, yakınlıklarını umum milletin yakınlığı gibi sayarım.” [Kocatürk]

24 Nisan 1920 – Atatürk’ün, Devlet vazife ve sorumluluğunun Heyet-i Temsiliye’den Meclis’e alınmasına dair Türkiye Büyük Millet Meclisi’nde konuşması: “…Bu dakikadan itibaren teklif ediyorum: Derhal memleketin mukadderatını üzerinize alınız! Bütün bu Meclis, bütün manasıyla sorumlu olmak lâzım gelir. Millet bizi ancak bunun için gönderdi; bizi buraya beş kişinin eline milleti terk edelim diye göndermemiştir.” [Kocatürk]

24 Nisan 1920 – Atatürk’ün, Türkiye Büyük Millet Meclisi’nin ilk gizli oturumunda memleket durumu hakkında konuşması: “…Yalnız ve yalnız bir şey düşünmeye mecburuz; o da memleketin kurtuluşudur. Bu sebeple bütün gerçekleri açıklığıyla bilerek isabetli kararlarınızı vermenizi, geçen konuşmamda işaret ettiğim gibi, memleketin menfaatleri adına temenni ederim. Millete bağımsızlık temin edileceği güne kadar bir fert olarak bütün varlığımla çalışmaya mukaddesatım adına söz vermişimdir. Bu sözü burada tekrar etmekle şeref kazanırım.” [Kocatürk]

24 Nisan 1920 – Atatürk; “ İşte memleketimizin şimdiye kadar geçirdiği buhrandan, felaketlerden, kah Avrupa’yı taklit etmek, kah devletin işlerinin yönetimini şahsi düşüncelere göre düzenlemeye ve düzeltmeye çalışmak, kah anayasayı bile şahsi tutkulara oyuncak etmek gibi basiretsizliklere tanık olduğumuz inancıyla, şu zor ve buhranlı tarih devrinin mücadelelerini bu yolda düzeltmek taraftarıyız.” (1923, Sinan Meydan, 3. Baskı., s.428)

24 Nisan 1920 – Ana hatları 24 Nisan 1920’de San Remo Kanferansı’nda metni kararlaştırılan Sevr Antlaşması, 11 Mayıs 1920’de incelenmek üzere Osmanlı Hükümeti’ne verilmişti. (Bitiş tarihi: 26 Nisan 1920)

24 Nisan 1920 – İlk Kanun özelliğini taşıyan Ağnam Resmi Kanunu, TBMM’de kabul edildi.

24 Nisan 1920 – İngilizlerin Şile’ye asker çıkararak kasabayı işgali.

24 Nisan 1920 – Ankara müftüsü Rıfat Efendinin İstanbul Hükümeti tarafından görevinden azledilmesi. (Aynı gün Heyet-i Temsiliye tarafından bu göreve yeniden atanmıştır).

24 Nisan 1920 – 24 Nisan 1920’de yapılan Meclis Başkanlığı seçimine 120 milletvekili katıldı. Seçimde elle yazılan müşterek oy pusulası kullanıldı. Başkanlık için Atatürk’ten başka aday gösterilmedi. Atatürk, 110 oyla 1. başkan seçildi. Celalettin Arif Bey ise 109 oyla 2. başkan seçildi. (TBMM Zabıt Ceridesi, Devre: 1, Cilt 1, İçtima 1, 24. 4. 1336). Yani iki ayrı seçim yapıldı. Atatürk, 1 oy farkla değil, yüzde 91’le seçildi. 1 oy farkla seçilmiş olması için birden fazla aday olmalıydı ve oylamaya 110+109= 219 milletvekili katılmalıydı. Ancak 1. başkanlık için Atatürk tek adaydı ve 120 oyun 110’unu aldı.

24 Nisan 1920 – Atatürk, TBMM gizli oturumunda yaptığı konuşmada ise Emir Faysal’la ilişkilerini anlattı. Atatürk konuşmasında, Müslümanların dayanışmasına verdiği önemden ve I. Dünya Savaşı sırasındaki Arap ihanetinden söz etti. Arapların Osmanlı’dan ayrılırken İngilizlerin ve Fransızların “eteklerine sarıldıklarını”, fakat I. Dünya Savaşı sonrasında Irak’ta ve Suriye’de İngilizlerin ve Fransızların, Arapları aşağılayan yönetim biçimini gördükten sonra, “pek büyük bir hataya düştüklerini takdir ettiklerini” ve bir şekilde yeniden “Osmanlı camiası içinde bulunmak istediklerini” belirtti. Özellikle Suriye’deki Müslümanların bu amaçla gelip kendileriyle temas kurduklarını anlattı. O zor koşullarda, Türkiye-Suriye dayanışmasını artırmak için olsa gerek, Türkiye’nin ve Suriye’nin bağımsız olmaları halinde, “federatif veya konfederatif bir birleşmenin mümkün olabileceğini” söyledi. Ancak konuşmasının devamında, Suriye’nin Fransızları kovup bağımsız olma konusunda samimi olmadığını da belirtti. Daha sonra Suriyeli Müslümanlar gibi Iraklı Müslümanlarla da iyi ilişkiler kurduklarını ve onların da bağımsız olmalarını istediklerini söyledi.

25 Nisan 1920 – İsmet Bey (İnönü), Genelkurmay Başkanlığına getirildi.

25 Nisan 1920 – İsmet Bey’in genelkurmay başkanlığı görevinin onaylanarak, bu göreve Muvakkat İcra Encümeni içinde çalışması hakkında TBMM kararı.

25 Nisan 1920 – Türkiye Büyük Millet Meclisi’nde 6 kişilik “Geçici icra Encümeni seçilmesi. (Atatürk, Meclis Başkanı olması nedeniyle -3 Mayıs 1920’e kadar görev yapan- bu encümenin de başkanlığını yapmıştır). [Kocatürk] T.B.M.M.’de “Muvakkat İcra Encümeni” kuruldu.

25 Nisan 1920 – Atatürk’ün, Türkiye Büyük Millet Meclisi’nde, Albay İsmet (İnönü) Bey’in Genelkurmay Başkanlığı görevini yürütmesini ve bu sıfatla “Geçici İcra Encümeni” içinde çalışmasını Meclis’in onayına sunan konuşması. [Kocatürk]

25 Nisan 1920 –  Peyam-ı Sabah gazetesi, Ali Kemal, Mustafa Kemal’in idam kararı üzerine; “İdam, idam, idam! Mustafa Kemal cezasını bulacak.”

25 Nisan 1920 – Atatürk’ün, Türkiye Büyük Millet Meclisi adına milleti birlik ve beraberliğe çağıran ve düşman yalanlarına inanılmamasını isteyen bildirgesi: “Anadolu’nun her köşesinden gelen vekillerimizin oluşturduğu Büyük Millet Meclisi, olanı biteni dinleyip anladıktan sonra millete gerçeği söylemeyi gerekli gördü. Kutsal vatanımızı kurtarmak için, İngiliz casuslarının sizi aldatmak üzere uydurdukları yalanlara inanmayın!” [Kocatürk]

25 Nisan 1920 – Meclis ilk işlerden biri olarak Meclis Başkanı Mustafa Kemal imzası ile metni daha önce özetlenen bir beyanname yayınladı (25 Nisan 1920). Bu beyanname ile Büyük Millet Meclisinin Padişah ve Halifeye isyan için değil, aksine onu düşman baskısından kurtarmak, başkenti ana vatana tekrar bağlamak için çalıştığı belirtilerek düşman yalanlarına inanılmaması isteniyor ve millet kurtuluş için birlik ve beraberliğe çağrılıyordu.

26 Nisan 1920 – Mustafa Kemal, Sovyet Hükümeti’nden savaş malzemesi istedi.

26 Nisan 1920 – Atatürk’ün, Sovyet Hükûmeti’ne (Lenin’e)  harp malzemesi yardımı isteyen mektubu. (Bu mektuba, 3 Haziran 1920’de Sovyet Dışişleri Komiseri Çiçerin cevap vermiştir). [Kocatürk]

26 Nisan 1920 – Atatürk’ün, kolordulara, “Genelkurmay Başkanlığı’na, Türkiye Büyük Millet Meclisi kararıyla Albay İsmet (İnönü) Bey’in seçildiğini ve göreve başladığını” bildiren genelgesi. [Kocatürk]

26 Nisan 1920 – San Remo’daki konferans sona erdi. Buradaki kararlar Sevr Antlaşması’nın temelini oluşturacaktır.

26 Nisan 1920 – Atatürk, Lenin’e gönderdiği mesajda; Türkiye ve Sovyet Rusya’nın emperyalist düşmanlara karşı birlikte hareket etmesi gerektiğini belirtti. (Lenin cevaben; “Sovyet hükümeti, Türk halkının bağımsızlık ve egemenlik yolunda verdiği kahramanca savaşı canlı bir ilgiyle izliyor ve Türkiye’nin zor günler yaşadığı şu sıralarda Türk ve Rus halkını birleştirecek anlaşmanın dayanıklı bir temelini atmaktan mutluluk duyuyor.”) (Nitekim Türk – Sovyet dostluk anlaşması 24 Ağustos 1920’de imza edildi.) (Sinan Meydan, 1923, 3. Baskı, s.75.)

26 Nisan 1920 – Mustafa Kemal, Lenin’e gönderdiği mektupta Ankara ve Moskova arasında normal münasebetlerin kurulmasını, askeri ve siyasi ittifak ile emperyalist yabancı güçlere karşı birlikte mücadele edilmesini istemiş ve Ankara’nın Misak-ı Milli’ye dayanan politikasını açıkladı.

27 Nisan 1920 – Fevzi Paşa’nın Ankara’ya gelişi. Atatürk’ün, öğleden sonra Ankara’ya gelen Fevzi (Çakmak) Paşa’yı istasyonda karşılaması.

27 Nisan 1920 – Fevzi Paşa (Mareşal Çakmak), TBMM’de bir konuşma yaptı.

27 Nisan 1920 – TBMM adına Padişah Vahdettin’e telgraf çekilmesi. Atatürk’ün, Türkiye Büyük Millet Meclisi adına Padişah Vahdettin’e telgrafı: “Millî savunmamızı, düşmanların bayrakları babalarımızın ocakları üstünden çekilinceye kadar terk edemeyiz, İstanbul mabetleri etrafında düşman askerleri gezdikçe, özvatan toprakları üstünden yabancı adamların ayakları çekilmedikçe, biz mücadelemizde devam etmeye mecburuz. Kendi hükümetimizin idaresi altında bedbaht ve fakir yaşamak, yabancı esareti karşılığı kavuşacağımız huzur ve mutluluğa bin kere üstündür.”

27 Nisan 1920 – Meclis Başkanlık Divanı, çoğunluğun eğilimini dikkate alarak ve Padişahın Meclis‟e karşı tepkisini azaltmak maksadıyla, 27 Nisan 1920‟ de Büyük Millet Meclisi emriyle Mustafa Kemal imzasıyla Padişaha hitaben bir telgraf gönderdi. Telgraf “İstanbul’un işgali ve bunu takip eden facialar üzerine, saltanat hukukunu, millî bağımsızlığımızı sağlamak amacıyla Ankara‟da Büyük Millet Meclisi halinde toplandık” cümlesiyle başlıyor, Anadolu’nun o zamana kadar devlet için yaptığı fedakârlıklar belirtiliyor, isyan iddiası reddediliyordu.

27 Nisan 1920 – Atatürk’ün, Fevzi (Çakmak) Paşa’nın Ankara’ya geldiğini bildiren genelgesi: “Sabık Harbiye Nazırı Fevzi Paşa, milletin varlığını kurtarma yolundaki mücadelesine bundan sonra Anadolu’da katılmak üzere İstanbul’dan Ankara’ya gelmiştir.”

27 Nisan 1920 – Atatürk’ün, Türkiye Büyük Millet Meclisi’nin açılışını kutlayan Anadolu Kadınları Müdafaa-i Vatan Cemiyeti’ne teşekkür telgrafı. [Kocatürk]

27 Nisan 1920 – Harbiye nazırı Fevzi Paşa Ankara’ya geldi. Mustafa Kemal istasyonda karşıladı. Fevzi paşanın Anadolu hareketine katıldığı kolordulara tamim ile bildirildi.

27 Nisan 1920 – Fevzi (çakmak) Paşa’nın Anadolu’ya geçerek Kurtuluş savaşına katılması.

28 Nisan 1920 – İstanbul Hükümeti, Anadolu’da Padişah Hükümeti’nin yönetimini kurmak amacı ile “Anadolu Fevkalade Müfettiş-i Umumiliği’ni oluşturan kararnameyi yayınladı. (Bu örgüt, 3 Kasım 1920’de kaldırıldı).

28 Nisan 1920 – Anadolu’da Padişahın ve onun hükümetinin yönetimini kurmak amacı ile Anadolu fevkalade Müfettişi Umumiliği kurulduğunda ve müfettişliğe Müşir Zeki Paşa’nın atandığına dair İstanbul Hükümeti’nin kararnamesi.

29 Nisan 1920 – Hıyanet-i Vatan Kanunu’nun TBMM’de kabulü. Hıyanet-i Vataniye Kanunu çıkarıldı. (Şeyhülislam fetvası, Padişah’ın beyannamesi, Damat Ferit Paşa Hükümeti’nin Anadolu’da ayaklanma çıkarmaya yönelik faaliyetleri Ankara’da ciddi sıkıntılar yaratmaktaydı. Meclisin yasallığı tartışma konusuydu. Bu çabaları yok etmek ve Büyük Millet Meclisini tartışma konusu olmaktan çıkarmak, düşmanla işbirliği yapanları etkisiz hale getirmek gerekiyordu. Bunu sağlamak için 29 Nisan 1920‟de “Hıyanet-i Vataniye Kanunu” çıkarıldı.)

29 Nisan 1920 – Meclis 29 Nisan 1920’de “Hıyanet-i Vataniye Kanunu”nu kabul etti: TBMM, kuruluşunun hemen sonrasında 2 numaralı Hıyanet-i Vataniye Kanunu’nu çıkarmak suretiyle içerde güvenliği sağlamaya çalıştı. Ancak bu kanunun dört aylık uygulama süresinde beklenen sonuç alınamadı.

29 Nisan 1920 – Atatürk’ün, Konya’da 12. Kolordu Komutanı Fahrettin (Altay) Bey’e, şair Mehmet Akif’in Burdur’dan milletvekili seçilmesinin teminini isteyen telgrafı.

29 Nisan 1920 – Atatürk’ün, yeni kurulan Orenburg İslâm Hükûmeti’ne tebrik telgrafı.

29 Nisan 1920 – Sultan Vahdettin’in kızı Sabiha sultan ile Veliaht Abdülmecit’in oğlu Ömer Faruk efendinin düğünü yapıldı.

30 Nisan 1920    Mustafa Kemal, TBMM’nin açıldığını Avrupa devletleri dışişleri bakanlıklarına, bir yazı ile bildirdi.

30 Nisan 1920 – Trakya’daki direniş hareketini teşkil ettiği gerekçesiyle İstanbul’a çağrılarak kolordu komutanlığından alınan Cafer Tayyar Paşa’nın Edirne’ye geri dönmesi ve asker olarak değil ama Trakya Paşaeli cemiyeti bünyesinde çalışmalarını sürdürmesi. ( Cafer Tayyar Paşa bu çalışmalar esnasında Yunanlılara esir düşmüştür.) (Atatürk’ün Gizli Kurtuluş Planları, Sinan Meydan, 7. Baskı, s.92)

1 Mayıs 1920 – İşçi Bayramı sol rüzgârların etkisiyle kutlandı.

1 Mayıs 1920 – İşçi Bayramı İstanbul’da ve Trabzon’da yapılan mitinglerle kutlandı.

1 Mayıs 1920 – Atatürk’ün, Genelkurmay Başkanı’nın da icra Vekilleri Heyeti arasında bulunmasına dair Türkiye Büyük Millet Meclisi’nde konuşması.

1 Mayıs 1920 – Tevfik Paşa başkanlığında bir heyet, San Remo’daki barış görüşmelerinin sonuçları için Paris’e gitti.

1 Mayıs 1920 – Mustafa Kemal’in mecliste yaptığı konuşma ile Kürtler dahil etnik unsurları İSLAM DİNİ ÇEMBERİNDE bir arada olmaya çağırdı.

2 Mayıs 1920 – TBMM’nce Bakanların seçimine dair kanunun kabulü. TBMM’nde “Büyük Millet Meclisi İcra Vekillerinin Suret-i İntihabına Dair Kanun” kabul edildi.

2 Mayıs 1920 – 3 sayılı “TBMM İcra Vekillerinin seçilmesine Dair Kanun” ile Genelkurmay Başkanlığı işlerini görmek için ayrı bir vekâlet (bakanlık) kuruldu. (Akl-ı Kemal, c.1, Sinan Meydan)

2 Mayıs 1920 – “Büyük Millet Meclisi icra vekillerinin sureti intihabına dair” kanunun 1nci maddesince sosyal hizmetlerden sorumlu “Sağlık ve Sosyal Yardım Bakanlığı” kuruldu.

2 Mayıs 1920 – “Sıhhat ve İçtimai Muavenet vekaleti” kuruldu. (Sağlıkla ilgili bakanlık düzeyinde ilk örgüt buydu.) Bu yasa TBMM’nin çıkardığı ilk üç yasadan biriydi. İlk sağlık bakanı Dr. Adnan Adıvar’dı. (Türkiye üzerine notlar, Metin Aydoğan)

3 Mayıs 1920 – TBMM’de meclis başkanlığında çalışacak ilk Bakanlar Kurulu olan “İcra Heyeti Vekillerinin” seçilmesi. Ankara’da ilk Bakanlar Kurulu olan İcra Vekilleri Heyeti kuruldu.

3 Mayıs 1920 – TBMM icra vekillerinin seçimi hakkında kanunu kabul ederek 11 kişilik “icra vekilleri” heyetini seçti. (Mustafa Kemal Teşkilat-ı esasiye kanunu (anayasa) çıkana kadar bu heyetin başkanlığını yaptı.

3 Mayıs 1920 – İcra Vekilleri Heyeti, 5 Mayısta Mustafa Kemal başkanlığında ilk toplantısını yaptı (24 Ocak 1921’e kadar Atatürk’ün başkanlığında görev yapmıştır). (Dahiliye Vekaletine Cami bey, Adliye Vekaletine Celaleddin Arif Bey, Nafıah vekaletine İsmail Fazıl Paşa, Hariciye Vekaletine Bekir Sami Bey, Sıhhiye ve Muavenet-i İçtimai Vekaletine Dr. Adnan Bey, İktisat Vekaletine Yusuf Bey, Müdafaa-i Milliye Vekaletine Fevzi Paşa, Erkan-i Harbiye-i Umumiye’ye İsmet Bey)

3 Mayıs 1920 – Düzce’de ayaklanmacılar Bolu’yu da ele geçirdi. Katliama girişen isyancılar, Bolu mutasarrıf vekili ile birlikte 13 kişiyi vahşice parçaladı, subaylara işkence yaptı, evleri yağmaladı.

3 Mayıs 1920 – Sağlık Bakanlığının Kuruluşu. Mustafa Kemal’in 19 Mayıs 1919’da, Samsun’a çıkışı ile başlayan Milli Kurtuluş Savaşı’mızın dönüm tarihi, Ankara’da Meclis’in açıldığı 23 Nisan 1920’dir. Bu tarih Cumhuriyet’e giden yoldaki en önemli aşamadır. Yüce Meclis, 2 Mayıs 1920’de 3 sayılı Büyük Millet Meclisi İcra Vekillerinin Suret-i İntihabına Dair Kanun’u çıkararak, bu Kanun’un 1. maddesi ile içerisinde Sıhhıye ve Muavenet-i İçtimaiye Vekaletinin (Sağlık ve Sosyal Yardım Bakanlığı) de bulunduğu Bakanlar Kurulunu oluşturmuştur. İcra Vekilleri Heyeti Reisliğine (Başbakan) Mustafa Kemal getirilirken Dr. Adnan Bey de Ankara Hükümetinin ilk Sağlık Bakanı olmuştur. Sağlık Bakanlığı olarak Ankara Vilayet Konağı’nın bir odası kullanılmıştır. Bakanlığın kurulması ülkemiz sağlık hizmetlerinin ülkeyi yönetenlerin asli görevi olduğu bilincinin ortaya konulması açısından çok önemlidir.

3 Mayıs 1920 – Mustafa Kemal’in Kazım Karabekir’e telgrafı: “Elde beş para bulunmadığı malumdur. Şimdilik içerde bir kaynakta bulunmuyor. Başka taraftan sağlanana dek Azerbaycan’dan en geniş ölçüde borç alma olanağının düşünülmesini ve sağlanmasını rica ederim.” (Akl-ı Kemal, c.3, Sinan Meydan)

4 Mayıs 1920 – Atatürk’ün, “Türkiye Büyük Millet Meclisi’nde kabul edilen esasları ve İcra Vekilleri Heyeti’nde görev alan kişileri bildiren” genelgesi: “Millî iradenin fiilen vatanın mukadderatına el koymuş tanınması, esas ilke olarak kabul edilmiştir.”

4 Mayıs 1920 – Maarif Vekaleti (Milli Eğitim Bakanlığı) kuruldu.

4 Mayıs 1920 – Maliye Vekilliğine Hakkı Behiç Bey’in, Maarif Vekilliğine Rıza Nur Bey’in seçilmeleri.

4 Mayıs 1920 – Mustafa Kemal’in Lenin’e mektubu. (Mustafa Kemal, silah, erzak ve para karşılığı işbirliği öneriyordu.)(Sivas kongresinde bir büyük devletten yardım alınabilir kararı vardı lakin bu büyük devlet ABD olarak tasarlanmıştı. Oysa şimdi Rusya’dan yardım alınacaktı.)

5 Mayıs 1920 – Şeyhülislam Dürizzade Abdullah’ın fetvasına karşılık, Ankara Müftüsü Rıfat (Börekçi) ile Anadolu din adamlarının, 251 imzalı fetvası yayınlandı. (Hakimiyeti Milliye’de)

5 Mayıs 1920 – Konya’da ayaklanma çıktı.

5 Mayıs 1920 – Türkiye Büyük Millet Meclisi’nce seçilen “İcra Vekilleri Heyeti”nin, Atatürk’ün başkanlığında ilk toplantısını yapması. TBMM tarafından seçilen ilk Bakanlar Kurulu, Mustafa Kemal Paşa’nın başkanlığında toplandı. (4 Mayıs’ta İcra Vekilleri heyeti seçiminin tamamlanması üzerine, kabine 5 Mayıs 1920‟de ilk toplantısını Mustafa Kemal’in başkanlığında gerçekleştirdi.)

6 Mayıs 1920 – Atatürk’ün, Milli Mücadele’ye hizmeti geçenlere Büyük Millet Meclisi adına teşekkürü: “Mütarekeyi izleyen günlerde haksız yabancı işgaliyle karşılaşan bütün memleket parçalarında ırz ve vatanın korunması için hizmet veren bütün idareciler ve komutanlarla subaylar ve memurlar ve halk ile millî kahramanlara, Büyük Millet Meclisi’nin özel teşekkürlerini sunmaya Meclis tarafından görevlendirildim. Bu görevi yaparken yüksek bir ruh hazzı ile duygulandığımı ilâveten ifade ederim.

6 Mayıs 1920 – TBMM İcra Vekilleri kararnamesi ile İstanbul basınının Anadolu’ya girmesinin yasaklanması. (6 Mayıs tarihli bir kararname ile İstanbul basınının Anadolu’ya girmesi yasaklandı. Bu suretle Damat Ferit taraftarı basının Anadolu’yu karıştırması önlenmiş oluyordu.)

6 Mayıs 1920 – TBMM’nde “İstanbul Hükümeti ile Resmi Muharebenin Memnuniyeti Hakkında” 12 sayılı karar çıkarıldı.

6 Mayıs 1920 – TBMM, İstanbul’daki zararlı yayınların Anadolu’ya sokulmasını kesin olarak önlemek isteyen Mustafa Kemal’in isteğiyle, 6 Mayıs 1920’de bir “sansür talimatnamesi” çıkarmıştır. 19 Maddelik bu sansür talimatnamesi anılan taraflı – yandaş gazeteleri bu karara rağmen geri göndermeyen yetkililerin vatana ihanetle suçlanacağını duyurmaktadır.

8 Mayıs 1920 – Atatürk’ün Geyve’de bulunan Ali Fuat Paşa’ya, Ankara’yı tehdit eden isyanlar sebebiyle telgrafı: “…Bugün, Ankara, yani bütün millî varlık tehlike altında saymak lâzımdır. Bu sebeple her şeyden evvel Ankara’da tam anlamıyla güvenlik sağlamak için, bir fesat sahasını çevreleyen Safranbolu, Çerkeş, Kızılcahamam, Beypazarı, Mudurnu, Geyve hattında savunma ile ilgili bir vaziyet muhafazasına çalışılmak gereklidir.” [Kocatürk]

9 Mayıs 1920 – TBMM, İslam dünyasına bir bildiri yayınladı. (9 Mayısta ise, İslâm âlemine hitaben Mustafa Kemal imzalı bir beyanname yayınlanarak manevî destekleri istendi.)

9 Mayıs 1920 – Atatürk’ün, Türkiye Büyük Millet Meclisi adına Anadolu Ajansı aracılığıyla İslâm âlemine bildirgesi: “…İşte biz, bir taraftan müstevlileri geldikleri yerlere kovmak diğer taraftan aldatılan ve karışıklığa itilenleri yola getirmekle meşgul olduğumuz bir zamanda sizi hakikatten haberdar etmek istedik! …Orduyu terhis etmek, köylülere Kuva-yi Milliye’yi asi tanıtmak, milleti kendine şeref veren en asil ve civanmert evlâdına karşı şüphe ve tereddüde düşürmek, barışı hazırlamak için İngiliz emri altında çalışan vatansızların ilk işi oldu!” [Kocatürk]

9 Mayıs 1920 – Atatürk’ün, Türkiye Büyük Millet Meclisi’nin gizli oturumda askerî ve siyasî vaziyet hakkında konuşması. [Kocatürk]

9 Mayıs 1920 – Büyük Edirne Kongresi gerçekleştirildi.

9 Mayıs 1920 – Atatürk, Milli Mücadele’nin başlarında, Suriye Müslümanlarının lideri Emir Faysal’la bazı görüşmeler yaptı. Emir Faysal, Atatürk’le işbirliği konusunu görüşmek için Binbaşı Bedi ve Sait Haydar beyleri gizlice Ankara’ya gönderdi. Atatürk, 9 Mayıs 1920’de TBMM gizli oturumundaki konuşmasında Emir Faysal’la bir antlaşma yapıldığını, ancak imzalanmadığını söyleyecekti.

9 Mayıs 1920 – Sovyet hükümetinin 3 Aralık 1917 tarihli “Rusya ve Doğu Müslümanlarına” yayınladığı demeç, TBMM’nin 9 Mayıs 1920 günkü oturumunda alkışlarla okundu. Sovyet Rusya, Müslüman halkları Bolşevik rejimini desteklemeye ve Avrupa Emperyalizmine karşı ayaklanmaya davet eden demeç ile; Çarlık Rusyası’nın tanıdığı Türkiye’yi parçalayan anlaşmayı, Bolşevik hükümetinin tanımadığı ve özellikle İstanbul’un Müslümanların elinde kalması gerektiğini belirtiliyordu.

9 Mayıs 1920 – Trakya Paşaeli Müdafa Heyet-i Osmaniyesi Edirne’de ikinci kongresini yaptı. (İsmi Trakya Paşaeli Müdafa-i Hukuk Cemiyeti’ne dönüştürüldü.) (Geldikleri gibi giderler, Kahraman Yusufoğlu)

10 Mayıs 1920 – Anzavur Ahmed’e bağlı kuvvetler, Adapazarı’nı ele geçirdi.

10 Mayıs 1920 – Mustafa Kemal, Chicago Tribune gazetesi muhabiri Williams ile konuştu.

10 Mayıs 1920 – Atatürk’ün, “Chicago Tribün” muhabirine demeci: “…Milliyetçilerin görüşü şudur: Türkiye, Türkler içindir ve Türkiye bağımsız olmalıdır. Mütareke imza edildiği zamanki sınırı esas sayıyoruz. Bu sebeple antlaşma şartlarının bu görüşe uymayan kısımlarına karşı mücadele edilecektir!”

11 Mayıs 1920 – Hariciye Vekili Bekir Sami başkanlığında bir kurul Sovyetler Birliği ile ilişki kurmak üzere Moskova’ya doğru yola çıktı. (İktisat Vekili Yusuf Kemal (Tengirşenk) ile Hariciye Vekili Bekir Sami (Kunduh) Sovyetler Birliği ile anlaşma yapmak üzere Moskova’ya hareket etti.)

11 Mayıs 1920 – İstanbul Hükümeti temsilcisi Tevfik (Oktay) Paşa’ya, San Remo’da saptanan barış antlaşması taslağı bildirildi; Tevfik Paşa bunu bağımsız devlet anlayışına uygun görmedi. (Anlaşma taslağı 11 Mayıs 1920‟de Paris‟te Osmanlı delegesi Tevfik Paşaya verildi. İmzalanması için de bir aylık bir süre tanındı. Türk heyeti anlaşma metninin kabul edilmesinin mümkün olmadığı görüşündeydi. Durumdan bilgilendirilen Vükelâ Meclisi üyelerinden bazıları, böyle bir anlaşmayı kabul etmektense istifa edeceklerini söylemekteydiler. Bu durum karşısında Damat Ferit Paşa, verilen süreyi uzatmak ve bazı hükümlerin hafifletilmesini sağlamak için Fransa’ya gitti. Kendisine barış şartlarını tartışmaya imkân olmadığı, düşünme süresinin bir defaya mahsus olmak üzere 27 Temmuz’a kadar uzatıldığı cevabı verildi.)

11 Mayıs 1920 – Fransa Dışişleri Bakanlığı’nın saatli salonunda barış koşulları (Sevr) Osmanlı heyetine sunuldu.

11 Mayıs 1920 – Mustafa Kemal Paşa, İstanbul’da toplanan bir Divan-ı Harp tarafından idama mahkum edildi. (Padişah 24 Mayıs’ta onayladı)

11 Mayıs 1920 – Nemrut diye adlandırılan Mustafa Paşa başkanlığındaki Divan-ı Harp, başta Mustafa Kemal olmak üzere Vasıf Bey (Kara), Ali Fuat Paşa (Cebesoy), Alfred Rüstem Bey, Dr. Adnan Bey (Adıvar) ve Halide Edip (Adıvar) gibi isimleri Kuva-yı Milliye adlı kuruluşta “bozgunculuk” yaparak, halkı zorla askere almak, İttihatçılarla işbirliği yapmak vb. suçlardan dolayı gıyaplarında idama mahkum etti.

11 Mayıs 1920 – Ana hatları 24 Nisan 1920’de San Remo Kanferansı’nda kararlaştırılan Sevr Antlaşması, 11 Mayıs 1920’de incelenmek üzere Osmanlı Hükümeti’ne verilmişti.

11 Mayıs 1920 – Atatürk’ün, Kılıç Ali’nin ayrılışı nedeniyle kendisine telgraf çeken Antep Müdafaa-i Hukuk Merkez Heyeti’ne cevabı: “Pek kıymetli olsa bile, vatanın müdafaasını bir tek şahsa bağlı bulundurmak uygun değildir. Orada Kılıç Ali Bey’le beraber yetişmiş büyük vatanperverler vardır. Ve sizlerin her birinizden Kılıç Ali Beyin önüne geçecek hizmetler bekleriz. Metin olunuz, telâş etmeyiniz; birliklerinizi emniyetle muhafaza ediniz.” [Kocatürk]

13 Mayıs 1920   Cafer Tayyar Bey, Trakya kuvvetlerinin komutanı oldu.

14 Mayıs 1920 – Birinci Yozgat (Yenihan) ayaklanması. (Pastacı Nâzım isimli eski bir sabıkalı hesap, vermekten kurtulabilmek için etrafına topladığı adamlarından oluşan topluluğa “Gönüllü Halife Ordusu” adını vermiş ve 13 Mayıs’da Yenihan (Yıldızeli)‟da isyan bayrağını açmıştı. Ahaliye yayınladığı bildiride şöyle diyor: “Sevgili Padişahımızla, Kongreciler harp ediyorlar. Ahaliyi İslamiye, Padişaha yardım için silâha sarılıyor. Halife Ordusu namıyla bir ordu teşkil ediyorlar. Sizi babalarınızla kardeşlerinize karşı silâh atmaya icbar ediyorlar…. Zabitlerin emrini tutarak Padişaha asi olmayınız. Yaşasın sevgili Padişahımız, kahrolsun Kongre”. Asiler Yıldızeli Kaymakamına, Padişah ile hemen uzlaşılmasını vatan hainliği kanunun uygulanmamasını, aksi halde halka vergi verdirtmeyip Samsun’a gelen Halife ordusuna katılacakları tehdidinde bulundular. Kaymakamın gevşek tutumundan da yararlanarak teşkilatlandılar. Asiler 27/28 Mayıs gecesi Çamlıbel’de bulunan bir müfrezeyi esir aldıkları gibi, Tokat civarında yürüyüş halinde bir tabur da asilerin hücumuyla dağıldı. Bu başarıdan cür’etleri artan asiler, 6/7 Haziran gecesi Zile’yi işgal ettilerse de, 3. Kolordu birlikleri 12 Haziran’da Zile’yi geri aldılar. Ayaklanma bastırıldı ve de elebaşları askerî mahkeme kararıyla cezalandırıldılar.)

14 Mayıs 1920 – Atatürk’ün, 9-13 Mayıs günleri arasında toplanan Edirne Kongresi’nin aldığı kararlar hakkında Trakya Müdafaa-i Hukuk Merkez Heyeti Başkanlığı’na telgrafı: “Edirne Fevkalâde Meclisi’nin Yunan işgali ihtimaline karşı, Trakya’nın savunma esası dahilinde verdiği karar uygundur. Paris’teki Osmanlı delege heyeti, milletin hiçbir şekilde vekâletine sahip değildir.”

15 Mayıs 1920 – Kuvay-ı İnzibatiye, Kuvay-ı Milliye tarafından yenilgiye uğratıldı.

15 Mayıs 1920 – Anzavur kuvvetleri ile Kuva-yı Milliye arasında Geyve’de şiddetli çatışmalar oldu. Anzavur kuvvetleri yenilerek, geri çekildi. Kuvay-ı Milliye’yi oluşturan Ahmet Anzavur kuvvetlerinin Geyve Boğazı yakınlarındaki şiddetli çarpışmalar sonucunda dağıtılması.

15 Mayıs 1920 – Atatürk’ün, Kâzım Karabekir’e iç isyanların yayılma eğilimine karşı doğu bölgelerinde gereken önlemlerin alınmasını isteyen telgrafı: “…Biz her şeyden evvel bütün kuvvetimizle memleketimizin iç dayanışmasını korumayı başarırsak, sınırlarımızı kurtarmaya muvaffak olacağımız görüşündeyiz. Bu sebeple kolordunuz birlikleriyle her şeyden evvel gericiliği ortadan kaldıracak şekilde batıya doğru harekât ve tertibat düşünmek mecburiyetindeyiz. Bundan başka bütün iç karışıklıkların kuvvetlerimizi içerde işlemez hale getirerek sınırlarımızı yabancılara teslim için maksatlı olarak çıkarıldığına eğer Erzurum halkı gerçekten inanıyorlarsa, bunlar yakındaki, hatta uzaktaki halk ve bilginlere devamlı mektuplar ve telgraflar yazarak mühim uyarma görevi yapabilirler.” [Kocatürk]

15 Mayıs 1920 – 1. Yozgat İsyanı başladı.

17 Mayıs 1920 – Atatürk’ün, Türkiye Büyük Millet Meclisi’nin gizli oturumunda siyasî durum hakkında konuşması: “…Millî amaçlarımızın temin ve elde edilişi amacıyla her türlü girişimde bulunmamız için icra Heyeti’ne yetki vermiştiniz. Biz o yetkiye dayanarak tabiî her tarafta girişimlerde bulunmaktayız. Ancak bu girişimlerin eylem haline dönüşmesi için tarihe karşı, millete karşı çok düşünmek mecburiyetindeyiz ve bu düşünceler son eylemin yaklaştığını anlattığı zaman zannediyorum ki, Yüksek Heyetinizde gereken kanaat ve güven oluşacaktır.” [Kocatürk]

18 veya 19 Mayıs 1920   T.B.M.M.’nde Damat Ferit ile arkadaşlarının yurttaşlıktan çıkarılmasına karar verildi.

20 Mayıs 1920 – Atatürk’ün, vatana ihaneti ispatlanmış bulunan Damat Ferit Paşa ve arkadaşlarının vatandaşlık hukukundan ve milletimiz arasından çıkarılmasına dair 19.5.1920 tarihli Büyük Millet Meclisi kararını bildiren genelgesi. [Kocatürk]

20 Mayıs 1920 – Damat Ferit Ertuğrul yatının direğine Sadaret forsu çektirdi. İstanbul’dan İzmit’e geldi. Kendisi gibi hainler tarafından törenle karşılandı. Milli hareketi yok etmek için kurdurduğu Hilafet Ordusunu teftiş etti. Türklere yapılan vahşeti yerinde izledi. (Damat Ferit bu orduyla sözde Türk’ü Türk’e kırdıracak, Ankara’yı basacak ve milli hareketin öncülerini de kurşuna dizdirecekti. Bu amaçla saray altınlarını cömertçe dağıttı. Kayınbiraderi Vahdettin de, kardeş kanı döken bu çapulculara madalya ve nişanlar verdi.)

20 Mayıs 1920 – Cemil Çeto kürt ayaklanması başladı.  Bahtiyar aşireti lideri Cemil Çeto, diğer aşiretleri de kışkırtıp Garzan bölgesinde isyan başlattı ancak başarılı olamayarak 7 Haziran’da kendisi ve dört oğlu teslim oldu.

21 Mayıs 1920 – Ahmet Anzavur’un Adapazarı’ndan İstanbul’a kaçışı.

21 Mayıs 1920 – Sultanahmet Meydanı’ndaki mitingde Hürriyet ve İtilaf Fırkası mensupları Rıza Tevfik, Şeyhülislâm Muştafa Efendi imzalanacak olan barış antlaşmasının ağır olduğunu ve kabul edilemeyeceğini dile getirdi.

22 Mayıs 1920 – Sevr taslağı, 22 Mayıs 1920’de TBMM’de görüşüldü. Milletvekilleri antlaşma taslağını çok ağır sözlerle eleştirdiler.

23 Mayıs 1920 – TBMM ile Fransız Hükümeti arasında 20 günlük ateşkes anlaşması.

23 mayıs 1920 – Çerkez Ethem, Sapanca ve Adapazarı’nı, Anzavur Ahmed’e bağlı kuvvetlerden geri aldı. Çerkez Ethem’e bağlı birlikler Kuvayı İnzibatiye’ye karşı zafer kazanarak önce Sapanca’yı ve Adapazarı’nı kurtardı.

23 Mayıs 1920 – Ankara’da, Atatürk’le Fransa’nın Suriye Yüksek Komiserliği Genel Sekreteri Robert de Caix başkanlığındaki heyet arasındaki görüşmelerin tamamlanması ve 29/30 Mayıs 1920 gece yarısından başlamak üzere güney bölgesinde 20 günlük ateşkes anlaşması yapılmasının karar altına alınması. [Kocatürk]

24 Mayıs 1920 – Mustafa Kemal’in idam kararını padişah onayladı. Mustafa Kemal, İstanbul Hükümeti’nce ölüm cezasına çarptırıldı. Atatürk hakkında İstanbul Divan-ı Harbi’nin verdiği 11 Mayıs 1920 tarihli idam kararının, Padişah Vahdettin tarafından onaylanması. [Kocatürk]  Vahdettin, Nemrut Mustafa Paşa Divanı’nın vermiş olduğu idam kararlarını onayladı. 11 Mayıs 1920’de Mustafa Kemal’in Osmanlı Hükümeti tarafından ölüme mahkûm edilmişti. (Bu karar 24 Mayıs 1920’de Padişah tarafından onaylanmıştır.)

24 Mayıs 1920 – İstanbul’da kürt nemrut Mustafa Başkanlığındaki Divan-ı harp Mustafa Kemal, Halide Edip, Ali Fuad Paşa, Dr. Adnan hakkında idam kararı verdi. Sultan kararı onayladı. Suçlama; Kuvayi milliye kurmak, fitneyle halktan para toplamak, tehcir ile masumları öldürmek, gasp, Osmanlıyı aşağılama, devlet gelirlerine el koymak idi.

24 Mayıs 1920 – İstanbul’da Divan-ı Harp’in Fevzi (Çakmak) Paşayı idama mahkum etmesi. (Onaylanması 27 Mayıs)

24 Mayıs 1920 – İstanbul Hükümetince yapılacak her türlü subay terfi ve taltiflerinin kabul edilmeyeceğine dair TBMM kararı.

24 Mayıs 1920 – Atatürk’ün, Adapazarı, Düzce ve Bolu yörelerindeki isyanlar ve alınan önlemler hakkında Türkiye Büyük Millet Meclisi’ne bilgi sunması. [Kocatürk]

25 Mayıs 1920 – Çerkez Ethem kuvvetleri, Hendek’e girdi.

26 Mayıs 1920 – Düzce ayaklanması bastırıldı. Düzce’ye giren Çerkez Ethem 53 kişiyi idam ettirdi.

27 Mayıs 1920 – Batı Trakya Hükümeti kuruldu.

27 Mayıs 1920   Bolu, isyancıların elinden alındı.

27 Mayıs 1920 – New York Times; “İstanbul limanında gizli bir el tarafından, milliyetçilere karşı yüklenen gemiler batırılıyor, direniş aleyhine emirler kayboluyor, devlet dairelerinde yangınlar çıkıyor… Pek çok insan Mustafa kemal etrafında toplandı, hala toplanıyor.”

28 Mayıs 1920 – Taşnak Ermeni Hükümetinin Türkiye’nin doğu illerini ilhak edeceğine dair bildiri yayınlaması.

28 Mayıs 1920 – Osmaniye, Fransızlarca işgal edildi.

29/30 Mayıs 1920 – Ankara hükümeti ile Fransa arasında imzalanan 20 günlük ateşkesin yürürlüğe girmesi.

29 Mayıs 1920 – Atatürk’ün, askerî, siyasî ve dış durum hakkında verilen bir gensoru nedeniyle Türkiye Büyük Millet Meclisi’nin gizli oturumunda konuşması: “…Kendi kuvvetimizi göz önüne almaksızın dışardan, şuradan buradan gelecek kuvvetlere dayanarak emel izlersek ve o kuvvetten ve o imdattan yardım da gelmezse hayal kırıklığına uğrarız. Bunun için her şeyden önce kendi kuvvetimize önem veriyoruz.” [Kocatürk]

30 Mayıs 1920 – Kazım Karabekir Paşa’nın, Ankara hükümetine Ermenilere karşı harekete geçme önerisinde bulunması.

30 Mayıs 1920 – Fransa ile Ankara’da imzalanan mütareke (Ateşkes Anlaşması) yürürlüğe girdi. (20 gün için)

30-31 Mayıs 1920 – Cafer Tayyar’a (Eğilmez), Edirne Müdafaa-i Hukuk Merkez Heyeti’nce Trakya Müdafaa-i Milliye Kumandanı sanı verildi.

1 Haziran 1920   Başkan W. Wilson’un, Ermeni mandası önerisini Amerikan senatosu reddetti.

1 Haziran 1920 – Atatürk’ün, Kâzım Karabekir’e telgrafı: “Doğu harekâtı hakkındaki 30.5.1920 tarihli telgrafınız Vekiller Heyeti’nde görüşülmüş, gerekçesi tetkik edilmiş ve askerî birliklerimizle harekete geçmek suretiyle Ermenistan seferine başlama zamanının gelmemiş olduğuna karar verilmiştir.”

1 Haziran 1920 – Atatürk’ün, Samsun Müdafaa-i Hukuk Cemiyeti Başkanlığı’na, milletvekili seçiminin bu derece gecikmesi sebeplerinin ve sorumlularının isimlerinin bildirilmesini isteyen telgrafı. [Kocatürk]

1 Haziran – 8 Eylül 1920 – Milli aşireti isyanı. (Viranşehir yakınlarında Cibranlı Halit Bey Kürt aşiretlerini isyana çağırdı. Fransızlarla görüşüp Siverek’e ilerledi. 19 Haziran’da kuşatıldılar. İsyancılar Suriye’ye kaçtı. Bir ay sonra yine Viranşehir’e saldırdılar. Karakeçili aşireti ileri gelenlerini katlettiler. İsyan 8 Eylül tarihinde bastırıldı.)

2 Haziran 1920 – Kozan, düşman işgalinden kurtuldu.

2 Haziran 1920   Kozan, düşman işgalinden kurtuldu.

3 Haziran 1920 – Sovyet Hükümeti, Mustafa Kemal’in mektubunu yanıtladı. Sovyet Hükümeti adına Dışişleri Komiseri Çiçerin’in, Atatürk’ün 26 Nisan 1920 tarihli mektubuna cevabı.

3 Haziran 1920 –26 Nisan 1920’de Mustafa Kemal’in Lenin’e yazdığı mektuba, Lenin adına Sovyet Dışişleri Bakanı 3 Haziran 1920 tarihinde cevap verdi. Bu mektupla Sovyet hükümeti TBMM’ni resmen tanımış, iki hükümet arası diplomatik münasebetler resmen kurulmuştur. Ancak mektupta Mustafa Kemal’in teklif ettiği olası bir ittifaktan söz edilmiyordu.

3 Haziran 1920 – Cemal Paşa’nın, Moskova’dan Atatürk’e mektubu: “…Mustafa Kemal! Emin ol ki memleket kurtulacak ve kurtuluş özellikle kahramanlığı ve esarete karşı nefreti her türlü şüpheden uzak olan Türk unsuruna, senin telkin ettiğin aşk ve iman sayesinde kabil olacağı için Mustafa Kemal adı, Doğu ve Türk dostları arasında en büyük bir yeri işgal edecek!” [Kocatürk]

4 Haziran 1920 – İtilaf Devletleri Macarlarla, Trianon Barış anlaşmasını imzaladı.

5 Haziran 1920 – Yozgat’ta tanınmış derebeylerinden Çapanoğulları Ankara’ya karşı başkaldırdı.

5 Haziran 1920 – Yenik düşen Kuva-yı İnzibatiye mensuplarının çoğu silahlarıyla birlikte Kuva-yı Milliye’ye katılmaya başladı.

5 haziran 1920 – Atatürk’ün, Roma’da bulunan Osmanlı Elçisi Galip Kemali (Söylemezoğlu) Bey’e Ankara hükümetinin Dışişleri örgütünün yeniden düzenlenmesi, dış temsilcilerin seçilmesi hususlarında görüşmek üzere Ankara’ya davet mektubu.

5 Haziran 1920 – İstanbul’daki İngiliz genel karargâhı Anadolu’da tutuklanan 22 İngiliz subayının durumunu görüşmek üzere buluşma talep etti.

5 Haziran 1920 – Ahmet İzzet Paşa’nın, Anadolu’da tutsak bulunan İngiliz asker ve subayları hakkında Atatürk’e mektubu. [Kocatürk]

6 Haziran 1920 – TBMM hükümetinin Ermeniler’e karşı yapılacak bir askeri harekat için hazırlık emri.

6 Haziran 1920 – İstanbul’da Divan-ı Harp’in İsmet Paşa ve Milli Mücadeleye katılan çeşitli kişiler için idama mahkum etme kararı.  İstanbul’da Divan-ı Harp, aralarında İsmet Bey (İnönü), Bekir Sami (Kunduh), Yusuf Kemal Bey (Tengirşenk), Ankara Müftüsü Rıfat Efendi (Börekçi), Celalettin Arif Bey, Hamdullah Suphi Bey (Tanrıöver), Fahrettin Altay, Rıza Nur Bey gibi isimlerin de bulunduğu Kuva-yı Milliyecileri idama mahkum etti.

6-7 Haziran 1920 – Zile Ayaklanması başladı.

7 Haziran 1920 – 20 Mayıs’ta başlayan Cemil Çeto isyanı bastırıldı. (Bahtiyar aşireti lideri Cemil Çeto, diğer aşiretleri de kışkırtıp Garzan bölgesinde isyan başlattı ancak başarılı olamayarak 7 Haziran’da kendisi ve dört oğlu teslim oldu.)

7 Haziran 1920  – Atatürk’ün, iç ve dış siyaset hakkında Türkiye Büyük Millet Meclisi’nde konuşması.

7 Haziran 1920 – “Matbuat ve İstihbarat Müdüriyet-i Umumiyesi” (Basın Yayın ve Enformasyon Genel Müdürlüğü) kuruldu. Matbuat ve İstihbarat Umum Müdürlüğü Teşkiline Dair Kanun, Türkiye Büyük Millet Meclisi’nde kabul edildi.

7 Haziran 1920 – “16 Mart 1920 Tarihinden itibaren İstanbul Hükümeti’nce aktedilen Bilcümle Mukavelat, Uhudat vesairenin Keelemyekun Addi Hakkında Kanun” T.B.M.M.’nde kabul edildi. (İstanbul Hükümeti’nin İstanbul’un işgali gününden sonra yaptığı ve yapacağı tüm anlaşmaların hükümsüz sayılacağı) İstanbul hükümetinin 16 Mart 1920 tarihinden başlayarak yaptığı ve yapacağı antlaşmaların verdiği ve vereceği imtiyazların hükümsüz sayılacağına ilişkin TBMM kararı.

7 Haziran 1920 – TBMM, 7 Haziran 1920’de, İstanbul’un işgal edildiği 16 Mart 1920’den itibaren İstanbul hükümetince yapılan bütün antlaşmaların geçersiz sayılacağına karar vermişti. Bu doğrultuda Sevr Antlaşması’nı da geçersiz saydı.

8 Haziran 1920 – İstanbul Hükümeti’ne göre Rıfat Hoca da artık (Anadolu fetvası nedeniyle) bir asiydi ve katledilmesi caizdi. 8 Haziran 1920’de İstanbul Birinci İdare-i Örfiye Divani Harbi, Ankara Müftüsü Rıfat Efendi’yi idama mahkûm etti ve mallarının müsadere edilmesine karar verdi. Rıfat Hoca’yla birlikte aralarında İsmet Paşa’nın da olduğu 16 kişi daha idama mahkûm edildi. Aynı mahkeme, daha önce de Atatürk ve arkadaşlarını idama mahkûm etmişti. Bu idam kararlarını Padişah Vahdettin, 15 Haziran 1920’de onayladı. (Şapolyo, age, s. 353, Sarıkoyuncu, age, s. 190, 191). İlk kez bir Osmanlı halife/padişahı (Vahdettin), bir müftü hakkında ölüm fermanı veriyordu. (Kutay, age, s. 189-190, Sarıkoyuncu, age, s. 191).

8 -26 Haziran 1920 – Doğuda Milli Aşireti ayaklanması çıktı. Viranşehir ve Siverek bölgesinde Milli Aşireti ayaklanması. (Ayaklanmanın bastırılması : 26 Haziran 1920)

8 Haziran 1920 – Doğu bölgesinde seferberlik ilan edildi.

8 Haziran 1920 – Fransızların 200 asker çıkararak Karadeniz Ereğlisi’ni işgali. (Gördükleri direniş üzerine 19 Haziran 1920’de boşaltılmıştır)

9 Haziran 1920 – Mustafa Kemal Paşa, Ermenilerin bölgede ilerlemesini durdurmak için 15 nci Kolordu Komutanı Kazım Karabekir paşayı, Doğu cephesi komutanlığına atadı. Doğu illerinde seferberlik ilan edilerek kuvvetli bir ordu meydana getirildi.

10 Haziran 1920 – Atatürk’ün, Anadolu’ya geçmek üzere İstanbul’dan Mudanya’ya gelen Nurettin (Sakallı) ve Nihat (Anılmış) Paşalara, hoş geldiniz mesajı göndermesi.

11 Haziran 1920 – Atatürk’ün, Bolu-Düzce isyanını bastırmak üzere gönderdiği efelerin dönüşü nedeniyle Demirci Mehmet Efe’ye teşekkür mektubu: “Kahraman efelerinizi size gönderiyorum. Aydın’ın bu doğru özlü ve fedakâr evlâtları Bolu-Düzce yöresinde memleketimizi düşmanların esaretine düşürmeye çalışan hainleri pek kahramanca, fedakârane ortadan kaldırdılar ve vatanımıza büyük hizmetler yaptılar. Allah iki cihanda aziz etsin!”

11 Haziran 1920 – Cemal Paşa’nın, Moskova’dan Atatürk’e mektubu: “Benim Türkistan, Afganistan ve Hindistan dahilinde faaliyet göstermem Rusya hükümeti tarafından derhal kabul olundu. Ben o taraflarda, Halil (Kut) Paşa da İran taraflarında faaliyet göstererek zulüm ve istibdat altında asırlardan beri yaşamakta olan doğu milletlerini İngiliz istibdadından ve zulmünden kurtarmaya çalışacağız.” [Kocatürk]

13 Haziran 1920 – Yozgat’ta Çapanoğulları ayaklanması çıktı. İsyancılar, Köhne kasabasını bastı.

13 Haziran 1920 – İs­tik­lal Har­bi’nde dü­zen­li or­du­nun ku­rul­ma­sı sü­re­sin­de ilk ku­ru­lan teş­ki­lat­lar­dan bi­ri Ha­va Kuv­vet­le­ri ol­muş­tur. 13 Ha­zi­ran 1920 ta­rih ve MSB.lı­ğı­nın 328 sa­yı­lı em­ri ile ilk ha­va bir­lik­le­ri teş­kil edilmiştir.

13 Haziran 1920 – Türk hava gücü yeniden teşkilatlandırıldı. (Birinci sınıf hava istasyonu Eskişehir’de, ikinci sınıf hava istasyonu Erzincan’da kuruldu.) (Akl-ı Kemal, C.4, Sinan Meydan)

14 Haziran 1920 – Emirle Batı cephesinde kullanılmak üzere Eskişehir’de 1. Uçak Bölüğü ve Uşak’ta 2. Uçak Bölüğü teşkil edildi. (Akl-ı Kemal, C.4, Sinan Meydan)

14 Haziran 1920 – Doğuda Milli Aşireti ayaklanması çıktı.

14 Haziran 1920 – İzmit bölgesinde Kuvay-ı İnzibatiye’nin yenilgisi ve bazı birliklerin milli kuvvetlere katılması.

14 Haziran 1920 – Yozgat şehri Çapanoğullarının eline geçti. Şehrin eşrafından bazısı isyancılarla birlikte olmayı reddetti. Ayaklanmacılar İstanbul hükümetine bağlılıklarını bildirerek, Dürrizade’nin fetvasını hükümet binası önünde toplanan halka okuyarak, taraftar bulmaya çalıştı. (Tokat çevresindeki ayaklanmalar Yozgat çevresindeki gayrı memnunları harekete geçirdi. Kuva-yı Millîye hareketi, Yozgat bölgesinde pek olumlu karşılanmamıştı. Çerkez köylerindeki hoşnutsuzluğun yanı sıra bölgede öteden beri etkin olan Çapanoğullarının Saltanat, Hürriyet ve İtilâf Fırkasından yana oluşları, Kuvayı Millîyecilere sempatiyle bakmamalarına yol açmaktaydı. Mutasarrıfın da bu tutumu benimsemesi sebebiyle, Ankara’da açılacak Meclis için milletvekili seçimi yapılamamıştı. Mayıs ortalarında Çapanoğullarının ayaklanma hazırlıkları yaptıkları duyuldu. Ankara onları gözaltında tutmak için önlemler aldı. Ancak durumdan haberdar olan Çapanoğulları, Mutasarrıfın göz yumması sonucu şehri terk ettiler. Yörenin azgın eşkıyalarından Aynacıoğulları ve Deli Ömer’le beraber 14 Haziran’da Yozgat’ı işgal ettiler. Halka Şeyhülislâm Dürrizade Abdullah‟ın fetvası ile Padişah ve Damat Ferit’in ferman ve bildirilerini okudular. Kendilerine karşı olan bazı kimseleri astılar. İsyan hızla Akdağmadeni, Alaca, Boğazlıyan’ı içine alarak Kayseri, Çorum ve Sivas’ı tehdit edici bir duruma girdi. Düzce-Bolu gailesinden yeni kurtulmuş olan genç Ankara Hükümeti, bu defa da doğudan ciddi bir şekilde tehlike içindeydi. Bu durumda, Çerkeş’de bulunan Albay Refet (BELE) Çankırı istikametinde harekete geçirildi. Çevredeki askeri birlikler yetersiz olduğundan, Çerkez Ethem de acele Ankara’ya çağrıldı. Ethem önce itiraz etti ama ağabeyinin araya girmesiyle, 2100 kadar mevcuduyla Ankara’ya geldi. 21 Haziran’da Yozgat istikametinde harekete başladı. 23 Haziran‟da Yozgat önüne gelen Ethem, şehri hücumla ele geçirdi. Ele geçirilen on iki elebaşıyı derhal idam etti. Çapanoğlu kuvvetlerini Arapseyfi’nde dağıttı. Bu sırada Albay Refet ve Çolak İbrahim kuvvetleri de yetiştiler. Ethem bölgenin temizlenmesini onlara bırakıp Batı cephesine hareket etti. Çünkü Batı Cephesinde 22 Haziran 1920‟de Sèvres Anlaşmasını kabul ettirmek amacıyla Yunan saldırısı başlamıştı ve hızla gelişiyordu. Bununla beraber bölge tamamen huzura kavuşamadı. Yunan saldırısı yeni kıpırdamalara yol açtı. İlk isyanda af dileyen âsilerden kurulu Akdağmadeni Alayı cepheye gönderilmek istenince, alay mensuplarının bir kısmı birlikte kaçtılar ve bölge de ayaklanma başlattılar. Ayaklanma Çerkez Ethem’e bağlı İkinci Kuva-yi Seyare Komutanı Çolak İbrahim tarafından bastırıldı. Sükûnet ancak 1920 yılı sonunda sağlanabildi.)

15 Haziran 1920 – 15. Kolordu Komutanlığı “Doğu Cephesi Komutanlığı” olarak adlandırıldı ve Kazım Karabekir Paşa komutanlığa atandı.

15 Haziran 1920 – Atatürk, Dolmabahçe sarayında okula başlayan Çoban Mustafa ile görüştü.

15 Haziran 1920 – İsmet Paşa’nın idam kararını padişah onayladı.

15 Haziran 1920 – İstanbul Düridzade fetvası ile Mustafa Kemal, Ali Fuat (Cebesoy), Adnan (Adıvar), Halide Edip (Adıvar)’ın idamı isteniyordu. 15 Haziran 1920 tarihli ikinci fetvada ise Miralay İsmet (İnönü) ve Ankara Müftüsü Rıfat (Börekçi)’nin de aralarında olduğu toplam dokuz kişinin idamı istendi.

15 Haziran 1920 – Mustafa Suphi’nin, Bakû’den Atatürk’e mektubu.

16 Haziran 1920 – Mustafa Kemal Paşa’nın ilgililere ve Rus Sovyet Cumhuriyetine tebliğ edilmek üzere Kazım Karabekir’e yazısı: “..Talat, Cemal, Enver Paşaların Türkiye Büyük Millet Meclisi namına hiç bir siyasi teşebbüse girişmeye selahiyetleri olmadığının ve bizimle hiç bir mihabere ve münasebetlerinin bulunmadığının kendilerine tebliği heyeti vekile kararı gereğidir”

16 Haziran 1920 – Yunanlıların Batı Cephesinde Köşke taarruzu ve cephenin düşmesi.

16 Haziran 1920 – Ermenilerin Oltu’yu işgali.

17 Haziran 1920 – İngiliz Yüksek Komiseri Amiral J. de Robeck’in, Lord Curzon’a yazısı: “…Mustafa Kemal’in askerleri Gebze’ye kadar geldi. Haydarpaşa ve Üsküdar’ı, Kemalistlerin basmasından korkuyoruz.”

18 Haziran 1920 – Fransızlar, Zonguldak’ı işgal etti ve 20 günlük mütareke sona erdi.

19 Haziran 1920 – Doğu cephesi Kumandanlığına tayin edilen Kâzım Karabekir, Erzurum’dan ayrıldı.

20 Haziran 1920 – Çerkez Ethem kuvvetleri Yozgat Ayaklanması’nı bastırmak üzere Ankara’dan yola çıktı.

20 Haziran 1920 – Atatürk’ün,   Sovyet  Rusya  Dışişleri   Komiseri   Çiçerin’in 3.6.1920 tarihli mektubuna cevabı: “..Biz batı emperyalistlerine karşı yalnız kurtuluş ve bağımsızlığımızı korumakla yetinmiyoruz. Aynı zamanda batı emperyalistlerinin kuvvetleri ve malûm olan her vasıtalarıyla Türk milletini emperyalizme vasıta olarak görmek istemelerine mâni oluyoruz. Bu suretle bütün insanlığa hizmet ettiğimize inanıyoruz.”

20 Haziran 1920 – Atatürk’ün, ilgililere ve Sovyet Hükûmeti’ne bildirilmek üzere Kâzım Karabekir’e yazısı: “…Talât, Cemal, Enver Paşaların Büyük Millet Meclisi adına hiçbir siyasî girişimde bulunmaya yetkileri olmadığının ve bizimle hiçbir haberleşme ve ilişkileri bulunmadığının kendilerine bildirilmesi, Vekiller Heyeti kararı gereğidir.”

20 Haziran 1920 – Atatürk’ün, Batı cephesini denetlemek üzere akşam, Ankara’dan Eskişehir’e hareketi. [Kocatürk]

20 Haziran 1920 – Yunan ordusuna taarruz emri verildi.

21 Haziran 1920 – Atatürk’ün, Ankara’dan Eskişehir’e gelişi, cephede temasları, Ali Fuat (Cebesoy) Paşa ve İstanbul’dan Ankara’ya gelmekte olan Albay Selâhattin Adil Bey’le görüşmesi.

21 Haziran 1920 – Yunan Başbakanı Venizelos’un demeci: “Yunanlıların ilerlemesi, Mustafa Kemal’i itibardan düşürecektir(!)”

21 Haziran 1920 – Bugün tarihli Kuvayi Umumiye Cetveline göre, Kuvayi milliye birliklerinin sayısı 15 bine ulaşmıştır. (Atatürk’ün Gizli Kurtuluş Planları, Sinan Meydan, 7. Baskı, s.83)

21-22 Haziran 1920 – Boulogne Konferansı toplandı.

22 Haziran 1920 – Yunanlılar Milne Hattı’nı geçerek, genel taarruza başladı. Doğu’dan da Ermeniler taarruza başladı.

22 Haziran 1920 – Yunan kuvvetlerinin Akhisar’ı ikinci kez işgali. Yunan kuvvetleri San Remo’dan sonra İtilaf Devletleri’nden aldıkları güçle Uşak’tan Bursa istikametine doğru ilerlerken girdikleri şehir ve kasabaları işgal etmeye başladı. Akhisar ve Sarıgöl Yunanlıların eline geçti.

22 Haziran 1920 – Hayta Konferansı kararı gereğince Yunanlılar, Milne Hattı’nı geçerek Uşak ve Bursa doğrultusunda ilerlemeye başladılar: 22 Haziran’da Akhisar, 23 Haziran’da Salihli, 24 Haziran’da Alaşehir, Kırkağaç ve Soma Yunanlılarca işgal edildi. 25 Haziran’da İngilizler Bandırma’ya asker çıkardı. 28 Haziran’da Kula, 30 Haziran’da Eşme, Sındırgı, 1 Temmuz’da Nazilli, Edremit Yunanlılarca işgal edildi. 6 Temmuz’da bir İngiliz filosu 3 saat Mudanya’yı bombaladı. 7 Temmuz’da Mudanya, 8 Temmuz’da Bursa Yunanlılarca işgal edildi. 10 Temmuz’da bir Ermeni Lejyonu Adana’ya geldi.

22 Haziran 1920 – Atatürk, İngiliz belgelerine göre, Irak’ta İngiliz karşıtı hareketleri körüklemek için 22 Haziran 1920’de özel bir komite kurup Arap liderlerine gönderdi.

22/23 Haziran 1920 – Atatürk’ün, Ali Fuat Paşa ve Albay Selâhattin Adil Bey’le beraber trenle Eskişehir’den Ankara’ya hareketi.

23 Haziran 1920 – Yunan kuvvetleri Karaağaç ve Salihli kasabalarını işgal etti.

23 Haziran 1920 – Yozgat ayaklanmasını bastırmakla görevli Çerkez Ethem kuvvetlerinin askerlerle çarpışarak Yozgat’a girişi. Çerkez Ethem komutasında Yozgat üzerine yürüyen Kuva-yı Seyyare, şehri kuşattı. Çapanoğlu kardeşler kaçtı, 50’den fazla isyancı öldürüldü, 12 isyancı idam edildi.

23 Haziran 1920 – Atatürk’ün, Ali Fuat Paşa ve Albay Selâhattin Adil Bey’le beraber Eskişehir’den Ankara’ya gelişi.

24-25 Haziran 1920 – Batı Cephesi Kumandanlığı kuruldu. Kumandanlığa da Ali Fuat (Cebesoy) Paşa atandı.

24 Haziran 1920 – Yunanlılar, Alaşehir’i işgal etti.

25 Haziran 1920 – İngiltere ve Fransa savaş gemileriyle Mudanya’ya asker çıkarttı ve kısa sürede ayrıldılar.

25 Haziran 1920 – Bigadiç’inin Yunanlılar tarafından işgali.

25 Haziran 1920 – Karamürsel’in İngilizler tarafından işgali.

26 Haziran 1920 – Doğuda Milli Aşireti ayaklanması bastırıldı. 8 Haziran tarihinde Viranşehir ve Siverek bölgesinde başlayan ayaklanma bastırıldı.

26 Haziran 1920 – Bakanlar Kurulu (Vekiller heyeti) Kararı ile “Elcazire” ve “Adana Cephesi” komutanlıkları kuruldu.

26 Haziran 1920 – “İdare-i Örfiye Divan-ı Harblerinin Suret-i Teşekkülü Hakkında, Heyet-i Umumiye Kararı” çıktı.

27 Haziran 1920 – Adana Cephesi Komutanlığı’na Albay Selahattin Adil Bey’in atanması.

27 Haziran 1920 – Çapanoğulları ayaklanması bastırıldı.

27 Haziran 1920 – Kula Olayı çıktı. (Bozguncular askeri dağıttılar)

29 Haziran 1920 – Savaştepe, Burhaniye, Eşme ve Sındırgı’nın Yunanlılar tarafından işgali.

29 Haziran 1920 – Atatürk’ün, Anadolu ve Rumeli Müdafaa-i Hukuk Cemiyeti merkez heyetlerine genelgesi: “Büyük Millet Meclisi, aynı zamanda Anadolu ve Rumeli Müdafaa-i Hukuk Cemiyeti Kongresi yetkisine de sahip bulunmakta olduğundan Heyet-i Temsiliye ile olan ilişkinin Büyük Meclis Başkanlığı’yla sürdürülmesi.” [Kocatürk]

29 Haziran 1920 – İngilizler İzmit körfezinde Derince limanında bulunan cephaneleri havaya uçurdu.

30 Haziran 1920 – Yunanlılar, Balıkesir ve Edremit bölgelerini işgal etti. Yunan kuvvetleri Balıkesir, Bigadiç, Burhaniye ve Susurluk’u işgal etti.

1 Temmuz 1920 – Edremit’in Yunanlılar tarafından işgali.

1 Temmuz 1920 – Ankara’da subay yetiştirilmek üzere Sunuf-u Muhtelife Zabit Namzetleri Talimgahı açıldı.

1 Temmuz 1920 – Atatürk, Ankara Zabit Namzetleri Talimgahı (Subay Adayları Okulu)’nın Açılış Töreninde.

2 Temmuz 1920 – İngilizler, Mudanya’ya kuvvet çıkarma girişiminde bulundu ve Yunanlılar, Kemal Paşa ve Gönen ilçelerini işgal etti.

2 Temmuz 1920 – İngilizlerin Mudanya’ya asker çıkarması. Kıyıdan ateşle karşılık verilmesi üzerine bu girişimden vazgeçmeleri.

2 Temmuz 1920 – Yunan kuvvetlerinin Erdek ve Bandırma’ya asker çıkarmaları.

2 Temmuz 1920 – Yunan kuvvetlerinin Kirmasti (Mustafa Kemal Paşa) ve Karacabey’i işgali.

2 Temmuz 1920 – Susurluk’un Yunanlılar tarafından işgali.

2 Temmuz 1920 – Atatürk’ün, milleti bağımsızlık için birleşmeye ve Yunanlılarla kesin savaşa çağıran bildirgesi: “…Düşmanın istilâsı ne kadar genişlerse, yıkılışı da o kadar süratli ve kesin olacaktır. Yaşamak isteyen milletimizin isteği, basit bir kelimede saklı ve gayet haklıdır: Bağımsızlık!” [Kocatürk]

2 Temmuz 1920 – Cemal Paşa’nın, Bakû’den Atatürk’e mektubu.

2 Temmuz 1920 – Sovyet Rusya Dışişleri Komiseri Çiçerin’in, Atatürk’e mektubu

3 Temmuz 1920 – Hıyanet-i Vataniye kanununa dayanarak İstiklal Mahkemesi, Damat Ferit Paşa’yı idama mahkûm etti.

3 Temmuz 1920 – Yunan kuvvetlerinin Nazilli’yi ikinci kez işgali.

3 Temmuz 1920 – Haçin (Saimbeyli) Fransızlarca işgal edildi.

3 Temmuz 1920 – Atatürk’ün, askerî, siyasî ve dahilî durumla ilgili bir gensoru nedeniyle Türkiye Büyük Millet Meclisi’nin gizli oturumunda konuşması:”.. .Felâketler başımıza geldikten sonra müdafaa çareleri vesaire düşünülmez. Bunlar felâket gelmeden evvel düşünülür.” [Kocatürk]

4 Temmuz 1920 – Ayvacık, Biga, Lapseki, Ezine ve Bayramiç’in Yunanlılar tarafından işgali.

4 Temmuz 1920 – Yunan işgali devam ediyor: Manyas, Karacabey, Ayvacık, Gönen, Ezine, Bayramiç ve Kirmasti’den sonra bugün de Biga ve Lapseki Yunan kuvvetlerinin eline geçti.

4 Temmuz 1920 – İngilizlerin Batum’u terk etmeleri.

4 Temmuz 1920 – Atatürk’ün, İcra Vekilleri’ne ve resmî makamlara gönderilecek bütün yazıların sansürden istisnasına dair önerge nedeniyle Türkiye  Büyük Millet Meclisi’nde konuşması: “…Sansürü devam ettirmek gereğine inanıyorsanız kendimizi ayrı tutmamalıyız!” [Kocatürk]

5 Temmuz 1920 – Yunanlıların Buldan’ı işgali.

5 Temmuz 1920 – İstanbul’da yayınlanan İkdam ve Vakit gazeteleri kapatıldı.

6 Temmuz 1920 – İzmit’in İngilizler tarafından işgali.

6 Temmuz 1920 – Gönen’in Yunanlılar tarafından işgali.

6 Temmuz 1920 – İngilizler, Mudanya bölgesine kuvvet çıkardı.

7 Temmuz 1920 – Balya’nın Yunanlılar tarafından işgali.

7 Temmuz 1920 – Atatürk’ün, Yunanlıların Bursa’ya yaklaşması üzerine Albay Bekir Sami Bey’e telgrafı: “…Şehir millî kuvvetlerden, askerî kurumlardan, hemen şimdiden boşaltılmalıdır. Fakat, düşman karşısındaki küçük ve büyük kuvvetlerin çekilmesi, mutlaka askerî lüzum ve harp zaruretleri üzerine olmalıdır!”

7 Temmuz 1920 – Yunanistan Başbakanı Venizelos’un, bir toplantıda söyledikleri: “..Türkleri akıllandıracak en iyi yol, Mustafa Kemal’i her cephede mağlup etmektir(!)” [Kocatürk]

8 Temmuz 1920 – Yunanlılar, Bursa’yı işgali etti.

8 Temmuz 1920 – Ankara Hariciye Vekaletinin Taşnak Ermeni Hükümeti’ne Oltu’nun acele boşaltılmasını isteyen ültimatomu.

8 Temmuz 1920 – Atatürk’ün, “Genelkurmay Başkanı İsmet Bey’in umumî durum hakkındaki demeci” nedeniyle Türkiye Büyük Millet Meclisi’nde konuşması: “…Efendiler! Biz bir amaç izliyoruz. Bu amacımız öteden beri çeşitli vesilelerle ifade edilmiştir. Ben şimdi onu tekrar ediyorum: Milletin, devletin bağımsızlığını korumak! Bunun için muharebe ediyoruz. Memleketimizin ellide biri değil bütünü tahrip edilse, bütünü ateşler içinde bırakılsa, biz bu toprakların üstünde bir tepeye çıkacağız ve oradan savunma ile meşgul olacağız!” [Kocatürk]

8 Temmuz 1920 – İzmir’den sonra en önemli şehirlerden biri olan Bursa da, Yunan kuvvetlerinin eline geçti. Bazı Bursa’lı zenginler Yunanlılara yardımcı oldu. Bu arada Vali Hacim Muhittin Bey (Çarıklı) ile Bekir Sami Bey’in şehri, direnmeden boşaltması Ankara’da mecliste tartışmalar doğurdu. Mustafa Kemal’in, boşaltma kararının hükümet tarafından alınmış olduğunu söylemesi de mebusları yatıştırmadı. Bekir Sami Bey görevden alındı. Meclis kürsüsüne Bursa’nın kurtuluşuna kadar kaldırılmayacak bir siyah örtü konuldu.

8 Temmuz 1920 – Paris’te bulunan Osmanlı delegasyonu dönmek üzere ayrıldı.

8 Temmuz 1920 – Mustafa Kemal’in Türkiye Büyük Millet Meclisinde konuşması: “… Memleketimizin ellide biri değil bütünü tahrip edilse, bütünü ateşler içinde bırakılsa, biz bu toprakların üstünde bir tepeye çıkacağız ve oradan savunma ile meşgul olacağız!…”

9 Temmuz 1920 – Doğudaki katliamı protesto için, Ermenistan’a ültimatom verildi. Ankara Hariciye Vekaletinin Taşnak Ermeni Hükümeti’ne doğudaki katliamları protesto eden ültimatomu.

10 Temmuz 1920 – Bursa’nın, 8 Temmuz’da Yunanlılarca işgali üzerine, TBMM ‘de başkanlık kürsüsüne siyah örtü ile örtülmesi kararı.

10 Temmuz 1920 – Türkiye Büyük Millet Meclisi üyelerinin yemin etmeleri. (Milletvekillerinin bir bölümü bugün, diğer bir bölümü ise Meclis’in 15 Temmuz 1920 günkü oturumunda yemin etmişlerdir). [Kocatürk]

10 Temmuz 1920 – Orhaneli’nin Yunanlılar tarafından işgali.

10 Temmuz 1920 – Bursa’nın, 8 Temmuz’da Yunanlılarca işgali üzerine, TBMM kürsüsüne siyah örtü konuldu.

10 Temmuz 1920 – Bilecik kurtuldu.

10 Temmuz 1920 – TBMM Başkanlık kürsüsü siyah bir örtüyle örtüldü.

10 Temmuz 1920 – Vapur-u Bahriye Müdürlüğü 5 küçük rütbeli subay ile kuruldu. Başına Kıdemli Yüzbaşı Trabzonlu Şevket (Doruker) getirildi. (1 Ocak 1921 tarihinde bu müdürlük artan görevler nedeniyle genişledi ve daire seviyesine çıkarıldı, Bahriye Dairesi oldu.) (Umur Bahriye Müdürlüğünün Ankara’daki karargâhı, Samanpazarı’nda kiralanan küçük bir binadaydı.) (Bu Vatan Böyle Kurtuldu, Erol Mütercimler)

11 Temmuz 1920 – Cemal Paşa’nın, Moskova’dan Atatürk’e mektubu: “…Resmî bildirinizi okudum. Bu resmî bildirinizde benim, Talât ve Enver Paşaların Büyük Millet Meclisi adına hiçbir siyasî girişimde bulunmaya yetkimiz olmadığını ihtar ediyorsunuz. …Sizin ve Büyük Millet Meclisi’nin adına hiçbir siyasî girişimde bulunmadım.”

12 temmuz 1920 – Atatürk’ün, “Millî Müdafaa örgütünün kuvvetlendirilmesi hususunda alınacak tedbirlerin bir gizli oturumda görüşülmesine dair önerge” nedeniyle Türkiye Büyük Millet Meclisi’nde konuşması: “…Efendiler kesinlikle söylerim ki, ordumuzun örgütü pek mükemmeldir ve dünyada bizim ordumuzun örgütünden muntazam bir ordu örgütü yoktur!”

12 Temmuz 1920 – İznik, Yunanlılar tarafından işgal edildi.

12 Temmuz 1920 – Osmanlı Adliye Nazırı Ali Rüştü Efendi, Yunan taarruzunun “İstanbul hükümetinin programına uygun olduğunu” açıkladı ve “Yunan ordusunun başarısı için dua edilmesini” istedi. (Turgut Özakman, 1881-1938 Atatürk, Kurtuluş Savaşı ve Cumhuriyet Kronolojisi, 3. bas, Ankara, 2009, s.96).

13 Temmuz 1920 – Gebze’nin işgali.

14 Temmuz 1920 – Doğu cephesinde Ermenilerin Dehne Boğazı’nı ele geçirmeleri.

14 Temmuz 1920 – Gördes’in Yunanlılar tarafından işgali.

14 Temmuz 1920 – İstanbul Divan-ı Harbi, Mustafa Kemal’e katılan subayları idama mahkum etti.(Padişah 25 Temmuz’da onayladı)

14 Temmuz 1920 – Gizli Türkiye Komünist Fırkası kuruldu.

14 Temmuz 1920 – Atatürk’ün, “Subay birlikleri kurulması hakkında verilen önerge” nedeniyle Türkiye Büyük Millet Meclisi’nde konuşması: “…Efendiler, zannettiğiniz gibi subaylarımızın mevcudu israf edilecek kadar değildir. Aksine her biri ayrı ayrı pek güzide birer cevher olarak korunması gereken miktardadır.” [Kocatürk]

14/15 Temmuz 1920 – İngiliz savaş uçakları İzmit körfezindeki İzmit askeri kumaş fabrikasını bombardıman ederek yok etti.

15 Temmuz 1920 – Atatürk’ün, Ankara milletvekili olarak Türkiye Büyük Millet Meclisi’nde yemin etmesi.

15 Temmuz 1920 – Bursa’nın Yunanlılar tarafından işgal edilmesi üzerine Türkiye Büyük Büyük Millet Meclisi’nin isteği ile 20. Kolordu Komutanlığı görevinden alınan Bekir Sami Bey’in, Atatürk’e telgrafı: “…Arzına çalıştığım durumlara rağmen, Büyük Millet Meclisi’nin bunca seneden beri gösterdiğim sadakat ve akılcı tavrımı dikkate almayarak vermiş olduğu güvensizlik kararını, bir telâşın eseri sayıyorum. Bu karar, ulusumuzun bağımsızlığı için sarf etmekte olduğumuz mesaiden beni alıkoyamayacaktır. Fakat bu karar ile en tehlikeli zamanda boş oturmaya mahkûm olmakla, bu zamana kadar yaptığım mücadelelerin hazin bir karşılığını almış sayıyorum.” [Kocatürk]

16 Temmuz 1920 – Dağılan Spa Konferansı’nda İstanbul hükümetinin, barış şartlarının yumuşatılması önerisi, İtilaf devletlerince reddedildi. Osmanlı’ya Sevr’i imza için 10 gün süre tanındı. (Spa‟da 16 Temmuz 1920‟de toplanan Yüksek Konsey, barış şartlarının hemen kabulünü ultimatom havası içinde istedi. Reşit Bey bunu anlaşmayı imzalamazsak İstanbul’u elimizden alacaklar ve Yunan yönetimine verecekler şeklinde hükümete bildirdi. Hükümet, 20 Temmuz’da “yok olmaktansa, İstanbul ve Anadolu‟da küçük fakat yine bir Devlet halinde bulunmak evladır” gerekçesi ile anlaşmanın imzalanmasını tavsiye etti. Saray ve Sadrazam anlaşma taslağını imzalamaya karar vermişlerdi. Ama sorumluluğu paylaşmak için bir Saltanat şurası topladılar. Devletin ileri gelenlerinin katıldığı bu toplantıda, Vahidettin anlaşmayı kabul edenlerin ayağa kalkmasını istemiş, topçu feriki Rıza Paşa hariç, diğerleri bu isteği yerine getirmişlerdi. Anlaşmayı imzalamak için Fransa’ya gönderilen Osmanlı delegeleri “Türkiye‟nin millî varlığına derin bir darbe vuran” şartlardan bazılarının hafifletilmesini bir kere daha rica ettilerse de, bu istek kabul edilmedi. Osmanlı Delegeleri, 10 Ağustos 1920 Salı günü saat 16.00 da, Osmanlı İmparatorluğunun ölüm fermanı olan Sèvres Anlaşmasını imza ettiler.)

18 Temmuz 1920 – İlk Meclisin milletvekilleri “Misak-ı Milli” üzerine yemin etti.

18 Temmuz 1920 – Atatürk’ü korumak üzere Ankara’da Muhafız Takımı’nın kurulması  (27 Aralık  1920’de tabur haline getirilmiştir).

18 Temmuz 1920 – Atatürk’ün, Türkiye Büyük Millet Meclisi’nin gizli oturumunda milletvekillerinin yolluk ve ödenekleriyle ilgili görüşmeler esnasında konuşması.

18 Temmuz 1920 – Atatürk’ün, Albay Bekir Sami Bey’in 15.7.1920 tarihli telgrafına cevabı: “Kutsal vatanımıza olan hizmetlerinizi takdir ediyorum. Yapılan işlemden üzüntü duymamanızı ve alıngan davranmamanızı özellikle rica ediyorum. 19.7.1920 akşamı cepheye gitmek üzere Ankara’dan trenle hareket ediyorum. Bu hususta sizinle beraberce görüşeceğim.” [Kocatürk]

18 Temmuz 1920 – Büyük Millet Meclisi’nde, Milli Misak üzerine and içildi.

18 Temmuz 1920 – Hürriyet ve İtilaf Fırkası lideri Sadık Bey, Sevr Antlaşması’nın imzalanmasında sakınca olmadığını belirtti.

18 Temmuz 1920 – “Muhafızgücü”, Atatürk’ün talimatıyla, Teğmen İsmail Hakkı (Tekçe) tarafından kuruldu. Tekçe, 5 Eylül 1940 tarihine kadar 20 yıl bu kulübe başkanlık yaptı. (Akl-ı Kemal, c.1, Sinan Meydan)

19 Temmuz 1920 – Hariciye Vekili Bekir Sami başkanlığındaki kurul Moskova’ya vardı.

19 Temmuz 1920 – 2. Düzce Ayaklanması çıktı.

19 Temmuz 1920 – Atatürk’ün, akşam, cepheye gitmek üzere trenle Ankara’dan ayrılışı.

19 Temmuz / 7 ağustos 1920 – Türkiye komünist partisi Komünist Enternasyonal’in ikinci kongresini düzenledi. Kongrede TKP’nin merkez komitesi seçildi ve komünist Mustafa Suphi başkanlığa atandı. (1923, Sinan Meydan, 3. Baskı., s.324)

20 Temmuz 1920 – Damat Ferit’in İngilizlere “Mustafa Kemal’e karşı Kürtleri kullanma teklifi” (Cumhuriyet tarihi yalanları, Sinan Meydan)

20 Temmuz 1920 – Doğu Trakya’da Yunan taarruzunun başlaması ve Tekirdağ’ın denizden çıkarma yapan Yunanlılar tarafından işgali.

20 Temmuz 1920 – Yunan ordusu Trakya’da taarruza başladı. 24 Eylül 1920’de Edirne düştü. (Geldikleri gibi giderler, Kahraman Yusufoğlu)

20 Temmuz 1920 – Mürefte ve Çorlu’nun Yunanlılar tarafından işgali.

20 Temmuz 1920 – Yunanlılar Bandırma’dan gelen kuvvetlerle, Tekirdağ bölgesini işgal etti.

20 Temmuz 1920 – Tekirdağ, bir İngiliz filosunun koruması altındaki Yunan birliğince işgal edildi. Aynı gün Sevr Antlaşması, Osmanlı Bakanlar Kurulu’nda görüşülüp kabul edildi.

20-25 Temmuz 1920 – Doğu Trakya Savaşları başladı.

21 Temmuz 1920 – Demirci’nin Yunanlılar tarafından işgali.

22 Temmuz 1920 – Padişah Vahdettin’in başkanlığında toplanan Saltanat Şurası’nda Sevr Antlaşması kabul edildi. İstanbul’da, Padişah Vahdettin’in de iştirakiyle toplanan Saltanat Şûrası’nda İtilâf Devletlerinin Barış Antlaşması Taslağı (Sèvres Projesi)’nin kabul edilmesi. (22 Temmuz 1920 günü devlet erkanı meseleyi görüşmek üzere toplandı. Yalnız Topçu Feriki Rıza Paşa kabul etmemiştir).  [Kocatürk]

22 Temmuz 1920 – Yıldız Sarayı’nda Padişah Vahdettin’in başkanlığında bir Saltanat Şurası toplandı. 50’ye yakın devlet adamı, komutan ve ulama mensubunun katıldığı toplantıda Sevr Antlaşması’nın kabulü için bulunan gerekçe İstanbul’un elden çıkmasını ve daha ağır şartları önlemekti. Damat Ferit’e göre “var olabilmek için” Sevr’i imzalamaktan başka çare yoktu; “Yokluğa varlığı yeğleyenler varsa söz aldıktan sonra görüşlerini sözlü veya yazılı kısaca belirterek tutanağı imzalayacaklar” dedi. Hadi Paşa’ya göre ise Sevr Antlaşması’nı imzalamamak demek “ölmek daha iyidir” demekti. Bu da “intihar” demekti. İntihar da günahtı! Konuşmalardan sonra Vahdettin, “Kabul edenler ayağa kalksın, kabul etmeyenler otursun” dedi. Herkes ayağa kalktı. Sadece Topçu Feriki Rıza Paşa, ayakta olduğu halde “çekimser” olduğunu söyledi. (Akşin, age, s. 184-185).Böylece, Sevr Antlaşması, bizzat padişah Vahdettin’in huzurunda, Saltanat Şurası’na davet edilen 43 kişinin 42’si tarafından kabul edildi.

23/24 Temmuz 1920 – Albay Cafer Tayyar Bey’in (Eğilmez) Yunanlılara tutsak düşüşü.

23 temmuz 1920 – Yunan kuvvetleri dört koldan taarruza geçti. Lüleburgaz, Babaeski, Hayrabolu, Çerkezköy işgal altına alındı.

23 Temmuz 1920 – Lüleburgaz, Babaeski ve Hayrabolu’nun Yunanlılar tarafından işgali.

23 Temmuz 1920 – Albay Cafer Tayyar (Eğilmez), Havsa-Bostanlı’da Yunanlılara esir düştü.

24 Temmuz 1920 – Fransızlar Halep’i işgal etti.

24 Temmuz 1920 – Babaeski düşman istilasına uğradı.

24 Temmuz 1920 – Atatürk’ün, Bakû’de bulunan Halil (Kut) Paşa’ya mektubu.

24 Temmuz 1920 – I. Dünya savaşında silah deposuna dönen Dersim’de tüm aşiretler silahlanmıştı. 24 Temmuz’da bir askeri kafilenin önü kesildi ve gerginlik çatışmaya dönüştü. Çatışmalar 1921 Temmuzuna kadar sürdü.

25 Temmuz 1920 – Yunanlıların Edirne’yi işgali. Yunan kuvvetleri Doğu Trakya’nın tamamını ellerine geçiriyor ve Edirne Yunanlılar tarafından işgal edildi.

25 Temmuz 1920 – Havsa ve Pınarhisar’ın Yunanlılar tarafından işgali.

25 Temmuz 1920 – İngilizler tarafından boşaltılan Batum’u Gürcülerin işgali üzerine Ankara Hükümetinin protestosu.

25 Temmuz 1920 – Kırklareli, Malkara ve Lalapaşa’nın Yunanlılar tarafından işgali.

25 Temmuz 1920 – Uzunköprü’nün Yunanlılar tarafından işgali.

25 Temmuz 1920 – Şile’nin işgali.

25 Temmuz 1920 – Halep’in Fransızlar tarafından işgali.

26 Temmuz 1920 – (Hâkimiyet-i Milliye, 26 Temmuz 1920) “Aynı emperyalist devletler aynı derecede şiddetle Türk’ün de, Arap’ın da, Irak’ın da, Anadolu’nun da, Suriye’nin de düşmanlarıdır. (…) Şu halde, Anadolu’nun, Irak’ın, Suriye’nin hayatı ve menfaatleri pek sıkı bir tarzda birleşmiş bulunuyor. Demek oluyor ki, Türklerle Iraklılar ve Suriyeliler arasında sıkı bir dostluk ve uyum siyaseti gerekir.”

26 Temmuz 1920 – Atatürk Hakimiyet-i Milliye gazetesine verdiği demeçte Türkiye, Irak ve Suriye’nin, İngiliz ve Fransız emperyalizmine karşı ortak mücadele etmesini şöyle ifade ediyordu; “Türklerle Araplar çok kuvvetli menfaatler zincirleriyle birbirlerine bağlanmış din kardeşleridir. Aynı emperyalist devletler aynı derecede şiddetle Türk’ün de, Arap’ın da, Irak’ın da, Anadolu’nun da, Suriye’nin de düşmanıdırlar. (…) Şu halde Anadolu’nun, Irak’ın, Suriye’nin hayatı , menfaatleri pek sıkı bir tarzda birleşmiş bulunuyor. Demek oluyor ki Türklerle, Suriyeliler ve Iraklılar arasında (…) bir dostluk ve uyum siyaseti gerekir.” (Sinan Meydan, 1923, 3. Baskı, s.72.)

26 Temmuz 1920 – Atatürk’ün 24 Nisan 1920 tarihli konuşmasından üç ay kadar sonra, 26 Temmuz 1920 tarihli Hâkimiyet-i Milliye Gazetesi’nde Türkiye, Irak ve Suriye’nin İngiliz ve Fransız emperyalizmine karşı ortak bir cephe oluşturmaları gerektiğini belirten şöyle bir yazı yayımlandı: “Türklerle Araplar, pek kuvvetli menfaatler zinciriyle birbirine bağlanmış din kardeşleridir. Aynı emperyalist devletler aynı derecede şiddetle Türk’ün de, Arap’ın da, Irak’ın da, Anadolu’nun da, Suriye’nin de düşmanlarıdır. Irak’ta İngilizler, bütün zulümleriyle Irak Araplarını ezmeye çalışıyor. Aynı zalim, Anadolu hakkında da aynı siyaseti takip ediyor. Fransızlar ise Suriye’de aynı siyasetin takibi için uğraşıyorlar. Şu halde, Anadolu’nun, Irak’ın, Suriye’nin hayatı ve menfaatleri pek sıkı bir tarzda birleşmiş bulunuyor. Demek oluyor ki, Türklerle Iraklılar ve Suriyeliler arasında sıkı bir dostluk ve uyum siyaseti gerekir. (…) Biz pekiyi biliyoruz ki, Adana’dan düşmanın uzaklaştırılması ve bir daha oraya basmaması Suriye’nin yardımıyla mümkün olduğu gibi, Suriyeliler de takdir ediyorlar ki, Beyrut ve Şam’ın en sağlam savunmaları Adana’dadır…”

27 Temmuz 1920 – İpsala, Şarköy, Vize, Demirköy’ün Yunanlılar tarafından işgali.

27 Temmuz 1920 – Yunan Kralı Aleksandros’un Edirne’ye gelişi.

27 Temmuz 1920 – Atatürk’ün, milletvekillerinden oluşan bir heyetle Ankara’dan akşam Batı cephesine hareketi.

28 Temmuz 1920 – Taşnak Ermeni Hükümeti’nin Ankara Hükümetinin 8.7.1920 tarihli ültimatomuna Oltu’nun kendilerine ait olduğunu bildiren yanıtı.

28 Temmuz 1920 – Enez’in Yunanlılar tarafından işgali.

27/28 Temmuz 1920 – Atatürk’ün, Anadolu ve Rumeli Müdafaa-i Hukuk Cemiyeti ile mülkî ve askerî makamlar arasındaki ilişki ve görevleri düzenleyen Bakanlar Kurulu kararlarını valiliklere, cephe komutanlıklarına ve Müdafaa-i Hukuk Merkez Heyetlerine bildiren genelgesi: “Anadolu ve Rumeli Müdafaa-i Hukuk Cemiyeti Merkez ve idare Heyetleri, bölgenin en büyük mülkiye memurunun emri altındadır. ..Müdafaa-i Hukuk heyetlerinin hükümet idaresine müdahale etmesi, kendi emirlerinde silâhlı kuvvet bulundurması hiçbir kayıt ve şarta bağlı olmaksızın kesin şekilde yasaktır.” [Kocatürk]

28 Temmuz 1920 – Atatürk’ün, Ankara’dan Eskişehir’e gelişi, Batı Cephesi Komutanı Ali Fuat Paşa ile görüşmesi ve Bilecik’e hareketi (Geceyi Bilecik’te geçirmiştir).

29 Temmuz 1920 – Atatürk’ün, Bilecik çevresindeki kuvvetleri teftişi, akşam Pazarcık’a gelişi (Geceyi burada geçirmiştir). [Kocatürk]

30 Temmuz 1920 – İstanbul’da bir gün önce istifa eden Damat Ferit Paşa, 5. kez hükümeti kurmakla görevlendirildi.

30 Temmuz 1920 – Atatürk’ün, Batı cephesinde teftişleri.

30 Temmuz 1920 – Yunanlılar, Balıkesir ve Edremit bölgelerini işgal etti.

31 Temmuz 1920 – Çerkez Ethem kuvvetlerinin Demirci önlerinde Yunanlılara taarruzu.

31 Temmuz 1920 – Kandıra’nın İngilizler tarafından işgali.

31 Temmuz 1920 – Atatürk’ün, Uşak ve Afyon’da askerî teftişleri ve Afyon Kolordu Dairesi’nde subaylara hitaben konuşması: “…Millet, bağımsızlığının korunmasından ibaret olan hayatî amacının teminini ordudan, ordunun ruhunu oluşturan subaylardan bekler, işte subayların yüce olan görevi budur.”  [Kocatürk]

31 Temmuz 1920 – İstanbul’da, Damat Ferit Paşa’nın yeniden kabine kuruşu (Damat Ferit Paşa, 30 Temmuz 1920’de Sadaret’ten istifa etmiş, yeni kabineyi kurma görevi Vahdettin tarafından yine kendisine verilmiştir. 17 Ekim 1920 tarihine kadar görevde kalan bu kabine, Damat Ferit’in 5. ve son kabinesidir).

31 Temmuz 1920 – Atatürk, Afyon’da subaylara yaptığı konuşmada; “Dünyada hayat için, insanca yaşamak için, bağımsızlık lazımdır. Bağımsızlık sahibi olmak için kuvvet sahibi olmak ve bunun için varlığını kanıtlamak gerekir. Kuvvet ordudur. Ordunun hayat ve mutluluk kaynağı, bağımsızlığı takdir eden milletin, kuvvetin gerekliliğine olan vicdani imanıdır.” (1923, Sinan Meydan, 3. Baskı., s.296)

1 Ağustos 1920 Çerkez Ethem kuvvetleri Demirci kasabasına girdi.

1 Ağustos 1920 – Mustafa Kemal’in annesine mektubundan; “… Elhamdülillah başarılı oluyorum…. yoksa ne olursa olsun Elhamdülillah önemi yoktur….”

3 Ağustos 1920 – Atatürk’ün, Fevzi (Çakmak) Paşa ve Albay Fahrettin (Altay) Bey’le Konya’ya gelişi ve Hükümet Konağı’nda vatanseverlerle görüşmesi “…Elbirliği ile bu vatanı kurtaracağız!”

3 Ağustos 1920 – Mustafa Kemal yine (Sıtma nedeniyle)  rahatsızlanır. (Sonsuza Yolculuk , Yrd. Doç Dr. Ali Güler)

4 Ağustos 1920 – Gelibolu’nun işgali.

4 Ağustos 1920 – Atatürk’ün Konya’da Hastane’yi ve Lise’yi ziyareti, öğleden sonra Hükümet Alanı’nda konuşması.

4 Ağustos 1920 – Atatürk Konya Sultanî Mektebi (Erkek Lisesi)’nde.

4 Ağustos 1920 – Atatürk’ün, akşam trenle Konya’dan Pozantı’ya hareketi.

5 Ağustos 1920 – Cepheleri denetlemek üzere Konya’ya giden Mustafa Kemal, buradan Pozantı’ya geçti. Beraberinde Fevzi Paşa (Çakmak) ve Fahrettin Bey’le (Altay) Pozantı’da “Pozantı Kongresi” adıyla bir toplantı yaptı.

5 Ağustos 1920 – Atatürk Pozantı kongresinde; “ Şeref ve bağımsızlık davasında yararlanacağımız başarı araçlarının feyiz kaynağı yalnız Anadolu değildir. Avrupa’nın bin türlü zulüm ve haksızlığına uğramak suretiyle esaret hayatının türlü türlü ızdıraplarını çekmiş olan Mısır, Hindistan, Rusya ve Afrika’daki Müslüman kardeşlerimiz bakışlarını Cenabı Hakk’ın rahmet eşiğine ve yumruklarını İslamiyet nurunu söndürmek üzere her türlü kötülüğü yapmaya cüret eden düşmanlara çevirmiş ve bizlere bütün mevcudiyetiyle maddi ve manevi yardıma karar vermiş bulunuyorlar.” (Sinan Meydan, 1923, 3. Baskı, s.66.)

5 Ağustos 1920 – Atatürk’ün, Fevzi (Çakmak) Paşa ve diğer bazı arkadaşlarıyla Konya’dan Pozantı’ya gelişi.

5 Ağustos 1920 – Atatürk’ün, Çukurova ileri gelenlerinin oluşturduğu “Pozantı Kongresi”nde bir konuşma yapması.

5 Ağustos 1920 – Atatürk’ün, akşam trenle Pozantı’dan tekrar Konya’ya hareketi.

5 Ağustos 1920 – Atatürk Pozantı Kongresi’nde de ise açıkça emperyalizme karşı bir “mazlum milletler cephesi”nden söz etti.

6 Ağustos 1920 – Çapanoğulları Ayaklanması önderlerinden, Halit Bey yakalandı.

6 Ağustos 1920 – Atatürk’ün, Konya’dan Afyon’a gelişi, buradan da Kütahya’ya hareketi.

6 Ağustos 1920 – Atatürk’ün, beraberindeki Meclis heyetiyle Afyon’dan Kütahya’ya gelişi, istasyonda yeni oluşturulan “Birinci Tabur”u denetlemesi ve ayrılırken Mutasarrıf Sait Bey’e telgrafı: “…Kütahya’yı ziyaret eden heyetimiz burada gördüğü iftihar ve güven verici samimî ve yüksek gösterilerden dolayı fevkalâde memnuniyet ve kıvanç duymaktadır. Hissettiğimiz teşekkürü Büyük Millet Meclisi adına bildirmekle veda eder, bu izlenimimizin bütün halka duyurulmasını rica ederiz.” [Kocatürk]

6 Ağustos 1920 – Saray’ın Yunanlılar tarafından işgali.

8 Ağustos 1920 – Düzce’de ikinci kez ayaklanma. Düzce ve Bolu bölgesinde İkinci Düzce Ayaklanması’nın başlaması. (Bastırılışı: 23 Eylül 1920) İsyan eden bir kısım Abaza, Düzce’yi basarak ateşe verdi. Ankara isyanı bastırmak üzere askeri birlikler gönderdi.

9 Ağustos 1920 – Atatürk’ün, Türkiye Büyük Millet Meclisi’nin gizli oturumunda cephedeki seyahat izlenimleri hakkında konuşması.

10 Ağustos 1920 – Yunus Nadi Bey tarafından yayımlanmakta olan Yeni Gün gazetesinin Ankara’da yayımlanması.

10 Ağustos 1920 – İstanbul Hükûmeti ile İtilaf devletleri arasında Osmanlı Devleti’nin parçalanmasını öngören “Sevr Antlaşması”nın imzalanması. Sevr Antlaşması, Birinci Dünya Savaşı sonrasında İtilâf Devletleri ile savaşta yenilmiş kabul edilen Osmanlı Devleti arasında 10 Ağustos 1920’de imzalanan barış antlaşmasıdır. Hiç uygulamaya girememiştir. Antlaşmayı İstanbul hükümeti adına Rıza Tevfik (Bölükbaşı), Hadi Bey ve Reşat Halis Bey imzaladı. SEVR Barış Anlaşması bir önsözle 13 bölüme ayrılan 433 maddeden oluşuyordu. İlk 26 maddesi Milletler Cemiyeti misakıydı.

10 Ağustos 1920 – İngiltere, Fransa ve İtalya arasında, Sevr ile aynı gün imzalanan “Anadolu’ya dair Britanya imparatorluğu, Fransa ve İtalya arasında üç taraflı anlaşma” ile Sevr hükümleri daha da ağırlaştırılmış, işgal paylaşımı yapılmıştır. Buna göre İngiltere, Musul dahil Irak ve Filistin’e yerleşiyor, Fransız bölgesi, Çukurova, Güneydoğu Anadolu’nun bir kısmı ile Suriye’yi, İtalyan bölgesi, İzmir hariç Antalya ve Konya ile Edremit’e kadar olan yerleri içine alıyordu. Ereğli kömür havzası da İtalyanlara verilmişti. (Bu Vatan Böyle Kurtuldu, Erol Mütercimler)

10 Ağustos 1920 – Hadi Paşa, Rıza Tevfik ve Reşat Halis beylerden oluşan Osmanlı heyeti, 10 Ağustos 1920’de Fransa’da Paris’in banliyösündeki Sevr kentinde, namlı porselen fabrikasının çinili salonunda Sevr Antlaşması’nı imzaladı.

10 Ağustos 1920 – Der Saadet gazetesinin Sevres anlaşmasının imzalandığı günkü resimli manşeti; “ Saban süren baba ve oğul” resmin altında tarlayı süren baba evladına şöyle diyor; “Oğul! Bugün yeni bir devre giriyoruz. Artık geçmiş günleri unutmak ve yüreğin acılarını dağlamak için sabanı sürmeye başla ve her gecenin bir sabahı olduğunu unutma!” Resmin geri planında ise büyük bir güneş vardır ki o güneş Mustafa Kemal ve Milli Harekettir. (Gazetenin mütareke sansürcülerine karşı geliştirdiği bu deha yöntem kurtuluş savaşının en ilginç, zeki ve yaratıcı olaylarından birisidir.)

10 Ağustos 1920 – Sevr Antlaşması’nın 84. ve 122. maddelerine göre Türkiye, Gökçeada (İmroz), Bozcaada dahil Ege adalarını Yunanistan’a, 12 Ada’yı İtalya’ya bırakacaktı. (Padişah Vahdettin’di). Türkiye Lozan’da bu oyunu bozdu; fiilen elindeki adalardan Meis dışında hiçbirini kaybetmedi. Lozan’ın adalarla ilgili maddelerinin malumun ilamından başka bir anlamı yoktur.

12 Ağustos 1920 – Sevr Antlaşması İstanbul’da büyük bir üzüntü yarattı. Müslüman esnaf dükkanlarını kapattı. İstanbul’da çıkan Türk gazetelerinden, Der saadet: “Bugün Türklerin matem günüdür”, Alemdar: “Kara Gün”, Akşam: “Git vatan Kabe’de siyaha burun” biçiminde başlıklar atarken; Yunan gazetelerinden Politiya: “Esir kalmış milyonlarca kardeşimizi kurtarmalıydık” şeklinde başlıklar attı.

12 Ağustos 1920 – Atatürk’ün, -İngiltere’nin Karadeniz Ordusu kurmaylarından Binbaşı Wey’in mektubunu ileten- Ahmet İzzet Paşa’ya cevabı: “Malta’dan İstanbul’a nakledilen ve edilecek olan tutuklulardan herhangi birinin suskun İstanbul hükûmeti eliyle olsa dahi idamı halinde -Erzurum’da hükmümüz altında bulunan Yarbay Rawlinson dahil olmak üzere- elimizde mevcut subay, er bütün esir İngilizlerin karşılık olarak derhal idam edilmelerinin kesin şekilde kararlaşmış olduğunun bu vesile ile adı geçen karargâha bildirilmesine yardımcı olmanızı bilhassa rica ederim.” [Kocatürk]

12 Ağustos 1920 – Şeyhülislam Mustafa Sabri, Yunan işgali altındaki Edirne’ye atadığı Müftü Hilmi Efendi Edirne Selimiye caminde dualar eşliğinde “Venizelos’a şükran ayini” düzenliyordu. (Sinan Meydan, 1923, 3. Baskı, s.203.)

12 Ağustos 1920 – Atatürk, İstanbul’daki İngiliz genel karargâhının, Anadolu’da tutuklanan 22 İngiliz subayının durumunu görüşmek üzere 5 Haziran 1920’de buluşma talep etmesine cevaben; “Türk söz konusu olunca İngilizler, insan hayatına zerrece değer vermiyorlar. Türkiye’ye karşı bin türlü suikastta bulunmaktan zevk alıyorlar. Ama Anadolu’da birkaç İngiliz’in yakalandığını duyunca telaşlanıyorlar. Bunları kurtarmak için harekete geçiyorlar. Bunu yaparken bile Türkiye devletini hor görmekten kendilerini kurtaramıyorlar. Ama milli egemenliğe dayanan yeni Tükiye devleti, kendisini İngilizlere kabul ettirmekte gecikmeyecektir.” (Atatürk mektubunda ayrıca haber aldığı şekilde Malta’da esir tutulan vatansever Türklerden on beşinin idamı durumunda, esir alınan İngiliz subayları da idam edeceğini eklemişti.) (Bu mektup sayesinde İngilizler veya Saray Türkleri idam edemedi.) (Esir değişimi 30 Ekim 1921 tarihinde İnebolu’da yapıldı.)  (Sinan Meydan, 1923, 3. Baskı, s.161.)

12 Ağustos 1920 – Yunanlılar Sevr’de ifade edildiği biçimde, İzmir’in yönetimini resmen devraldılar. İzmir’de Yunan yasaları kabul edilip Yunan mahkemeleri kuruldu.

13 Ağustos 1920 – Cemal Paşa’nın, Taşkent’ten Atatürk’e mektubu (Cemal Paşa bu mektubunda daha evvel 4 mektup yazdığını; fakat hiçbirine cevap alamadığını kaydetmekte ve “…Sizden iki satırlık bir mektuba gerçekten muhtacım. Sizin iki satırlık yazınız bana gelecekteki hareket şeklimin tespiti için rehber olacaktır!” demektedir. [Kocatürk]

13 Ağustos 1920 – Mustafa Kemal’in 20 Ocak 1921 anayasasının ilk tasarısını hazırlayıp meclise sunması. (Atatürk ve demokratik Türkiye, Halil İnalcık)

14 Ağustos 1920 – Yüzbaşı Şeref Bey, Bolu’ya girdi.

14 Ağustos 1920 – Mustafa Kemal’in halkçılık tarifi; “Kuvvetin, kudretin, idarenin doğrudan doğruya halka verilmesi”

14 Ağustos 1920 – Atatürk’ün, Doğu cephesi kuvvetlerinin faaliyetleriyle ilgili bir gensoru nedeniyle Türkiye Büyük Millet Meclisi’nde konuşması: “…Biz, memleket ve milletimizin varlığını ve bağımsızlığını kurtarmak için karar verdiğimiz zaman kendi görüşlerimize bağlı bulunuyorduk ve kendi kuvvetimize dayanıyorduk. Hiçbir kimseden ders almadık, hiç kimsenin kandırıcı vaatlerine aldanarak işe girişmedik. Bizim görüşlerimiz, bizim ilkelerimiz herkesçe malûmdur ki, Bolşevik ilkeleri değildir ve Bolşevik ilkelerini milletimize kabul ettirmek için de şimdiye kadar hiç düşünmedik ve girişimde bulunmadık!”

14 Ağustos 1920 – Atatürk’ün, Trakya’daki durum hakkında Türkiye Büyük Millet Meclisi’nde konuşması: “…Bu milletin akıbeti, bu Meclisle kararlaştırılacaktır ve bu Meclis de koca Anadolu’ya, büyük millete dayanıyor! Neticede, İstanbul’u olduğu gibi, Trakya’yı da yine burası kurtaracaktır!”

14 Ağustos 1920 – Atatürk’ün, Afyonkarahisar Mebusu Mehmet Şükrü (Koç) Bey’in -Bekir Sami, Hacim Muhittin ve Aşir Beylerle ilgili- Genelkurmay Başkanlığı ve İçişleri Bakanlığı’ndan gensorusu nedeniyle Türkiye Büyük Millet Meclisi’nde konuşması: “…İnsanları, harekâtı değerlendirirken, harekâtı yapan komutanların, subayların içinde bulunduğu durumu ve sahip olduğu vasıtaları, karşısında bulunduğu baskıyı, karşılaştığı müşkülleri o anda tetkik etmek lâzımgelir. Yoksa, Yüksek Meclisle ve aradan bu kadar zaman geçtikten sonra, sükûnetle düşünüp yapılacak değerlendirmeler, orada düşünülmüş değerlendirmelere uymayabilir. Bir askerî harekete uzaktan bakmak ve bakanın kendisinin bulunduğu şartlar içinde onu düşünmek, onu hiçbir vakit doğru sonuçlara ulaştırmaz!” [Kocatürk]

14 Ağustos 1920 –  Mustafa Kemal Paşa’nın Demiralay Komutanı (Kütahya) Hafız İbrahim’e gönderdiği 14 Ağustos 1920 tarihli telgraf: “Isparta livasının Müdafaa-i vatan hususunda gösterdiği fedakârlık teşekküre şayandır. Bütün alay zevatı ve kendinize Millet Meclisi’nin takdirlerini ve teşekkürlerini takdim ederim.”

16 Ağustos 1920 – Atatürk’ün, Yörük Ali Efe’ye telgrafı: “…Gönderdiğiniz özel memurla Afyonkarahisar’da görüştüm. …Vatanperverane çalışmalarınızda başarılar dilerim.”

17 Ağustos 1920 – Moskova’da Türk ve Sovyet heyetleri arasında görüşmelerin başlaması. Bekir Sami başkanlığındaki Türk Heyeti ile Sovyet Heyeti arasında Moskova’da görüşmeler başladı.

17/18 Ağustos 1920 – Çerkez Ethem kuvvetlerinin Demirci civarında Yunanlılara baskını ve düşmanın Demirci’nin güneyine atılması.

18/19 Ağustos 1920 – Kuvayı Milliye birlikleri Antep’e girdi. Antep’te Milli Kuvvetler’in Fransızları kuşatma altına alması, Fransız cephesinin yenilerek Milli Kuvvetlerin başarı kazanması.

18 Ağustos 1920 – Atatürk, Afgan emiri Amanullah Han’a bir mektup göndererek İngilizlere karşı birlikte mücadele etmek çağrısında bulundu. (Sinan Meydan, 1923, 3. Baskı, s.66.)

19 Ağustos 1920 – Saltanat Şur’a’sında Sevr Anlaşmasının imzalanması için oy verenlerle anlaşmayı imza edenlerin vatan hainleri ilan edilmeleri hakkında TBMM kararı.

19 Ağustos 1920 – Sevr Barış Antlaşması’nı imzalayanlar ve Saltanat Şûrası’nda olumlu oy kullananlar TBMM’nce vatan haini ilân edildi.

19 Ağustos 1920 – TBMM, Sevr Antlaşması’nı kabul edenlerle, antlaşmayı imzalayanları “vatan haini” ilan etti.

20 Ağustos 1920 – Atatürk ün, Antep halkının düşmanla sonuna kadar savaşmaya karar verdiğini bildiren Antep Mutasarrıfı Sabri Bey’e cevabı: “…Antep halkının gösterdikleri kahramanlık ve vatanseverliğin son derece teşekküre değer bulunduğunun halka bildirilmesi ve söz konusu kararın yayın ve ilânı rica olunur.”

21 Ağustos 1920 – Atatürk’ün, Batı cephesindeki askerî faaliyetlerle Antep cephesindeki millî mukavemetler hakkında Türkiye Büyük Millet Meclisi’nde konuşması: “…Ayıntap ve havalisi halkının vatan müdafaasında, onur ve namus ve bağımsızlık müdafaasında gösterdikleri hareket şekli cidden takdire değer ve örnek alınacak niteliktedir.” [Kocatürk]

21 Ağustos 1920 – Yüksek Komiserler ilk kez Vahdettin’i ayrı ayrı ziyaret ederek Milli Hareket’in bastırılmasını istediler. O gün Vahdettin’le bizzat görüşen İngiliz Amiral de Robeck, İngiliz Dışişleri’ne şu bilgileri vermişti: “Vahdettin, Türkiye’nin ölüm fermanı demek olan Sevr Antlaşması’nın imzalanması için emir verirken gelecekte İngiltere’nin yardımına dayanacağı ümidi beslediğini… yaşayacak olduğu taktirde bir dost yardımına ihtiyacı olduğunu… belirtmiştir.” (Gotthard Jaeschke, Kurtuluş Savaşı ile İlgili İngiliz Belgeleri, Ankara, 1991, s. 7.)

21 Ağustos 1920 – Padişah  “Sèvres‟in Türkiye’nin ölüm fermanı olduğunun bilincindeydi. 21 Ağustos’ta İngiliz Yüksek komitesi ile olan görüşmesinde bu düşüncesini ifade ederken Kemalistleri “serüven peşinde koşan bir şebeke” olarak nitelendiriyor; İngiliz yardımına güvenilebilir ümidiyle anlaşmanın imzalanmasını istediğini ifade ediyordu.

23 Ağustos 1920 – Atatürk’ün, Kastamonu Valisi Cemal Bey’e, İnebolu’da emekli topçu yüzbaşısı, tüccarlardan Saffet Harun Bey’e -İnebolu Kaymakamı aracılığıyla- makine başında ulaştırılmasını istediği telgrafı: “Saffet Harun Beye, validemin ve kız kardeşimle eşinin emin bir şekilde İstanbul’dan kurtarılması ile Anadolu’ya geçirilmesini rica ederim.”

23 Ağustos 1920 – Kastamonu Valisi Cemal Bey’in, Atatürk’ün telgrafına cevabı: “Yüksek emirlerinizi Saffet Harun Bey’e bildirdim. Yanımdadır. Muhterem annelerini, İnebolu’ya mı yoksa Samsun’a mı çıkarmak uygun olduğunu soruyorlar efendim.”

23 Ağustos 1920 – Atatürk’ün, Kastamonu Valisi Cemal Bey’in telgrafına cevabı: “Annemin, kız kardeşimle eşinin İnebolu’ya çıkarılarak buraya bilgi verilmesinin, Saffet Harun Bey’e bildirilmesini rica ederim.” (Bu girişim, ya Zübeyde [2] Hanım’ın yolculuğa imkân vermeyecek derecede rahatsızlığı ya da diğer bir sebeple gerçekleşememiştir. Zübeyde Hanımla kızı Makbule Hanım, ancak 13 Haziran 1922 günü İstanbul’dan Adapazarı’na gelebilmiş ve 14 Haziran günü burada Atatürk’le görüşmüşlerdir. Zübeyde Hanım, Atatürk’le beraber 24 Haziran 1922 günü Ankara’ya gelmiş, Makbule Hanım ise İstanbul’a dönmüştür). [Kocatürk]

24 Ağustos 1920 – 2. Milli Aşiret Ayaklanması çıktı. (Bastırılması 8 Eylül 1920)

24 Ağustos 1920 – Ulusal harekete yardım etmek üzere İstanbul’da gizli olarak kurulan Hamza Grubunun faaliyete geçmesi.

24 Ağustos 1920 – Atatürk’ün, Bitlis’te Küfrevîzade Şeyh Abdülbaki Efendi’ye. girişilen mücadele hakkında halkı aydınlatmada yardımcı olmasını isteyen mektubu: “…Yakında Müslümanların, Avrupalı müstevlilerden kurtuluşu hususundaki başarı haberlerini size inşallah bildiririm.” [Kocatürk]

24 Ağustos 1920 – Türk – Sovyet Rusya dostluk anlaşması metni Moskova’da paraf edildi. (Sinan Meydan, 1923, 3. Baskı, s.75.)

25 Ağustos 1920 – İskilipli Atıf ve Mustafa Sabri’nin başkanlığındaki Teali İslam Cemiyeti’nin bu ihanet bildirileri, Yunan uçaklarıyla Anadolu’ya atıldı. (Harp Tarihi Vesikaları Dergisi, S. 51, s.1181, Zeki Sarıhan, Kurtuluş Savaşı Günlüğü, C. 3, s. 187, 191, Akşin, age, s. 205).

26 Ağustos 1920 – Enver Paşa’nın,  Moskova’dan Atatürk’e mektubu. (Atatürk’ün cevabı: 4 Ekim 1920).

27 Ağustos 1920 – Atatürk’ün, bayramlaşmak ve Batı cephesini denetlemek üzere Fevzi (Çakmak) Paşa ve Albay İsmet (İnönü) Bey’le beraber Ankara’dan Eskişehir’e gelişi.

27 Ağustos 1920 – Atatürk’ün, Eskişehir’den bayram nedeniyle ordu mensuplarına genelgesi: “…Tedbirli ve kararlı çalışmanın teşekküre değer bir sonucu olmak üzere meydana getirilen bu ordunun, şimdiye kadar en olağanüstü fedakârlıklar ve zaferlerle dolu olan tarih ve geleneklerine lâyık fedakârcasına ve gayretle vuruşması çok gereklidir.” [Kocatürk]

28 Ağustos 1920 – Yunan kuvvetlerinin Elvan bölgesinde taarruzu.

28 Ağustos 1920 – Atatürk’ün, Fevzi (Çakmak) Paşa, İsmet (İnönü) ve Salih (Omurtak) Beylerle Eskişehir’den Afyon’a gelişi, Uşak cephesinin durumu hakkında Fahrettin (Altay) Bey’le görüşmesi ve Yunan taarruzuna karşı strateji tespiti. [Kocatürk]

29 Ağustos 1920 – Yunanlılar Uşak’ı işgal etti. Yunan kuvvetleri şiddetli çatışmalardan sonra Uşak’ı ele geçirdi.

29 Ağustos 1920 – Demirci Mehmet Efe Yunan birliklerine karşı başarılı saldırılar düzenledi.

29 Ağustos 1920 – Cemal Paşa’nın, Taşkent’ten Atatürk’e mektubu: “…Bugün Afganistan’a gitmek üzere hareket ediyorum.”

30 Ağustos 1920 – Düzce ayaklanması bastırıldı. Meclis Adapazarı ve Düzce’de ayaklanmaya katılanlar için af ilan etti.

30 Ağustos 1920 – Ayaklanmaya katılan Adapazarı ve Düzce halkı TBMM ‘nde affedildi.

30 Ağustos 1920 – İskilipli Atıf ve Mustafa Sabri’nin başkanlığındaki Teali İslam Cemiyeti’nin bu ihanet bildirileri, Yunan uçaklarıyla Anadolu’ya atıldı. (Harp Tarihi Vesikaları Dergisi, S. 51, s.1181, Zeki Sarıhan, Kurtuluş Savaşı Günlüğü, C. 3, s. 187, 191, Akşin, age, s. 205).

1 Eylül 1920 – Bakü’de Doğu Hakları Kurultayının toplanması. (Sona erişi: 7 Eylül 1920)

1-9 Eylül 1920 – Bakü’de toplanan Doğu Halkları Birinci kongresine Türkiye’yi (Ulusal hareketi) temsilen Atatürk’ün görevlendirdiği İbrahim Tali (Öngören) katıldı. (Sinan Meydan, 1923, 3. Baskı, s.75.)

1 Eylül 1920 – Doğu Milletleri Kurultayı Azerbaycan’ın Baku kentinde başladı. Ankara hükümeti adına İbrahim Tali Bey’in temsilci olarak katıldığı kurultayda Üçüncü Enternasyonal’in sekreteri Zinovyev konuşmasında, emperyalistlere karşı savaştığı için Mustafa Kemal’e ve Ankara hükümetine yardım edeceklerini söyledi.

1 – 8 Eylül 1920 – Sovyetler Bakü’de “Doğu Milletleri Kongresi” topladı. 1891 kişinin katıldığı kongrede en kalabalık grup Anadolu’dan giden 25 kişilik gruptu. (TBMM bu kongreye resmi temsilci göndermedi, gözlemci göndermekle yetindi.)

2 Eylül 1920 – Simav’ın Yunanlılar tarafından işgali.

2 Eylül 1920 – Nizip’in Fransızlar tarafından işgali.

3 Eylül 1920 – Simav, Yunanlılar tarafından işgal edidi.

3 Eylül 1920 – Nizip işgal edildi.

4 Eylül 1920 – Cami Bey’in (Baykut) Ankara Hükümeti’nin Roma temsilciliğine atanması (1922 yılında ayrılmıştır)

4 Eylül 1920 – Dahiliye vekilliğine Tokat mebusu Nazım Bey seçildi. Bakü’deki Doğu Halkları Kurultayı’nda Ankara’nın temsilcisi İbrahim Tali Bey bir konuşma yaparak Anadolu’daki milli hareketin bir burjuva hareketi olmadığını belirtti. Kurultayda Enver Paşa’nın bildirisi de okundu.

5 Eylül 1920 – TBMM ‘nde “Nisab-ı Müzakere Kanunu” kabul edildi.

5 Eylül 1920 – İkinci Yozgat Ayaklanması. (Bastırılması 30 Aralık 1920)

5 Eylül 1920 – Gediz’in Yunanlılar tarafından işgali.

5 Eylül 1920 – Yalova’nın işgali.

5 Eylül 1920 – Kandıra’nın kurtuluşu.

5 Eylül 1920 – Galip Kemali (Söylemezoğlu) Bey’in, Roma’dan Atatürk’e mektubu.

5 Eylül 1920 – 18 sayılı “Nisab-ı Müzakere kanunu” ile bu kanunun 4ncü maddesi gereği ‘Kolordu altındaki askeri birliklerin siyasetle ilgilenmesi’ hukuken engellenmiştir. (Akl-ı Kemal, c.1, Sinan Meydan)

6 Eylül 1920 – Refet Bey İçişleri Bakanı oldu.

7 Eylül 1920 – “Takvimi Vekayi” Gazetesinde, rütbeleri indirilen subaylar arasında Mustafa Kemal’in rütbesinin yarbaylığa indirildiği yazıldı.

8 Eylül 1920 – Külçe altın halinde ilk parti Sovyet yardımının Erzurum’a gelişi ve teslim alınışı : Bu altınlar Türkistan eski Cumhurbaşkanı, rahmetli Osman Kocaoğlu’nun ifadesine göre: “Kurtuluş Savaşı günlerinde, biz Türklerin en son kalan bir yarımada Anadolu’dan başka gidecek yerimiz yok. O da düşman tarafından basılmıştır. Türk kardeşlerimize askeri bir yardımda bulunamıyoruz. Kısa bir zamanda biz de Bolşeviklerce devlet olarak dağıtılacağız. Hazinemizdeki külçe altınların Atatürk Hükümetine verilmesini sizlerden ağlayarak rica etmekteyim.” demiştir. Bu vesile ile Rusların gönderdiği külçe altınların Türkistanlı kardeşlerimize ait olduğunu açıklamaktadır.

8 Eylül 1920 – Atatürk’ün, İtalya Dışişleri Bakanı Kont Sforza’ya, Cami (Baykut) Bey’in Roma temsilciliğine gönderilmesi nedeniyle mektubu.

8 Eylül 1920 – 1 Haziran’da başlayan Milli aşireti isyanı bastırıldı. (Viranşehir yakınlarında Cibranlı Halit Bey Kürt aşiretlerini isyana çağırdı. Fransızlarla görüşüp Siverek’e ilerledi. 19 Haziran’da kuşatıldılar. İsyancılar Suriye’ye kaçtı. Bir ay sonra yine Viranşehir’e saldırdılar. Karakeçili aşireti ileri gelenlerini katlettiler. İsyan 8 Eylül tarihinde bastırıldı.)

10 Eylül 1920 – Türkiye Komünist Partisi (TKP) Bakü’de kuruldu. Bakü’de Mustafa Suphi tarafından Türkiye Komünist Partisi’nin kuruluşu ve kongresi. Türkiye Komünist Fırkası’nın kongresi Bakü’de Mustafa Suphi’nin konuşmasıyla açıldı.

10 Eylül 1920 – Bakü’de Türkiye Komünist partisinin birinci kongresi yapıldı. (74 delegeden 51’ni Anadolu’daki komünist gruplar göndermişti.)

11 Eylül 1920 – “Firariler hakkındaki Kanun”un TBMM’de kabulü. (Bu kanunla askerlik hizmetinden kaçanları yargılamak ve cezalandırmak üzere TBMM üyelerinden oluşan üçer kişilik İstiklal Mahkemeleri kurulması özel hükme bağlanmıştır)

11 Eylül 1920 – TBMM’nde İstiklal Mahkemelerinin kurulmasına karar verildi.

11 Eylül 1920 – Olağanüstü mahkemelerin varlığına ihtiyaç duyulduğundan, 11 Eylül 1920 tarihinde 21 numaralı Firariler Hakkında Kanun çıkarıldı. Çıkarılan bu kanuna dayanılarak İstiklal Mahkemelerinin kurulmasına, kurulacak olan mahkemelerin firar eden askerlerle ilgilenmesine ve bu konuda verecekleri kararların da temyizinin olmayacağına karar verildi. Bu kanundan bir hafta sonra 18 Eylül 1920’de Heyet-i Vekile’nin verdiği teklifle 14 yerde İstiklal Mahkemesi kurulması istendi ve aynı gün 45 numaralı Meclis Kararı ile Ankara, Eskişehir, Konya, Isparta, Sivas, Kastamonu, Kayseri olmak üzere yedi bölgede İstiklal Mahkemesinin acilen kurulması kararlaştırıldı. (“Firariler hakkındaki Kanun”un TBMM’de kabulü. (Bu kanunla askerlik hizmetinden kaçanları yargılamak ve cezalandırmak üzere TBMM üyelerinden oluşan üçer kişilik İstiklal Mahkemeleri kurulması özel hükme bağlanmıştır)

12 Eylül 1920 – Doğu Cephesi birlikleri Ermenilere karşı saldırıya geçti.

13 Eylül 1920 – Mustafa Kemal, İstanbul’dan gelen Osmanlı delegeleri, Ahmet İzzet ve Salih Paşa’larla, Bilecik tren istasyonunda görüştü.

13 Eylül 1920 – Atatürk’ün, Mustafa Suphi’nin 15 Haziran 1920 tarihli mektubuna cevabı.

13 Eylül 1920 – Mustafa Kemal’in “Halkçılık Programı” adı altında bir broşür yayımlaması, bu broşürün Türkiye Büyük Millet Meclisine takdimi ve üyelere dağıtılması. (Mustafa Kemal’in “Halkçılık Programı” T.B.M.M. ‘ne sunuldu.) (18 Eylül’de T.B.M.M. ‘nde okundu)

13 Eylül 1920 – 13 Eylül 1920’de TBMM’ye bir “Halkçılık Beyannamesi” sundu. 18 Kasım 1920’de TBMM’de kabul edilen bu Halkçılık Beyannamesi’nde geçen “Türkiye halkını (…) irade ve hâkimiyetinin sahibi kılmak” ifadesi 1921 Anayasası’nın (Teşkilat-ı Esasiye Kanunu) 1. maddesine “Egemenlik kayıtsız şartsız milletindir” şeklinde yansıdı.

13 Eylül 1920 – Mustafa Kemal, İstanbul’dan gelen Osmanlı delegeleri, Ahmet İzzet ve Salih Paşa’larla, Bilecik tren istasyonunda görüştü.

14 Eylül 1920 – Cemal   Paşa’nın,   Afganistan’dan   Atatürk’e   mektubu: “…Emir Hazretleri sizden Afganistan için bir Osmanlı subay heyeti gönderilmesini rica ediyor. …Fikrime göre bu heyet vasıtasıyla Afganistan’da mükemmel bir ordu vücuda getirirsek ileride buralarda yapmayı tasarladığım harekât için fevkalâde bir vasıta elde etmiş oluruz. …Doğuda yapmak istediğim işlerde muvaffak olabilirsem İngiliz dostlarımızın başına belâ olacağıma ve sizin yükünüzü hafifleteceğime eminim.”

14 Eylül 1920 – Kâzım Karabekir’in, Atatürk’e, Celâlettin Arifin Vilâyat-ı Şarkiye ya da Erzurum Valiliği’ne atanmasını teklif eden telgrafı. [Kocatürk]

14 Eylül 1920 – TBMM ‘nde “Men-i Müskirat Kanunu” kabul edildi. (28 Şubat 1921’de yayınlandı) (Sarhoş eden şeylerin yasaklanması) İçki yasağı kanunu kabul edildi.

16 Eylül 1920 – Mustafa Kemal Paşa’nın memleketteki Bolşevik faaliyetleri hakkında Ali Fuat Paşaya telgrafı: “Gizli komünizm teşkilatını her surette durdurmak ve uzaklaştırmak isteyen bir takım kimseler hilekarane bir suretle komünizm vs. teşkilatına taraftar olduğumu daima yayıyorlar. Fakat yanlıştır.”

16 Eylül 1920 – Atatürk’ün, memleketteki gizli Bolşevik faaliyetleri hakkında Batı Cephesi Komutanı Ali Fuat Paşa’ya telgrafı: “…Kayıtsız şartsız Rus bağımlılığı demek olan içerdeki komünizm örgütü, gaye itibariyle tamamen bizim aleyhimizdedir. Gizli komünizm örgütünü her surette durdurmak ve uzaklaştırmak mecburiyetindeyiz. …Kendi arzularını kolaylıkla destekletmek isteyen birtakım kimseler, hilekârane bir surette komünizm vesaire örgütüne taraftar olduğumu daima yayıyorlar; fakat yanlıştır!”  [Kocatürk]

18 Eylül 1920 – Halkçılık programı mecliste okundu. Programa karşı eleştiriler yoğunlaştı.

18 Eylül 1920 – 7 bölgede en kısa sürede İstiklal Mahkemesi kurulması hakkında TBMM kararı.

18 Eylül 1920 – Birinci dönem İstiklal mahkemeleri; 18 Eylül 1920 ile 17 Şubat 1921 tarihleri arasında görev yaptı. İstiklal mahkemeleri yasasının kabulünden sonra Genelkurmay Başkanı İsmet Paşa 14 İstiklal Mahkemesi kurulması için öneride bulundu. Fakat sayı çok görüldüğü için 7 mahkeme bölgesi saptandı. Bir ay sonra Diyarbakır’a da bir mahkeme kurulması kabul edilince sayı 8’e yükseldi: Ankara, Eskişehir, Konya, Isparta, Sivas, Kastamonu, Pozantı, Diyarbakır.

18 Eylül 1920 – Atatürk’ün, 13 Eylül 1920’de Meclis’e sunduğu “Halkçılık Programı’nın Türkiye Büyük Millet Meclisi’nde okunması. (Bu program, incelenmek üzere özel bir komisyona gönderilmiş, daha sonra 20 Ocak 1921 tarihli ilk Anayasa bu programdan doğmuştur). [Kocatürk]

20 Eylül 1920 – Ermeni harekâtının başlaması.

20 Eylül 1920 – Sarıkamış’ın kurtarılışı.

20 Eylül 1920 – Atatürk’ün, Kâzım Karabekir’in 14 Eylül 1920 tarihli teklifine cevabı: “…Celâlettin Arif Bey’in Erzurum Valiliği’ne atanması mümkün değildir. Milletvekilliğinden istifa ettiği takdirde adı geçen vilâyete atanması Vekiller Heyeti’ne teklif olunabilir.” [Kocatürk]

21 Eylül 1920 – Trabzon Kaçakçı Müfrezesi kuruldu. Müfrezenin görevi Rus limanlarından Trabzon’a ve buradan Karadeniz’in diğer limanlarına yapılan silah ve cephane taşımacılığını yürütmekti. (Bu Vatan Böyle Kurtuldu, Erol Mütercimler)

23 Eylül 1920 – İlk Sovyet Savaş malzemeleri geldi. İlk Rus savaş malzemesi getiren motorun Tuapse’den Trabzon’a gelişi.

24 Eylül 1920 – Doğu Cephesinde Ermeniler, Bardız ve Kötek’te saldırıya geçti.

25 Eylül 1920 – Mustafa Kemal meclis gizli oturumunda padişahı hain ve bön bir adam olarak tanımladı.

26 Eylül 1920 – Çıkarılan 28 numaralı Kanunla İstiklal Mahkemelerinin yetkileri genişletildi. Bu kararla mahkemelere askerlikten firar suçunun yanısıra, Hıyanet-i Vataniye Kanunu kapsamında bulunan askeri ve siyasi casusluk suçlarına bakma yetkisi de verildi. Askerlikten firar, gasp, soygun, iç güvenliği ihlal, bozgunculuk, casusluk davalarına baktı

28 Eylül 1920 – Hıyanet-i Vataniye Kanununa göre açılan davalarda İstiklal Mahkemelerinin yetkili kılınması hakkında kanun.

28 Eylül 1920 – Doğu Cephesinde milli kuvvetlerin Ermeniler’e taarruzu.

28 Eylül 1920 – Kazım Karabekir komutasındaki Türk ordusu, doğuda Ermenileri yendi.

28 Eylül 1920 – Atatürk’ün, Matbuat ve İstihbarat Genel Müdürlüğü’nün çalışmaları hakkında Türkiye Büyük Millet Meclisi’nde konuşması: “…Bugün gerçekten Anadolu’da basın vardır ve bu basın, yine Anadolu’da vuku bulan çalışmaların sonucudur. Hemen hemen önemli bir merkezimiz yoktur ki orada bir gazete çıkmamış olsun. Demek ki Anadolu’da basın vardır; bu nedenle basın ihmal edilmemiştir.” [Kocatürk]

29 Eylül 1920 – Sarıkamış, Ermenilerden geri alındı.Milli kuvvetlerin Kazım Karabekir komutasında Sarıkamış’a girişi.

29 Eylül 1920 – Doğu’da 9.Tümen Çatak bölgesini ele geçirdi. Doğu ordusuna başlı birlikler Ermenilerin terkettiği Erzurum’a girdi.

29 Eylül 1920 – Yeşilordu dağıtıldı. Bu kuruluş üyesi olanlardan bir bölümü; Nazım Bey ve arkadaşları Türkiye Halk İştirakiyûn Fırkası’nı kurarken bir kısmı da Mustafa Kemal’in emriyle resmi Türkiye Komünist Fırkası’na girdi.

29 Eylül 1920 – Cemal Paşa’nan, Herat’tan Atatürk’e mektubu: “Ben Afganistan’a geldim. 15 günden beri Herat’ta bulunuyorum. Bizim melun İstanbul hükümetinin barış antlaşmasını imza ettiğini tiksinti ve lanetle okudum.” [Kocatürk]

30 Eylül 1920 – Doğu Cephesinde Merdinik’in milli kuvvetler tarafından ele geçirilişi.

30 Eylül 1920 – İznik’in milli kuvvetler tarafından Yunan işgalinden kurtarılışı.

30 Eylül 1920 – Kazım Karabekir kumandasındaki birlikler kürt aşiret alaylarıyla birlikte Sarıkamış’ı geri aldı.

1 Ekim 1920 – Milli Kuvvetler, Kağızman’ı geri aldı.

1 Ekim 1920 – Koçkiri aşiretinden Alişir’in başlattığı isyan Kemah ve köylerine yayıldı.

1 Ekim 1920 – Koçgiri isyanı başladığında Türkiye topraklarında 200.000 kişilik işgal ordusu vardı. (Cumhuriyet tarihi yalanları, Sinan Meydan)

2 Ekim 1920 – Yunanlıların İznik’i işgali.

2 Ekim 1920 – Konya’da Delibaş Mehmet Ayaklanması çıktı. Konya’da Delibaş Mehmet’in önderliğindeki ayaklanmacılar, Çumra’yı ele geçirdi. (Düzce ve Yozgat ayaklanmalarının tamamen bastırılmasından kısa bir süre sonra, Konya bölgesi isyan etti. İsyan için gerekli zemin Vali Cemal Bey zamanında, Sait Molla, Zeynelabidin ve Rahip Frew tarafından hazırlanmış, fakat Refet Bey’in bölgeye gelmesi ve Bozkır isyanının önlenmesi ile nisbi bir sükûna kavuşmuştu. Ancak Teali-i İslâm ve İngiliz Muhipleri Dernekleri ile Hürriyet ve İtilâf Fırkası’nın bölgede millî hareket karşıtı faaliyeti el altından devam etmekteydi. Bunun sonucunda, isyan 2 Ekim 1920‟de patlak verdi. Ayaklanmanın başında daha önceki Bozkır isyanına katılan Delibaşı Mehmet vardı. Delibaşı çoğu asker kaçağı Türkmenlerden beş yüz kişi ile belirtilen tarihte Çumra’yı bastı. Durumu öğrenen gözü pek bir kimse olan Vali Haydar Bey, bir taraftan acele yardım isterken, diğer taraftan Alaaddin Tepesi çevresinde, savunma önlemleri aldı. Padişah yanlılarının yoğun propagandası etkisinde kalan bölgede ayaklanma hızla gelişti. Asiler 3 Ekim’de Konya’yı ele geçirdiler ve hükümete el koydular. 4 Ekim’de Vali teslim olmak zorunda kaldı. İsyan Koçhisar, Karapınar, Karaman, Ilgın, Akşehir, Seydişehir, Beyşehir, Akseki, Manavgat ve Alanya’ya kadar yayıldı. Mustafa Kemal, Albay Refet Bey’i isyanı bastırmakla görevlendirdi. Refet Bey 6 Ekim’de Konya’yı Delibaşından kurtardı ve hızlı bir takip hareketi ile Çumra, Bozkır, Seydişehir, Beyşehir’i asilerden temizledi. Bu arada Yarbay Osman (Kasap) birlikleri Ilgın, Akşehir, Yalvaç dolaylarını, Pozantı’dan gelen, kuvvetler Karaman dolaylarını Demirci Mehmet Efe kuvvetleri de, Eğridir, Karaağaç, Akseki üzerinden Antalya’ya kadar olan bölgeyi tarayarak sükûneti sağladılar. Refet Bey’in takip ettiği Delibaşı Mehmet kaçmaya muvaffak olarak Silifke’de Fransızlara teslim oldu.)

3 Ekim 1920 – Çumra’dan sonra Konya’ya giren ayaklanmacılar şehre hakim oldu. Vali Haydar Bey, 12. Kolordu komutanı Fahrettin Bey’den (Altay) yardım istedi.

3 Ekim 1920 – Delibaş isyanı.

4 Ekim 1920 – Sovyet elçilik heyetinin Ankara’ya gelişi.

4 Ekim 1920 – Atatürk’ün, diğer komutanlarla beraber fedakâr çalışmaları nedeniyle Kâzım Karabekir’e telgrafı: “Millî emellerin elde edilişi, milletimizin birlik oluşu uğrunda harcanan çalışmanın teşekküre değer olduğunu arz eylerim.” [Kocatürk]

4 Ekim 1920 – Atatürk’ün, Enver Paşa’nın Moskova’dan yazdığı 26 Ağustos 1920 tarihli mektubuna cevabı.

5 Ekim 1920 – Venizelos’un, Lloyd George’a yazısı: “…Türk hükümetinin Mustafa Kemal’i ortadan kaldıramayacağına kanaat getirdim. Sultan’ın daha fazla asker göndermesi milliyetçileri kuvvetlendiriyor. Mustafa Kemal’e karşı tedbir olarak: 1- “Bütün Türkleri İstanbul’dan atalım (!)”  2- “Karadeniz’de Pontus Rum Devleti’ni kuralım (!)”

6 Ekim 1920 – Atatürk’ün, kendisine bağlılık duygularını bildiren 9.Tümen Komutanı Halit (Akmansü) Bey’e cevabı: “…Kurtuluşa ermek için yegâne millî dayanak, sizin gibi memleketin büyük komutanlarının vefa ve samimiyetidir. Telgrafınızdan cidden duygulandım, teşekkür ediyorum. Erzurum’un kuvvet ve gayreti ve ordunun disiplin ve bağlılığı bütün memleketin gözünü diktiği bir hedeftir.” [Kocatürk]

6 Ekim 1920 – Kuvayı Milliye Konya’ya girdi. Refet Bey (Bele) komutasındaki kuvvetler, Konya’ya gelerek şehri Delibaş’ın isyancılarından kurtardı.

7 Ekim 1920 – Ankara İstiklal Mahkemesi, Sevr’i kabul eden Damat Ferit ile imzalayan Hadi Paşa, Rıza Tevfik ve Reşat Halis’i idama mahkûm etti.

7 Ekim 1920 – “Ceridei Resmiye” (Resmi Gazete) kuruldu. (Çıkışı; 7.2.1921)

7 Ekim 1920 – Ankara İstiklâl Mahkemesi’nin, Damat Ferit Paşa, Hadi Paşa, Rıza Tevfik ve Reşat Halis hakkında -Sevres Antlaşması’nı, Türkiye Büyük Millet Meclisi’nin izni olmaksızın düşmanlarla müzakere ve imza etmeleri gerekçesiyle- gıyaben idam kararı. [Kocatürk]

8 Ekim 1920 –2. Pozantı kongresi

10 Ekim 1920 – Yüksek Komiserler, Vahdettin’i ziyaret edip Sevr’in kabulü için Ankara’yı ikna etmek üzere Anadolu’ya bir heyet göndermesini istediler.

11 Ekim 1920 – İki gün süren şiddetli çarpışmalardan sonra Fransızlar Kovancıbaşı savaşını kaybetti ve Osmaniye Toprakkale’den Adana’ya doğru çekildi. (Cumhuriyet tarihi yalanları, Sinan Meydan)

11 Ekim 1920 – Atatürk’ün, Türkiye Büyük Millet Meclisi’nin gizli oturumunda, Rusya’ya elçilik heyeti ile beraber gidecek olan “İlmî Tetkikat Heyeti”nin izinli sayılması hakkında konuşması.

15 Ekim 1920 – Güney cephesinde Saimbeyli kurtarıldı.

15 Ekim 1920 – Haçin’de Ermenilerin Türk kuşatmasını yarmak istemesiyle birlikte şehir işgal edildi.

15 Ekim 1920 – Demirci Mehmet Efe’nin, -Konya’da Delibaş isyanını bastırmak üzere Albay Şefik (Aker) Bey’le beraber isyan bölgesine hareketini bildiren- Atatürk’e telgrafı: “Yüce emrinizi saygı ile aldım. Şükranlarımı arz ederim. Bütün mücahit arkadaşlarım ellerinizden öperler. Millî maksatlar için çalışan mücahitlerin önderi, en sadık hizmet edeni olduğumu teyiden arz ederim.”

15 Ekim 1920 – Atatürk’ün, Demirci Mehmet Efe’nin 15 Ekim 1920 tarihli telgrafına cevabı: “Hissiyatınıza teşekkür ve milletimizin birliğini amaç edinen bugünkü vatanî çalışmalarınızda başarılar diler, bütün arkadaşlara selâm ederim.” [Kocatürk]

16 Ekim 1920 – Atatürk’ün, Sovyet Rusya’nın antlaşma için Van ve Bitlis’in Ermenilere bırakılması teklifi üzerine Moskova’da bulunan Bekir Sami (Kunduh) Bey’e talimatı: “…Gerek Büyük Millet Meclisi’nin ve gerek onun güven ve itimadına sahip bulunan Bakanlar Kurulu’nun, coğrafî, askerî ve iktisadî hiçbir ilke ile izahı ve bağdaştırılması mümkün olmayan söz konusu teklifi her ne pahasına olursa olsun kabul edemeyeceği.” [Kocatürk]

17 Ekim 1920 – Damat Ferid Paşa sadrazamlıktan (sadaretten) istifa etti.

17 Ekim 1920 – Misak-ı Milli esaslarına aykırı Sovyet önerileri, TBMM ‘nde reddedildi.

18 Ekim 1920 – Resmi Türkiye Komünist Fırkası kuruldu. Türkiye Komünist Fırkası, Ankara’da resmen kuruldu. “Türkiye Komünist Fırkası” adlı örgütün Ankara’da resmen kuruluşu (bu fırka Mustafa Kemal Paşa’nın direktifi ve bilgisi dahilinde yakın arkadaşlarına kurdurulmuş danışıklı bir örgüttü).

18 Ekim 1920 – Türkiye Komünist partisi (TKP) Atatürk’ün isteğiyle 18 Ekim 1920 tarihinde Ankara’da Taşhan’ın karşısındaki binada kuruldu. İleri gelenleri Refik Koraltan, Kılıç Ali, Yunus Nadi, Tevfik Rüştü gibi Mustafa Kemal’e yakın isimlerdi. (Parti 1921 ortalarında görevini tamamlayarak kapatıldı.)

18 Ekim 1920 – Atatürk, Ankara’da hem Çerkez Ethem’i hem de komünistleri kontrol etmek için Türkiye Komünist Fıkrası (TKF) kurdurdu. Atatürk bu girişimini Çerkez Ethem’e duyurdu. Çerkez Ethem’in parti yönetim kuruluna alındığını belirterek,  ‘Yeni Dünya’ gazetesinin Ankara’ya naklini istedi. Gazete Ankara’ya getirildi ve burada ‘Türkiye Komünist Gazetesi’ başlığı altında yayınlandı. Partinin ileri gelenleri arasında Refik Koraltan, Kılıç Ali, Yunus Nadi, Tevfik Rüştü gibi Atatürk2ün yakın çevresindeki isimler vardı. Partinin tüm dizginleri Atatürk’ün elindeydi. (1923, Sinan Meydan, 3. Baskı., s.325)

21 Ekim 1920 – Tevfik Paşa başkanlığında İstanbul’da son Osmanlı Hükümeti kuruldu.

21 Ekim 1920 – Tevfik Paşa Osmanlı sadrazamı oldu. Tevfik Paşa’nın kabine kurması.(Tevfik Paşa başkanlığında İstanbul’da son Osmanlı Hükümeti kuruldu).  Damat Ferit’in istifasıyla boşalan sadaret mevkiine dördüncü kez Tevfik Paşa getirildi. Damat Ferit Paşa’nın istifası üzerine Tevfik Paşa’nın kabine kuruşu (bu kabine, son Osmanlı kabinesi olup 4 Kasım 1922 tarihinde istifa etmiştir).

22 Ekim 1920 – Atatürk’ün, Çiçerin’in 2 Temmuz 1920 tarihli mektubuna cevabı.

22 Ekim 1920 – Fransızlar Antep’i bombalamaya devam etti. Antep direndi. Ancak açlık vardı. Kadınlar hayvan leşlerinden yemek yapmak zorunda kaldı. (Cumhuriyet tarihi yalanları, Sinan Meydan)

23 Ekim 1920 – Der Saadet gazetesi, İstanbul’da, Tevfik Paşa Hükümetinin iktidara gelmesini haber yaparken yine resim kullanmış (36 x 17 santimetre) resimde boğazın iki yakasından uzanan ellerin, boğazın ortasında tokalaşmasını göstermiştir. Eller İstanbul ve Anadolu’yu ifade etmekte, resmin arkasındaki güneş ise yine Mustafa Kemal ve milli hareketi temsil etmektedir. (Sansür heyeti resimden işkillenmemiş ancak doğal olarak ve yok yere yazının 120 satırlık bölümünü sansürlemiş, gazete manşet resmiyle ama o satırlar olmadan yayınlanmıştır.)

24 Ekim 1920 – İngiliz, Fransız ve İtalyan Yüksek Komiserlerinin barış anlaşmasının (Sevr) onaylanması hakkında Tevfik Paşa’ya ortak notası.

24 Ekim 1920 – Batı Cephesi’nde Yunanlılara karşı Gediz taarruzu yapıldı, başarı sağlanamadı. (Başarısızlık üzerine Ali Fuat Paşa Moskova’ya elçi gönderildi.)

25 Ekim 1920 – Ali Fuat Paşa’ya (Cebesoy) bağlı birliklerle Çerkez Ethem’in komutanlık ettiği Kuva-yı Seyyare kuvvetleri Gediz’i Yunanlılardan geri aldı.

25 Ekim 1920 – Atatürk’ün, Berlin’de bulunan Talât Paşa’ya yurt dışında yapacağı girişimlerden Ankara’nın haberdar edilmesini bildiren mektubu: “…Batı’da yapacağınız çalışma ve işlerden buraya kısım kısım bilgi verildiği takdirde karar ve eylemlerde tam ahenk meydana gelerek amaca erişmek kolaylaşır.” [Kocatürk]

27 Ekim 1920 – Yunanlılar İnegöl ve Yenişehir’i işgali etti.

27 Ekim 1920 – Yunanlıların Bursa cephesinden ilerlemeye başlaması.

27 Ekim 1920 – T.B.M.M., bundan böyle İstanbul Meclisinden başka milletvekili kabul edilmemesine karar verdi.

27 Ekim 1920 – Gediz’e giren milli kuvvetlerin, Yunanlılara taarruzu ile başlayan “Hamidiye Hanı Muharebesi” ve Türk birliklerinin geri çekilmesi.

27 Ekim 1920 – Doğu cephesinde milli kuvvetlerin Kars üzerine harekata başlaması.

27 Ekim 1920 – T.B.M.M., bundan böyle İstanbul Meclisinden başka milletvekili kabul edilmemesine karar verdi.

27 Ekim 1920 – Atatürk’ün, Taşkent’te bulunan Cemal Paşa’nın 11 Haziran ve 2 Temmuz 1920 tarihli iki mektubuna cevabı.

27 Ekim 1920 – Karakol Cemiyeti adlı direniş örgütü kuruldu. Mütareke döneminin ilk gizli direniş grubu, İstanbul’da kurulan Karakol Cemiyeti’dir. 1918 Ekim sonları veya Kasım başlarında Talat Paşa’nın direktifi ile kurulan Cemiyet’in kurucuları arasında, Kurmay Albay Kara Vasıf, Emekli Yüzbaşı Baha Said, Albay Galatalı Şevket ve Yenibahçeli Şükrü Bey’ler gibi İttihadçı şahıslar bulunmakta idi. Kısa zamanda örgütlenme çalışmalarını tamamlayan Karakol Cemiyet’in Millî Mücadele’yi yaptığı en büyük hizmet, İstanbul’dan Anadolu’ya silah ve cephane ile subayların kaçırılmasını sağlaması, İngiliz Muhibleri Cemiyeti gibi kuruluşların planlarına ve faaliyetlerini Mustafa Kemal Paşa’ya haber vermesi olmuştur. Karakol Cemiyeti’nin davamı olan Zabıtân Grubu, 27 Ekim 1920 tarihinde yeniden yapılandırılmıştır. Kaynak: mit.gov.tr/tarihce

27 Ekim 1920 – Çıkarılan Meclis tezkeresiyle Kayseri İstiklal Mahkemesinin kurulmasına gerek olmadığına karar verildi.

30 Ekim 1920 – Türk ordusunun Kars’a girişi. Kars Ermenilerden geri alındı.

30 Ekim 1920 – Mondros Antlaşmasından sonra İngilizler tarafından Ermenilere devredilen Kars, Doğu Ordusu’nun askeri harekatıyla Ermenilerden geri alındı.

30 Ekim 1920 – Atatürk’ün, Kars Kalesi’nin millî kuvvetler tarafından alınması üzerine Kâzım Karabekir Paşa’ya tebrik telgrafı: “…Kars gibi bir kalenin zaptı, milletin tarihinde nadir olan fevkalâde bir askerî başarıdır!”

30 Ekim 1920 – Kars 30 ekim 1920’de kurtarıldı. Kars halkının milli mücadelede gösterdiği fedakarlıktan ötürü şehre Gazi [3] ünvanı verildi. 1921 yılında yapılan Moskova ve Kars Antlaşmaları ile sınırlarına kavuşan Kars, Cumhuriyet’in ilanından sonra il yapıldı.

31 Ekim 1920 – Yunan kuvvetleri Gediz’i tekrar geri aldılar.

31 Ekim 1920 – Doğu cephesi komutanı Kazım Karabekir Paşa’nın Ferik (Orgeneral) rütbesine yükselişi.

31 Ekim 1920 – Atatürk’ün, Kâzım Karabekir’e telgrafı: “… Dışarda bulunan kişilerin yurt içindeki yakın taraftarları, onların memleket ve milletin kurtuluşu uğrunda hizmette bulunduklarını propaganda etmek suretiyle eski kabahatlerini millete affettirmek ve memlekete girmeleri ortamını hazırlamak için çalışmakta oldukları anlaşılmıştır. Bu gayretkeşler içinde bazı anlayışsızlar da vardır.” [Kocatürk]

31 Ekim 1920 – Atatürk’ün, Ali Fuat Paşa’ya, danışıklı Komünist Partisi kurduruşunun sebeplerini açıklayan telgrafı.

1 Kasım 1920 – Ankara’daki “Zabit Namzetleri Talimgahı” ilk mezunlarını verdi. Atatürk’ün, subay yetiştirmek üzere Ankara’da açılan “Zabit Namzetleri Talimgâhı”nın ilk mezunlarını vermesi münasebetiyle yapılan törende konuşması: “Ordumuz, hayat ve haysiyet mücadelesinde milletin ve milletin amaçlarının yegâne dayanağıdır”

1 Kasım 1920 – Atatürk’ün, “Zabit Namzetleri Talimgahının ilk mezunlarını vermesi nedeniyle Okul’un hatıra defterine yazdıkları: “Türkiye Büyük Millet Meclisi Hükümeti, ya bağımsızlık ya ölüm andıyla yetişen ilk bağımsızlık subaylarının ordu ve milletimize takdim ve emanet olunduğunu görmekle bahtiyardır!”

2 Kasım 1920      İkinci parti Sovyet savaş malzemeleri geldi.

3 Kasım 1920 – Doğu cephesinde milli kuvvetlerin Gümrü yönünde harekâta geçmesi.

3 Kasım 1920 – Simav’ın Yunanlılar tarafından ikinci kez işgali.

4 Kasım 1920 – Gümrü yönünde harekata geçen milli kuvvetlerin Şahnalar hattını işgal etmesi.

4 Kasım 1920 – İcra Vekilleri Heyeti’nin seçim yönteminde değişiklik yapıldı. (Şimdiye değin bakanları Meclis gizli oyla seçiyordu. Bundan böyle bakanlar, T.B.M.M. Başkanınca gösterilen adaylar arasından seçilecekti)

4 Kasım 1920 – Tevfik Paşa Hükümeti, Anadolu’ya gidecek heyete, “Hükümet Sevr Antlaşması’na uymakla yükümlüdür. Ankara Sevr’i kabul etmelidir” talimatını verdi.

5 Kasım 1920 – Mehmet Akif Ersoy Kastamonu Nasrullah caminde verdiği vaazlarla Müslüman halkı Atatürk’ün yanında düşmana karşı direnişe çağırıyordu. 5 Kasım tarihli vaazında şöyle diyordu; “Ey cemaat-i müslimin! Milletler topla, tüfekle, zırhlı ordularla, teyyareler ile yıkılmıyor, yıkılmaz; milletler ancak aralarındaki rabıtalar (bağlar) çözülerek herkes kendi başının derdine, kendi havasına, kendi menfaatini temin etmek sevdasına düştüğü zaman yıkılır. (…) İslam tarihini şöyle bir göümüzdn geçirecek olursak cenupta, şarkta, şimalde, garpte yetişen ne kadar Müslüman hükümetleri varsa hepsinin tefrika (ayrılık) yüzünden , aralarındaki fitneler, fesatlar, nifaklar, şikaklar yüzünden istiklallerine veda ettiklerini, başka milletlerin esareti altına girdiklerini görürüz. Emeviler, Abbasiler, Fatimiler, Endülüslüler. (…) Ağyar eline düşen Müslüman yurtlarının hali bizim için en müessir bir levha-i ibrettir. Endülüs diyarını gözünüzün önüne getirin. O cihanın en mamur, en medeni, en mütefennin iklimi vaktiyle sinesinde on beş milyon Müslüman barındırırken bugün baştanbaşa dolaşsanız tek bir dindaşa rast gelemezsiniz…” (Sinan Meydan, 1923, 3. Baskı, s.13.)

5 Kasım 1920 – Batı Cephesi Komutanı Ali Fuat Paşa, Mustafa Kemal Paşa ile buluşmak için müracaat etti.

5 Kasım 1920 – Sadrazam Tevfik Paşa barış antlaşmasının onaylanması için Ankara hükümeti ile ilişki kurulmasının zorunlu olduğunu söyledi.

5 Kasım 1920 – Mehmet Akif, Kastamonu’da bir camide yaptığı konuşmada Sevr Antlaşmasından korkulmaması gerektiğini, süregelen iç isyanlar karşısında birlik ve beraberlik içinde mücadeleye girilmesi gerektiğini öne sürdü.

6 Kasım 1920 – Doğu cephesinde Ermeniler mütareke istedi.

7 Kasım 1920 – Doğu Ordusunun Arpaçay’a uzanan bölgeyi ve Gümrü’yü işgali. Kurtuluş Savaşı sırasında Doğu Cephesi birlikleri Gümrü’yü işgal etti. Gümrü’nün kurtarılışı.

7 Kasım 1920 – Ermenilerle geçici mütareke.

7 Kasım 1920 – Atatürk’ün, Batı Cephesi Komutanı Ali Fuat Paşa’yı acele Ankara’ya çağırması.

8 Kasım 1920 – Savaş’ın, düzenli ordu ile yürütülmesine karar verildi. Orduyu kurumsallaştırmak isteyen Mustafa Kemal, İsmet Bey (İnönü) ve Refet Bey (Bele) düzensiz kuvvetlerin orduya bağlanması yolunda karar aldı.

8 Kasım 1920 – Ali Fuat Paşa, Moskova Büyükelçiliği’ne atandı.

8 Kasım 1920 – Atatürk’ün, Eskişehir’den Ankara’ya gelen Ali Fuat Paşa ile görüşmesi. (Bu görüşmede Ali Fuat Paşa’ya Moskova Büyükelçiliği teklif edilmiş, kabulü üzerine resmî işlemler tamamlanarak bu atama 21 Kasım 1920’de kendisine resmen bildirilmiştir). [Kocatürk]

8 Kasım 1920 – Atatürk’ün, Moskova’da bulunan Bekir Sami (Kunduh) Bey’e Sovyet teklifleriyle ilgili görüşlerini bildiren telgrafı.

8 Kasım 1920 – Ermeniler, T.B.M.M. ‘nin barış koşullarını kabul etmedi.

9 Kasım 1920 – Batı Cephesi iki bölüme ayrıldı.(kuzey cephesi, güney cephesi) İsmet Bey’in (İnönü) Batı Cephesi, Refet Bey’in (Bele) Güney Cephesi Komutanlıklarına tayini.

9 Kasım 1920 – 68 numaralı Meclis Kararı ile anılan  (İstiklal) mahkemelerin yanında Diyarbekir’de mahkeme kurulması kararlaştırıldı.

10 Kasım 1920 – Doğu Cephesi Komutanlığının Ermenilerin mütareke koşullarını kabul etmemesi nedeniyle, birliklerine harekata devam emri vermesi.

10 Kasım 1920 – Atatürk’ün,  Ankara  Erkek Öğretmen  Okulu’nun  “Zabit Namzetleri Talimgâhı”nın ilk mezunları şerefine verdiği yemekte bulunması.

11 Kasım 1920 – Doğu Cephesi Karargâhı, Gümrü’ye taşındı.

10/11 Kasım 1920 – Doğu Cephesi Komutanlığının Ermenilerin mütareke koşullarını kabul etmemesi nedeniyle, birliklerine harekata devam emri vermesi.

11 Kasım 1920 – Fikriye Hanım’ın, İstanbul’dan vapurla Karadeniz Ereğlisi’ne gelişi, ilçe kaymakamı Naci Bey’in, durumu telgrafla Atatürk’e bildirmesi: “Fikriye Hanımefendi, bugün İstanbul’dan gelmiştir. …Oraya ne suretle ve hangi yolla hareketi uygun görülürse, yüksek emrinizin beklendiği arz olunur.” (Fikriye Hanım, Atatürk’ün üvey babası Ragıp Bey’in kardeşi Albay Hüsamettin Bey’in kızıdır. Bu yakınlık nedeniyle Atatürk’ü tanımış, onun da sevgisini kazanmıştı. Atatürk’ün iznini alarak Anadolu’ya geçtiği günlerde 23-24 yaşlarında olan Fikriye Hanım’ın, Atatürk’e karşı açığa vuramadığı bir sevgi ve aşk beslediği anlaşılmaktadır). [Kocatürk]

11 Kasım 1920 – Başyaver Salih (Bozok) Bey’in, -Karadeniz Ereğlisi Kaymakamı Naci Bey aracılığıyla- Fikriye Hanım’a telgrafı: “Varışınızı şimdi haber alarak Ankara’ya hareket etmeniz, arkadaşlarımdan olup birkaç gün evvel buraya gelmek üzere Ereğli’ye geldiğini haber aldığım Mithat Beyle birlikte gelmeniz Kaymakamlığa yazılmıştır. …Hareketinizin bildirilmesi Paşa Hazretlerinin arzuları gereğidir. Sizin de buna göre hareket etmeniz uygundur.” (Fikriye Hanım, Mithat Bey’le beraber 13 Kasım 1920 gecesi Karadeniz Ereğlisi’nden vapurla İnebolu’ya, oradan da kara yoluyla -Kastamonu üzerinden- Ankara’ya gelmiştir. [Kocatürk]

12 Kasım 1920 – Doğu cephesi kuvvetlerinin Arpaçay’ın doğusuna geçmeleri. Ermenilerin Iğdır’ı boşaltarak Aras’ın kuzeyine çekilmeleri ve Iğdır’ın kurtuluşu.

12 Kasım 1920 – Ermeniler’in boşalttığı Iğdır’a, Türk birlikleri girdi. (Ermenilerin Iğdır’ı boşaltarak Aras’ın kuzeyine çekilmeleri ve Iğdır’ın kurtuluşu.)

13 Kasım 1920 – Albay Kazım Bey başkanlığındaki diplomatik heyetin Tiflis’e varışı.

14 Kasım 1920 – Doğu Cephesindeki milli kuvvetlerin Ermenileri yenerek Dahne sırtlarına çıkışı.

15 Kasım 1920 – 73 numaralı Meclis Kararı ile anılan  (İstiklal) mahkemelerin yanında Pozantı’da mahkeme kurulması kararlaştırıldı.

15 Kasım 1920 – TBMM’ne “Dersim aşiretleri” adına yazılmış bir muhtıra teslim edildi.

15 Kasım 1920 – Libyalı Şeyh Sünüsi (Seyid Ahmet Şerif Sünüsi) Ankara’ya geldi. Mustafa Kemal, şeyh onuruna 23 Kasım’da mecliste yemek verdi. (Cumhuriyet tarihi yalanları, Sinan Meydan)

15 Kasım 1920 – Şeyh Sunusi (Libya) Ankara’ya geldi.

15 kasım 1920 – Islahiye kurtuldu.

17 Kasım 1920 – Ermenilerin kendilerine daha önce bildirilen mütareke koşullarını kabul etmeleri. Ermeniler ateşkes için önerilen bütün koşulları kabul etti.

18 Kasım 1920   Ermenistan’la Ateşkes Anlaşması imzalandı.

18 Kasım 1920 – Kürtlerin 15 ve 20 Kasım 1920 tarihli muhtıraları dikkate alınarak 1921 anayasası içerisine bazı hükümler kondu ve 18 Kasım 1920’de “yerinden yönetim ilkesi” gereği Kürtlerle görüşmeler başladı.

18 Kasım 1920   T.B.M.M., Emperyalizme karşı bildirisini (beyanname) yayınladı.

18 Kasım 1920 – Atatürk’ün 13 Eylül 1920’de TBMM’ne sunduğu, 18 Eylül 1920’de okunan halkçılık programı, 18 Kasım 1920’de TBMM’nde Halkçılık beyannamesi olarak kabul edildi. (1923, Sinan Meydan, 3. Baskı., s.354)

20 Kasım 1920   General Papulas, Türkiye’deki Yunan orduları başkomutanlığına atandı.

20 Kasım 1920 – Atatürk, Elcezire cephesi Komutanlığı’na gönderdiği telgrafta; “Dinimizin ve bağımsızlığımızın haini olan İngilizler” diyordu. (Sinan Meydan, 1923, 3. Baskı, s.158.)

21 Kasım 1920   Ali Fuat Paşa, Moskova Büyükelçisi oldu.

22 Kasım 1920   Yunan Başkomutanı General Papulas İzmir’e geldi.

23 Kasım 1920 – Batı Cephesi Komutanlığının emri ile Simav ve Havalisi Bölge Komutanlığı’nın kurulması ve Eskişehir’de Kuvay-ı Seyyare komutanlığına bu komutanlığa bağlı olduklarının bildirilmesi.

23 Kasım 1920 – Demirci Mehmet Efe, Konya’ya atandı.

23 Kasım 1920 – Atatürk’ün, Ermenilerle yapılacak barış görüşmelerine Ankara hükümetinin delegeleri olarak katılacak olan Hamit ve Necati Beylere talimatı: “…Ermenilere vekâlet ve onları himaye amacıyla işe karışmak isteyenlere karşı aracılık kabul etmediğimizi ifade edebilirsiniz. Hukukumuzdan zerre kadar fedakârlığa razı olunamayacağı muhakkaktır. Kâzım Karabekir Paşa Hazretleri’ne Dışişleri’nden bu konuda gerekli talimat verilmiştir.” [Kocatürk]

24 Kasım 1920 – Çerkez Ethem’in kardeşi Tevfik’in Eskişehir’den Batı cephesi komutanlığına telgrafı: “Seyyar kuvvetler, ne bir tümen ne de muntazam bir kuvvet haline çevrilemez. Bendeniz bir daha bunun dışında bir işi kabul edemem.”

25 Kasım 1920 – T.B.M.M. ‘nde “Düğünlerde Men’i İsrafat Kanunu” kabul edildi. (Düğünlerde gereksiz harcamanın önlenmesi)

25 Kasım 1920 – İsrafı engelleme kanunu kabul edildi.

25 Kasım 1920 – Atatürk’ün, Türkiye Büyük Millet Meclisi’nin Şeyh Sunusî şerefine verdiği yemekte konuşması.

25 Kasım 1920 – TBMM’ne aşiretlerce hazırlanan ikinci Dersim Muhtırası teslim edildi. (Talepleri Sevr’de yazıldığı şekilde Diyarbakır, Elazığ, Van ve Bitlis’te Kürt özerk yönetiminin hayata geçirilmesiydi.)

26 Kasım 1920 – Fransızlar Nizip’i ele geçirdi.

27 Kasım 1920   Çerkes Ethem birliklerinin itaatsizlikleri, Ethem’in kardeşi Tevfik’in Batı cephesi komutanına ve Mustafa Kemal’e yazdığı mektuplarla ortaya çıktı.

27 Kasım 1920 – Umum Seyyar Kuvvetler Komutan Vekili -Çerkeş Ethem’in kardeşi- Tevfik Bey’in, Atatürk’e telgrafı: “…Seyyar Kuvvetler ..bu noktalar halledilinceye kadar Batı Ordusu’nu âmir tanıyamayacaklardır ve Batı Ordusu’nun gönderdiği Simav ve Havalisi Komutanı’nın Eskişehir’e dönmesi için emir verilmiştir(!)” [Kocatürk]

28 Kasım 1920 – Mehmet Akif (Ersoy) ve Eşref Edip ”Sebilü’r-Reşad” dergisini Kastamonu’da çıkarmaya başladılar.

29 Kasım 1920 – Mustafa Kemal Sovyet Dışişleri Bakanı Çeçerin’e bir telgraf gönderip emperyalizme karşı ortak mücadele çağrısını yineledi.

29 Kasım 1920 – “İstiklal Madalyası” ihdası hakkındaki kanunun TBMM’de kabulü.  TBMM savaşta yararlılık gösterenler için İstiklal madalyası ihdası hakkında kanun çıkardı.

29 Kasım 1920 – Atatürk, 29 Kasım 1920’de Irak’taki Necef Arap Hükümeti’ne bir mektup yazarak iki Müslüman milletin, ortak düşman İngilizlere karşı birlikte hareket etmesini önerdi.İngiliz belgelerine göre, Irak’ta İngiliz karşıtı hareketleri körüklemek için 22 Haziran 1920’de özel bir komite kurup Arap liderlerine gönderdi. 9 Ekim 1919’da Suriye halkına yönelik bir beyanname yayımlayarak Suriyelileri işgalci emperyalistlere karşı mücadeleye çağırdı.

30 Kasım 1920 – Atatürk’ün, Türk-Sovyet ilişkilerini bozmaya yönelik İngiliz propagandaları hakkında Doğu Cephesi Komutanlığı’na talimatı: “…Türk milletinin, kendi hayatına kastetmiş olan emperyalistlerle müştereken hareket edebileceği zannını birçok kere telkine muvaffak olan İngiliz oyunlarına hayret etmemek elden gelmez.” [Kocatürk]

1 Aralık 1920 – Demirci Mehmet Efe’nin ayaklanması.

1 Aralık 1920 – Başyazarı Yakup Kadri Karaosmanoğlu olan İkdam gazetesi milli harekete duyarsız kalamayan İstanbul gazetesidir. Gazete 1 Aralık 1920 tarihli “Anadolu’nun iç yüzü” adlı yazısında Milli hareketi ve nedenlerini özetlemiş, 15 Aralık 1920 tarihli “Zavallı İstanbul” adlı yazısında da işgal altındaki İstanbul’un içler acısı halini gözler önüne sermiştir.

1 Aralık 1920 – Atatürk’ün, Türk-Sovyet ilişkilerine dair esaslar konusunda Moskova Büyükelçisi Ali Fuat Paşa’ya talimatı. (Talimatın bir özeti de Baku ve Tiflis mümessillerimize iletilmek üzere Doğu Cephesi Komutanlığı’na gönderilmiştir). [Kocatürk]

1 Aralık 1920 – Atatürk Moskova Sefiri Ali Fuat Paşa’ya verdiği talimatnamenin 15nci maddesinde;  düşmanların ‘Türk Milletinin emperyalizme karşı mücadelesinde başarılı olması halinde diğer mazlum milletler de örnek olması’ndan korktuklarını belirtiyor ve Sovyet yetkililere ve sosyal her türlü platformda ‘Türk Kurtuluş savaşına yapılacak her türlü yardımın dünya emperyalizmini yıkmak konusundaki öneminin vurgulanmasını” istiyordu. (Sinan Meydan, 1923, 3. Baskı, s.79.)

2/3 Aralık 1920  Türkiye – Ermenistan arasındaki sınırı çizen Gümrü Antlaşması imzalandı. 93 Harbi diye anılan savaşla birlikte Osmanlı Devleti’nin kaybettiği yerlerin -Batum hariç- iadesini sağlayan Gümrü Antlaşması imzalandı. Kars Ermenistan’dan alındı.

3 Aralık 1920 – Mamure kurtuldu.

3 Aralık 1920 – Ankara’da üç aydır maaş alamayan öğretmenler boykot yaptı. (Cumhuriyet tarihi yalanları, Sinan Meydan)

3 Aralık 1920 – Atatürk’ün, Ahmet İzzet Paşa başkanlığındaki İstanbul Heyeti ile Bilecik’te görüşmek üzere, akşam Ankara’dan trenle Eskişehir’e hareketi.

3 Aralık 1920 – İngiltere Başbakanı Lloyd George’un demeci: “…Mustafa Kemal, Yunanlıları İzmir’den atabilir; bu sebeple Yunanlılara her türlü yardımı yapmalıyız(!)”

3 Aralık 1920 – Mustafa Kemal’in Cafer Tayyar Paşa’ya, yunan faaliyetlerine karşı mukabil teşkilat yapılmasını, silahlı müfrezeler kurulmasını, birinci kolordunun buna mümkün mertebe destek sağlamasını isteyen yazısı.

4 Aralık 1920 – TBMM’de Anadolu ve Rumeli Müdafaa-i Hukuk Grubu kuruldu ve Mustafa Kemal Grup Başkanlığı’na seçildi.

4 Aralık 1920 – Atatürk’ün, beraberindekilerle sabah Ankara’dan Eskişehir’e gelişi.

4 Aralık 1920 – Mustafa kemal Paşa, Eskişehir’de Batı cephesinde denetlemelerde.

4 Aralık 1920 – Mustafa Kemal, İsmet İnönü ile Çerkez Ethem’in kardeşi milletvekili Çerkez Reşit, Eskişehir’de bir araya geldi. Görüşmede Çerkez Ethem birliklerinin takındığı tavır konuşuldu.

4 Aralık 1920 – Ankara’da maaşlarını alamayan öğretmenler ilk kez grev yaptı.

5 Aralık 1920 – T.B.M.M.’de Anadolu ve Rumeli Müdafaa-i Hukuk Grubu kuruldu ve Mustafa Kemal Grup Başkanlığına seçildi.

5 Aralık 1920 – İstanbul’dan gelen İzzet (Furgaç) ve Salih (Hulusi Kezrak) Paşalarla Mustafa Kemal arasında görüşmeler yapıldı. Bilecik Görüşmesi yapıldı (Bilecik Mülakatı).

5 Aralık 1920 – Mustafa Kemal Paşa’nın Bilecik’te Ahmet İzzet Paşa başkanlığındaki İstanbul heyeti ile görüşmesi. Atatürk’ün, Bilecik’e gelişi; burada Dahiliye Nazırı Ahmet İzzet Paşa başkanlığında Bahriye Nazırı Salih Paşa, Ziraat Nazırı Hüseyin Kâzım Bey, Rasathane Müdürü Fatin (Gökmen) ve Dışişleri memurlarından Münir (Ertegün) Bey’in dahil olduğu İstanbul heyeti ile görüşmesi ve heyetin İstanbul’a dönmesine müsaade etmeyeceğini, beraber Ankara’ya gidileceğini bildirmesi. Görüşme sonucu heyetin İstanbul’a dönmesine izin verilemeyeceğini ve birlikte Ankara’ya gidileceğini bildirmesi. (Bilecik Mülakatı).

5 Aralık 1920 – Mustafa Kemal’in Bilecik’e gelmesi, burada Dahiliye Nazırı Ahmet İzzet Paşa başkanlığındaki İstanbul Heyeti ile görüşmesi ve heyetin İstanbul’a dönmesine müsaade etmeyeceğini, beraber Ankara’ya gidileceğini bildirmesi (Bilecik Mülakatı). (İstanbul’dan gelen İzzet (Furgaç) ve Salih (Hulusi Kezrak) Paşalarla Mustafa Kemal arasında Bilecik görüşmesi yapıldı.)

5 Aralık 1920 – Atatürk, Vahdettin’in Anadolu’ya gönderdiği heyet ile Bilecek’te buluştu. Ancak heyetin İstanbul’a dönmesine izin vermeyip Ankara’ya götürdü.

6 Aralık 1920      Bilecik Görüşmesine katılanlar, Ankara’ya götürüldü.

6 Aralık 1920 – Atatürk ve beraberindekilerin, İstanbul Heyeti ile beraber trenle Ankara’ya gelişi. (Bu heyetteki kişilerin, Millî Hükümet hizmetinde çalışmak istemedikleri anlaşıldığından, bir süre Ankara’da kalışlarını takiben 7.3.1921’de İstanbul’a dönmelerine izin verilmiştir). [Kocatürk]

7 Aralık 1920 – Türkiye Halk İstirakiyun Fırkası kuruldu. (14 Temmuz 1920 de gizli olarak Türkiye Komünist Partisi, 7 Aralık 1920’den sonra resmen bu isim altında faaliyet göstermişti).

8 Aralık 1920 – Çerkez Ethem ile Ankara arasında anlaşmazlıklar artıyor.

9 Aralık 1920 – İç ayaklanmaları bastırmak üzere, Merkez Ordusu kuruldu. Komutanlığa Nurettin Paşa getirildi.

9 Aralık 1920 – Atatürk’ün, Türkiye Büyük Millet Meclisi’nin gizli oturumlarında, Diyarbakır Milletvekili Hacı Şükrü Bey’le ilgili görüşmeler esnasında konuşması. TBMM’nin gizli oturumunda cephelerdeki askeri durum ve düzenli ordu oluşturulması için bazı milis kuvvetlerinin tasfiyesi hakkında görüşmeler.

9 Aralık 1920 – Çerkez Ethem, ihtilafların büyümesi üzerine İsmet Bey’i (İnönü) Mustafa Kemal’e, Kuva-yı Seyyare’nin ödeneklerini ödemediği gerekçesiyle şikayet etti. Çerkeş Ethem’in, Kütahya’dan Atatürk’e şikâyetlerini bildiren telgrafı: “…Her yerde bol bulunan kimselerin karıştırıcılığıyla, bilhassa zât-ı devletlerinin de evham getirecek dereceye sevk edildiğini dolayısıyla haber alıyorum. …Yüksek düşüncelerinizin bildirilmesine emirlerinizi…”

9 Aralık 1920 – TBMM’nin gizli oturumunda cephelerdeki askeri durum ve düzenli ordu oluşturulması için bazı milis kuvvetlerinin tasfiyesi hakkında görüşmeler.

9 Aralık 1920 – Atatürk’ün, Arnavutluk Harbiye Nazırlığı’na seçilen emekli Kurmay Albay Selâhattin (Kip) Bey’e hükümetin memnuniyetini bildiren mektubu. [Kocatürk]

11 Aralık 1920 – Demirci Mehmet Efe ayaklanması. Demirci Mehmet Efe üzerine, birlik gönderildi.

12 Aralık 1920 – Anlaşmazlık büyüyor. Çerkez Ethem, Ankara hükümetini suçladı. (9 Aralık 1920  Çerkez Ethem, ihtilafların büyümesi üzerine İsmet Bey’i (İnönü) Mustafa Kemal’e, Kuva-yı Seyyare’nin ödeneklerini ödemediği gerekçesiyle şikayet etti).

13 Aralık 1920 – Atatürk’ün, Türkiye Büyük Millet Meclisi kararıyla Anadolu’nun özlem ve selâmlarını bildirmek üzere Trakya’ya gönderilen Cevat Abbas (Gürer) ve Galip Bahtiyar Beyler aracılığıyla Trakya ve Paşaeli Müdafaa-i Hukuk Cemiyeti’ne mesajı: “…Trakya davası Anadolu davası ile eştir. Türk milletinin fedakârlığı, gayreti sayesinde her iki dava da kurtarılacaktır. Başarı temenni ve en samimî selâmlarımı sunarım.”

13 Aralık 1920 – Atatürk’ün, Çerkeş Ethem’in 9 Aralık 1920 tarihli telgrafına cevabı: “…Benim sözlerimi ve teminatımı bütün samimiyet ve ciddiyetimle kabul ederek, her türlü müşkülleri, başka makamlarla halletmekte zorluğa uğradıkça, doğrudan doğ­ruya hususî ve gizli olarak bana bildirmekle halledilebileceğine inanmalısın!” [Kocatürk]

13 Aralık 1920 – Doğu Cephesi Karargâhı, Kars’a taşındı.

14 Aralık 1920 – Yusuf Kemal Bey başkanlığında bir kurulun Sovyetler Birliğine gitmek üzere Ankara’dan ayrılışı.

15/16 Aralık 1920 – Güney Cephesi komutanı Refet Bey’in, Demirci Mehmet Efe kuvvetlerini dağıtması ve Demirci Mehmet Efe’nin kaçışı.  Demirci Mehmet Efe yenildi. Demirci Mehmet Efe’nin kuvvetleri dağıtıldı.

16 Aralık 1920 – Mustafa Kemal ayrılmış olan Batı ve Güney cephelerine telgraf çekerek, Kuva-yı Seyyare’ye karşı tavır alınmasını istedi.

19 Aralık 1920 – 5 Aralık’ta yapılan plesibit üzerine, Konstantin yeniden Yunanistan Kralı olarak Atina’ya geldi.

19 Aralık 1920 – Milli Mücadele’yi destekleyen ”Antalya’da Anadolu” gazetesi yayınlanmaya başladı.

20 Aralık 1920 – Kuva-yı Seyyare komutan vekili, Çerkez Ethem’in kardeşi Tevkif Bey, Batı Cephesi Komutanlığı’nı tanımadığını ve emirlerini dinlemeyeceğini ilan etti.

21 Aralık 1920 – Atatürk’ün, Anadolu’ya geçenlere verilen seyahat belgeleri hakkındaki bir soru nedeniyle Türkiye Büyük Millet Meclisi’nde konuşması: “…Kayıt ve şarta bağlamaktan vazgeçmeyelim, düşmanlarımız pek alçaktır.”

21 Aralık 1920 – Atatürk’ün, Afgan ordusunu modernleştirme çalışmalarını yürütmek üzere Afganistan’a bir askerî heyet gönderilmesi konusunda Genelkurmay Başkanı Fevzi (Çakmak) Paşa’ya talimatı. [Kocatürk]

22 Aralık 1920 – Atatürk’ün başkanlığında bir kısım hükümet üyeleri ve milletvekilleriyle yapılan toplantı sonunda, Çerkeş Ethem’le Kütahya’da görüşmek üzere bir mebus heyeti oluşturulması kararı.

22/23 Aralık 1920 – Atatürk’ün, Seyyar Kuvvetler Komutanı Çerkeş Ethem’e telgrafı: “Sizinle görüşmek ve vaziyeti izah etmek üzere Celâl (Bayar), Reşit, Kılıç Ali, Eyüp Sabri ve Vehbi Beylerle Emir Paşa yarın (23.12.1920) saat 12’de hareket ettirilecek trenle Kütahya’ya geleceklerdir!”

23 Aralık 1920 – Kuvay-ı Seyyare komutanı, Çerkez Ethem’e “nasihat vermek” üzere bir mebus heyetinin Ankara’dan Kütahya’yı hareketi.

23 Aralık 1920 – Mustafa Kemal Çerkez Ethem’e telgraf çekerek anlaşmazlığın çözülmesini istediğini ve bir grup mebusun bunu çözmek için yola çıktığını bildirdi.

24 Aralık 1920 – Çerkez Ethem’i yola getirmek için, bir ögüt kurulu, Kütahya’ya gönderildi.

24 Aralık 1920 – Yunan Kralı Aleksandr’ın ölümü. Konstantin tahta çıkışı.

25/26 Aralık 1920 – Atatürk’ün, -Vekiller Heyeti kararıyla gelişigüzel gönüllü er toplanmasının yasaklanması üzerine- askerî ve mülkî memurlara, belediyelere ve Müdafaa-i Hukuk Cemiyeti şubelerine bildirgesi: “Hiçbir kimse hiçbir sebep ve suretle hükümet merkezinin bilgisi olmaksızın kuvvet toplamaya yetkili değildir. Bu bildirgenin bildirilişi tarihinden evvel bu yolda girişimde bulunmuş olanlar varsa derhal kendilerini ve girişim amaçlarını doğrudan doğruya bana haber vereceklerdir.” [Kocatürk]

25 Aralık 1920 – Atatürk’ün, Çerkez Ethem’in Batı Cephesi Komutanı İsmet (İnönü) Bey’in bilgisi olmaksızın Kuvve-i Seyyare’den bir kısım kuvvetleri Gediz ve Kütahya’da toplaması üzerine, Kütahya’da bulunan milletvekili heyetine durumun aydınlatılmasını isteyen telgrafı.

25 Aralık 1920 – TBMM, ermeni kıyımı iddiasıyla idam edilen Bayburt eski kaymakamı Nusret Bey’in ailesine maaş bağlanmasını kararlaştırdı. (Cumhuriyet tarihi yalanları, Sinan Meydan)

26 Aralık 1920 – İstanbul’da İngilizlerin denetimi altındaki Büyük postane altında Ankara ve Anadolu ile bağlantıyı sağlamak üzere gizli telgraf merkezi kurulması.

26 Aralık 1920 – Ankara’dan Kütahya’ya gelen milletvekili heyetinin, Çerkeş Ethem ve kardeşi Tevfik’le görüşmesi ve 26/27 Aralık’ta görüşme sonucunu telgrafla Atatürk’e bildirmeleri (Çerkeş Ethem ve kardeşleri bu görüşmede bazı şartlar ileri sürmüşler, özellikle Albay Fahrettin (Altay) ve Refet (Bele) Beylerin cepheden uzaklaştırılmalarını istemişlerdir(!) [Kocatürk]

26 Aralık 1920 – Mebus heyetinin Kütahya’da Çerkez Ethem ve kardeşi Tevfik ile görüşmesi. (Çerkez Ethem ve kardeşleri bu görüşmede bazı koşullar ileri sürmüşler, özellikle de Albay Fahrettin Bey ve Refet Paşa’nın cepheden uzaklaştırılmalarını istemişlerdir.)

27 Aralık 1920 – Çerkez Ethem Ayaklanması başladı.

27 Aralık 1920 – Kütahya’da Çerkez Ethem’le görüşen milletvekili heyetinin Atatürk’e gönderdiği telgrafın, Vekiller Heyeti’nde görüşülmesi, Kuvve-i Seyyare’nin Türkiye Büyük Millet Meclisi Hükûmeti’nin emrinde olduğu kararının alınması ve Atatürk’ün, telgrafla bu kararı bildirerek Kütahya’daki heyeti Ankara’ya çağırması.

27 Aralık 1920 – Atatürk’ün, Batı ve Güney Cepheleri Komutanlarına Çerkeş Ethem’e karşı hazırlıklı bulunmaları hakkında yazısı: “Kütahya’daki heyetin cevabı, Kuvve-i Seyyare işinin artık barış yoluyla ve siyasetle çözümünün olanak dışı olduğunu kanıtlamış ve sorunun kuvvet zoruyla çözümlenmesi gerektiği anlaşılmıştır!”[Kocatürk]

28 Aralık 1920 – Mustafa Kemal’in izniyle Rusya’dan gelmekte olan Mustafa Suphi ve arkadaşları Kars’ta törenlerle karşılandı.

28 Aralık 1920 – Çerkez Ethem’e karşı harekât başladı.

28 Aralık 1920 – Mustafa Kemal; Bir millet yalnız kendi gücüne dayanarak varlığını ve bağımsızlığını sağlayamazsa şunun bunun oyuncağı olmaktan kurtulamaz.” (Akl-ı Kemal, c.3, Sinan Meydan)

29 Aralık 1920 – Kütahya, T.B.M.M. Kuvvetlerince Ethem kuvvetlerinden temizlendi.

29 Aralık 1920 – Kuvay-ı Seyyare komutanı Çerkez Ethem’in Kütahya’dan TBMM’nin meşruluğuna tecavüz eden telgrafı: “Batı cephesine bağlı bazı kuvvetlerin Çerkez Ethem ve kuvvetlerini ortadan kaldırmak için harekata geçerek Kütahya’yı işgal etmeleri ve Ethem kuvvetlerinin Gediz’e doğru çekilmeleri.”

29 Aralık 1920 – Atatürk’ün, Türkiye Millet Meclisi’nin gizli oturumunda Çerkeş Ethem meselesi hakkında konuşması: “…Efendiler, Allaha şükür hükümetiniz kuvvetlidir. Ordumuz güven vericidir. Şüphesiz ki Büyük Millet Meclisi’nin meşruiyetine taarruz edenler, tecavüz edenler hakkında yüksek heyetinizin kanunları uygulanır ve Hükümetimiz bu kanunları uygulamaya muktedirdir.” [Kocatürk]

29 Aralık 1920 – Düzenli orduya katılmak istemeyen Çerkez Ethem güçleriyle çatışmalar başladı. Ethem güçleri Gediz’e çekildi. (Cumhuriyet tarihi yalanları, Sinan Meydan)

29-30 Aralık 1920 – Mustafa Kemal, Çerkez Ethem ve kardeşlerinin yanlış tutumlarını meclis gizli oturumunda dile getirdi.

30 Aralık 1920 – Çerkez Ethem Gediz taraflarına çekilip, Yunanlılarla ateşkes yaparken hükümete bağlı kuvvetler Kütahya’ya girdi.

30 Aralık 1920 – Demirci Mehmet Efe, Ankara hükümetinden güvence alarak maiyeti ile birlikte teslim oldu.

30 Aralık 1920 – Atatürk’ün, Çerkeş Ethem meselesi ile ilgili olarak Türkiye Büyük Millet Meclisi’nin gizli oturumunda konuşması: “…Herhalde memleketin her tarafında hükümet kurulmalıdır. Ve yine gayemizin elde edilişi ve memleketin müdafaası için muntazam ordu meydana gelmelidir. Bu esaslara aykırı olan, muzır olan her türlü görüşler imha edilmelidir.”

30 Aralık 1920 – Atatürk’ün, Albay İsmet ve Albay Refet Beylere telgrafı: “…Ethem Beyle kardeşlerine kesin şekilde, kuvvet başından ayrılarak hükümete sığınmaları için son bir teklif yapılması…” [Kocatürk]

31 Aralık 1920 – Batı Cephesi Komutanı İsmet Bey’in Kütahya’dan Çerkez Ethem’e emri: “I. Seyyar kuvvetler kumandanlığını, sizden ve kardeşiniz Tevfik Bey’den sonra en kıdemli müfreze kumandanına teslim edip bırakınız.”


Büyük nutukBu memleket tarihte Türk’tü, şimdi de Türk’tür ve ebediyen Türk olarak yaşayacaktır. (1923, Adana) Gazi Mustafa Kemal ATATÜRK

Not: Lütfen varsa hata ve noksanları yorum yaparak bildiriniz.

[4]